ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ SİNOP İLİ SARIKUM GÖLÜ HAVZASINDA TARIMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN DEĞERLENDİRİLMESİ Tuba BEŞEN TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ANKARA 2017 Her hakkı saklıdır

185  Download (0)

Tam metin

(1)

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

DOKTORA TEZİ

SİNOP İLİ SARIKUM GÖLÜ HAVZASINDA TARIMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Tuba BEŞEN

TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI

ANKARA 2017

Her hakkı saklıdır

(2)
(3)
(4)

ii ÖZET

Doktora Tezi

SİNOP İLİ SARIKUM GÖLÜ HAVZASINDA TARIMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Tuba BEŞEN

Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi Anabilim Dalı

Danışman: Prof. Dr. Emine OLHAN

Tarım insanoğlunun beslenme ihtiyacını karşılaması nedeniyle hiçbir sektörle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir öneme sahiptir. İnsan nüfusunun 7.5 milyar olduğu 2016 yılında artan tüketim alışkanlıkları ve küresel iklim değişikliğinin etkisiyle her zamankinden çok daha fazla dikkatle planlanması gereken bir sektör halini almıştır.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarına göre iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek olan Akdeniz Havzasında yer alan ülkemizde tarımsal araştırmaların sürdürülebilir kaynak kullanımı odaklı geliştirilmesini zaruri kılmaktadır.

Türkiye’de tarımın sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarda sürdürülebilirliğini sağlamak Türkiye kalkınma politikaları açısından önem arz etmektedir. Bu çalışma ile tarımsal sürdürülebilirlik sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarda değerlendirilmiştir.

Ekonomik boyut altında 7 gösterge, sosyal boyut altında 7 gösterge ve çevresel boyut altında 7 gösterge kullanılmıştır. Toplam gösterge sayısı 21’dir. Doktora tezi Sinop ili Sarıkum Gölü Havzasında yürütülmüştür. Çalışmada çiftçilerle yüz yüze yapılan anketlerle elde edilen bilgiler ile ilgili istatistiki bilgiler veri olarak kullanılmıştır. Bu verilerin değerlendirilmesinde indeks yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak Sinop İli Sarıkum Gölü havzasında tarımsal sürdürülebilirlik çevresel boyutta %13.95, ekonomik boyutta %9.64 ve sosyal boyutta %16.62 sürdürülebilirlik düzeyinde tespit edilmiştir.

Sarıkum Gölü Havzasında tarımsal sürdürülebilirlik 40.21 seviyesinde tespit edilmiştir.

Havzada tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi en düşük değere sahip olan ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Tarımsal gelirin, havzada sulanan arazi oranının artırılması ve yeter gelirli işletme büyüklüğünün sağlanması gerekmektedir. Sosyal sürdürülebilirliğin sağlanması için göçün engellenmesi ve çiftçilerin tarımla uğraşmaktan memnun olmasını sağlayacak koşullar oluşturulmalıdır. Çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması için korunan alan miktarının artırılması ve yaban hayvanı zararlarının azaltılması gerekmektedir.

Şubat, 2017 171 sayfa

Anahtar Kelimeler: Tarımsal sürdürülebilirlik, çevre, indeks, gösterge, Sinop

(5)

iii ABSTRACT

Ph. D. Thesis

ASSESMENT OF AGRICULTURAL SUSTAINABILITY IN SINOP PROVINCE, SARIKUM LAKE BASIN, TURKEY

Tuba BEŞEN

Ankara University

Graduate School of Natural and Applied Sciences Department of Agricultural Economics

Supervisor: Prof.Dr. Emine OLHAN

Agriculture is the most important sector in terms of providing food for humankind.

Increased counsumption, global climate change and increased population level make agriculture much more important for human well being. Turkey is located in Mediterranean basin where mostly affected area from climate change according to IPCC report. For this reason, agricultural researchs should be focused on effective natural resources use. Providing agricultural sustainability in social, economic and environmental dimensions is very important for Turkish development policies. In this research agricultural sustainabiliy level was quantified in three dimensions with 21 indicators; 7 indicators in economic dimension, 7 indicators in social dimension and 7 indicators in environmental dimension. Sinop province Sarıkum Lake Basin was choosed as research area. Index method was used to assess agricultural sustainability in research area. Results showed that the economic sustainability level is %9.64, the social sustainability level is %16.62 and the environmental sustainability level is %13.95 in Sarıkum Lake Basin. Total agricultural sustainability level is %40.21. Achieving the economic sustainability of the lowest value of agricultural sustainability in the basin is great importance. It is necessary to increase the agricultural income, the rate of irrigated land and the sufficient income enterprise size. In order to ensure social sustainability, conditions must be established to prevent migration and to ensure that farmers are satisfied with farming. In order to achieve environmental sustainability, it is necessary to increase the amount of protected area and to reduce wild animal damage.

Şubat 2017, 171 pages

Key Words: Agricultural sustainability, environment, index, indicator, Sinop

(6)

iv TEŞEKKÜR

Çalışmalarımı yönlendiren, araştırmalarımın her aşamasında bilgi, öneri ve yardımlarını esirgemeyerek akademik ortamda olduğu kadar beşeri ilişkilerde de engin fikirleriyle yetişme ve gelişmeme katkıda bulunan danışman hocam sayın Prof. Dr. Emine OLHAN’a, (Ankara Üniversitesi Tarım Ekonomisi Anabilim Dalı) çalışmalarım süresince maddi manevi desteklerini esirgemeyen Ankara Üniversitesi Tarım Ekonomisi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Sayın Prof. Dr. Coşkun CEYLAN’a, Coğrafi Bilgi Sistemleri ve doğal kaynaklar yönetimi ile ilgili engin bilgilerini kendisinden öğrenmeye çalıştığım değerli hocam Prof. Dr. İlhami BAYRAMİN’e, (Ankara Üniversitesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Anabilim Dalı) mesai arkadaşım Uğur BAY’a, arazi çalışmalarımda destek olan Hüseyin TAYFUN, Hasan GÜMÜŞOĞLU, Hasan AKPINAR’a, bu çalışmanın ortaya çıkmasını sebep olan ve çalışmam boyunca her türlü desteği veren çiftçilere, Toprak, Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’ne ve çalışmalarım süresince birçok fedakarlıklar göstererek beni destekleyen aileme en derin duygularla teşekkür ederim.

Bu tez çalışması, ‘‘Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’’ tarafından desteklenmiştir.

Tuba BEŞEN Ankara Şubat 2017

(7)

v

İÇİNDEKİLER

TEZ ONAY SAYFASI

ETİK...i

ÖZET...ii

ABSTRACT ... iii

TEŞEKKÜR ... iv

KISALTMALAR DİZİNİ ... vii

ŞEKİLLER DİZİNİ ... ix

ÇİZELGELER DİZİNİ ... xi

1. GİRİŞ... 1

1.1 Araştırma Konusunun Ortaya Çıkışı ... 1

1.2 Araştırmanın Önemi ve Kapsamı ... 1

1.3 Araştırmanın Amacı ... 6

1.4 Araştırma Tasarımı ... 6

1.4.1 Araştırma soruları ... 6

1.4.2 Araştırma hipotezleri ... 7

1.4.3 Araştırmanın sınırlılıkları ... 7

1.5 Tezin Yapısı ve Bölümleri ... 8

2. KURAMSAL TEMELLER ... 10

2.1 Sürdürülebilir Kalkınma Tanımı ve Gelişimi ... 10

2.1.1 Bin yıl kalkınma hedefleri ... 14

2.1.2 Sürdürülebilir kalkınma hedefleri ... 17

2.2 Avrupa Birliği’nde Tarımsal Sürdürülebilirlik ... 19

2.3 Türkiye’de Sürdürülebilir Kalkınma Süreci ... 29

2.4 Türkiye’de Tarıma Genel Bakış ... 36

2.4.1 Kırsal alan tanımı ... 36

2.4.2 Tarımsal yapı ... 42

2.4.3 İşgücü ve istihdam ... 45

2.4.4 Yoksulluk ve gelir dağılımı ... 47

2.5 İndeks ve Göstergeler ... 49

3. MATERYAL ve YÖNTEM ... 66

(8)

vi

3.1 Materyal ... 66

3.1.1 Genel bilgiler ... 66

3.1.2 Araştırma ile ilgili verilerin toplanması ... 66

3.2 Çalışma Yöntemi ... 67

3.2.1 Örnekleme yöntemi ve büyüklüğü ... 67

3.2.2 Anket yapılan köylerin belirlenmesi ... 68

3.2.3 Anket yapılan işletmelerin belirlenmesi ... 68

3.2.4 Verilerin analizi ve değerlendirilmesinde izlenen yöntem ... 69

3.3 Araştırma Alanı ile İlgi Bilgi ... 77

3.3.1 İklim…………. ... 84

4. BULGULAR ve TARTIŞMA ... 87

4.1 Demografik Özellikler ... 87

4.1.1 Yaş………….. ... 87

4.1.2 Üreticilerin eğitim durumu ... 88

4.1.3 İşletmelerin hane halkı büyüklüğü ... 89

4.1.4 Cinsiyet dağılımı ... 90

4.2 Tarımsal İşletmelerin Özellikleri ... 91

4.2.1 Tarımsal arazi büyüklüğü ... 91

4.3 İşletmelerde Bitkisel Üretim Durumu ... 95

4.4 İşletmelerde Hayvansal Üretim Durumu ... 98

4.5 İşletmelerde İş Gücü Durumu... 100

4.6 Tarımsal Sürdürülebilirlik İndeks Göstergeleri ... 101

4.6.1 Ekonomik boyut ... 101

4.6.2 Sosyal boyut ... 103

4.6.3 Çevresel boyut ... 106

5. SONUÇ……… ... 130

5.1 Öneriler….. ... 132

KAYNAKLAR.. ... ...138

EKLER…………...153

EK 1 Türkiye'de Sürdürülebilir Kalkınma Kapsamında Yapılan Çalışmalar ... 154

EK 2 Anket Formu ... 156

ÖZGEÇMİŞ………...171

(9)

vii

KISALTMALAR DİZİNİ

AB Avrupa Birliği

ADNKS Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ASPB Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı

