3. Ali Halim NEYZİ’nin Eserleri

2.6. EVLATIK BİR KIZIN GİZLİ GÜNCESİ “ PAFE”

2.6.6. Kişiler

Evlatlık Bir Kızın Gizli Güncesi Pafe romaında başkişisi Emine’dir. Kahraman anlatıcı ve bakış açısı kullanılması eserdeki kişileri Emine’nin bilgi ve gözüyle okura sunulmasını sağlamaktadır. Eserde, okurun duyduğu ses Emine’nin sesidir; kişiler hakkında onun bilgisinden fazlasını da okur bilmez. Emine’nin de bildikleri dışarıdan gözlemlerine dayanmaktadır. Bu nedenle kişilerin davranışları ve fiziksel özellikleri bilinmektedir.

Başkişi Emine Anadolu’nun bir köyünde annesinin ölümünden sonra babasının ilgisizliği, pislik ve sefaletten kurtulması için Kızıtoprak’taki köşke evlatlık verilir. Yeni yaşamı, köydeki yaşamına hiç benzemeyen Emine’nin köşke alışması kuralları öğrenmesi uzun sürmez.

Emine’nin duyguları yaşadıkları karşısında korku, şaşkınlık, üzüntü yer yer ise sevinç yer almaktadır. Her fırsatta kendine evlatlık olduğunu hatırlatan Emine, evin küçük beyine hissettiği duygulardan dolayı kendini suçlar. ““Oh olsun!” diyordum.

“Evin küçük beyine göz diken evlatlığın kaderi böyledir.””270

Evliliği ile ilgili kararı hanımı ile birlikte duygudan ziyade mantığı ile kabul eder. Evlilik hayatında ise Memduh Efendi’ye ve çocuklarına bağlı, çocuklarının okuması eğitimli birer genç olması için çabalayan maneviyata yönelmiş Hacı Emine Hanım’dır.

269 A.g.e. s.96.

270 A.g.e. s.103.

104

Hacı Emine Hanım’ın öldüğü bilgisi, eserin Emine’nin tuttuğu güncesinin evlatları tarafından yayımladığı romanın başında kızı Lamia’nın ağabeyi Adil Bey’e yazdığı mektupta okura verilmektedir.

Eserde yer alan karakter tiplerinden bir diğeri norm karakterdir. Norm karakter, ne kart karakter kadar tek yönlü ne de fon karakter kadar siliktir. Norm karakterin bir işlevi mevcuttur. Bu işlev başkişi ya da olay örgüsüne dair olabilir. Kart karakter, derinlik kazanmaya başladığı anda norm karaktere dönüşmektedir. Romanın ilk bölümlerinde fon ile kart karakter arasında bir çizgide olan Lamia Hanım ikinci bölümden sonra romanın başkişinin hayatını değiştirecek işlevleri yüklenir.

Lamia Hanım, Emine’nin evlatlık verildiği Kızıltoprak’taki köşkün küçük-küçük hanımıdır. Yani büyük hanımın küçük kızıdır. Yapısı itibarıyla zarif ve merhametli olan küçük-küçük hanımın eşi ile Ankara’ya taşınırken Emine’yi yanlarında götürmek ister.

Emine böylece Kızıltoprak’a evlatlık verilmesinin ardından hayatının ikinci kırılma noktasını yaşamaktadır. Hayatı değişen Emine, hanımının yanında okuma-yazma öğrenir. Emine’nin hayatının üçüncü kırılma noktası olan evliliği de yine hanımının yardımı ile gerçekleşir. Bu nedenle Lamia Hanım eserde başkişiye yardım ve destek rolü ile norm karakter olarak değerlendirilmektedir.

“Ne tatlı insandı şu benim hanımım. İncecik. Rüzgâr esse uçacak sanırsın.

Hep son derece şık ve süslüdür. Kahvaltı sofrasında, daha giyinmemişken bile öylesine zariftir. Ya saçının bir ucunu bükmüştür, ya sabahlığının göğüs cebine renkli bir mendil oturtmuştur. Hiçbiri yoksa, boynuna ipekli bir atkı sarmış, bir ucunu da yandan sarkıtmıştır.”271

Kart karakterler, eserin başından sonuna kadar tek bir duygunun veya hareketin temsilcisidirler. Verilen duygunun ya da hareketin ötesine geçmez, yazar tarafından verilen görevi yerine getirmekle mesuldürler. “Kart-karakter de, her zaman kendisidir;

dibinde kurşun olan bir oyuncak gibi, nereye fırlatırsanız fırlatınız, hep ayağının üstüne düşer.”272

