I. BÖLÜM: ADALET A AO LU ROMANLARININ OLAY ÖRGÜSÜ

2. BÖLÜM: ADALET A AO LU ROMANLARINDA MUHTEVA AÇISINDAN ORTAKLIKLAR

2.2. Do u Bat Sorunu

Yazarlar m z n Tanzimat tan günümüze kadar de inmeden edemedikleri önemli temalardan olan Do u-Bat sorunu Adalet A ao lu nun da en önemli meseleleri aras ndad r. Baz metinlerde üstünlü ü kabul edilen ve hayranl k uyand ran Bat l roman kahramanlar kullan l rken baz romanlarda ise Bat n n duygusall ktan uzakl , statikli i ele tirilmi tir.

Aysel in modernle me ve kendisi olma serüveninin anlat ld ilk roman olan Ölmeye Yatmak ta Bat dünyas , ula lmaz ve de erlerinden muhakkak faydalan lmas ; hatta, onun k staslar n n d na ç k lmamas gereken hatas z bir toplumdur. Aysel in, Bat ile ilk tan kl okudu u küçük kasaba ilkokulunun y lsonu müsameresinde gerçekle ir. Bu müsamerede meslekler tan t l rken Aysel in kentli bir memur han m canland racak olmas onun art k kasabal l k kimli ine s amad n n; fakat, giydi i elbiselerin ve topuklu ayakkab lar n yar m yamalak olu u da modernli e uzakl n n sembolüdür. Asl nda en önemli sorun, Bat l de erlerin ülke de erlerine yedirilmemi olmas , adeta yamanmas ndad r. Bat n n sadece d kabu u al nmaya çal l rken bilim

70

ve teknikte, hayat standartlar nda göstermi oldu u ilerleme göz önünde bulundurulmam t r. Aysel ve arkada lar na y lsonu müsameresi yapt ran ö retmenler kasaba halk taraf ndan d lan rlar. Bat l tarz e itimi ve ya ant y henüz kendileri bile benimseyemeyen ö retmenlerin tepeden inme emirlerle ö rencilerini ve kasabal lar Bat l la t rma u ra lar esnas nda birtak m güçlüklerle kar la t klar n görürüz. Okulun Ba ö retmeni ve Dündar Ö retmen, kasaban n Bat l la t n gösterebilmek için çocuklara haz rlatt klar müsamerede önce Türk kültüründen çe itli gösteriler düzenlerken daha sonra Bat l danslar ö rencilerine zorla sergiletmi lerdir. Ankara dan ald klar emirler do rultusunda hareket eden bu devlet memurlar kendi hayat tarzlar na bile ters gelen gösterileri büyük bir özgüvensizlik içinde ortaya koymu lard r. Kasaban n ayd n kesimini temsil eden bu iki ö retmen, slami ve Bat l de erlerin birbiriyleriyle uyumsuzlu unun da fark ndad rlar. Fakat amaçlar ülkenin Bat ya geni bir pencere açmas ve eklen de olsa ülkeyi medenile tirmektir.

Ba ö retmen dü ündü. Dündar Ö retmen ükretmekte hakl yd . Do rusu, iyi kötü, yine bir eyler haz rlanm t i te. Birinci ve ikinci s n flar ö retmeni henüz çok yeni, çok da genç oldu u için yük kendisine, en çok da Dündar Ö retmen e dü mü tü. Ama o da fazla büyüttü i i can m. Koro, peki. Meslekler, iyi. Türküler, pek güzel. Ergenekon Destan ; pekâla mükemmel Eee, polkada ne diye diretti bunca? Merkezden gelen emirde Bat ya pencere aç lmas isteniyordu. yi ya i te; Savc n n k z keman çalacak. K z ö renciler erkek ö rencilerle birlikte Çiçekler ve Böcekler i oynayacaklar. Polka ille gerekli miydi? Polkada o lanlar k zlara sar lacaklar. Elele tutu acaklar. Evet, belki Bat ya daha geni bir pencere aç lm olacak, ama bütün kasaba halk da aya a kakt . Çocuklar n okuldan geri almak isteyenler bile ç kt . Baksana, Kör Enver, k z n n müsamereye girmemesi için sonuna dek direndi. imdi yolda gördü mü, ba n çeviriyor bana. Sa da solda da, kerhaneci, diyesiymi . Gâvur Hoca ad bitti, imdi de bu. Kaymakam dan çekinmeselerdi, bunca y ll k hem erilerimle nerdeyse toptan aram aç lacakt can m. u i bir bitse hay rl s yla. (A ao lu, Ö. Y., 2010: 6).

