SIRMA DEM R EKER
Uzmanl k TeziSOSYAL SEKTÖRLER VE KOORD NASYON GENEL MÜDÜRLÜ"Ü
iii
Tezimin yaz m nda ve de erlendirilmesinde yap c ele tiri ve katk lar n esirgemeyen Planlama Uzmanlar Say n Sedat ÇET4K’e, Say n Hakan YAZICI’ya, Say n Ercan DANSUK’a, Say n Cumhur BOZ’a ve Sosyal Politikalar Dairesi Ba kan Say n 4lyas ÇEL4KO(LU’na,
Tezimde kulland m verilerin analizinde yol gösterici olan, Türkiye 4statistik Kurumu uzmanlar ndan Say n Özlem SARICA’ya,
Tezimin yaz m esnas nda benden desteklerini esirgemeyen sevgili çal ma arkada lar ma,
Bu çal ma esnas nda destekleriyle daima bana güç veren anneme, babama ve e ime,
v
S rma DEM R EKER
Türkiye için bugüne kadar yoksullukla ilgili yap lan çal malar, genel olarak yoksulluk s n r n n belirlenmesine ve yoksullar n özellliklerinin ortaya konulmas na yöneliktir. Sosyal transferler ve yoksulluk ili kisi ise, Türkiye için derinlemesine incelenmeyen alanlardan biridir. Sosyal transferler, ki ileri belirli risklere kar korumak veya bu risklerin olumsuz etkilerini azaltmak amac yla kar l nda cari bir hizmet beklenmeden yap lan primli, primsiz ayni ve nakdi ödemelerdir. Birincil da l m sonucu belirlenen yoksullu u azaltmay amaçlayan sosyal transferlere ayr lan kaynaklar n etkisini görmek ve ülkeler aras yoksulluk farkl l klar n aç klamak için sosyal transferlerin yoksulluk üzerindeki etkisinin incelenmesi önemlidir. Nitekim, sosyal transferler etkin kullan ld nda yoksullu u oldukça azaltabilmektedir.
Bu çal ma, Türkiye’de sosyal transferlerin gelirle olan ili kisini, sosyal transferlerin kimleri kapsad n ve yoksul kesime ne kadar ula t n analiz ederek, sosyal transferlerin yoksullu u ne ölçüde etkiledi ini ve yoksul kesime yönelik transferlerin hedef kitlesinin kimler oldu unu ortaya ç karmay amaçlamaktad r. Bu kapsamda, Hanehalk Bütçe Anketi ham verileri kullan larak yoksul kesimin özellikleri ve transferlerin yap s na ili kin analizler yap lm t r. Yine ayn veri seti kullan larak, transferlerin yoksullu u ne kadar de i tirdi i ve etkinli inin ne oldu u da ortaya konulmaya çal lm t r. Bunlar n yan s ra, senaryo analizleri ile, mevcut transfer miktar n n daha etkin kullan lmas durumunda, yoksulluk aç n ne kadar kapatabilece i hususu da incelenmi tir.
AB ülkerinde her ne kadar sosyal transfer harcamalar ve yoksulluk aras ndaki ili ki anlaml ise de, söz konusu ili ki birebir de ildir. Türkiye’de son y llarda yoksulluk oranlar n n dü mesinde, transfer öncesi yoksullu un azalmas ve transferlerin miktar n n artmas etkili olmu tur. Ancak, transferlerin miktar artmakla birlikte, etkinlik oranlar n n dü ük olu u nedeniyle, transferlerin yoksulluk üzerindeki etkisi olabilece inden daha dü ük kalm t r. Bunun nedeni, transferlerin, büyük ço unlukla ya yoksul olmayan kesim taraf ndan al nmas ya da yoksullar n yoksulluk aç n kapatt ktan sonra bu kesime verilen ek tutarlardan olu mas d r. Beklenilenin aksine, yoksullu u azaltmay hedefleyen transfer türlerinden yararlanan kesimin içindeki yoksul olmayanlar n oran oldukça yüksektir. E er transferlerin etkinlik oranlar daha fazla olsayd , mevcut transferlerle Türkiye’de yoksulluk aç daha az olabilirdi.
Anahtar Kelimeler
Yoksulluk Oran , Yoksulluk Aç , Sosyal Transferler, Yoksullu u Azaltma Etkinli i Modeli, Etki Analizi.
vii
Poverty research conducted to date has generally been concerned with the determination of the poverty line and defining the characteristics of the poor. The relationship between social transfers and poverty is, however, one of the areas that has not been studied in-depth. Social transfers are payments without expecting any current service made with and without premium in-kind or in-cash for the purpose of protecting individuals from certain risks. Studying the relationship between social transfers and poverty is important for understanding the poverty reducing effects of resources set aside to poverty alleviation and to understand the cross-country differences in poverty. In fact, social transfers, when used effectively, can alleviate poverty to a great extent.
This study aims to find out the extent to which social transfers affect poverty and the characteristics of the beneficiaries of the transfers in Turkey. To this end, the study examines the relationship between income and social transfers and analyzes questions such as who are the people receiving the social transfers and to what extent the transfers are actually received by the poor. In this context, analysis is made regarding the characteristics of the poor and the structure of the transfers using raw data of the Household Budget Surveys. Employing the same data set, an attempt is also made to demonstrate the efficiency of social transfers and extent to which social transfers have altered poverty. Besides, under different scenarios, the extent to which the current amount of transfer can close the poverty gap when utilized more effficiently is also examined.
In EU countries, the association between social transfers and poverty is a significant one, though not one-to-one. In Turkey, the recent reduction in poverty can be linked to decrease in poverty-before-transfers and increase in the amount of transfers. The effect of transfers on poverty, however, is found to be lower than expected, primarily due to low efficiency rates. The reasons for this are that the spillover in transfers and/or the fact that significant portion of the transfers are received by the poor. Contrary to the expectations, the percentage of the non-poor is considerably high among the people who benefited from the transfers targeting poverty alleviation. Had the efficiency rates of the transfers been higher, the poverty gap in Turkey could have been much lower.
Key Words
Poverty Rate, Poverty Gap, Social Transfers, Poverty-Reduction Efficiency Model, Impact Analysis.
ix TABLOLAR ...xiii GRAF KLER ... xv EK LLER ...xvii KISALTMALAR ... xix G R . ... 1
1. YOKSULLUK VE SOSYAL TRANSFERLER N KAVRAMSAL ÇERÇEVES ... 7
1.1. Yoksulluk Kavram ... 7
1.2. Gelir Yoksullu u Ölçütleri... 10
1.3. E de erlik Ölçe i ve Yoksulluk Ölçüm Birimi ... 14
1.4. Yoksullu u Belirleyen Önemli Faktörler... 16
1.5. Sosyal Transfer Kavram ... 17
1.5.1. Yoksullu a ili kin politikalarda sosyal transferlerin yeri ... 17
1.5.2. Yeniden da l m ve sosyal refah... 20
1.5.3. Sosyal transferler ve i gücü arz ... 22
1.6. Literatür Taramas ... 22
1.6.1. Türkiye’de yoksulluk üzerine yap lm baz çal malar ... 22
1.6.2. Dünyada sosyal transferlerin yoksulluk üzerindeki etkisine ili kin yap lm baz çal malar... 27
1.7. Çal mada Kullan lan Yoksulluk ve Sosyal Transferlerin Çerçevesi ... 29
1.8. Çal mada Kullan lan Veri Seti... 33
1.8.1. Veri setinde yer alan transferler ... 34
1.8.2. Veri setindeki transfer türlerinin grupland r lmas ... 40
2. TÜRK YE’DE YOKSULLU"UN PROF L ... 47
2.1. Türkiye’de Yoksulluk Kesimin Özellikleri... 47
2.1.1. Hanehalk büyüklü ü, hanehalk kompozisyonu ve ya yap s ... 47
2.1.2. E itim durumu ... 49
2.1.3. Yerle im yeri... 51
2.2. Y llar 4tibar yla Yoksulluk Profilindeki De i imler ... 58
3. AB VE TÜRK YE’DE SOSYAL TRANSFERLER ... 65
3.1. AB’de Sosyal Transferler... 66
3.1.1. AB’de sosyal transfer bile enleri ... 66
3.1.2. AB’de sosyal transfer harcamalar ... 69
3.1.3. AB’de sosyal transfer harcamalar ve yoksulluk ili kisi... 71
3.2. Türkiye’de Sosyal Transferler... 74
3.2.1. Türkiye’de sosyal transfer bile enleri ... 74
3.2.1.1. Primli ve primsiz sistem çerçevesinde sosyal transferler... 74
3.2.1.2. ESSPROS çerçevesinde sosyal transfer bile enleri ... 77
3.2.2. Türkiye’de sosyal transfer harcamalar ... 83
3.2.2.1. ESSPROS s n fland rmas çerçevesinde sosyal transfer harcamalar 84 3.2.2.2. Bütçe s n fland rmas çerçevesinde sosyal transfer harcamalar ... 86
3.2.3. Türkiye’deki sosyal yard m sistemine detayl bir bak ... 87
4. SOSYAL TRANSFERLER N GEL R VE YOKSULLUKLA L K LER ... 101
4.1. Türkiye’de Sosyal Transferlerin Gelir ve Gelir E itsizli i ile 4li kileri... 101
4.1.1. Türkiye’de sosyal transferlerin gelirle olan ili kisi... 101
4.1.2. Sosyal transferlerin gelir e itsizli ine etkileri... 103
4.2. Toplam Nüfus ile Yoksul Nüfusun Sosyal Transferlerden Yararlanma Durumu ... 106
4.2.1. Sosyal transferlerin hanehalklar taraf ndan elde edilme oranlar ... 106
4.2.2. Sosyal transferlerin yoksullar taraf ndan elde edilme oranlar ... 107
4.2.3. Sosyal transferlerin birlikte elde edilme oranlar ... 108
4.2.4. Sosyal transferlerin elde edildi i kesimin i gücü piyasas ndaki durumu ... 110
