• Sonuç bulunamadı

Ekonomi Bülteni. 28 Şubat 2011, Sayı: 8. Yurtdışı Gelişmeler. Yurtiçi Gelişmeler. Finansal Göstergeler. Haftalık Görünüm. Makro Ekonomi ve Strateji

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Ekonomi Bülteni. 28 Şubat 2011, Sayı: 8. Yurtdışı Gelişmeler. Yurtiçi Gelişmeler. Finansal Göstergeler. Haftalık Görünüm. Makro Ekonomi ve Strateji"

Copied!
10
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011, Sayı: 8

Yurtdışı Gelişmeler

Yurtiçi Gelişmeler

Finansal Göstergeler

Haftalık Görünüm

Altın Fiyatları Son 2 Sene Neden Yükseldi?

Petrol Artarsa Altın da Artar

Makro Ekonomi ve Strateji

Uzun Vadeli Düşünebilenlerin Zamanı Olumlu Bakış Açısı

Türkiye'ye Etkisi Özet ve Sonuç Ekonomik Araştırma ve Strateji

Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel

Ömer Seyfeddin Şener Berke Gümüş

(2)

Yurtdışı Gelişmeler

DenizBank Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011

* Ortadoğu’daki siyasi karmaşa piyasaları karıştırdı. Tunus’ta başlayan ve son olarak Libya’ya sıçrayan isyan hare- ketleri, petrol fiyatlarını son 2.5 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Yükselen petrol fiyatları, çift dipli durgunluk ihtimalini yeniden gündeme getirdi.

Yaşanan çalkantılar sonucunda S&P, Bahreyn’in A olan uzun vadeli kredi notunu bir basamak indirerek “A-“’ye düşürdü ve negatif izlemeye aldı. Fitch de Libya’nın notunu BBB’ye düşürdü, negatif izlemeye aldı. Moody’s ise Bahreyn’in not- larını olası bir indirim için izlemeye aldı.

Ortadoğu ve Libya’daki olaylarla oluşan belirsizlik ve yükselen petrol fiyatları sonrası OPEC’in (Petrol İhraç Eden Ülke- ler Örgütü) üretimi arttırmak için olağanüstü toplantı yapabileceği belirtiliyor.

* Dünyanın önde gelen 20 ekonomisinin (G-20) maliye bakanları, 18-19 Şubat’ta Paris'te toplandılar. Toplantının konusu küresel ekonomik dengesizliklerdi. Küresel dengesizliklerin belirlenmesi konusunda maliye bakanları anlaşma- ya vardılar. Toplantının ana tartışma konularından biri son yıllarda olduğu gibi bir kez daha Çin’in kur politikası oldu.

* ABD’de istihdamdaki toparlanma ağır aksak ilerliyor. ABD’de İşsizlik Maaşı Başvuruları, 19 Şubat itibariyle piyasa beklentisi olan 400K’nın altında 391K olarak açıklandı. Bir olumsuz haber de konut sektöründen geldi. ABD’de yeni ko- nut satışları Ocak ayında piyasa beklentisi olan 310K (bin)’in altında 284K (bin) olarak açıklandı.

* İspanya Hükümeti’nden bankalara kamu- laştırma uyarısı. İspanya hükümeti, bankaları Eylül ayına kadar sermayelerini güçlendirmek zorunda bırakan yeni kanuni yükümlülükleri onayladı.

* İsrail Merkez Bankası faiz arttırdı. İsrail Merkez Bankası, gösterge faizi 25 baz puan artırarak %2.5’e yükseltti.

* Borçlanmaya devam, fakat faizler yükseli- yor. İspanya’nın 3 ve 6 aylık bono ihracıyla 2.87 mlyr € borçlandı. Üç aylık borçlanma iha- lesinde oluşan faiz, daha önce gerçekleşen % 0.98’den %1.1’e yükseldi.

