• Sonuç bulunamadı

Başbakan Yıldırım ın Yozgat Evet Diyor Mitingi nde yaptığı konuşmanın tam metni

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Başbakan Yıldırım ın Yozgat Evet Diyor Mitingi nde yaptığı konuşmanın tam metni"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Başbakan Yıldırım’ın Yozgat Evet Diyor

Mitingi’nde yaptığı konuşmanın tam metni

Nisan 04, 2017 - 4:43:00

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yozgat, bugün bir başka güzelsin. Bugün meydanlara akın eden memleket sevdalılarınla muhteşemsin Yozgat. Büyük Türkiye’nin müjdesine 12 gün kala tüm ihtişamınla bizi karşılıyorsun Yozgat. Yozgat’ı… “Yozgat seninle gurur duyuyor” Biz sizinle gurur duyuyoruz. Boğazlıyan’la gurur duyuyoruz, Yozgat’la gurur duyuyoruz, Türkiye’yle gurur duyuyoruz.

Yozgat, Allah’ın rahmeti, mağfireti, bereketi sizlerin üzerinize olsun. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, yol arkadaşlığımızı daim eylesin. Anadolu Lisesi, hoş geldiniz. Hanımefendiler, gençler, beyefendiler;

sizleri muhabbetle selamlıyorum. Buradan Yozgatlı tüm kardeşlerimi sevgiyle selamlıyorum.

Akdağmadeni, Aydıncık’ı, Boğazlıyan, Çayıralan, Çekerek; hepinizi yürekten selamlıyorum. Kadışehri, Sarıkaya, Sorgun, Şefaatli, Yenifakılı, Yerköy; sizleri gönülden selamlıyorum.

Yozgat, yiğidin harman olduğu şehir, şehitler diyarı, pehlivanlar diyarı, iklimi sert insanı mert Yozgat.

Değerli kardeşlerim; sözlerimin başında bu sabah alçak PKK’lı teröristlerin kurduğu tuzak sonucu hayatını kaybeden Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar

diliyorum… “Şehitler ölmez vatan bölünmez” Bu, bir kez daha göstermiştir ki sevgili Yozgatlılar; bu ülkeyi bölmeye hiçbir alçağın gücü yetmeyecek, terörle mücadelemiz kararlılıkla devam edecek.

Değerli kardeşlerim; gönül insanı rahmetli Ahmet Efendi’nin şehri Yozgat. 15 Temmuz FETÖ terör örgütünün darbesinde şehit olan kahramanlarımız Yasin Yılmaz, Mehmet Ali Ural, Mustafa Koçak’ı rahmetle, minnetle yad ediyorum.

Değerli kardeşlerim; 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 1 yıl daha geçmedi. Acılarımız taze, öfkemiz de bir o kadar fazla. 15 Temmuz bir kez daha gösterdi ki sevgili Yozgatlılar, bu olay bize gösterdi ki; bu Anayasayla çok daha fazla yol alamayız. Az önce sizin evladınız, hayatı boyunca bu ülkeye hizmet etmiş eski Meclis Başkanımız Ankara Milletvekilimiz Cemil Çiçek bu eski Anayasadan, bu köhnemiş sistemden Türkiye’nin neler çektiğini, neler kaybettiğini bütün açıklığıyla ortaya koydu.

Değerli kardeşlerim; her 10 senede bir darbeyle, bir dayatmayla karşı karşıya geldi. Mevcut Anayasa 82 model, her tarafı dökülüyor, şanzımanı dağılmış. Anayasayı yapan darbeciler yok olmuş gitmiş, bu dünyadan öbür dünyaya gitmiş, hala bunların anayasasıyla devam etmek mecburiyetinde miyiz Yozgat? O halde 16 Nisan’a Hazır mıyız? "Evet" Hazır mıyız? "Evet" Hazır mıyız? "Evet" Bu Anayasa dertlerimize çare bulamıyor. Türkiye’nin gelişen ihtiyacını karşılamıyor. Siyasetteki dertlerin dermanı millettir. Milletin iyileştiremeyeceği, milletin tedavi edemeyeceği hiçbir hastalık, hiçbir dert yoktur. Biz de bu anlayışla Milliyetçi Hareket Partisi’yle biraraya gelerek Türkiye’nin bu artık işe yaramayan, sorunlara çözüm üretmeyen bu Anayasasını değiştirmek için bir çalışma yaptık. Ve bu değişikliği Meclise götürdük, Mecliste oyladık ve Meclis kabul etti. Ancak Mecliste vekillerin kabul etmesi yeter mi?

