ARKÎTEKT
M İ M A R L I K . Ş E H İ R C İ L İ K . T U R İ Z M D E R G İ S İ
Aydın sahil sitesi - Yalova
361
1 — 1976 YIL — XLV İ S T A N B U L Fiyatı : 25,00 T.L.g ö k y ü z ü n ü ı a t a m a z s u m
çatınızı
lzocam'la kaplatınız
İZOCAM TASARRUFTUR
Dünyanın en ileri sistemiyle (Saint - Gobain TEL Prosedesi) yurdumuzda üretilen İzocam, konut çatılarından sınaî yapılara kadar kullanıldığı her alanda olağanüstü tasarruf sağlar, îzocam kullanıldığı takdirde daha küçük satıhlı kalorifer kazanı, daha az sayıda radyatör dilimi, daha küçük boyutlarda pompa v e boru yeterli olur. Bu suretle yapının inşaat masrafı azalır.
Ayrıca İzocam için ödenecek fark 1-2 yılda kendisini öder. îzocamın her türlü çatıda v e
kalorifer tesisatında kullanılmasıyla gittikçe pahalılaşan yakıt sarfiyatı azalır v e bir türlü ısınmayan en üst katlar kolaylıkla ısınır, size de
" SAĞOLASIN İZOCAM" dedirtir.
İzacamla korunan yapı sağlıklı, ekonomik v e komşu anlaşmazlıklarına yer bırakmayan bir yapı olur.
Bütün ısı v e gürültü problemlerinizde bizi hatırlayınız.
# İZOCAM
Kesin tecrit,büyük tasarruf, tam konfor.
T E K N İ K D A N I Ş M A B Ü R O L A R I M I Z ÜCRETSİZ E M R İ N İ Z D E D İ R :
İstanbul Ankara İzmir Bursa T r a b z o n A d a n a iskenderun 4 9 8 4 5 1 1 7 4 6 1 6 3 4 8 5 9 1 2 4 7 0 2 3 9 8 1 2 8 2 3 2 2 56 4 5 3 5 6 8
Grafika ve Maya - 483/1
A R S L A N
tek Mı ey a I BLOK
•yapı tuğlası
E Y Ü P — İ S T A N B U L TELEFON: 23 2210 - 44 30 40
• ateş tuğlası ateş harçları izolasyon tuzlası
jkMkMmrM
t m m
W
ARK. •— 3
M O Z A İ K n S E R A M İ K S A N A Y İ ! A . 8 .
Oüvenabfecağiniz yegane kaplama metaemsııidl
M M * M ^ M PlMlm «M»aMB «tatta* M f H - Ç t t K
istanbul
ARK. — 4
lüks ItışiiiifiBi lüks küveti:
lüks çelik famsyo küveti
n i ,
ti t * t l l
A R C E L İ I C
...ithal malı özel çelikten, derin ç e k m e işlemi ile, bir seferde ve tek parça olarak imal edilirler.
Özel fritle, iki kat emaylanırlar.
( B u emaye; deterjan, alkali ve asitlerden katiyen e t k i l e n m e z . Sararmaz, renk değiştirmez, çatlayıp d ö k ü l m e z : ) İ 7 0 c m ' l i k modelleri 4 3 kg, 1 50 c m ' l i k modelleri 3 8 kg'dır.
Bu sebeple, nakliyeleri kolaydır. Üst katlara taşınmaları p r o b l e m olmaz.
İç içe istif edilebildikleri için, d e p o l a m a imkânı m e v c u t t u r . 1 : 6 0 oranında e ğ i m verilerek yapılırlar. M o n t a j sırasında, ayrıca e ğ i m verme işlemine l ü z u m bırakmazlar.
M o d e r n hatlara,
birbirinden cazip beş değişik renge sahiptirler.
T a m a m e n bir A v r u p a küveti g ö r ü n ü m ü n d e d i r l e r .
Arçelik banyo küvetleri, b ü t ü n bu özellikleriyle, kaliteli bir inşaat için vazgeçilmezdir,
inşaatınızın lüks niteliğini o n u n l a p e r ç i n l e y i n !
Genel Satıcıları: BEKO Ticaret A. S. Tel.: 4 9 0 0 3 9 - HUltl.A »lakina Ticareti ve Yatırım A . ş. Tel.: 455200
Ç B S A k r o l i t . . . İ ş t e Ç B S ' n i n y a p ı l a r ı n d a h a d a y a n ı k l ı o l m a s ı n ı s a ğ l a m a k , o n l a r ı k ı ş ı n k a r ı n d a n , b a h a r ı n y a ğ m u r u n d a n , y a z ı n s ı c a ğ ı n d a n v e s o n b a h a r ı n r ü z g a r ı n d a n k o r u n m a k i ç i n ü s t ü n g ü ç l e r l e d o n a t t ı ğ ı v e g ö r e v l e n d i r d i ğ i b o y a . . . E ğ e r b i r y a p ı Ç B S A k r o l i t ' l e d o n a n m ı ş v e g ü ç l e n m i ş s e a r t ı k o y i l l a
e n g ü z e l , e n s a ğ l a m n i t e l i ğ i n i g u r u r l a t a ş ı y a c a k t ı r . . . E v i n i Ç B S A k r o l i t ' l e t a k v i y e e d e n
h e r k e s
y ı l l a r c a h e p a y n ı s ö z ü s ö y l e y e c e k t i r e v i n e h e r b a k ı ş t a . " Ç B S A k r o l i t " d i y e c e k t i
" t a m a r a d ı ğ ı m b o y a "
h e r c i n & i S * t o y a d ®
g ü ç l ü d ü r : \ H \ 3 \ v e > : l ö P /
K*rde|im I;
IcUabnl 49 «7 1#
PROFİLLER
A K S A N I V I E T A L r . A ! » W . ' İ V E T İ C A H S T A . Ş .