* Almanya IFO Endeksi, son 20 yılın zirve-

sinde. Almanya’da IFO Endeksi, 111.2 değerini alarak son 20 yılın en yüksek seviyesini gördü. Endeks, ayrıca 9 ay üst üste aylık bazda artış göstermiş oldu.

0 200 400 600 800 1000 1200

Ocak 10 Nisan 10 Temmuz 10 Ekim 10 Ocak 11

PIIGS CDS'leri ve Ratingler (5 Yıl; Fitch, LT FX)

TR, BB+ Ita, AA-

Por, A+ İsp, AA+

Yun, BB+ Irlanda, BBB+

(3)

Yurtiçi Gelişmeler

DenizBank Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011

Kapasite Kullanımı Düşük Gelse de Ekonomik Aktivite Halen Canlı

* Kapasite kullanım oranı (KKO) bir önceki aydaki performansına paralel gerilemesini sürdürdü ve % 73’e indi.

* Benzer şekilde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranının da bir önceki aya göre gerilediğini izledik.

* Kapasite kullanım oranındaki gerilemeye paralel reel kesim güven endeksi ise Şubat ayını 2.6 puan düşüşle kapadı.

* Bu iki veride hafif olumsuz görüntüye karşın sanayi üretim endeksinin son çeyrekte ve özellikle Aralık’ta beklentilerin üzerinde açıklanması güçlü ekonomik büyümeye ilişkin görüşümüzde bir değişiklik yapmadı.

Beklenti Anketinde 12 Ay Sonrasına İlişkin Enflasyon Tahmini Kontrol Altında

* TCMB Beklenti anketinde yıl sonu enflasyon tahmini 4 baz puan yükselerek %6.6’ya yükseldi. Katılımcıların öngörüsü ışığında yılsonu enflasyonu şu aşamada Merkez Ban-

kası’nın enflasyon raporunda belirtilen %5.9’luk tah- minin ve yıl sonu hedefi olan %5.5’un üzerinde kalı- yor.

* Diğer taraftan global gıda ve enerji fiyatlarındaki artışa ek olarak Kasım’dan bugüne sepet bazında % 13 değer kaybeden TL nedeniyle Mart ayından sonra artış trendine başlayacak olan enflasyon, beraberinde beklentileri de yukarı taşıyabilecektir.

* 15 Ocak’ta yapılan PPK toplantı tutanakları açıklan- dı. Merkez Bankası’nın özellikle enflasyon konusunda uzun bir süre sonra tekrar temkinli ifadeler kullanması dikkat çekiciydi.

* Emtia ve gıda fiyatlarında arz tarafında yaşanacak

şokların muhtemel olabileceği ve TCMB tarafında gelişmelerin yakında takip edileceği yine notlar arasındaydı.

6.6%

4.90%

0%

4%

8%

12%

2007 2008 2009 2010 2011

Tüfe ve Tüfe Beklentileri (12 ay sonrası)

Beklenti Anketi-Tüfe

TÜFE

55%

60%

65%

70%

75%

80%

85%

95 105 115 125 135

Ocak 07 Ocak 08 Ocak 09 Ocak 10 Ocak 11

San. Ürt.

Kapasite Kullanım

Sanayi Ürt. ve Kapasite Kullanım (Mevs. Arındırılmış)

(4)

Finansal Göstergeler DenizBank Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011

Haft a k v e A ylı k G e tiri P a ra P iy a s a la H. S e nedi P iy a s a la

Ortadoğu’daki gerginlik en çok IMKB’yi etkiledi.

Para piyasaları gerginliğe tepki vermedi.

