Ekonomik Alanda Türk-Macar İlişkileri

Belgede TÜRK KAYNAKLARI IŞIĞINDA TÜRK-MACAR İLİŞKİLERİ (1923-1950) (sayfa 54-65)

1.1.2. Balkan Savaşı ve Türk-Macar İlişkileri

1.1.3.3. Ekonomik Alanda Türk-Macar İlişkileri

çeşit kol düğmesi ve kravat iğnesi imalini kabul ettiği belirtmektedir. İkinci maddesi altın kol düğmesinden 100, gümüşten 200, bronzdan 10.000 çift, kravat iğnesinden 15000, bayanlara özel olan iğneden 10000 adet siparişi kapsadığını belirtmektedir.

Üçüncü maddede yukarıda belirtilen kol düğmelerinin fiyatı her bir çifti 80 kuruş, gümüş kol düğmeleri çifti 10 kuruş, bronz kol düğmeleri çifti üç kuruş, kravat iğneleri bir âdeti 1 kuruş 5 para, bayanlara özel iğneler her biri 1 kuruş 30 para olarak tespit edilmiştir151.

Dördüncü madde kol düğmeleri ve rozetlerin cemiyet merkezine teslim edilinceye kadar imalatının ve nakliyesinin üreticiye ait olduğunu sadece gümrük vergisinin cemiyet tarafından halledileceği belirtilmiştir. Beşinci madde mukavelenin imza tarihinden itibaren 8 hafta süresince malzemelerin tesliminin fabrika tarafından yapılmasının zorunlu olduğunu ve her ne nedenle olursa olsun taahhütler yerine getirilmezse cemiyetin mukaveleyi feshe yetkisinin olduğu ifade edilmiştir. Altıncı madde de siparişlerin imal edilip cemiyete teslim olunması halinde bedelinin müteahhitlere ödeneceği ve numunelere uygun olmayan ürünlerin kabul edilmeyerek üreticiye iade edileceği tespit edilmiştir. Yedinci madde de tarafların mukaveleyle ilgili her türlü sorunun çözümü için ittifak edildiği takdirde hâkimlere müracaat edileceğini aksi takdirde her iki taraf İstanbul Osmanlı mahkemesini bu konuda yetkili olduğunu kabul edilmiştir. Yedi maddeden oluşan bu mukavele İstanbul da imzalanmıştır152.

İstanbul’da bir şubesi açılan Macar Bankasının karşılıklı ekonomik ilişkilere katkısının bir diğer yönü Macaristan’da Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti için toplanan yardımların naklinde aracı olarak yaptığı önemli hizmettir153. Görüldüğü üzere I. Dünya Savaşı sırasında artan Türk-Macar dostluğu ekonomik ilişkileri de canlandırmıştır. Böylece savaş öncesinde ve savaş sırasında Osmanlı ordusunun ihtiyaçları için Macaristan’dan koşum, yük, topçu hayvanları askeri techizat ve malzeme(tüfek, fişek, dinamit) satın alınmış, küçükbaş hayvan, pamuk ve bakır ihraç

151 TİTE, K: 256, G: 1, B:1-1; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-2; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-3; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-4; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-5.

152 TİTE, K: 256, G: 1, B:1-1; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-2; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-3; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-4; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-5; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-6; TİTE, K: 256, G: 1, B:1-7.

153 BOA, HR. SYS, Dos. 2406, no. 67, 20.02.1913; HR. SYS, Dos. 2170, no. 6, 5.01.1915.

edilmiştir154. Savaş sırasında Macaristan’da kurulmuş olan “Macar-Boşnak Cemiyeti” doğuyla ilişkilerini arttırmak amacıyla adını “Şark İktisad Cemiyeti”ne çevirmiştir. Böylece cemiyet Macaristan ile doğu arasında fen, sanat, iktisat ve siyasi alanda ilişkileri geliştirmeye çalışmıştır155. Ancak savaş ortamı ticari ilişkilerin kısıtlı imkânlarla sınırlı bir şekilde yapıldığını görmekteyiz. Bununda en önemli nedeni savaş nedeniyle nakliyatta çıkan aksamalar ve düşmanların bu nakliyatı engellemeleri etkili olmuştur. Ayrıca savaş ihtiyaçları dolayısıyla devletlerin öncelikle kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üretimi öncelikle iç pazarda değerlendirmeye yönelmesidir.