, Sİ Si 69
il 41
BANKALAR CADDESİ TÜRKELÎ HAN
ricfı
fı'
TK o l a y taşınır. Pahalı, özel çatı konstrüksiyonları gerektirmez.
^ ^ Pratikte. işçilik gerektirmez. Testereyle kesilir, çiviyle çakılır.
Dayfcnkiııtı. Ne paslanır, ne çürür.
w
Her türlü tabiat şartlarında yıllar yılı dayanır.
Q Sağlamdır. ÜstUndon kamyon geçse kırılmaz.
Q Yalıtkandır. SıcağaTseğuğa karşı koyar.
@ Yağmurda, tarda kesinlikle su geçirmez. Rutubet yapmaz.
Q Ekonomiktir. fka vermsz. İşçilikten ve z a m a n d a n tasarruf sağlar.
Q Esnektir. Garctüiğimfc bükülür. Kemerli çatılarda başarıyla kullanılır.
Q Kullanışlıdır. Eski yapıların çatıları d a , ok bir alt yapı g e ç t i r m e d e n kaplanabilir.
( J ) Dekoratiftir. Siyah, ysşil, mavi, kırmızı, alüminyum renkleri vardır.
o s i î l i s i î n e oiufchı Scvriaıan (i SAfiL/UM. «M •rİK.EKBPKMSK HER TÜRLÜ BİLGİ VE BROŞÜR İÇİN :
M e r k e z : Onduline Yapı Malzemeleri A.Ş.
Barbaros Bulvarı 76/78 Beşiktaş-İstanbul Tel.: 46 30 94 (4 hat) Ankara Bölge M ü d ü r l ü ğ ü : Onduline, Tunus Caddesi 4/19 Bakanlıklar-Ankara Tel.: 17 88 51
Onduline', 30 yıldır Ekvator'dan kutuplara, yeryüzünün 52 ülkesinde ve cephe kaplaması olarak başarıyla kullanılmaktadır.
Yurdumuzda da şimdi , mimarlar, mühendisler
; | j seçmesini bilen yapı sahipleri
" i ve işinin ehli ustalar
Onduline'i seçiyorlar.
Borusanın Yaratıcı gücünüze
k a t l c ı s ı "
Gelişen Türk Sanayiine Borusan'm katkısı her alam dolduruyor. Otomotiv, tekstil, ev aletleri ve ambalaj sanayiinde, inşaatın her dalında Borusan mamulleri en geniş tatbik kolaylıkları sağladı.
1 1 T T Q _
Başlıca çeşitlerimiz :
• Su ve gaz boruları
• Sanayi boruları (Mobilya v borusu)
• Profil borular
• Kalın etli profiller
• Pencere profilleri
• Paslanmaz çelik borular
• Ambalaj çemberi
• DKP bant
B O R U 5 Â N
Gelecek Sanayiin rehberi
İNŞAATLARINIZ! DEĞERLENDİRECEK
3 © n e m l i ısıtma c i h a z ı
Kalorifer tesisatında radyatör yerine Ü kullanabileceğiniz, zarif konstrüksiyonju;
muhtelif renklerde ve cazip görünüşü ile dekorasyonu tamamlayan bir cihaz.
K O N V E K T O R
Yakma tekniğinin en son yenilikleı üstün imalâtı; tam otomatik
güven sağlayan bir brülör.
M O N A R C H m m s s t e m a
ağır yağ brüiörü monarcn diktik
a M u h t e l i f k a p a s i t e d e s e r i i m a l â t
• B o l y e d e k p a r ç a
• D e v a m l ı b a k ı m s e r v i s i
GENİŞ B İLCİ İÇİN PROSPEKTİİS İSTEYİNİZ. ADRESİNİZE POS TA LAN AC AKTI R .
<.f3) ^ ISİ>»A-SMHfi - SBâBTMA
SM # E H 3 S SI g V TESİSURİ
Fabrika s Tikveşli Yolu Topçular/Rami — İstanbul Tel.: 23 21 20/5 hat İdare Merkezi : Kore Şehitleri Cad. No.: 50 Zinciriikuyu — İstanbul Tel.: 66 44 30 Satış Merkezi : Necatibey Cad. No.: 84 Karaköy— İstanbul Tel.: 45 70 95/5 hat Ankara Şubesi : Anbarlar Yolu 4/1 Sıhhiye — Ankara Tel.: 12 17 39 -12 19 57 İzmir Şubesi : Gümrük İş Hanı Güm. Meyd. Konak — İzmir Tel.: 32 997
ARKİTEKT
M İ M A R L I K , Ş E H İ R C İ L İ K v e T U R İ Z M D E R G İ S İ
Yayınlayan:
Dr. Z o !< i S. S a y S Mimar D.G.S.A.