4.3. Sosyal Transferlerin Yoksullara Ula ma Oran ... 111
4.3.1. Transferlerin elde edildi i kesimdeki yoksulluk oranlar ... 112
4.3.2. Transferlerin elde edildi i kesimin yoksulluk aç klar ... 114 4.4. Yoksulluk Durumuna Göre Yoksul Kesimin Yararland Transfer Türleri 117
xi
ETK LER ... 123
5.1. Sosyal Transferlerin Yoksulluk Üzerindeki Etkisinin Ölçümünde Kullan lan Yöntemler... 123
5.1.1. Transferlerin yoksulluk oran üzerindeki etkisinin ölçümünde kullan lan yöntem... 123
5.1.2. Transferlerin yoksulluk aç üzerindeki etkisinin ölçümünde kullan lan yöntem... 124
5.1.2.1. Yoksullu u azaltma etkinli i modeli ... 125
5.1.2.2. Yoksulluk aç n n ayr t r lmas ... 127
5.2. Türkiye’de Sosyal Transferlerin Yoksulluk Oran Üzerindeki Etkisi ve Bu Etkiyi Belirleyen Unsurlar ... 129
5.2.1. Türkiye’de sosyal transferlerin yoksulluk oran üzerindeki etkisi... 129
5.2.2. Transferlerin yoksulluk oran üzerinde olabilecek maksimum etkisi .... 132
5.2.3. Yoksullu u azaltmay amaçlayan devlet transferlerinin yoksulluk oran üzerindeki s n rl etkilerinin nedenleri ... 134
5.3. Türkiye’de Sosyal Transferlerin Yoksulluk Aç Üzerine Etkisi ve Bu Etkiyi Belirleyen Unsurlar ... 137
5.3.1. Türkiye’de nüfusun yoksulluk s n r na göre da l m ... 138
5.3.2. Türkiye’de sosyal transferlerin yoksulluk aç üzerine etkisi ... 140
5.3.3. Transferlerin yoksulluk aç üzerindeki etkisini belirleyen unsurlar ... 141
5.3.4. Transferlerin yoksulluk aç üzerinde olabilecek maksimum etkisi... 144
5.4. Ayr t rma Analizi... 146
5.4.1. Toplam transferler için ayr t rma analizi... 146
5.4.2. Transfer türleri için ayr t rma analizi ... 148
5.5. Transferlerin Yoksulluk Aç Üzerindeki Etkisinin Art r lmas na Yönelik Senaryo Analizleri... 150
5.5.1. Toplam transferlerin yoksulluk aç üzerindeki etkisinin art r lmas na yönelik senaryo analizleri ... 150
5.5.2. Baz transfer gruplar n n yoksulluk aç üzerindeki etkisinin art r lmas na yönelik senaryo analizleri ... 157
5.6. AB Ülkelerinde Sosyal Transferlerin Yoksulluk Üzerindeki Etkisi ... 162
xii
xiii
Tablo 1.3. Yoksullu u Belirleyen Önemli Faktörler ... 16
Tablo 1.4. HBA Verilerindeki Transferlerin Gözlem Say lar ve Oranlar ... 40
Tablo 2.1. Hanehalk Büyüklü ü, Kompozisyonu ve Ya Bak m ndan Yoksul ve Yoksul Olmayan Gruplar Aras ndaki Farkl l klar (1)... 48
Tablo 2.2. E itim Durumu Bak m ndan Yoksul ve Yoksul Olmayan Gruplar Aras ndaki Farkl l klar (1)... 50
Tablo 2.3. Yerle im Yeri Bak m ndan Yoksul ve Yoksul Olmayan Gruplar Aras ndaki Farkl l klar ... 52
Tablo 2.4. 4 teki Durum Bak m ndan Yoksul ve Yoksul Olmayan Gruplar Aras ndaki Farkl l klar (1) ... 55
Tablo 2.5. 4stihdam ve GSY4H’n n Sektörel Da l m (1)... 57
Tablo 2.6. Sosyal Güvenlik Durumu Bak m ndan Yoksul ve Yoksul Olmayan Aras ndaki Farkl l k (1)... 58
Tablo 2.7. Yoksul Kesimin Ya Yap s nda Y llar 4tibar yla Görülen De i im ... 59
Tablo 2.8. 2002-2005 Y llar Aras nda Yoksullar n 4 gücü Piyasas Durumlar ndaki De i iklikler... 60
Tablo 3.1. Türkiye’de Sosyal Harcama Bile enleri ... 83
Tablo 3.2. 2022 Say l Kanun’a Göre Yap lan Ödemeler ve Ki i Say s ... 90
Tablo 3.3. SHÇEK’in Ayni-Nakdi Yard mlar ndan Yararlanan Ki i Say s ve Ayl k Ödeme Tutar ... 92
Tablo 3.4. Vak flar Genel Müdürlü ü Taraf ndan Yap lan Sosyal Yard mlar ... 93
Tablo 3.5. SYDTF’nin Harcamalar ... 96
Tablo 3.6. Türkiye’deki Sosyal Yard m Programlar ndaki Muhtaçl k Kriterleri ... 97
Tablo 4.1. Gelir Türlerinin Korelasyonu-2005 ... 102
Tablo 4.2. Gelir Türlerinin E itsizli e Etkileri-2005... 105
Tablo 4.3. Transfer Gruplar n n Elde Edildi i Kesimde Di er Transfer Türlerine Sahip Olma Oran -2005 ... 108
xiv
Tablo 4.6. Transfer Alan Kesimin Ortalama Yoksulluk Aç klar ... 115
Tablo 4.7. En Yoksul Kesimlerin Elde Etti i Transfer Türleri... 118
Tablo 4.8. Gelir Aral Baz nda Yoksul Olan Kesimin Elde Etti i Transfer Türleri-2005... 119
Tablo 5.1. Transferlerin Yoksulluk Üzerindeki Etkisi... 129
Tablo 5.2. Baz AB Ülkelerinde Transferlerin Yoksulluk Üzerindeki Etkisi, 1994 130 Tablo 5.3. Yoksulluk S n r na Göre Belirlenen Gelir Aral klar ndaki Nüfusun Oran ... 138
Tablo 5.4. Transferlerin Yoksulluk Aç Üzerindeki Etkisi... 140
Tablo 5.5. Beckerman Modelinin Türkiye Uygulamas ... 142
Tablo 5.6. Ayr t rma Analizi Sonuçlar ... 147
Tablo 5.7. Transfer Türleri Baz nda Ayr t rma Analizi-2005 ... 148
Tablo 5.8. Yoksulluk Aç ndaki Azalman n Art r lmas na Yönelik Senaryo Analizleri... 152
Tablo 5.9. Ye il Kart Harcamalar n n Etkinli inin Art r lmas na Yönelik Senaryo Analizleri... 159
Tablo 5.10. Dördüncü Gruptaki Transfer Harcamalar n n Etkinli inin Art r lmas na Yönelik Senaryo Analizleri... 160
Tablo 5.11. Ayni Yard m Harcamalar n n Etkinli inin Art r lmas na Yönelik Senaryo Analizleri... 162
Tablo 5.12. Baz Ülkeler 4çin Transfer Sonras Yoksulluk Aç n n Ayr t rma Sonuçlar ... 164
xv
Grafik 2.3. Gelir Türleri ve Yoksulluk... 53
Grafik 2.4. 4 teki Durum ve Yoksulluk... 55
Grafik 2.5. 4ktisadi Faaliyet Türü Bak m ndan Yoksul ve Yoksul Olmayan Gruplar Aras ndaki Farkl l klar ... 56
Grafik 2.6. 4ktisadi Faaliyet Türü ve Yoksulluk...57
Grafik 2.7. 2002-2005 Y llar Aras nda Yoksullar n E itim Durumundaki De i iklikler... 59
Grafik 2.8. 2002-2005 Y llar Aras nda Yoksullar n Sosyal Sigorta Kay tl l k Durumu ve Ye il Kart Sahipli i Durumlar ndaki De i iklikler ... 61
Grafik 2.9. 2002-2005 Y llar Aras nda Yoksullar n Elde Etti i Gelir Türlerindeki De i iklikler... 61
Grafik 3.1. AB-25’te Sosyal Koruma Harcamalar , 2004... 69
Grafik 3.2. AB-25’te Sosyal Harcamalar n Bile enler Baz nda Da l m ... 70
Grafik 3.3. AB-25’te Yoksulluk ve Sosyal Transfer Harcamalar ... 72
Grafik 3.4. AB-15’te Yoksulluk ve Sosyal Transfer Harcamalar ... 73
Grafik 3.5. ESSPROS Çerçevesinde Türkiye’de Sosyal Harcamalar-2004 ... 85
Grafik 4.1. Sosyal Transferlerin Hanehalklar Taraf ndan Elde Edilme Oranlar ... 106
Grafik 4.2. Tüm Transferler Öncesi Yoksul Olan Kesimin Transferlerden Yararlanma Durumu... 107
Grafik 5.1. Transfer Öncesi ve Sonras Yoksulluk Oranlar ... 130
Grafik 5.2. Transfer Türlerinin Yoksulluk Oran ndaki Azalmaya Katk lar ... 132
Grafik 5.3. Transfer Ald ktan Sonra Yoksul Olanlar ve Yoksul Olmayanlar n Oran ... 133
Grafik 5.4. Ye il Kart Ayni Yard m n n Yoksulluk Üzerindeki Etkisi ... 135
Grafik 5.5. Dördüncü Grup TransferlerinYoksulluk Üzerindeki Etkisi ... 136
Grafik 5.6. Ayni Yard mlar n Yoksulluk Üzerindeki Etkisi... 137
xvi
Grafik 5.10. Transfer Sonras Yoksulluk Aç ndaki Azalma... 145 Grafik 5.11. Ye il Kart Harcamas n n A, B ve C Alanlar Aras nda
Da l m -2005 ... 158 Grafik 5.12. Dördüncü Gruptaki Transfer Harcamalar n n A, B ve C Alanlar
Aras nda Da l m -2005... 159 Grafik 5.13. Ayni Yard m Harcamalar n n A, B ve C Alanlar Aras nda Da l m 161 Grafik 5.14. AB-25’de Tüm Transferler Öncesi (Üst), Ya l l k ve Ölüm Ayl klar
xvii
xix
ÇSGB : Çal ma ve Sosyal Güvenlik Bakanl DPT : Devlet Planlama Te kilat
ESSPROS : Avrupa Entegre Sosyal Koruma 4statistikleri Sistemi EUROSTAT : Statistical Office of the European Communities GSY4H : Gayri Safi Yurtiçi Has la
HBA : Hanehalk Bütçe Anketi
KOSGEB : Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geli tirme ve Destekleme 4daresi Ba kanl
MEB : Milli E itim Bakanl
OECD : Organization for Economic Co-operation and Development SGK : Sosyal Güvenlik Kurumu
SHÇEK : Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu SOCX : OECD Sosyal Harcama Veritaban
SSK : Sosyal Sigortalar Kurumu
SYDGM : Sosyal Yard mla ma ve Dayan ma Genel Müdürlü ü SYDTF : Sosyal Yard mla ma ve Dayan may Te vik Fonu SYDV : Sosyal Yard mla ma ve Dayan ma Vak flar TÜ4K : Türkiye 4statistik Kurumu
Türkiye KAMU-SEN : Türkiye Kamu Çal anlar Sendikalar Konfederasyonu TÜRK-4M : Türkiye 4 çi Sendikalar Konfederasyonu
TÜS4AD : Türkiye Sanayici ve 4 adamlar Derne i YURTKUR : Yüksekö renim Kredi ve Yurtlar Kurumu
G R
Yoksulluk, ülkelerin ekonomik geli mi liklerinin sosyal alana ne kadar yans d n n ve sosyal alanda ne kadar geli tiklerinin önemli bir göstergesidir. Bu itibarla, yoksullukla mücadele öteden beri bir çok ülkenin gündeminde olmu tur. Temel gereksinimlerini kar layamama durumu olarak bilinmekle birlikte, yoksulluk, ülkelerin sosyo-ekonomik geli mi lik düzeylerine göre farkl ekillerde tan mlanabilmektedir. Özellikle geli mi ülkeler için gelir yoksullu undan ziyade, yoksunluk ve sosyal d lanma gibi kavramlar ön plana ç karken, az geli mi veya geli mekte olan ülkelerde gelir yoksullu u hala önemini korumaktad r.
