2000’Lİ YILLARDA TÜRK DIŞ POLİTİKASININ EKONOMİ POLİTİK DİNAMİKLERİ

3. YENİ DÖNEM TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA EKONOMİ POLİTİK MEKANİZMALAR

3.3. ENERJİ

Türkiye’nin 2000’li yıllarla birlikte hem küresel hem de bölgesel işbirliğine ve istikrara katkı yapacak bir biçimde diplomatik ilişkilerini sürdürme kapasitesindeki göreli artış, enerji alanında da kendisini göstermektedir. Nitekim Türkiye, komşularla sıfır sorun, ritmik diplomasi ve proaktif barış diplomasisi gibi ilkeler üzerinden yeniden tanımladığı dış politikasının politik alandaki açılımlarının kalıcı nitelik kazanabilmesi için sürdürülebilir ekonomi politik gelişmelerle desteklenmesi gerektiğinin bilincinde olarak enerji konusuna ayrıca önem vermektedir. Bu bağlamda, Türkiye’nin bölgesel dengelerde etkili olmak için yürüttüğü politikaların en önemli parametrelerinden birini enerji başlığı oluşturmaktadır.

Tablo 9 – Türkiye’nin Enerji (*) Ticareti (2012-2014) (Milyar Dolar) 2012 2013 2014

İhracat 152,5 151,8 157,7

Enerji ihracatı 7,7 6,7 6,1

İthalat 236,5 251,7 242,2

Enerji ithalatı 60,1 55,9 54,9 Dış Ticaret Dengesi -84,1 -99,8 -84,5 Enerji Dışı Denge -31,7 -50,7 -35,7 Kaynak: Ekonomi Bakanlığı

(*) Enerji, GTİP 27. fasıla karşılık gelmektedir.

178

Enerji kaynaklarına güvenli ve sürekli ulaşabilmenin, uluslararası politikanın en önemli unsurlarından biri haline geldiği günümüz küresel dünyasında, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacı gerçeği karşısında Ortadoğu’nun enerji kaynaklarına sahip komşu havza olması, bölge ülkeleri ile geliştirilen ilişkiler ve üretilen dış politika noktasında enerjiyi belirleyici bir enstrüman kılmaktadır.432 Artan enerji ihtiyacının karşılanmasında önemli ölçüde ithalata bağımlı durumda olan (Bkz. Tablo 9) Türkiye’nin enerji alanındaki en öncelikli hedefi enerji arzı güvenliğini sağlamak ve kuvvetlendirmektir.433 Enerji arzı güvenliğini sağlamak ve güçlendirmek hedefi doğrultusunda geliştirilen çok boyutlu enerji stratejisinin başlıca unsurlarını, enerji tedarikinde kaynak ve güzergâh çeşitlendirilmesi ve transit ülke rolünün güçlendirilmesi oluşturmaktadır. Bu hedeflerin ardından gelen nihai hedef ise bir enerji merkezi olmaktır.

2000’li yıllarda büyüyen ekonomisinin enerji ihtiyaçlarının karşılanması giderek bir ulusal güvenlik meselesi haline gelen Türkiye, enerji güvenliğinin temel prensibi olan enerji tedarikinde kaynak ve güzergâh çeşitlendirilmesi amacıyla kendisine ekonomik kazanımlar sağlayacak işbirliği süreçlerine büyük önem vermektedir. Diğer bir deyişle, Tablo 9’dan da görüleceği üzere Türkiye’nin net enerji ithalatçısı olması ve her geçen yıl artmakta olan ihtiyacını makûl ve aynı zamanda güvenilir bir şekilde karşılamayı hedeflemesi, Türkiye’nin kendisine komşu olan Rusya İran, Irak gibi ülkelerle petrol ve doğalgaz ticareti konusunda mevcut önemli anlaşmaların yanı sıra enerji arz piyasasındaki ülkelerle daha çok işbirliği alanları açmaya yöneltmektedir.