-2.6 -3.0

-2.3 -1.8 -3.9

-2.7 -3.5 -4.0

-2.9 -3.1 -2.1

-1.1 -0.5

0.6 1.6 0.1 -7.5

-0.7

1.2 0.9

1.2 0.8 -0.3

0.0 -0.2

1.0 0.6 -4.3

-2.7 -3.6

-1.2 0.3 0.2 -1.1 -6.3

7.5

-8 -4 0 4 8

MSCI Global G-7 Ortalama ABD-S&P ABD-DJ Indus EU-DJ Stoxx 50 UK-FTSE 100 Fr-Cac40 Ger-Dax Jp-Nikkei225 MSCI Emerging Meks-Bolsa Br-Bovespa Pol-WIG Cz-Prague Rus-MicexMac-Bux Tr-Imkb100 Çin-Shangai

1 Aylık Değ (%) 5 Günlük Değ (%)

Hisse Senedi Endeksleri Değişim (%)

50 100 150 200

Eylül 08 Nisan 09 Kasım 09 Mayıs 10 Aralık 10 MSCI GOÜ Endeksi

MSCI IMKB Endeksi

Hisse Senedi Endeksleri (Eylül 2008=100) 0.79

0.31 0.26 0

0.4 0.8 1.2 1.6 2 2.4

Aralık 08 Haziran 09 Aralık 09 Haziran 10 Aralık 10 3 Aylık USD Libor

1 Aylık USD Libor 12 Aylık USD Libor

USD Libor 1 ay, 3 ay ve 12 ay (%)

0,31 0,19 1,05

0 1 2 3

Aralık 08 Aralık 09 Aralık 10

USD JPY EUR 3 Aylık Libor Faizi (%)

-2.3 -3.1 -7.3

0.9 -1.5

1.4 3.7 -0.6

-8 -6 -4 -2 0 2 4

ABD-S&P MSCI EM MSCI TR EURO/$

$/TRY Altın Emtia End.

DIBS End.

5 Günlük Değ ($ bazında, %)

1.2 -4.3

-5.2

1.0 -2.1

5.7 7.7 -0.8

-6 -4 -2 0 2 4 6 8

ABD-S&P MSCI EM MSCI TR EURO/$

$/TRY Altın Emtia End.

DIBS End.

1 Aylık Değ ($ bazında, %)

(5)

Finansal Göstergeler DenizBank Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011

Tahv il P iy a s a la

Gösterge tahvil getirisi ve Türkiye’nin CDS’lerinin de gerginlikten etkilendikleri gözüküyor.

viz P iy a s a la E mtia P iy a s a la

Belirsizliklerin artması ile birlikte $ yeniden güvenli liman...

8.72 5

10 15 20 25

Eylül 08 Haziran 09 Mart 10 Aralık 10

Politika Faizi (Bileşik) Benchmark Tahvil Faizi (Bileşik)

O/N Karşılığı: 6.25%

Politika Faizi ve Gösterge Tahvil Getirisi

50 100 150 200 250 300 350 400

Ocak 10 Nisan 10 Temmuz 10 Ekim 10 Ocak 11

GOÜ CDS'leri ve Ratingler (5 Yıl; Fitch, LT FX)

TR, BB+ Hun, BBB- Rus, BBB Bra, BBB-

0.9 -0.7

1.6 -1.5

-1.3

1.8 -0.2

-0.6 0.7 -0.8

-0.2

1.0 2.0 0.5

-2.1

-0.7 0.6

1.9 -1.5

-0.3 -0.3

0.4

-2 0 2

EURO GBP JPY TRY KRW ZAR HUF PLN CZK MXN

BRL 1 Aylık Değ (%)

5 Günlük Değ (%) USD'ye Karşı Değişim (%, Pozitif Değerler= $'a karşı değerleniyor)

70 80 90 100 110 120 130

Aralık 08 Ağustos 09 Nisan 10 Aralık 10

GOÜ Para Birimleri (Aralık 2008=100)

TRY HUF CZK

BRL KRW ZAR

DeğerleniyorDeğer Kaybediyor

3.7 8.1 3.8 -1.9 -4.8

7.7 8.4 7.5 2.5 -1.3

-6 -4 -2 0 2 4 6 8 10

Top. Endeks Enerji Değ. Maden Tem. Maden Tarım

Emtia Endekslerinde Değişim (%)

1 Aylık Değ (%) 5 Günlük Değ (%)

11.2 -0.9

1.8 4.5 -2.5

1.0 0.0 -3.6 -10.8

-3.5 -8.5

-1.6 5.4

12.4 -14.1

5.7

23.1 3.6

4.7 19.8 -7.2

-8.9 6.6

15.6 10.7 10.5

-20 -10 0 10 20 30

Petrol D.gaz Altın Gümüş Bakır Alüm.

