Aleviliğin Geleneksel Olarak İdrak Ediliş Tarzı

Belgede Kentleşme sürecinde alevilik: Elazığ Yıldızbağları mahallesi örneği (sayfa 123-127)

3. KENTLEŞME SÜRECİNDE ALEVİLİK

3.3. Geleneksel Alevilik

3.3.2. Aleviliğin Geleneksel Olarak İdrak Ediliş Tarzı

Geleneksel Alevîlik, neredeyse bütün algı ve dini kavrayışlarını tasavvuf- tarikat hayatı biçimlerinde anlamlandırmıştır. Geleneksel Alevilik ’deki ibadet idraki ve tarzı göz önüne alındığında, bu durum daha net ortaya çıkacaktır.277

Çalışmada Geleneksel Alevilik kavramı, kent hayatında, modern yapılardan etkilenmeden ya da daha az etkilenerek, Aleviliği geleneksel referanslar ile açıklayan Alevilik idrak tarzı olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamada, Geleneksel Alevilik kavramı, Alevilik algısında, bireylerin modern yapılardan etkilenmeden, ideolojilerin etkisiyle şekillenen idrak tarzları dışında kalan ve köyde sürdürülen Aleviliğe benzer unsurlar içeren şekliyle anlaşılmaktadır.

Geleneksel Alevilik yaklaşımında, Alevilik ve Alevi tanımı, Hz. Ali’ye ve O’nun soyuna, candan gönülden bağlı olma olarak belirtilmektedir. Bu idrak tarzında, Hz. Peygamberden sonra Hz. Ali’nin halifeliğini ve imamlığını tanıma, Allah’ı, Hz.Peygamber’i ve Hz.Ali’yi beraber sevmek vardır. Hz. Muhammed ile Hz. Ali’nin, Allah’ın nurundan meydana geldiği inancının yanı sıra, Oniki İmama bağlılık belirleyici olmaktadır. “Hakk-Muhammed-Ali”, Hz. Peygamber, Hz. Ali, Kur’an, Ehl-i Beyt, tecellî ve evliyâ kültü vb. inançlar; dört kapı-kırk makam ve üç sünnet-yedi farz gibi âdâb ve erkân; eline-diline-beline sahip olmak, döktüğünü doldurmak, ağlattığını güldürmek, aç doyurmak, açık giydirmek, başkalarını kendi

277

Cenksu Üçer: “Geleneksel Alevilikte İbadet Hayatı ve Alevilerin Temel İslami İbadetlere Yaklaşımları”, Din Bilimleri Akademik Araştırma Dergisi, cilt V, sayı 2, Nisan/Mayıs/Haziran 2005, www.dinbilimleri.com., ss. 161-189, s. 161.

nefsine tercih etmek278 gibi unsurlar Geleneksel Alevilik için belirleyici olarak öne çıkan unsurlar ve kavramlardır.

Hak-Muhammed-Ali söylemi, Allah, Peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisinin birbirinden ayrı tutulamayacağını veya tutulmaması manalarını taşımaktadır. Osman Eğri, “ “Hak” kelimesi tevhîdin kaynağı olan Allahu Teâlâ’yı, “Muhammed’” tevhîd anlayışının tebliğcisi ve uygulayıcısı olan Hazret-i Peygamber’i ve “Ali” de tevhîd inancını asırlar ve mekanlar ötesine taşıyan Peygamber mirası Hânedân-ı Ehl-i Beyt’i anlatmakta olduğunu ifade eder. Nitekim “Hak-Muhammed –Ali” söylemi, Dinî/tasavvufî kültür ve geleneğimizde genel olarak benimsenmiş olan, özelde ise Alevî-Bektâşî geleneğinde deyimleşmiş olduğu söylenebilir. Osman Eğri Hak- Muhammet-Ali söylemi ile ayrıca Allah’a inanmanın ötesinde O’na sevgiyle bağlanarak, âşık ve sâdık makamına yükselen mü’minler O’nun Habîb’i (çok sevdiği) olan Peygamber’ini ve Ehl-i Beyt’ini birbirinden ayırmadıkları anlamına geldiğini belirtir.279

Anadolu’da şekillenen ve maya tutan geleneksel Alevîlik, Hacı Bektaşi Veli vasıtasıyla Yesevi, Kalenderi, Haydari, Ahilik gibi Türk tasavvuf kurumları ile Vahdeti Vücud inanışı yanında, eski Türk geleneklerinden etkilenerek bugüne geldiği söylenebilir.280

Dolayısıyla, Alevîler, Türk geleneği, Türk Halk Şiiri, Türk Halk sazı ile yaşayan bir mümin Müslüman topluluğudur.281

Geleneksel anlayıştaki Alevîliğin temelinde, Allah inancı, Hz. Muhammed’e bağlılık, Hz. Ali ve Ehl-i Beyte karşı muhabbet vardır.

