■ Geçtiğimiz hafta yurtiçinde önemli bir veri akışı olmazken, beklentilerin altında kalan sanayi üretimi verilerinin TL üzerinde çok etkili olmadığını ve TL’nin diğer gelişmekte olan ülkelere paralel olarak global etkilerle değer yitirdiğini gördük. USD/TL kuru 3 ay sonra yeniden 3’ün üzerine çıkarken, 2 yıllık ve 10 yıllık devlet tahvil faizlerinde %11 seviyesinin üzerinde yükselişler gördük. Geçtiğimiz hafta başında beklentilerin üzerinde açıklanan enflasyon verisi ve çeşitli zamların enflasyon görünümünü tehlikeye atması sonrasında, tahvil verim eğrisinin uzun tarafında yükselişlerin daha etkili olduğunu görüyoruz. Bu hafta global riskler ile baskı altında kalmasını beklediğimiz TL’nin faizlerde düşüş için fırsat vermeyebileceğini değerlendiriyoruz.
Bu hafta Avrupa ve ABD’de açıklanacak makro veriler varlıklar üzerinde kısmen oynaklık yaratabilir ancak genel olarak USD’deki değerlenmenin devamını, diğer yandan yatırımcıların risk alma iştahı yatırımcıların güvenli liman talebini sürdürmesini bekleyebiliriz.
■ Dün açıklanan Orta Vadeli Program’a göre 2015 için %3 olarak öngörülen büyümenin %4'e yükseltildi, 2016 için büyüme beklentisinin %4,5, 2017 ve 2018 için de %5 olarak belirlendi.
İlk açıklanan rakamlara göre OVP’de; büyüme beklentileri yukarı yükseltiliyor, enflasyon yukarı yükseltiliyor, bütçe açığı tahminleri artarken, faiz dışı fazla rakamlarında çok belirgin bir düşüş var. 2016’da neredeyse hiç faiz dışı fazla öngörülmüyor. Özetle daha yüksek büyüme amaçlanırken, maliye politikası kısmen gevşetiliyor. Benzer şekilde 2016 enflasyon tahmini de %5 olan hedefin çok üzerinde %7.5.
EKONOMİ
Dünya Piyasaları
OVP GENEL GÖRÜNÜM
Ülke Endeks Haftalık Değ. Aylık Değ.
Türkiye (BIST-100) 71.049 5,80% -10,26%
Türkiye (BIST-30) 86.825 5,84% -9,85%
ABD (DJI) 16.399 -4,43% -5,89%
Almanya (DAX) 9.825 -4,70% -8,54%
İngiltere (FTSE100) 5.872 -4,32% -5,94%
Japonya (N225) 17.219 -6,29% -9,53%
Çin (SZCOMP) 3.028 -7,94% -14,48%
Brezilya (BVSP) 39.950 -5,82% -7,84%
Rusya (IRTS) 699 -7,12% -7,65%
EUR/USD USD/TL
■ ABD’de geçtiğimiz hafta açıklanan makro göstergeler genel olarak toparlanmanın yolunda olduğuna işaret ediyor idi. Aralık ayı tarım dışı istihdam değişikliği 292bin kişi olarak açıklanırken, ortalama saatlik kazançlar yıllık rakamının %2.3’den %2.5 seviyesine yükseldiğini görüyoruz. Ortalama saatlik kazançlardaki yükselişi, enflasyon bileşenlerinden birindeki toparlanma olarak okuyoruz. ADP Özel Sektör İstihdam değişikliği rakamında da yükseliş yaşandı. Açıklanan ISM hizmet endeksinde yükseliş trendinin korunduğu görülürken, ISM imalat endeksinde ise düşüş yaşandı. Türkiye’de geçtiğimiz hafta açıklanan sanayi üretimi rakamı beklentilerin bir miktar altında kalırken, TL, yılın ilk haftasını 24 para birimi arasında en kötü dördüncü para birimi olarak kapattı. Alınan aksiyonların, kurdaki değer kaybının önüne geçecek etkide olmadığını düşünüyoruz. Ancak, USD/TL’de yeni bir değer kaybı eğilimi beklemiyoruz.
■ Geçtiğimiz hafta Avrupa’da açıklanan enflasyon rakamları, düzelme göstermek bir yana, bozulma eğilimini korudu. AB enflasyon çekirdek rakamı %0.90’dan %0.80’e gerilerken, manşet rakamı %0.20 olarak gerçekleşti. Almanya Aralık ayı rakamında da zayıf bir okuma görmüş idik. Sanayi üretimi ve tüketici güven endeksleri toparlanma gösterse de, EUR’a destek olabilmiş değil. Euro, risk fiyatlamasından etkilenmeye devam ederken, para birimindeki değerlenmenin, ECB’nin para politikasında daha öte bir hamle daha yapabileceği yönündeki beklentilerden dolayı düşünüldüğünden sınırlı kalacağını düşünüyoruz.