Çelik Şeker Buğday Mısır Pamuk Kahve Kakao

1 Aylık Değ (%) 5 Günlük Değ (%) Emtia Ürünlerinde Değişim (%)

(6)

Haftalık Görünüm

DenizBank Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011

Altın Fiyatları Son 2 Sene Neden Yükseldi? Son 3 Ayda Ne Değişti?

Yandaki grafikten görülebileceği üzere altın fiyatları 2008 son çeyreğinde başlayan krizden bugüne kadar olan dönemde %95 yükseldi. Bu yükselişin ana se- beplerine baktığımızda:

1- Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları tarafından yaratılan tarihi yüksek seviyedeki likiditenin ve düşük faizlerin altın dahil tüm finansal varlık fiyatlarını hızla yükseltmesi,

2- Global krizden çıkışın yaşandığı son 2 yıllık süreç- te sürekli ikinci dip tartışmalarının gündemde olma- sı (ekonomik kriz, doğal afet, kıtlık, savaş vb. dö- nemlerinde altın fiyatları yükseliyor)

3- 2010’un son çeyreğinden itibaren global enflasyon

riskinin gündeme gelmesi (artan enflasyonla beraber altın fiyatları yükseliyor)

Tüm bu faktörlere ek olarak 2010 yılında arz talep dengesizliği de altın fiyatlarının yükselişinde önemli rol oynadı (Krizin yaşandığı 2009’da talep çok daha za-

yıftı). Yandaki tabloda görülebileceği üzere 2010’da altın arzı bir önceki yıla göre %2; talebi ise %9 arttı. Hızlı talep artışının en önemli nedeni olarak özel- likle Çin ve Hindistan kaynaklı mücev- herat talebinin etkili olduğu görülüyor.

5 yıl önce dünyadaki altın talebinin % 31’ini yapan bu iki ülke ekonomik ko- şulların her geçen gün iyileşmesi neti- cesinde 2010’da bu oranı %51’e çıkar- dılar.

Diğer taraftan arz açığını gören üretici- ler hemen buna cevap verdiler ve

2010’un son çeyreğinde altın arzı hızlandı. Artan üretimin yanında son çeyrekte merkez bankalarının ilk 3 çeyrektekinin aksine rezervlerindeki altın stoklarının bir kısmını satmaları ve fiyatların yükselmesini fırsat bilen bireylerin ellerindeki altın varlıklarını bozdurmaları da arzın artmasında etkili oldu. Bu gelişmeler sonucunda talep 2010’un son çeyreğinde tüm yıla paralel seyrederek %11 artarken, toplam arz sürpriz yaparak %21 yükseldi. Buna paralel yukarıda anlatılan üç temel dinamiğin (özellikle 1. ve 3. maddeler) altın fiyatlarını yukarı yönlü desteklemeye devam etmesine karşın Ekim- 2010 Ocak-2011 arasındaki dönemde altın fiyatları %5 geriledi.