Aysel in ortaokulu okumak için Ankara ya geli i onun Doçent Aysel Dereli olmas yolunda att en önemli ad mlardand r. Kasabal n n aksine ba kentin insan , moderniteye daha çabuk uyum sa lar; fakat, bu de i imin hala yüzeysel oldu unu, elit kesimin birebir tan ma f rsat buldu u Bat l ya ay hayat na aktar rken kentli memur kesimin tam olarak bu standartlara ula amad n görürüz. Galatasaray Lisesi ne giden

71

kaymakam n o lu Ayd n ile orada tan t , büyük bir medya patronunun o lu olan Metin aras nda böyle bir ili ki vard r. Ayd n, Frans zca ve Bat l tarzdaki danslar ö renmek için fazlas yla çaba harcarken arkada Metin, zaten Bat l tarz bir hayat standard na sahip olmas sebebiyle modernle meye çal mak gibi bir gaye edinmemi tir.

Romanda kar m za ç kan ilk Bat l karakter Sevil in Alman yengesidir. Almanya n n alt s n f na mensup olan Alman yenge, Türkiye de Bat l oldu u için gayet iyi bir statüye eri mi tir. Dönemin abart l Bat hayranl n Ayd n n Sevil in Alman yengesi hakk ndaki dü üncelerinde de görmemiz mümkündür. Ayd n, Sevil in mimar amcas na özenmekte ve özel bir kad n olmamas na ra men Bat l oldu u için Alman yengeye daha yak n olabilmeyi, onunla ileti ime geçebilmeyi bir ayr cal k olarak görmektedir.

Sevil, yan nda amcas ve Alman yengesiyle Fenerbahçe deki eski kö kten içeri girdi inde Ayd n bir çinko tas n ba nda di lerini f rçalamaktad r. Sakallar biraz geç bitti i için bugün ilk tra n olmu tur. Babas n n verdi i eski tra makinesiyle Ayd n n gözünde Sevil in amcas tam bir

övalyedir. Kad n n k z l alevler ortas ndan ç kar p at n n terkisine att gibi, bir gül bahçesine götüren o masallardaki övalye. Kaptan eni tenin gemisiyle belki de sava n içinden ilk s yr l p ç kan iki ki i i te bu, Sevil in mimar amcas yla onun sar saçl , iri gö üslü, elleri, ayak bilekleri bo um bo um ama Ayd n a göre yine de üstünden bir Bat l l k ta an yengesidir. Ayd n, o yaz kaptan eni tenin kitapl ndan gizlice L Assommoire okumu tur. Türkçesinden tabii. Ders y l ba lay nca okulun kitapl ndan roman n Frans zcas n bulacak ve yak n arkada lar na sanki bütün kitab ba tan sona Frans zcas ndan okumu da anlam gibi yapacakt r. Sevil in yengesini i te o romandaki çama rc kad na benzetiyordu Ayd n. Yine de Bat l çama rc kad nlar n kendi ülkesindeki en soylu han mefendilerden daha ince olduklar na inan yordu. (A ao lu, Ö. Y., 2010: 115- 116).

Romanda ad geçen bir di er Bat l da Metin in babas olan Ahmet Bey in Amerikal arkada Mister Herman d r. Mister Herman, Türkiye ye casusluk için gelmi tir. Ticaret mü aviri olarak kendisini tan tan Mister Herman, çok kültürlü bir adam olmamas na ra men dünyada olup biten gizli olaylardan haberdar olmas yla dikkat çeker. Gazeteci olan Ahmet Bey le olan ileti ime geçmesi de üphesiz ki tesadüf de il, Mister Herman n tür siyasetini ö renme iste i sebebiyledir. Bat n n Do u ya fayda merkezli yakla m n n romandaki kar l d r. Ahmet Bey Mussolini nin

72

Mach avell nin Prens6 adl kitab ndan fazlas yla etkilendi ini ve onun önerileri do rultusunda hareket etti ini söylemektedir. Mussolini ve dünya siyaseti hakk nda Ahmet Bey e gizli bilgiler veren bu Amerikal için Ahmet Bey in akl ndan unlar geçer:

Mister Herman, her eyi bu kadar inceden inceye ö renmi ti i te. Bir adam bir ba ka ülkede, bir ba ka ülke üstüne her eyi böyle inceden inceye biliyorsa, ondan çekinmek de gerekir.