BBHB Büyük Baş Hayvan Birimi

ÇATAK Çevre Amaçlı Tarım Arazilerinin Korunması ÇSGB Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı

ÇŞB Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı

DSİ Devlet Su İşleri

GSYH Gayri Safi Yurtiçi Hasıla GTB Gümrük Ticaret Bakanlığı

GTHB Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı

GTS Genel Tarım Sayımı

HM Hazine Müsteşarlığı

IPA Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı IPCC Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli

IPARD Katılım Önce Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Bileşeni İBBS İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması

İBS İzleme Bilgi Sistemi İÇİB İçişleri Bakanlığı İÖİ İl Özel İdareleri

İTU İyi Tarım Uygulamaları

KA Kalkınma Ajansları

KB Kalkınma Bakanlığı

KKEP Kırsal Kalkınma Eylem Planı KKP Kırsal Kalkınma Planı

KKPİK Kırsal Kalkınma Planı İzleme Komitesi KOBİ Küçük Ve Orta Bütçeli İşletmeler

KOSGEB Küçük Ve Orta Ölçekli İşletmeli Geliştirme İdaresi Başkanlığı KTB Kültür Ve Turizm Bakanlığı

MEB Milli Eğitim Bakanlığı OSİB Orman Su İşleri Bakanlığı

(10)

viii RİP Resmi İstatistik Programı

SB Sağlık Bakanlığı

SGK Sosyal Güvenlik Kurumu

STK Sivil Toplum Kuruluşu TKB Tarım Ve Köy İşleri Bakanlığı TÜİK Türkiye İstatistik Kurumu

UKKS Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi YPK Yüksek Planlama Kurulu

(11)

ix

ŞEKİLLER DİZİNİ

Şekil 2.1 Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı 1 ... 13

Şekil 2.2 Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı 2 ... 13

Şekil 2.3 Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı 3 ... 13

Şekil 2.4 AB bölgesinde pestisit kirliliği izlemesi ... 28

Şekil 2.5 Yerleşim birimlerine göre Türkiye nüfusu (2007-2016) ... 39

Şekil 2.6 Türkiye belde ve köy nüfusunun yaşlara göre dağılımı (2016) ... 41

Şekil 2.7 Türkiye tarım alanlarının dağılımı (2015) ... 44

Şekil 2.8 Ana faaliyet kollarına göre cari fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla ... 47

Şekil 2.9 Tarım sektöründe ve genel ekonomideki büyüme (2005-2015) ... 48

Şekil 2.10 Türkiye tarımsal ilaç kullanım miktarı (2006-2015) ... 48

Şekil 2.11 Gösterge setleri oluşturulurken karar alma süreci ... 56

Şekil 2.12 Sürdürülebilirlik aralığı ... 60

Şekil 3.1 Sarıkum gölü havzası uydu görüntüsü ... 78

Şekil 3.2 Sarıkum Gölü Havzasında nüfus miktarındaki değişim ... 79

Şekil 3.3 Sarıkum Gölü Havzası sayısal yükseklik modeli ... 80

Şekil 3.4 Sarıkum Gölü Havzası yükseklik haritası ... 81

Şekil 3.5 Sarıkum Gölü Havzası eğim haritası ... 82

Şekil 3.6 Sarıkum Gölü Havzası bakı haritası ... 83

Şekil 3.7 Sarıkum Gölü Havzası jeoloji haritası ... 84

Şekil 3.8 Sinop iline ait iklim diagramı ... 85

Şekil 4.1 Üreticilerin yaşlarına göre dağılımı ... 88

Şekil 4.2 Üreticilerin eğitim düzeyi ... 89

Şekil 4.3 Hane halkı büyüklüğüne göre işletmelerin dağılımı ... 90

Şekil 4.4 Cinsiyet dağılımı ... 91

Şekil 4.5 İşletmelerin arazi parça sayısına göre dağılımı ... 93

Şekil 4.6 İşlenen arazi büyüklüğüne göre işletmelerin dağılımı ... 94

Şekil 4.7 Mantar toplayan işletmelerin oranı ... 97

Şekil 4.8 Kestane toplayan işletmelerin oranı ... 97

Şekil 4.9 Sarıkum Gölü Havzası tarımsal sürdürülebilirlik indeksi gösterge değerleri ... 111

(12)

x

Şekil 4.10 Sarıkum Gölü Havzasında tarımsal sürdürülebilirlik indeksi boyut değerleri ... 112 Şekil 4.11 Sarıkum Gölü Havzasında tarımsal sürdürülebilirlik indeksi boyut

değerleri ... 113

(13)

xi

ÇİZELGELER DİZİNİ

Çizelge 2.1 AB belgelerinde sürdürülebilir kalkınmanın amaçları ... 23

Çizelge 2.2 AB’de sürdürülebilir kalkınmanın politika kılavuz ilkeleri ... 24

Çizelge 2.3 AB tarımsal çevre göstergeleri ... 27

Çizelge 2.4 Seçilmiş kırsal göstergeler ... 34

Çizelge 2.4 Seçilmiş kırsal göstergeler (Anonim 2014,a) (devam) ... 34

Çizelge 2.5 Yerleşim birimlerine göre Türkiye nüfus miktar ve oranları ... 38

Çizelge 2.6 Türkiye il-ilçe ve belde-köy nüfuslarının yaşlara göre dağılımı ... 41

Çizelge 2.7 Türkiye yerleşim birimlerine göre cinsiyet dağılımı ... 42

Çizelge 2.8 Türkiye tarım alanları miktarı ... 43

Çizelge 2.9 Türkiye’de arazi kullanımına göre sulanan ve sulanmayan arazi (%) ... 44

Çizelge 2.10 Türkiye yıllara göre istihdam ve işsizlik (2005-2015) (1000 kişi) (www.tuik.gov.tr) ... 45

Çizelge 2.11 Türkiye 2016 yılı aylara göre istihdam ve işsizlik (1000 kişi) ... 46

Çizelge 2.12 Bazı indeks gruplarına örnekler ... 53

Çizelge 2.13 Farklı düzeylerde sorulan soru kategorileri ... 54

Çizelge 2.14 Sorunlar, sürdürülebilirlik göstergeleri ve düzeyler arasındaki ilişki örnekleri ... 57

Çizelge 2.15 Güvenilir sürdürülebilirlik göstergelerinin seçiminde zorluklar... 60

Çizelge 3.1 Değişen işletme masrafları ... 70

Çizelge 3.2 Nüfusun erkek işgücü birimine çevrilmesinde kullanılan katsayılar ... 71

Çizelge 3.3 Göstergelerin ağırlıklandırılması ... 76

Çizelge 3.4 2015 İl-ilçe merkezleri ile köy-belde nüfus dağılımı (%) ... 80

Çizelge 3.5 Eğim sınıflarının alansal ve oransal dağılımı... 82

Çizelge 3.6 Sinop Meteoroloji İstasyonuna ait 12 yıllık verilere göre sıcaklık (0C) ve yağış (mm) değerleri ... 86

Çizelge 3.7 Sinop ilinde mevsimlere göre yıllık ortalama, maksimum ve minimum rüzgar hızı değerleri (m/sn) ... 86

Çizelge 4.1 Tarım arazilerinin büyüklüğü ve parçalık durumu ... 92

Çizelge 4.2 Arazi mülkiyet durumu ... 93

Çizelge 4.3 Sulanma durumuna göre arazi dağılımı ... 94

Çizelge 4.4 Arazi kullanım durumu ... 96

(14)

xii

Çizelge 4.5 İşletme başına ortalama bitkisel üretim değeri, bitkisel üretimde

değişen masraflar, bitkisel üretimde brüt kar ... 96

Çizelge 4.6 Toplam hayvan varlığı ... 98

Çizelge 4.7 İşletmelerin BBHB hayvan varlıkları (adet) ... 99

Çizelge 4.8 İşletmelerin kanatlı hayvan varlığı (adet) ... 99

Çizelge 4.9 İşletmelerin toplam hayvansal ürün üretim miktarları ... 100

Çizelge 4.10 Hayvancılık faaliyetleri ekonomik değerlendirmeler ... 100

Çizelge 4.11 İşletmelerde erkek işgücü birimi (EİB) miktarları (saat) ... 101

Çizelge 4.12 Türkiye il,ilçe bazında yeter gelirli tarımsal arazi büyüklükleri (Ek: 30/4/2014-6537/5 md.) (1) Sayılı Liste ... 103

Çizelge 4.13 Sarıkum Gölü Havzası tarımsal sürdürülebilirlik gösterge değerleri ... 109

Çizelge 4.14 Sarıkum Gölü Havzası tarımsal sürdürülebilirlik indeksi ... 112

Çizelge 4.15 Örtü altı bitkisel üretime arız olan zararlı organizmalara karşı biyolojik ve/veya biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla örtüaltında; biyolojik mücadele desteği ... 124

Çizelge 4.16 İyi Tarım Uygulamaları desteği (2016) ... 126

Çizelge 4.17 Çevre Amaçlı Tarım Arazilerinin Korunması desteği ... 127

Çizelge 4.18 Organik Tarım desteklemeleri ... 127

(15)

1 1. GİRİŞ

Sinop ili Sarıkum Gölü Havzasında Tarımsal Sürdürülebilirliğin Değerlendirilmesi konulu doktora tezinde sürdürülebilirlik kavramının tarihi gelişimi, tarımsal sürdürülebilirliğin amacı ve önemi, tarımsal sürdürülebilirliğin farklı boyutlarda belirlenmesinde kullanılan yöntemler bu konuda yapılmış ulusal ve uluslar arası çalışmalar örnek verilerek açıklanmıştır. Ulusal ve uluslar arası çalışmalarda tarımsal sürdürülebilirliğin tespitinde kabul gören ve kullanılan indeks yöntemiyle Sinop ili Sarıkum Gölü havzasında tarımsal sürdürülebilirlik düzeyi tespit edilmiştir. Tezin Giriş bölümünde araştırma konusunun ortaya çıkışı, araştırmanın önemi ve kapsamı, araştırmanın amacı, araştırma tasarımı, araştırmanın sınırlılıkları, tezin yapısı ve bölümlerinin neler olduğu açıklanmıştır.

