Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun Amaçları

Belgede KURULUŞU, SENDİKAL ANLAYIŞI VE SOSYAL AVRUPA’NIN ŞEKİLLENMESİNE ETKİSİ (sayfa 113-116)

II. BÖLÜM

4. AVRUPA SENDİKALAR KONFEDERASYONU’NUN AMAÇLARI VE

4.1. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun Amaçları

4. AVRUPA SENDİKALAR KONFEDERASYONU’NUN AMAÇLARI VE

amacıyla ortak eylemlere yönelik uluslararası işbirliğini teşvik etmek, ETUC’un en önemli hedefleri arasında yerini almıştır. Siyasal özgürlüklerin korunması, genel olarak insan haklarına ve özellikle işçi haklarına saygı, her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, her ülkede ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi gerektiği ve bu kalkınmanın çevresel olarak kabul edilebilir olması ETUC’un temel hedeflerini oluşturmuştur. Ayrıca endüstriyel demokrasi, işçiler için daha iyi yaşam ve çalışma koşullarının sağlanması, özgürlük, adalet ve dayanışma ilkelerine dayanan bir "Avrupa Toplumu" oluşturulması da ETUC’un genel hedefleri arasında sıralanmıştır (ETUC, 1973u: 2; ETUC, 1973v; Barnouin, 1986: 47; ETUC, 1976h: 2-3). Dolayısıyla Sosyal Avrupa’nın şekillenmesinde aktif bir rol üstlenme çabası ETUC’un kuruluşundan itibaren dikkat çeken konular arasında yer almıştır.

ETUC, faaliyetlerinde Kurucu Antlaşmalarda öngörülen yeterlilikleri ve Antlaşmalara dayanan mevzuatı dikkate alarak, Avrupa kurumları ile ilişkiler yürütmeyi hedefleyerek, demokrasiyi güçlendirmeyi ve sosyal gelişmeyi sağlamayı amaçlamıştır.

Ayrıca Avrupa sosyal boyutunun geliştirilmesi adına Avrupa işverenleri ile etkin bir diyalog çabası içerisine girmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki özellikle Avrupa bütünleşmesine ilişkin tutum ve stratejiler noktasında ETUC üyesi ulusal sendikal merkezler arasında çatışmalar da yaşanmıştır. Bu durum ETUC’un uzun süre ortak hedeflere odaklanmasını geçiktirmiştir. Dolayısıyla özellikle ilk faaliyet dönemlerinde üzerinde daha kolay uzlaşma sağlanabilecek, iddiası az ve genel hedeflerin ön plana çıkarıldığı dikkat çekmiştir. ETUC tarafından oluşturulan ilk eylem programları somut bir politik faaliyet hedefi yerine, sorunların listesini temsil eden çok genel ve belirsiz bir niyetler manzumesi niteliği taşımıştır. Dolayısıyla ETUC ilk faaliyet yıllarında spesifik konular üzerinde hedeflerini belirleme noktasında bir fikir birliği sağlayamamış ve üyeleri arasında Avrupa düzeyinde ortak bir tutum oluşturamamıştır (ETUC, 1974c;

Barnouin, 1986: 47; Barry Braunthal, 1973). Tam istihdamın desteklenmesi, işyeri yönetimine daha fazla işçi katılımının sağlanması ve işyerinde kadınlar ve göçmen işçiler için eşitlik, üzerinde mutabakat sağlanabilen genel konular olarak dikkat çekmiştir (ETUC, 1974c; Mitchell, 2014: 9). ETUC üyesi ulusal sendika merkezlerinin farklı Avrupa hedeflerine sahip olmaları Örgüt’ün amaçlarına ilişkin etkin bir program oluşturulmasını engellemiştir.

ETUC üyesi ulusal sendikal merkezler arasında ortaya çıkan farklılıklar ETUC’un Avrupa düzeyinde etkin bir örgüt profili oluşturmasını engellemiştir.

Bahsedilen doğrultuda iç konsolidasyonun sağlanarak örgüt etkinliğinin artırılması hedeflenmiştir. ETUC’un, 22-23 Nisan 1976 tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirilen 2. Olağan Kongresi’nde ekonomik ve sosyal sorunlarla sadece ulusal düzeyde mücadelenin yeterli olmayacağı görüşü öne çıkarken, bütünlüklü bir Avrupa sendikal stratejisi için ETUC içerisinde yapısal bir düzenlemenin gerekliliği tartışılmıştır. Kongre’de ortaya konulan bu özeleştiri ve konuyla ilgili gerçekleştirilen tartışmalar sonrasında ETUC’un tüm üyeleri tarafından kabul edilecek temel ortak hedefler üzerinde bir uzlaşmaya varılmıştır. Bu dönemde işsizliğin Avrupa düzeyinde oldukça önemli bir sorun haline gelmesi ve hükümet politikalarının işsizlikle mücadele noktasındaki eksiklikleri gibi konular üzerinde ETUC üyeleri arasında ortak bir tutum sergilenebilmiştir. Dolayısıyla işsizlik ve endüstriyel demokrasi Örgüt’ün temel anlamda mutabakat sağlanan hedefleri arasında yerini almıştır. Her ne kadar detaylara ilişkin bazı konularda anlaşmazlıklar devam etse de, istihdam yaratma ve işçilerin şirket yönetimlerinde karar alma süreçlerine katılımının artırılması gibi konularda kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılabilmiştir (ETUC, 1976a; ETUC, 1976b: 5-17).

