Avrupa Sendikalar Konfederasyonu Bünyesinde Faaliyet Gösteren Özerk

Belgede KURULUŞU, SENDİKAL ANLAYIŞI VE SOSYAL AVRUPA’NIN ŞEKİLLENMESİNE ETKİSİ (sayfa 127-131)

II. BÖLÜM

4. AVRUPA SENDİKALAR KONFEDERASYONU’NUN AMAÇLARI VE

4.5. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu Bünyesinde Faaliyet Gösteren Özerk

Bu başlık altında ETUC ile yakın ilişki içerisinde hareket eden, ETUC’un sendikal stratejilerini geliştirmesinde ve bölgesel politikaları etkilemesinde önemli bir role sahip iki özerk yapı değerlendirilecektir. Bunlardan ilki ETUC’un sendikal stratejilerinin geliştirilmesinde ve akademik alanla ilişkilerinde son derece etkili olan Avrupa Sendikalar Enstitüsü iken, diğeri bölgesel politikaların şekillenmesinde ve etkilenmesinde hayati bir rol üstlenen Bölgelerarası Sendika Konseyleri’dir.

4.5.1. Avrupa Sendikalar Enstitüsü

Bir Avrupa Sendika Enstitüsü kurma fikri ilk olarak 1972 yılında Paris’te düzenlenen EEC Zirve toplantısından sonra gündeme gelen Sosyal Eylem Programı tartışmaları sırasında olgunlaşmıştır. ETUC, 10 Ekim 1973 tarihli Yönetim Kurulu sonucunda oluşturduğu “Avrupa Topluluğu Sosyal Programı için Sorular” başlıklı bildirisinde, Avrupa Sendikalar Enstitüsü kurulması çağrısında bulunmuştur. Bu

doğrultuda kurulacak olan enstitünün, sendikalara bilgi üretimi konusunda yardımcı olması, üniversitelerle sendikalar arasında özellikle sosyal alanla ilişkilerin güçlendirilmesi, sendikaların araştırma faaliyetlerine katkı sağlaması gerektiği üzerinde durulmuştur. Ayrıca kurulacak olan enstitünün, bağımsız olması ve sendikalar tarafından yönetilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Benzer bir bildiri aynı dönemde EO-WCL tarafından da yayınlanmıştır. Bu açıklamaların ardından Konsey, 21 Ocak 1974 tarihli toplantısında sosyal programın bir parçası olarak, sendikalara yardımcı olması ve Avrupa ile ilgili konularda eğitim ve bilgi sağlaması için bir Avrupa sendika enstitüsünün kurulmasına destek olmaya karar vermiştir (ETUC, 1975a: 1-2; ETUC, 1975b: 1-2).

Konsey’in kararının uygulanması hemen mümkün olmamış, ETUC’un Komisyon, Konsey ve rahat iletişim kurabildiği hükümetler üzerindeki baskısından sonra, Avrupa Sendikalar Enstitüsü (European Trade Union Istitution- ETUI), ETUC’un 9-10 Şubat 1978 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile kurulmuştur. ETUI’nin üyelerini ETUC üyesi ulusal sendikal merkezler oluşturmuştur (ETUC, 1976c; ETUC, 1978a; ETUC, 1978b ).