1.1 Araştırma Konusunun Ortaya Çıkışı

Sinop İli Sarıkum Gölü Havzasında Tarımsal Sürdürülebilirliğin Değerlendirilmesi konulu doktora tezinin ortaya çıkışında rol oynayan temel faktör sürdürülebilir kalkınma kavramının sektörler bazında ölçülebilir bir hale gelmesini sağlayacak yöntemlerin geliştirilmesi ve uygulamaya aktarılması ihtiyacıdır.

Biyolojik çeşitlilik açısından zengin olan ülkemizde özellikle korunan alanlar çevresinde tarımsal sürdürülebilirliğin değerlendirilmesi ayrı bir öneme sahiptir.

Sürdürülebilir doğal kaynak kullanımını temel alan ve çevresel faktörleri de sektör kalkınması açısından içsel bir değer olarak analiz eden yöntemlerin işlerlik kazandırması ihtiyacı bu çalışmanın gerçekleşmesinde rol oynayan önemli faktörlerden bir diğeridir.

1.2 Araştırmanın Önemi ve Kapsamı

Tarım insanoğlunun beslenme ihtiyacını karşılaması nedeniyle hiçbir sektörle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir öneme sahiptir (www.worldmeters.info). Bu

(16)

2

önem yeryüzünde insan nüfusunun 7,5 milyar olduğu 2016 yılında (www.worldometers.info.tr), artan tüketim alışkanlıkları ve küresel iklim değişikliğinin etkisiyle her zamankinden çok daha fazla dikkatle planlanması gereken bir sektör halini almıştır. Türkiye’nin IPCC (Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli) raporlarına göre iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek olan Akdeniz Havzasında yer alması tarımsal araştırmaların sürdürülebilir kaynak kullanımı odaklı geliştirilmesini zaruri kılmaktadır (www.ipcc.ch). Tarımsal ekosistemler insanoğluna gıda, yem, biyo enerji ve ilaç hammaddesi sağlamaktadır ve insanoğlu refahının temelidir (Power 2010).

Türkiye’de kırsal ve kentsel yerleşimler ayrımına esas teşkil eden 20 bin nüfus eşiği baz alındığında ülke nüfusunun 2007 yılında %3 2.5’i kırsal yerleşimlerde iken, 2012 yılında bu oran % 27.7’ye gerilemiştir. Diğer bir ifadeyle kırsal nüfus yaklaşık olarak 22,9 milyondan 20,9 milyona gerilemiştir. 2007-2012 döneminde ülke nüfusu toplamda

%7.1 artarken, kırsal nüfus %8.8 oranında azalmıştır. 2012-2016 döneminde ise

%23’ten %8’e düşmüştür (www.tüik.gov.tr). Bu kadar büyük bir farkın oluşmasındaki temel neden ise köylerin Büyükşehir Belediyesi kapsamında olanların mahalle olarak belirlenmesidir. Ancak bununla birlikte özellikle ekonomik olarak aktif nüfusun il ve ilçe merkezlerine göçü kırsal nüfus yaş ortalamasını yükseltmiştir. Bu durum tarım da dahil olmak üzere gelir getirici faaliyetlerin kırsal alanda oluşturulmasını ve sonucunda kırsal alanda kalkınmanın gerçekleştirilmesini engellemektedir (Anonim 2014,a).

Bununla birlikte tarımsal faaliyetler kırsal halkın temel geçim kaynaklarını oluşturmaktadır. 2005 yılında ülke genelinde tarımda istihdam edilen kişi sayısı 5 milyon kişi iken, 2016 itibariyle bu rakam 5,5 milyon kişidir (www.tüik.gov.tr).

Temel geçim kaynağı tarım olan kırsal halkın doğal kaynakların temel kullanıcıları olması, ülkenin geri kalanına besin arzı sağlaması kırsal kalkınmanın tarım sektörünün birincil hedefi olmasının temel nedenleridir. Bununla birlikte doğaya bağlı olarak gerçekleştirilen tarım doğada gerçekleşen en küçük bir değişiklikten etkilenmekte ve kırsaldaki nüfusun yaşam koşulları da bu doğrultuda şekillenmektedir.

Kırsal kalkınma çalışmaları planlanırken doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı dikkate alınmasının gerekliliği 40 yılı aşkın bir süreçte gelişmiştir. Bu süreç 1970’lerin

(17)

3

başında sürdürülebilir kalkınma kavramının ortaya çıkması ile başlamıştır. Dünyadaki hızlı nüfus artışı, kişi başı tüketim miktarındaki artış, sanayinin gelişmesiyle çevreye verilen zararların artışı iklim başta olmak üzere tüm doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırmış ve artırmaya devam etmektedir.

Artan nüfusun besin arz ihtiyaçlarının artması doğal kaynakların varlığının korunması mecburiyetini doğurmuş ve tüm sektörlerin çevre odaklı politikalar kurmasını mecbur bırakmıştır. Dünyada gelinen şu an ki durumun yaşanabileceği ilk olarak 1972 Stockholm Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Bildirgesi ile duyurulurken (Anonymous 1972) 1987 yılında Bruntland Raporu ile sürdürülebilir kalkınma kavramı uluslararası alanda kullanılmaya başlamıştır (www.un.documents). 1992 Rio’da Birleşmiş Milletler İnsan ve Çevre Konferansı (Anonymous 1992a), 2000 yılında Birleşmiş Milletler Bin Yıl Zirvesi Bin Yıl Deklarasyonu (Anonymous 2000a) ile Bin Yıl Kalkınma Hedefleri, 2002 yılı Johannesburg Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi (Anonymous 2002a), Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı, İnsan ve Gezegen için Dünyamızın Dönüştürülmesi Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi (Anonymous 2015) bu süreçte gelişen ve tüm politikaların çevre odaklı çalışmaları yürütmesinin gerekliliğini uluslararası çabalarla sağlamaya çalışan faaliyetlerin temelleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Uluslararası boyutta sürdürülebilirliğin temelini atan bu çalışmalar ulusal düzeyde de politika ve uygulamaları şekillendirmiştir.

Türkiye’de sürdürülebilir kalkınma hedef ve ilkeleri ulusal kalkınma stratejilerinde, kalkınma planlarında ve diğer ulusal politikaları belirleyen belgelerde pek çok bileşeni ile yer almaktadır.

Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi’nde (UKKS) ilkelerinden biri sürdürülebilirlik olarak belirtilirken, mekansal duyarlılık da bir diğer ilke olarak planda yer almıştır. Kırsal kalkınma kapsamında doğal kaynakları dikkate alarak çalışmalara devam edilmesinin gerekliliği vurgulanmış ve faaliyetler bu doğrultuda oluşturulmuştur. Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisinde belirtilen ifade; “Doğal kaynaklar ve temiz kırsal çevre, kırsal kalkınmanın hızlandırılmasında önemli potansiyel alanlardan birini oluşturmaktadır.

Toprak, su, mera ve orman kaynakları, biyolojik çeşitlilik (gen, tür ve ekosistem

(18)

4

çeşitliliği), doğal güzellikler; hızlı kentleşme ve sanayileşmenin yarattığı olumsuzluklar, turizm faaliyetlerinin plansız gerçekleştirilmesi, yerleşimlerin altyapı eksiklikleri, doğal afetler, bilinçsiz ve aşırı kaynak kullanımı gibi faktörler nedeniyle yıpranma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Havza bazında sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi uygulaması; toprak, su, orman ve mera kaynaklarının kullanımında önem kazanmaktadır” (www.resmigazate.gov.tr).

Kendine has çevresel özellikleri nedeni ile kırsal kalkınma çalışmalarında çevresel değerlerin dikkate alınması Türkiye’de daha da büyük bir önem arz etmektedir. Türkiye Avrupa ile Asya arasında hem kültürel hem de doğal bir köprü konumuna sahip olması, iklimsel ve coğrafi farklılıklar göstermesi sebebiyle zengin bir biyoçeşitliliğe sahiptir.

Türkiye her biri kendine özgü türlere ve doğal ekosistemlere sahip üç farklı biyo- coğrafik bölgeden (Avrupa- Sibirya, İran – Turan ve Akdeniz) oluşmaktadır. Bu bölgeler arasındaki geçiş zonları ile beraber çeşitli ekosistemleri barındırmaktadır.