Ortadoğu'ya Dikkat, Petrol Artarsa Altın da Artar

Bu noktada Ortadoğu’da kimsenin beklemediği bir siyasi kriz ortaya çıktı ve bugün itibarıyla nereye varacağı belli olma- yan bir şekilde genişleyerek farklı ülkelere sıçramaya devam ediyor. Bu süreç son 3-4 aylık süreçte yavaş yavaş gerile- me trendine başlamış altın fiyatlarına destek vermeye başladı. Çünkü global belirsizliklerin arttığı ortamda altın gibi yatı-

800 900 1000 1100 1200 1300 1400 1500

2009 2010 2011

Altın Fiyatları ($/OZ)

Altın Arzı/(ton) 2009 2010* Yıllık Değ. (%) 4Ç09 4Ç10 Yıllık Değ. (%)

Toplam maden arzı 2332 2543 9% 552 658 19%

Resmi Sektör Satışları 30 -87 - -13 13 -

Geri Dönüşümlü Altın 1672 1653 -1% 403 470 17%

Toplam arz 4034 4109 2% 942 1141 21%

Altın Talebi/(ton) 2009 2010* Yıllık Değ. (%) 4Ç09 4Ç10 Yıllık Değ. (%)

Mücevherat 1760 2060 17% 511 575 13%

Teknoloji 373 420 13% 103 104 1%

Yatırım 1360 1333 -2% 244 276 13%

Toplam Talep 3493 3813 9% 858 955 11%

Kaynak: WGC, Tahmini*

(7)

Haftalık Görünüm

DenizBank Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011

Hesaplamalara göre petrol fiyatlarındaki 20 $’lık yükseliş gelişmekte olan ekonomilerin büyümesini %1.1; gelişmiş ülke- lerinkini ise %0.8 azaltıyor. Petrol fiyatları şayet son iki haftada şahit olduğumuz hızla yükselmeye devam ederse henüz krizden yeni çıkmış ve tam büyüme potansiyeline ulaşamamış global ekonomiye ikinci bir dip yaptırabilir.

Özet ve Sonuç:

1- Altın fiyatları 2009 ve 2010’da ağırlıklı olarak bol likidite, ikinci bir dip endişelerinden yükseldi. 2010’da buna hızlı enf- lasyon artışı korkuları ve arz talep dengesizliği de eşlik etti. 2010’un son çeyreğinden itibaren altın arzı hızla yükselerek fiyat artışını durdurdu.

2- (Ortadoğu krizi başlamadan önce ortaya çıkan) gıda ve enerji fiyatları kaynaklı ortaya çıkan global enflasyondaki artış altın fiyatlarını harekete geçirecek şekilde tehlikeli değildi. Çünkü ekonomik görünümün düzeldiği ve yatırımcıların risk iştahlarını artırdığı zamanlarda enflasyon tehlikesi görülse dahi altın talep görmüyor.

3- İlk iki madde ışığında 2011’de altın fiyatlarının son iki senenin yatay / hafif aşağı yönlü seyredebileceği söylenebilir (di). Ekim-2010’dan bugüne olan seyir bu beklentileri doğrular nitelikte idi.

4- Fakat son haftalarda ortaya çıkan Ortadoğu siyasal krizine ilişkin belirsizliklerin petrol fiyatlarını hızla yükseltme- ye devam etmesi altın fiyatlarını iki uç senaryo üzerinden etkileyebilir. Birincisi artan petrol fiyatlarına paralel global enf- lasyonun hızla yükselmesi. İkincisi ise artan petrol fiyatlarının henüz potansiyeline ulaşmamış global büyümeyi ikinci bir resesyona sürüklemesi. Her iki uç olasılık da altın fiyatlarını hızla yukarılara taşıyabilir.

Diğer taraftan mevcut gidişat Ortadoğu’da siyasi değişikliklerin süreceğini, fakat bunun daha kontrollü olacağını ve petrol fiyatlarını krize sokacak bir etki yaratmayacağını gösteriyor. Bu anlamda 2010’un son çeyreğinde altın fiyatlarının yatay/

aşağı yönlü sürecinin devam edeceği görülüyor.

(8)

Haftalık Görünüm

DenizBank Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011

Uzun Vadeli Düşünebilenlerin Zamanı...

