• Sonuç bulunamadı

RINTILI KONULARI :

Belgede Neleri Öğrenmek İstiyorlar? (sayfa 92-97)

Yeter Derecede İlgi Uyandıran Konular

RINTILI KONULARI :

Genel konu ile ilgili 372 öğrencinin çeşitli sorunlara dağılan ilgi­

lerini, mümkün olduğu kadar kendi anlayışımızla yorumlamaksızın, onların kullandıkları terimlerle adlandırmaya çalıştık. Ayrıntılı ko­

nuları da 23 bendde topladık. Tabiatıyla bu fazla ayırım, birçok ko­

nuların daha geniş kaplamlı terimler altında daha yüksek ilgi yoğun­

laşmaları halinde ifadesine yer bırakmadı. Fakat bizim için, mühim olan, istatistikî toplamlardan ziyade, öğrencilerin gerçek ihtiyaçları idi. Bunun için, teferruatlı bir tasnif yaptık.

aa) Üniversitede duşa dönük kültürel faaliyetlerde bulunulma­

sa Açık oturumlar, konferanslar, münazaralar, bilgi yarış­

maları tertip edilmesi gereği.

Üniversite problemleri ile ilgili olan 377 öğrenciden 57 si bu ko­

nu üzerinde durmakta ve bu tip faaliyetlerin birçok hususlarda ken­

dileri için aydınlatıcı olduğunu ileri sürmektedirler.

Konuya verilen önem derecesi ile, ilgi sayısı arasında bir çıkıntı hariç, doğru orantı var sayılır :

Konuyu 1. derecede önemli görenler : 18 öğrenci.

» 2. » . » » : 12 »

» 3. » » » : 12 »

» 4. » » » : 5

» 5. » » » : 10 Cevap örnekleri :

«Konferansların bir siyasi ekole mensup olmayan kişiler tara­

fından verilmesi en büyük dileğimdir.»

«Bu konferansların, her türlü sjiyaset oyunlarından âzâde olma­

sa»

«Sapık kimselerin konferanslarda konuşturulmaması, ilim ve ir­

fan sahibi kimselerin konuşturulması«»

74

«Yeni bir talebe olmama rağmen, Fakültemizde tertiplenen açık oturumlar sayesinde bende yeni görüşler meydana gelmeye başladı.

Bu, yalnız bende olmadı, diğer arkadaşlarımda da aynı şeyleri gör­

düm. Bunun için, haftada bir defa açık oturum yapılması.»

«Türkiye hakkında seri konferanslar tertipleniyor. Ancak, Tür-kiyemin gerçek sorunlarına cevap verildiğine, değinildiğine kaani de­

ğilim. Derinlemesine, edebiyatsız konferanslar dinlemek istjiyorum.»

bb) Üniversite Reformu :

Genel konu ile ilgili 377 öğrenciden 55 i Universite Reformu hak­

kında bilgi istemektedir. Verilen önem dereceleri ile gösterilen ilgi sayısı arasında bir orantı görülmemektedir. Konunun en çok ilgi top­

ladığı önem derecesi beşinci derecedir! Gurubun ortak kanaati ise konuya üçüncü derecede önem vermektedir.

Yukarda belirttiğimiz gibi, anketin yapıldığı tarihden önceki iki ay, bu konunun, bazı olaylar dolayısıyla, basmda çok tartışıldığı bir devreyi temsü eder. Bundan başka, sorular, genellikle «Üniversite Reformu» klişesi ile yönetilmiştir, öğrencilerin ne murad ettikleri açık değildir, daha doğrusu, bu klişenin muhtevasının ne olduğunu bizden sormaktadırlar. Buna mukabil aşağıda göreceğimiz birçok özel konularda, öğrencilerin hangi hususlarda sıkıntıları olduğu da­

ha açık bir şekilde görülmektedir.

cc) Çahşma metodlannı öğretecek kurslar, kitaplar :

Genel konu ile ilgili 377 öğrenciden 49 unun ilgilendiği bu konu, bütün sınıflarda % 4 % 5 oranında öğrencinin sorduğu bir problem­

dir. Konunun bütün sınıflarda tekrarlanması, son sınıfa kadar sıkın­

tının devam ettiğine alâmet olduğu gibi, her sınıfta ancak pek cüzî bir öğrenci gurubunun dikkatini çektiğine de delildir. Konuya en çok üçüncü derecede önem verilmiştir.Bumınla beraber, öğrenme metod-ları ile ilgilenenlerin sayısı, Fakülte toplamında Lâiklikle, dinî konu­

larla, veya ahlâkî problemlerle ilgilenenlerden fazladır! Bu da konu­

ya belirli bir önemin verilmekte olduğuna alâmettir.