Yaklaşık 3.000 tanesi ülkeye özgü endemik türlerden oluşan 11.000 bitki türüne ve 80.000 üzerinde fauna türüne sahiptir. Ayrıca tarım bitkilerinin yabani akrabalarının 2 ana gen merkezi ile göçmen kuşların üç ana güzergahı da Türkiye’de yer almaktadır.

Besin olarak yetiştirilen tahılların pek çoğu Türkiye’ye özgü yabani türlerden türetilmiş olduğundan, ekonomik açıdan belki de en önemli ekosistem “step” ekosistemidir. Pek çok tür ve çeşitteki canlı için uygun beslenme, üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar ise, tropikal ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir. Bu ekosistemler nesli tehlike altında olan birçok tür için hayati öneme sahiptir. Bu ekosistemlerde önemli tahribatlar meydana gelmiş olup tümünde endemik, tehlike ve tehdit altında olan ya da olmuş türler tespit edilmiştir (www.cbd.int.).

UKKS 2014 - 2020’de ise stratejik amaçlardan bir tanesi de kırsal çevrenin iyileştirilmesi ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. Bu başlık altında toprak ve su kaynaklarının korunmasını, mera ve orman kaynaklarının korunmasını, orman köyleri başta olmak üzere korunan alanların içinde veya civarında kurulu köyler ile dağ köylerinin dez avantajlı konumlarından kaynaklanan kalkınma sorunlarının azaltılması ve katılımcılık temelinde sürdürülebilir geçim kaynaklarına

(19)

5

kavuşturulması, biyolojik çeşitliliğin ve ekolojik zenginliğin koruma altına alınması amaçlanmıştır (Anonim 2014a).

18/04/2006 tarihinde kabul edilen 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun tarım politikalarının amaçlarının belirtildiği 5. Madde’nin a bendinde “Tarımsal üretim ve bütüncül yaklaşım, e bendinde ise “sürdürülebilirlik, insan sağlığı ve çevreye duyarlılık”, h bendinde “Kırsal hayatın sosyo-ekonomik açıdan geliştirilmesi”, k bendinde “Toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesi ve rasyonel kullanımı” ile aynı kanunun 10. Maddesinde

“Bakanlık biyolojik çeşitliliğin, genetik kaynakların ve ekosistemlerin korunması ve geliştirilmesine ilişkin araştırmalar yapar veya yaptırır” ifadesi yer almaktadır. Tarım Stratejisi 2010-2014 ile belirlenen 5 strateji alanından biri de kırsal kalkınmadır. Bu bölüm altında “Kırsal Kalkınma, doğal kaynakların korunmasını dikkate alarak, kırsal alanların varlığının devam ettirilebilmesi, gıda güvenliğinin sağlanması, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, kentli kesime göre daha az ekonomik ve sosyal imkânlara sahip kırsal toplumun yaşam şartlarının iyileştirilebilmesi için geliştirilen ve bütüncül yaklaşımlar içeren girişimlerdir” şeklinde tanımlanmıştır. T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın kırsal kalkınmada temel yaklaşımının “kırsal alanda eğitim- yayım, örgütlenme ve uygun destekleme yöntemleriyle yerel kaynakları harekete geçirerek tarımsal altyapıyı geliştirmek, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ilkesi çerçevesinde tarım ve gıda sektörlerinin modern ve rekabetçi bir yapıya kavuşturularak tarım-sanayi entegrasyonunu ve AB standartlarına uyumu sağlamak, kırsal nüfusun;

ülke gelişmişliği ve refahından yerinde kalkınarak pay alması için emeğin üretken olduğu ve haklarını aldığı bir istihdam biçimi ile kırsalda yaşayanların gelirlerini çeşitlendirmek ve refah düzeyinin yükseltilmesine yönelik faaliyetler yapmak” olduğu belirtilmiştir (Anonim 2010a).

“Sinop İli Sarıkum Havzasında Tarımsal Sürdürülebilirliğinin Değerlendirilmesi”

konulu çalışma; sürdürülebilirlik için kriterlerin belirlenecek olması, sürdürülebilirlik kavramının somut, ölçülebilir bir hale getirilmesi, yeni bir yöntem denemesinin gerçekleştirilmesi açısından önemlidir. Bu tarz çalışmalar ile tarımsal sürdürülebilirliğin ölçülmesi sağlanarak sonuçlar doğrultusunda ileriye yönelik daha sağlıklı tarım politikaların geliştirilmesi mümkün olacaktır.

(20)

6

Tarımsal sistemler kendi kendilerini sosyal, ekonomik ve çevresel boyutta uzun dönemde sürdürürse sürdürülebilir sayılır. Eğer ekonomik olarak uygun, çevresel olarak güvenli ve sosyal olarak adil ise sistem sürdürülebilirdir. Bu kapsamda tarımsal sürdürülebilirlik üç boyut altında (sosyal, ekonomik, çevresel) değerlendirilmiştir.

1.3 Araştırmanın Amacı

Araştırmanın amacı Sinop İli Sarıkum Gölü Havzasında tarımsal sürdürülebilirliği ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlar altında ortaya koymaktır. Bununla birlikte, tarımsal sürdürülebilirliği soyut bir kavramdan daha somut, ölçülebilir bir kavrama dönüştürülmesine katkı sağlayacak bir yöntemin uygulamaya aktarılmasıdır. Bu çalışma ile sürdürülebilirlik kavramı ile ilgili sektörel bazda yapılacak çalışmalara bir örnek oluşturulmaya çalışılmıştır.

1.4 Araştırma Tasarımı

1.4.1 Araştırma soruları

Yukarıdaki açıklamaların ışığında bu araştırmanın ortaya çıkmasına neden olan ve araştırmaya yön veren temel araştırma soruları aşağıda verilmiştir:

 Tarımın ekonomik, sosyal ve çevresel özellikleri bir arada değerlendirilebilir mi?

 Araştırma alanında ekonomik durum tarımsal sürdürülebilirliği sağlayacak düzeyde mi?

 Araştırma alanında sosyal durum tarımsal sürdürülebilirliği sağlayacak düzeyde mi?

 Araştırma alanının çevresel özellikleri tarımsal sürdürülebilirliği sağlayacak düzeyde mi?

 Araştırma alanında ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan durumlar bir arada değerlendirildiğinde tarımsal sürdürülebilirlik ne durumdadır?

(21)

7

 Ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliği etkileyen en önemli göstergeler nelerdir?

 Tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanması için neler yapılmalıdır?

1.4.2 Araştırma hipotezleri

Bu bölümde, istatistiksel testlerin yapılmasından önce, konu ile ilgili daha önceden yapılmış çalışmaların okunması ile elde edilen bilgilere bağlı olarak oluşturulan araştırma hipotezleri belirtilmektedir. Araştırmanın ileriki aşamalarında, üreticiler ile görüşülerek yapılan anketlerden elde edilen verilerin indeks yönteminin kullanılmasıyla aşağıdaki hipotezlerin test edilmesi yoluna gidilmiştir.

Temel Araştırma Hipotezleri:

1. Araştırma alanında tarımsal sürdürülebilirlik indeksi tam tarımsal sürdürülebilirliği göstermektedir.

2. Araştırma alanında tarımsal sürdürülebilirlik indeksi altında ekonomik boyut göstergeleri tam sürdürülebilirliği göstermektedir.

3. Araştırma alanında tarımsal sürdürülebilirlik indeksi altında çevresel boyut göstergeleri tam sürdürülebilirliği göstermektedir.

4. Araştırma alanında tarımsal sürdürülebilirlik indeksi altında sosyal boyut göstergeleri tam sürdürülebilirliği göstermektedir.

1.4.3 Araştırmanın sınırlılıkları

Tez çalışması yapılırken ortaya çıkan sınırlılıklar aşağıda maddeler halinde verilmiştir:

 Anket yapılan çiftçilerin verdiği bilgiler % 100 doğru kabul edilmiştir.

 Çiftçiler bir üretim yılı içerisinde farklı üretim faaliyetleri için yaptıkları üretim harcamalarını, harcadıkları iş saatlerini kayıt altına almamaktadır. Bu nedenle üretim harcamaları ve iş gücü kullanımları ürünlere göre değil işletmenin bir yıl içerisinde tüm faaliyetlerini kapsayacak şekilde verilmiştir,

(22)

8

 Çiftçilerin yaz döneminde tarla da kış döneminde orman işlerinde çalışması anket yapmayı kabul eden çiftçi sayısını azaltmıştır,

 Çiftçi Kayıt Sisteminde (ÇKS) kayıtlı arazi miktarları ile işlenen arazi miktarları arasında büyük farkların olması bir diğer sınırlılığı oluşturmuştur. ÇKS’de 30 dekar kayıtlı arazisi olan işletmeci yakınlarının, komşularının arazilerini de işleyebilmektedir ve böylece toplam işlenen arazi miktarı 300 dekara kadar çıkmaktadır. Arazi büyüklüğüne bağlı örnekleme yöntemleri bu nedenle kullanılamamıştır.

Türkiye’de tarımsal sürdürülebilirlik kapsamında değerlendirilen çevre standartları, şartları bulunmamaktadır. Örneğin; ürüne ve toprak yapısına bağlı araziye atılması gereken gübre miktarları, hayvan atıklarının su kaynaklarından uzak tutulması gereken en uzun ve en kısa mesafe vb. gibi. Bu nedenle çalışmada göstergeler belirlenirken referans veri aralıkları yerine oranlara dayalı bir gösterge setinin oluşturulmasını gerekli kılmıştır.