Bir ba ka devletin ilerlemesine izin veren Prens, kendi gücünü s f ra indirir, derdi. Biz talya dan ba ka hiçbir devletin ilerlemesine izin vermeyece iz, diye hayk rd durdu. Sava sanat n tek inceleme konusu yapmal y z. Hükümranlar n en özel ilmi, sava ilmidir, derdi. T pat p Prens in sözleri .

Mister Herman, taptaze ba ka haberler de getirmi ti: Laval ve arkada lar Bavyera Hürriyet Hareketi ne ba l olduklar san lan ihtilalciler taraf ndan sviçre s n r yak nlar nda ele geçirilmi lerdi. Onlar da vatana ihanetten suçluydular. Münih al nm t . Berlin de Reischtag binas ele geçirilmi ti. Buraya ilk giren Amerikan askerleri Buchenwald dakinin t pk s i kence odalar ve f r nlarla kar la m lard . Ortal kta Hitler in öldü ü haberi dola yordu. (A ao lu, Ö. Y., 2010: 257-258).

Ahmet Bey, Mister Herman la yapt bilgi al veri i ve Amerika n n reklam n yapmas sonucunda Amerika ya davet edilmi , bu ileti im Türkiye ye Amerika dan yard m gelmesiyle sonuçlanm t r. Türkiye art k Amerika n n güvenilir bir dost oldu u kan s na vararak ona s nm , Almanya yerine art k Amerika ya yönlerini çevirmi lerdir. Bat n n k y mlarla ve karga ayla dolu bu hali bile Do ulu insan n gözündeki önemini ve sayg nl n yitirmesine zemin haz rlamam hatta yap lan sava lar onlar n gücünü adeta peki tirmi tir. kinci Dünya Sava y llar ndan da bahsedildi i romanda Bat , yoksul Do u nun ihtiyaçlar n kar lam t r; fakat, onu adeta kendi emir eri yapm t r. Do u ya gönderilen malzemelerin ço unun sava malzemesi olmas dikkat çekicidir. Bat hayranl n n yay lmas nda Tanzimat döneminde oldu u gibi bu dönemde de medya, özellikle de gazete önemli yer tutmu tur. Hitler in ortadan kaybolmas ndan sonra Amerika ile s k ili kiler geli tiren Türkiye nin Amerika y bu dönemden sonra büyük ve güçlü bir a abey olarak görü ü öyle anlat l r:

6

Prens: Machah avell nin eserinin ad olan Prens te iktidarda kalabilmek için her türlü yolu deneyen bir prensten bahsedilerek 1500 lü y llar n siyasetçilerine gayet ac mas z ö ütler verilir.(Mach avell , 2009).

73

Ahmet Bey de Mister Herman la el s k arak ayr lm t . Amerika ya ça r lmas gecikmedi. Gazetesinde, geli en Amerikan harp sanayinin övülmesi ve Amerika n n bize eski elbise, postal ve hurda demir vermeye haz r bulundu unun yer almas da. Onlar bize, kilosu 12 kuru tan eker vermeye de haz rd lar.

Memleketimize eker geldi. ekerden önce de -çörçillerin ard ndan fazla gecikmeden- ruzvelt postallar ve bol bol montgomeri ceketi.

Çayelinden R za n n stanbul i e Cam Fabrikas nda çal an en büyük o lunun sa lam bir ayakkab y ilk böyle gördü. Engin in silik an lar nda, o küçüklük y llar nda bu ruzveltlerin ayr bir yeri vard r. Abisi bayramlarda, tatillerde eve geldikçe, Engin in yüre ini büyük bir güven duygusu kaplar. Ruzveltlerin üstünde onun her eyi ezip geçecekmi gibi bir yürüyü ü vard r. Postallar n çamurlu bahçede b rakt nokta nokta izler günlerce avutur Engin i . (A ao lu, Ö. Y., 2010: 258).

Aysel in üniversitenin verdi i bursla gitti i Paris te tan t Alain le birlikte Bat n n ve Bat l insan n bilimselli inin övüldü ünü görürüz. Alain le Ayd n ve Metin i k yaslayan Aysel, Alain in yan nda kendisini kad n olmaktan önce insan olarak görür. Ayd n ve Metin Do ulu insanlarda daha bask n olan duygularla hareket ederken, Alain akl yla ve sentez metoduyla hayat na yön verir. Alain den çok ey ö renen Aysel, en çok onun objektif ve önyarg s z dü ünme yetene ini be enmektedir.