1.1.3.4 . Sağlık Alanında Türk-Macar İlişkileri

Macarlar, Balkan Savaşları’nda olduğu gibi Birinci Dünya Savaşı sırasında da Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ne yaptıkları yardımları daha da artırmışlardır.

Türklerle tarihi ve ananevi bağları bulunan Macarlar bu savaşta müttefik oldukları Osmanlı’ya şükranlarını sunmak amacıyla Macaristan’da Başbakan Kont Tisza’nın başkanlığında, azaları Macaristan’ın soylularından oluşan Kızılhaç şubeleri kurmuşlardır. Macaristan’daki bu şubelerin kuruluşlarından 16 Ocak 1915 tarihine kadar Osmanlı Hilal-i Ahmeri için topladıkları yardımlarının miktarı 132.000 krondur. Bu dönemde Avusturya ile yarışırcasına Türklere yardımda bulunan Macarlar, bu yardımların Macar halkı tarafından yapıldığını özellikle belirterek, ikili monarşiden dolayı Avusturya’nın karıştırılmamasını ve gazetelere verilecek olan teşekkür ilanlarında, yardımın sırf Macarlar tarafından yapıldığının belirtilmesini istemişlerdir. Bilhassa Başbakan Kont Tisza’nın çabaları ve fedakârlıklarıyla

154 Çolak, “Atatürk Döneminde Kültürel, Siyasi ve Ekonomik Bakımdan Türk-Macar İlişkileri…”, s.

64; BOA, HR. SYS, Dos. 2402, no. 89, 09.09.1914; BOA, HR. SYS, Dos. 2108, no. 7, 22.11.1914;

BOA, Y.MTV(Yıldız Mütenevvi Maruzat), Dos. 251, no. 110, 01.B.1321; Y.MTV, Dos. 252, no.

46, 14.B.1321; Y. MTV, Dos. 252, no. 52, 14.B.1321; Y. MTV, Dos. 253, no. 20, 02.N. 1321; Y.

MTV, Dos. 253, no. 66, 09.N.1321; Y. MTV, Dos. 258, no.24, 03.M.1322; Y. MTV, Dos. 262, no.

69, 08.Ca.1322; Y. MTV, Dos. 270, no. 164, 27.Za.1322; Y. MTV, Dos. 281, no. 35, 07.L.1323; Y.

MTV, Dos. 281, no. 143, 22.L.1323; Y. MTV, Dos. 288, no. 72, 19.Ca.1324;YMTV, Dos. 289, no.

173, 23.C.1324;, Y.MTV, Dos. 291, no. 118, 03.Za.1324; Y.MTV, Dos. 293, no. 19, 05.Z.1324;, Y.MTV, Dos. 308,no. 178, 27.Ra.1326.

155 “Türk ve Macar Muhadeneti(Yeni Bir Cemiyetin Teşkili Münasebetiyle”, Servet-i Fünun, Cilt: 50, Sayı: 1282, 31 Kânunuevvel 1331, s. 96.

Türklere yapılan yardım, artarak devam etmiştir. Ayrıca Macarlar, Hilal-i Ahmer Cemiyeti tarafından Osmanlı menfaatine İstanbul’da basılan kartpostallardan uygun miktarda gönderilmesi halinde, bunların makul ücretle satılabileceğini de belirtmişlerdi156.