1.5 Tezin Yapısı ve Bölümleri

Tezin birinci bölümünde araştırma konusunun nasıl ortaya çıktığı, neden bu konunun seçildiği, araştırmanın yapısı, önemi ve kapsamı, tezin amaçlarının neler olduğu, araştırma soruları ve hipotezleri, araştırmanın genel tasarımı ve araştırma süresince yaşanan sınırlılıklar ayrıntılı olarak belirtilmektedir.

Tezin ikinci bölümünde tez çalışmasını oluşturan kavramsal temeller incelenmiştir. Bu bağlamda; dünyada çevre anlayışının nasıl geliştiği tarihsel bir çerçevede ortaya konulmuş; bunun yanında; konu üzerine yapılan araştırmalardan örnekler verilmiştir.

Üçüncü bölüm tez çalışmasının materyal ve metot bilgilerini içermektedir. Bu bölümde araştırma süresince izlenen veri toplama yolları, çalışma yöntemi ve elde edilen verilerin analizi ve değerlendirilmesinde izlenen yöntem hakkında bilgiler verilmektedir.

(23)

9

Dördüncü bölüm araştırma bulgularından oluşmaktadır. Bu kapsamda, araştırma alanı içinde tarımsal faaliyetlerde bulunan ve yaşamlarını sürdüren üreticilerle yapılan anketlerin değerlendirilmesi ve yorumlanması,

Araştırmanın beşinci bölümünde sonuç ve öneriler kısmına yer verilmiştir.

(24)

10 2. KURAMSAL TEMELLER

Tez çalışmasının kuramsal temeller bölümünde sürdürülebilir kalkınmanın tanımı ve gelişim süreci açıklanmış Bin yıl kalkınma hedefleri ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri verilmiş, Avrupa Birliği’nde (AB) sürdürülebilir kalkınma ve tarım sektörüne sürdürülebilirliğin entegrasyonu süreci açıklanmıştır. Türkiye’de sürdürülebilir kalkınma sürecine değinilmiş, Türkiye’de tarımsal yapı istatistiki verilerle ortaya konmuştur. Tarımsal sürdürülebilirliğin değerlendirilmesinde kullanılan indeks yöntemi, göstergelerin belirlenmesi, göstergelerin değerlendirilmesi ve indeksin oluşturulması süreçleri ulusal ve uluslar arası uygulamalı çalışmalar ile açıklanmıştır.

2.1 Sürdürülebilir Kalkınma Tanımı ve Gelişimi

Sürdürülebilirlik kavramı farklı insanlar için farklı şeyler ifade etmektedir. Jacobs (1995) sürdürülebilirliğin 386 farklı tanımı olduğunu belirtmiştir (Rigby vd. 2001).

Sürdürülebilirlik kökeni itibarı ile Latince “Sustinere” kelimesinden gelen

“sürdürülebilirlik” (Sustainability) kelimesi, sözlüklerde birçok anlamda kullanılmış olmasına rağmen, sürdürmek, sağlamak, devam ettirmek, desteklemek, var olmak anlamlarında kullanılmaktadır (Onions 1964). Keleş’in (1998) İngilizce’deki

“sustainable development” kavramının Türkçe’ye çevirisi olan “sürdürülebilir gelişme”, Kentbilim Terimleri Sözlüğü’nde, “çevre değerlerinin ve doğal kaynakların savurganlığa yol açamayacak biçimde akılcı yöntemlerle, bugünkü ve gelecek kuşakların hak ve yararları da gözönünde bulundurularak kullanılması ilkesinden özveride bulunmaksızın, ekonomik gelişmenin sağlanmasını amaçlayan çevreci dünya görüşü” tanımlamasına, Macmillan Dictionary of the Environment adlı sözlükte,

“yenilenebilir kaynakların tüketilmesine dayanarak sürekli devam eden ve (çevrenin nihai sınırını -taşıma kapasitesini- koruyacak biçimde) çevre üzerinde sınırlı bir tahribatta bulunan ekonomik büyüme” biçiminde tanımlamasına, Meadows ve Meadows’un (1972) sürdürülebilir kalkınma kavramı, endüstri devrimi ile başlayan ve günümüzde de devam eden, ham maddenin işlenmiş ürüne dönüştürülmesi süreçlerinin, yalnızca ekonomik faydaya dayalı, uzun vadede çevresel ve sosyal gelişimin önünü tıkayıcı sistematiğine bir alternatif” tanımlamasına yer vermiştir. Kavramın kabul

(25)

11

görmeye başlaması, 1970 ve 1980’li yıllardan başlayarak bir dizi uluslararası toplantıda dile getirilmesiyle olmuştur. Kavramın ilk kez ortaya atılışı, Roma Klubü tarafından yayımlanan “Büyümenin Sınırları” adlı raporla gerçekleşmiştir. Bu raporda, 21.

Yüzyılda insanoğlunu bekleyen tehlikeler üzerinde durulmuştur. Sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kalkınma kavramlarının gelişmesinin önünü açan ikinci adımın, yine 1972 yılının Haziran ayında Birleşmiş Milletlerin Stockholm’de düzenlediği, Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansında atıldığı belirtilirken insanın içinde yaşadığı ekolojik çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve gelecek nesillere bozulmadan aktarılabilmesi konularındaki kaygıları gündeme taşımış olduğu ve böylelikle sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kalkınma kavramlarının geliştirilmesinde bir temel teşkil ettiği belirtilmiştir. Yine bu çalışmada Meadows’lar (1972) tarafından gündeme getirilen “dünya sisteminin dengeli bir şekilde sürdürülebilmesi” ve “eko-gelişme”

kavramları, Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonunun (Brundtland Komisyonu olarak da bilinmektedir) 1987 yılında yayımladığı, Ortak Geleceğimiz adlı raporunda ilk kez resmi olarak kavramsal bir çerçeveye oturtulmuş olduğu, böylece, dünyanın politik ve ekonomik süreçlerini yürüten bütün uluslararası organizasyonları Sürdürülebilir Kalkınma kavramını kullanmaya başladıkları belirtilmiştir. Brundtland Komisyonu raporunda sürdürülebilir kalkınma kavramının “Bugünün gereksinim ve beklentilerini, gelecek nesillerin kendi gereksinim ve beklentilerini karşılayabilme olanaklarından ödün vermeksizin karşılayabilmek” şeklinde yapıldığını ve bu tanımın halen geçerliliğini koruduğunu belirtmiştir (Akgül 2010). Kalkınmanın sürekli bir hal alması ve insan yaşamını garanti altına alabilmesi için kaynakların da sürekliliğinin sağlanması gerekmektedir (Harrison 1993). Kalkınmada sürekliliğin sağlanabilmesi, doğal kaynakların sürdürülebilir olmasına bağlıdır (Berkes 1991).

Sürdürülebilir kalkınmanın, kavram olarak tartışılmaya ve kullanılmaya başlandığından beri kabul edilen üç boyutu bulunmaktadır; “Ekonomik olarak sürdürülebilir bir sistem, mal ve hizmetleri süregelen esaslara dayanarak üretebilmeli; hükümet ve dış borçların yönetilebilirliğini sürdürebilmeli, tarımsal ve endüstriyel üretime zarar veren sektörel dengesizliklerden sakınmalıdır. Çevresel olarak sürdürülebilir bir sistem, kaynak temelini sabit tutmalı, yenilenebilir kaynak sistemlerinin ya da çevresel yatırım fonksiyonlarının istismarından kaçınmalı ve yenilemeyen kaynaklardan yalnızca

(26)

12

yatırımlarla yerine yeterince konulmuş olanları tüketmelidir. Bu süreç, ekonomik kaynak olarak sınıflandırılmayan, biyolojik çeşitlilik, atmosferik denge ve diğer ekosistem işlevlerinin korunmasını da içermelidir. Sosyal olarak sürdürülebilir bir sistem, eşitlik dağılımını; sağlık ve eğitim, cinsiyet eşitliği, politik sorumluluk ile katılımı içeren sosyal hizmetlerin yeterli düzeyde gerçekleştirilmesini sağlamalıdır”

(Harris 2000, Anonymous 2005). İnsan refahının artırılması devamlı olacaksa çevrenin ve doğal kaynakların da devamlılığının sağlanması gerekmektedir. Bu bağlamda çevresel sürdürülebilirlik ön plana çıkmakta ve doğal kaynakların sürekliliğinin sağlanması anlamına gelmektedir. Kaynakların kullanım düzeyinin, bu kaynakların kendini yenileme hızını; salınan kirleticilerin oranının, doğal kaynakların bu kirleticileri işleme tabii tutma hızını aşmaması gerekmektedir. Biyo çeşitliliğin, insan sağlığının, hava, su ve toprak kalitesinin, hayvan ve bitki yaşamlarının korunması da çevresel sürdürülebilirlik içinde yer almaktadır (Kaypak 2011). Sürdürülebilirlik değerlendirilirken insan faaliyetlerinin zamansal ve konumsal etkileri ve ayrıca çevresel, sosyal, ekonomik ve kurumsal boyutların ve bunlar arasındaki etkileşiminde değerlendirilmesi gerekmektedir (Anonymous 2001,a). Sürdürülebilirliğin sağlanması için bu üç ana boyutun dengelenmesi gerekmektedir (Tschirley 1996).