"Hayır" Kim karar verecek? Yozgat karar verecek, Yozgat. Yiğidin harman olduğu Anadolu şehri, bayrak diyen, vatan diyen, millet diyen ve devlet diyen Yozgat karar verecek. Çünkü bizim dalgalı deniz tek limanımız, tek sığınağımız millettir. “Dik dur eğilme, Yozgat seninle”

Gençler, hiç merak etmeyin, biz sadece Cenabı Hakk’ın karşısında eğiliriz, başka hiçbir yerde eğilmeyiz. Bu değişiklikleri yaparken dedik ki; bütün siyasi partiler de gelsin katkı yapsın, beraber

(2)

yapalım, beraber oylayalım. Bütün milletvekillerinin onayıyla geçse bile, 550 oyla geçse bile yine millete götürelim. Evet, bu çağrımıza olumlu yanıt sadece Milliyetçi Hareket Partisi’nden geldi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanına, Sayın Kılıçdaroğlu’na… “Yuh” Yapmayın, gerekmez,

nefesinizi tüketmeyin, bırakın. Değerli kardeşlerim, dedik ki; Sayın Kılıçdaroğlu, gel bu kervana sen de katıl, bu tarihi adımda senin de bir katkın olsun. Eğer bizim hazırladığımız anayasa değişikliğini

beğenmiyorsan, o zaman kendin bir teklif hazırla, getir, ikisini de oylayalım, Mecliste ikisini de

oylayalım, millete götürelim. İkisini de millete götürelim. Diyelim ki, ey ahali, ey sevgili vatandaşlarım;

işte iki tane teklif var, birisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve onu destekleyen HDP’nin, birisi de bizim, milletin partisi AK Parti ile milliyetçi, ülkücü kardeşlerimizin hazırladığı Anayasa. Millet karar versin, hangi kararı verirse, Yozgat ne karar verirse başımın-gözümün üstünde yeri var.

Değerli kardeşlerim, ama CHP ne yaptı? Meclis’te kürsüyü işgal etti, milletvekillerini darp etti, her türlü rezaleti çıkardı. HDP ne yaptı? Hendek kazmaktan bu işlere vakit bulamadı. Bakın Kürt kardeşlerimizin verdiği oylara ihanet eden bu HDP, gitti Kandil’in emrine girdi, Kandil’in. Milletin oyunu Kandil’e

peşkeş çekti. HDP ve CHP bu dönemde adeta ikiz kardeş gibiler, ikisi de hep bir ağızdan hayır şarkısı söylüyorlar.

Kılıçdaroğlu ne dedi? Bu Anayasa değişikliğine millet evet dese de biz tanımıyoruz. Bakın buradan söylüyorum; ey Kılıçdaroğlu, sen tanısan ne olur, tanımasan ne olur? Millet de seni tanımaz, zaten tanımıyor. Yozgat tanır mı? "Hayır" Bu Anayasaya evet diyenler ihanet ediyor diyor. Hadi oradan.

Şimdi gün yaklaştıkça bir tane de milletvekili çıkmış densiz densiz konuşuyor, ne diyor? İstiklal Savaşındaki gibi eğer buradan evet çıkarsa, evet verenleri nasıl Yunan’ı denize döktüğümüz gibi İzmir’den denize dökeceğiz. Densiz, alçak, sen kimsin bu millete böyle tehdit etmeye, hakaret etmeye.

Bunun hesabını Yozgat 16 Nisan’da verecek misiniz? "Evet" Bunlara gereken cevabı verecek misiniz?

"Evet" Allah sizden razı olsun. Yozgat işi bitirmiş.

Değerli kardeşlerim, bakın bu… Eyvallah Boğazlıyan, merak etmeyin, bakın Boğazlıyan 16 Nisan’da rekor kıracak mı? "Evet" O zaman ben de Boğazlıyan’a geliyorum, ilk işim gelmek, hadi bakalım.