21 Şubat 1914 tarihine kadar Macarların Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyetine yardımının 313.000 Kron’a ulaşması üzerine, Cemiyet adına Dr. Besim Ömer Paşa, Macarlara telgrafla teşekkür etmiştir. Bu telgrafa karşılık Macar Salib-i Ahmer Cemiyeti Başkanı cevaben: “Harbden mütevellid olan ta’dîli için ellerinden gelen gayreti îfâ edecekleri ve Macarların Osmanlı silah kardeşlerine ibraz eyledikleri muhabbetin temâdîsini görmekle mahzûz ve müftehir oldukları”nı bildirmiştir157. 11 Kasım 1914 tarihinde, Avusturya-Macaristan’ın İstanbul elçiliğinin girişimiyle, Avrupa’nın bazı şehirlerinde (Budapeşte, Viyana, Trieste, Prag, Salzburg, Lins, Gras, Inabruck, Abassia, Berlin, Dresde, Frankfurt, Stettin, Hamburg, Leipzig, Cologne, Hannovre, Brüme, Munich, Lübeck) Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti yararına satışlar yapılmaya başlanmıştır158. 24 Kasım’da Macarların, Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ne yaptığı 187.000 Kronluk bağış, Macaristan’da o güne kadarki en yüksek bağıştır. Bu bağışlanan meblağların yüksekliği Macarların Türklere olan muhabbetlerine ayrı bir delildir159. 1914 Kasım’ında Macaristan civarındaki Müslüman ahali de Hilal-i Ahmer’e yardımlarda bulunmuştur. Buna göre; Pazarcık 23.100 Ley, Köstence 30.000 ley, Kırcaali 115.400 Kuruş olmak üzere OHAC’ine yardımda bulunmuştur160. 12 Aralık 1914 tarihinde Macar Kızılhaç’ı tarafından OHAC’i hesabına 25.000 Kron gönderilmiştir161. 15 Aralık’ta Avusturya-Macaristan orduları başkumandanı Arşidük Fredrick ve eşi Elisabeth, Viyana elçiliğine Hilal-i Ahmer için 5000 Kron bağışlamışlardır. Ayrıca Budapeşte’de oturan Baron Herman ise, Maliye Nazırı Vekili Talat Bey aracılığıyla 20.000 Kron bağışlamıştır162. 21

156 Bu yardım miktarının yarım milyona ulaşacağı Peşte elçiliğinden bildirilmiştir. (TKA, Kutu no:

18, Belge: 116, 18 Kasım 1914; TKA, Kutu no: 101, Belge: 179, 19.02.1915.)

157 TKA, Kutu no: 193, Belge: 57, 21.02.1330.

158 TKA, Kutu no: 101, Belge: 107, 11.11.1914; Almanya ve Avusturya-Macaristan’da Hilal-i Ahmer yararına bağış toplayacak görevliler hakkında bkz. TKA, Kutu no: 101, Belge: 108, 23.11.1914.

159 Yapılan bu bağışlar gazete ilanıyla da kamuoyuna duyurulmuştur. (TKA, Kutu no: 193, Belge: 77, 24.11.1914.)

160 TKA, Kutu no: 193, Belge: 77, 24.11.1914.

161 TKA, Kutu no: 94, Belge: 82, 12.12.1914.

162 TKA, Kutu no: 193, Belge: 131, 15.12.1330.

Aralık’ta Avusturya ve Macaristan’da toplanan yardım miktarı 350.000 Krona erişmiştir163.

Macaristan’da Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti(OHAC) için sağlanan yardıma halktan, gazetecilerden, soylulardan, milletvekillerinden ve eski başbakanlardan oluşan geniş bir kesim katılmıştır. 1915 yılında, Macaristan Başbakanı Kont Tisza yoğun programına rağmen Macar Meclisi Mebusan’ındaki delegasyon meclislerine mahsus olan salonda, Macaristan’ın ileri gelenlerinden oluşan seksenden fazla kişinin bulunduğu, OHAC’i yararına düzenlenen toplantıya katılmış, açılış konuşmasında ise; Türkler ve Macarların ananevi ve tarihi dostluğu ile Türkiye’nin siyasi konumu ve fedakârlığından iyilikseverlikle bahsederek, Macaristan’ın OHAC’ine yardım etmesinin gereğini belirtmiştir. Bu toplantıda Macaristan Kızılhaç’ı(Croissant Rouge) başkanı Kont Charles Khuen-Héderváry (Eski Başbakan, özel müşavir) ve kadınlar kolu başkanı, Kontes Etienne Károlyi seçilmiştir164. Macar Kızılhaç Komitesi başkan ve üyelerinin adlarının okunmasının ardından, başkan yardımcılığına seçilen Kontes Héderváry yaptığı konuşmasında, Türk-Macar dostluğunun takviyesine çalışmanın kendisi için şerefli bir vazife olacağını beyan etmiştir. Ardından Gustave Scholtz, vaktiyle babasının Türkiye’ye iltica ettiği sırada çok iyi muamele gördüğünü belirtip, Türklere olan şükranını OHAC’ine 2000 Kron bağışlayarak göstermiştir165.

1915 yılı içerisinde Macar Başbakan Kont Tisza’nın girişimiyle OHAC’i yararına Peşte “Musika Akademisi” salonunda bir konser düzenlenmiştir. Tisza bu konser’de yaptığı konuşmasında Türk-Macar dostluğundan şöyle bahsetmiştir166:

“…Bu savaş içinde dostluk duygusu kendine yer bulmaya mecburdur. Yalnızca tek ve aynı amaç için, aynı düşmana karşı mücadele ediyoruz. Başarımız Türkiye’nindir.