Sürdürülebilirliğin üç temel bileşeni olan ekonomik, sosyal ve çevresel faktörler ilk önce birbirlerinden bağımsız olarak ele alınmışlardır (Şekil 2.1). İlerleyen süreçte bu üç faktörün birbiri ile ilişkili olduğu ve birlikte ele alınması gerektiği belirtilirken (Şekil 2.2), Hart’ın (1999) ortaya koyduğu yaklaşım (Şekil 2.3) şu an kabul görmektedir.

Hart’a göre ekonomi toplumun içinde yer alırken, çevre de toplum ve ekonomiyi kapsamaktadır.

(27)

13

Şekil 2.1 Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı 1

Şekil 2.2 Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı 2

Şekil 2.3 Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı 3

Ekonomi

Çevre Toplum

Ekonomi

Çevre Toplum

Çevre

Toplum

Ekonomi

(28)

14

Sürdürülebilirlik 1992 yılında Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansında oluşturulan Rio Deklarasyonu ve Gündem 21’in de ana ilkesidir. Gündem 21’e göre sürdürülebilirlik kavramı çok boyutludur, ekolojik, sosyal ve ekonomik amaçları kapsamaktadır. Bu farklı elementler bir biriyle ilişkilidir, araştırmaların sonuçları da bu ilişkinin güçlü, çok sayıda ve karmaşık olduğunu göstermiştir. Sosyal uygulamalar kırsal alanların ekonomik canlılığının güçlendirilmesi sosyal ve çevresel fonksiyonların korunması için şarttır, kırsalda istihdam fırsatlarının sağlanması, ekonomik aktivitelerin çeşitlendirilmesi, yerel ürünlerin, hizmetlerin, el işlerinin ve tarım turizminin desteklenmesinden kaynaklanmaktadır. Çevre kalitesinin korunması ayrıca kırsal alanlarda ekonomik potansiyelin geliştirilmesinin bir ön şartıdır. Ekolojik entegrasyon ve kırsal peyzajın, görsel değeri nedeniyle kırsal alanlarda girişimlerin oluşturulması için cazibe haline getirilmesi, yaşanacak bir yer olarak görülmesi ve turizm ve rekreasyon işleri için anahtar rol oynamaktadır. Ekonomik, sosyal ve çevresel göstergeler her zaman birbiriyle doğru orantılı gelişmemekte, bir birleriyle rekabet etme durumları olmaktadır. Asıl önemli nokta da göstergeler arasındaki dengeyi sağlamaktır. Gündem 21 ile ulusal sürdürülebilirlik stratejilerinin oluşturulması kararı ile ulusal birer yükümlülük haline gelen sürdürülebilirlik stratejilerinin devam eden süreçte her sektörün ortaya koyması gereken bir stratejiye dönüşmüştür (Anonymous 2001b).

Küresel düzeyde gerçekleştirilen sürdürülebilir kalkınma çalışmalarının neticesinde sürdürülebilir kalkınma hedefleri belirlenmiş ve bu hedeflere ne derecede ulaşıldığını tespit etmek amacıyla göstergeler tespit edilmiştir.

2.1.1 Bin yıl kalkınma hedefleri

Eylül 2000’de toplanan BM Genel Kurulu’nda 147 devlet ya da hükümet başkanı (ve toplam 189 üye ülke) “küresel düzeyde insan onuru, eşitlik ve esenlik ilkelerinin güçlendirilmesi için topluca taşıdıkları sorumluluğu” kabul ederek Binyıl Bildirgesi’ni ilan etmişlerdi. Söz konusu ilkelerin hayata geçirilmesi için sekiz tane Binyıl Kalkınma Hedefi (BKH) belirlenmiştir. Bu sekiz BKH her bir ülke için 2015 yılına kadar

(29)

15

sürdürülebilir kalkınma ve yoksullukla mücadele alanında sağlanan ilerlemeyi ölçülebilir ve izlenebilir bir biçimde gösterecek şekilde geliştirilmiştir (Anonim 2016b).

Sekiz Bin Yıl Kalkınma Hedefi;

1. Aşırı yoksulluk ve açlığın ortadan kaldırılması

• Günde bir dolardan az bir parayla geçinmek zorunda bulunan nüfusun yarı yarıya azaltılması

• Açlık çeken nüfusun yarı yarıya azaltılması 2. Evrensel ilköğretimin gerçekleştirilmesi

• Tüm kız ve erkek çocukların ilköğretimlerini eksiksiz tamamlamaları 3. Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve kadınların konumunun güçlendirilmesi

• İlköğretim ve orta öğretimde kız-erkek öğrenci dengesizliğinin tercihen 2005 yılına kadar ve her düzeyde giderilmesi

4. Çocuk ölümlerinin azaltılması

• Beş yaşından küçük çocuklar arasındaki ölüm oranının üçte iki azaltılması 5. Anne sağlığının iyileştirilmesi

• Anne ölüm oranının dörtte üç azaltılması

6. HIV,AIDS, sıtma ve öteki hastalıklarla mücadele edilmesi

• HIV,AIDS’in yayılmasının durdurulması ve geri döndürülmeye başlanması

• Sıtma ve öteki önemli hastalıkların görülme sıklığının durdurulması ve geri döndürülmeye başlanması

7. Çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması

• Sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin ulusal politika ve programlarla bütünleştirilmesi; çevresel kaynak kaybının kazanıma dönüştürülmesi,

• Sağlıklı içme suyuna sürdürülebilir biçimde ulaşamayan nüfusun yarı yarıya azaltılması

• 2020 yılına kadar en az 100 milyon gecekondu sakininin yaşamının önemli ölçüde iyileştirilmesi

8. Kalkınma için küresel bir ortaklık geliştirilmesi

(30)

16

• Kurallara bağlı, öngörülebilir ve ayrımcılıktan arınmış açık bir ticari ve mali sistem geliştirilmesi. Ulusal ve uluslararası düzeyde iyi yönetişim, kalkınma ve yoksullukla mücadele taahhüdü de buna dahildir.

• En az gelişmiş ülkelerin özel ihtiyaçlarının ele alınması. Bu ülkelerin ihracatına gümrük vergisi ve kota bağışıklığı sağlanması; ağır borçlu yoksul ülkelere ödeme kolaylığı sağlanması; resmi iki taraflı borçların iptal edilmesi ve yoksullukla mücadele eden ülkelere daha eli açık resmi kalkınma yardımı yapılması,

• Denize çıkışı olmayan gelişmekte olan ülkelerle gelişmekte olan ada devletçiklerinin özel ihtiyaçlarının ele alınması,

• Borcun uzun vadede sürdürülebilir kılınmasına yönelik ulusal ve uluslararası önlemler aracılığıyla gelişmekte olan ülkelerin borç sorununun kapsamlı biçimde ele alınması,

• Gelişmekte olan ülkelerle işbirliği içinde, gençlik için düzgün ve üretken iş olanakları sağlanması,

• İlaç şirketleri ile işbirliği içinde, gelişmekte olan ülkelerde zorunlu ilaçlara makul fiyatlarla ulaşılabilmesinin sağlanması,

• Özel sektör ile işbirliği içinde, yeni teknolojilerin, özellikle enformasyon ve iletişim teknolojilerinin yararlarının yaygınlaştırılması (Anonymous 2000a, Anonim 2016b) olarak belirtilmiştir.

Thiesmeyer (2009) “Binyıl Kalkınma Hedefleri, çevre ve kalkınma konularında küresel sermayeye yönelik bir vizyonun oluşmasında ve mevcut kalkınma politikalarının iyileştirilmesi bağlamında bir misyonun tespit edilmesinde önemli belirleyicilerdir”

(Eroğlu 2010). Bradbury ve Clark (2009) “diğer bir ifadeyle Binyıl Kalkınma Hedefleri uluslararası vizyonun belirlenmesinde, bu vizyonu gerçekleştirecek yaygın ve güçlü stratejik hedeflerin saptanmasında ve bunların uygulanmasında küresel değerlendirmelerin ve yerel saptamaların yapılmasında önemli birer yol haritası çizmektedirler” (Eroğlu 2010).

(31)

17 2.1.2 Sürdürülebilir kalkınma hedefleri

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kavramı, 2012 yılında Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı, Rio+20 sırasında doğmuştur. Amaç, sürdürülebilir kalkınmanın çevresel, sosyal ve ekonomik üç boyutunu dengeleyen evrensel olarak uygulanabilir hedefler seti oluşturmaktır (Anonim 2016,c). Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, diğer bir deyişle Küresel Hedefler, tüm dünyanın 2015 yılına kadar yerine getirmek için taahhütte bulunduğu sekiz yoksullukla mücadele hedefi Binyıl Kalkınma Hedeflerinin üzerine inşa edilmiştir. 2000 yılında kabul edilen Binyıl Kalkınma Hedefleri yoksulluğu, açlığı, hastalıkları, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve su ve sanitasyona erişememeyi azaltmak gibi pek çok konuyu ele almıştır. Binyıl Kalkınma Hedeflerinde çok önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Fakat kaydedilen ilerlemelere rağmen, yoksulluk hala herkes için sona ermemiştir. Yeni Küresel Hedefler ve daha geniş sürdürülebilirlik gündemi Binyıl Kalkınma Hedeflerinin de ötesine gitmekte ve yoksulluğun ana nedenlerine çözüm bulmayı ve evrensel bir ihtiyaç olan herkes için fayda sağlayan kalkınmayı sağlamayı amaç edinmiştir (Anonim 2016,d).