Değerli kardeşlerim; şimdi CHP’yi anladık, HDP’yi de anladık, bunlar kol-kola girmişler, güya birbirlerini tanımıyormuş gibi yapıyorlar, ama arkadan ha babam hayır için çalışıyorlar. Çalışın bakalım. Bir de, bunlara şimdi başkaları da eklendi hanımlar, Avrupa Avrupa. Avrupa’daki bazı yöneticiler Türkiye’ye karşı ibretlik bir tavır içindeler. Bazı siyasetçiler, gazeteciler, PKK ve FETÖ’lü teröristlere adeta kol-kanat germiş vaziyetteler. Kardeşim, siz kendi ülkenize bakın, sizin bu sene seçimleriniz var.

Türkiye üzerinden siyaset yaparak seçim kazanmayı mı hedefliyorsunuz? Bu iş yanlış. Katil PKK’ya, FETÖ’ye kucak açmak, ülkenizi damarlarına kadar zehirler. Bunların hepsi terör örgütü. Hepsi insanlığın, çağımızın belası. “İdam isteriz” Yozgatlılar, merak etmeyin, önce şu önümüzdeki işi bitirelim, 16’sına hazırlanalım. Ama bunların derdi başka. Dert, büyüyen, yükselen Türkiye’nin önünü kesmek. Dert, Anayasa oylamasında evet çıkarsa dünyanın en büyük havalimanı hızla tamamlanacak ve bitecek.

Bu arada Yozgat, müjdeyi veriyorum; havalimanınızın inşaatı bu sene başlıyor, hayırlı uğurlu olsun.

Bunların derdi başka. Yeni köprüler, otoyollar, hastaneler, limanlar yapılmaya devam edecek. Ne istiyorlar? Yapılmasın. Kişi başına milli gelir 20 bin dolara çıkacak. Çıkmasın. Bölünmüş yol uzunluğu kat be kat artacak. Artmasın. Yozgat’a hızlı tren gelecek. Gelmesin. Yeni organize sanayi bölgeleri kurulacak. Kurulmasın. Cazibe merkezi programlarıyla Doğu’da, Güneydoğu’da yeni fabrikalar

kurulacak, işsizlere iş verilecek, aş verilecek, Türkiye büyüyecek, milletimiz kalkınacak. Sakın, bunların hiçbirisi olmasın, bunun için uğraşıyorlar. Bunun için terör örgütlerinin sırtını sıvazlıyorlar, her türlü propagandayı, hayır propagandasını yaptırıyorlar. Ama benim Adalet Bakanım sizin evladınız Bekir Bozdağ gidince kapılar kapanıyor, salonlar iptal ediliyor, Almanya’da konuşturulmuyor. Bunun hesabını Yozgat sorar değil mi? "Evet" Soracak mısınız? "Evet" 16 Nisan’da bunlara cevabı verecek

(3)

misiniz? ("Evet"

Değerli kardeşlerim… “Recep Tayyip Erdoğan” Adam gibi adam Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanımızın size selamını getirdim.

Değerli kardeşlerim; bakın bu anayasa değişikliği olursa bir daha 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 17-25 Aralık, 15 Temmuz gibi darbeler yaşanmayacak. Tek patron millet olacak, siz olacaksınız.

Milletin iradesi dışında hiçbir irade kalmayacak. Millet Türkiye yeni anayasayla Türkiye’nin terör belasının tamamı ile üstesinden gelecek. Onun bunun kolu kanadı altında gezen terör örgütleri artık ortalıkta dolaşamayacak.

Kardeşim, biz memlekete hizmet ederken, Türkiye’yi kalkındırırken, refahı, huzuru artırırken sizden izin mi alacağız, sizden icazet mi alacağız? Bizim Allah’tan sonra tek hesap vereceğimiz millettir millet, asil Türk milletidir. Yeni anayasayla Avrupa ne derse desin, CHP ne derse desin, Türkiye 2023 hedeflerine doğru kararlılıkla ilerleyecek. Şimdi Yozgatlılar, büyük gün yaklaşıyor, 12 gün kaldı ha. 12 gün boyunca hanımefendiler; ilçe-ilçe, mahalle-mahalle, sokak-sokak gezmeye var mısınız? "Evet"

Her eli sıkmaya var mısınız? "Evet" Her kapıyı çalmaya var mısınız? "Evet" Allah sizden razı olsun.

