Düşün, düşün Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni (Sayı 51/17, 29 Aralık 2017) Geçen hafta neler oldu?

Download (0)

Tam metin

(1)

Düşün, düşün…

Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni

(Sayı 51/17, 29 Aralık 2017)

Geçen hafta neler oldu?

*** İki yeni OHAL Kararnamesi yürürlüğe girdi. Kamudan ihraç edilenlerin yanısıra yargılama pratiklerinde ve hapishane kurallarında birçok değişikliğe gidildi. Temyiz hakkı, savunma hakkı, mahpusların ziyaretçi hakkı, kanun önünde eşitlik ilkesi gibi hakları düzenleyen maddelerde değişiklik yapıldı. En dikkat çekicisi ise "Darbe teşebbüsü ve terör eylemlerinin bastırılması için hareket ettiği" ileri sürülen sivillere bir nevi dokunulmazlık getirilmesi oldu. (Haberin devamı bültende...)

*** Yeni KHK’lar ‘sivillere yargı muafiyeti’ ve ‘tek tip kıyafet’ gibi düzenlemeler dolayısıyla büyük tartışmaya yol açtı. Muhalefet partileri, hukukçular ve hak örgütleri

“hukuk devletinin sonu” yorumunda bulunurken, iktidar partisi gelen tepkiler üzerine sözü edilen cezasızlık uygulamasının yalnız darbe gecesini kapsadığını açıkladı. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan tartışmalara nokta koydu; “Biz doğru bildiğimizi yapacağız ve yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

*** Avrupa Konseyi son iki KHK’yle ilgili gelişmelerin yakından incelendiğini ve bazı endişelerin oluştuğunu söyledi.

*** Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı “devlet terörü” uygulamakla suçladı ve Esad’la yürümelerinin mümkün olmadığını söyledi. Öte yandan Türkiye'nin Rusya'dan 4 adet S-400 füze savunma sistemi bataryasını 2.5 milyar dolar karşılığında satın aldığı açıklandı. Türkiye bataryalara sahip ilk NATO ülkesi olacak.

*** Anayasa Mahkemesi, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun bazı maddelerinin Anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. (Haberin devamı bültende...)

*** Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı; şifreli haberleşme ağı olan ve darbe girişimi soruşturmalarında önemli delil olarak kabul edilen ByLock uygulamasının 11 bin 480 kişinin telefonuna iradesi dışında yüklendiğinin tespit edildiğini ve soruşturmalarda bu kişilerle ilgili yeniden değerlendirme yapılacağını açıkladı.

*** Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin yargılandığı davanın beşinci duruşmasında savunma hakkı gasp edildi, gazeteci Ahmet Şık’ın savunması mahkeme başkanı tarafından yarıda kesildi, Şık salondan atıldı. Tutuklu gazeteciler yine tahliye edilmedi. (Haberin devamı bültende...)

*** 2017 yılı HDP açısından Meclis ve adliye koridorları arasında mekik dokumakla geçti. 2018’e girerken 9 milletvekili tutuklu, 5 vekillik düşürüldü. Yıl boyunca milletvekillerinin en az 330 duruşması görüldü, bu duruşmaların birçoğuna tutuklu milletvekilleri getirilmedi. Gözaltı ve tutuklama operasyonları vekillerle de sınırlı kalmadı, HDP’ye dönük operasyonlarda en az 6 bin 750 kişi gözaltına alındı ve bin 864 kişi tutuklandı.

*** “Çocuklar öldürülmesin” dediği için 1 yıl 3 ay hapis cezası alan öğretmen Ayşe Çelik, iki aylık bebeğiyle birlikte cezaevine girmeye hazırlanıyor. (Haberin devamı bültende...)

(2)

---

İki yeni yeni KHK yayımlandı; İhraçlar, kapatılan STÖ’ler, tek tip kıyafet ve cezasızlık...