y ı i : KLVü c i l t : 45
DİLEK MATBAASİ Tel: 26 63 78
İstanbul
B
L ' A R C H I T E C T E
p e r i o d i q u e d ' a r c h i t e c t u r e d ' u r b a n i s m e e t d e t o u r i s m u
T H E A R C H I T E C T Periodicai Publication Oıı Architecture T o w n P l a n n i n g a n d t o u r i s m
No. 361-1 — 1976 Cild — 45 İ ç i n d e k i l e r :
• Sorunlar ve mimarlar, Z. SAYÂR Mimar D.G.S.A. 3 • Aydın 4 sahil sitesi, Yalova, Mimarları C. BOZKURT, M. KAVADARLI 5 • Bir kiralık büro binası, Mimarları S. SİSA, D. TEKELİ, 10
• Mahmut Cüda retrospektif resim sergisi M. YURTER, 14 • Küçük apartımanlar, Mimarı, Prof. U. İZGİ, 17 • Boğaziçinde iki eski yalı rölövesi, A.V.ALP, Mimar İ.T.Ü. 22 • Heykeltraş Kuzgun vefatı dolayısile, Yazan: Heyk. Prof. Dr. H. GEZER, 24 • Bir itfaiye istasyonu (öğrenci çalışması) F. KAPLAN, 26 • Yangınlarda can güvenliği ve duman sorunu, Doç. Dr. Ş. SUNAR, 30 • Teknik, modern evlerin izolasyonunda enerji pahalılığı nedenile İskandinav ülkelerinde alı- nan tedbirler ve yeni gelişmeler, Konferans, Njal HANSSON, 32 H] Türk san'atı ve sarı'at ta- rihindeki yeri, Yazan: Prof. A. GABRİEL, 35 • Bibliografya, 40 • Kaybettiğimiz değerler, 43
• Haberler, 44 • Piyasa fiyat cetveli, 46.
• Quelques pfoblemes qui interessent les architectes. Z. SAYAR, arch. 3 • Aydın - 4, çite re- sidentielle au bord de la m er Marmara â Yalova, C. BOZKURT et M. KAVADARLI, Arch. İng. 5
• İmmeuble de bureaux â louer (Karaköy - İstanbul S. SİSA - D. TEKELİ Arch. 10 • L'exposi- tion de peinture retrospective du peintre Mahmut Cüda, Par M. YURTER 14 - Petits apparte- ments, U. İZGİ, Prof. Arch. 17 • Relevee de deux anciennes maisons situees aux bords du Bosphore, Par A.V. ALP Arch. İng. 22 • Necrologie. «Le sculpteur KUZGUN» Ecrit par le Prof. Sculpteur H. GEZER, 24 • Projet d'une caserne de sapeurs - pompiers, (travail d'etudi- ant) Fuat KAPLAN, 26 • Le probleme de securite vitale et de la fumee aux incendies, Ecrit par Ş. SUNAR Doc. Dr. 30 • Le probleme d'isolation contre le froid dans les bâtises moder- nes et les mesures prises aux pays Scandinaves, Conf. par Mr. Njal HANSSON, 32 • L'art Turc et sa place dans l'histoire de l'art, Ecrit par le Prof. A. GABRİEL, 35 • Bibliographie, 40
• Necrologie, 43 • Nouvelles, 44 • Liste der, prix de materiaux de construction 46.
C o n t e n t s :
• Some problems and architects, By Z. SAYAR arch. 3 • Aydın - 4, housing estate at seashore, Yalova/İstanbul, C. BOZKURT - M. KAVADARLI arch. İng. 5 • An office building for hire, S.
SİSA - D. TEKELİ Arch. İng. 10 • Retrospective painting exhibition of Mahmut Cüda painter, By M. YURTER 14 • Small housing blocks, U. İZGİ Prof. Arch. 17 • Grafic analysis of two seafront old cottages in Bosphorus, A.V. ALP Arch. İng. 22 • İn memory of the sculptor Kuz- gun, By Prof. Sculptor H. GEZER 24 • A fire station (student work) F. KAPLAN, 26 • Safety against fire and smoke problem, Associate Prof. Arch. Ş. SUNAR 30 • New developments and precautions in Scandinavian countries on the energy expenditures in isolation of the techni- cal modern houses, Conf. By Mr. Njal HANSSON, 32 • Turkish art and its place in history of art, VVritten by Prof. A. GABRİEL, 35 • Bibliography 40 • Necrology 43 • News 44
• Market prices of construction materials, 46 No. 361-1 — 1976
Volume — 45 S o m m a i r e .
No. 361-1 — 1976 Volume — 45
ARKİTEKT
m i m a r l ı k , ş e h i r c i l i k v e T u r i z m D e r g i s i
Her üç ayda bir yayınlanır.
Adres: Anadolu Han 33 — istanbul Tel: 22 13 07 Kuruluşu 1931 Cilt: 45 Sayı: 361
Sahibi ve sorumlu yayın müdürü:
Dr. Z e k i S. S a y â r Mimar D.G.S.A.
Sekreter:
Keti Çapanoğlu
M u h a b i r l e r i :
8. Almanya: Dr. Y. Müh. Arslan Terzioğlu Mimar A.I.V. — B. Amerika: Altan GÜRSEL Fransa: Halûk TOGAY Mimar D.G.S.A.
İsviçre: Seyfi SONAD Mimar D.G.S.A.—
İtalya: Dr. BARAN ÇAĞA Mimar Kıbrıs:
Behzat A. Beyli İ.T.Ü. R.I.B. — MRTPI.
A b o n e ş a r t l a r ı Yıllığı: Şahıs^ için öğrenci Bu sayı:
Yabancı memleketler için
İlân tarifen)^zs istek üzerine gönderilir.
Yazı, foto. "cesim ve abone bedelleri ARKİTEKT'in adresine posta ile gönde- rilmelidir. Basılmayan yazılar iade edilir.
Adreslerini değiştiren abonelerin en geç bir ay içinde bize haber vermeleri lâzım dır. Aksi takdirde kaybolan dergilerden idaremiz sorumlu değildir.
Subscription rates:
Annual subscription Dollars 8.00 Single copy Dollars 2.00 Ali subscriptions, letters, photos, article?
advertisements t.ec. Should be addressed.