Kadınlarımız, hanımefendiler her zaman bu davanın en önde gidenleri oldu, Allah sizden razı olsun.

16 Nisan akşamı Türkiye’yi yeniden yükseltmeye hazır mı Yozgat? "Evet" Milli irade için… "Evet"

Bağımsızlık için… "Evet" Demokrasi için… "Evet" Güçlü Türkiye için… "Evet" Geleceğimiz için…

"Evet" Çocuklarımız için… "Evet" Gücümüz millet, kararımız… "Evet" Sevdamız millet, kararımız…

"Evet" Daima millet, kararımız… "Evet" Yozgat işi bitirmiş, Yozgat işi bitirmiş; size de bu yakışır.

Yozgat’ta iş tamam, meseleye noktayı koymuş, Allah hepinizden razı olsun.

Değerli kardeşlerim, Yozgatlı hemşerilerim; Türkiye’yi boydan boya geziyoruz. Bir sevdamız var, bütün vatandaşlarımıza bir sözümüz var. Son seçimler öncesi milletimize ne dedik? 80 milyonu kucaklayacak bir anayasa yapacağız. Sandığa giden insanımız, sizler 1 Kasım’da bize bu yetkiyi verdiniz. Biz de şimdi aldığımız bu yetkiyle önünüze geldik. Siz de yaptığımız bu anayasaya karar vereceksiniz.

Kararımız… "Evet" Kararımız… "Evet" Eyvallah.

Değerli kardeşlerim; AK Parti 15 yıldır arkasında, sağında-solunda Anadolu’nun tertemiz insanlarını görmeden bir adım atmadı. Biz AK Parti olarak milletin yolundan başka hiçbir yolu tanımadık. Hiçbir kirli pazarlığın içinde olmadık, kapalı kapılar ardında iş tutmadık. Az önce Cemil Bey dedi, bu anayasa eski bir araba, 82 model, artık yürümüyor. Türkiye’nin yönünü belirleyemiyor. Neden? Çünkü anayasa bir ülkenin pusulasıdır pusula. Pusula bozulmuş, gelecek vadetmiyor, yol göstermiyor. Sürekli engeller, sürekli dayatma, sürekli darbe tehdidi, Türkiye zaman kaybediyor zaman. AK Parti’den önceki dönemi hatırlayın, 2001’i hatırlayın. O gün doğan çocuklarımız bugün 15 yaşını geçti. Onlar bilmez, ama anneleri-babaları bilir. Cumhurbaşkanı bir şey söylüyor, Başbakan başka bir şey söylüyor. Biri bir telden çalıyor, öbürü başka telden çalıyor. Sonra Anayasa kitapçığını fırlatıyor Başbakanın kafasına, ondan sonra olan oluyor. Bedeli millet ödüyor millet. Sabah uyanıyoruz, cebimizdeki para yarı değerine düşmüş, borç iki kat artmış, Merkez Bankası’ndan dövizler uçmuş gitmiş. Faizler yüzde 7500’ü aşmış. Ülke muz cumhuriyetine dönmüş, kimsenin umurunda değil.

Değerli kardeşlerim; bakın bu acı tecrübeleri yaşadık. Size buradan söylüyorum, Yozgat’tan, ey vatandaşlarım; 2001 krizi yaşandı, bu krizin Türkiye’ye maliyeti 638 milyar lira. 2002’de geldik, 2011’e kadar biz bu krizden kalan borçları ödedik borçları. Bu 638 milyarı eğer borçlara, faizlerine ödemeseydik, düşünün ne yapabilirdik, daha fazla ne yapabilirdik? Sadece kıyaslama veriyorum; 74 tane daha Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi köprü yapardık, 140 tane Avrasya tüneli yapardık, 34 tane Marmaray yapardık, 15 tane Kanal İstanbul yapardık, 127 bin kilometre bölünmüş yol yapardık, 127 bin kilometre. Kişi başı milli gelirimiz bugün 11 bin dolar değil 14 bin dolar olurdu. İşte 2001 krizinin, bir anayasa kitapçığının fırlatılmasının bedeli bu.