Yıldızbağları Mahallesinde, mülakatlarda elde edilen en somut çıkarım, yaşı ilerlemiş bireylerin Alevilik algılarının ve uygulamalarının gençlere nazaran daha geleneksel olduğudur. Yaşı ilerlemiş kadın ve erkek katılımcıların, Alevilik tanımlarında belirtildiği gibi, Aleviliği Hz.Ali ve Ehlibeyt sevgisi üzerine

278

Cenksu, Üçer: Tokat Yöresi Alevileri, Tarihçesi, İnançları, Örf ve Adetleri, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Samsun, 2005, s. 34-38 279 Eğri, Osman: “Alevî-Bektâşî Geleneğinde Allah, Peygamber ve Ehl-i Beyt Sevgisi”, İslâmî İlimler Dergisi, Yıl 1, Sayı 1, Bahar 2006 (213-239), s .213.

280

Dönmez, Mehmet: A.g.e, s. 40.

anlamlandırdıkları görülmüştür. Bu yaş grubunun modern ideolojilerden ve yeni iletişim araçlarının neşrettiği bilgilerden uzak olması, bu idrak tarzının en önemli sebebidir. Yıldızbağları Cemevi Dedesi Cafer YEŞİL, Alevilik algısının mahallede özelikle gençler arasında değiştiğini belirterek, bunun en temel nedenini, Aleviliği bir bütün olarak, bütün kurum ve uygulamalarıyla, gelenekleriyle gelecek nesle aktaracak bir mekanizmanın bulunmamasına bağlamıştır. Cemevleri ve dernekler bu işlevi üstlenmeye çalışsalar da, kentlerde ailelerin yeni nesle gelenekler noktasında noksan kaldığı belirtilmiştir.282

Alevilik ile İslam arasındaki ilişki ve Aleviliğin kaynağı ile ilgili sorular, ayrıca Geleneksel Alevilik ile ilgili önemli bilgiler sunmaktadır. Aleviliği, başka bir dine veya ideolojiye dayandırma kaygısı gütmeden, cemlerde ve dedelerden elde edilen bilgiler ışığında verilen cevaplar; Alevilik İslam’ın özü olarak idrak edilmektedir. Ayrıca bu görüşte olan katılımcıların, Hz. Ali’yi sevmelerinin gerekçesi olarak, Hz. Ali’nin Hz. Muhammed’in ölümünden sonra hak ettiği halifeliği alamaması ve haksızlığa uğramasına bağlamaktadır. Yine Hz. Ali’nin Hz. Muhammed’in en sevdiği kulu olduğu ve peygamberin onun soyundan yürümesini de Hz. Ali sevgisine gerekçe olarak gösterilir. Aleviliğin kaynağını bu şekilde açıklayanların, Hz. Muhammed’i kutsal kabul ettiklerini ve kendilerinin de peygamberi olduğunu özelikle belirtmişlerdir. 283

Aleviliğin geleneksel idrak tarzı ayrıca Alevilik kurumlarına olan bakış açısında da ortaya çıkar. Aleviliği ideolojik olarak algılayan kişilerin, Alevilik kurumlarının yerine başka ideolojik unsurlar ikame ederken ve anlamsız kılarken, geleneksel Aleviliği benimseyen kişiler için bu kurumlar hala itibarlı konumdadır. Dedelik, musahiplik, cem ve bazı ibadetler bu insanlar tarafından en köyde bulundukları zamanki kadar kıymetlidir.