Kuruluşunun ardından ETUI Yönetim Kurulu, 22 Haziran 1978 tarihinde Viyana’da toplanmış, ETUI’nin ilk çalışma planını oluşturmuştur. Bu çalışma planı içerisinde ETUI tarafından kabul edilen prensiplere de yer verilmiştir. ETUC’un beklenti ve gerekliliklerinin sağlanacağı, Avrupa sorunlarına önem verileceği, farklı Batı Avrupa ülkelerindeki ekonomik, sosyal ve politik gelişmelerin özellikle işçiler ve sendikalar açısından dikkate alınacağı ve üretilen bilgilerin bilimsel ve teorik bir alt yapıyla destekleneceği prensipler arasında sayılmıştır. ETUI’nin üç temel görevi; (a) politika odaklı araştırmalar gerçekleştirmek, (b) Avrupa ekonomik, siyasi, sosyal ve sendikal konularda bilgi ve dokümantasyon merkezi olarak hareket etmek ve (c) sendikal eğitim faaliyetlerine Avrupa bağlamında destek vermek olmuştur. Enstitü’nün araştırma faaliyetleri temel olarak pratik konulara yönelmiştir. ETUI böylece ETUC’un AB ve Avrupa kurumları çerçevesinde tartışılan konularla ilgili olarak temeli sağlam olan politikalar oluşturmasına yardım etmeyi hedeflemiştir (ETUC, 1978c).

ETUC’un bağımsız araştırma ve eğitim merkezi olarak faaliyetlerine Brüksel’de devam etmekte olan ETUI, özellikle üniversitelerle, akademik ve uzman ağlarıyla olan bağları sayesinde edindiği uzmanlığı, işçilerin Avrupa düzeyindeki çıkarlarına ve

Avrupa Birliği’nin sosyal boyutunun güçlendirilmesi adına kullandığını vurgulamaktadır. Enstitü, araştırma ve eğitim olmak üzere iki birimden oluşmaktadır.

ETUI, sosyoekonomik konular ve endüstri ilişkileri üzerine çalışmalar yürütmekte ve Avrupa emek dünyası için stratejik önemdeki politik gelişmeleri takip etmektedir.

Ayrıca, emek dünyasıyla ilgili belirleyici temel konulara ilişkin bağımsız araştırmaları teşvik etmek adına akademi, araştırma dünyası ve sendikal hareket arasında köprü oluşturma çabası içerisindedir (ETUI, 2019). ETUI genel amacını sosyal diyaloğun ve sosyal Avrupa’nın geliştirilmesi olarak belirtmekte, Avrupa sendikal hareketinin desteklenmesini görevleri arasında saymaktadır. Kriz tartışmaları, işçilerin yönetime katılımı, sürdürülebilir gelişme ve endüstri politikaları, çalışma şartları ve işin kalitesi ile sendikal canlanma ETUI’nin beş temel önceliği arasında yer almaktadır (ETUI, 2016). Kısaca ETUI, ETUC’un sosyal Avrupa’nın oluşturulması anlamında ortaya koyduğu stratejilerin belirlenmesi ve politika önerilerinin ortaya çıkması noktasında son derece önemli bir yere sahiptir.

4.5.2. Bölgelerarası Sendika Konseyleri

Bölgelerarası Sendika Konseyleri (Inter Regional Trade Union Councils-IRTUC), AB üyesi devletlerden iki veya daha fazla komşu bölgeyi kapsayan sendikalar arasındaki bölgesel sınır ötesi birliklerdir. Bu yapılanmalar kuruldukları dönemden beri ETUC’dan bağımsız, ancak ETUC tarafından kabul edilen genel politika çerçevesinde hareket etmişlerdir. IRTUC’lar ETUC temsilcileri ve Topluluk kurumlarıyla düzenli toplantılar gerçekleştirmişlerdir. ETUC ise IRTUC faaliyetlerinin koordinatörü olarak hareket etmiş ve karşılıklı çıkarları gözeten bilgi alışverişini desteklemiştir (Cajo, 1993:

31).