Kanını bizimle birlikte akıtanlarındır. Şan ve çekilen acılar bizimkilerdir. Silah arkadaşlarımızın yaralılarına özen göstermek için oluşturulmuş olan “Kızılay” bizi kardeşçe yanına çağırıyor. Soylu eylemi için desteğimizi istiyor. Bu çağrı Macar

163 TKA, Kutu no: 154, Belge: 25, 21.12.1914.

164 BOA, HR. SYS, Dos.2170, no. 6 (Fransızca).

165 BOA, HR. SYS, Dos. 2170, no. 6, 5.01.1915.

166 BOA, HR. SYS, Dos. 2406, no. 67, 20.02.1913; HR. SYS, Dos. 2170, no. 6, 5.01.1915.

kardeşlerimizin kalplerinde yankı bulur. Biz ortak büyük bir düşmana karşı savaşan Türk ulusuna yardımsever bir el uzatmak için harekete geçmek zorundayız.”

Macarların bu yardım gecesinde OHAC’i için topladığı yardımlar şöyledir: 50 Kron Dr. Alexandre Ardò (avukat) tarafından, 240 Kron Pester Lloyd gazetesi tarafından, 1146 Kron 50 filler Pester Lloyd gazetesi tarafından, 160 Kron Hamza Maruf Efendi tarafından, 25 Kron Dr. Jacques Puty de Györg tarafından, 500 Kron Baron de Forster tarafından,1500 Kron Va’s şehri Kızılhaç’ı tarafından, 900 Kron konser geliri olarak bağışlanmıştır. Toplamda 4541 Kron 50 filler OHAC’i için “Banque Hongroise(Magyar Bank)” Macar Bankası’na yatırılmıştır. Ayrıca “Banque Hongroise(Magyar Bank)” genel müdürü Krausz Simon 20.000 Kron, Budapeşte valiliği 10.000 Kron, Budapeşte Kızılhaç komitesi 25.000 Kron OHAC’ine bağışta bulunmuştur. Osmanlı’nın Peşte elçisi Macarların gösterdiği bu cömertçe bağışlara karşılık Avusturya bankalarının hiçbirinin bu kadar cömertlik göstermediğini de İstanbul’a bildirmiştir167.

Macaristan’da Hilal-i Ahmer yararına toplanan yardımlar;17 Şubat 1915 tarihinde 256601 Kron 31 florine168, 23 Şubat’ta 285.961169 ve 14 Mart’ta ise 338.000 Kron’a ulaşmıştır170. 28 Nisan’da İtalya ve Romanya’nın Avusturya aleyhine bir savaş açması halinde dahi Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti’nin, Avusturya-Macaristan’daki paralarına dokunulmayacağı ve istenildiği zaman İstanbul’a havale edilebileceği bildirilmiştir171. 7 Haziran’da Macaristan’da toplanan yardım miktarı 500.000 Kronu bulmuştur172. 17 Kasım 1916 tarihinde Macar Ticaret Bankasından (Société Anonyme Hongroise De Banque Et De Commerce) Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti namına Dr. Hikmet Bey’in hesabına 100.000 Kron yatırılmıştır173. 1918 Kasım’ında Avusturya-Macaristan Otomobil Teşkilatı Kumandanlığı tarafından Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyetine 500 Osmanlı lirası

167 BOA, HR. SYS, Dos. 2406, no. 67, 20.02.1913; HR. SYS, Dos. 2170, no. 6, 5.01.1915.

168 TKA, Kutu no: 101,Belge: 179, 19.02.1915.

169 TKA, Kutu no: 229, Belge: 12, 27.02.1915. Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti için toplanan yardım için bkz. Ek-7.

170 TKA, Kutu no. 101, Belge: 133, 14.03.1915.

171 TKA, Kutu no. 101, Belge: 137, 28.04.1915.

172 TKA, Kutu no. 101, Belge: 151, 07.06.1915.

173 TKA, Kutu no. 229, Belge: 43, 17.11.1916.

bağışta bulunulmuştur174. Avusturya-Macaristan’ın İstanbul’daki eski elçilerinden Frenc Kulos, Dersaadet’te bulunduğu sırada Türkler hakkındaki iyi niyetinin bir göstergesi olarak Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ne 500 Kron bağışlamıştır175. Macaristan Kızılay Komitesi’nin Osmanlı Hilal-i Ahmer’ine sağladığı yardımları neticesinde Budapeşte Başşehbenderi Ahmet Hikmet’in önerisiyle; Kont ve Kontes Etienne Tisza’ya, birer altın Hilal-i Ahmer madalyası, ayrıca 5000 Kron bağışlayan Baron Moris Herzok’a, fabrikatör Manfred Vasy’e de altın madalya verilmiştir176.