Kuzey Afrika’da yaşananlar piyasalarda önemli bir belirsizlik yarattı. Oynaklık arttı (örneğin VIX endeksi) ve risk derecesi yüksek yatırım araçları değer kaybetti (örneğin MSCI hisse senedi endeksleri). Bu bölgenin mevcut haliyle ekonomik açıdan (sanayi ve hizmet üretimi ve tüketim açısından) dünya için fazla bir önemi yok. Ama petrol ve enerji açısından önemi var. O nedenle piyasalardaki endişeler özellikle son günlerde Libya’nın bölgedeki ayaklanmaya katılmasıyla arttı.

Çünkü Libya petrol üretimi açısından bölgedeki en önemli ülke. Dünyadaki günlük 88 milyon varillik tüketimin 1.6 milyon varili, yani yaklaşık %2’si Libya’dan karşılanıyor. Libya öncesinde karışan Mısır o kadar önemli bir petrol üreticisi değil ama Süveyş kanalı üzerinden petrol taşımacılığı açısından çok önemli. Sonuçta önemli olan petrolün üretiminden ziyade tüketilecek pazara ulaşabilmesi.

Bu bölgede yaşananların bir başka önemi daha var. Kuzey Afrika dünya petrol üretiminin yaklaşık %5’ini karşılarken benzer politik rejimlere sahip ve o nedenle de bugün Kuzey Afrika’da yaşanan ayaklanmaların benzerlerini yaşama ola- sılığı yüksek olan Orta Doğu bölgesi dünya petrol üretiminin %30’unu karşılıyor. Bugün piyasalarda yaşanan endişelerin en büyük kaynağı bu. Libya (ve petrol üretiminden bölgede ondan sonra gelen Cezayir) sineye çekilebilir ama Orta Doğu petrolünün kesintiye uğraması ile petrol fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere çıkarak dünya ekonomisini yeniden bir resesyona sokması kötü olur. Bugünkü satışları da haklı çıkartır.

Bu bağlamda S. Arabistan’ın komşusu Bahreyn’de yaşananlar ve Katar’dan gelen bazı haberler piyasala- rı endişelendiriyor. Günde 8.5 milyon varil ile Rusya ve ABD’den sonra dünyanın en büyük üçüncü üretici- si olan Suudi Arabistan bugün günde 4 milyon tona yakın daha fazla petrol üretebilecek durumda. Yani Libya hiç üretemese bile bunu fazlasıyla telafi edilebi- lir ve S. Arabistan bunun garantisini verdi bile. Çünkü petrol fiyatlarının çok yükselip global ekonomik istikra- rı bozması onların da işlerine gelmiyor. Ayrıca, sıranın kendisine geleceğini düşünen Suud Kralı müthiş bir zamanlamayla yurtdışındaki 3 aylık tedavi programını tamamlayıp ülkesine döndü ve hemen 36 milyar $’lık (2014’e kadar 400 milyar $’lık) bir teşvik programı açıkladı. Kısa vadede memurlara %15 zam verilecek (S. Arabistan halkı için de zaten kamu memuriyeti önemli, diğer işlerde yabancı işçiler çalışıyor).

Olumlu Bakış Açısı...

Kuzey Afrika’da yaşananları, bu bölge dışına taşmadığı durumda, en azından orta vadede üç açıdan olumlu değerlen- dirmek mümkün:

Birincisi, 2008-2009 krizi sonrasında dünya ihracat pazarı daraldı. En büyük tüketici konumundaki ABD’nin tüketim gücü (yani diğerleri için ihracat imkanı) eskisi kadar değil. Dünyanın yeni pazarlara ihtiyacı var. Çin ve çevresinde önemli bir tüketim gücü bekleniyor ama buradaki otoriteler bu süreci para ve kur politikalarıyla dizginlemek ve ekonomilerinde ba- lonlar oluşmasının önüne geçmek istiyorlar. O nedenle nüfus çok olsa bile buralardaki tüketim potansiyeli kısa sürede ABD’deki tüketimi dengeleyebilecek boyutta değil. Bu aşamada her türlü desteğe (yeni pazara) ihtiyaç var.