Aysel, bunlar da Alain den ö rendi. Alain, her eyle ilgileniyor. Sonra ö rendi i her eyi eleyip taray p akl yla bir bile ime varmaya çal yor. Frans z tarihini, kendi tarihini çok iyi biliyor. Camus ye tap yor. Hele geçen y l La Peste in (Veba) Ele tirmenler Ödülü nü kazanmas ndan beri ona, ça m z n adam diyordu. Sonra, daha sonra, mektuplar nda Camus yü suçlayacakt r. Ona, kimsenin kimseyi umutsuzlu a sürüklemeye hakk olmad n anlatacakt r. Ama o günler kendini durmadan, Camus ile ço alt yordu. (A ao lu, Ö. Y., 2010: 340).

Aysel e göre Alain i kendi ülkesindeki erkeklerden ay ran en önemli di er bir özelli i de cinsiyet ayr m yapmadan herkesin akl na sayg duyarak dostluk kurabilmesidir. Aysel, abisi ve babas taraf ndan bask alt nda tutulmu tur. Ayd n ve Metin ise ona kad n oldu u için yakla maya çal m t r. Ayd n ve Metin sahip olma dürtüleriyle hareket ederek Aysel i kâh küçük görür kâh h rpalarlar. Aysel, Alain le her eyi rahatça konu up tart rken küçümsendi ini hissetti i Ayd n ve Metin le Türkiye deki önemli geli meleri konu amamaktan duydu u rahats zl sürekli sorgular.

74

Kendi ülkesindeki erkekler duygular ile hareket ederek onun cinsiyetine yo unla rken, akl ile hareket eden Bat erke i daha medeni davranarak onun beyniyle u ra maktad r. Bu ekilcilik sebebiyle Aysel, ülkesinin erkekleriyle hiçbir zaman do ru bir ileti ime geçemez. Daha sonra e i olarak görece imiz asistan Ömer in ülkesindeki di er erkeklerden farkl olu unu ise yine Bat da e itim görüp kendisini oran n standartlar na göre yeti tirmesine ba lar. Çünkü Bat toplumunda insanlar kitaplardan ö rendiklerini hayata rahatl kla uygulayabilmekteyken Türk insan edindi i e itimi hayat na yans tamamaktad r. Türkiye deki arkada lar yla ülkesinin önemli meselelerini bile tart amayan Aysel, Alain ve Ömer gibi Bat e itimi alm erkeklerin yan nda kendisini özgür ve de erli hissetmektedir. Kad na bak lar ndaki fark sebebiyle romanda Do ulu ve Bat l erke in davran ekli öyle verilir:

Alain in öyle büyük bir do all kla kendini kucaklay vermesi Aysel i hiç irkiltmedi. Tek dü ünce: Alain le arkada olmak ne güzel! Gözleri kollar n , bacaklar n yemiyordu. Gözleri, Sen bir eyden anlamazs n da demiyordu. Alain oysa, henüz yirmi ya nda. Neden sanki ötekiler, kendi ülkesinin gençleri de böyle de illerdi? Acaba neden Ayd n, Alain gibi olam yordu? Örne in bir Tan Olay n 7 kar l kl oturup sakin sakin, bütün do rular ve yanl lar tarta biçe de erlendirmeleri, birbirlerini böylece ço altmalar için ne eksikti? Eksik olanlar ortaya ç karmak ve de erlendirmek için neden ille yabanc bir ülkede bulunmak gerekiyordu? Mant k kitaplar ndan onlar da

7

Tan Olay : stanbul Üniversitesi ö rencilerinden olu an kalabal k bir gösterici grubu 4 Aral k 1945 sabah saat 10:00 da Beyaz t Meydan nda toplan p sloganlar atarak, Bab âli ye do ru yürüyü e geçti. Burada, Tan gazetesi ile sol yay nlar satan kitabevlerini ya malad ktan sonra Beyo lu na ç karak

Görü ler dergisiyle Yeni Dünya ve La Turquie gazetelerini tahrip etti.

