• Sonuç bulunamadı

AYLIK MECMUA

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "AYLIK MECMUA"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Apartman İnşaatı

S E N E : 1 SAYI : 7 T E M M U Z 1 9 3 1

A N A D O L U H A N No. 2 0 İ S T A N B U L T e l e f o n : 2 1 3 0 7

, MI | IP"

L i

" H | J P "

k J

l l l l l l | I l ı

. . l l l I İ H I I

nll.lL

m l l l k ı l l İ L l

AYLIK MECMUA

N Ü S H A S I 1 LİRA ALT! A Y L I Ğ I . . . 6 LİRA S E N E L İ Ğ İ 12 LİRA

A b o n e olanların a d r e s l e r i n e gönderilir

Mecmuada çıkan yazıların her türlü mesuliyeti imza sahiplerine aittir. Tahrir heyeti makalelerde ileri sürülen ilmî, meslek içtihatlara hiç bir suretle karışmaz ve mes'uliyet kabul etmez.

Son zamanlarda çok fazla bir faaliyetle yapılmakta olan a p a r t ı m a n inşaatı h a k k ı n d a gazete sütunlarında münakaşa ve m ü t a l â a l a r a tesadüf ediyoruz. Bu inşaatı tetkik için meseleyi dört cihetten etüt etmelidir;

1 — İstanbul şehrinin vaziyeti hazırasına nazaran tabiaten a p a r t ı m a n inşasına mecburi- yet varmıdır. Bu inşaat normal inşaat mıdır?

2 — Şehrin ü m r a n ı noktai nazarından faideli midir?

MİMAR S E R V E T Belediye F. H .

M i m a r î ş u b e s i m ü d ü r ü

3 — Bu inşaatın saik ve amili nedir?

4 — İktisadî cihetten bu inşaat şehir h a l - kına ve a p a r t ı m a n sahiplerine faideli midir?

1 — Malûmdur ki beşeriyet her hususta bir yokluk bir ihtiyaç hissederek iztirap çektikçe bu ihtiyaçları temin ve t a t m i n için uğraşmış, çalışmış.... İçtimaî, siyasî, fennî, tarakki ve te- kâmül bu suretle hasıl olmuştur. Yani aksi ka- ziye medenî her hangi bir icat, ve tarakki be-

(2)

218 MİMAR

şeriyetin bir ihtiyacını t a t m i n e i m k â n bulmuş- tur. İ n s a n l a r k u r u n u ulâda mağazalarda, kulü- belerde, pek iptidaî şekilde yapılan binalarda yaşamışlar k u r u n u vustada ve d a h a sonra bu meskenler ıslah ve tarakki ederek 'kulübeler, binalara saraylara inkilâp etmiştir. .'Büyük şe- hirlerde ise evvelâ bahçe içinde m ü n f e r i t ev- lerde yaşanırken şehir n u f u s u n u n a r t m a s ı ve arsaların pahalılaşması hasebile gittikçe b a h - çeler bertaraf edilmiş d a h a sonra bu da kâfi gel- memiş müşterek ev sistemi çıkmış. Bir t a r a f t a n fen de terakki ederek nihayet gördüğümüz yüksek muazzam a p a r t ı m a n tipleri m e y d a n a çıkmıştır.

Görülüyor ki bir şehirde a p a r t ı m a n ihtiyacı iki sebepten münbaistir. Birincisi n u f u s u n a r t - ması ve busuretle mesken b u h r a n ı n ı n hasıl ol- ması, ikincisi de o şehirde boş veya ucuz arsa bulunmamasıdır. Halbuki İstanbul için iki se- bep te mevcut olmadığı gibi vaziyet berakistir;

çünkü İ s t a n b u l u n sahası n u f u s u n a n a z a r a n çok vasi olmakla beraber imara m u h t a ç ve h a r a b e halinde d u r a n ve şehir merkezine karip b u l u n a n geniş yangın yerleri vardır. Aynı z a m a n d a şeh- rin yerli n u f u s u on sene evvelki n u f u s u n a n a - zaran asgarî iki yüz bin kişi azalmış yani t a k - riben n u f u s u umumisinin rub'unu kaybetmiş- tir. Binaenaleyh anlaşılıyor ki hali tabiinin fev- kinde bir a p a r t ı m a n silsilesinin inşasına bir sebebi mücbir yoktur.

