Ekonomi Bülteni
13 Haziran 2011, Sayı: 21
Yurtdışı Gelişmeler
Yurtiçi Gelişmeler
Finansal Göstergeler
Haftalık Görünüm
Bankacılık Sektörüne İlişkin Son Gelişmeler
Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel
Ercan Ergüzel Berke Gümüş Doğukan Ulusoy
Yurtdışı Gelişmeler
DenizBank Ekonomi Bülteni
13 Haziran 2011
Fitch ABD’nin notunu düşürebileceğini açıkladı. Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch, ABD’nin kamu ödemeleri 15 Ağustos tarihinde vadesi dolan ödenmeleri engelleyecek biçimde herhangi bir aksama olursa ülkenin risksiz yatırım olarak kabul edilen hazine tahvillerinin derecesini geçici olarak “junk” (çöp tahvil) kategorisine düşürebi- leceğini açıkladı.
ECB’den Temmuz toplantısında faiz artırımı bekleniyor. ECB, Haziran ayında politika faizini piyasa beklentilerine paralel %1.25’de tuttu. Faiz kararının ardından ECB Başkanı Trichet’nin yaptığı basın toplantısında enflasyonist baskı- lar karşısında kullandığı “teyakkuzda olmalıyız” ifadesiyle Temmuz ayında faiz artırımına gidilmesi bekleniyor. Öte yandan 2011 büyüme tahminini Mart’taki %1.3-2.1 aralığından %1.5-2.3 aralığına çıkardı.
İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini korudu, tahvil alım programını değiştirmedi. BoE Haziran ayı için politika faizini piyasa beklentisine paralel %0.5'de tuttu, 200 milyar £'luk tahvil alım programında da değişiklik yapmadı.
İngiltere'de gösterge faiz 2009'un Mart ayından bu yana %0.5 düzeyinde tutuluyor. Piyasalar 2012 Mayıs ayından ön- ce BoE'nin faiz artırmasına ihtimal vermiyor, zira enflasyon %4.5 seviyesine çıkmasına rağmen imalat ve hizmet PMI'ları ekonomik düzelmenin yavaşladığını gösteriyor..
Polonya ve Brezilya’dan faiz artışı. Polonya ve Brezilya Merkez Bankaları artan enflasyon baskısına paralel politika faiz oranlarını 25’er baz puan artırarak sırasıyla %4.5 ve %12.25’e yükselttiler.
Endonezya Merkez Bankası politika faizini %6.75’de tuttu. Endonezya Merkez Bankası dördüncü ayda da politika faizini değiştirmeyerek beklendiği gibi %6.75’de tuttu. Enflasyon baskılarının azaldığını belirten banka bu baskının 2012’de yeniden artmasını bekliyor.
Suudi Arabistan Haziran’da petrol üretimini günlük 200K-300K varil artıracak. Yapılan OPEC toplantısında Suu- di Arabistan ve diğer petrol ihraç eden ülkeler Viyana’da petrol arzına ilişkin politikalarını ele alacaklar. Küresel petrol arz sisteminde ortaya çıkan boşluğu kapatacak
düzeyde yedek kapasiteye sahip olan tek büyük petrol üreticisi olan Suudi Arabistan, OPEC’in üre- tim hedeflerini artırması halinde zaten artışın büyük bölümünü kendisi karşılayacak. Gelişmelere para- lel petrol fiyatları 114$’ın altına düştü.
Portekiz seçimlerinin galibi merkez sağ eğilimli Sosyal Demokratlar oldu. Portekiz’de yapılan genel seçimlerde merkez sağ eğilimi Sosyal De- mokrat Parti kazandığı farklı zaferle ülkede sıkı tasarruf önlemleri gerektiren bir paketi kabul eden Sosyalist iktidarı yendi.