Döviz Piyasaları
EUR / USD – USD / TL
Döviz Kurları/Pariteler Kapanış Haftalık Değ. Aylık Değ. YBB
USD / TL #NAME? 2,03% 4,29% 4,29%
EUR / TL 3,3149 3,27% 4,65% 4,65%
SEPET KUR 3,1797 2,67% 4,43% 4,43%
CHF / TL 3,0480 2,95% 4,68% 4,68%
GBP / TL 4,4238 0,96% 2,67% 2,67%
EUR / USD 1,0885 1,31% 0,26% 0,26%
GBP / USD 1,4526 -1,03% -1,42% -1,42%
USD / JPY 117,29 -1,48% -2,47% -2,47%
1,00 1,50 2,00 2,50 3,00 3,50
04/11 08/11 12/11 04/12 08/12 12/12 04/13 08/13 12/13 04/14 08/14 12/14 04/15 08/15 12/15
USD/TL EUR/USD
Gösterge Tahvil
2030 USD Eurobond Fiyat Grafiği EUROBOND
TAHVİL
■ Yurtiçi tahvil piyasasında beklentilerin üzerinde kalan enflasyon verisi sonrasında birlikte yükselen faiz oranları, TL’nin USD karşısındaki değer kaybı sonucunda yeniden 3.00 seviyesinin üzerine yükselen USD/TL paritesi ile yükselişini sürdürüyor. Gösterge tahvil bir haftalık zaman diliminde %10.94 bileşik faizden %11.21 bileşik faize yükselirken, 10 yıllık tahvil ise %10.70 bileşik faizden %11.31 bileşik faize yükseldi. Buradan da görüşebileceği üzere tahvil piyasasında verim eğrisi normal eğime ulaştı. Önümüzdeki dönemde de enflasyondaki yükseliş beklentisini nedeniyle verim eğrisindeki normal görünümün korunmasını bekliyoruz. Bu nedenle kısa vadeli tahvilleri uzun vadeli tahvillere göre tercih ediyoruz. Uzun vadeli tahviller için %11.50 seviyesine yaklaşıldığında yada üzerine çıkıldığında yeniden alım tarafında olabiliriz. TCMB PPK toplantısı öncesinde tahvil piyasasındaki yönün USD/TL paritesine bağlı kalmayı sürdüreceğini düşünüyoruz.
■ TL’deki değer kaybı sonucunda USD/TL paritesindeki yükseliş ile birlikte Türkiye 5 yıllık CDS’i yeniden 300 baz puanın üzerine yükseldi. Buradaki hareketin daha çok tüm gelişmekte olan ülke para birimlerindeki baskı sonucunda TL’nin de değer kaybetmesine bağlı olduğunu düşünüyoruz. Risklerin öncelikle gelişmekte olan ülke varlıkları kaynaklı olmasını, yurtiçi kaynaklı risklerden oluşmamasını olumlu olarak değerlendiriyoruz. %2.12 seviyesine gerileyen ABD 10 yıllık tahvil faizi Türk Eurobondları için olumlu görüşümüzü korumamıza neden oluyor. Ayrıca TCMB’nin yayınladığı aşağıda bulunan basın duyurusuna göre;
bankaların TCMB Bankalararası Para Piyasası’ndaki borçlanmaları için bulundurabildikleri
4%
6%
8%
10%
12%
14%
02/13 04/13 06/13 07/13 09/13 11/13 01/14 03/14 04/14 06/14 08/14 10/14 12/14 01/15 03/15 05/15 07/15 09/15 10/15 12/15
Gösterge Tahvil Faizi
140 150 160 170 180 190 200 210
1/11 3/11 6/11 9/11 2/11 3/12 6/12 8/12 1/12 2/13 5/13 8/13 1/13 2/14 5/14 7/14 0/14 1/15 4/15 7/15 0/15 1/16
2030 Vadeli Eurobond
■ Çin piyasalarındaki yüksek volatilite ile birlikte Suudi Arabistan-İran gerginliği ve Kuzey Kore kaynaklı haber akışı hisse piyasalarının yıla kötü bir başlangıç yapmasına neden oldu.
Yılın ilk işlem haftasında gelişmiş ülke hisse piyasalar endeksi %6, gelişmekte olan ülke hisse piyasaları endeksi ise %6.8 oranında geriledi. 2015 yılını %34’lük kayıp ile gelişmekte olan piyasalara göre %17’lik daha kötü performans ile tamamlayan Türk hisseleri ise yılın ilk işlem haftasında %4.2 değer kaybetse de, gelişmekte olan hisse piyasalarına göre %2.6 daha iyi performans sergiledi.