Yo: A R K i T E K T
Anadolu Han No. 33 Eminönü/İSTANBUL TURKEY Abonnements pour I etranger 1an 8.00 Dol Prix de ce numdro 2,00 Dolars Pour tout payement et demande des ren seignements, ainsi que pour tout envoi des docüments, tels que photos, artlc- îes, annonces. bibliographie a inserer s'adresser â la Diroction A R K İ T E K T . Anadolu Han No. 33 Eminönü İstanbul —
TUROL'İE 100.— TL.
80.— TL.
25.— TL.
110.— TL.
İstanbul iki büyük yangın felâketine uğradı. Önce Aksaray geçidi, sonra Ka- tırcıoğlu ve Gürün hanları yandı.
Son yılların en büyük yangınlarını teşkil eden, can kaybına ve milyarlarca liralık maddî zarara neden olan bu esef verici olaylardan sonra yapılan inceleme- ler bazı gerçekleri gün ışığına çıkardı;
Mevcut mevzuatın, ihmal ve teşebbüsün- den doğan bu yangınlardan ilgili müesse- seler ve kişilerin sorumlu oldukları anla- şılıyor. Bu iki elaydan bir dereceye kadar mimarların ve mühendislerin de sorumlu olduklarını kabul etmemiz gerekiyor!
Yapılan araştırmalar bu binaların, da- ha, projelerinin tanziminden itibaren, uy- gulanmalarına kadar, yangına karşı, can ve mal .emniyetinin düşünülmediğini or- taya çıkarmıştır.
195pt,lorde Kalırcıoğlu hanına eklene- rek inşa edilen Gürün hanı sokaklarla çevrili büyük sahasında, İmâr yönetmeli- ğindeki bina derinliği, yüksekliği, komşu mesafeleri baremlerine uyulmadan kar.
maşık bir şekilde, âdeta bir labirent gibi inşa edilmiştir.
Aksaray geçidinde ise. yangın önle- yici bölmeler, duman bacaları gibi inşaat elemanları dikkate alınmamış ve sonra- dan pasajdaki dükkânlarda kontrplâk ve plâstik yanıcı ve parlayıcı malzeme kul- lanılmıştır.
90 milyon T. lirasına mal olan Aksa- ray geçidi, şimdi açılışından bir yıl geç- meden ahşap direkler ve payendeler ile ayakta durmakta, ancak trafiğe bu şekilde imkân vermektedir.
Bütün bunlar, binalarımızda görevli, sorumlu kişilerin ve müesseselerin, ka- munun can ve mal emniyetini gereken ciddiyotle koruyamadıklarını ortaya çıkar- maktadır.
Mütehassıslar inşaat yönetmelikle- rinde yangınlara karşı koruyucu ön ted- birlerin noksan olduğuna, projelerde bu soruna mimar ve mühendislerin yeterin- ce önem vermediklerine dikkati çekmek- tedirler.
Bu konuda mütehassıslar tamamen haklıdırlar. Son yıllarda büyük kentleri- mizde yapılan bina boyutları süratle büyü- mektedir. 50 — 60 metre yükseklikte bir çok hotel, büro, konut gibi binalar inşa edilmiş ve bunlarda maalesef yanıcı olan yeni bazı malzemeler de kullanılmıştır.
Ayrıca, kentlerin trafik ve halk bakı- mından s:kış:k merkezlerindeki inşa cdi.
len bu gibi binalarda çıkacak yangınları felâket halini almadan bastırmak ve sön- dürmek için binanın şehircilik durumunda ve projelerinde ön tedbirler düşünülmesi mimarlarımızın esaslı görevidir.
Konu belediye açısından da önemli- dir. Belediyemiz mevcut ve carî yangın- dan korunma yönetmeliklerini bile uygu- layamaınakta, binaları denetleyememek- tedir.
Şayet, yetersiz dediğimiz Belediye zabıtası yangın yönetmeliğindeki hüküm- leri uygulayabilmiş olsaydı, belki de Gü- rün hanı yangını bir felâket olacak kadar genişlemeden önlenebilirdi. Ama, beledi- ye bu görevini de yapamıyor ve sonunda iş itfaiyeye kalıyor. Yeni yüksek binalaı da yangın sorunu daha da önem kazan, mıştır. Bugünkü itfaiye teşkilâtımızı linde bu yüksek binalarda çıkacak yan- gınları söndürecek ne otomatik merdiven- ler, ne de bu yüksekliklere suyu ulaştıra- cak motopomplar vardır.
Üzerinde durulması gereken ikinci sorun binaların teshini, dolayısile yakıt tasarrufudur.
Geçen yıl petrol fiyatlarının anormal şekilde artmasından sonra Avrupada ya- kıttan tasarruf için çalışmalar yapıldı. Ba- zı ülkelerde elde edilen ekonominin
% 15 — 20 ye kadar vardığını öğreniyo- ruz. Bu çalışmalar nakil vasıtalarında ol- duğu kadar, bilhassa binaların ısıtılmasın- da bir tak m tedbirlerin getirilmesi ile
(Devamı 38. Sahifcde)
Mimari Proje: C a f e r B o z k u r t Mimar İ.T.Ü.
M u s t a f a K a v a d a r l ı Mimar İ.T.Ü.
Yardımcı Mimarlar: M u r a t S ü.
m e n , F a h r i S a r a ç o ğ l u , Statik Projesi: M e h m e t A y d ı n İnşaat Mühendisi T.H./Aachen
Elektrik Projesi: E n g i n D a ğ ı s - t a n, i r Elektrik Mühendisi İ.T.Ü.
