Macar Dışişleri Bakanı Walko’nun Ankara Ziyareti

Belgede TÜRK KAYNAKLARI IŞIĞINDA TÜRK-MACAR İLİŞKİLERİ (1923-1950) (sayfa 138-147)

2.1. ATATÜRK DÖNEMİ SİYASİ ALANDA TÜRK-MACAR İLİŞKİLERİ

2.3.1. Karşılıklı Diplomatik Ziyaretler

2.3.1.2. Macar Dışişleri Bakanı Walko’nun Ankara Ziyareti

bulunabileceğim. Türkiye’ye sırf Hariciye Vekili beyefendi ile görüşmek maksadı ile geldim” demiştir. Walko ve Macar Elçisi Tahy’nin tireni 24 Mart sabahı saat 10’da Ankara’ya ulaşmış, istasyonda Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, Dışişleri Bakanlığı personeli, eski Peşte Elçisi İzmir Milletvekili Vasıf Bey karşılamıştır.

Ankara’da yaşayan Macarlar bakanın eşine bir buket çiçek vermiştir. Walko istasyondan sonra otele gidip, saat 11’de bazı protokol ziyaretlerini yaparak kart bırakmıştır. Öğleyin Macar misafirlere bir ziyafet verilmiş, saat 17’de Türk Dışişleri Bakanının eşi Macar misafirleri çaya davet etmiştir448.

Cumhurbaşkanı Atatürk, Macar Dışişleri Bakanı Walko’yu saat 17’de Çankaya köşkünde kabul ederek, onunla bir buçuk saat kadar görüşmüştür. Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, akşam saat 20’de Macar misafirleri şerefine Ankara Palas’ta bir ziyafet vermiştir. Türk devlet adamlarının da katıldığı ziyafette, Tevfik Rüştü Aras “dost memleket ve kardeş milletin” Dışişleri Bakanı olarak sözüne başlayarak Türk milletinin Macarlara duyduğu sıcak hisleri ifade ederek şunları söylemiştir449: “Macarlar ve Türkler birbirine karşı daima samimî ve kalbî bir cazibe hissetmişlerdir. Bundan dolayı aralarındaki münasebatın kardeşçe bir dostluk yolunda inkişaf etmesi tabi’idir. Peşte’de Macar-Türk dostluğunu tarsin etmek vasıtalarını tayin ettiğimiz zaman zaten mevcut olan fiilî bir vaziyeti tespit etmiş olmaktan başka bir şey yapmıyorum intibaındayım ve dostça yapılarak iki milletin vekilleri tarafından müsaraatle kabul edilen mukavelemizin şeraitini ifade etmekte hiçbir güçlük çekmemiştim. Ziyaretiniz işte bu mes’ut vakıayı takip ediyor. Nazır Hazretleri, Türk milleti bugün Ankara’da sizi misafir etmekten dolayı izhar eylediği meserrette pek mütebariz bir muhabbet ve teveccühle telâkki olunan bu vakıaya terettüp eden hissede tezahür eylemektedir. Aziz Dostum Nazır Hazretleri, Peşte’deki ikametimizde güzel merkezinizde bize gösterilen hararetli istikbalden zevcemin ve

448 “Macar Hariciye Nazırı Bu Sabah İstanbula Geldi”, Akşam, 24 Mart 1930; “Macar Hariciye Nazırı”, Cumhuriyet, 21 Mart 1930, s. 1; Ayın Tarihi, Cilt: 22, Sayı: 73, Nisan 1930, s. 6023-6024;

“Macar Hariciye Nazırı”, Hakimiyeti Milliye, 23 Mart 1930, s. 1-3; “Bugün M. Valko Şehrimize Geliyor”, Hakimiyeti Milliye, 24 Mart 1930, s. 1; “M. Valko”, Cumhuriyet, 23 Mart 1930, s. 2;

Macar Bakan Walko, Edirne’den geçerken vali ve belediye başkanı karşılamıştır. “M. Valko Edirne’den geçerken”, Cumhuriyet, 24 Mart 1930, s. 3; “M. Valko”, Cumhuriyet, 26 Mart 1930, s.

