• Sonuç bulunamadı

MİMAR AYLIK MECMUA

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "MİMAR AYLIK MECMUA"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

M İ M A R

A Y L I K M E C M U A

İ S T A N B U L A N A D O L U H A N No. 20. T E L E F O N : 2 1 3 0 7

S A Y I S I : 1 , A L T I A Y L I Ğ I : 6 , E C N E B İ M E M L E K E T L E R İ Ç İ N

S E N E L İ Ğ İ 1 2 S E N E L İ Ğ İ 6

S E N E : 2 S A Y I : 6 H A Z İ R A N

1 9 3 2 L İ R A D I R D O L A R D I R

Renesans şehirleri

Urbanist Mimar Bürhan Arif

Kıyası ve gayri kıyası olan şehirlerin seyir ve tekâmülünü bu sütunlarda tetkik etmiştik ve kurunu v u s t a n m bütün imtidadınca gayri kı- yası şehirlerin istihalelerini görmüştük. Bu defa ise renesansm şehirler üzerinde bıraktığı izleri

takip edeceğiz. Evvel yapılan bütün tetkikler neticesinde bu devrin tesbit edilen belli başlı hususiyetlerini gözden geçirelim:

Menşei Romen olan kıyasî şehirler üzerin- deki teşekküle yakın olan bu devrin şehrileri yeni tecrübeler yapmışlardır:

1 — Şehirciliğin nazariyat sahasında bir takım düstur ve kavait ile ilerlemesi.

2 — Muhtelif parçalarda ve şekillerde a n - tik şehirlerinden alınan t a m ve has farikaların, hususiyetlerin aranması.

'Antik şehirleri tetkik edenler bu büyük devri (Hippodamos)un şehirlerile, tiplerile ko- layca hülâsa edebiliyorlar. Lâkin renesansda böyle bir hülâsa yapmak kabil olamıyor. Sırf eşkâlin asliyetine rücu edebilmesi için geriye doğru olan bu çekilişde şehirlerde vukua gelen bu azim tahavvüllerde yalnız bir babanın nisep elması kabil olamıyor.

(2)

Derler ki: İtalyanın renesnas şehirleri, ay- nı topraklarda 1500 sene evvelki Romen mede- niyetinin temelleri üzerinde kurulduğu için ve Romen san'atı da antik Yunandan geldiği için, elden ele geçmiş ikinci bir kopyadır; bunu böy- le telâkki edenler Rcmen şehirlerini zaten ka- dim Yunanın bir renesansı farzediyorlar.

Bütün eski abideler ölçülmüş ve bu ölçüler her yerde hâkim olmağa başlamıştır.

Şehirler de artık kurunu vustada olduğu gi- bi gayri muayyen olmaktan çıkmışdır. Yapıl- makta oldn inkilâp yalnız şehirlerde değil, doğrudan doğruya bir hars ve medeniyet inkı- lâbı olduğu için düşünüldüğü gibi, meselâ 12 inci ve 14 inci asırlar kurunu vüsta medeni- yeti taklit edilmemiş ve aklen bir dereceye ka- dar renesans şehirlerine yakın olan kurunu vüsta devrinin kıyası kcloni şehirlerinin taklidine gidilmemiş, daha uzaklara antik Ro- maya bakılmıştır.

Renesans şehirlerin farikalarını hülâsa edelim:

1 — Birbirine muvazi amut yollar açmak ki, [bu askerî Romen şehirlerine çok benzer, takatli noktalarını hendesî, ve mütenazır mey- danlarla, parklarla, süslemek gibi, hendesî fark- lar vardır.]

2 — Şehircilikte, teknik meselelerinin dü- şünülmesine doğru yol alınması.

Filhakika bugünkü mürur ve ubur mese- lelerinin kat'î olarak halli renesans şehirlerde görülmüyorsada, 1, numara ile yukarıda hülâ- sa ettiğimiz gibi, sırf doğru gitmek için doğru yol açmak nazariyesi, kesîf noktalarda meydan- lar ve parkların tanzimine ihtiyaç görülmesi bunu isbat için kâfi bir delil olabilir.

Filvaki şehir plânları artık yeni şekiller aramıştır. Dairevî plânlar vücut bulmuş, yıl- dız şeklinde şua'lı plânlar çıkmış, poligonlar içinde yolların birbirine takatu' eden şekilleri taammüm etmiştir.

Resmimizde 15 inci asrın (prerenaissance) binalarından 18 inci asrın klâsik tiplerine kadar çok ilerlemiş bir şehir numune- si clarak Floransa'yı görüyoruz. Şehrin asıl merkezini büyük «Dom» teşkil ediyor, birbirini amuden kateden ana caddeler hep burada te- kâsüf etmiştir; muhtelif poligonlar halinde cad- delerin harice doğru intişar ettiği görülür. Yıl- dız gibi muhtelif yolların tekatu' ettiği «Piazza Beccaria» ve «Cavur» meydanları renesans şe- killeri için çok canlı bir misal olarak görülür.

Yıkılan kurunu vusta surları şehirlerin ekseriya bugünkü merkezinde kalıyor, bunların yerleri- nin geniş bulvarlarla ihata edildiğini görü- yoruz. Bir kısımda ise plânımızda surlar olduğu gibi durmaktadır.

Renesans dan sonra şehirler eski surların dışarısına taşmağa başlamıştır.

Bazen şehirlerin surlar dahilindeki kısım- larında antik ve kurunu vustadan kalma şekil- lerini değiştirdikleri görülür. Renesans sırf

«Relatif» yani nisbi olduğu içindir ki yalnız şe- kilde kalmıştır. Yunanın yapmadığı, ve kurunu vustanm hiç düşünemiyeceği, güzel ve hendesî bir forma yapmak iptilâsı baş göstermiştir, bu suretle olan istihale şehirlerin biinyelerile da- ha az alâkadar olmuştur, ve şehirlerden ve şe- hircilikten daha ziyade mimaride tecessüm ey- lemiştir.

• a

Referanslar

Benzer Belgeler

İlmî mahiyeti olmaktan ziyade umumi bir gö- rüşle yazılan bu makaleyi derçten maksadımız san'a- tımıza ecnebilerin bizden daha çok kıymet ve ehem-. miyet

Hint ısaıı'atı üzerinde çok mühim ve bariz tesirleri görülmüştür. Şüphesiz ki Türk saıı'atkârları ken- di memleketlerinden daha zengin bir saha bul- dukları cihetle

ğııııız gibi: taş ve tahtadan başka elinde inşaat malzemesi olmayan Yunanlının yine Allahma tapmak için yaptığı Akropolündün ve cihana azamet ve servetini

Muhakkak ki Rusyada inşa edi- lecek muazzam komünist saray ne, Seba melike d Belkısın sarayına, ııe de büyük Daranın ika- metgâhına benziyecektir, O halde san'atkârın

Yapıl- makta oldn inkilâp yalnız şehirlerde değil, doğrudan doğruya bir hars ve medeniyet inkı- lâbı olduğu için düşünüldüğü gibi, meselâ 12 inci ve 14 inci

1 — Sür'atli nakil- vasıtalarile mesafe ve uzaklık mefhumunu ortadan kaldırmağa çalışmak. 2 — Kirası ucuz ve konforlu evler inşa ederek hal- kın buralara rağbetini

Harabe- nin etrafa serilmiş taşları, bu kül rengi yer, b u kül rengi dağlar insanın kalbini

(Hoço) şehri.. Köşelerinde yuvarlak burçları vardır. Şimal kaidesinde burçların adedi altı ve cenupta burçların sayısı beş tanedir. Her iki tara- fın burçları