1915 Aralık’ında, Macaristan Kızılhaç Cemiyeti’nin, Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ne hizmet etmesi için maaşları bazı Macar ayan ve bankerleri tarafından karşılanmak üzere İstanbul’a göndermeyi kararlaştırdığı, Kontes Semsey başkanlığındaki sağlık heyeti(kontesin kızı, bir doktor, iki hastabakıcı kadın) alet-edevatlarıyla 1916 Şubat’ında Budapeşte’den İstanbul’a hareket etmişlerdir. Bu amaçla Budapeşte elçisi Ahmet Hikmet Bey, Macar sağlık heyetine Şişli’deki modern bir hastane olan Etfal hastanesinden uygun bir pavyonun tahsisinin, gerek sağlık alanındaki ilerlemenin gösterilmesi ve gerek heyetin Beyoğlu’ndaki ikametlerine yakınlığı açısından uygun olacağını belirtmiştir177. 1918 Nisan’ında Macaristan Arşidüşesi Marie-Therese, maiyetiyle birlikte Avusturya-Macaristan Salib-i Ahmeri’nin hastanelerini ziyaret amacıyla İstanbul’a gelmiştir178. Macarlar, gazete ilanları ve yayınladıkları makaleler ile halkın Osmanlı Hilal-i Ahmeri yararına yardıma koşmasını sağlamıştır179. Ayrıca Macarların düzenledikleri konserler ve sergilerle Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti için topladığı yardımların miktarı gün geçtikçe artmıştır. Macaristan’da uygulanan altın yüzüklerin demir yüzüklerle değiştirilmesi kampanyasının mucidi Peşte’li gazeteci Edward Kadusa

174 TKA, Kutu no. 313, Belge: 160, 30.11.1334.

175 TKA, Kutu no. 193, Belge: 229, (Tarihsiz).(Kulos bu bağışını Brezilya’da elçi olarak bulunduğu dönemde Avusturya-Macaristan’ın Dersaadet elçiliği baş tercümanı vasıtasıyla yapmıştır.

176 Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti madalyaların hangi şartlarda kimlere verileceğine dair Babıâli tarafından 29 Kanunsani(Ocak) 1915 tarihli emirnameyle 5000 Kron ve daha fazla bağışta bulunanlara altın madalya verilmesi kabul edilmiştir. (TKA, Kutu no. 545, Belge: 10, 28.10.1916; TKA, Kutu no.

210, Belge: 3, 07.08.1918.)

177 TKA, Kutu no. 94, Belge: 111, 17.12.1915. Bu heyet ancak 1916 Şubat’ında Budapeşte’den İstanbul’a hareket edebilmiştir. (BOA, HR. SYS, Dos. 2176, no. 7, 28.02.1916.)

178 BOA, HR. SYS, Dos. 2450, no. 38, 12.04.1918.

179 BOA, HR. SYS, Dos. 2405, no. 53, 12.01.1915; DH. EUM.5.ŞB (Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Beşinci Şube), Dos. 9, no. 1, 22.01.1330.

aynı kampanyanın Osmanlı Hilal-i Ahmeri için İstanbul’da uygulanmasını sağlamıştır180.

Ayrıca Macaristan “Honved” Nezareti Peşte Askeri Musikası “Chef d’orckestre” Ser-Ahengi (Orkestra Şefi) Richard Fricsay, Macaristan Hilal-i Ahmer Komitesi kurulmadan önce 1916 yılı Ekim ayına kadar 25-30 konser düzenleyerek bunların gelirlerinden elde ettiği 40.000 Kronu Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ne bağışlamıştır. Bu nedenle kendisi beşinci rütbeden bir kıta mecidi nişanıyla taltif edilmiştir181. 1917 Ocak ayında 1918 yılı için Avrupa takvimi adıyla Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan Kızılhaçlarına ve Osmanlı HAC’i yararına bir takvim düzenlenmesi kararlaştırılmıştır182. 1917 yılında İstanbul’da OHAC’i menfaatine konser vermiş olan Macar sanatçıları Mösyö Hubal ve Madam Anna Madel’e gümüş Hilal-i Ahmer madalyası verilmiştir. Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti ile Avusturya-Macaristan İmparatoru himayelerinde Viyana’da bulunan

“Askeri Eytâm ve Erâmil Mu’avenet Sandığı”nın tesis ettiği “Harp Sigortası” ile askerleri sigortalatmış olup, isteyen Hilal-i Ahmer memur ve müstahdeminin de bu sigortadan faydalanabileceği kararlaştırılmıştır183.