2 — Tarihî ve muazzam şehirlerin; seyyah ve ecnebilerin merak ve nazarlarını celbeden hususiyetleri meziyetleri vardır; Romanın m a - betleri, Vatikanı Atinanın Akropol, P a r t e n o n u - Mısırn Ehramı, Sfenksi - Parisin Eyfeli ve eğlenceleri - Venediğin kanal ve gondolları....

İstanbula gelen seyyahar ise S a r a y b u r n u n u n , Boğaziçinin tabii m a n z r a l a r ı n a ; İstanbula h â - kim tepeleri üzerinde haşmetle k u r u l a n lâyemut dini abidelerimize nasıl h a y r a n bakıyorlarsa si- ğer t a r a f t a n da yabancıların u f a k hayallerinde bimbir şark efsanesi y a r a t a n Boğaziçi sahille- rini siyah ellerile k a r a r t a n kömür depolarına ve meselâ Cihangir t a r a f l a r ı n d a evvelâ boş bir yangın sahası köşesinde kapkara siyah a h ş a p evler grupu ve bunların üstünde Amerikayı h a - tırlatan semapaye a p a r t ı m a n silsilei cibalini görüp mevcut bir şehri ancak bu k a d a r t a h r i p edebileceğine k a n a a t getirerek bu husustaki re- koru her halde tereddüt etmeden İstanbula ver- mektedirler. İstanbulun mademki arazisi vâsi ve daima yokuşlu, tepelidir, yekdiğerinin m a n - zarasını k a p a m a m a k , güneş ve havayı m ü t e s a - viyen almak, dar olan sokakları büsbütün havasızlığa ve karanlığa m a h k û m etmemek için bu şehirde dört katlıdan yüksek bina yap- mamlıdır. Bir cadde üzerinde y a n y a n a olan bi- n a l a r ı n yekdiğerinden irtifaan farklı olması kadar göze f e n a görünen m a n z a r a tasavvur edilemez. Meselâ iki katlı bir binanın y a n ı n d a

yedi katlı bir a p a r t ı m a n onun ittisalinde üç katlı bir ev velhasıl irili ufaklı uzun, cüce bina- lar... Böyle bir cadde istediği k a d a r m u n t a z a m ve düzgün olsun. T a r a f e y n i n d e bu çirkin m a n - zaralar oldukça hiç bediî bir kıymeti yoktur.

Hem İstanbul t a r a f ı n d a böyle yüksek bina sis- temi t a a m m ü m ederse cami kubbelerinin ve ince minarelerin akşamları u f k u n kırmızı per- desine akseden hayalleri ebediyen kaybolacak ve İstanbul o z a m a n en kıymettar hususî güzel- liklerinin birinden m a h r u m kalacaktır. Şehri- mizde arsa mebzuliyeti ve lâyuat imara m u h t a ç yangın yerleri varken ve n u f u s u da bir t a r a f t a n azalmakta devam ederken Maçka, Cihangir, Taksim gibi pek m a h d u t s a h a l a r d a bir çok n u f u s barındıracak yüksek a p a r t ı m a n yapmak şehrin diğer aksamını uzun bir z a m a n için i m a r d a n sureti k a f i y e d e menetmektir. Zira şehrin her t a r a f ı n ı tedricen ve mütesaviyen imar etmek için n u f u s u sahaya göre m ü t e s a - viyen iskân ettirmek kabildir.