25-7 Eylül 2015’de İnsan ve Gezegen için Dünyamızın Dönüştürülmesi Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri şunlardır;

Hedef 1. Yoksulluğun her formunu her yerde bitirmek,

Hedef 2. Açlığı sonlandırmak, gıda güvencesini sağlamak ve beslenmeyi geliştirmek ve sürdürülebilir tarımı teşvik etmek,

Hedef 3. Sağlıklı yaşamı sağlamak ve tüm yaşlar için refahı teşvik etmek,

Hedef 4.Kapsayıcı ve eşit kalitede eğitimi sağlamak ve her yaş için hayat boyu öğrenme fırsatlarını teşvik etmek,

Hedef 5. Cinsiyet eşitliğine ulaşmak ve tüm kadın ve genç kızların toplum içindeki yerlerini güçlendirmek,

(32)

18

Hedef 6. Herkes için sürdürülebilir ve uygun su ve sağlık koşulları sağlamak,

Hedef 7. Herkesin ekonomik, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye ulaşmasını sağlamak,

Hedef 8. Sürekli, kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik gelişmeyi tam ve verimli istihdamı ve Herkes için iyi bir işi teşvik etmek,

Hedef 9. Sağlam altyapı oluşturmak, kapsayıcı ve sürdürülebilir sanayileşme ve yeniliğin teşvik edilmesi,

Hedef 10. Ülkeler içinde ve arasında eşitsizliği azaltmak,

Hedef 11. Şehirleri ve insan yerleşimlerini kapsayıcı, güvenli, sağlam ve sürdürülebilir hale getirmek,

Hedef 12. Sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerini sağlamak,

Hedef13. İklim değişikliği ve etkileri mücadele için acil önlemlerin alınması,

Hedef 14. Sürdürülebilir kalkınma için okyanuslar, denizler ve deniz kaynaklarının koruyucu ve sürdürülebilir kullanımı,

Hedef 15. Karasal ekosistemlerin sürdürülebilir kullanımını korumak, onarmak ve teşvik etmek, ormanların sürdürülebilir yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve alan bozunumunu durdurmak ve tersine çevirmek, biyolojik çeşitlilik kaybının durdurulması,

Hedef 16. Sürdürülebilir kalkınma için huzurlu ve kapsayıcı toplumların teşvik edilmesi, herkesin adalete erişiminin sağlanması ve tüm seviyelerde kapsayıcı ve hesap verebilir kurumların oluşturulması,

Hedef 17. Sürdürülebilir kalkınma için uygulama araçlarını güçlendirmek ve küresel ortaklığı canlandırmak (Anonymous 2015).

(33)

19

Küresel düzeyde gerçekleştirilen tüm bu sürdürülebilir kalkınma çalışmaları etkisinde sektörel politika ve işleyişlerde de sürdürülebilirlik kavramı yerini almıştır. Doğal kaynaklara bağımlı olan tarımsal faaliyetler için sürdürülebilirliğin sağlanması daha büyük bir öneme sahip olmuştur. Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası ve diğer ulusal devletler içinde durum bu yönde gelişmiştir.

2.2 Avrupa Birliği’nde Tarımsal Sürdürülebilirlik

Gelişme, Rekabet ve İstihdam Hakkında Komisyon Detaylı Raporunda (COM 93,700) yeni bir gelişme modeline duyulan ihtiyacı ve ekonomik gelişme, yaşam kalitesi, meslekler, yerel kalkınma ve çevreyi kapsayan entegre bir yaklaşımın önemi belirtilmiştir. 5. Çevre Eylem Programı (COM 92,23) Avrupa’da sürdürülebilir kalkınmayı amaçlayan stratejiler setini içermektedir. Bu programda hedeflenen bu stratejilere ulaşabilmek için çevresel istatistikleri toplamak amacıyla Avrupa İstatistik Sistemini güçlendirilmesi gerektiği ihtiyacı ortaya konulmuştur. Yine bu programda tüm üye ülkelerin çevresel faktörleri tüm politika uygulamaları, tüm politikaların gelişme verileri içine konulması gerektiği vurgulanmıştır. AB Çevresel Göstergeler ve Yeşil Kalkınma için Yol Haritası Çevresel ve Ekonomik Bilgi Sisteminin Entegrasyonu konulu Komisyon Raporu yayınlanmıştır. Bu rapor iki eksenlidir.

1. Avrupa Entegre Ekonomik ve Çevresel İndeksleri (European System of Integrated Economic and Environmental Indicies – ESI),

2. Yeşil Kalkınma için uydu formatında daha geniş ve daha temel çalışmalar.

ESI Alman NAMEA’ya (Integraed Indicators in a National Accounting Matrix including Enironmental Accounts – Çevresel Muhasebeyi Kapsayan Ulusal Muhasebe Matrisinde Entegre Göstergeler) benzetilse de Çevresel Baskı İndeksleri Avrupa Sistemi (European System of Environmental Pressure Indicies – ESPI) kullanılarak geliştirileceği belirtilmiştir ( Anonymous 1994).

EUROSTAT tarafından yapılan Tarımsal Sürdürülebilirliğin Tanımlanmasında Tarım- Çevre Göstergeleri isimli çalışmada sürdürülebilirliği değerlendirirken insan

(34)

20

faaliyetlerinin zamansal ve konumsal etkilerinin ve ayrıca çevresel, sosyal, ekonomik ve kurumsal boyutların ve bunlar arasındaki etkileşimin de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir (Anonymous 2001a).

1997 Gündem 21 Uygulanmasını Gözden geçirmek Değerlendirmek için BM Genel Kurulu Özel Oturumunda 2002 yılına kadar bu sürdürülebilir kalkınma stratejilerinin geliştirilmesi için süre verilmiştir (Anonymous 2001b).

1997 Amsterdam Antlaşması sürdürülebilir kalkınmayı AB için bir hedef olarak ortaya koymuştur (Anonymous 1997). Kardif Avrupa Konseyinde çevresel boyutun tüm birlik politikalarına entegre edilmesi uygun görülmüştür (Anonymous 1998,a). 1998 Viyana Avrupa Konseyi’nde de çevre ve sürdürülebilir kalkınma prensibinin tüm Birlik politikalarına entegrasyonu tekrar vurgulanmıştır (Anonymous 1998,b). 1999 Helsinki Avrupa Konseyinde çevresel boyutun tarım sektörüne entegrasyonu strateji olarak kabul edilmiştir. Gerekli gösterge setlerinin kurulması istenmiştir (Anonymous 1999/,a). Uzun dönem tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak için doğal kaynak kullanımının önemi belirtilerek bu entegrasyon sürecinde tarımsal çevre göstergelerine yönelik düzenli raporlamanın yapılmasını gerekli görmüştür (Anonymous 2006)

Haziran 1998 Kardif Avrupa Konseyi tarafından başlatılan entegrasyon süreci ile Aralık 1999 Helsinki Avrupa Konseyinde sunulan entegrasyon stratejisi Kasım 1999’da Tarım Konseyi tarafından kabul edilmiştir (Anonymous 2001b).

Mekansal Planlamadan sorumlu AB Bakanları 1999 Potsdam Gayri Resmi Konseyinde Avrupa Birliği bölgesinde dengeli ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için Avrupa Alansal Kalkınma Perspektifini onaylamış, bu perspektif kapsamındaki amaçlardan bir tanesi de sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması olmuştur (Anonymous 2001b).

Tarım Konseyinin Entegrasyon stratejisi Şubat 1999’da İletişim Komisyonu tarafından oluşturan yol haritasını takip ederek, Sürdürülebilir Tarıma Doğru Yol Haritasında

(35)

21

Gündem 2000 hedefleri ve devam eden entegrasyon sürecinin devam etmesi ve sürecin izlenmesine yönelik ihtiyacın altı çizilmiştir (Anonymous 1999b).

Aralık 1999'da Helsinki Avrupa Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi’nde Komisyon UNGASS tarafından talep edildiği gibi, 2001 Göteborg Avrupa Konseyinde de sürdürülebilir kalkınmayı Avrupa çapında bir hedef olarak ortaya koymuştur (Anonymous 2001b).

2001 Göteborg Avrupa Konseyinde Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisini kabul etmiş ve böylece Lizbon stratejisine çevresel boyutun da eklenmiş olduğu belirtilmiştir. Birlik Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisinin tüm politika kararlarında sürdürülebilirliğin üç boyutu olan sosyal, ekonomik ve çevresel değerlendirmelerin içermesi gerekliliği bir prensip olarak kabul etmiştir (Anonymous 2001c). AB Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisi 2 bölümden oluşmaktadır (Yıkmaz 2011).

Birinci bölüm sürdürülmesi mümkün olmayan hususlara çözüm bulunmasını amaçlayan politika tedbirleri ve hedeflerden oluşmaktadır. Bu bölümde aşağıdaki alanlarda öncelikler belirlenmiştir:

 İklim değişikliği ile mücadele,

 Sürdürülebilir ulaşımın sağlanması,

 Kimyasal maddelerin yol açtığı kirlenme, güvenli olmayan gıdalar ve bulaşıcı hastalıklar gibi halk sağlığına yönelik tehditlerin ortadan kaldırılması,

 Doğal kaynakların daha sorumlu bir Şekilde yönetilmesi ve biyolojik çeşitlilikteki azalma eğiliminin durdurulması,

 Yoksulluk ve sosyal ayrımcılıkla mücadele edilmesi,

 Nüfusun yaşlanması ile ilgili sorunlara çözüm bulunması.