(4)

Sevgili Yozgatlılar, bununla da kalsa iyi, bir de vesayetler var, muhtarılar var, milli iradeye tehditler var. Sonra ne oldu? 2001’den sonra milletin sinesinden AK Parti çıktı AK Parti, milletin partisi işbaşına geldi. Ama bizimle de uğraşmadılar mı? Bizimle uğraştılar, hatırımız kalmasın diye bizi de boş

bırakmadılar. Ne yaptılar ilk olarak? Milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’a, Kurucu Genel

Başkanımıza siyasi yasak getirdiler, milletvekili olmasını engellediler. Yetmedi, AK Partiyi kapatmak için dava açtılar. Yetmedi, cumhurbaşkanının seçilmesini engellediler, bu işin arkasında da bugün hayrı kampanyası yapan CHP var CHP. CHP’nin bir hayrı, bir güzel işi yok, nerede hayırsız işler varsa her yerde CHP. Bugün de hayır, hayır’ın peşinde, hayır’dan hayır gelmez, CHP’den hiç hayır gelmez bu memlekete. Biz ne yaptık? Dedik ki, siz cumhurbaşkanını seçtirmiyor musunuz? O halde biz de

Yozgat’a sorarız, millete sorarız. 2007’de referandum yaptık, size sorduk mu? "Evet" Bak, burayı iyi dinleyin, Yozgat o gün, 21 Ekim 2007’de cumhurbaşkanını halk seçsin dedi, yüzde 84 evet dedi, evet.

Şimdi 16’sında ne vereceğiz, onu söyleyin? "Evet" Evet vereceğiz de, üzerinden 10 yıl geçti, 84’te mi kalacağız? "Hayır" Bunun enflasyonu var, farkı var. 84’te 10 koyarsan 94 olur. Hadi 4’ünü onlara bırakalım, 90 tamam mı? "Evet" Yüzde 90 hazır mı? "Evet" Hadi bakalım.

Yozgat tarih yazmaya hazır mı? "Evet" Yozgat bayrağına sahip çıkmaya hazır mı? "Evet" Yozgat vatanına sahip çıkmaya var mı? "Evet" Yozgat devletine sahip çıkmaya var mı? "Evet" Yozgat alçaklara cevabını vermeye hazır mı? "Evet" Allah sizden razı olsun.

Değerli Yozgatlılar, değerli vatandaşlarım; şimdi bu hayır söyleyenler, hayır’cılar ne vaat ediyor, bunlardan bir şey duydunuz mu? "Hayır" Hiçbir şey yok, korku, tehdit, kaos, karamsarlık, geleceğe yönelik tek olumlu bir şeyleri yok.

Kılıçdaroğlu kahvecilerle oturuyor, diyor ki, 16 Nisan’dan sonra kahveler kapanıyor, haberiniz olsun, evet vermeyin. Minibüsçülerin yanına gidiyor, minibüs hatlarınız iptal olacak, evet vermeyin.

Muhtarlarla biraraya geliyor, bakın diyor 16 Nisan’da evet verirseniz muhtarlıklar kapanıyor. İş

adamlarıyla toplantı yapıyor, 16 Nisan’dan sonra evet çıkarsa fabrikalarınıza el konacak, mallarınıza el konacak. Ya kardeşim, gün görmemiş yalan var bunda, gün görmemiş. Biz 14 senede 350 kilometre tünel yaptık Türkiye’de, Kılıçdaroğlu’nun yalanlarını arka arkaya dizsen 600 kilometre ediyor; bu kadar da olmaz be kardeşim.

Şimdi değerli kardeşlerim, sevgili Yozgatlılar, yeni anayasada ne var? Yeni anayasa ne getiriyor bak, huzur var, güven var. Başka ne var? Millet iradesi var millet iradesi, patron millet. Darbecilere ekmek yok, vesayetçilere ekmek yok, çalışmadan, yorulmadan, ter dökmeden iktidar yok, onun için hayır hayır diyor bağırıyorlar.

Bakın hanımefendiler, 2 tane sandık geliyor önünüze; bir tanesi cumhurbaşkanı için, bir tanesi milletvekili için, aynı gün oy veriyorsunuz, aynı gün seçim, yazın seçim, kışın seçim yok, aynı gün.

Cumhurbaşkanına verdiniz oy, milletvekillerine de verdiniz, akşam sandıklar açılıyor, cumhurbaşkanı yüzde 50’den 1 fazla aldıysa seçiliyor, almadıysa 2 hafta sonra bir daha tekrarlanıyor. Ne oluyor? O gün memleketi 5 yıllığına kim yönetecek belli oluyor değil mi? "Evet" Kararı kim veriyor? Millet veriyor, siz veriyorsunuz. Güvenoyunu kim veriyor? Millet veriyor.