Binaenaleyh bu m ü l â h a z a t t a n anlaşılıyor ki İstanbulda bir çok a p a r t ı m a n inşasına m ü c - bir bir sebep olmadığı gibi bu sistem inşaat şeh- rin imarını geciktiren ve m ü h i m bir darba vu- r a n bir keyfiyettir.

3 — Öyle ise bu inşaata saik nedir. Bu se- bebi başka cihetlerde a r a m a k lâzım geliyor:

Evvelâ cümlenin m a l û m u d u r ki m ü t a r e k e dev- rinde Rusların m u h a c e r e t z a m a n ı n d a İ s t a n b u - lun n u f u s u arizi olarak çoğalmış ve ecnebilerin yüksek ücretlerle a p a r t ı m a n ve evleri isticar eylemesi, a p a r t ı m a n f i a t l a r m ı m ü t h i ş arttırmış ve böyle yedi sekiz sene gibi az bir z a m a n d a re'siilmalini çıkaracak irada malik olmak hırs ve hevesi irat sahiplerini t a h r i k etmiştir. Sani- yen yeni a p a r t ı m a n l a r d a bazı asrî tesisat nok- san olmakla beraber eski evlerimize n a z a r a n pek fazla konforu haiz olması mutavassıt ve yüksek tabakaya m e n s u p hülkta a p a r t ı m a n d a oturmak arzusunu uyandırmış bihassa hizmet- çiler pek nazlı ve pahalı bulunduğu bir z a m a n d a a p a r t ı m a n idaresinin sühuleti hanımlarımızı daima bu yerlerde o t u r m a ğ a sevketmiştir.

4 — İktisadî b u h r a n dolayısile her nevi ticaret az çok tehlikeli olduğundan sermaye sahipleri servetlerini bu suretle emin ve kârlı olarak işleteceklerini zannederek a p a r t ı m a n inşa ettirmektedirler. Bu gibi inşaatın m a h d u t sahalara sığınmasının esbabı ise bu mahallerde yapılan emlâkin diğer yerdekine n a z a r a n fazla irat getirmesidir.

İşte bu esbap dolayısile Maçka, Taksim, Cihangir, Şişhane ve Şişlide bir kaç sene zar- fında mahalleler teşkil edecek a p a r t ı m a n l a r yapıldığı gibi yalnız bu sene m a r t ayından t e m - muzun on beşine k a d a r inşaatına mübaşeret edilen a p a r t ı m a n miktarı yüzü mütecavizdir.

F a k a t düşünülmelidir ki her h a n g i bir ihti- yaç b u h r a n tevlit ettiği gibi ihtiyaçtan fazla

(3)

MİMAR 210

vücude getirilen her bir şeyin de yine b u h r a n ı vardır.

Sermaye sahipleri sırf m e n f a a t i şahsiyelerine mağlûp olarak şehrin umranile alâkadar olmak istemiyorlarsa bari gene menfaatleri iktizası bu vaziyetin sonunu düşünsünler, neticede çı- kacak b u h r a n d a n evvelâ kendileri zarar göre- ceklerdir. Çünkü a p a r t m a n l a r ı n bolluğu ve müş- terilerin azlığı hasebile a p a r t m a n sahipleri mülklerinin boş kalmaması için bedeli icarı haddinden çok fazla indirmek mecburiyetinde kalacaktır. Netekim bir senedenberi bu tenezzül başlamış ve her gün bir kat daha ziyadeleşmiş- tir. Böyle devam ederse iki seneye kalmadan yeni a p a r t m a n sahipleri akarlarından yüzde dört nisbetinde bile istifade- edemiyeceklerdir ve bu varidatın azlığı iradın kıymetine de tesir ede- cek ve yüz bin liraya mal olan bir bina satılığa çıktığı takdirde altmış bin liraya talip bulama-

