Gombrowicz’in Romanında
Başkahraman
TRANS-ATLANTİK
• Gombrowicz’in 1948 yılında yazmaya
başladığı, 1950 yılında tamamladığı Trans- Atlantik adlı eseri, sanatçının tamamen
Buenos Aires’te geçirdiği yılları içermektedir.
Eserde milliyetçilik, tutuculuk, savaş yanlılığı, devlet kurumlarının ve devlet adamlarının
çürümüşlüğü sert bir dille eleştirilmiştir. Bu eleştiri çoğu zaman sert tepkilere neden
olmuştur.
• Anlatıcı ve aynı zamanda romanın başkahramanı, yazarın kendisi Witold Gombrowicz'tir. Bu
bağlamda kitapta otobiyografik motiflerin fantastik parçalarla iç içe geçtiğini ve grotesk özellikler
taşıdığını ifade etmek gerekir. Yazar, Polonya edebiyatının bir buçuk yüzyıldan fazla uğraştığı önemli bir konu olan, Polonya göçmenliğinin karikatürize edilmiş bir görüntüsünü sunar.
• Ayrıca yurttaşlık kavramı üzerinde durur.
• Eserin anlatım stili Polonya soyluları arasında eski bir sözlü gelenek olan Gawęda’yı
anımsatır.
• Gawęda 17. yüzyılda ve 19. Yüzyılın ortalarında Polonya’da kullanılmış polisiye bir roman
türüdür. Soylu yaşantıları arasında geçen bu türe, yazar “size bir maceramı daha
anlatacağım” diyerek başlar. Buna benzer bir
giriş Trans-Atlantik’te yer almaktadır.
• Ferdydurke’de yer alan biçim motifinin Trans- Atlantik’te de devam ettiği görülür. En çok
bozmaya çalıştığı biçim türünün başında ise Polonyalılık gelir.
• Biçimleri parçalamak içinse groteskin
işlevlerinden faydalanır. Peki grotesk sanatı
nerden gelmekte ve ne işe yaramaktadır?
• Grotesk sözcüğünün kökeni, adı bilinmeyen bir kişinin, 1500’lü yıllarda Roma’da Nero’nun altın evinin kalıntılarını bulmasında aranabilir. Bu yer kazılıp, tavanları ve duvarları açığa çıkarılmıştır.
Bir dizi fresko ilk yüzyıldan beri ilk kez gün ışığına çıkarılmaktadır.
Romalı sanatçı Famulus’a atfedilen bu çalışmalar, insan bedeniyle bitki ve hayvanlarınkini, bir hayvanla başka bir hayvanınkini
fantastik biçimde yan yana getiren figürlerden oluşmaktadır.
Dönemin tarih yazarları, bu insan, bitki, hayvan parçalarının bir araya getirilerek temsil edilmesini tiksindirici ve ahlaksız bulurlar.
Belirtilen resimleri tanımlamak için “grotte” (İtalyancada
“mağaralar” ve bu sözcüğün uzanımıyla “kazılar” anlamına gelir) sözcüğünden “grottesco” sıfatı ve “le grottesca” ismi türemiştir.