Tesisat Projesi: Ö m e r H a c ı h a - s a Tn o ğ l u Makina Mühendisi İ.T.Ü./T.O.
Uygulama: Aydın inşaat ve Malzeme İmalatı A.Ş.
Bu yerleşme için 1972 yılında hazır- lanan projeler ile 1972 Ekim ayında başlı.
yan inşaat 1975 Mayıs ayında tamamen bitirilmiştir.
Aydın 4 Sahil Sitesi İstanbul'un Ya- lova ilçesinde 685 ünitelik bir toplu ko- nut yerieşmesidir. Yalova — İzmit Kara- yolu'nun 8. km sinde, Marmara Denizi ile karayolu arasındaki kıyı bandı üzerinde 370 m. deniz cepheli 62000 m2. lik bir alan üzerinde kurulmuştur. Zemindeki in.
m t F t r
Plaj ile bloklar arasında bir gezi yolu
İ İ Ü Ö Î C 1
Sahil Sitesi, önceden alınmış İmar durumuna göre mevcut 14 parsel üzerine planlanmıştır. Bu parsellerin 7 sinde 5 katlı bloklar, 2 sinde Çarşı - Motel ve Diskotek vardır, diğer 4 parselden biri yo- la terk edilmiş; 3 ü de yaya yolları,.sportif oyun yerleri, çocuk oyun bahçeleri genel yeşil alanlar ve yüzme havuzları ile, 685 ünitenin ortak kullanımına açılmıştır.
Bütün yapı grupları dıştan trafik dü- zeni ile beslenmiş, içteki yeşil alanlara trafik sokulmamıştır. Yerleşmede 234 a- raçlık cep otopark, ayrıca yol kenarı oto- parkları vardır. Yapı gruplarının çevreledi- ği yeşil alanlarda iki yüzme havuzu var- dır. Kıyı bandı rekreasyon alanı olarak ele • alınmıştır. Kumsala paralel olan gezinti I alanı yaya yolları ile içteki yeşil alanlar, dan geçirilerek konutlara ve trafik düze- nine ulaştırılmıştır. Kıyıda kum doğal olarak bırakılmış, güneşlenme terasları, j duşlar, kayık çekme yerleri kumsaldan \ içeriye doğru planlanmıştır. Kıyı bandı- nın merkezinde restoran vardır. |
Yapı grupları 5 blok tipinin değişik biçimlerde biraraya getirilmeleri ile,.plan lanmıştır. Bütün bloklarda yalnız 7 farklı daire tipi vardır. Her iki daireye bir mer- diven çıkması, deniz cephelerinin tama- men yaşama hacımlarına, arka yeşil pey- zaja çla yatak odalarının getirilmesi blok planlamasının temel prensiplerini oluş- turmuştur. Dairelerde karşılıklı açılabilen kapı ve pencerelerle havalandırma sağla- nabilmektedir.
siteden görünüşler şaat 10493 m2. tüm inşaat ise 50126 m2.
dir. Bütün üniteler denize doğru yönelti- lerek tatil ve hafta sonu evleri amacı için planlanmıştır.
i l l i m i U İ
Diskotek planı
C a f e r B o z k u r t M i m a r İ. T. Ü.
1045 İstanbul da doğdu, 1963 . <34 İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesine girdi.
1237 - 30 Fakülteyi Birincilikle bitir.
di.
1968 - 70 Askerlik hizmeti.
K.K.K. için Genel Mimarlık kitabını yazdı, Ordu ve Alay tipi Servis biriâları tip projeleri hazırladı,
1969 İstanbul Kongre Binası yarış- masında Mansiyon. (Grup olarak)
1971 Toplu Konut, Aydın — 3 — Ya- lova, 96 ünite, 6 Blok, 12000 m2. Proje*Uy.
gulama,
1972 Toplu Konut. Aydın — 5 — Ya- lova, 120 ünite, 2 Blok, 9200 M2, Proje, Uygulama,
1972 - 73 Mustafa Kavadarlı ile Mi- marlar Ortaklığını kurdu: Toplu Kpnut, Aydın — 4 — Yalova, 685 ünite, Çarşı, Motel, Restoran, Diskotek, 51000 ,m2., Proje, Uygulama, Bursa da apartman? 960 m2.. Proje, izmir de apartman, 2400 m2., Proje, Toplu Konut, Teknik İnşaat Sitesi, Yalova, 60 ünite, 4 Blok. 7500 m2„ Proje, Çınarcık ta apartman, 2000 m2.. Fİroje, Doğu ,Sanayi Sitesi, İstanbul, 20000 m2„
Avan Proje, izmir — Çeşme de 2 villa, Proje, 1973 Architektenpartnerschaft — Stuttgnrt ile, Bonn — Batı Almanya Parla, manto. Senato ve 4 Bakanlık Binaları Ya- rışması — Birinci ödül.
1974 Aydın İş Hanı, Yalova, 3200 m2..
Proje, Uygulama,
1974 . 75 Alanya Tatil Köyü, Alanya, 500 Yatak Ünitesi, 9000 m2., Pıoje,
1974 - 75 Alanya Oteli, Alanya, 100 Yatak Ünitesi, 3000 m2„ Proje,
1975 İstanbul da apartman, 3000 m2..
Proje, Uygulama,
1975 Yalova da apartman, 2000 j p 2 „ Proje, Uygulama,
(Devamı 44. Sahifede)
Büro Mekânında Bütünleşme, (Entegrasyon) ve esneklik
D o ğ a s k e I i İ. T. Ü.