yacaktır. s

Yeni a p a r t m a n sahipleri bu müşkül mevkie düştükleri zaman meselenin asıl fecaati diğer t a r a f t a başlıyacaktır; zira kirada oturan herkes bittabi bu ucuzluk karşısında yeni ve güzel a - partmanlara koşacaklar ve şehrin diğer semt- lerindeki kira ev ve apartmanları büsbütün bo- şalacaktır. Medarı taayyüşleri yalnız bir eve ve hisseli bir a p a r t m a n a münhasir binlerce aile iratlarından istifade değil bu iratların vergile-

rini, sigortalarını veremiyecek hale düşecek- lerdir ki vaziyetin ne kadar vahim olduğu müstağnii izahtır. Ve bu maalesef acı bir haki- kattir.

İşte size ufak bir misal: İzmirin istirdadın- dan sonra bina, dükkân ve h a n kiraları haddin- den pek fazla pahalı olduğundan büyük ü m i t - lere kapılarak yaptırılan yüzlerce dükkân ve h a n bu gün kapalı olarak durmaktadır. Bunda iktisadî krizin tesiri varsa da dükkân ihtiyacı düsünülmıyerek haddinden fazla yapıldığı da dergârdır.

Binaenaleyh artık bu çığrm önüne geçmek ve tehlikeyi görmiyen ve bilmiyenlere göstermek zamanı gelmiştir. Bu hususta da yapılacak teda- bir müşkü değildir. Sermaye sahipleri bu neti- ceyi düşünerek ve göz önüne getirerek malla- rını tehlikeye koymamak için servetinden başka türlü istifade etmek çareerini aramalı. Belediye veya teşekkül edecek imar komisyonu, diğer bi- lûmum Avrupa ve h a t t a Balkan devletleri be- lediyelerindeki mevcut nizam ve kanun gibi her semte mütehassıslarca yapılacak tetkikat neti- cesi tespit edilen muayyen irtifalarda yapılmak şartile inşaata r u h s a t verimesidir. Elyevm ya- pılmış ve yapılan a p a r t m a n l a r ihtiyaçtan çok fazla olduğu için tehlike çoktan başlamıştır. Biz şimdi hiç olmazsa vaziyetin daha fena ve feci olmasına mani olmağa çalışalım.

Referanslar

Benzer Belgeler

Yapıl- makta oldn inkilâp yalnız şehirlerde değil, doğrudan doğruya bir hars ve medeniyet inkı- lâbı olduğu için düşünüldüğü gibi, meselâ 12 inci ve 14 inci

Yapıl- makta oldn inkilâp yalnız şehirlerde değil, doğrudan doğruya bir hars ve medeniyet inkı- lâbı olduğu için düşünüldüğü gibi, meselâ 12 inci ve 14 inci

1 — Sür'atli nakil- vasıtalarile mesafe ve uzaklık mefhumunu ortadan kaldırmağa çalışmak. 2 — Kirası ucuz ve konforlu evler inşa ederek hal- kın buralara rağbetini

Artık hikâyeden murat ne olursa ol- sun hangi bir düşünüş ve maksadı izaha matuf bu- lunursa bulunsun, yeter ki san'atkâr matyere bu kudreti, bu dispozisyonu verebilsin ve senobizm

boşaltabilen şeydir. Sevilecek şeyler insanların dimağî inkişaflarına, asabî kudretlerine tâbidir. Muayyen ve cazip bir ideali olanlar için sevile- bilecek şeylerin kadrosu

Harabe- nin etrafa serilmiş taşları, bu kül rengi yer, b u kül rengi dağlar insanın kalbini

(Hoço) şehri.. Köşelerinde yuvarlak burçları vardır. Şimal kaidesinde burçların adedi altı ve cenupta burçların sayısı beş tanedir. Her iki tara- fın burçları

Halâ bile etrafa serpilmiş olan bu bağa üzerine sedef kakma halkalar çok meharetle yontulmuş, biribirine girift ejderlerin mühip vücutlarını kapliyormuş.. Stelde üç