İkinci bölüm Avrupa Birliği ekonomik, sosyal ve çevre politikalarının karşılıklı olarak birbirlerini güçlendirmelerini sağlayan yeni bir yaklaşım benimsenmesi gereği vurgulamaktadır. Bu amaçla, Avrupa Birliği Komisyonu her yeni politika önerisi

(36)

22

oluşturulmasında bir “etki değerlendirmesi” yapılması yükümlülüğünü getirmiştir.

Ayrıca, sürdürülebilir kalkınmanın küresel boyutu vurgulanarak, AB’nin başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm ülkelerin sürdürülebilir kalkınma sürecine ulaşmalarına yardımcı olacak önemli katkılar yapabileceği vurgulanmıştır (Yıkmaz 2011).

2004’te başlayan yoğun bir gözden geçirme süreci sonunda Avrupa Konseyi tarafından Haziran 2006’da, AB için Yenilenmiş Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisi kabul edilmiştir. İlk stratejiyi temel alan bu yeni strateji, kaynakları verimli bir şekilde kullanan ve yöneten bir toplum oluşturmak ve çevre koruma ile sosyal uyumu sağlayarak ekonominin ekolojik ve sosyal potansiyelini artırmak yoluyla, mevcut ve gelecek nesillerin yaşam kalitesi ile refahının sürekli iyileştirilmesini amaçlamaktadır.

Yenilenen strateji, sürdürülmesi mümkün olmayan tüketim ve üretim biçimlerinin aşamalı olarak değiştirilmesine yönelik politikaların bütünleşik bir yaklaşımla belirlenmesini gerektirmektedir. Ayrıca strateji, büyük ölçüde çevre ile ilgili olan yedi öncelikli konuda genel amaçları, hedefleri ve somut eylemleri ortaya koymaktadır.

Bunlar:

 İklim değişikliği ve temiz enerji,

 Sürdürülebilir ulaşım,

 Sürdürülebilir üretim ve tüketim,

 Halk sağlığı,

 Doğal kaynakların korunması ve yönetilmesi,

 Sosyal içerme, demografi ve göç ve

 Küresel yoksullukla mücadeledir (Yıkmaz 2011).

Stratejide yer alan sürdürülebilir kalkınmanın temel amaçları ile politika kılavuz ilkeleri çizelge 2.1 - 2.2’de verilmiştir.

(37)

23

Çizelge 2.1 AB belgelerinde sürdürülebilir kalkınmanın amaçları (Yıkmaz 2011)

Amaç Alt Amaçlar

Çevrenin Korunması

Bütün çeşitliliği ile dünyanın yaşamı destekleyici kapasitesini korumak

Dünyanın doğal kaynaklarının kısıtlarını gözetmek Çevre kalitesinin iyileştirilmesini ve yüksek düzeyde korunmasını güvence altına almak

Ekonomik büyüme ile çevrenin bozulması arasındaki bağlantıyı kırmak için çevre kirliliğini önlemek ve azaltmak

Sürdürülebilir üretim ve tüketimi teşvik etmek

Sosyal hakkaniyet ve sosyal içerme

Eşit fırsatlar yaratan ve her türlü ayrımcılıkla mücadele eden, temel haklar ve kültürel çeşitliliğe saygı duyan demokratik, bütünleştirici, sağlıklı, güvenli ve adil bir toplum yapısını teşvik etmek

Ekonomik refah

Yüksek yaşam standartları sunan, Avrupa Birliği çapında tam ve yüksek kalitede istihdam sunabilen, refah düzeyi yüksek, yenilikçi, bilgiye dayanan, rekabetçi, eko-verimli bir ekonomiyi teşvik etmek

Uluslararası

yükümlülüklerin yerine getirilmesi

Dünya çapında demokratik kurumların istikrarının barış, güvenlik ve özgürlük temelinde kurulmasını ve

savunulmasını desteklemek

Sürdürülebilir kalkınmayı dünya çapında etkin olarak teşvik etmek

Avrupa Birliği’nin iç ve dış politikalarının küresel sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası taahhütlerle uyumlu olmasını sağlamak

(38)

24

Çizelge 2.2 AB’de sürdürülebilir kalkınmanın politika kılavuz ilkeleri (Yıkmaz 2011)

İlke Açıklama

Temel hakların korunması ve teşviki

Temel hakları destekleyerek, ayrımcılığın her şekliyle mücadele ederek ve dünya çapında yoksulluğun azaltılmasına katkı yaparak insanı Avrupa Birliği politikalarının merkezine koymak

Nesil içi ve nesiller-arası hakkaniyet

Şimdiki nesillerin ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını Avrupa Birliği içerisinde veya başka bir yerde karşılama becerisini tehdit etmeksizin gidermek.

Açık ve demokratik toplum

Vatandaşların bilgi ve yargıya erişim haklarını güvenceye almak

Tüm ilgili tarafların ve gruplar için yeterli danışma ve katılım yolları geliştirmek

Yurttaş katılımı

Yurttaşların karar verme süreçlerine katılımını güçlendirmek Sürdürülebilir kalkınma konusunda halkın eğitim ve bilinçlenmesini desteklemek

Yurttaşların çevre üzerindeki etkileri ve daha sürdürülebilir seçimler yapmalarına yönelik seçenekler hakkında bilgilendirmek.

Özel sektör ve diğer toplumsal paydaşların katılımı

Sürdürülebilir üretim ve tüketime ulaşmak üzere işbirliği ve ortak sorumlulukları canlandırmak için sosyal diyalogu, kurumsal sosyal sorumluluğu ve kamu-özel sektör ortaklıklarını geliştirmek.

Politikaların tutarlılığı ve yönetişim

Sürdürülebilir kalkınmaya katkılarını artırmak için tüm Avrupa Birliği politikaları ve yerel, bölgesel ve küresel eylemler arasında tutarlılığı desteklemek.

Politikaların entegrasyonu

Ekonomik, sosyal ve çevresel etkenlerin politikalarla entegrasyonunun tutarlı ve birbirlerini karşılıklı olarak güçlendirici olması için dengeli etki değerlendirmesi ve paydaşlara danışma gibi başarılı düzenleyici tedbirler kullanarak desteklemek

Mevcut en iyi bilgilerin kullanılması

Politikaları elde edilebilen en iyi bilgi temelinde geliştirmek, değerlendirmek ve uygulamak

Politikaların ekonomik açıdan tutarlı ve maliyet etkin olmasını sağlamak

Önleyicilik (Temkinlilik) ilkesi

Nesnel bilimsel belirsizlik durumunda, insan sağlığı ve çevre üzerindeki olası zararlardan kaçınmak için önleyici bir yaklaşım benimsemek ve önleyici tedbirler almak.

Kirleten öder ilkesi

Üretim ve tüketim faaliyetlerinin gerçek maliyetlerinin topluma yansıtmak

İnsan sağlığı ve çevre üzerinde oluşturdukları hasarı kirletenlere ödetmek

(39)

25

Göteborg konseyinde tarımsal çevre gösterge setlerinin oluşturulması çabalarının devam etmesinin gerekliliği belirtilerek bu göstergeler için gerekli istatistik ihtiyaçlarının tanımlanmasını talep etmiştir (Anonymous 2006). 2001 yılında sürdürülebilir tarım ve kırsal kalkınmanın ekonomik, sosyal ve çevresel göstergeleri için çerçeve raporu yayınlanmıştır (Anonymous 2001d).

Konseyin bu talebi üzerine ilk olarak “Ortak Tarım Politikasına Çevresel Bağlantıların Entegrasyonu İçin Göstergeler” başlıklı çalışma ile 35 gösterge tanımlamış ve bunların geliştirilmesi için analitik bir çerçeve ortaya koymuştur (Anonymous 2006). Bu belgede göstergelere yönelik çalışma çerçevesi su, tarımsal kimyasallar, alan kullanımı ve toprak, iklim değişikliği, peyzaj ve biyolojik çeşitlilik eksenlerinde oluşturulmuştur (Anonymous 2000,b). Bunu takiben diğer bir çalışma is “OTP’ye Çevresel Bağlantıların Entegrasyonunun İzlenmesinde Göstergeler İçin İstatistik Bilgi İhtiyacı”’dır. Bu iki çalışma 2002 yılında hayata geçen IRENA’nın (Tarımsal Politikalara Çevresel Bağlantıların Entegrasyonunda Göstergelerin Raporlanması) oluşmasını sağlamıştır (Anonymous 2006).

IRENA’yı takiben 2006 yılında komisyon politika dokümanı olarak “Ortak Tarım Politikasına Çevresel Bağlantıların Entegrasyonunun İzlenmesi İçin Tarımsal Çevre Göstergelerinin İzlenmesi” belgesini yayınlamıştır (Anonymous 2016,c). Bu politika belgesinde sürdürülebilir tarım, tarımsal çevre göstergelerinin tarihi gelişimine değinilmiş, tarımsal politika işleyişinde tarımsal çevre göstergelerine duyulan ihtiyaç belirtilmiştir. Özellikle çevresel boyutun OTP’ye entegrasyonunun dinamik bir süreç olduğu ve düzenli izlemeyi gerektirdiğinin altı çizilmiştir (Anonymous 2006). IRENA sonucunda,

 40 gösterge ve ilgili data setleri oluşturulmuştur,

 1 gösterge raporu,

 Politika değerlendirmesinde gösterge sisteminin ne kadar faydalı olduğunu değerlendiren çevresel bağlantıların OTP’ye entegrasyonunda gösterge tabanlı değerlendirme raporu,

Şekil

Updating...

Referanslar

Benzer konular :