Tablo 10 – Ülkelere Göre Türkiye’nin Petrol İthalatı (2014) Ülke

Miktar

(ton) Pay (%) 2014

Irak 5.482.987 16,84

İran 5.194.659 15,96

Rusya Fed. 4.063.311 12,48

Kaynak: EPDK Petrol Piyasası 2014 Yılı Sektör Raporu

432 Enerji güvenliği bağlamında Türk Dış Politikasının analizinde deneye dayalı bir araştırma ajandası oluşturulmasını öneren bir çalışma için bkz. Pınar İpek, “Enerji Güvenliğinin Ekonomi Politiği”, Dış Politika Teorileri Bağlamında Türk Dış Politikasının Analizi, C. I, (der.) Ertan Efegil-Rıdvan Kalaycı, Ankara, Nobel Yayıncılık, 2012, ss.225-249.

433 Brent Sasley, “Turkey’s Energy Policy In the Post-cold War Era”, Middle East Review of International Affairs, Vol. 2, No. 4, December 1998, p. 35.

179

Türkiye’nin enerji jeopolitiğinde petrol ve doğalgaz kaynaklarının temini açısından farklılık görülmektedir. Şöyle ki, Tablo 10’dan da izleneceği üzere, 2014 yılı petrol ithalinde (toplam ithalatın yarısına yakını) Irak (5,4 milyon ton), İran (5,1 milyon ton) ve Rusya (4,06 milyon ton) ile birbirine denk sayılabilecek üçlü bir yapı sözkonusudur. Bu durum kaynak ülkede sevkiyatta yaşanabilecek olası bir sıkıntıya karşı diğer kaynak ülke/ülkelerden hareket serbestliği sağlayan daha dengeli bir tedarik zinciri olduğunu göstermektedir. Öte yandan, ham petrol ithalatı açısından bakıldığında (bkz. Grafik 18), 2014 yılında Rusya ve Libya’dan yapılan ham petrol ithalatlarının önceki yıllara göre önemli ölçüde azaldığı ve toplam ham petrol ithalatı içerisinde Nijerya’nın payının oldukça yükseldiği görülmekte ve ham petrol temininde kaynak çeşitliliğinin önemli ölçüde arttığı gözlemlenmektedir.

Grafik 18 – Ülkelere Göre Türkiye’nin Ham Petrol İthalatı (2012-2013-2014)

Kaynak: EPDK Petrol Piyasası 2014 Yılı Sektör Raporu

Oysa Grafik 19’dan da izlenebileceği gibi yıllar itibariyle artan enerji ihtiyacı dolayısıyla giderek artış gösteren doğalgaz ithalatında ise, daha dengesiz bir yapı mevcuttur. Hem Grafik 20 hem 2005-2014 yılları arasında gerçekleşen doğalgaz ithalat miktarları kaynak ülke bazında gösteren Tablo 11, doğalgazda (yüzde 54,76 ile) Rusya’ya olan bağımlılığa açıkça işaret etmektedir.

3,7

7,6

2,8

0,4 1,4 2,1

6,0 5,3

2,8

0,5 1,5 1,5

5,5 5,2

2,0 1,7 1,5

0,6 0,0 1,0

2,0 3,0 4,0 5,0 6,0 7,0 8,0

Milyon Ton

2012 2013 2014

180

Grafik 19 - Türkiye’nin Doğalgaz İthalat Miktarları (2005-2014)

Kaynak: EPDK Doğalgaz Piyasası Sektörü Yıllık Raporlarından derlenmiştir.