Olağanüstü hal kapsamında hazırlanan 695 ve 696 sayılı iki yeni Kanun Hükmünde Kararname (KHK), Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararnamelerde neredeyse OHAL ile ilgili hiçbir hüküm bulunmazken, çok sayıda hukuksal değişikliğe gidildi.

Kamudan toplamda 2 bin 756 personel ihraç edildi. 2’si gazete, 7'si dernek, 7'si vakıf olmak üzere 17 kurum kapatıldı. ‘Anayasal düzene karşı suçlar’ nedeniyle tutuklu bulunanlara tek tip kıyafet zorunluluğu getirildi. İtiraz eden mahpuslar hakkında ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma ve hücre cezası yaptırımı uygulanacak.

Kararnamelerle hiçbir hukuksal gerekçe olmaksızın Yargıtay’a 100, Danıştay’a 16 yeni üye kadrosu verildi. Halbuki 2016 yılında “ihtiyaç yok” denilerek Yargıtay’ın üye sayısı 516’dan 200’e indirilmişti. Ceza yargılamalarında hüküm; gerekçeyi içermemesi veya savunma hakkının sınırlandırılması nedeniyle istinaf mehkemeleri tarafından bozulamayacak. Temyiz yolunda 10 yılın üstünde hapis cezasını gerektiren suçlarda, Yargıtay dairesinin duruşma yapma zorunluluğu kaldırıldı. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nunda yapılan değişiklikle savunma hakkı bir kez daha tırpanlandı. Mahkemeler zorunlu müdafii olmaksızın yargılamaya devam edebilecekler. En dikkat çeken uygulama ise "darbe teşebbüsü ve terör eylemlerinin bastırılması için hareket ettiği" ileri sürülen sivillere bir nevi dokunulmazlık getirilmesi oldu.

Gazetecinin yazdığı haberin, akademisyenin imza attığı bildirinin bile

“terör suçu” olabildiği bir ülkede tanınan bu yargı muafiyetiyle artık basın açıklamasına, cenazeye, seçim bürolarına saldıranların bu fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumlulukları olmayacağı kanunlaştırıldı. Gelen tepkiler üzerine iktidar partisi sözü edilen cezasızlık uygulamasının yalnız darbe gecesini kapsadığını savundu.

(3)

AYM’den 2911 Sayılı Kanun hakkında karar

Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hakkında Anayasaya aykırılık gerekçesiyle yaptığı başvuru sonuçlandı.

Anayasa Mahkemesi (AYM) söz konusu kanunun 6. maddesinde yer alan ve hakkın kullanımını kısıtlayan “vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmayacak...”, “güneş batmadan önce dağılacak şekilde...” ifadelerinin ve 22. maddesinde yer alan “Genel yollar...” ifadesinin Anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Kanundaki “Genel yollar...”

ibaresi, Taksim ve Kızılay’ın gibi meydanların eylem alanı olamayacağına ilişkin yasal dayanak olarak kullanılıyordu. Kanunun diğer maddeleriyle ilgili aykırılık iddiaları ise reddedildi. AYM’nin 28.09.2017 tarihli kararı 9 ay sonra yürürlüğe girmek üzere Resmi Gazete’de yayınlandı. Kararın tam metni için: https://goo.gl/uaqfEb

AYM, “vatandaşın günlük yaşamını zorlaştırmayacak” ifadesinin -bunu belirleyecek ölçüt bulunmaması nedeniyle- hakkın “ölçüsüz” olarak sınırlandırılmasına yol açacağına ve ayrıca toplantı ve gösterilerin gece de sürdürülebileceğine karar verdi. “Genel yollar” üzerinde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılamamasının ise şehir merkezlerinden uzak yerlerin toplantı yeri olarak gösterilmesine yol açağına hükmetti. Nitekim idare de her fırsatta belirlenen miting alanlarını adres gösteriyor ve eylemleri yasaklıyordu...