271 A.g.e. s.114.

272 Philip Stevick, Roman Teorisi, Akçağ Yayınları, Ankara, 2017, S.184.

105

Eserde kart karakterlerden biri Emine’nin kocası Memduh Efendi’dir. Memduh Efendi orta yaşlı, inanç sahibi ve terbiyeli bir adamdır. Eserde bu özelliğinden dışında başka bir özelliğinden bahsedilmemektedir. “Şoför Memduh Efendi. Ciddi, efendi bir adamdı. Fazla yaşlı değil ama bizlerle pek konuşmazdı.”273

“Memduh Efendi ciddi ve saygın bir kişidir.”274

Eserde, tek bir yönü ile ortaya çıkan karakterlerden biri de Şükriye Abla’dır.

Şükriye Abla evlenmek isteyen ve bu düşüncesini defalarca dile getiren karakter olarak okura sunulmaktadır. “Dervişin fikri neyse zikri de odur, derler. Köşkte de yemez içmez,

“Ben Ankara’ya gideceğim, orada evleneceğim derdi.”275 Şükriye Abla, Emine gibi köşkteki diğer evlatlıktır. Zehra Kalfa ile cinsel münasebetlerinden dolayı kısmetlerini geri çevirmiştir. Artık kendisini isteyen ilk kişi ile evlenme kararı almıştır. Köşkün küçük-küçük hanımı Lamia Hanım’ın Ankara’ya götürür, orada bu emeline ulaşır.

“Şükriye Abla, Ankara’da kendisini nikâhla alacak ilk memura kaçmayı aklına koymuştu. Nereden duyduysa, Ankara’da bekâr memurların çoğunlukta olduğunu duymuş. Bazen de, “Ama çok yaşlı olmamalı. Boyu boyuna denk olmalı. Mutlaka devlet kapısında memur olmalı. Evine her ay belirli bir parayı getirmeli,” diye düşündüklerini anlatır, anlattıklarını düşlerdi.”276

Zehra Kalfa, romanda sertliği, otoritesi ve evliliğe karşıtlığı ile yer almaktadır.

Köşkteki en kıdemli yardımcıdır. Emine ve Şükriye’nin ustası durumundadır.

Emine’nin köşkün işleyişi hakkında eğitmiştir ve ondan sorumlu kişidir. “Zehra Kalfa ya ana ya baba tarafından büyük olasılık Arap ırkındandı.” 277

“Kalfa o! Her şeyi görür ve anlar. Anlayınca da kulağın uzayıverir.” 278

“Zehra Kalfa burnundan soludu. “Salak Şükriye. Elin herifine kul köle olacak. Koca diye ağızının kokusunu çekecek,” diye söylendi durdu. Oysa

273 Ali Halim Neyzi, Evlatlık Bir Kızın Gizli Güncesi Pafe, Cem Yayınevi, İstanbul, 2005, s.100.

274 A.g.e. s.129.

275 A.g.e. s.105.

276 A.g.e. s.62.

277 A.g.e. s.30.

278 A.g.e. s.59.

106

Zehra Kalfa başka planlar yapmıştı. Ev açacaktı, kendi başına. (…) Evini açıp başına buyruk yaşayabilecekti. Bir ara, “Şu akılsız Şükriye’ye haber salsam, tanımadığı bir adama teslim olacağına, gelsin benim evimi paylaşsın,” dedi.”279

Emine’nin Ankara’da tanıştığı apartmanın bahçıvanı Ahmet ve Ayşe kart karakterlerdendir. Ahmet, Emine’ye olan ilgisi ve davranışları ile anlatıcı tarafından okura tanıtılır. Ayşe ise Mualla Hanım ile Adil Bey arasında mektup taşıma görevini üstlenmiş açıkgöz bir hizmetlidir.

Romanda yer alan birçok kişi fon karaktertir. Fon karakterler, romanda olayların, yaşamın okura aktarılmasında vasıta görevi görmektedir. Köşkün beyi, hanımı, büyük- küçük hanım, küçük beylerden Adem, Niyazi, İlter ve Adil Beyler, aşçı fon karakterlerdir. Sosyal ortamı, hayatın akışı içindeki karakterlerdir. Bu karakterler hakkında derin bir bilgi ve duygu okura verilmemektedir.

Belgede ALİ HALİM NEYZİ’NİN ROMANLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME (sayfa 122-125)