Grafik 20 - Ülkeler Bazında Türkiye’nin Doğalgaz İthalatı (2014)

Kaynak: EPDK Doğal Gaz Piyasası 2014 Yılı Sektör Raporu

2015 yılı Kasım ayında Suriye sınırından Türkiye hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesi ile başlayan kriz, özellikle doğalgaz tedarikinde kaynak çeşitliliğinin Türkiye için hayati bir gereklilik olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu kriz Rusya’nın mevcut durumda Türkiye’nin enerji denklemi içindeki baskın konumunu (bkz. Grafik 20 ve Tablo 11) dengelemeye yönelik stratejik adımların atılmasını beraberinde getirebilir. Bu durumda diğer bölge ülkeleri ile doğalgaz konusunda kurulabilecek işbirliklerinin hız kazanabileceği öngörülebilir. Nitekim bunun ilk somut

26,6 30,2 35,5 37,4 35,9 38,0

43,9 45,9 45,3 49,3

0,0 10,0 20,0 30,0 40,0 50,0 60,0

2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014

Milyon cm3

Doğalgaz İthalatı

26.975

8.932

6.074

4.179

1.414 1.689 0

5.000 10.000 15.000 20.000 25.000 30.000

Milyon Sm3

181

işareti Katar ile verilmiştir. Türkiye krizden kısa bir süre sonra Katar’la gerçekleştirilen ilk YDSK Toplantısı ile eşzamanlı olarak sıvılaştırılmış doğalgazı (LNG) anlaşması imzalamıştır.434 Ayrıca Davutoğlu’nun 3-4 Aralık 2015 tarihli Azerbaycan ziyaretinde Azerbaycan’ın nakliye bedellerinin toplamında yüzde 40 indirim yapması gündeme gelmiştir.435 Buna ilaveten heyetler arası görüşmede, Azerbaycan tarafı Abşeron sahasındaki ilave doğalgazını ilerleyen dönemde Türkiye üzerinden sevk etmek istediklerini ifade etmişlerdir.436 Yine aynı görüşmelerde taraflar TANAP’ın planlandığı gibi 2018’de değil daha erken bir tarihte gerçekleşmesi için mutabakata varmışlardır.437

Tablo 11 - Ülkelere Göre Doğalgaz İthalat Miktarları (2005-2014) (milyon

Sm3 ) Rusya İran Azerbaycan Diğer (LNG) Toplam 2005 17.524 4.248 0 4.799 26.571 2006 19.316 5.594 0 5.311 30.221 2007 22.762 6.054 1.258 5.768 35.842 2008 23.159 4.113 4.580 5.498 37.350 2009 19.473 5.252 4.960 6.171 35.856 2010 17.576 7.765 4.521 8.174 38.036 2011 25.406 8.190 3.806 6.472 43.874 2012 26.491 8.215 3.354 7.862 45.922 2013 26.212 8.730 4.245 6.082 45.269 2014 26.975 8.932 6.074 7.281 49.262 Kaynak: EPDK Doğalgaz Piyasası 2014 Yılı Sektör Raporu

Yoğunlaşan bölgesel ekonomik işbirliğinin yanı sıra üç yakın havzanın (Ortadoğu ve Kuzey Afrika havzası, Güneydoğu Avrupa ve Karadeniz havzası ile Orta Asya ve Kafkasya havzası) birbirleriyle enerji koridorları vasıtasıyla eklemlenmesi Türk dış politikasının bir başka önceliği olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’nin ticari anlamda verimli ve güvenli projeler için transit ülke olma rolünün güçlendirilmesi

434 “Katar’la doğalgaz anlaşması”, Al Jazeera Turk, 2 Aralık 2015,

http://www.aljazeera.com.tr/haber/katarla-dogalgaz-anlasmasi , (04.12.2015); “Katar'la doğalgazda anlaşıldı”, CNN Türk, 2 Aralık 2015, http://www.cnnturk.com/ekonomi/turkiye/katarla-dogalgazda-anlasildi , (04.12.2015).

435 “Azerbaycan’dan Türkiye'ye yüzde 40 indirim”, Hürriyet, 7 Aralık 2015.

436 “Azeri gazı sinyali”, Milliyet, 3 Aralık 2015.

437 “SOCAR: TANAP’ta kaybedilecek zaman yok!”, Enerji Haber, 7 Aralık 2015, http://www.enerjihaber.com/socar-tanap-ta-kaybedilecek-zaman-yok/1124/ , 09.12.2016.

Belgede TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU İLE İLİŞKİLERİNİN EKONOMİ POLİTİK ANALİZİ (sayfa 195-200)