1; “Macar Hariciye Nazırı Şehrimize Geldi”, Cumhuriyet, 24 Mart 1930, s. 1.

449 Ayın Tarihi, Cilt: 22, Sayı: 73, Nisan 1930, s. 6024-6025; “Macar Hariciye Nazırı M. Walko Dün Geldi”, Hakimiyeti Milliye, 25 Mart 1930, s. 1-4; “Macar Hariciye Nazırına Ziyafet”, Cumhuriyet, 25 Mart 1930, s. 1. Walko şerefine verilen suare için bkz. Ek-19.

benim unutulmaz bir hatıra sakladığımıza söylemeksizin sözümü bitiremeyeceğim.”

Aras, konuşmasının sonunda Macar devlet adamlarına saygılarını sunarak bitirmiştir.

Macar Dışişleri Bakanı Walko, Tevfik Rüştü’nün konuşmasına cevaben şunları söylemiştir450: “Türkiye’nin bendenize karşı gösterdiği samimî istikbal dolayısıyla zatı âlilerine Macar milleti ve Devletlû Fahametlû Macar Naibi Hükümeti hakkında buldukları iltifatkâr sözlerden dolayı ne kadar minnettar olduğumu kayıt ve işaret etmek isterim. Budapeşte’den dost bir memlekete, bize kan ve tarih bağları ile yakın bir memlekete gitmekte olduğum hissi ile ayrılmıştım.

Bundan daha fazlasını buldum. Seyahatim esnasında Türkiye’nin her tarafında ve umduğum fevkinde olmak üzere karşılaştığım muhabbet nişanelerinin beni derin surette mütehassis ettiğini itiraf ettim. Türklerle Macarlar arasında darbımesel hükmüne geçmiş olan kardeşlik de bu vakıayı yalnız başına izah edemez. Öyle zannederim ki bunun köklerini iki millet tarihinin son safhalarında da aramak lâzımdır. Her ikimiz de aynı zamanda millî tarihimizin en büyük felâketine karşı koymak mecburiyetinde kaldık ki bu, memleketimiz arasındaki münasebetleri ebedî bir surette tahtim eylemiştir.

Türk Milleti mevcudiyetini tahdit eden bütün tehlikeleri yenmiştir. Ve bu muvaffakıyetlerine karşı cihanın göstermiş olduğu hayranlık, Türk milletinin yılmaz ve yorulmaz kudretine karşı gösterebileceği en iyi ihtiram olmuştur. Gazi’nin dehası ve ulvî vatanperverliğiyle yaratmış olduğu yeni Türkiye’nin doğuşu ve tecrübeli devlet adamlarının akilâne idaresi altında beşerî faaliyetin bütün sahalarında memleketin gösterdiği hayret bahş inkişaf, bütün milletler için misal teşkil edebilir.

Zatı âlileri muhterem refikalarıyla birlikte hükümetimizi ziyaretleriyle şereflendirdiği zaman, bütün Macaristan’da kendilerini karşılayan anî ve derunî meserretin geçici bir histen ve Macar efkârı umumiyesinin yalnız kardeş bir milletin güzide devlet adamına karşı beslediği hissiyatın tezahüründen ibaret olmadığını herhalde hissetmişler ve bunda hürmetin bir nişanesi ve Türkiye’nin bütün milletlerin takdirini celbeden şayanı hayret mesaisi önünde Macaristan’ın ihtiramını da sezmişlerdir.

Haricî siyasette mefkûresi öteden beri milletler arasında adalet prensiplerine müsmir

450 Ayın Tarihi, Cilt: 22, Sayı: 73, Nisan 1930, s. 6025-6026; “Macar Hariciye Nazırı M. Walko Dün Geldi”, Hakimiyeti Milliye, 25 Mart 1930, s. 1-4.

kılmak olan Macaristan, şerefli bir sulh elde etmeğe muvaffak olan Türkiye’ye karşı en yüksek takdiri duymaktadır.” Walko konuşmasını geçen yıl Türkiye ve Macaristan’ın imzaladığı Bitaraflık, Uzlaşma ve Hakem Antlaşmasının öneminden bahsederek iki milleti birleştiren siyasi bir gelişme olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca Macar milletinin Türkiye’deki inkılâpları yakından izlediğini ve Türkiye’ye kardeş hisleriyle mutlu bir gelecek temennisinde bulunduklarını ifade etmiştir.