4ktisadi kaynaklar n art r lmas toplumsal refah sorununun önemli bir yönüdür. Bunun yan nda, gelirin nas l payla ld ve yoksullu un boyutu da, ekonomik büyüme kadar di er önemli konulard r. Belirli bir zaman kesitinde emek, sermaye ve toprak gibi üretim faktörlerinin kullan m miktarlar ve fiyatlar ile olu an toplam üretim, piyasa veya piyasa d mekanizmalarla hanehalklar /bireyler aras nda da l r. Nihai gelir da l m ve buna ba l olu an yoksulluk; ekonomik konjonktür, üretim faktörlerinin da l m , nisbi fiyatlar ile devletin vergi ve transfer politikalar na ba l d r. Vergi ve transfer d ndaki politikalarla ekonomide bir gelir da l m belirlenir. Daha sonra devlet bu da l ma müdahaleyi vergi ve transferler arac l yla yapar. Bütün bunlar, yoksullu un ekonomide de i ik süreç ve mekanizmalar çerçevesinde olu tu unu göstermektedir. Yoksullu un çok boyutlu olu u nedeniyle, yoksullukla mücadeleye ili kin politikalar, geni bir bak aç s n ve çok yönlü uygulama araçlar n n kullan lmas n gerektirmektedir. Yoksullu a tek bir politika arac ile müdahale etmek, ekonomi politikalar ba ta olmak üzere, ilgili sektörel politikalar n ve do rudan sosyal transferlerin uyumlu ve e güdümlü bir biçimde uyguland durumlardaki kadar olumlu sonuçlar vermeyecektir.
Sosyal transferler, yoksullu u azaltmada kullan lan araçlardan biridir. Esas itibar yla sosyal transferler, ki ileri belirli risklere kar korumak veya bu risklerin olumsuz etkilerini azaltmak amac yla kar l nda cari bir hizmet beklenmeden yap lan primli, primsiz ayni ve nakdi ödemelerdir. Sosyal transferler, bir çok çal mada ülkeler aras yoksulluk farkl l klar n aç klamak için kullan lmaktad r.
Ayr ca, bu alana ayr lan kayna n yoksullu u ne kadar de i tirdi ini ortaya koyabilmek ad na da, sosyal transferlerin yoksulluk üzerindeki etkilerini ara t ran pek çok çal ma mevcuttur. Yap lan çal malarda sosyal transfer harcamalar ile yoksulluk aras nda güçlü bir ili ki bulunmas na kar n, daha fazla sosyal harcaman n daima daha dü ük yoksulluk anlam na gelmedi i de ortaya konmaktad r. Bu kapsamda, sosyal transferlerin etkinlik kavram tart lmaya ba lanm ve sosyal transfer yoksulluk ili kisi analiz edilirken, sosyal transferlerin yoksul kesime ne kadar ula t , bu kesimin ihtiyaçlar na ne ölçüde cevap verdi i gibi hususlar da incelenmeye ba lanm t r.
Sosyal transferlerin yoksullu u azaltmada önemli etkileri olabilmesine kar n, Türkiye’de bu alandaki literatür oldukça k s tl d r. Mevcut çal malar ba l ba na sosyal transfer ve yoksulluk ili kisine yo unla mamakta, ayr ca veri s k nt s nedeniyle ayr nt l analizlere de yer vermemektedir. Ancak, Türkiye gibi geli mekte olan bir ülke için, k s tl bütçe imkanlar göz önüne al nd nda, sosyal transfer harcamalar n n yoksulluk üzerindeki etkilerini ortaya koymak büyük önem arz etmektedir. Bunun yan s ra, Türkiye’de son y llarda yoksulluk oranlar nda önemli dü ü ler ya anm t r. En son aç klanan 2006 y l Yoksulluk Çal mas sonuçlar na göre, Türkiye’de 2002 y l nda yüzde 1,35 olan g da yoksulluk oran , yüzde 0,74’e gerilemi tir. G da ve g da d harcamalar içeren yoksulluk s n r alt nda ya ayan nüfus (yoksul nüfus) ise, 2002 y l nda 18 milyon 441 bin iken, 2006 y l nda 12 milyon 930 bine gerilemi tir. Buna göre, 2002 y l nda nüfusun yüzde 27’si yoksul iken, 2006 y l nda bu oran yüzde 17,8’dir. Yoksulluk oranlar ndaki bu dü ü te sosyal transferlerin rolünün ortaya konmas , olas müdahale alanlar na da k tutacakt r. 2002 y l ndan bu yana Türkiye 4statistik Kurumu (TÜ4K) taraf ndan düzenli olarak yap lan Hanehalk Bütçe Anketi (HBA) bu anlamda kullan labilir bilgiler sunmaktad r. Özellikle bu anketlerin ham verileri sosyal transferler ve yoksulluk ili kisinin ortaya konulabilmesinde önemli bir araç olmu tur.
Son dönemde gündemde olan sosyal güvenlik reformu ile sosyal transfer sisteminde özellikle emekli ayl klar bak m ndan yeni düzenlemeler getirilmi tir. Bu durumun, sosyal transferlerin yoksulluk üzerindeki etkisinde de birtak m de i iklikler yaratabilece i dü ünülmektedir. Ancak, reform kapsam ndaki
düzenlemelerin etkileri önümüzdeki y llarda görülece inden, reform ile sosyal transferlerde meydana gelecek de i iklikler analizlerde ele al nmayacakt r.
Bütün bunlardan hareketle bu çal man n amac ; Türkiye’de sosyal transferlerin gelirle olan ili kisini, sosyal transferlerin kimleri kapsad n ve yoksul kesime ne kadar ula t n analiz ederek, sosyal transferlerin yoksullu u ne ölçüde etkiledi inin ve yoksul kesime yönelik transferlerin hedef kitlesinin kimler oldu unun ortaya ç kar lmas d r.
Bu çerçevede, çal man n birinci bölümünde, yoksulluk kavram ile birlikte yoksullu un ölçüm yöntemlerine ve yoksullu u belirleyen faktörlere yer verilmi tir. Daha sonra, sosyal transferler ile yoksulluk ili kisi ve sosyal transferlerin yoksullu u etkileme mekanizmalar aç klanmaya çal lm t r. Ayr ca, Türkiye ve dünyada konu ile ilgili literatür gözden geçirilip, çal mada kullan lacak yoksulluk ve sosyal transfer kavramlar verilmi tir. Bölüm sonunda ise, çal mada kullan lacak veri seti tan t lm t r.
4kinci bölümde, özellikle yoksullu u azaltmay amaçlayan sosyal transferlerin hedef kitlesinin Türkiye ko ullar nda kimler olmas gerekti i ortaya konulmaya çal lm t r. Bunun için, Türkiye’deki yoksullar n demografik özellikleri, i gücü piyasas ndaki durumlar , gelir kaynaklar gibi hususlar incelenmi tir. Tek bir y l için yap lan bu analizlerin yan s ra, bu unsurlar n y llar itibar yla de i imini görebilmek ad na, 2002 ve 2005 y llar için söz konusu göstergelerdeki de i im de bölümün sonunda ele al nm t r.
Üçüncü bölümde, Avrupa Birli i (AB) ve Türkiye’de sosyal harcamalar kapsam nda hangi bile enlerin yer ald ortaya konulmaya çal lm t r. Bu kapsamda, öncelikle AB’de belli bir standarda kavu turulmu olan Avrupa Entegre Sosyal Koruma 4statistikleri Sistemi (ESSPROS) kapsam ndaki bile enler tan t larak, AB’nin yapt sosyal harcamalar incelenmi tir. Ayr ca, AB için, sosyal harcama ve yoksulluk ili kisine bak lm t r. Türkiye için, söz konusu standartta mevcut bir sosyal harcama verisi olmamakla birlikte, Devlet Planlama Te kilat (DPT) taraf ndan derlenen ve 2007 ve 2008 y l Programlar nda yay mlanan sosyal harcama rakamlar bulunmaktad r. ESSPROS standart nda sosyal harcama verileri için ise, TÜ4K
taraf ndan yürütülen çal man n en son bulgular ve analitik bütçe s n fland rmas ndan hareketle, Türkiye için yakla k bir sosyal harcama bütçesi olu turulmaya çal lm t r. Bölümün sonunda ise, Türkiye’de as l amac yoksullu u azaltmak olan transfer türlerine ili kin, daha ayr nt l bilgi verilmi tir.
Dördüncü bölümde, HBA ham verileri kullan larak Türkiye’deki sosyal transferlerin gelir ve yoksullukla ili kisi ara t r lm t r. Bu kapsamda, sosyal transferlerin amac ile ne kadar ba da t n n ortaya konulmas için, sosyal transferlerin gelir e itsizli ine etkileri ile sosyal transferlerin gelirle ili kisine bak lm t r. Daha sonra, sosyal transferlerin hanehalklar aras nda ne kadar yayg n oldu u, yoksul ve yoksul olmayan ayr m nda toplam nüfusun yararland transfer türlerinin neler oldu u ve her bir transfer türünün hedef kitlesine ne kadar ula t konular da bu bölümde ele al nm t r. Bölümün sonunda ise, yoksullu un derinli ine göre yoksul kesimin, hangi transferlerden hangi oranlarda yararland incelenmi tir.
Be inci bölümde de, sosyal transferlerin yoksulluk üzerindeki etkileri ortaya konulmaya çal lm t r. Bu kapsamda yoksulluk ölçütü olarak yaln zca yoksulluk oran de il, yoksulluk aç denilen yoksul ki ilerin gelirleri ile yoksulluk s n r aras ndaki fark esas alan ölçüt de kullan lm t r. Öncelikle, transferlerle birlikte yoksulluk oran n n ne kadar de i ti ine bak lm t r. Söz konusu analiz, transferler içerisinde as l amac yoksullu u azaltmak olan transferler için biraz daha derinle tirilmi tir. Daha sonra, transferlerle birlikte Türkiye’deki toplam yoksulluk aç ndaki azalma ortaya konulmu tur. Söz konusu azalmay belirleyen unsurlar kapsam nda transferlerin etkinlik düzeylerine bak lm t r. Bunun için, Beckerman (1979) taraf ndan ortaya konulan “Yoksullu u Azaltma Etkinli i Modeli” Türkiye için uygulanm t r. Ayr ca, bir tak m senaryo analizleri ile mevcut transfer miktar ile yoksullu un daha fazla azalt l p azalt lamayaca incelenmi tir. Bölüm sonunda ise, AB’de sosyal transferlerin yoksullu u ne ölçüde etkiledi ine bak lm t r.