İlk IRTUC, 1976 yılında Ren, Moselle, Saar ve Meuse arasında bulunan SaarLorLux bölgesinde kurulmuştur. 1980’li yılların ilk yarısında çoğunluğu Kuzey Batı Avrupa‘da yoğunlaşmış sekiz IRTUC faaliyet göstermeye başlamıştır. 1990’lı yılların başında IRTUC’lar ETUC Yönetim Kurulu’nda temsil edilme taleplerini dile getirmişlerdir. 1991 yılında gerçekleştirilen ETUC Kongresi’nde ise bir IRTUC temsilcisinin Yönetim Kurulu toplantılarında gözlemci statüsünde yer alması ve sosyal politika, toplu pazarlık ve bölgesel uyum politikalarıyla ilgili komite toplantılarına katılmasına karar verilmiştir. IRTUC’lar resmi olarak ETUC’tan bağımsız olarak faaliyet göstermelerine karşın zaman içerisinde Avrupa düzeyinde faaliyet ve

koordinasyon yaklaşımının bir parçası haline gelmişlerdir. 2013 yılı itibariyle İsveç’in uzak kuzeyinden İspanya’nın güneyine, İrlanda’dan Macaristan’a kadar faaliyet gösteren 45 IRTUC kurulmuştur (ETUC, 2013; Degryse ve Tilly, 2013: 85; Hammer, 2010: 353).

İlk IRTUC'lar 1970'lerin sonlarında temel AB sanayi bölgelerinde kurulmuş, sınır ötesi emek piyasalarında ekonomik ve sosyal asgari standartları güvence altına almak için aşağıdan yukarıya bir işbirliğini temsil etmişlerdir. Madencilik ve çelik sektöründeki endüstriyel düşüş ve kontrolsüz rekabet, işgücü piyasalarının bu bölgelerde bütünleşmesi ve sınır ötesindeki işçi sayılarının artması, vergi ve sosyal sigorta mevzuatındaki farklılıklardan kaynaklanan dezavantajlar, Avrupa’nın yapısal uyum politikalarına paralel olarak, AB’nin iç ve dış sınırlarında Avro bölgesi olarak adlandırılan yerel ve bölgesel otoritelerin sınır ötesi işbirliği IRTUC’ların gelişmesinde önemli faktörler arasında yer almıştır. Avro bölgesinde resmi bir oyuncu olmasa da, IRTUC’lar işçilerin çok seviyeli Avrupa politikası noktasındaki boşluğunu doldurmuş ve ekonomik, işgücü piyasası ve sosyal politika konularında kampanya yürütmek için bir araç haline gelmişlerdir. Böylece ekonomik yeniden yapılanma, serbestleşme ve Avrupa bütünleşmesi, art arda gelen genişleme dalgalarındaki ekonomik büyüme, istihdam ve ücretler arasındaki sınır ötesi eşitsizliklerin artması karşısında sınır ötesi sendika işbirliğine yönelik teşvikler IRTUC’ların temel önceliklerini oluşturmuştur (Hammer, 2010: 352-354).

Her ne kadar IRTUC’lar işleyiş şekilleri, kapsamları ve işbirliğinin yoğunluğu bakımından çok çeşitli olsalar da, ele alınan konular bağlamında genel bir çerçeve oluşmuştur. Toplu pazarlık komitelerine karşılıklı katılım dâhil olmak üzere, toplu pazarlık turlarında sendika gözlemcilerinin karşılıklı değişimi, toplu pazarlık konularında ortak bilgi sisteminin geliştirilmesi, sendikaların toplu iş sözleşmesi politikaları üzerine ortak eğitim seminerleri, toplu pazarlık konularında ortak çalışma grupları, sendika üyeliğinin karşılıklı olarak tanınması IRTUC’ların özellikle kolektif haklar noktasında oluşturdukları bir çerçeveyi ortaya koymuştur. Sektörel ve şirket düzeyinde sınır ötesi ağları kolaylaştıracak ve destekleyecek bir kaynağın yanı sıra, sendika kapasitesinin artırılması ve bölgesel otoriteler karşısında siyasi temsil şansı elde edilmesi de IRTUC’ların öncelik verdikleri hedefler arasında yer almıştır (Hammer, 2010: 352-355).

4.6. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun Avrupa Politikalarını Etkileme

Belgede KURULUŞU, SENDİKAL ANLAYIŞI VE SOSYAL AVRUPA’NIN ŞEKİLLENMESİNE ETKİSİ (sayfa 127-131)