Japonya Ekonomisi 1. Çeyrekte %3.7 küçüldü, yılın ikinci yarısında toparlanma bekleniyor. 11 Mart’taki deprem ve tsunaminin ardından sermaye harcamaları ve fabrika üretimi düşüş kaydeden Japonya’da ekonomi yıllık bazda ilk çeyrekte piyasa beklentisi olan %3’ün üzerinde %3.7 küçüldü. Denizaşırı ekonomilerdeki yavaşlama işaretleri risk oluştursa da piyasalar duraklamanın kısa süreli olacağına inanıyor ve üçüncü çeyrekten itibaren V şeklinde bir topar- lanma öngörülüyor. Öte yandan uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Japonya’da başbakanın yakın zamanda değişmesi olasılığının güçlenmesinin ülkenin kredi notu açısından olumsuz olduğunu açıkladı. Hatırlanacağı üzere Moody’s geçen ayın sonunda Japonya’nın kredi notunu olası bir indirim için izlemeye almıştı.
0 200 400 600 800 1000 1200 1400
Aralık 08 Aralık 09 Aralık 10
PIIGS CDS'leri ve Ratingler (5 Yıl; Fitch, LT FX)
TR, BB+ Ita, AA- Por, BBB- Spa, AA+
Yun, B+ Ire., BBB+
Yurtiçi Gelişmeler
DenizBank Ekonomi Bülteni
13 Haziran 2011
Nisan Sanayi Üretiminde Ekonomik Aktivitenin Yavaşlamaya Başladığını Gösteriyor
Sanayi üretim endeksi beklentilerin biraz altında Nisan’da geçen senenin aynı ayına göre %8.28 yükseldi. 12 aylık artış böylece
%11.8’e geriledi.
Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endeks Şubat ve Mart’taki %1.8 ve %0.5’lik düşüşlerin ardından Nisan’da da %0.6 geriledi. Diğer taraftan seviye olarak krizden önceki seviyelerinin üzerinde seyretmeye devam ediyor.
İlk 4 aylık performansı açısından Makine, Petrol&Kömür ve Taşıt sektörleri %13’lük ortalamanın oldukça üzerinde büyümeye de- vam ederken, giyim, gıda ve tekstil ortalamanın altında kaldılar.
Son aylardaki trendinin aksine Şubat, Mart ve Nisan’daki sanayi üretiminin frene basmış görüntüsü Merkez Bankası’nın ekono- miyi soğutucu müdahalelerin işe yaramaya başladığının ilk sin- yallerinden biri olabilir.
Daha öncü bir gösterge olan kapasite kullanım oranının (mevsimsellikten arındırılmış) Mayıs’ta %75.8’den %74.8’e geri- lemesi bu beklentimizi güçlendiriyor.
Mayıs’taki Yüksek Enflasyon Beklentileri Limitli Oranda Bozabildi
Merkez Bankası’nın (MB) Beklenti Anketi 8 Haziran tarihinde yayınlandı. Bir önceki hafta açıklanan yüksek enflasyon verisinin beklentilere nasıl yansıyacağı önemli bir merak konusuydu.
Mayıs aynın ikinci dönem anketinde %6.99 olan yıl sonuna iliş- kin enflasyon beklentisi, bundan 15 gün sonra yapılan Haziran ayının ilk dönem anketinde %7.54’e sıçradı. 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisindeki artış ise daha limitli oldu ve % 6.88’den %6.93’e çıktı.
MB’nin politika faiz oranına ilişkin yaklaşık olarak önümüzdeki 3 ayda 25 baz puanlık; 6 ayda 75 baz puanlık ve 12 ayda ise 125 baz puanlık artışlar bekleniyor. Yeni enflasyon datasından sonra 6 ay sonrasına ilişkin faiz oranı beklentisinin 15 gün önceye kı- yasla 18 baz puan artmış olduğunu görüyoruz.
Özetle, bu anket sonucu bize, piyasa oyuncularının da büyük
oranda MB’ye paralel Mayıs’ta yüksek gelen enflasyonun daha çok bir defalık mevsimsel artışlardan kaynakladığını düşündüklerini gösteriyor.