Sonuç bölümünde bütün bu inceleme ve analizlerin nda elde edilen bulgulara dayal olarak, yoksullukla etkin olarak mücadele etmek amac yla bir dizi öneri geli tirilmi tir.
V
V
E
E
S
S
O
O
S
S
Y
Y
A
A
L
L
T
T
R
R
A
A
N
N
S
S
F
F
E
E
R
R
L
L
E
E
R
R
N
N
K
K
A
A
V
V
R
R
A
A
M
M
S
S
A
A
L
L
Ç
Ç
E
E
R
R
Ç
Ç
E
E
V
V
E
E
S
S
1. YOKSULLUK VE SOSYAL TRANSFERLER N KAVRAMSAL ÇERÇEVES
Bu bölümde, çal man n temelini olu turan yoksulluk ve sosyal transfer kavramlar ile yoksulluk ve sosyal transferlerin ili kisine aç kl k getirilerek, çal mada bu kavramlar n nas l ele al naca anlat lacakt r. Ayr ca, bölüm sonunda çal mada kullan lacak veri seti tan t lacakt r.
1.1. Yoksulluk Kavram
Çok boyutlu bir kavram olmas dolay s yla, yoksullu un birçok tan m mevcuttur. Genel anlamda yoksulluk, asgari (toplumda genel kabul görmü ) ya am standard na eri ememe veya temel gereksinimleri kar layamama durumu olarak tan mlanmaktad r. Ancak, bu tan m, ayn zamanda ya am standard n n veya temel gereksinimlerin ne anlam ifade etti i ve nas l ölçülece i sorular n da beraberinde getirmektedir. Ya am standard veya temel gereksinimler, ki iden ki iye, toplumdan topluma farkl l k gösterebilir. Belli bir refah düzeyine eri mek zengin toplumlar için kültürel faaliyetlerden, bilgi ileti im teknolojilerinden yararlanma gibi anlamlar ta rken, fakir toplumlarda ya am standard n yakalamak yaln zca açl ktan kurtulmak da olabilir.
Yoksulluk tan mlan rken, öncelikle parasal olan ve parasal olmayan yoksulluk kavramlar n n üzerinde durulmal d r. Yoksullu un yaln zca yetersiz gelir veya harcama ile de il, e itimsizlik, sosyal güvencesizlik, sosyal ili kilerdeki zay fl k, toplumsal faaliyetlerde yer alamama gibi durumlar olarak da tan mlanmas yoksullu un parasal olmayan boyutunu da içeren bir tan mlamad r. Bu ba lamda Adam Smith yoksul olmamay , “utanç duymadan insan içine ç kma imkan ” olarak tan mlamaktad r. Burada toplumun gerektirdi i asgari düzeydeki gereksinimleri gerçekle tirme ihtiyac vurgulanmaktad r. Smith buradaki zorunlulu u sadece hayat n devam için vazgeçilmez metalar olarak de il, ülke adetlerine göre asgari düzeydeki ihtiyaçlar gerçekle tirememenin en alt tabakadaki insanlar bile itibars z hale getirece i bir ey olarak ele almaktad r. Sen (2004:126) de, yoksullu u standart gelir azl ndan çok temel kapasitelerden yoksunluk olarak görmektedir. Di er bir deyi le, yoksullu a “yapabilirlik” kavram ile yakla maktad r. Yapabilirlik ise; açl k,
e itimsizlik, sa l ks zl k, sosyal güvencesizlik gibi insan n istemeyece i durumlardan kaç nabilme yetisi olarak tan mlanmaktad r. Kapasite yetersizli i olarak yoksulluk, di er bir ifadeyle yoksunluk, gelir azl n n olmad durumlarda da olabilir. Asl nda yeterli gelir yoksullu un sonu de il, sonu için bir araçt r (UNDP, 1990:10). Kapasite yetersizli i olarak yoksulluk ile gelir azl bu bak mdan birbiriyle ili kilidir. Çünkü; gelir, kapasite için önemli bir araçt r. Asl nda yetersiz gelir, yoksul ya am n güçlü bir önko uludur (Sen, 2004:126-131).
Yoksullu un kapasite yetersizli ini ifade eden tan m na ba l olarak AB’de özellikle 1990’l y llardan bu yana yoksullu un gelirle ilgili k sm n n yan s ra gelirle ilgili olmayan yan n da ifade eden “sosyal d lanma” kavram kullan lmaktad r. Sosyal d lanma, toplumdaki baz ki ilerin yoksulluk, bilgi ve yetenek eksikli i veya ayr mc l k gibi nedenlerle toplumla bütünle ememesi durumudur. Parasal yoksulluk ve sosyal d lanma ili kili kavramlar olmas na kar n, sosyal d lanma daha geni bir kavramd r. Yoksul ki i sosyal d lanmaya maruz kalabilir ancak sosyal olarak d lanmak için yoksul olmak gerekli de ildir (Dünya Bankas , 2007:4-5). Kapasite yetersizli i nedeniyle olu an yoksullu un boyutunu anlayabilmek için, di er bir ifadeyle söz konusu yoksullu u ölçebilmek için, temel gereksinimlere göre bir tak m parametreleri içeren endekslerin olu turulmas gerekir. Nitekim AB, sosyal d lanma alan nda üye ve aday ülkelerin AB hedeflerine yönelik geli melerini Leaken Göstergeleri ad alt nda 18 göstergeden olu an bir gösterge seti arac l yla izlemektedir. Bu göstergeler esas olarak; parasal yoksulluk, istihdam, e itim ve sa l k olmak üzere 4 ana ba l kta toplanabilir (Dennis and Guio, 2003:1). Bu göstergelerden, AB’nin yoksullu a çok boyutlu yakla t anla lmaktad r. AB’nin yan s ra 1990 y l ndan bu yana Birle mi Milletler Kalk nma Program taraf ndan y ll k olarak yay mlanan 4nsani Geli me Raporlar nda da 4nsani Geli me Endeksi hesaplanmaktad r. Söz konusu endeks de, gelir, e itim ve sa l k göstergelerini esas almaktad r.
Parasal yoksullukta (gelir yoksullu unda) ise, yoksullu un gelirle ilgili boyutu esas al n r. Parasal yoksulluk belirlenirken, ki ilerin veya hanelerin gelirleri ve/veya harcamalar tan mlanm belirli bir yoksulluk s n r ile kar la t r larak ki i veya hanehalk n n yoksullu una karar verilir. Gelir yoksullu unda yoksulluk s n r
sadece, gelire/harcamaya dayal d r. Bu çal mada yoksulluk, gelir azl olarak ele al nd ndan, söz konusu s n r n nas l belirlendi i biraz detayland r lacakt r. Gelir yoksullu unda, yoksulluk düzeyinin belirlenmesi için, mutlak yoksulluk, göreli yoksulluk ve öznel yoksulluk eklinde say labilecek üç yakla m kullan lmaktad r.
Mutlak yoksulluk, hanehalk veya bireyin asgari ya am standard n n gerektirdi i temel gereksinimleri kar layamama durumudur. Mutlak yoksullu un ortaya ç kar lmas , bireylerin ya amlar n sürdürebilmeleri için gerekli olan asgari tüketim ihtiyaçlar n n belirlenmesini gerektirir. Bu de erler üzerinden yoksulluk s n r hesaplan r. Mutlak yoksulluk s n r , ki inin sa l kl bir ya am sürdürebilmesi için gerekli kalori ihtiyac göz önüne al narak hesaplanabilir. Bunun için, söz konusu kalori ihtiyac n kar layacak g dalar n maliyeti yoksulluk s n r olarak belirlenir. Bunun yan s ra, yoksulluk s n r g da d harcamalar (konut, giyim gibi) da dikkate alabilir. Bu durumda ise, g da maliyetine g da d harcamalar n maliyetleri eklenerek bir yoksulluk s n r hesaplan r (Bejakovic, 2005:113-114). Yoksulluk s n r belirlendikten sonra, bu s n r ile bireyin (veya hanenin) gelir (veya tüketim) düzeyi kar la t r larak, bireyin (veya hanenin) yoksul olup olmad na karar verilir.
Göreli yoksulluk ise, toplumun ortalama refah düzeyinin belli bir oran n n alt nda olma durumunu ifade etmektedir. Göreli yoksullukta genel olarak yoksulluk s n r , ortalama gelir düzeyinin (ortanca veya aritmetik ortalama) belli bir yüzdesi (yüzde 50, yüzde 60 gibi) olarak belirlenmektedir.
Yoksulluk düzeyinin belirlenmesindeki üçüncü yakla m olan öznel yoksulluk ise, insanlar n “ya am n z devam ettirmek için gerekli olan asgari gelir düzeyi nedir?” sorusuna verdikleri cevaba ba l olarak tan mlanmaktad r. Buna göre, geliri/harcamas , kendi beyan etti i asgari gelir düzeyinden daha az olanlar yoksul olarak belirlenir (Ravallion and Pradhan, 1998:3).
Kutu 1.1. Yoksulluk s n r seçimi: Göreli yoksulluk mu, mutlak yoksulluk mu?
Mutlak ve göreli yoksulluk yakla mlar aras ndaki temel fark, yoksulluk s n r n n belirlenmesi a amas nda ortaya ç kmaktad r. Mutlak yoksullukta, bireylerin ya amlar n sürdürebilmek için gerek duydu u minimum ihtiyaçlar üzerinden yoksulluk s n r belirlenirken, göreli yoksullukta toplumun ortalama gelir düzeyi esas al narak yoksulluk s n r belirlenmektedir.
Göreli yoksullu un, yoksulluktan ziyade, gelir e itsizli inin yakla k bir ölçütü oldu una dair birçok görü bulunmaktad r. Göreli yoksulluk s n r alt nda ya ayan ki iler, yoksul olarak nitelendirilmekten çok, dü ük gelirli ki iler olarak nitelendirilebilir. Çünkü, bu ki iler, toplumun ortalama refah düzeyinin gerisinde kalm ki ilerdir. Nitekim, göreli yoksulluk oran n kullanan EUROSTAT “yoksulluk oran ” ifadesi yerine, “yoksulluk riski oran ” ifadesini kullanmaktad r. Ayr ca, göreli yoksullukta, yoksulluk s n r belirlendi inde, bu s n r ifade eden gelirin hangi ihtiyaçlara kar l k geldi ine veya bu gelirle ne gibi bir ya am sürdürülebilece ine dair bir bilgi yoktur (Sucur, 2005:34).