özellikle Fakülte birinci sınıfına bir öğrenim metodları dersi konmasında büyük fayda umulmaktadır.

dd) Fakülte yönetmenğinin öğrencilere açıklanması, Yabancı Fakültelerin yönetmelikleriyle karşılaştırılması :

41 öğrencinin ilgilendiği bu konu bilhassa birinci ve ikinci sınıf 75

öğrenrilerince istenmektedir ve bu sınıfta konunun önemi ile ilgi sayısı doğru orantılıdır. Fakültenin en müşkül, en tehlikeli sınıfı, güphesizki birinci sınıftır. Çevreye intibak, sahaya intibak, ve niha*

yet üniversite öğrenciliğinin hürriyetine intibak, Lise disiplinin­

den yeni çıkmış, çoğu* diğer illerin nisbeten geleneksel sosyal muhi­

tinden henüz ayrılmış öğrenciler için hakikaten zor olmaktadır. Bun­

dan başka, mevcudum pek yüksek rakkamlara baliğ olan bu sınıf öğ­

rencileri ile öğretim üye ve yardımcılarının daha yakından ilgilene-bilmeleri de tabiatıyla imkânsız olmaktadır.

Bu itibarla konunun bu sınıfta ve kısmen ikinci sınıf taciddiye­

tini, muhafaza etmesi i tabiidir. Hususiyle, yönetmeliğin yeni değiştiği bir sırada anket yapıldığı için, mevzu aynı zamanda aktüeldi.

ee) öğretim üyeleri ile öğrenciler arasında yakınlığı sağlıyacak sosylal münasebetler kurulması gereği.

31 öğrencinin ısrarla üzerinde durduğu bu husus, hiç şüphesiz, anketin istediği konu gösterme niteliğinde değildir. Ancak, bu mü­

nasebetlerin eksikliğine değinilmesi ve hususiyle yukarı sınıflara doğru bu ihtiyaGin daha fazla hissedilmiş olması, problemi «Anketle ilgisiz* konular arasında saymamıza mani olmuştur. Diğer taraf­

tan, Beşerî münasebetler açısından, konunun, sade pratik: bir talep olarak değil, bir sosyolojik mesele olarak da teorik bir anlam taşıdı­

ğına şüphe yoktur. Birçok memleketler, (ingiltere, Amerika gibi) Üniversite öğrencileri ile hocaları arasında daha şahsî, daha insanî ilişkiler kurulmasına, öğretim üyesinin öğrencinin formasyonuna da­

ha, yakınılan ilgi göstermesinin gereğine inanmış durumdadırlar. Biz­

de ise, çok defa, öğrenci, bir ad ve bir kayıt numarası olarak karşımıza çıkmaktadır. Şahsen tanıyabüdiklerimiz o kada~ istisnaîdir ki., öğ­

renci, ile ancak fonksiyonel bir ilişki onun kişiliğini geliştirmesine yardımcı olamamakta ve onu ya kendi şahsî sorunlarıyla başbaşa bırakmakta ya da kendisine hocalarından gayrı önderler aramaya*

sevketmekledir.

ff) Diğer konular :

Yukarda saydıklarımızın dışında üzerlerinde az da olsa gene bir ilgi yoğunluğu kaydedilen konular şunlardır :

«Öğrencilerdeki başarısızlığın sebepleri nelerdir?» Özellikle bi­

rinci sınıftakilerin (19 öğrenci) ; Üniversite gençliğinin eğitimini' sağ­

layıcı vasıtalar nelerdir?» (16 öğrenci) ; «ŞubaŞt hakkuıjıh kıabul edil-76»

memesinin gerekçesi nedir?» (15 öğrenci); «Üniversite oğrencileri-nin siyasî cereyanlara karşı tutumları ne olmalıdır.» «Aşırı cereyan­

lardan nasıl korunmalıdır?» (14 öğrenci). «Dens kitabı müşkülâtı natjd halledilmelidir, eski baskılı kitablarda nasıl vazgeçilmelidir.»