Macaristan “Ma’lulin-i Askeriye ve Fukaraya Mu’avenet Cemiyeti Umumiyesi” 1915 Nisan’ında Budapeşte’de düzenleyeceği sergiye Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ni de davet etmiştir. Osmanlı Hilal-i Ahmeri’nin Mısır, Kafkasya ve Çanakkale cephelerinde yaptığı faaliyetleri gösteren fotoğraflar ve kullandığı sağlık malzemelerinin yer aldığı sergiden elde edilecek olan gelir, Budapeşte Hilal-i Ahmer Komitesine bağışlanmıştır. Sergilenecek olan fotoğraflar, Budapeşte’nin en önemli gazetelerinden olan “Tarsasag”’da özel bir nüsha olarak yayınlanacak ve bu nüshanın da bütün geliri Hilal-i Ahmer’e bağışlanacaktır. Budapeşte Başşehbenderi Ahmet Hikmet, 27 Mart 1915 tarihli gönderdiği bu tahriratında ayrıca: “Macarlar ile Avusturyalıların arasında rekabet pek aşikâr olmakla beraber tarafımızdan

180 BOA, HR. SYS, Dos. 2407, no. 6, 03.03.1915.

181 TKA, Kutu no. 545, Belge: 10, 28.10.1916.

182 TKA, Kutu no. 177, Belge: 43, Ek: 2, 24.01.1917. Takvim kitap şeklinde ve renkli kapaklı olup, dört devletin arması bulunacaktır. On iki takvim yaprağından ibaret olup Almanca, Macarca, Bulgarca ve Türkçe kısımları olacaktır. Takvim yaprakları arasında hükümdarların ve bu dört devletin büyüklerinin monogramme’ı olacaktır. Takvimlerin fiyatı en fazla 2,5 Mark olacaktır.

183 TKA, Kutu no. 546, Belge: 15, (Tarihsiz).

mukabele izhar olunacak cemilelerde Macarlara ayrı bir mevki’ tahsis eylemek lazım geliyor184” diye vurgulamaktadır. Macaristan’da OHAC’i adına satılan Türk ve Macar bayraklarının rengi olan kırmızı ve yeşil renklerle süslü armalardan 8500 Kron hâsılat elde edilmiştir185. Macaristan’da Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ne büyük meblağlarda yardımda bulunan Macarlar çeşitli rütbelerden nişanlarla taltif edilmişlerdir186. Buna karşılık Avusturya-Macaristan Salib-i Ahmeri de bazı OHAC’i görevlilerine çeşitli madalyalar vermiştir187.

Birinci Dünya Savaşının seyri 1918 yılında Almanya ve müttefiklerinin aleyhine dönmüştü. Bunun sonucunda sırasıyla Romanya, Bulgaristan, Osmanlı Devleti, Avusturya-Macaristan ve Almanya teslim olur. Avusturya aslında 1916 yılından itibaren barış aramaya başlamış ve savaştan çekilmek istemişti. Ancak aradığı fırsatı bu süreçte bulamamıştır. 1918 yılında ise artık bütün cephelerde savaş Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun aleyhineydi. XX. yüzyılın başlarında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bir benzeri olmayan “milliyetler devleti” idi.

Çünkü imparatorluğun yönetimi altında bulunan “azınlıklar” nüfusun çoğunluğunu oluşturuyordu. Bu nedenle Avusturya-Macaristan’ın savaştan yenik ayrılacağını gören azınlıklar yani Çekler, Sırplar, Hırvatlar ve Slovaklar arasında bağımsızlık hareketleri başladı. İkili Krallık 1918’de henüz savaştan çekilmeden önce Transilvanya Romenleri milli birlik hareketine girişecektir. Çekler, Çekoslovakya’nın bağımsızlığını ilan edecektir. Ardından Macarlar’da ayrı bir devlet kurduklarını ilan etmişlerdi. Sırplar, Hırvatlar ve Slovenler ise Yugoslavya devletini kurduklarını ilan ederler. Bu gelişmelerin yaşandığı günlerde Avusturya Almanları, Avusturya Cumhuriyetini kurarlar. Böylece 30 Ekim 1918 tarihinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu fiilen son bulmuştur188.