ETUC, 1991 yılında Anayasası ve örgüt yapısında önemli reformlar gerçekleştirmiştir. Bu reformlar beraberinde çalışanların Avrupa düzeyindeki haklarının ve çıkarlarının koruması ve geliştirmesi gibi hedeflere odaklanılmıştır. Bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için uluslararası işbirliği ve ortak eylemlerin organize ve teşvik edilmesi örgütün Anayasal şartları içerisine dâhil etmiştir. Ayrıca, siyasi özgürlüklerin genişletilmesi ve birleştirilmesi için çaba harcanması, insan hakları ve sendikal haklara saygı, cinsiyet, renk, ırk, milliyet, siyasi ve dini görüşe bakılmaksızın her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, eşit fırsatların teşvik edilmesi ETUC’un önemle üzerinde durduğu konular arasında yer almıştır. Coğrafi olarak dengeli ve çevresel açıdan sağlam ekonomik gelişme, herkes için serbestçe seçilmiş ve üretken istihdam, ekonominin demokratikleşmesi, yaşam ve çalışma koşullarında istikrarlı bir gelişme ve özgürlük, adalet ve dayanışma ilkelerine dayanan bir Avrupa toplumu da örgütün hedefleri arasında sıralanmıştır. ETUC ayrıca Avrupa kurumlarının ve hükümetlerinin, tüm halklar için barışın sağlanmasına ve gelişmekte olan ülkelere yardımcı olmaları konusunda aktif rol oynamaları gerektiğini vurgulamıştır (ETUC, 1991a: 1-8; ETUC,

1991b: 48-53). Yukarıda değinilen ve ilerleyen başlıklarda detaylandırılacak olan örgüt içi sorunlar dikkate alındığında ETUC, amaçlarına ulaşmak için gereken politika ve eylemleri en üst düzeyde birlik ve tutarlılıkla belirlemeyi ve gerçekleştirmeyi hedeflemiştir.

Yıllar içerisinde ekonomik ve sosyal koşullardaki değişim ve dönüşüm ETUC’un hedeflerini yeniden gözden geçirmesine ve şekillendirmesine neden olmuştur.

ETUC, 21-24 Mayıs 2019 tarihleri arasında Viyana’da gerçekleştirilen 14.

Kongresi’nde oluşturduğu manifesto aracılığıyla, düzensiz küreselleşme, ekonomik krizler ve kemer sıkma politikalarının etkilerine dikkat çekmiştir. Aynı manifestoda ETUC, iklim değişikliği, dijitalleşme ve otomasyon beraberinde ortaya çıkan işgücü piyasasındaki değişimler, Avrupa sosyal modeline yönelik saldırılar, her alanda eşitsizliğin artması ve göçle ilgili sorunlar üzerindeki kaygılarını dile getirmiştir. Tüm bu gelişmelerin, sosyal hakları tehdit ettiği ve Avrupa Birliği'nin demokratik değerlerini riske soktuğu vurgulanmıştır. Bu doğrultuda sendikal hareketin demokrasiyi ve Avrupa sosyal modelini savunma sorumluluğu olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla yeni, ilerici ve sürdürülebilir ekonomik politikaların oluşturulması, ülkeler ve sektörler arasında ücret artışlarının sağlanması, kaliteli işlerde istihdam ve ücret kesintisi yapılmaksızın çalışma sürelerinin azaltılması ETUC’un önerilerini oluşturmuştur. Ayrıca ETUC, işçi haklarının savunulması ve genişletilmesini, sosyal koruma ve kamu hizmetlerini, sosyal diyaloğun yeniden başlatılmasını, toplu pazarlığın güçlendirilmesini ve kapsamının genişletilmesini sorunların çözümünde önemli araçlar arasında saymıştır. İşçilerin yönetime katılımının teşvik edilmesi, sürdürülebilir politikalar çerçevesinde küreselleşme sürecine uyum, adil hareketlilik ve haklara saygı ile eşit muamele temelinde ortak bir göç ve iltica politikası oluşturulması da ETUC’un dikkat çektiği konu ve sorunları oluşturmuştur. Belirtilen hedeflere ulaşılabilmesi için Avrupa’da demokrasiyi ve sosyal ilerlemeyi güçlendirmeye katkı sağlayan daha güçlü bir sendikal hareketin inşa edilmesi gerektiği savunulmuştur (ETUC, 2019a: 2).

4.2. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu Üyelik Sistemi ve Üye Örgütlerin

Belgede KURULUŞU, SENDİKAL ANLAYIŞI VE SOSYAL AVRUPA’NIN ŞEKİLLENMESİNE ETKİSİ (sayfa 113-116)