«Yabancı dilde öğretim yapan Orta Doğu Üniversitesinin bu duru-»

munun fayda ve mahzurları nelerdir?» (12 öğrenci), «Yurtlar ve sos­

yal yardım meseleleri». (12 öğrenci), «Genellikle Üniversite sorunla-rı». (11 öğrenci), «öğrenci derneklerinin Fakülteler içindeki fonksı yonlan ve yetilerinin sınırları hakkında konuşmalar». (9 öğrenci),

«Üniversiteye giriş usullerinin revizyonu ve bilhassa açıkta kalan öğrenci adayları ile Üniversitelerin ilgilenmeleri gereği» (9 öğrenci,.

«Yabancı Üniversitelerden veya Türfeiyedeki diğer Üniversitelerden Öğretim üyesi davet edilmesi»- (6 öğrenci), «Milletler-arası öğrenci mü­

badelesi,» «Çalışma Kapmları ve milletlerarası öğrenci teşekkülleri hakkında açıklamalar yapılması» (5 öğrenci), «Boş zamanları^ de-ğerlendisrilnnesi» (4 öğrenci), «Beş ydhk Planda Üniversite problemi».

(4 öğrenci), «Haftahk Fakülte Bülteni çıkarılarak öğrencilerin mes­

lek olaylarından haberdar edilmesi gereği». (2 öğrenci), «Hukuk Fa-kültesinin; kuruluş tarihi hakkında konuşma yapılmaslı» (2 öğrenci),

«İstanbul üniversitesindeki olaylar hakkında açıklama yapılması».

(2 öğrenci).

3 — SINIFLAR AKASI MUKAYESE :

Üniversite problemleri yalnız Birinci sınıfta «Oldukça şiddetli ilgi» uyandıran konular arasında yeralmıştır. Diğer sınıflarda bu ilgi, «Yeterli» ilgi derecesine düşmüştür. Fakat Hukuk Fakültesinde bundan daha aşağı ilgi derecesine kaydığı vaki değildir.

Bundan başka, Üniversite ve öğrencilik sorunlarıyla ilgilenen­

lerin her sınıfta teşkil ettikleri çevre, birinci sınıftan son sınıfa doğ­

ru devamlı şekilde küçülmektedir, öğrencilik statüsünden kurtulma zamanı yaklaştıkça bununla ilgili sorunlara karşı alâka azalmakta­

dır ki bu da beklenen bir sonuçtur : Sınıf I : % 39.97

Sınıf : II % 36.36 Sınıf : III % 26.53 Sınıf : IV .% 24.39

Bundan başka, ilgi çevreleri içinde konuyu birinci derecede önemli bulanların çoğunlukta olduğu sınıf da gene;birinci sınıftır.

••77

ikinci sınıfta konu en fazla ilgiyi besince derecede, Üçüncü ve dör­

düncü sınıflarda ise üçüncü derecede toplamıştır.

Aynı şekilde, birçok konular sade Birinci Sınıf öğrencileri tara­

fından sorulmuştur : «Beş yıllık plânda Üniversite meselesi,» «Şu­

bat hakkı meselesi». «Başarısızlık sebepleri,» «Üniversite gençliğinin eğitimi yolları,» «Yabancı Üniversitelerden müsafir profesör celbi,»

(Bu son üç konuya Son sınıftan da birer kişi katılmıştır), «Milletler­

arası öğrenci mübadelesi ve Çalışma Kamplan konusu,» «Öğrenci dernekleri meselesi,» «Radyoda Üniversite saati yapılması», v.s, gibi konularla yalnız bu sınıf ilgilenmiştir.

Diğer taraftan son sınıf 23 ayrıntılı konu içinde yalnız dördü ile ilgilenmiştir : «Üniversite Reformu,» «Öğrenme metodları,» «Öğre­

tim üyeleri ile sosyal münasebetler» ve «Dışa dönük kültürel ve bi­

limsel faaliyetler gereği.» Bunun dışındaki beş 1-onu da ya bir ya iki ilgi toplamış diğer 14 ayrıntılı konu tamamen ilgi-dışı kalmıştır.