25 Mart Salı günü Macar Bakan Walko, İsmet Paşanın köşkünde öğle yemeği yemiş, öğleden sonra Gazi Çifliğini ziyaret etmiştir. Akşam Macar Elçisi tarafından Walko’nun şerefine Ankara Palas’ta bir ziyafet verilmiş ve ardından suare takip etmiştir. Türk Matbuat Genel Müdürlüğünden Walko’nun Ankara ziyareti hakkında şu tebliğ yayınlanmıştır451: “Macaristan Hariciye Nazırı Walko’nun ziyareti münasebetiyle Ankara’da cereyan eden mükâlemeler esnasında iki memleketi alakadar eyleyen meseleler gözden geçirilmiştir. Macaristan ile Türkiye arasındaki münasebetlerin en sağlam ve samimi bir dostlukla meşbu olduğu ve mütemadiyen kuvvetlenmek yolunda inkişaf eylediği her iki tarafça müşahede edilmiştir. Bu teati efkâra iştirak eden devlet ricali Türk-Macar dostluğunun inkişafının, gerek her iki memleket havalisini ve gerek umumi müsalemeti alakadar eden çok mühim bir sulh ve vifak amili olduğu neticesine varmak hususunda tamamıyla müttehit kalmışlardır.”

26 Mart Çarşamba günü öğleyin Walko şerefine Ankara Palas’ta Dışişleri Encümeni Başkanı Erzincan milletvekili Saffet Bey tarafından bir ziyafet verilmiştir.

Walko öğleden sonra saat 16’da Etnografya Müzesini gezip, sonra Ankara Türk Ocağı’na giderek burada Hamdullah Suphi ve merkez heyeti tarafından karşılanmıştır. Walko şerefine Türk Ocağında verilen çaya; TBMM Başkanı Kazım Bey, milletvekilleri ve dışişleri erkânı katılmıştır. Türk Ocağı Başkanı Hamdullah Suphi, Macar misafirlerine hitaben şu konuşmayı yapmıştır452: “Nazır Beyefendi,

451 “Macar Hariciye Nazırı Ankara’ya Vasıl Oldu”, Akşam, 25 Mart 1930, s. 1; Ayın Tarihi, Cilt:

22, Sayı: 73, Nisan 1930, s. 6026-6027; “M. Valko Gazi Çiftliğini Ziyaret Etmiştir”, Hakimiyeti Milliye, 26 Mart 1930, s. 1; “M. Valko Cenapları bugün şehrimize geliyorlar”, Cumhuriyet, 27 Mart 1930, s. 1; “Resmi Tebliğ”, Cumhuriyet, 27 Mart 1930, s. 2.

452 Ayın Tarihi, Cilt: 22, Sayı: 73, Nisan 1930, s. 6027-6028; Hakimiyeti Milliye, 25 Mart 1930, s. 1-4; “M. Valko Cenapları bugün şehrimize geliyorlar”, Cumhuriyet, 27 Mart 1930, s. 1; “Macar

Türkiye’ye muvasalat eder etmez vukua gelen ilk beyanatınız, Türk milletine nasıl bir kardeşlik hissiyle temas ettiğinizi hepimize öğretmiştir. İşte, köklerini sizin asil ırkınız gibi Turan topraklarına salmış olan Türk Ocaklarını da bugün size daha az derin olmayan bir his ile beyanı hoşamedî eylemektedir. Şu anda huzurunuzla şereflendirdiğiniz Türk Ocağı, mevcudiyetinin bidayetinden itibaren ve muhtelif vilâyetlerle Türk milletinin kardeş millete karşı duyduğu derin muhabbet duygularına sadakatle tercüman olmuştur. Nazır Beyefendi, bugün ise bir takım hâdiselerin maddeten bizden uzaklaştırdığı, fakat uyanan milli vicdanların her zamankinden daha fazla bize yaklaştırdığı milleti şahsınızda selâmlamakla hususî bir bahtiyarlık duymaktadır.