Halbuki şimdi ne var? Seçim oluyor, seçiyorsunuz, sandıklar kapanıyor, sayılıyor, vekiller gidiyor, Ankara’da bir türlü hükümet kurulamıyor, görev kime verilecek, kim başbakan olacak, kim bakan olacak, kapalı kapılar ardında pazarlıklar, medya patronlarının evinde pazarlıklar. Siz başkasını seçiyorsunuz, bir de bakıyorsunuz karşınıza bir başkası çıkmış, sizin iradeniz Ankara’da buharlaşıyor, işte bunun için bu sistemi değiştiriyoruz. Sonra güç bela kurulan hükümetlerle de bir türlü hizmet olmuyor.

Düşünebiliyor musunuz, 1950’den bugüne kadar sevgili kardeşlerim, 67 yılda 48 tane hükümet kurulmuş, 48. Almanya’da ne kadar? 15 tane. Fransa’da ne kadar? O kadar, İngiltere’de daha az. 17

(5)

ayda bir hükümet; 17 ayda kurulan hükümetten bir hayır gelir mi? "Gelmez" Yozgat’ın bölünmüş yolları yapılır mı? "Hayır" Hızlı treni yapılır mı? "Hayır" Barajları yapılır mı? "Hayır" Kocaman şehir hastanesi yapılır mı? "Hayır" Yapılmaz, çünkü zaman yok, tebrikleri kabul ediyor, brifingleri alıyor, ondan sonra da bizim vakit doldu, vedalaşmaya çıkıyor, işte bu kadar. Hizmet nerede? Hizmet başka bahara.

Bakın bugün 5 Nisan, rahmetli Türkeş’in 20. ölüm yıl dönümü, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. "Amin" Alpaslan Türkeş’in hayali de başkanlık sistemiydi, cumhurbaşkanlığı sistemiydi. İşte onun mirasını devralan MHP’li kardeşlerimizle, Büyük Birlik Partisi kardeşlerimizle, ülkücülerle, milliyetçilerle, alperenlerle bir olduk, beraber olduk, Başbuğun hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz.

Değerli kardeşlerim, biz bu eski Türkiye siyasetinin aksayan yönlerini ortadan kaldırmak istiyoruz.

Artık milletin kararının üstünde başka karar olsun istemiyoruz. Sistemin tıkanan, iflas edilen yönlerini bir bir elden geçiriyoruz. Diyoruz ki, 16 Nisan’dan itibaren daima iktidar, daima istikrar, daima güven ve devamlı kalkınma. Şimdi artık belirli bölgenin partisi olarak, belirli bölgelerden oy alarak iktidar olma yok. Yozgatlılar, yüzde 50 alabilmek için doğudan da oy alacaksın, batıdan da, kuzeyden de, güneyden oy alacaksın, aksi halde iktidarı göremez, kulağının arkasını görsen bile iktidar göremezsin.

Kendine güvenen, çalışan, milletin gözüne giren iktidar olacak, ama Ağustosböceği gibi yan gelip yatanlar iktidar yüzü görmeyecek. Bunlar onun için avaz avaz bağırıyorlar, onun için hayır diye çalışıyorlar. Çünkü bu sistemde çalışmak var çalışmak, lafla peynir gemisi yürümüyor.

Değerli kardeşlerim, hava sıcak, sizleri daha fazla bekletmek istemiyorum, biraz da Yozgat’ı konuşalım.

Yozgat’a neler yaptık, Yozgat’a neler yapıyoruz biraz da bunları konuşalım ve konuşmamızı tamamlayalım; tamam mı?

Değerli kardeşlerim, Yozgat’a son 15 yıl içerisinde çok büyük işler yaptık, Yozgat’a bugüne kadar 14 yılda 9,5 milyar yatırım gerçekleştirdik, helali hoş olsun.

Yozgat’taki eğitim gören gençlerimize bugüne kadar 15 milyon kitap dağıttık, okullarımızın tamamına internet kurduk, 10500 bilgisayar verdik, akıllı tahtalarla donattık. Değerli kardeşlerim, öğrencilerimize, öğretmenlerimize tabletler verdik. Yozgat Bozok Üniversitesini kurduk mu? "Evet" 16 bin gencimiz burada eğitim görüyor.