1974 . 75 yıllarında gerçekleşen bu yapıda konu, Tarım İlaçları yapım ve sa- tışı ile uğraşan bir anonim ortaklığın (Hektaş Ticaret A.Ş.) Karaköyde Kemeral- tı Caddesi ile arkadaki Serçe Sokaktan yüz alan arsasında bir bölümü şirketin bürolarını içerecek bir inşaatın tasarlan- ması ve yapımı idi.
imar durumuna göre Kemeraltı Cad- desinde 24.50 mt. yükseklikte bir blok, arkada da 12.50 mt. yükseklikte bir blok yapılabiliyor, bu iki blok zemin katta bir- birine bağlanabiliyordu. Konunun ele alı- nışında mimari içinde strüktür ve tesisat öğelerinin bütünleşmesine (entegrasyon) çalışılması, büro mekânının her türlü kullanışa olanak sağlayacak esneklikte düzenlenmesi ana ilkeler olmuştur.
Günümüz mimarlığının yukarıda açık- lanan iki ilkesi, bu küçük arsada, bu ya- pıya özel bir çözümle gerçekleştirilme- ye çalışılmıştır.
Bu amaçla yapının servis çekirdeği iki blokta da köşelere alınmış blokların dört dış köşesine de U biçiminde beton, arme taşıyıcılar yerleştirilmiştir. Bu taşı.
yıcılar düşey ısıtma — soğutma ve elekt.
rik hatlarını içermektedirler.
Cephelerde 14 mt. lik açıklık cephe parapetinin kiriş olarak kullanılması ile geçilebildiği için ortada sadece iki kolon- dan yararlanılmıştır. Bu da kullanışta es- neklik sağlamıştır.
Is:tma - soğutma üniteleri cephe pa- rapeti içinde düzenlenmiş ve köşelerdeki taşıyıcılardan beslenmiştir. Yapı içinde bu elemanlar görünmediği için serbest, net bir çalışma alanı elde edilmiştir.
Aydınlatma elemanları modüler bir düzenle asmolen betonarme döşeme içi- ne gizlenmiştir.
Kirli hava, betonarme tavan içinde sağlanan boyuna bir kanaldan yararlanı- larak çatıya atılabilmektedir.
Yapı sahibi şirketin inşaatın bitimin- den sonra belirlenebilen programına gö- re yukarıda anlatılan esneklikten yarar-
Yapının Kemeraltı Caddesinden oer
Genel vaziyet planı.
I lanılarak arka blokta büro katları kolayca e planlanabilmiştir. Fonksiyona göre hem
|t:l5 açık büro düzeni hem bölünmüş odalar
^^kullanılmış, sökülebilir bölme panoları ve
»3|::dosya dolaplarından hacimleri oluşturma- da yararlanılmıştır.
£• Yapının dışında beyaz sunî taş pre- kast kaplama elemanı tek malzeme ola.
fc . rak görünmektedir.
Yukarıda özetlenen strüktür ve bü-
;; tünleşme anlayışı yapının dışında da be- lirtilmeye çalışılmıştır.
Asma kat plânı.
Açıklama şeıflaları, İzometrik perspektif ve tip kat plâhı: Mimari, statik ve tesisa- tın bütünleşmesi, modülere ışık, hava- landırma, ısıtma sağlanarak istendiği gibi Kullanma, bölünme olanağının sağlanması
Karşıdaki St. Benoit Lisesinden görünüş. Zemin kat plânı.
Orta avluda pleksiglas tepe ışıklıkları ve servis grubu cephesi.
Orta avluda pleksiglas tepe ışıklıkları detayı.
Yapı sahibi şirket tarafından kulla- nılan arka blokta bir iç görünüş.
Aynı bloktan bir başka iç görünüş.
Türk resim sanatının en güçlü ve de- ğerli ustalarından Mahmut Cüda'nın ser- gisi 24 Şubat 976 günü Güzel Sanatlar Akademisinde törenle açıldı. Gelmiş geç- miş resim sergilerinden özelliği, tablola- rın seyirci ile diyalog kurma niteliğini ta- şımasıdır. Öyleki, Cüda inancının bütünü ve uygulamadaki yeteneği ile değişmiyen stilini savunmakta, seyirciler ise, uzun uğ- raşı ve düşün ürünü yapıtlarındaki yarat- ma gücünün yüceliğini kolaylıkla kavrayı- vermektedirler.
Cüda sergilediği natürmortları, port- releri, peyizajları ile figüratif sanatın sı- nırlarını aşmış, kişiliğini çoktan ortaya koymuş büyük bir usta, gelecek kuşakla- rın yararlanacağı eşsiz bir örnektir.
Desenleri de üstün başarılı yapıtlar- dır. Siyahla beyazın o anlamlı görüşme- si, deformasyonun o tatlı çirkinleştirme- siyle kişiler yeniden varoluyorlar sanki..
Salonun denize bakan bölümündeki vitrinde duran, alfabe için hazırlanmış mi- nik suluboyaların ise, herbiri birer tablo kadar etkileyici güzellikte ve sanatçının gücünü bir kez daha kanıtlar niteliktedir- ler.
Mahmut Cüda kendi alanında oldu- ğu kadar yazarlıkta da güçlüdür. Sanat ü- zerine yazdığı yazılar, eleştiriler, giderle, rine (i^yanamıyarak sonradan kapattıf Güzel Sanatlar dergisinde yaydığı flki ler son derece anlamlı ve kıvrak bir ü lup içinde kaleme alınmışlardır. Her s tırı gâh düşündüren, gSh dudaklarda a bir gülümseme bırakan yazılardır. Burada özellikle son bastırdığı iki kitabından söz edilse yeridir. Bunlar: «Klavuzun böylesi- ve «Bir bardak yağmur suyu içiverin git- sin» adlı yapıtlardır.