Türk için Macar milleti, adetçe kendinden birçok kereler üstün milletlerin arasında ve zamanların önüne yığdığı fenalıklara rağmen mağrur şahsiyetini pürüzsüz muhafaza edebilmiş olan erkek ve kahraman ırktır. Ve biz kat’iyyen eminiz ki, Avrupa’nın bağrında daima yiğitçe duyguların ve ulvî fikirlerin alemdarı olan Macarlar, bunu söylemeden geçemeyeceğim, en esasî hakları ve vasıfları dolayısıyla lâyık oldukları parlak atiye doğru yükselmekte devam edecektir. Nazır Bf.. Siyasî, içtimaî, iktısadî ve harsî olmak üzere bütün sahalarda sarf edilen müşterek gayretlerin muvazi inkişafı dolayısıyla aradaki kardeşlik hakkında her zamandan daha fazla bir şuur ve iman tevlit etmek vazifesi bizim neslimize terettüp etmiştir.

Bizim takip ettiğimiz gayelerle kendi gayeleri müşterek olan Macar cemiyetleriyle halen temasta bulunmakta ve âlimlerimiz, milletlerimiz arasında daha sıkı bir takarrübü temin için beraberce çalışmaktadırlar. Nazır Bf.., birkaç gün sonra memleketinize avdetinizde Macar dostlarımıza ve kardeşlerimize deyiniz ki: Biz onlara kalpten bağlıyız. Ve onların felâket ve saadetleri bizim felâket ve saadetlerimizdir. Aynı zamanda asil refikanızı da hürmetle selâmlıyorum, şüphesiz ki inkılâbımızın tamamıyla serbest kıldığı Türk hemşireler ile kendilerini muhat görmekten mes’ut olmuşlardır. Onların elleri bizimkilerle beraber memleketimize kavi ve mes’ut bir istikbal hazırlamakla meşguldür. Nazır Bf., diğer hatıralarınızla

Hariciye Nazırı Şerefine Ziyafet”, Cumhuriyet, 21 Mart 1930, s. 3; Türk Ocağında Macar Bakan için Macar müzisyen Andre Ungvari konser vermiştir. “Türk Ocağında”, Cumhuriyet, 22 Mart 1930, s.

2.

birlikte, Türk milletinin dostu ve kardeşi olan Macar milletinin ikbal ve refahı için olan temennilerimizi de beraberinizde götürünüz.”

Macar Dışişleri Bakanı Walko, Hamdullah Suphi’nin konuşmasına cevaben şunları söylemişti453: “Reisimiz Beyefendi; Lütufkâr pek müteheyyiç ve mütehassisim.

Biraderane kabulünüzden dolayı size bütün kalbimle beyanı teşekkür ederim.

Söylemiş olduğunuz sözlerin bütün Macarların hissiyatına tevafuk ve tekabül ettiğine kani olmanıza rica ederim. Sizden isteyeceğim şeyim varsa o da Ocağınızın bir araya topladığı binlerce Türk nezdinde (kuvvei iradenize) ve Türk dehasının yaratma kabiliyetine karşı duyduğum hayrete tercüman olmaklığınızdır. Hatırası daima hatıramda kalacak olan güzel Ankara’dan, Türk kardeşlerin kendi tarihlerinin şanslı devresi için çalışmış olmalarından dolayı maksatlarına erişecekleri intibaını götürüp Macarlara nakledeceğim. Muhtelif ve mütenevvi Türk-Macar Cemiyetleri aramızdaki fikrî münasebatı bir kat daha sıklaştırmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu cemiyetlerin faaliyetini teşvik ve tezyit için ise ben, bütün gayretlerimi sarf etmekten geri durmayacağım. Macaristan’da ikmali tahsil etmiş veya hiç olmazsa bir müddet ikamet eylemiş olan Türkler iki millet arasındaki uhuvvetin kuru bir sözden ibaret olmayıp bir hakikat olduğunu size ispat edeceklerdir. Milliyetperver şehrinizi terk ederken Türk milletinin şan ve refahı uğrunda, giriştiğiniz büyük cidalde kardeş Macar milletinin bütün kalbiyle sizinle birlikte olduğunu büyük Türk Ocağının bütün azasına bildirmenizi rica ederim.”