Peki ama Anayasaya aykırı olduğu hükme bağlanan kanun maddeleri neden 9 ay daha yürülükte kalıyor? Halbuki KHK’larla yapılan hak ve özgürlük kısıtlamaları anında yürülüğe giriyor. Ayrıca bu kararla birlikte Taksim ve Kızılay gene gösterilere açıldı. Ama yeni yıl eğlencesi bile olası tehdit sayılarak valiliklerce yasaklandı.Ne olacak şimdi?

Düşünce Suçu(!?)na Karşı Girişim

(4)

'Çocuklar ölmesin' diyen Ayşe Öğretmen bebeğiyle birlikte cezaevine giriyor

Sokağa çıkma yasaklarının yoğun olarak uygulandığı dönemde telefonla bağlandığı bir televizyon programında “Çocuklar öldürülmesin” dediği için 1 yıl 3 ay hapis cezası alan öğretmen Ayşe Çelik, bebeğiyle birlikte cezaevine giriyor.

‘Örgüt propagandası’ndan aldığı mahkumiyet istinaf mahkemesi tarafından da onanan Ayşe öğretmene cezaevi tebligatı geldi. Söz konusu tebligata göre Çelik, erteleme için yapılan başvurusu infaz hakimliği tarafından kabul edilmezse en geç 10 gün içinde hapse girecek. Onunla birlikte henüz iki aylık kızı da hapse girecek. Çelik; “Hiçbir anne bebeğinden koparılacak kadar ya da bebeğiyle hapse girecek kadar suçlu olamaz” dedi.

Özakça'nın beraatine savcıdan itiraz

Ankara Cumhuriyet Savcısı Osman Öztürk, OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildiği işine iade edilmek için Nuriye Gülmen ile birlikte 295 gündür açlık grevinde olan Semih Özakça hakkında verilen beraat kararına itiraz etti. Özakça’nın açlık grevi eylemiyle örgüte yardım suçunu işlediğini öne süren Ankara Cumhuriyet Savcısı Osman Öztürk, eğitimcinin cezalandırılması için istinafa

(5)

Mahkeme, açlık grevinin örgüt talimatıyla yapıldığına ilişkin delil olmadığını vurguladığı gerekçesinde, Nuriye Gülmen’e verdiği cezayı iki tanık ifadesi ile iki Twitter mesajına dayandırmıştı.

Milletvekiline verilen 10 yıl hapis cezasının tek gerekçesi konuşma

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak’a katıldığı yürüyüş ve basın açıklamaları nedeniyle verdiği 10 yıl hapis cezasının gerekçesini açıkladı.

Gerekçeli kararda, Irmak’ın DTK Eş Başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili olarak 2014 ile 2016 yılları arasında katıldığı basın açıklamaları, yürüyüşler ve televizyon programlarındaki konuşmaları ‘örgüt üyeliği’ suçuna delil olarak gösterildi. Mahkeme Irmak’ın katıldığı eylemlerin siyasi parti faaliyeti olmadığını, konuşmalarının örgütsel eylem olduğunu ileri sürdü, tutukluluğunun devamına karar verilmesinin yasama faaliyetlerini engellemediğini savundu.

Cumhuriyet Gazetesi davasında beşinci duruşma: Hakim Şık’ın savunmasına müdahele etti.

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin yargılandığı davanın beşinci duruşması, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Beşi tutuklu 20 sanıklı Cumhuriyet davasında savunma hakkı gasp edildi, gazeteci Ahmet Şık’ın savunması mahkeme başkanı tarafından yarıda kesildi, Şık salondan atıldı.

Bunun üzerine gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ve İcra Kurulu Başkanı avukat Akın Atalay da savunma yapmadı. Sanıklara üç avukat kısıtlaması getiren mahkeme heyeti tahliye taleplerini de redetti. Ayrıca 9 Mart 2018’e ertelenen

(6)

duruşmanın "güvenlik ve düzen” gerekçesiyle Çağlayan Adliyesinden Silivri Cezaevine taşınmasına karar verildi.