İkincisi, gelişmiş ülkeler kendi ekonomilerini parasal genişleme stratejileri ile ek finansman imkanları yaratarak destekli-

0 2 4 6 8 10 12

Cezayir Libya BAE Kuveyt Irak İran Çin*

S.Arabistan Amerika*

Rusya*

Petrol Üreten Ülkeler (varil/gün)

Üretim Atıl Kapasite

Kaynak: ABD Enerji Bilgi İdaresi

*Opec Harici

SIRALAMA 1 2 3 4 5 9 10

18 17 10

(9)

Haftalık Görünüm

DenizBank Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011

%2’lik hedefin üzerinde (%4 ve %2.4). Büyük ülkeler içinde bir tek ABD’de enflasyon %0.7 ile hedefin altında (çekirdek PCE %0.7 ama çekirdek ve manşet TÜFE sırasıyla %1.0 ve %1.6). Özellikle enerji ve emtia tarafında zengin olan bu bölgede daha kapitalist, daha dışa açık bir yönetim tesis edilir ve global piyasalara daha fazla petrol ve enerji arzı sağla- nabilirse mevcut fiyatlara da destek oluşturabilir.

Ama karşı bir görüş de bu tür durumlarda başa geldikten sonra ne yapacağını henüz belirlememiş, asıl amacın sadece mevcut düzeni yıkmak olan bir ayaklanmanın bunu kısa sürede sağlayamayacak olması (Irak da bunun güzel bir örneği oldu).

Üçüncü olumlu faktör ise bu politik sıkıntının global büyümenin daha dengeli bir hale geldiği ve özellikle gelişmiş ekono- milerde deflasyon riskinin rafa kalktığı ve istihdam da yaratan bir büyüme dinamiği içine girildiği döneme tesadüf etmiş olması. Mevcut durum bundan 2 sene öncesi gibi deflasyon riskinin yüksek olduğu bir dönem olsaydı muhakkak ki petrol fiyatlarındaki bu artış çok daha olumsuz beklentiler yaratacaktı.

Türkiye’ye Etkisi...

Kısa vadede Türkiye açısından olumlu bir şey yok.

 Petrol fiyatlarındaki artış uzun süre devam ederse enflasyonu ve ithalat üzerinden cari denge açığını arttıracak. Zaten cari denge açığı endişelerinde aşırıya kaçılmış durum- da. Bir de üzerine bu eklenecek.

 Türkiye bu bölgeye çok yakın. Bölgeye olan hassasiyet çok farklı bir ülke ve ekonomi olsa da yatırımcıları Türkiye’ye daha mesafeli olmaya sevk edecek.

 Petrol fiyatlarındaki artış Merkez Bankası’nın %

5.9’luk 2011 enflasyon tahmininde kullandığı 95 $’lık ortalama fiyat varsayımın çok üzerin-

de (hedef ise %5.5). Önemli olan bu seviyelerde ne kadar kaldığı. Petrol fiyatı uzun süre devam edip ortalamayı yükseltirse TCMB de beklenenden önce (mesela 2011 ortasında) faiz arttırmak zorunda kalabilir. Bu da elbette piyasalar için yeni ve sevinilemeyecek bir gelişme.

Özet ve Sonuç...

 2007 sonunda başlayan ve 2008’de iyice şiddetlenen global finansal ve ekonomik kriz 2009 yılında hızını kaybetti.

2009 yılı krizin büyümeyeceği ve resesyonun depresyona dönüşmeyeceğinin görülmesiyle piyasalarda bir geri dönüş yılı oldu.