184 TKA, Kutu no. 555, Belge: 1, 27.05.1915.

185 TKA, Kutu no. 34, Belge: 12, 25.07.1915.

186 TKA, Kutu no. 168, Belge: 169, 28.02.1916; TKA, Kutu no. 168, Belge: 176, 09.08.1916. Çeşitli Osmanlı nişanlarıyla ödüllendirilen Avusturya ve Macaristan Kızılhaç komitesi üyeleri şunlardır:

Mösyö Stefan, Mösyö Jozef Vanesy, Mösyö Zinefrir Louıs, Dr. Ferdinand Karminsky, Mösyö August, Madam Paula. (TKA, Kutu no. 545, Belge: 2, 17.03.1916.)

187 TKA, Kutu no. 168, Belge: 173, 11.06.1916.

188 Fahir Armaoğlu, 20.Yüzyıl Siyasî Tarihi (1914-1995), Alkım Yayınevi, 12. Baskı, İstanbul, s.

140-143; Bu dönemde 28 milyon olan Avusturya’nın nüfusunu, hiçbir şekilde 10 milyonu aşmayan Alman ile Orta Avrupa’nın tüm milletleri oluşmaktaydı. Galiçya’da 4.900.000 Polonyalı, 3.200.000 Rutenyalı, Bukovina’da Rutenler, Romenler, Bohemya’da 6.500.000 Çek, Striya’da, Karintiya’da ve İstirya’da 1.200.000 Sloven, Tranten’de ve İstirya’da 700.000’den fazla Sırp ve Hırvat bulunmakta

I. Dünya Savaşından sonra sıra barış antlaşmalarını yapmaya gelmişti. Ancak, barış koşullarının saptanması konusunda, devletlerarasında farklı görüşler ortaya çıkmıştı. Bunda, Wilson ilkelerinin uygulanıp uygulanmaması da rol oynuyordu.

Barış öncesinde Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya, bu ilkeler doğrultusunda barışın düzenlenmesini istiyordu. Ancak İtilaf Devletlerinin her birinin kendine göre barış antlaşmalarından beklediği çıkarlar vardı189. 1919 Paris Barış Konferansı bir Avrupa devletleri toplantısı olarak değil de galip devletlerin kongresi olarak düzenlenmişti190. Paris Barış Konferansı’nda ve sonrasında imzalanan barış antlaşmalarında, savaştan galip çıkan devletler olan ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya’nın dayattığı beş düşünce hâkimdi. Bunlardan birincisi ve en önemlisi Avrupa’da rejimlerin yıkılması ve alternatif olarak devrimci Bolşevik rejimin Rusya gibi Avrupa’da da bir çekim merkezi olarak ortaya çıkmasıdır. Bolşevik devrimin yayılmasını (özellikle 1919’da Bolşevik Bela Kun’un Macaristan’ı ele geçirmesi) durdurmanın barış için zorunlu olduğunu biliyorlardı. İkinci olarak Almanya’nın denetim altına alınması, özellikle Fransa için temel sorundu. Üçüncüsü hem Almanya’yı zayıflatmak için, hem de Rus, Habsburg ve Osmanlı İmparatorlukları’nın çöküşüyle Avrupa ve Ortadoğu’da ortaya çıkan geniş alanları paylaşmak için Avrupa haritasının yeniden çizilmesi gerekliydi. Bu amaçla ABD Başkanı Wilson savaş sırasında Avrupa’da haritayı yeniden düzenlemek için ulusların “kaderlerini tayin hakkı”na sahip oldukları ilkesi etnik -lengüistik ulus- devletler kurmak için zemin hazırlamıştı. Dördüncüsü galip devletler olan İngiltere, Fransa ve ABD’nin iç ve dış siyasetleri arasındaki sürtüşmelerle ilgili idi. Bunun en önemli örneği ABD Kongresinin Wilson tarafından hazırlanan barış antlaşmasını kabul etmemesiydi. Son olarak I. Dünya Savaşını kazanan güçler, tekrar böyle büyük bir yıkıma neden olacak bir başka savaşı imkânsız hale getirecek bir barış antlaşması hazırlamaya başlamışlardı191.

idi. Macaristan’da ise yaşayan 20 milyon nüfusun içinde Macarların sayısı 10 milyonu bulmuyordu.