6.93%
7.17%
0%
4%
8%
12%
2007 2008 2009 2010 2011
Tüfe ve Tüfe Beklentileri (12 ay sonrası)
MB Beklenti Anketi 90
100 110 120 130
Ocak 08 Ocak 09 Ocak 10 Ocak 11
Sanayi Üretim Endeksi
(Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış)
-0.6%
8.28%
-25%
-15%
-5%
5%
15%
25%
2007 2008 2009 2010 2011
11.8%
Yıllık Aylık
Sanayi Üretim Endeksi
Finansal Göstergeler DenizBank Ekonomi Bülteni
13 Haziran 2011
Haft a lı k v e A ylı k G e tiri P a ra P iy a s a la rı H. S e nedi P iy a s a la rı
MSCI TR ($ bazında hisse senedi endeksi) seçim öncesi hafta yükselse de aylık bazda %4.5 aşağıda.
Euro libor faizi (3 Ay) Trichet’nin faiz artışı sinyali üzerine %1.38’den %1.41’e çıktı.
Birkaç istisna dışında hisse senedi endeksleri haftalık bazda geriledi...
Finansal Göstergeler DenizBank Ekonomi Bülteni
13 Haziran 2011
Tahv il P iy a s a la rı
Gösterge tahvil getirisi %9’un biraz altında yatay seyrine devam ediyor.
Dö viz P iy a s a la rı E mtia P iy a s a la rı
ABD Dolar’ı haftalık bazda JPY dışındaki tüm para birimlerine karşı değer kazandı.
Emtia Endeksleri toparlamaya devam ediyor.
Not: Tüm veriler rapor tarihinde saat 12:00 itibarı ile güncellenmiştir.
8.88
5 10 15 20 25
Eylül 08 Haziran 09 Mart 10 Aralık 10
Politika Faizi (Bileşik) Benchmark Tahvil Faizi (Bileşik)
O/N Karşılığı: 6.45%
Politika Faizi ve Gösterge Tahvil Getirisi
0 100 200 300 400 500 600 700 800
Aralık 08 Aralık 09 Aralık 10
GOÜ CDS'leri ve Ratingler (5 Yıl; Fitch, LT FX)
TR, BB+ Hun, BBB-
Rus, BBB Bra, BBB
1.5 2.2 1.1
2.1 -0.6
0.2 1.3
2.2 2.0
3.9
-2 2
Top. Endeks Enerji Değ. Maden Tem. Maden Tarım
Emtia Endekslerinde Değişim (%)
1 Aylık Değ (%) 5 Günlük Değ (%)
-1.1 -0.7
0.3 -0.1 -0.2 -0.7 -1.3
-0.5 -0.2 -1.1
-0.5
0.4 -0.3
0.9 -1.0
0.1 -0.3
0.0 0.2
1.0 -2.1
2.0
-2 0 2
EURO GBP JPY TRY KRW ZAR HUF PLN CZK MXN BRL
1 Aylık Değ (%) 5 Günlük Değ (%) USD'ye Karşı Değişim (%, Pozitif Değerler= $'a karşı değerleniyor)
Haftalık Görünüm
DenizBank Ekonomi Bülteni
13 Haziran 2011
Bankacılık Sektörüne İlişkin Son Gelişmeler
Geçen haftaki raporumuzdan hatırlanacağı üzere seçimden sonra cari açığın azaltılmasına ilişkin alınacak önlemlerin neler olabileceği incelemiş, bankacılık sektörünün gidişatına ilişkin verilerin bundan sonra –tıpkı daha önce olduğu gibi- alınacak kararlarda önemli bir rol teşkil edeceğini söylemiştik. Haziran ayının ilk haftasını geride bıraktığımız şu günler- de, bankacılık sektörüne ilişkin BDDK ve TCMB’den derlediğimiz verilerle aşağıda sektörün ana kalemler bazında hem bilanço hem de gelir tablosu olarak nasıl bir performans gösterdiğini inceliyoruz.