Mahallede sosyal kontrol mekanizması kentleşme nedeniyle zayıfladığı için, gerek inanç öğelerine olan bağlılık gerekse geleneklerin önemi azalmaktadır. Aile büyükleri, geleneksel Alevilik ritüel ve işleyişlerini uygulamada, gençlere sadece

282

Hıdır GÜLERDUMAN, 62 yaş, Emekli Öğretmen

model olabildiklerini belirtmişlerdir. Geleneğin terkedilmesi veya uygulanmasının herhangi bir sosyal kontrolü olmadığı için, bazı gelenekler canlılığını yitirmektedir. Bu duruma kentleşme ve kentteki ekonomik koşullarda etkili olmaktadır. Bu durum ölümlerde sonra verilen lokma geleneğinden, evlilikteki bazı ananevi uygulanışlarda, musahip ilişkisinde, pir-mürşit-rehber ziyaretlerinde en çok kendisini göstermektedir. Sosyal kontrol mekanizmasının yeterince işlememesi, geleneksel idrak tarzının her geçen gün mahallede zayıflamasına neden olmakta olduğu görülmüştür.

Bu idrak tarzında Hz. Ali ve Hz. Muhammed sevgisinin yanı sıra Hızır inancının da önemli bir unsur olduğu görülmüştür. Buradaki Hızır inancı ve algısı ideolojik Alevilikteki anlayıştan oldukça farklı olduğu görülmüştür. Geleneksel idrak tarzında, Hızır Allah’ın vazifelendirdiği bir kurtarıcı konumundadır. Bu nedenle, her zora düşüldüğünde “ yetiş ya Hızır” diye çağırılır.284

Düşmüşlere, açlara yardım eder. İdeolojik Alevilik Hızır’ı bir tanrı gibi algılarken ve o şekilde lanse ederken, geleneksel idrak tarzında olan mahalle sakinleri, Allah’ın “insanlara her daim zora düştüğünde yardım etmesi için gönderdiği bir zat” olarak algılar.

Kentleşme ve modernleşme ile birlikte, geleneksel olarak idrak edilen dinin yeri ve rolü önemli ölçüde değişikliğe uğramaktadır. Bu çerçevede, geleneksel toplumdaki dinî birlik, bütünlük yerine, modern toplumlarda dinî çoğulculuk, geleneksel ve kurumsal dindarlıkta gevşeme, ilgisizlik, geleneksel din ve dindarlığa karşı tenkit ve hatta inançsızlık gibi özelliklerin öne çıktığı bir yapı görülmektedir.285

Yıldızbağları Mahallesinde geleneksel Alevilik idrak tarzı, kentleşme nedeniyle zayıflamaktadır. Özelikle yeni nesiller ve mahallede doğmuş bireyler, modern yapıları daha çok referans almaları, sosyalleşme sürecinde geleneksel yapılardan daha fazla etkilenmeleri, köyde yaşamadıkları için geleneksel Alevilik hafızalarının bulunmaması gibi nedenlerden ötürü, geleneksel Alevilik idrak tarzından uzaktırlar. Yaşı ilerlemiş bireylerin, sosyalleşme süreçlerini geleneksel yapılar nezaretinde tamamlamaları, onları kentte geleneksel Alevilik idrak tarzını devam ettirmelerine neden olan en önemli etkendir.

284

Fatma KARA, 56 yaş, Ev Hanımı, Hıdır GÜLERDUMAN, 62 yaş, Emekli Öğretmen 285 Alperen, Abdullah: A.g.m, s. 78.

Bu idrak tarzında, Hz. Ali, Hz. Muhammed, Ehl-i Beyt, Hacı Bektaş-ı Veli ve Hızır, sevgi ve saygı gören en önemli zatlardır. Ayrıca geleneksel idrak tarzında, Dedelik, musahiplik, cem gibi Alevilik kurumları hala önemli rol ve işlevlere sahip, muteber yapılardır. Sonuç olarak, kentleşme ile birlikte ekonomik, siyasal ve sosyal etkenler Alevilik idrak tarzlarını etkilemektedir. Bu etkenler, kentlerde Alevi gruplarını bazı ideolojik oluşumların içine eklemlemekte ve Alevilik algıları bir muhalefet aracı olarak, bazı ideolojilere dayandırılmaya çalışılmaktadır.

Belgede Kentleşme sürecinde alevilik: Elazığ Yıldızbağları mahallesi örneği (sayfa 123-127)