Macar misafirler Türk Ocağında yapılan samimi konuşmaların ardından Ankara Palas’a gidip akşam yemeğini yedikten sonra Ankara’dan ayrılmıştır. 27 Mart sabahı İstanbul’a varan Walko, hemen Pera Palas’a yerleşmiş, öğle yemeğini Macar Elçisi Tahy ile birlikte Beyazıt’ta Emin Efendi lokantasında yemiş ve öğleden sonra camileri gezmiştir. Macar Dışişleri Bakanı Walko, 28 Mart Cuma akşamı konvansiyonel treniyle İstanbul’dan Budapeşte’ye hareket etmiştir. Walko, İstanbul’dan ayrılmadan önce Anadolu Ajansının bir muhabirini kabul edip, Türkiye’de hayret ve takdirle görülen faal ve yaratıcı mesai karşısında son derece memnun olduklarını belirterek, Türkiye’nin her tarafında gördükleri kardeşçe hüsnü

453 Ayın Tarihi, Cilt: 22, Sayı: 73, Nisan 1930, s. 6028-6029.

kabulden memnuniyetlerini açıklamışlardır. Türk Devlet adamlarıyla yaptığı şahsi temaslarının iki millet arasındaki ilişkilerin gelişimi üzerinde iyi bir etki yapacağı ümidinde olan Walko, şu beyanatta bulunmuştur454:

“Esasen bu noktai nazardan her şey yolundadır. Türk kardeşliğine istinat eden bir Bitaraflık, Uzlaşma ve Hakem Muahedesiyle tahtim edilmiş olan siyasi münasebetlerimiz her iki devletin hali hazırdaki ihtiyaçlarına tamamen tevafuk etmektedir. Harsi münasebetlerimize gelince: Bunlar daha ziyade tarsin ve takviye edilmiştir. Ben vatandaşlarımın kan ve tarih rabıtaları itibariyle bize en yakın milletlerden biri olan Türk milletini esaslı surette tetkik edebilmelerini temin için elimden geleni yapacağım. İktisadi münasebetlerimiz gitgide daha ziyade resanet kesp etmek yolundadır. Türkiye ile Macaristan arasındaki son iki senelik ticari muamelelerde şayanı dikkat bir faaliyet görülmüştür. Feshedilmiş olan eski ticaret muahedesi yerine bugün elimizde en ziyade mazharı müsaade millet esasına müstenit muvakkat bir mukavelename bulunmaktadır. Bir ticaret muahedesi akti için bugünlerde müzakerata başlanacaktır. İktisadi münasebetlerimizin daha ziyade tarsin ve teksif edilebileceği mütalaa ve intibaında olduğumu söylemeliyim. Son söz olmak üzere Türk Reisicumhuru Gazi Mustafa Kemal Hazretlerinin yüksek şahsiyetlerinin üzerimde icra etmiş olduğu kuvvetli tesiri bir kere daha ehemmiyetle kaydetmek isterim. Müşarünileyh Hazretleri benimle mülakat lütfünde bulundukları sırada kendilerinin gerek siyasi ve gerek iktisadi sahadaki noktai nazarlarının vüs’at ve derinliğini hayranlıkla takdir etmek imkânını elde ettim. Bu ayarda bir reisi yetiştiren ve onun refakatinde sizin devlet adamlarınız gibi rical bulunan bir millet parlak bir istikbale malik olacağından katiyen emin olabilir.” Walko, Türkiye’den ayrılırken Türk-Macar kardeşliğinden kan ve tarih bağlarından hararetle bahsederek Gazi gibi bir lider yetiştiren ve yanında başarılı devletadamları olan bir milletin parlak geleceğinden emin olabileceğini bildirmiştir.

454 “M. Valko”, Akşam, 28 Mart 1930, s. 1; “M. Valko”, Akşam, 29 Mart 1930, s. 2; Ayın Tarihi, Cilt: 22, Sayı: 73, Nisan 1930, s. 6029-6030; “Macar Hariciye Nazırı Dün Gitti”, Hakimiyeti Milliye, 27 Mart 1930, s. 1; “M.Walko İstanbulda”, Hakimiyeti Milliye, 28 Mart 1930, s. 1; “M.