Öte yandan savunması engellenerek mahkemeden çıkartılan gazeteci Ahmet Şık’ın beyanının tamamı Dışarıdaki Gazeteciler İnisiyatifi tarafından paylaşıldı. Şık engelenen savunmasında kendisine ve Cumhuriyet’e yöneltilen suçlamalara değinerek, ‘suçlamaya’

konu olan haberleri tek tek örnekler üzerinden tartışıyor, gazeteciliğin yargılandığını vurgulayarak; “Geçmişte olduğu gibi katletseniz de, şimdi olduğu gibi hapsetseniz de hakikati söylemeye devam edeceğiz. Çünkü totaliter rejimlerin sahiplerinin, yargısının ve işbirlikçilerinin söylediğinin aksine gazetecilik suç değildir.” diyor.

Dava kapsamında Sabuncu ve Atalay 422, Şık 361 ve gazetenin muhasebe çalışanı Emre İper 264 gündür tutuklu. Kararla birlikte 4 isim ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılanan Ahmet Kemal Aydoğdu 2018'e cezaevinde girecek.

Barış mitingine düzenlenen bombalı saldırıya ‘katliam’

demek suç sayıldı

Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılanan Mezopotamya Ajansı editörü Mehmet Ali Ertaş’ı ‘devleti alenen aşağılamak’ ve ‘örgüt propagandası’ndan bir yıl üç ay hapis cezasına mahkum etti. Ertaş’ın 2015 yılında paylaştığı yılbaşı kutlama mesajı ve Ankara Tren Garı’nda 100’ü aşkın insanın can verdiği IŞİD saldırısına ‘katliam’ demesi suç sayıldı. Ceza ertelendi.

(7)

makyaj videoları ile ünlenen Bilic’in Youtube'da 1.4 milyon, Instagram'da ise 2.4 milyon takipçisi bulunuyor.

KHK'yle ihraç edilen öğretmenin tiyatro oyunu yasaklandı

KHK ile ihraç edilen okul öncesi öğretmeni Duygu Şahlar'ın, tutuklanan kamu çalışanlarının hikâyelerinden yola çıkarak sahneye koyduğu 'Bi'şey Anlatıcam Eee?

Kurtulduk mu?' adlı oyununun gösterimi Muğla’nın beş ilçesinde engellendi.

31 ilde 42 noktada sahnelenen oyun; Milas, Bodrum, Datça, Marmaris, Fethiye Kaymakamlıkları tarafından Şahlar'ın örgüt üyeliği iddiasıyla hakkında işlem yapılması ve ihraç edilmesi gerekçeleriyle yasaklandı.

Balzac ve London da sakıncalılar listesine girdi

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklanan avukatlarından Engin Gökoğlu’na gönderilen, aralarında dünya klasiklerinden Balzac’ın ‘Goriot Baba’ ve Jack London’ın

‘Martin Eden’ adlı kitaplarının da bulunduğu 9 yayın Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu tarafından ‘sakıncalı’ bulundu.

Cezaevi Eğitim Kurulu, Mor İneğin Akıllısı, Goriot Baba, Havana Duruşması, Yarın Bizimdir Yoldaşlar, Martin Eden, Gerilla Tanya, Savaş Anıları, Leipzig Duruşması ve Çimento adlı kitapların tutukluya verilmemesine karar verdi. Öte yandan Gökoğlu, takip ettiği yüzlerce dosyanın, tutuklu olması nedeniyle Ankara Barosu’nca görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilmesini istediği bir dilekçe kaleme aldı. Ancak baronun

“resmi kurum” olmadığını öne süren cezaevi yönetimi, dilekçeyi göndermedi.

Gökoğlu’nun itirazı da Tekirdağ 1. İnfaz Hâkimliği tarafından reddedildi.

(8)

DÜŞÜNCE SUÇLARI MÜZESİ’NDE BU HAFTA

Gündemden uzak kalmayın

Düzenli olarak güncellenen müzemizden gündemi en eğlenceli biçimde takip edin.