1- Kredilerden yavaşlama sinyalleri geliyor: Mayıs sonu itibarı ile yıllıklandırılmış (= ilk 5 aylık performans yılın geri kalan kıs- mında da devam eder varsayımı ile çıkan değer) kredi artış hızı- nın (bankacılık sektörü kredileri hariç tutulan rakamlar üzerinden)
% 34 olduğunu gösteriyor. Otoritelerin arzu ettiği gayri resmi he- defin %20-25 aralığı olduğu hesaba katıldığında artış hızının halen istenilen seviyelerin üzerinde olduğu anlaşılıyor. Krediler- deki artış özellikle kar marjlarının yüksek olduğu kredi alt grupla- rında bu artış oranı daha güçlü. Örneğin kobi kredilerinde yıllık- landırılmış artış oranı %25 iken, faiz marjlarının en yüksek oldu- ğu mikro kobi segmentinde bu oran %45. Benzer şekilde kar marjlarının görece olarak daha yüksek olduğu bireysel kredilerde (kredi kartı hariç) yıllıklandırılmış artış oranı %40. Diğer taraftan yandaki yıllık (bir önceki yılın aynı ayına göre değişim) grafiğin- den görülebileceği üzere son dönemde artış oranı yatay seyre
girdi. Merkez Bankası (MB) son dönem açıklamalarında bu ve buna benzer bazı göstergeler üzerinden kredilerdeki artış hızının yavaşlama eğiliminde olduğunu doğruluyor. Hem son yapılan yüklü munzam artışının 1 Nisan’dan sonra etkili olmaya başladığı; hem de alınan önlemlere bankaların zaman içinde adapte olacakları düşünülürse ilerleyen aylarda bu yavaşlama eğiliminin daha belirginleşmesi beklenebilir.
2- Mevduatların artış hızı oldukça yavaş: Yandaki grafikte gö- rülebileceği üzere nominal mevduat faizleri ile 1 yıl sonrasında ilişkin enflasyon beklentisi arasındaki fark bize reel mevduat geti- risini veriyor. Buna göre 2009 başında %9.3 olan reel mevduat getirisi hızla gerileyerek Ağustos 2010’da %2 seviyesinin altına geriledi ve o tarihten itibaren yatay seyrini sürdürüyor. Hem reel hem de nominal mevduat faizlerinin bu kadar gerilediği bir ortam- da mevduattaki artış hızı da istenilen seviyelerin uzağında kalı- yor. Buna paralel bankaların 2010 yılından itibaren alternatif kay- nak yaratma çabalarının arttığını izliyoruz. Bunlar arasında, yurt- dışı fonlamalara ağırlık verilmesi, tahvil çıkarılması, repo fonlama hacminin artması ve kamu tahvili portföyünün bir kısmının satıl- masından elde edilen likidite öne çıkıyor. Likidite açısından takip ettiğimiz bir diğer önemli gösterge olan sektörün MB’de tuttuğu mevduatı (munzam) - API değeri de hızla geriliyor. 17 Mayıs’ta 22 milyar TL olan değer 3 Haziran’da 11 milyar TL’ye indi. Sade- ce fonlama değil likidite açısından da sektörün önündeki bu re- sim önümüzdeki dönemlerde kredi artış hızını yavaşlatacak bir diğer gelişme olarak görülmekte.
3- Mevduattaki Maliyet Artışları Kredi Faizlerine Yansımaya başladı: 18 Mart sonrasında mortgage kredi faizleri 101; ticari kredi faizleri ise 68 baz puan yükseldi. Diğer bir ifade ile MB’nin aslında bu politikalara başladığı zamanki amacı –biraz geç de
-10%
0%
10%
20%
30%
40%
50%
Aralık 08 Aralık 09 Aralık 10
Tüketici Kredileri Toplam Krediler
Krediler Yıllık Artış (%)
6%
8%
10%
12%
14%
16%
18%
Ocak 09 Ocak 10 Ocak 11
Mevduat Faizi Enflasyon Beklentisi
Reel Mevduat Faizi
(Son Veri: Nisan)%1.7
10.40
9.42
8 9 10 11
konut ticari
Kredi Faiz Oranları (%)
Munzam Arttırımı Başlangıcı
Haftalık Görünüm
DenizBank Ekonomi Bülteni
13 Haziran 2011
Ama burada bir dip not olarak vurgulamak gerekir ki kredi talebinde ödenebilirlik faiz maliyetinden daha belirgin bir rol oynuyor. Ödenebilirlik ise son yıllarda kredi vadelerinin uzamasına paralel ciddi anlamda artmaya başladı. Mortgage kre- dilerinin vadesinde son yıllarda gördüğümüz uzama seyri buna güzel bir örnek.