Bütün bunlardan çıkan netice, tabiî bir ilgi azalışıdır. Ancak, en dikkati çeken konu, son sınıfa gelindiği halde çalışma metodları-nın hâlâ merak konusu oluşudur! Kanaatimizce, bu, memleketimizde alışkın olduğumuz eğitim tarzının bilgi kazanma usulleriyle pek ilgi-lenmeksizin daima bilgi yükleme üzerinde ısrar etmesinin sonucudur.

Üniversite sorunları hakkında ayrı bir anket yapsa idik, mu­

hakkak ki daha teferruatlı, daha ilginç birçok meselelerle karşılaşa­

caktık. Konuya ancak yeter derecede önem verilmesi, öyle sanıyo-ruzki, öğrencilerin memleketin tümünü ilgilendiren siyasî ve iktisadî nitelikteki ortak konulara daha büyük bir önem vermelerinden ve daha fazla ilgi göstermelerindendir. Bununla beraber, öğrenciler ken­

di problemlerini de ele almasını bilmişlerdir- Öğrencilerin sade­

ce, kendilerine uzak sorunlarla ilgilendikleri iddiası Dir ön yargıdan başka bir şey değildir. Değişen, ilginin çapı ve derecesinden ibarettir.

Esasen, memleketin tümünü ilgilendiren bir sorun ile yalnız öğ­

renci zümresini ilgilendiren bir sorunu aynı önemde, hattâ aksi oran­

da önemli görme, gurup hodgâmlığının ve dar görüşlülüğünün bir alâmeti olurdu. Diğer taraftan kendi problemlerini unutacak kadar dış olgu ve olayların seyrine kendini kaptırmak gibi ilkel bir duygu­

suzluğu ve bilinçsizliği de müşahede etmedik. Kanaatımızca, bu ilgi­

lenme dozu normal sayılmalıdır.

78

4 —. FAKÜLTELER ARASI MUKAYESE :

Hacettepe T. S. Fakültesinde Üniversite konusu ancak «zayıf»

ilgi uyandıran konular arasındadır. Gerçekten ankete katılan, 125 öğrenciden yalnız 21 i bu konuya ilgi göstermiştir ki bu % 16.8 dir.

Hukuk Birincisi sınıfında ise ilgi duyan öğrencilerin sayısı 251 olup Sınıfın bütününe oranı % 39.9 dur. Evvelce işaret ettiğimiz gibi, an­

kete katılanların sayılarındaki fark da nazara alınınca Hacettepe-deki ilgi, cidden azdır. Bundan başka, 23 ayrıntılı konudan 15 ine karşı hiç ilgi yoktur. 6 iç konuya bir veya iki ilgi çıkmıştır. Ancak iki konudur ki 4-8 ilgiyi biraraya toplayabilmiştir : Bunlardan biri

«Genel olarak Üniversite meseleleri» dir ki dört ilgi toplamıştır, di-ğeride Üniversiteye giriş usulünün ıslahı ile ilgili olup sekiz ilgiyi toplamıştır.

Hacettepe T. S. Fakültesindeki bu durum, Fakültenin yeni ku­

rulmuş olması, öğrenci sayısının değişik bölümlere de dağılmak su­

retiyle hayli az oluşu, Hukuk gibi bir sosyal bilim fakültesi olup pek çok sayıda öğrencinin ihtiyaçlarını, yer, öğretim üyesi, ve sosyal iliş­

kiler açısından yeteri kadar ve yeteri gibi karşılama imkânlarından zarurî olarak mahrum bulunmayışı, ve nihayet bizzat ihtisas sahası­

nın, öğrencileri, belirli müesseselerin organizasyon şekilleri, ıslah problemleri, v.s. gibi konularla ilgilenmeye teşvik edecek bir nitelik­

te olmayışı ile izah edilebilir.

Bundan başka yeni bir kuruluş tipi arzeden Hacettepe T. S. Fa­

kültesinin Üniversitenin kronikleşmiş dertlerinden kurtulacağı kanı­

sı öğrenci arasında yaygındır. Yeni bir tecrübenin optimizmi talebe­

ye hakim olmuş olabilir.

Ancak şu kadarını söylemeliyiz ki, anket, Fakültenin tamamına teşmil edilmemiştir. Böyle olsaydı, sonucu daha iyi değerlendirme­

miz kaabil olacaktı.

5 — KIZ VE ERKEK ÖĞRENCİLERİN HAKİM OLDUĞU

Belgede Neleri Öğrenmek İstiyorlar? (sayfa 92-97)