Temel gereksinimler ülkeden ülkeye de i iklik gösterebilir. Dolay s yla, ne kadar geli mi olursa olsun her toplumun kendi yoksullar oldu una dair görü ler mevcuttur. Buradaki temel felsefe, ya am için gerekli olanlar n sabitlenmi eyler olmad d r. Asl nda, ya am için gerekli olan eyler toplumdaki de i imlere uyum gösterip, de i irler (Townsend, 1979:17-18).
Göreli veya mutlak yoksulluktan hangisinin kullan laca karar yap lan analizin içeri i ile yak ndan ili kilidir. Yoksullu u azaltma politikalar n n etkilerini de erlendirmek ve zaman içinde yoksulluktaki de i imleri kar la t rmak için yap lan bir analizde kullan lmas gereken yoksulluk ölçütünün mutlak yoksulluk oldu una dair de bir görü birli i mevcuttur. Göreli yoksulluk ölçütü ise, özellikle ülkeleraras kar la t rmalar yap l rken kullan lmaktad r. Çünkü, tüm ülkeler için geçerli olabilecek bir mutlak yoksulluk s n r bulmak oldukça güçtür. Günlük 1 dolar, 2 dolar gelire sahip olma gibi yoksulluk s n rlar olsa da, bu s n rlar baz ülkeler için önemini yitirmi tir. Bu nedenle, her ülkeyi kendi geliri çerçevesinde de erlendiren göreli yoksulluk ölçütü bu anlamda daha uygundur.
1.2. Gelir Yoksullu$u Ölçütleri
Gelir yoksullu unun ölçümünde de i ik yöntemler uygulanmaktad r. Bu yöntemlerden en yayg n olanlar ; yoksulluk oran (head count ratio), yoksulluk aç oran (poverty gap ratio), yoksulluk iddeti oran (poverty severity-squared poverty gap index) ve Sen endeksidir.
a. Yoksulluk oran : Yoksulluk oran ; en fazla bilinen yoksulluk öçütü olup,
Yoksulluk oran : P = n q
q:yoksul say s , n: toplam nüfustur.
Yoksulluk oran n n avantaj , kolay hesaplanabilir ve herkes taraf ndan anla labilir olmas d r. Ancak, yoksulluk oran , yoksullu un iddetini ölçmez. Nitekim, bu durum Tablo 1.1’de yer alan örnekle daha net görülebilir. Tablo 1.1’de varsay msal A ve B ülkelerindeki gelirler ve yoksulluk oranlar verilmektedir. Her iki ülke için de yoksulluk s n r n n ayn oldu unu (125 birim) varsayarsak, her ne kadar yoksulluk oranlar ayn olsa da, A ülkesi, B ülkesine göre daha yoksuldur. Dolay s yla, yoksullu un derinli i ve yoksullar aras ndaki gelir farkl l klar , yoksulluk oran ndan anla lamamaktad r.
Tablo 1.1.Örnek A ve B Ülkelerindeki Yoksulluk Oranlar (1)
1. kiCi 2. kiCi 3. kiCi 4. kiCi Yoksulluk oran
A ülkesindeki gelir 100 100 150 150 % 50
B ülkesindeki gelir 124 124 150 150 % 50
Kaynak: Dünya Bankas , 2005a:70.
(1) yoksulluk s n r 125 birim olarak al nm t r.
b. Yoksulluk aç : Yoksulluk aç ölçütü, yoksulluk oran ölçütüne göre,
yoksullu un derinli i hakk nda daha fazla bilgi verir. Çünkü, yoksulluk aç ölçütü, “gelir aç ” kavram na dayan r. Bir ki inin gelir aç (yoksulluk aç ), yoksulluk s n r ile geliri aras ndaki farka e ittir. Yoksulluk aç , yoksulluk s n r alt ndaki ki iler için hesaplan r. Yani, negatif olmaz. Yoksulluk aç n n hesaplanmas ile, yoksullara ne kadar daha gelir verilirse, bu insanlar n yoksulluktan kurtar labilece i bulunmaktad r.
Yoksulluk aç : = q=
(
)
i z yi
I 1
z: yoksulluk s n r , yi: i ki isinin geliri ve q: toplam yoksul say s d r.
Mekil 1.1’de, be ki i yoksulluk s n r n n alt nda gelire sahipken, her birinin gelir düzeyi farkl oldu undan yoksulluk durumlar da farkl d r. Örne in, üçüncü ki i di erlerine göre daha az yoksuldur. Yoksulluk aç , gelir ile yoksulluk s n r aras ndaki farka dikkat çekmek için kurgulanm t r. Ancak, yoksulluk aç , her
yoksulun, yoksulluk aç n ayn derecede a rl kland r r, dolay s yla yoksullar aras ndaki e itsizli i dikkate almaz.
ekil 1.1. Yoksulluk Aç $
.
Yoksulluk aç oran ise, toplumdaki ortalama yoksulluk aç n n, yoksulluk s n r na oran na e ittir.
Yoksulluk aç oran :
(
)
n z y z YA q i= i = 1
Tablo 1.2’deki örnekte, varsay msal bir C ülkesindeki yoksulluk s n r 125 birim iken, yoksulluk aç toplam 40 birim ve yoksulluk aç oran da yüzde 8’dir. Yani, toplumdaki ortalama yoksulluk aç , yoksulluk s n r n n yüzde 8’i kadard r.
Tablo 1.2.Örnek C Ülkesinin Yoksulluk Aç $ ve Yoksulluk Aç $ Oran (1)
1. kiCi 2. kiCi 3. kiCi 4. kiCi Yoksulluk aç $ oran
C ülkesindeki gelir 100 110 150 160
Yoksulluk aç $ 25 15 0 0
(
z yi)
n 6,25 3,75 0 0 (6,25+3,75)/125= 0,08Kaynak: Dünya Bankas , 2005a:70.
(1) yoksulluk s n r 125 birim olarak al nm t r.
Yoksulluk aç oran , yoksullu un derinli ini gösterir. Yoksulluk s n r alt ndaki bir ki inin gelirindeki azal veya art , di er ko ullar ayn kalmak art yla, yoksulluk aç n ve yoksulluk aç oran n de i tirir. Buna kar n, yoksulluk oran n n de i ebilmesi için, yoksulluk s n r alt ndaki ki i say s n n de i mesi gereklidir. E er, yoksulluk s n r alt ndaki ki i say s sabit iken, yoksullar n
5 bi ri m 3 bi ri m 2 bi ri m 10 bi ri m 8 bi ri m Yoksulluk s n r (20 birim) 1. ki i, gelir=15 2. ki i, gelir=17 3. ki i, gelir=18 4. ki i, gelir=10 5. ki i, gelir=12
gelirlerinde bir art oluyorsa (yoksulluk s n r n n halen alt nda kalmak art yla), yoksulluk oran de i mezken, yoksulluk aç azal r.
c. Yoksulluk aç n n karesi endeksi: Yoksulluk aç n n karesi endeksinde,
yoksulluk aç n n yoksulluk s n r na oran n n karesi esas al n r. Söz konusu oran n karesinin al nmas n n arkas nda yatan dü ünce ise, yoksulluk s n r ile geliri aras nda çok fark olan bireylere, yoksulluk hesaplamas nda daha fazla a rl k vermektir. Çünkü, yoksul bireyler yoksulluk s n r ndan uzakla t kça, yoksulluk aç artar. Yoksulluk aç (z-yi) artt kça, yoksulluk aç karesi de, artan oranl bir ekilde
artacakt r. Dolay s yla, bu ölçüt yoksullu un iddetini göstermektedir.
Yoksulluk aç n n karesi endeksi:
(
(
)
)
n z y z YAK q i= i = 1 2Asl nda, yoksulluk oran , yoksulluk aç oran ve yoksulluk aç n n karesinin oran , tek bir e itlikten elde edilebilir. Foster, Greer ve Thorbecke (1984:762), söz konusu e itli i a a daki biçimde geli tirmi lerdir.
(
)
(
)
n z y z P q i= i = 1 , 0, yoksulluktan kaç nma parametresi olup, endeksin yoksullu a kar hassasl n ölçmektedir. S f r ve daha büyük de erler alan parametresi büyüdükçe, yoksulluk s n r n n çok uza nda olan yoksullara daha fazla a rl k verilmektedir. Buna göre,
0
= ise, endeks yoksulluk oran na, 1
= ise, endeks yoksulluk aç oran na, 2
= ise, endeks yoksulluk aç karesi oran na dönü mektedir.
d. Sen endeksi: Sen endeksi, hem yoksul say s n n hem yoksullu un iddetinin
hem de yoksullar aras ndaki gelir da l m n n etkilerini birle tiren bir endekstir. Özellikle, yoksullar aras ndaki gelir e itsizli ini dikkate almas , bu ölçütü di er ölçütlerden ay ran en önemli özelliktir.
Sen endeksi:Ps = PGp +YA
(
1 Gp)
P: yoksulluk oran , YA: yoksulluk aç ve Gp: yoksullar aras ndaki gelir da l m n n
Gp=1 oldu unda yoksullar aras nda tam e itsizlik vard r. Bu durumda, Sen
endeksi P’ye, yani yoksulluk oran na e it olmaktad r. Gp=0 oldu unda ise, yoksullar
aras nda tam e itlik vard r. Bu durumda ise, Sen endeksi, yoksulluk aç oran na e ittir.
Bu ölçütlerin d nda, Sen-Shorrocks-Thon endeksi, Watts endeksi, ç k için gerekli zaman endeksi gibi yoksulluk ölçütleri de bulunmaktad r. Ancak, s kl kla kullan lan ölçütler yukar da de inilen yoksulluk ölçütleridir.