4- Düzenlemeler Sektörün Karlılığını Olumsuz Etkilemeye Devam Ediyor: Kredi faizlerinin artmaya başlaması ile kredi – faiz arasındaki spread yandaki grafikte görülebileceği üzere
yavaş yavaş açılmaya başladı, fakat geçen seneyle karşılaştırıldı- ğında halen oldukça düşük. Buna paralel geçen yıl Nisan ayında % 5.2 olan sektörün net faiz marjı bu sene aynı dönemde %3.7’ye geri- ledi. (Net faiz marjındaki gerileme sadece kredi mevduat marjının daralmasından değil, aynı zamanda tahvil getirilerinin gerilemesin- den de kaynaklanıyor) Net faiz gelirlerindeki bu azalmayla beraber karlılık Nisan 2011’de bir önceki yılın aynı ayına göre aylık bazda % 36; ilk 4 ay kümülatif bazda ise %19 geriledi. Net faiz marjı dışında kalan diğer unsurlarla karlılık desteklenmeye devam ediyor. Bunlar arasında maliyetlerin kontrol altında tutulması, verimlilik artışları, güçlü ücret ve komisyon gelirleri ve sorunlu kredi provizyonlarının geçen yıllara oranla azalması etkili
oluyor. İlk 3 faktör yılın kalan kısmında da sektörün karlılığına pozitif katkı yapmaya devam ederken, sorunlu kredi provizyonlarından gelen katkının biraz yavaşladığına dikkat çekmek istiyoruz. Özellikle Mayıs’tan sonra yüksek baz etkisinin de ortadan kalk- ması ile birlikte bahsettiğimiz bu etki kendini daha fazla hissettirecektir.
Özet ve Sonuç:
● Bankaların mevduat maliyetini arttırarak bunun kredi faizlerine yansımasını bekleyen MB’nin yeni politika yaklaşımı özellikle Nisan’dan sonra etkisini göstermeye başladı ve kredi faizleri 70-100 baz puan arasında yükseldi.
● Kredi artış hızı yavaşlamaya başladı fakat henüz hedeflenen seviyelere gerilemedi.
● Hem kredi faiz oranlarının yükselmesi hem de kaynak ve likidite tarafındaki problemler kredi artış hızındaki yavaşla- manın önümüzdeki dönemlerde daha da belirginleşeceğini gösteriyor. (Tabi bunun cari açıktaki artışı hangi oranda fren- leyeceği önemli bir soru işareti)
● Bu yapı altında munzam artışına devam edilmesi bankacılık sektörünün karlılığına ve dolayısı ile sağlam duruşuna zarar verme riski taşıyor. İlk 4 aylık karlılık sonuçları bunun sinyalini net bir şekilde veriyor.
7%
11%
15%
19%
Ocak 09 Temmuz 09 Ocak 10 Temmuz 10 Ocak 11
Kredi ve Mevduat Faiz Oranı
Kredi Faiz Oranı
Mevduat Faiz Oranı
%1.9
(%) (TL mn) (%) (TL mn)
Kredilerden Alınan Faizler 14% 509 10% 1561
Menkul Değerlerden Alınan Faizler -10% -233 -15% -1423
Mevduata Verilen Faizler 12% 300 12% 1170
Net Faiz Geliri -11% -359 -13% -1817
Takipteki Alacaklar Özel Provizyonu -40% -183 -32% -629
Kredilerden Alınan Ücret ve Komisyonlar 12% 30 8% 83
Bankacılık Hizmet Gelirleri 16% 146 16% 551
Personel Giderleri 15% 156 12% 452
Verilen Hizmet ve Komisyonlar 21% 37 16% 103
Sermaye Piyasası+FX Gelirleri -289% -422 -9% -41
Dönem Net Karı -36% -825 -19% -1658
YoY Değ. (Aylık Bazda) YoY Değ. (YtD)