Walko Peşte’ye Hareket Etti”, Hakimiyeti Milliye, 29 Mart 1930, s. 1-3; “Macar Dostumuz Bugün Gidiyor”, Cumhuriyet, 28 Mart 1930, s. 1; “Macar Dostumuz Gitti”, Cumhuriyet, 29 Mart 1930, s.

1.

Walko, Türk sınırındaki Karaağaç’tan Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü’ye şu telgrafı çekmiştir455: “Türkiye’nin misafirperver toprağını terk etmeden evvel kardeş millet arasında ikametim esnasında izhar buyurdukları kalbi dostluktan dolayı zati devletlerine pek hararetli teşekkürlerimi takdim ederim. Bu dostluğu Macaristan’a karşı beslediğiniz muhabbetin tezahürü telakki ettiğim için bir derece daha minnettarım. Zati devletleri emin olabilirler ki bütün kalbimizle kendisi için en büyük refah ve şanlı bir istikbal temenni ettiğimiz Türkiye’ye karşı Macaristan’ın muhabbeti her zamandan daha kuvvetlidir.” Macar Dışişleri Bakanı Walko’nun beş günlük Türkiye ziyareti Türk basınında geniş yer tutmuştur. Türk basını Macar Bakan Walko’nun ziyaretini gayet detaylı olarak yer vermiştir. Özellikle Türkler ve Macarların ırk ve kültür bağlamındaki kardeşliğine vurgular yapılmış, bu kardeşliğin karşılıklı menfaatleri korumak ve geliştirmek adına çok büyük manevi bir güç olduğu kanaati her iki taraf devletadamlarınca açıklanmıştır. Macar Dışişleri Bakanı Walko’nun Türkiye’ye geleceği haberi aylar öncesinde Türk basınında yer almaya başlamıştır456. Macar Dışişleri Bakanı Walko’nun Ankara’ya geldiği 24 Mart 1930 tarihinde, Hakimiyeti Milliye gazetesinde Zeki Mesut “Gündelik” adlı köşesinde

“Türk-Macar Dostluğu” başlıklı bir makale yazmıştır. Bu yazıda; devletlerin dostluklarının birçok etkene bağlı olarak geliştiğini yazmıştır. Türk ve Macar dostluğunun ise bununla beraber, milli duygularla daha kuvvetli ve samimi bir şekilde kurulup geliştiğini yazmıştır. Aynı ırka mensup olmanın iki milleti birbirine yaklaştırdığını, birçok noktadan aynı seciye ve fazilete sahip olduklarını ve yalnızca bu noktaların bile iki devlet arasındaki dostluğu yaratmış olduğunu dile getirmiştir.

Zeki Mesut yazısında, Birinci Dünya Savaşı ve sonrası gelişmeleri de ele alarak, Orta Avrupa’da dengenin ve statükonun temel taşlarından birinin Türkiye-Macaristan dostluğu olduğunu hatırlatmış, savaş sonrası birliği parçalanan Macaristan’ın iyi bir enerji ile ve özellikle de Amiral Horthy’nin liderliğinde bu sorunlarını başardığını vurgulamıştır. Makalesini şu ifadelerle bitirmiştir457: “Başvekil Kont Bethlen ve

455 Ayın Tarihi, Cilt: 22, Sayı: 73, Nisan 1930, s. 6030.

456 “M. Valko”, Akşam, 31 Kânunusani(Ocak) 1930, s. 1; “M. Valko”, Akşam, 19 Mart 1930, s. 1;

“Macar Hariciye Nazırı Geliyor”, Hakimiyeti Milliye, 31 Kanunusani(Ocak) 1930, s. 1; “Macar Hariciye Nazırı Mart Sonunda Bekleniyor”, Hakimiyeti Milliye, 18 Şubat 1930, s. 1; “Macar Hariciye Nazırı Martta Geliyor”, Hakimiyeti Milliye, 19 Şubat 1930, s. 1; “Macar Hariciye Nazırı Pazartesiye Geliyor”, Hakimiyeti Milliye, 20 Mart 1930, s. 1; “Macar Hariciye Nazırı”, Hakimiyeti Milliye, 22 Mart 1930, s. 1.