1.3. ECde$erlik Ölçe$i ve Yoksulluk Ölçüm Birimi
Yoksulluk ölçümü yap l rken üzerinde karar verilmesi gereken ba l ca iki unsur analiz ve ölçüm birimlerinin neler olaca d r. Hanenin analiz birimi olarak kabul edildi i durumlar oldu u gibi, ferdin analiz birimi olarak kabul edildi i durumlar da mevcuttur. Ancak, fert analiz birimi olarak kabul edilirse, geliri olmayan fertlerin gelirleri s f r olarak al n r. Söz konusu durum da, yan lt c sonuçlar verebilir. Çünkü, hane geliri fertler aras nda payla lmaktad r. Dolay s yla, hane düzeyinde yap lacak bir gelir s ralamas ile bireysel düzeyde yap lacak gelir s ralamas ayn olmayacakt r. Hane geliri s f rdan farkl ysa, söz konusu hanede ya ayan fertlerin gelirleri de s f r olmayacakt r. Bu nedenle, analiz birimi olarak haneden ba lamak daha do ru sonuçlar verecektir. Ancak, hane gelirini fertler aras nda hanehalk büyüklü ü ve bile imi göz önüne al narak düzeltmek gerekir. Çünkü, toplamda farkl gelir düzeylerine sahip iki hanehalk aras nda büyüklük veya bile im farkl l varsa, bu durum mutlaka yüksek gelirli hanehalk n olu turan bireylerin dü ük gelirli hanehalk n n bireylerine k yasla daha yüksek bir refah düzeyine sahip oldu unu göstermez. E er yüksek gelirli hanehalk daha fazla say da bireye sahipse ya da bu iki hanehalk e it büyüklükte olsalar bile, dü ük gelirli olanda çocuk say s daha fazla ise, bu hanehalk nda bireysel refah düzeyi, yüksek gelirliye k yasla e it hatta daha yüksek olabilir.
Dolay s yla hane gelirinin hane büyüklü ü ve kompozisyonu için düzeltilmesi gerekir. Bunun için hane gelirinin hane büyüklü üne bölünmesi yöntemi yerine, hanedeki fertlerin ya lar n ve dolayl olarak ihtiyaçlar n göz önüne alan ve ayn zamanda hane büyüklü ünden gelen tasarruflar da içeren bir “e de erlik”
ölçe i geli tirmek ve bu ölçekle hane gelirini düzeltmek tercih edilir (Day o lu, 2007:85). Bu ekilde, öncelikle çocuk ve yeti kinlere farkl a rl klar verilerek, hanedeki e de er fert say s bulunur. Daha sonra bulunan e de er fert say s , hane gelirine bölünür. Bu ekilde, bireysel e de er gelire ula l r.
Bu anlamda karekök ölçe i, Eurostat ölçe i (düzenlenmi OECD ölçe i) ve Oxford ölçe i gibi çok çe itli e de erlik ölçekleri bulunmaktad r. Bu ölçekler aras ndaki farkl l k esas olarak, hane kompozisyonuna verilen a rl klar n farkl olmas d r. Karekök ölçe inde, hane kompozisyonu dikkate al nmadan sadece toplam hane geliri, hane büyüklü ünün kareköküne bölünür. Bunun yan s ra, Eurostat ölçe i hanedeki yeti kinlere 0,5 ve çocuklara ise 0,3 a rl k verirken, Oxford ölçe i yeti kinlere 0,7, çocuklara ise 0,5 a rl k vermektedir.
Eurostat ölçe inde, birinci fert (hanehalk reisi) 1 ki i, 14 ya ve üzeri fertler 0,5 ki i ve 14 ya alt ndakiler 0,3 ki i say lmaktad r. Dolay s yla, Eurostat ölçe ine göre, e de er fert ba na gelir a a daki ekilde hesaplan r:
E de er fert ba na gelir: ç y i i N N R Y × + × + = 3 , 0 5 , 0 1
Ri: i hanesinin hanehalk y ll k kullan labilir geliri (veya toplam geliri), Ny: hanedeki
yeti kin say s (hanehalk reisi d nda hanedeki 14 ya ve üzeri fertler), Nç: hanedeki
çocuk say s d r (14 ya alt fertler). Dolay s yla, e itli in paydas ndaki de er, e de erlik ölçe idir.
Yoksulluk çal mas nda seçilen ölçü birimi de oldukça önemlidir. Yoksulluk çal malar nda, gelir veya tüketim ölçü birimi olarak seçilmektedir. Yani yoksulluk hanenin geliri veya tüketimi esas al narak hesaplanmaktad r. Hane gelirinin tam ölçülemedi i veya k sa dönemli olarak ölçülebildi i durumlarda, tüketim harcamalar n n hanenin refah seviyesinin daha iyi bir göstergesi oldu u dü ünülür. Çünkü, k sa dönemli gelir, özellikle hanenin gelir kayna n n düzenli olmad veya mevsimsellik gösterdi i durumlarda, dönemler itibar yla de i iklik gösterecektir. Halbuki, hane tasarruf edebildi i veya borçlanabildi i sürece hane gelirindeki dalgalanmalar ayn ölçüde tüketim harcamalar nda yans ma bulmayacakt r. Bu durum, kal c gelir hipotezi ve ya am döngüsü hipotezlerinde de destek bulmaktad r.
Bireyler, gelirleri çok dalgalan yorsa, tüketimlerini, gelirlerinin kal c oldu unu dü ündükleri belli bir bölümü kadar yapacaklard r. Ya am döngüsü hipotezine göre ise, bireyler tüketimlerini ya amlar boyunca belli bir seviyede tutmak istediklerinden, gelirlerindeki dalgalanmalara göre, tasarruf ederler veya borçlan rlar.
1.4. Yoksullu$u Belirleyen Önemli Faktörler
Çok boyutlu bir kavram olmas nedeniyle, yoksulluk birçok faktörden etkilenebilir. Bu faktörleri k saca; bölgesel faktörler, toplumsal faktörler, haneye ili kin faktörler veya ki isel faktörler olarak s n fland rabiliriz (Dünya Bankas , 2005a: 125). Bölgesel özelliklerden kas t, bölgenin hava ko ullar , g da kaynaklar , altyap s , çevresel ko ullar , toprak varl ve topra n verimlili i, bölgenin yönetimi, bölgedeki politik ve pazar istikrar , güvenlik, bölge içindeki ekonomik ve sosyal e itsizlik gibi hususlard r. Bölgesel özellikler ülkenin tamam n etkileyebilece i gibi, ülkenin belirli bölgelerini etkileyerek, bu bölgelerin yoksullu unu etkileyebilir. Örne in, Vietnam’ n kuzey bölgelerinin yoksul olu unda, bu bölgelerde çevresel
artlar n çok elveri li olmamas n n (bölgede sürekli tayfunlar n olmas gibi) etkili oldu u; Banglade ’teki sel felaketlerinin de ekonomik kalk nmay olumsuz etkiledi i bilinmektedir.
Tablo 1.3. Yoksullu$u Belirleyen Önemli Faktörler
Bölgesel özellikler
4zolasyon (daha az altyap ve piyasa ve hizmetlere ula m zorlu u aç s ndan) Hava artlar , çevre ko ullar
Bölgesel yönetim E itsizlik
Toplumsal özellikler
Altyap (yol, su gibi) Arazi da l m
Kamu hizmetlerine eri im Sosyal yap ve sosyal sermaye
Haneye ili kin özellikler
Hanehalk büyüklü ü Ba ml l k oran
Hanehalk reisinin kad n olma oran
Mallar (toprak ve di er üretim faktörleri ile konut, menkul k ymet vb.) 4stihdam ve gelir yap s
Hanehalk üyelerinin e itim ve sa l k durumlar
Ki isel özellikler Ya E itim
4stihdam durumu Sa l k
Toplumsal düzeyde özellikle altyap eksikli i ve temel kamu hizmetlerine eri im eksikli i, yoksullu u tetikleyen faktörlerdendir. Bu kapsamda, toplum içi dayan ma di er bir deyi le, sosyal a lar n güçlü olu u, yoksul kesimin toplum taraf ndan korunup, gözetilmesini sa lamaktad r.
Haneye ili kin özellikler ile ki isel özellikleri ise, demografik, ekonomik ve sosyal özellikler olarak s n fland rabiliriz. Demografik özelliklerin aras nda, özellikle hanehalk n n büyüklü ü ve kompozisyonu (özellikle ya aç s ndan) yoksullu un belirlenmesinde önemli faktörlerdir. Yoksul kesimin ya ad hanehalklar genellikle kalabal k olup, söz konusu hanehalklar nda ortalama ya yoksul olmayan hanehaklar na göre daha dü üktür. Ya yap s nedeniyle, yoksul hanelerde, i gücünde olmayan ki ilerin say s n n i gücünde olan ki ilerin say s na oran , yoksul olmayan hanelere göre daha fazlad r. Ekonomik özellikler aras nda ise, istihdam durumu ile hanenin serveti yoksullu u belirleyen en önemli faktörler olarak kar m za ç kmaktad r. E itim, sa l k durumu, bar nma gibi özellikler ise, sosyal özellikler aras nda say lmaktad r. Özellikle hanehalk reisinin e itim durumu yoksullu u belirleyen önemli faktörlerdendir. Bu anlamda, e itim, yoksullu un nesilleraras aktar m n engellemenin en önemli yoludur (Dünya Bankas , 2005a:127-131).
1.5. Sosyal Transfer Kavram
1.5.1. Yoksullu$a iliCkin politikalarda sosyal transferlerin yeri
Devlet, gelir da l m n n iyile tirilmesi ve yoksullu un azalt lmas sürecine de i ik politikalarla müdahale etmektedir. Yoksullukla mücadele politikalar nda; ekonomik politikalar, yap sal ve kurumsal de i imler, e itim, sa l k gibi sektörel politikalar ile devletin vergi ve transfer politikalar belirleyici olmaktad r. Bu kapsamda olu turulacak politika araçlar ana hatlar ile birçok ülke için ayn olmakla birlikte, önlemler ülkeden ülkeye farkl l k gösterebilir. Çünkü, her ülkenin ekonomik ve sosyo-kültürel yap s farkl d r.
Devletin yoksullukla mücadeledeki araçlar n n çe itlili i yoksullu un çok boyutlu bir kavram olmas ndan kaynaklanmaktad r. Nitekim, yoksullukla mücadele ederken tek bir politika arac kullanmak çok etkili sonuçlar vermez. Bu alandaki deneyimler, yoksullukla mücadeledeki en etkili politika eklinin, ekonomik
politikalar ile sosyal politikalar n e güdümlü bir biçimde yürütülmesi oldu unu göstermektedir. Yürütülen ekonomik politikalar n yoksul yanl s olmas ve dolay s yla sosyal boyutun ihmal edilmemesi bu anlamda önem ta maktad r.
Uygulanan vergi ve transferler d ndaki politikalar, ekonomide de i ik süreç ve mekanizmalar çerçevesinde bir refah da l m ve yoksulluk belirlemektedir. Ancak, ülkeden ülkeye de i mekle birlikte, devlet her ülkede piyasada olu an bu göstergelere vergiler arac l yla ilk müdahaleyi yapar. 4kinci müdahaleyi ise, bu vergilerin bir bölümünü veya daha fazlas n kar l ks z gelir transferleri eklinde bireyler aras nda yeniden da tarak gerçekle tirir (TÜS4AD, 2000:21). Nitekim, teorik olarak milli gelirin tüketici birimleri aras ndaki da l m n iki ekilde de i tirmek mümkündür:
a. milli gelirin tüketici birimleri aras ndaki da l m n belirleyen asli faktörleri
de i tirerek,
b. milli geliri kamu gelirleri ve harcamalar yoluyla yeniden da tarak.