Macaristan’ın kuzey bölgelerinde 2.000.000 Slovak, Transilvanya’da 3.000.000 kadar Romen, Banat, Temeşvar ve Savae’de 1.000.000 kadar Sırp, 2.000.000 kadar Hırvat ve sayıca önemsiz gruplar(Saksonlar, Bulgarlar, Wendeler) yaşamakta idi. (Pierre Renouvin, Birinci Dünya Savaşı 1914-1918, Çeviren: Adnan Cemgil, Altın Kitaplar Yayınevi, 1982, s. 84.)

189 Uçarol, a.g.e., s. 433-434.

190 Norman Davies, Avrupa Tarihi, İmge Kitabevi, (Çeviri Editörü: Mehmet Ali Kılıçbay),I. Baskı, Ankara 2006, s. 973.

191 Eric Hobsbawm, Kısa 20. Yüzyıl, Çeviren: Yavuz Alogan, Everest Yayınları, 5.Baskı, İstanbul 2011,s. 39-40; Antony Best, J.M. Hanhimäki, Joseph A. Maiolo, Kirsten E. Schulze, Uluslararası

Savaş sonrasında imzalanan barış antlaşmalarıyla yeni Avrupa’nın siyasi haritası çizilerek güçler dengesinin yıkılması sonucunda Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorlukları parçalanmış, yerlerine küçük ve yeni birçok devlet kurulmuştur. Barış antlaşmalarıyla yenen devletlerin kaygıları giderilmeye çalışılmıştır. Almanya ile imzalanan Versay Barış Antlaşmasıyla Almanya’nın toprakları Fransa, Belçika, Polonya ve Çekoslovakya arasında; sömürgeleri ise İngiltere, Fransa, Belçika ve Japonya arasında paylaştırılıyordu. Almanya;

Avusturya, Çekoslovakya ve Polonya’nın bağımsızlığını tanıyacak ve Avusturya ile birleşmemeyi garanti edecekti. Avusturya ile imzalanan Saint Germain Antlaşması’na göre; Avusturya, Yugoslavya, İtalya, Romanya ve Polonya’ya toprak verecek ve Macaristan, Çekoslovakya ve Yugoslavya’nın bağımsızlığını tanıyacaktı.

Ayrıca Almanya ile birleşmemeyi de garanti edecekti192. Görüldüğü gibi I. Dünya Savaşı sırasında Macarlar Türklere gerek ırki nedenlerle gerekse savaşta müttefik olmalarından dolayı diğer devletlerle yarışırcasına yardım yapmıştır. Savaş sırasında Macar askerlerin Türk cephelerinde, Türk askerlerin ise Macar cephelerine omuz omuza savaştığını görmekteyiz. Bu durumun ortaya çıkardığı Türk-Macar dostluğu Macaristan’ın dört bir yanında yardımlar toplanmasını ve bu yardımların Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti aracılığıyla ilgili yerlere ulaştırıldığı görülmektedir. Ayrıca Macarlar Türk askerinin yarasını sarmak için doktor, hastabakıcı ve tıbbi malzemeyi yine Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti aracılığıyla göndermiştir. Savaş sonrasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun yıkılarak Macarların müstakil olarak Macaristan devletini kurması ve aynı dönemlerde Anadolu’da Mustafa Kemal’in başlattığı Türk Kurtuluş Savaşının başlaması bu dönemde Türk-Macar ilişkilerinin doğrudan kurulmasını sağlamıştır. Bu dönemde de Türk-Macar dostluğunun kurulan karşılıklı ilişkiler çerçevesinde sürdüğü görülmektedir.

Siyasi Tarih 20. Yüzyıl, Yayınodası, 2.Basım, İstanbul 2008, s. 43; J.M. Roberts, Dünya Tarihi, II.

Cilt, Çevirenler: İdem Erman, Tansu Akgün, İnkılâp Kitabevi, İstanbul 2011, s. 870.

192 Uçarol, a.g.e., s. 435-436, 443.

Belgede TÜRK KAYNAKLARI IŞIĞINDA TÜRK-MACAR İLİŞKİLERİ (1923-1950) (sayfa 54-65)