1945 ba lar nda SSCB, Türk-Sovyet Dostluk ve Sald rmazl k Pakt n feshedece ini aç klam ve Bo azlarda ortak denetim hakk istemi ti. Bu geli meler kar s nda Türkiye nin Sovyetler le iyi ili kiler içinde olmas n savunan Tan gazetesi, özellikle de yazarlar ndan Tevfik Rü tü Aras ile Sabiha ve Zekeriya Sertel çifti gerici yay n organlar , milliyetçi çevreler ve iktidar taraf ndan a r biçimde ele tirildi.

Kas m ay sonlar nda ç kmaya haz rlanan sol e ilimli Görü ler dergisi, yaz kurulunda Celal Bayar n da bulundu unu ilan eden afi ler ast . Bunun üzerine Celal Bayar, Kemalizm den ba ka bir ideolojiyle ve hele hele bu dergi ile hiçbir ili kisinin olmad n aç klad .

Sonunda, iktidardaki CHP yönetimini ele tiren yay n organlar , sa e ilimli gençler taraf ndan Kahrolsun komünistler, kahrolsun Sertel ler sloganlar yla bas ld ve matbaalar tahrip edildi. Benzer tepkiler Bursa, zmir ve Ankara da da görüldü. Tan, Görü ler ve Yeni Dünya n n afi leri üzerine, Bunlar komünisttir, okumay n z yaz lar yaz ld . Yap lanlar k nayan Ak am gazetesi ise haberi yalanlayaca n bildirerek sald r dan kurtuldu.

Sovyet Tass Ajans n n, stanbul daki gösterinin polis korumas alt nda ve hükümet deste iyle yap ld yorumu üzerine, Sovyet Büyükelçili i Türk hükümetine bir nota verdi. Türkiye de kar notayla, gösterilerin bir iç mesele oldu unu bildirdi. stanbul da s k yönetim olmas na ra men göstericilerden hiçbiri yakalanamad . Serteller tutukland ve 1950 den sonra yurtd na gittiler. Sald r ya u rayan sol e ilimli gazete ve dergiler kapand . Tan gazetesi ise, Halil Lütfü Döndürücü yönetiminde etkisiz bir yay n olarak ç kmay sürdürdü. ( Cumhuriyet Ansiklopedisi 1941-1960, Cilt:2:75)

75

dü ünme yöntemlerini, do ruyu saptama yöntemlerini ö renmi lerdi. Kitaplarda ö rendiklerinin hayatla hiçbir ilintisi yokmu gibi ya amas z kalmas nedendi? Birden kendinden utand Aysel. Ülkesinin bütün gençlerine haks zl k etmiyor muydu acaba? Ayd n ya da benzerleri bir genelleme olabilir miydi? te Ömer. Geçen y l asistanlar olan. Ömer de gözleriyle hiçbir k z ö renciyi yemiyordu. Dü ünmesini ve dü ündürmesini biliyordu. Davran lar yla dü ünceleri aras nda büyük uçurumlar görünmüyordu. Ama sak n Asistan Ömer, özel bir durum olmas n? Hem nereden geldi Ömer? Dosdo ru Oxford dan de il mi? Bir ngiliz so ukkanl l n alt y l içinde giyinmi olarak! (A ao lu, Ö. Y., 2010: 342).

Ölmeye Yatmak roman nda kinci Dünya Sava sonras nda Bat ile ilk kez diyalo a geçme f rsat bulan Türk insan n n kama an gözleri ve Bat ya kar duydu u abart l hayranl k anlat l r. Bat l ülkeler bu romanda ö rencilerin e itimi, felsefe ve siyasetle oldukça ilgili ve Türk insan yla kar la t r lamayacak kadar uygar bir düzeydedir. Bir Dü ün Gece si roman na göz att m zda ise 1970 leri ya amakta olan bu insanlar n Avrupa ve Amerika ya gidi lerinin s kla t n , hatta oray ikinci yurt edindiklerini görürüz. Türkiye den Avrupa ya gidebilen ansl kesim Bat l la makla övünürken, asl nda iki kültür aras nda kalman n tamamlanmam l k hissini ya arlar. Ercan n teyzesi Ayten Han m, e i Cem Türk le birlikte Türkiye de geçinemedikleri için Amerika ya giderek oran n vatanda olmu lard r. Türkiye ye döndüklerinde ise g pta ile seyredilen bir konuma eri tiklerini görürüz. Roman n gelini Ay en in annesi Müjgân Han m, Ayten Han m n Amerika da ya amas sebebiyle onun kar s nda eziklik duymakta ve kendisine ters gelen davran lar sebebiyle Tezel i onlarla tan t rmaktan çekinmektedir:

Müjgân, elini öpen kadifeli bay damad n teyzesine, Ayten Han m a devrediyor. Üzülme sen Müjgân. Yorma kendini. Dünürleriniz ne bilecekler, y llard r Amerika ya yerle mi Eyt n Han m la imdi burada olmayan, Cincinati de, sitizen olan kocas Cim Törk ne bilecek ve ne bilecek konuklar n z n büyük bir bölümü, Tezel in stanbul da nas l ya ad n ? (A ao lu, B. D. G., 2010: 10).