Birinci durumda, ekonomide de i ik süreç ve mekanizmalar çerçevesinde ilk olarak ortaya ç kan gelir, brüt gelirdir. Bu ekonomik süreçte brüt gelir ile bir refah da l m ve yoksulluk olu ur. Buna birincil da l m ad verilir. E er, da l m belirleyen asli sebepler de i ir veya de i tirilirse, ekonomide kendili inden meydana gelen bu da l m de i ir. 4kinci durumda ise, da l m tayin eden asli sebeplere dokunulmaz. Vergi ve harcama sistemi, milli geliri yeniden da tm olur (Türk, 1999:318). Bu da l ma ise, ikincil da l m ad verilmektedir. 4kincil da l m, gelirin do u u ile kullan l aras nda geçen yeniden da l m ile ilgili konular kapsamaktad r. Bu nedenle ikincil da l m, devletin araya girerek sosyal ve etik nedenlerle birincil da l m düzenlemesi anlam na gelir. 4kincil gelir da l m n n, birincil da l ma göre daha e itçi oldu u kabul edilir. Gelirin birincil ve ikincil da l m aras nda farkl la mas nedeniyle, gerek gelir da l m gerekse de yoksulluk farkl la r.
Devletin birincil da l m düzeltme, yani gelirin olu um sürecinde e itsizli i azaltma müdahaleleri; ücret farkl l klar n azaltmaya yönelik müdahaleler, asgari ücret uygulamas , faiz oranlar na müdahale, üretici ve tüketiciyi korumak amac yla tar msal ürün fiyatlar na müdahale, rekabeti engelleyici uygulamalar yasaklayan yasal
düzenlemeler, bölgeler aras geli mi lik farklar n azalt c tedbirler, sermaye piyasas n n geli mesini sa lamak ve enflasyonla mücadele eklindedir (Dinler, 2002:284-285). Söz konusu politikalar k saca, istihdam, ücret ve fiyat politikalar ba l klar alt nda toplanabilir.
Yeniden da l m araçlar yani gelirin elde edilmesinden sonra yap lan e itsizli i azalt c müdahaleler; maliye politikas araçlar olan vergi ve kamu harcamalar d r. Devlet bu araçlar kullanarak ikincil da l m belirler. Kamu harcamalar , çok de i ik özellikler ta maktad r. Bunlar n bir bölümü savunma, adalet, emniyet ve altyap benzeri hizmetlerden olu urken, di er bir grup ki ilere daha do rudan yarar sa layan e itim, sa l k ve transfer harcamalar gibi harcamalard r. Mal ve hizmetlerle ilgili kamu harcamalar , mal ve hizmet al mlar olarak adland r lmaktad r. Buna ek olarak devlet, toplumsal refah yükseltmek ve özellikle gelir düzeyi dü ük yoksul hane halklar n n ya am standartlar n iyile tirmek amac yla, hane halklar na kar l ks z gelir transferleri yapar (Dornbusch and Fischer, 1998:39).
Kamu harcamalar , devletin gelirin yeniden da l m n sa lamak için kullanabilece i bir araç iken, tüm kamu harcamalar n n as l amac gelirin yeniden da l m n sa lamak de ildir. Transferlerin ve vergilerin harcanabilir gelir üzerinde do rudan etkisi bulunurken, di er kamu harcamalar n n yani devlet al mlar n n harcanabilir gelir üzerindeki etkisi dolayl d r. Çünkü, devlet al mlar ile öncelikle bir harcama veya yat r m yap lmas daha sonra bu harcama veya yat r m sonucu olu an hizmetten dü ük gelir gruplar n n yararlanmas gerekir. Oysa, vergi ve transferler, ki inin harcanabilir gelirini s ras yla gider ve gelir kalemleri olarak do rudan etkilemektedir. Nitekim, a a daki e itlikten görülece i üzere, transferlerdeki art , harcanabilir geliri art r r.
Harcanabilir Gelir = milli gelir + transferler - dolays z vergiler - sosyal güvenlik prim kesintileri
Transferlerin bile enleri ülkeden ülkeye farkl l k göstermektedir. Ancak, genelde transfer bile eni içinde sosyal amaçl transferler bulunmaktad r. Devlet gelir da l m ndaki adaletsizli i azaltmak amac yla korunmas gereken ya da yard ma
muhtaç olan kimselere, sosyal amaçla, kar l ks z yard mlarda bulunur. Sosyal transfer ödemeleri ad verilen bu yard mlarla devlet, ekonomide milli gelirin daha dü ük gelirliler lehine yeniden da l m n sa lar (Dinler, 2002:318). Bir anlamda sosyal devlet anlay n n bir sonucu olan sosyal transferler; emekli ayl , ya l l k maa , sosyal yard mlar, ayni yard mlar, i gücü piyasas na girebilecek bilgi ve beceriye sahip olmayan ancak çal abilecek durumdaki bireylerin i gücü piyasas na girmelerinin kolayla t r lmas ve i gücü piyasas na girinceye kadar yap lan destekler gibidir.
Be eri sermayeye yat r m yap larak, insanlar n kendi kendilerine yeterli bireyler haline gelmesi yoksullu un azalt lmas nda uygulanabilecek en kal c çözümdür. Böyle bir durum iki olumlu sonucu beraberinde getirecektir: a) yoksullu un ve b) devlet taraf ndan yap lan yard mlara ba ml l n azalmas . Ancak, kal c sosyal kazan mlar n önemli araçlar olan ve sosyal yat r m olarak nitelendirebilece imiz politikalar, sosyal transferlerin tam ikamesi de ildir. Asl nda bunlar, birbirini tamamlay c politikalard r. Çünkü, Freeman (2001)’ n da belirtti i gibi, özellikle yoksul kesim i gücü piyasas na girmekte zorluk çekiyorsa (özürlülük, ya l l k gibi nedenlerden dolay ) i gücü piyasas n n yoksulluk üzerindeki etkisi azalmaktad r. Bu nedenle, büyüme ya da i gücü piyasas ndaki de i ikliklerin yan s ra yoksullu u özellikle demografik de i imler, gelir da l m , devletin transfer ödemeleri de etkiler. 4 gücü piyasas na girebilecek bilgi ve beceriye sahip olmayan ancak çal abilecek durumdaki bireylerin, i gücü piyasas na girmelerinin kolayla t r lmas ve i gücü piyasas na girinceye kadar desteklenmeleri, di er bireylerin ise, düzenli olarak transferlerle desteklenmeleri gerekebilir. Bu anlamda sosyal transferler, yoksullukla mücadelede önemli bir araçt r.
1.5.2. Yeniden da$ l m ve sosyal refah
Yoksullar lehine yap lan yeniden da l m ile, yoksul kesimlerin gelirleri artarken, yoksul olmayan kesimlerin gelirleri azalabilir. Dolay s yla ilk bak ta yeniden da l mla birlikte, yoksullar n refah artarken, yoksul olmayanlar n refah azal yor gibi görünmektedir. Ancak, gelir e itsizli i ve yoksulluk, sosyal refah azalt c bir etkiye sahip olabilece inden, gelir e itsizli ini azalt c müdahaleler de
sosyal refah aç s ndan istenen bir olgu olabilir. Wodon and Yitzhaki (2004:2) e itsizli in yoksulluk üzerindeki etkisinden ba ms z bir biçimde, e itsizli in, sosyal refah üzerinde negatif etkisi oldu unu ifade etmektedir. Bu durumu ise, “göreli yoksunluk (relative deprivation)” teorisi ile aç klamaktad rlar. Göreli yoksunluk teorisine göre, ki iler ve hanehalklar kendi refah düzeylerini kendi mutlak tüketim veya gelirleri ile de erlendirmezler. Bunun yerine kendilerini ba kalar yla kar la t r rlar. Bu durumda, yüksek e itsizlik, refah negatif yönde etkileyecektir.
Gelirin yeniden da l m toplam sosyal refah nas l etkiler? Gelir da l m ve yoksulluk sosyal refah ilgilendiren bir konudur. Azalan marjinal fayda teorisine göre gelir artt kça, gelirin artan birimlerine atfedilen de er azalacakt r. Dolay s yla, yoksul bir ki inin ilave bir birim paraya verdi i de er zengin bir ki iye göre daha fazlad r. Bu nedenle toplam sosyal refah, yüksek gelir gruplar ndan dü ük gelir gruplar lehine yap lacak gelir transferleri ile artacakt r. Bunun yan s ra, hem zengin hem de yoksullar için bir birimlik paran n de eri ayn oldu u durumda bile, yeniden da l m toplam refah art rabilir. Çünkü, ki ilerin fayda fonksiyonlar , sosyal sorumluluk, fedakarl k gibi nedenlerle toplumun geriye kalan n n fayda fonksiyonlar na ba l olabilir. Bu durumda da yeniden da l m toplam refah art r r (Shavell, 2004:648-649).
Rosen (1995:157-160) iki tip refah fonksiyonu için (hem toplam sosyal refah n her bireyin refah n n toplam oldu u, hem de en dü ük faydaya sahip olan n sosyal refah na ba l oldu u), yeniden da l m n baz ki ilerin faydas n art r rken baz lar n nkini azaltt n göstermi tir. Bu durumda yeniden da l m Pareto üstün1bir durum de ildir. Ancak bu sonuç, ki ilerin faydalar n n yaln zca kendi gelirlerinin bir fonksiyonu oldu u varsay m ndan kaynaklanmaktad r. Yüksek gelir grubundakilerin faydas dü ük gelir grubundakilerin faydalar ile birlikte art yorsa yeniden da l m Pareto üstün olabilir.
Ohtake and Tomioka (2004:3-7) da yeniden da l m tercihini belirleyen unsurlar analiz etmi lerdir. Buna göre, ki ilerin cari gelirlerinin, gelecekteki gelir beklentilerinin, gelir e itsizli inin, toplumda e it f rsatlar n olup olmad na dair inanc n, geçmi teki gelir ve deneyimlerin, risk al p alamama durumlar n n, ya n,
sosyal sorumluluk hislerinin ve i sizlik gibi faktörlerin yeniden da l m destekleyip desteklememe karar n etkileyen faktörler oldu u öne sürülmü tür.
1.5.3. Sosyal transferler ve iCgücü arz
Sosyal transferler i gücü arz üzerinde etkili olabilirler. Sosyal transferlerle birlikte ki inin i gücü arz azalabilece i gibi, artabilmesi de söz konusudur. Sosyal transfer programlar tasarlan rken, i gücü arz üzerindeki etkisinin de göz ard edilmemesi için, bu konuya de inilmektedir. Ancak, bu konu ayr bir çal man n konusunu te kil edebilir. Sosyal transferlerin i gücü arz üzerindeki etkisi çal abilecek durumdaki yoksullar için geçerli bir durumdur.