 2010 yılında gelişmekte olan ülkeler krizden daha çabuk çıkıp hızlı büyürken gelişmiş ülkelerde beklentiler hemen o kadar iyimsere dönemedi. Avrupa’da sürekli halının altına süpürülen finansal sıkıntıların verdiği rahatsızlık ve piyasaların bunu kabul etmeyişi, ABD’de istihdamın artamaması ve gayrımenkul sektöründe sıkıntıların devam etmesi sürekli “ikinci dip” endişelerini gündemde tuttu.

50 70 90 110 130 150

Ocak 08 Temmuz 08 Ocak 09 Temmuz 09 Ocak 10 Temmuz 10 Ocak 11

Petrol Fiyatları (Brent Ham, $)

(10)

Haftalık Görünüm

DenizBank Ekonomi Bülteni

28 Şubat 2011

 Piyasalar 2010 sonuna doğru gelişmiş ülkelerde de büyümenin istikrar kazandığını görünce daha rahatlamaya başladı. Gelişmekte olan ülkelere yönelmiş olan risk iştahı biraz gelişmiş ülkelere kaydı ve portföyler biraz denge- lendi. Gelişmekte olan ülkelerdeki emtia fiyat artışı kaynaklı enflasyon artışının hızlı faiz artışları getirebileceği ve bu ülkelerdeki büyüme dinamizmini dizginleyeceği beklentisi de bunda etkili oldu (Türkiye için de son derece ge- çerliydi). Ama toplamda piyasaların risk iştahı global ekonomik büyümenin daha dengeli ve istikrarlı olmasına paralel artıyordu.

 Tam bu esnada K. Afrika’daki politik gerginlikler ortaya çıktı. Buradaki gelişmeleri yukarda özetlediğimiz büyük resme göre değerlendirmek gerekir. Özellikle uzun vadeli (sabırlı, her gün ekrana bakmayan ve basının abartılı haberlerini filtreden geçirebilen) yatırımcıların piyasalardaki büyük olasılıkla geçici olacak bu olumsuzluklar- dan faydalanmaları doğru olur. Kısa vadede belirsizlik çok ve sabretmek/cesaret göstermek zor. Kuzey Afrika’da yaşananlar Orta Doğu’ya taşarsa daha da zor. Ama bir yerde bu cesareti göstermek gerekir çünkü fiyatlar en azından kısmen bunu yansıtıyor.

Referanslar

Benzer Belgeler

8- Son olarak bu yılın manşetlerini gözden geçirdiğimizde Avusturya’daki sel felaketi, Kuzey Afrika’daki darbeler, Orta- doğu’daki iç savaş ve son olarak Japonya’daki

Buna paralel hafta içinde yapılan kamu borçlanma ihalelerinde İspanya hem faiz hem de miktar olarak olumsuz bir görüntü ortaya koydu..

(Bankalar artan maliyetleri kredi faizlerine 1-2 puan olarak yansıtsaydı istenilen sonuç alınır mıydı sorusu önemli. 2 sene önce %20’li seviyelerde borçlanan hane

Bu gelişmelerden ilki 5 Haziran’da genel seçime gidecek olan Portekiz’in görevdeki geçici hükümetinin 78 milyar Euro’luk kurtarma paketi için Avrupa Birliği (AB)

Benzer şekilde kar marjlarının görece olarak daha yüksek olduğu bireysel kredilerde (kredi kartı hariç) yıllıklandırılmış artış oranı %40. Diğer taraftan yandaki

Yunanistan aldığı önlemlere ek olarak 50 milyar Euro gibi devasa bir özelleştirme taahhüttü ile birlikte aldığı yardıma ilişkin faiz maliyetlerini indirebilirken,

11 şubat itibariyle ABD haftalık işsizlik maaşı baş- vuruları verisi bir önceki haftaya göre 13 bin kişilik bir düşüş göstererek 365 bin olan piyasa beklentisinin altında

Cari Açık yıllık bazda son birkaç ayın aksine 2012’in ilk ayında gerileme- di ve Aralık ayında olduğu gibi Ocak ayında da 77.1 milyar $ olarak gerçekleşti..