OHAL

Yeni yayınlanan 696 ve 695 no'lu KHK'lar ile "terör eylemlerini bastıran" herkese getirilen yargı muafiyeti ile cezasızlığa yasal zemin hazırlanırken,

"anayasal düzeni devirmeye çalışma" suçundan tutuklu yargılananlara tek tip kıyafet zorunluluğu getiriliyor. Bunun yanısıra 3000’e yakın kişi kamudan ihraç edildi, yargılamalar müdafii olmaksızın yapılabilecek. KHK'yı eleştiren CHP vekili Ömer Suha Aldan'a ise soruşturma açıldı.

Diğer yandan Hak ve Adalet Platformu hazırladığı raporda OHAL döneminde tutuklananların yüzde 16.7'sinin intiharı düşündüğünü açıkladı.

İfade Özgürlüğü

Barış için Akademisyenler'e açılan davalar görülmeye devam ediyor, duruşmalar sonraki aylara erteleniyor. Geçtiğimiz sene bir süre tutuklu kalan akademisyenler Esra Mungan, Meral Çamcı, Kıvanç Ersoy ve Muzaffer Kaya'nın duruşması beklenen izin gelmediği için yine ertelendi.

Geçtiğimiz günlerde beraat eden açlık grevindeki eğitimci Semih Özakça'nın beraatine savcılıktan itiraz geldi. Bu hafta görülen Cumhuriyet davasının beşinci

(9)

DÜŞÜNCE SUÇU DURUŞMALARI

• Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin’in Özgür Gündem Gazatesi’nde Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yaptıkları için yargılandıkları dava 26 Aralık günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gelecek duruşma 18 Nisan saat 10.50’ye ertelendi.

• ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ başlıklı barış bildirisine imza atmaları sebebiyle

“Terör propagandası yapmak” iddiasıyla yargılanan akademisyenlerin davası devam etti. 26 Aralık günü 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmalarda mahkeme heyeti bir sonraki duruşmanın 8 Mayıs saat 09.00'da görülmesine karar verdi.

• Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy’un Barış İçin Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzalamaları nedeniyle yargılandıkları davanın altıncı duruşması 26 Aralık’ta İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bir sonraki duruşma 18 Nisan saat 10.30'a ertelendi.

• Cumhuriyet Gazetesi davasının duruşmaları 25 Aralık’ta İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti Ahmet Şık’ın savunmasını siyasi olduğu gerekçesiyle kesti. Ertesi gün de devam etmesi beklenen duruşma sanıkların tutukluluk haline devamına karar verilerek 9 Mart günü saat 10.00’a ertlendi. Gelecek duruşma Silivri’de devam edecek.

• Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak için Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği yapan gazeteci Can Dündar ile yönetmen Veysi Altay'ın yargılandığı dava 28 Aralık günü İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Ancak duruşma sonucuyla ilgili bir bilgiye bülten yayına hazırlandığı sırada henüz ulaşılamadı.

• Bakur Filminin yönetmenleri Ertuğrul Mavioğlu, Dicle Anter ve Çayan Demirel’e Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “terör örgütü propagandası”

suçlamasıyla iddianame hazırlanmıştı. Çayan Demirel 28 Aralık’ta ifade vermek üzere İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeydi. Mahkeme heyetinin izne ayrılması sebebiyle duruşma 8 Şubat’a ertelendi. Filmin bir diğer yönetmeni Ertuğrul Mavioğlu da 5 Şubat’ta ifade verecek.

Gelecek Haftanın Duruşmaları

• ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ başlıklı barış bildirisine imza attıkları için “Terör propagandası yapmak” iddiasıyla yargılanan akademisyenlerin davası devam ediyor. 4 Ocak 2018 tarihinde Marmara Üniversitesi'nden 2, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 1 akademisyenin davası İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Şekil

Updating...

Referanslar

Benzer konular :