Öncelikle belirtelim ki, Cüda'nın ka-
nısınca toplumsal koşullarımızın tersliğ|
sanatçılarımızı öylesine elemiştir ki, s cak yüreği gerçek sanat aşkıyla çarpanla!
tutunabilmişlerdir. Yine bu ters koşullan yüzünden vaktında, yeterince çalışama-l dıkları için de yetenekleri oranında 1:
rı gösterememişlerdir.
İşte, bu Kanı ve yargı iledir ki, sanatı!
toplumsal ve ekonomik açılardan incele-1 meyi kendine görev sayan Cüda bir düşü-I nür olmakla beraber düşüncelerini uygula-l maya çalışan bir aksiyon adamıdır da...
sanat çalışmalarının yanı sıra sanatçıları!
mız arasında birlik ve beraberlik sağlamak!
için de yorulmadan uğraşmıştır. 1929 d a l Müstakil Ressamlar Birliğini, 1942 <' Türk Ressamlar ve Heykeltraş Cemiyeti!
1950 de Türk Ressamlar Cemiyetini kı muştur. Sanat gösterileri onun aracılığı I ile istanbul ve Ankara dışına yayılmış, I sanat propagandası başlatılmıştır.
Adlarını ettiğimiz kitaplar Cüda'nın bu kişiliğine uygun yapıtlardır. Bilgiden yana güçlü oldukları kadar açıklık ve akı- cılıkları ile de arı türkçenin en güzel ör- nekleri arasında sayılsalar yeridir. Fakat asıl önemli yanları sanat ve sanatçıları- mızın gerçek dertlerini dile getirmeleri, derman bulmanın yolunu yoldamını gös- termeleridir. Bu bakımdan birey ve grup çıkarları uğruna sanat literatürümüzü kâ- ğıt sepetine çevirenlere karşı aydınları- mızla yetkili makamlarımızı uyarıcı nite- liktedirler.
Cüda Karamanoğulları ailesindendir.
1904 yılında Fethiyede doğmuştur. Orta öğrenimini Darüşşafaka da, yüksek öğre- nimini G.S. Akademisinde yapmıştır. Av- rupa yarışmalarında kazanarak Devlet adı- na Pariste dört yıl okumuş, iki yıl kadar da Münihte çalışmıştır. Yurda döndükten sonra Akademide görev almış, daha son- ra Bursa ve Kırklarelinde hocalık yapmış, Coğrafya Enstitüsü Kartoğraflığından e- mekli olmuştur.
Devlet Resim ve Heykel Müzesi ile özel kolleksiyonlarda yapıtları vardır. Al- tıncı Devlet sergisinde ödül almış, ödül yerine müzeye konmak üzere resim seç- me yöntemi uygulandığı sıralarda da ba- zı yapıtları alınmıştır.
ayvalar 1950 — 38x29 cm.
M. Yurter kolleksiyonu
eski cami kapısı - Edirne 67x51 cm.
Karaosmanoğlu kolleksiyonu
Ne yazık ki. Cüda Devlet Sergilerine katılmıyor artık. Çoğu sanatçılarımız gibi de sık sık sergi açamıyor. Çünkü dostu, muz son derece titiz ve temkinlidir. Çok da ağır çalışır.
Eğer genç doçent ressamlarımızdan Özdemir Altan onu bulup mütevazı yaşa- mını sürdürdüğü köşesinden çıkarmasay- dı büyük bir sanat şöleni olan retrospek- tif sergisini görme zevkinden yoksun ka- lacaktık. Bu değer tanırlığından dolayı kendisine toşekkürlerimizi sunmayı ödev sayıyoruz.
Çok güçlü sanatçımız Cüdaya esen.
likler, başarılar.
ressam Ali Çelebinin karikatürü M. Cüda nun «yeni adam» dergisi için yapdığı tarama
architektur + Wohnwelt'den
Çevire : Mimar Tuğrul Pekin Bu bina sihhileştirme programı için.
de -Londra'nın Clarcdale caddesinde gö- rülen bina grubu arasında inşa edilenler- den biridir. Bu binada 56 adet 3 odalı kiiçük dairo. 8 adet'to, 1 odalı daireler
Plânların izahı:
3 J E
3. 6. 8. 10. 12. 14.
e — 2. 4. 7. 9. II.
D — 5. kat (tek odalı daireler) 1 — Yakıt deposu 3 — Isıtma ve su pompası 5 — Bisiklet parkı G — Ana merdiven
Asansör 8 — Çöp mahalli 10 — Banyo W.C.
1) — Oturma ve yatak odası
12 — Mutfak ve yemek odası 13 — Asansör bekleme yeri 14 — Çöp bacası 1G — Koridor 17 — Hol 18 — W.Ç.
19 — Mutfak ve yemek odası 20 — Balkon
21 — Oturma odası 22 — Çamnşır kurutma yeri ü — Merdiven sahanlığı 24 — Banyo 25 — Yatak Odası
vardır. Bina 4 kısımdan meydana getiril- her kısımda 14 ü üç, ikisi bir odalı olan daiirevardır. Bu bloklar asimetrik olarak setfbest duran bir merkezî sirkülasyon ve tesisat çekirdeği etrafında gruplanmışlar ve « Ş çekirdeğe köprülerle bağlanmışlar- dır. *
. Bu gruplandırmada mutfak dahil bü- tün yaşanılan hacimlerin günün belirli sa- atlerinde güneş almaları sağlanmıştır. 4 blokun zemin katlarında ısıtma tesisleri, transformatör ve bisikletler için park yer.
leri vardır. Çekirdek kısmında ise bütün gürültülü kısımlar toplanmıştır. Sakinlerin
% 75 i dairelerine diğer dairelerin kapı önlerinden geçmeden giderler. Sadece giriş holleri, tuvaletler, iç merdivenler ve banyolar kat koridorlarına bitişiktir. Böy- lelikle her katta değişik düzenlemeler ya- pılabilir. Örnek: 5. katta sadece I odalı daireler vardır. Çekirdekteki gürültüsüz kısımlar dairelerin yatak odaları hizala, rında getirilmiştir. Çekirdekteki boş ka- lan büyük hacimler çeşitli şekillerde kul-
lanılabilir. Buralarda ihtiyaca cevap vere- cek dükkânlar bile düşünülebilir.