Sosyal transferlerin i gücü arz üzerindeki etkisi, sosyal transfer program na göre de i iklik gösterebilir. 4yi bir transfer sisteminin dizayn , e itlik ve al kanl klarda yaratabilece i de i im aras ndaki dengenin sa lanmas n gerektirir. Yoksullara yönelik yaln zca i gücü piyasas politikalar n veya yaln zca transfer politikalar n uygulamak, her iki politikan n uyumlu bir biçimde uyguland zamanki kadar iyi sonuç vermeyecektir. Özellikle gelire ba l2 ve düzenli yard m niteli inde olan transferlerin nispeten az olu u nedeniyle, Türkiye için, transferlerin i gücü arz üzerindeki etkisinin s n rl olmas beklenir. Dördüncü bölümde de, sosyal transferlerden yararlanan kesimin çal ma ve i teki durumuna ili kin bir analiz yap lmaktad r.
1.6. Literatür Taramas
1.6.1. Türkiye’de yoksulluk üzerine yap lm C baz çal Cmalar
Türkiye için bugüne kadar yoksullukla ilgili yap lan çal malar ço unlukla, yoksullu un tan mlay c analizi üzerinde yo unla maktad r. Yoksullu a ili kin politikalar n etkilerinin incelendi i çal malar oldukça azd r. Bu durumun önemli bir nedeninin veri s k nt s oldu u dü ünülmektedir. Az da olsa baz çal malarda e itsizlik katsay s n n ayr t r lmas ve mikro verilerle yap lan baz analizler mevcuttur. Ancak, bu çal malarda kullan lan veriler 1987, 1994 ve 2002 y llar na
2“Means-testing” olarak da bilinen gelire ba l transferler ile, ki ilerin gelir düzeylerini dikkate alarak
aittir. Ayr ca bu çal malarda genel olarak yoksulluk oran kullan lm olup, yoksulluk aç oran ise baz lar nda kullan lm olmakla birlikte yaln zca gösterge niteli inde kalm ve irdelenmemi tir. Yoksulluk üzerine yap lm çal malar; yoksullu un ölçümü ve yoksulluk profilinin ortaya konulmas ile ilgili yap lan çal malar ve makro ekonomik politikalar, maliye politikalar ile baz sektörel politikalar n yoksullukla ili kilerinin incelendi i çal malar olarak grupland r labilir. Ayr ca, yoksullu u daha dolayl olarak ilgilendiren gelir e itsizli in nedenlerinin ortaya koymak için ayr t rma analizlerinin yap ld çal malar da mevcuttur. Söz konusu çal malar n baz lar a a da sunulmaktad r.
Türkiye’de yoksullukla ilgili çal malar n ilk grubunu yoksullu un ölçümüne yönelik çal malar olu turmaktad r. Çünkü, Türkiye’de resmi yoksulluk s n r n n belirlenmesi 2002 y l HBA’n n sonuçlar n n aç kland 2004 y l n bulmu tur. 2004 y l na kadar Türkiye’de belirli bir yoksulluk s n r n n olmay nedeniyle, yoksulluk s n r n bulmaya yönelik bir tak m çal malar yap lm t r. Yoksullukla ilgili analizlerin yap labilmesi için öncelikle yoksulluk s n r n n belirlenmesi, yoksullukla ilgili politika olu turabilmek için ise, kimlerin yoksul oldu unun bilinmesi gerekmektedir. Bu nedenle, yoksulluk s n r n n bulunmaya çal ld çal malarda genellikle yoksulluk profiline yönelik analizler de yer almaktad r. Bu çal malardan baz lar ; Da demir (1992), Erdo an (1996), Dumanl (1996), Dansuk (1997), Uygur ve Kasnako lu (1998), Erdo an (1998), Erdo an (2002), Al c (2002) ve Pamuk (2002)’dur.
Erdo an (1996) bölge ayr m nda Türkiye’de yoksulluk s n rlar n ve yoksul oranlar n çe itli yoksulluk s n r yöntemlerine göre vermektedir. Dumanl (1996), 1987 Y l Hanehalk Gelir ve Tüketim Harcamalar Anketi sonuçlar ndan yararlanarak insanlar n yeterli ve dengeli beslenmesi için almalar gereken asgari kalori miktarlar na göre olu turulan beslenme kal b kullanm t r. Uygur ve Kasnako lu (1998) da, 1994 verilerini kullan larak Türkiye için yoksulluk s n r bulmaya çal m t r.
Da demir (1992), yoksulluk sorunu ve yoksullu un sosyo-ekonomik yap s na ili kin de erlendirmelere yer vermi tir. Gelir da l m n n iyile tirilebilmesi için yoksul gruplar n ya am düzeylerinin yükseltilmesi gerekti i vurgulamaktad r.
Dansuk (1997), Türkiye’de varolan yoksullu un boyutlar n ve sosyal göstergelerle ili kisini belirlemeye yönelik saptamalarda bulunmu tur. Tüketim harcamalar baz nda olu turulan yeni bir yakla m ile yoksullu un toplumsal taban irdelenmi tir. En dü ük tüketim harcamas tutar yoksulluk s n r kabul edilerek yoksulluk oranlar na eri ilmi tir. Yoksullu un e itimsizler, dü ük e itimli ki iler, kad nlar, sosyal güvenlik a d nda olanlar, tar m kesiminde ya ayanlar ve kay ts z i gücü aras nda yayg n oldu u saptanm t r.
Erdo an (1998, 2002), yoksulluk s n r n n saptanmas n n yan s ra, yoksul fertlerin cinsiyeti, ya , e itim durumu, medeni durumu, çal ma durumu, iktisadi faaliyeti gibi konular ile yoksul hanelerin oturduklar konutun büyüklü ü, s tma sistemi, mülkiyet durumu gibi unsurlarla Türkiye’de yoksullu un profilini vermektedir. Yoksulluk s n r bulmada ve yoksullu un profilini ortaya koymada minimum g da harcamas maliyeti yöntemi ile temel gereksinimler maliyeti yöntemlerini kullanm t r. Al c (2002), 1994 Hanehalk Gelir ve Tüketim Harcamalar Anketini kullanarak yoksulluk s n rlar belirlemi ve yoksullu un bölge, e itim, hanehalk tipi, i teki durum vb. de i kenlerle bir profilini çizmeye çal m t r. Pamuk (2002), yine 1994 Hanehalk Gelir ve Tüketim Harcamalar Anketini kullanarak benzer bir profili k rsal yerler için çizmi tir.
Yoksullukla ilgili yap lan bir di er grup çal ma da, makro ekonomik politikalar, maliye politikalar , e itim, istihdam ve sa l k alan ndaki sektörel politikalar n yoksullukla ili kisini kuran çal malard r. Bu çal malar n baz lar , Celasun (1986), Da demir (1999), Dünya Bankas (2000, 2003, 2005b), P nar (2004)’d r. Celasun (1986), Türkiye’de 1973-78 ve 1978-83 dönemlerinde iç ticaret hadlerindeki de i imin gelir e itsizli i ve yoksulluk üzerindeki etkilerini incelemi tir. Buna göre, tar m ve tar m d sektörlerdeki ortalama gelir farkl l klar ile tar m sektörünün kendi içindeki gelir e itsizli inin, toplam e itsizli in en önemli iki kayna oldu u bulunmu tur. 1973-78 döneminde, tar m sektörünün ekonomideki durumunun göreli olarak iyile mesi nedeniyle, en dü ük gelir grubundakilerin (tar m sektöründe istihdam edilenler) gelirleri ortalaman n üzerinde bir art gösterirken, 1978-83 döneminde, iç ticaret hadlerinin tar m aleyhine bozulmas , gelir e itsizli ini ve yoksullu u olumsuz yönde etkilemi tir.
Da demir (1999), Türkiye ekonomisinde makro-ekonomik daralman n ya and 1987-1994 döneminde yoksulluk sorununun nas l etkilendi ini ara t rm t r. Çal mada yoksullu un sadece say sal de i imi de il, ayn zamanda yoksulluk aç ve yoksullar aras gelir e itsizli i gibi yoksulluk ölçütleri yard m yla yoksullu un iddetindeki de i im de de erlendirmi tir. Dünya Bankas , 2000 y l nda yapt çal mada 1987 ve 1994 Hanehalk Gelir ve Tüketim Anketlerini kullanarak, Türkiye’deki yoksulluk profilinin yan s ra, büyüme ve i gücü piyasas n n yoksulluk ile ili kilerini ve kamu harcamalar n n etkilerini incelemi tir. Ancak, söz konusu etkiyi bulmak için anket verilerinden yararlanmak yerine daha çok mevcut kamu harcamalar n n yap lar üzerinde durulmu tur. Bu kapsamda Türkiye’deki en büyük transfer niteli indeki harcaman n emekli maa lar oldu u ancak sosyal sigorta sisteminin de yap sal sorunlar oldu u vurgulanm t r. Çal mada e itsizlik katsay s n n ayr t rma analizine de yer verilmi tir.
Dünya Bankas (2003), 1990 sonras nda makro ekonomik süreçlerin ve ya anan depremlerin yoksullukla ili kisini kurmaya çal m t r. 1994-2001 y llar aras nda e itsizlik ve a r yoksulluk oranlar n n de i medi i ancak kentsel yoksulluk oranlar nda bir art görüldü ü ve geleneksel dayan ma ba lar n n zay flamas gibi nedenlerle insanlar n kendilerini daha korunmas z ve yoksul hissettikleri sonucuna var lm t r. Dünya Bankas (2005b) ise, 2002 HBA verilerini kullanarak, yoksulluk ve yoksullu u etkileyen baz faktörleri ayr ayr (makroekonomik durum, e itim, sa l k, i gücü ve sosyal koruma) analiz etmektedir. P nar (2004), 1994 Hanehalk Gelir ve Tüketim Harcamalar Anketi ile 2002 HBA sonuçlar ndan yararlanarak, Türkiye’de kamu harcamalar ve vergilerin de i ik toplum kesimleri üzerinde etkilerini incelemi tir. Harcamalar aras nda, e itim, sa l k, transfer ve di er harcamalar incelenmi tir. Buna göre, reel harcamalar ve transferler aç s ndan bütçenin etkisinin dü ük gelir gruplar lehine oldu u sonucuna var lm t r.
Yoksullukla ilgili bir di er grup çal ma da, gelir e itsizli inin gelir kaynaklar na ve hanehalk özelliklerine göre ayr t r ld çal malard r. Bu çal malar n yoksullukla ili kileri dolayl olmakla birlikte, yoksulluk için ç kar mlar yap lmaya uygun çal malard r. Bu çal malarda sosyal transfer gelirin bir bile eni oldu u için e itsizli i ne yönde ve ne kadar etkiledi ine de bak lm t r. Örne in,