457 Zeki Mesut, “Türk-Macar Dostluğu”, Hakimiyeti Milliye, 24 Mart 1930, s. 1.

Hariciye Nazırı Walko yaralı fakat kuvvetli bir milletin mukadderat ve ideallerini, beynelmilel siyasetin bin bir türlü güçlükleri içinde güzel idare eden Macar vatanperverleridir. Bu günlerde misafirimiz olan Macar Hariciye Nazırı, Türklerin bu takdir hislerini daha yakından görüp anlayacaktır. Kalp Kalbe karşıdır. Karşılıklı olarak köylü ve amelesinden münevver sınıfına kadar yayılmış bulunan ananevi bir dostluk da kuvvetini esasen karşılıklı hürmet ve muhabbetin hiçbir zaman yıpranmayan kudret menbaından alır.”

Macar Dışişleri Bakanı Walko’nun Türkiye’den ayrılmasının ardından Türk Basının da “Macar Dostumuz Gitti”, “Macar Hariciye Nazırı Dün Gitti” başlıkları yanında, “M. Walko Mühim Beyanatta Bulundu” başlıkları da yer almıştır. Walko yaptığı beyanatta; Türkiye’de hayret ve takdirle görülen faal ve yaratıcı mesai karşısında son derece mutlu olduklarını açıklayarak, Türkiye’nin her tarafında gördükleri kardeş ve samimi kabülden hararetle memnuniyetini dile getirmiştir.

Yapmış olduğu ikili görüşmelerin iki millet arasındaki ilişkilerin başlı başına gelişmesi için olumlu etki yapacağı ümidini taşıdığını, Macar-Türk kardeşliğine dayanan Tarafsızlık, Uzlaşma ve Hakem Antlaşmasının mevcut iki ülkenin siyasi ilişkilerini kuvvetlendirdiğini, kan ve tarih bakımından en yakın milletlerden biri olan Türk milleti ile ilgili kendi vatandaşlarının araştırmalar yapmaları için elinden gelen desteği sağlayacağını, ekonomik anlamda iki ülke ilişkilerinin her geçen gün geliştiğini ve ticari ilişkilerin ciddi bir artış gösterdiğini söylemiştir. Son söz olarak Mustafa Kemal ile ilgili şu samimi kanaatlerini dile getirmiştir458: “…Böylesine bir reisin ve diğer devlet adamlarını yetiştiren bir millet parlak bir istikbale malik olacağından katiyen emin olabilirler.” Macar bakan Peşte’de de Macar ajansına aynı içerikte bir beyanat yapmıştır. Türk basınında manşetlerin dışında köşe yazarlarından Zeki Mesut’un bir değerlendirme yazısı kaleme aldığı gözlenmektedir. Macar bakan ülkesine gayet memnun bir şekilde, yapılan görüşme ve anlaşmalarla diplomatik başarıları gerçekleştirmiş olmanın mutluluğu içinde dönmüştür. Walko, 1930 yılı Mayıs ayında gazetelere yaptığı beyanatta Türklerle Macarların kültür sahasında birleşerek iktisadi ilişkilerin temelini atacaklarını ifade etmiştir. 1930 yılı Türkiye için özellikle Balkan Devletleri tarafından diplomatik ziyaretlerin yapıldığı bir yıl

458 “M. Valko”, Akşam, 29 Mart 1930, s. 2; Cumhuriyet, 29 Mart 1930, s. 2; Hakimiyeti Milliye, 29 Mart 1930, s. 2.

olmuştur. Macar Dışişleri Bakanı Walko’dan yedi ay sonrada Macar Başbakan Kont Bethlen Türkiye’ye diplomatik ziyarette bulunmuştur459. Macar Dışişleri Bakanı Walko’nun Türkiye ziyareti sırasında iki ülkeyi ilgilendiren meseleler üzerine görüşmeler yapılmış ve Türk-Macar dostluğunun hem iki ülkeyi hemde dünyayı ilgilendiren barışın vesilesi olduğu görüşü hâkim olmuştur.

Belgede TÜRK KAYNAKLARI IŞIĞINDA TÜRK-MACAR İLİŞKİLERİ (1923-1950) (sayfa 138-147)