Romanda Bat ile kurulan önemli bir diyalog da Tezel in Türkiye de i kence gören sol görü teki gençlerin mektuplar n Londra daki bir örgüte ula t rmaya çal t nda gerçekle ir. Sol görü lü ve Tezel i her zaman kad n oldu u için kullanmaya çal an Sami, Tezel in paras n n oldu unu ö renince onu çok önemser gibi görünerek kurye yapar. Erkekler taraf ndan sürekli olarak a a lanan, ailesinden uzakta ya ayan Tezel ise önemsenmenin verdi i güven duygusuyla yola ç kar. Tezel, orada bir Türk e iletece i mektuplar sayesinde Türkiye de yap lan i kenceleri kan tlayacak ve dava aç lmas n sa layacakt r. Bat burada hala Türk insan n koruyucu kimli i ile görülmektedir; fakat, Tezel in Londra da ya ad klar Bat n n insan haklar konusundaki

76

kay ts zl n sergiler. Bat ya gitmi ve oraya yerle mi olan bir k s m Türkler kendi ülkelerinin sorunlar na art k bir yabanc n n gözüyle bakmaya ba lam lar, kay ts zla m lard r. Tezel, mektuplar iletece i ki iyi ararken ba ndan geçenleri gayet ironik bir dille anlat r. Türkiye nin Bat l ülkelerin nazar nda geri kalm bir ülke oldu unu, Bat da onlar muhatap olarak kar layan ki inin de adeta bir Bat u a görünümünde, Bat l lar n so uklu unda oldu unu vurgular. Tezel in gitti i yerde hissettikleri de Türkiye nin Bat l ülkeler kar s ndaki ezik konumuyla paralellik göstermesi bak m ndan ilgi çekicidir. Nice zahmetlerle ülkesinin sorunlar n aktarmaya gitti i yerden a a lanarak ve özgüvenini yitirmi bir ekilde geri dönecektir.

Gitti im yer bir konak yavrusu. Geri kalm ülke elçiliklerini ça r t ran bir yer. Kap s nda armas yla üstünde bayra eksik.

Olmayan, tutmayan bir ey var. Seziyorum. Her eyi bir bir sordum kendime, Sami ve bilmedi im arkada lar n n bulduklar destek kap s nerdeyse öda ac kokan bir giri e aç ld . Müzeye neden gidece im? Müze buras i te. Müzenin kap ard nda bekleyen de lordlar gibi bir u ak de ilmi neyse. Çomak gibi bir ngiliz kar s . Oysa ngiliz kar s da de ilmi beni bekleyen ki iymi .

Ölçülü biçili bir gülümseme. Ölçülü biçili, uzakl iyi hesaplanm ses tonu. Telefondaki. Kap y kendisi aç yor, çünkü yüzüm, bak m duru um ona güven vermezse geri çevirecek beni. Can m, hakl dedik ya Ayn pla yeniden çalmaya ba lamasana Dü ün, dünyada neler oluyor. Tedbirli davranmas kötü mü?

Bense güvenilecek biri oldu umu gere inden çok göstermeye çal t m. Buna gere inden fazla çabalad m. Önce mektubu vermi tim. Sessizce okuyordu- güzel antikalarla süslenmi bir salonda. Ç t ç km yordu. Gümü çaydanl klar önümüzde so uk so uk duruyordu. Bu türden sessizlikler beni her zaman ü ütür. Kötü ü ütür. Gümü p r lt lar beni sinirlendirir. Derken Kad n, mektubu okudu u süre içinde hiç susmad m art k, biliyorum. Suç i lemedi ini ille kan tlamaya çal an suçlanm bir çocu un tela içindeyim. Çünkü kendime kar güvensizim.

Mektup okundu. imdi gülümseyecek. O gece Sami ile

Belgede Siyasal düşünceler bakımından Adalet Ağaoğlu romanları (sayfa 69-92)