Bugün resmi açılışını yapacağımız modern 475 yataklı Yozgat Şehir Hastanesi hayırlı, uğurlu olsun Yozgat’a. Bunun yanı sıra, 10 adet devlet hastanesi, 6 adet sağlık ocağı, 5 adet sağlık evini bitirdik, hizmete aldık. Şimdi Sorgun’da, Yozgat’ın büyük ilçesi, İlyas Aslan’ın rahmetlinin ilçesinde 250 yataklı bir hastane, Şefaatli’de 25 yataklı bir hastane de bitmek üzere, yakın zamanda bunların da açılışını inşallah yapacağız.

Yozgatlı kardeşlerim, bu güzel ilimize 14 senede kaç kilometre bölünmüş yol yaptık bir hesap edin?

328 kilometre bölünmüş yol yaptık, helal olsun Yozgat’a. Yolları böldük milleti birleştirdik. Yolları böldük hayatları birleştirdik. Yolları böldük gönülleri birleştirdik. Yolları böleriz ama, Türkiye’yi böldürtmeyiz.

Değerli kardeşlerim, hızlı trenimiz adım adım geliyor, 2018’de Yozgat hızlı treni başlıyor. Kırıkkale’ye yarım saat, Ankara’ya bir saat, İstanbul’a 4 saat; işte hizmet bu. Lafla peynir gemisi yürümüyor sevgili Yozgatlılar.

Değerli kardeşlerim, hizmetlerimiz bugüne olduğu kadar…

Ha bu arada, Yozgat Yerköy İnandık Barajını da yapıyoruz; hayırlı, uğurlu olsun.

Yozgat’tan değerli kardeşlerim, evvel Allah siz bu sevginiz, bu desteğiniz olduğu müddetçe biz de

(6)

ülkemize, milletimize, Yozgat’a var gücümüzle hizmet etmeye devam edeceğiz.

Şimdi hazır mıyız Yozgat? "Evet" Aydınlık yarınlar için… "Evet" Kutuplaşma değil, kucaklaşmak için…

"Evet" Millet egemenliği için… "Evet" Gücümüz millet, kararımız… "Evet" Sevdamız millet, kararımız… "Evet" Daima millet, kararımız… "Evet" Kararımız... "Evet" Evet evet evet.

Allah sizden razı olsun, sağ olun, var olun değerli kardeşlerim.

İlçeleri sayarken Saraykent’i unutmuşuz, Saraykent’e de buradan selamlar gönderiyoruz.

Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun değerli kardeşlerim.

Referanslar

Benzer Belgeler

Kardeşlerim, Kütahya her zaman olduğu gibi bizim gururumuz.. Kütahya, bu aziz milletin

İnşallah şu anda konuyla ilgili etüt proje çalışmaları devam ediyor, inşallah Yozgat’ımızı da bu noktada artık yurt dışındaki akrabaların gidişi-gelişi, her şeyi

Ve değerli kardeşlerim, şu anda bakın sadece iki kalem 17 katrilyon, bunu da biz ödedik.. Bütün bunlar yolsuzlukların oldukları bir iktidarda

Sevgili kardeşlerim, Bingöl’ün saygıdeğer güzel insanları, 24 Temmuz 2010’da Bingöl’e geldim, biliyorsunuz halk oylamasını startını buradan verdik, ilk toplantıyı

Ben şimdi yeni bir şey söylüyorum, daha önce de söylemiştim, dedim ki; bakın 30 Mart’ta eğer AK Parti sandıklardan birinci olarak çıkmazsa, çünkü siyasette liderlerin

Ona şöyle bir baktığımızda şunu görüyoruz: Gıda tarımda yaklaşık 1,5 katrilyon, orman su işlerinde 1 katrilyon 300 trilyon, İller Bankası olarak 765 trilyon,

Kardeşlerim, biz gelene kadar Zonguldak’a ne kadar bölünmüş yol yapıldı biliyor musunuz..

Şimdi de Mustafa Yel kardeşimizle istiyoruz ki Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Tekirdağ’ın tüm ilçelerine, artık köy yok, mahallerine, beldeler de mahalle,