Global tarafta Çin ve jeopolitik riskler kaynaklı haber akışı yanında yeni haftada ABD’de bilanço açıklama dönemi geleneksel olarak hafta başında açıklanan Alcoa finansalları ile başlayacak. Perşembe günü JP Morgan ve Cuma günü Citigroup, Wells Fargo 2015 yılı son çeyrek mali tablolarını açıklayacak. Bu aşamada volatilite yaratan haber akışı içerisinde BİST100 endeksinde de 69,000-73,000 bandında yön arayışı ön planda. BİST tarafında gelişmekte olan piyasalara göre cazip değerlemelere karşın düşük yabancı ilgisi, jeopolitik risk ve global tarafta devam eden volatilite bu aşamada dezavantaj yaratıyor. ABD endeksleri ve MSCI GOP endeksinde ulaşılan aşırı satım seviyeler, hafta içerisinde tepki alımlarını gündeme getirebilir. BİST100 endeksinde yükselişlerin destek bulması açısından 73,000 direnci önem taşıyor. 69,000 bölgesi ise kritik destek bölge konumunda. Söz konusu destek bölge altında volatilitenin tekrar yükselmesi beklenebilir. Artan volatilite ile birlikte Avrupa bankacılık krizinde test edilen 7.7x F/K çarpanı (%5 düşüş riski) temel anlamda öne çıkabilir.
BIST 100 HİSSE SENEDİ
12 Ocak 2016
50.000 55.000 60.000 65.000 70.000 75.000 80.000 85.000 90.000 95.000 100.000
01/11 04/11 07/11 09/11 12/11 03/12 06/12 09/12 12/12 03/13 06/13 09/13 12/13 03/14 06/14 09/14 12/14 03/15 06/15 09/15 12/15
BIST 100
■ Aralık ayı içerisinde yatay bir seyir izlediğimiz altın fiyatları, yeni yılın ilk haftasında, riskli varlıklarda artan satış baskısı ile birlikte toparlanma momentumunu koruyor. Fiziki cephede ise altın iyi bir yılı geride bıraktı. Son işlem haftası hariç, yıl başından bu yana toplamda 2500tonun üzerine çıkan Çin fiziki talebi, altın piyasası için umut verici olsa da, borsa yatırım fonu varlıklarında hâlâ zayıf bir seyir izliyoruz. Altın fiyatlarındaki toparlanma eğiliminin korunmasını bekliyoruz.
■ Petrol fiyatlarında, arz baskısı ve küresel büyüme kaygıları ana konu olmaya devam ediyor.
2009 krizi seviyesinde $36 seviyesini gören petrol fiyatları geçtiğimiz hafta içerisinde $34’ın altını test etti. Suudi-İran gerilimiyle yükselen petrol fiyatlarında jeopolitik stresin de fiyatlardaki yükselişi destekleyemediğini görüyoruz. İran petrolleri yaptırımların kalkmasının ardından petrol piyasasına girmeye hazırlanırken, Çin’in büyüme hedeflerini tutturamayacağına ve küresel büyümenin yavaşlayacağına dair beklentilerin petrol piyasası üzerinde baskı kurduğunu söyleyebiliriz. Mevcut görünümü değiştirecek temel ya da politik bir argümana sahip değiliz.
ALTIN
PETROL
Altın ($/Ons)
Petrol ($/Varil)
1.000 1.200 1.400 1.600 1.800 2.000
01/11 04/11 07/11 10/11 01/12 04/12 07/12 10/12 01/13 04/13 07/13 10/13 01/14 04/14 07/14 10/14 01/15 04/15 07/15 10/15 01/16
Altın
30 50 70 90 110 130
01/11 04/11 07/11 10/11 01/12 04/12 07/12 10/12 01/13 04/13 07/13 10/13 01/14 04/14 07/14 10/14 01/15 04/15 07/15 10/15 01/16
Petrol
YASAL UYARI: Bu rapordaki veri ve grafikler güvenirliliğine inandığımız sağlam kaynaklardan derlenmiş olup, yapılan yorumlar sadece GARANTİ YATIRIM MENKUL KIYMETLER A.Ş.’nin görüşünü yansıtmaktadır. Türkiye Garanti Bankası A.Ş.’nin bu rapordaki veri ve içeriğe ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu bilgiler ışığında yapılan ve yapılacak olan ileriye dönük yatırımların sonuçlarından Şirketimiz ve Türkiye Garanti Bankası A.Ş. hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Ayrıca, Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'nin yazılı izni olmadıkça bu raporların içeriği kısmen ya da tamamen üçüncü kişilerce hiçbir şekil ve ortamda yayınlanamaz, iktisap edilemez, alıntı yapılamaz, kullanılamaz. Rapor gönderilen kişiye özel ve münhasırdır. İlave olarak, bu raporun gönderildiği ve yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda kullanıldığı ülkelerdeki yasal düzenlemelerden kaynaklı