Bina betonarmedir. Sadece yatak o- dalarının döşemeleri ahşaptır. Böylelikle temelden tasarruf yapılmıştır. Yatay yük- ler 4 bloktan çekirdek kulesine iletilir.
Bina yapımında rasyonalizasyon sağlan- ması ve inşa süresinin kısaltılması İçin, balkon korkulukları, parapetler, ahşap dö.
şemeler gibi prefabrike elemanlar kul- lanılmıştır. Çekirdek kulesi ise tamamen yerinde imal edilmiştir.
T e k ü I a p a r t m a n ı
Çiftehavuzlar
P r o j e v e K o n t r o l : P r o f . U t a r i t I Z G İ
mimar D.G.S.A.
Mustafa Demirkan mimar, D.G.S.A.
Ali Muslubaş mimar D.G.S.A.
Statik: Y. Mühendis Erdal Erkut Sıhhi Tesisat ve Elektrik: Y. Mühen.
dis Ali Rıza Sağlam
Müteahhit Firma: Celâl — Enver Sa.
dıkoğlu
Yeni Köşk, Bağdat caddesi, No: 231, Çiftehavuzlarda eski bir evin yerine ya- pılan bina betonarme karkas olarak inşa edilmiştir. Sosyal Konut Standartlarına uymak üzere, ön kısımda iki tam daire, arka kısımda ise düpleks bir daire şeklin- de düzenlenmiştir. Zemin, asma kat ve kısmen de bodrum mağaza olarak ayrıl-
t
t - '
r' 6 "
ı r
a
n „I
Zemin kat planı
B o ğ a z i ç i n d e i k i e s k i y a l ı
Ahmet ALP İTÜ Mimarlık Fakültesi Bina
Bilgisi Kürsüsü Asistanı
Eski Türk Evi... Malsahibinin derdi, Anıtlar Kurulunun derdi, mimarlık öğren- cisinin derdi, nihayet mimarın derdi!.
Gerçekten, atalarımızdan miras bu güzel evler, akan, çöken yerlerinin ta- mir masrafları bir yana, Eski Eser olarak tescil olduklarından, malsahiplerinin baş- larına daima dert olagelmektedirler.
Anıtlar kuruluna gelince, en büyük sıkıntıları yine bu eserlerdir. Çünki, her türlü çabaya rağmen, her yıl birkaçı şu veya bu nedenle yokolup gitmektedir.
Ya mimarlık öğrencileri. Rölövesini hazırla diyerek hocasının gösterdiği evin İçinden nasıl çıkacağını, daha doğrusu ölçme yapabilmek için ev sakinlerini ik- na edipte içine nasıl gireceğini bilemez zavallı.
Gelelim biz mimarlara... Kanımca biz- lerin de derdidir bu ahşap evler. Niçin, neden diye soracaksınız. Orada burada görürüz, resimlerine bakarız, hatta rölöve- lerini yapıp öykülerini okuruz, ama şu gü- zel yapıtların mimarisindeki gizli sıcak estetiği, tatlı oranları, dengeyi, doğayla ahengi bir türlü halledip kendi binalarımı- za fconduramayız.
Evet.. Herkesin derdi, ama belki de Türk Mimarlığının devasıdır bu evler.
Türk mimarları bulmaya çalıştıkları sanat şahsiyetlerini bu eski-, ama değerli, oldu- ğu kadar da seyrelmiş evlerin mimarisin- de aramalıdırlar bence.
Merhum meslektaşımız Sahip Özden'in YeniköydfiJKi yalısı Yeni sahipleri Kurt- kaya'ların restorasyon gayretleriyle eski muhteşem günlerine dönmeye başlayan bu güzide eserin takriben elli senelik bir mazisi vardır. Bugüne dek, bazıları usta- ca, bazıları ise mimari bütünlüğünü zede- leyen ilave ve tadilatlar görmüştür. Çatı ve bodrumuyla beraber dört kattan mü- teşekkil evin çatısı arduaz kaplıdır, için- de orijinal montşarj tesisatı olan yapının toplam alanı 600 metrekaredir.
yalının eski hali B a ş a r ı r Y a l ı s ı
Ahmet ALP Zeynep OĞUZOĞLU
Takriben yüz yaşlarında oian bu ev O'rtaköydedir. Boğaziçi Köprüsünün ayak- ları altında ender bir manzaraya hakimdir.
Altında bir de kayıkhanesi olan yapıt ne yazıktır ki bir süre önce yangın felaketi geçirerek yok olmuştur. Şimdi II derece eski eser uygulamasına göre yeniden in- şasına çalışılmaktadır.
ve yangından sonra yeniden inşası
vaziyet planı yalının röleve edilen
planları, kesit ve cephe elevasyonu
Kuzgunun plastik bir malzeme lie uğraşını gösteren bir fotoğrafı.
K u z g u n ' u d a k a y b e t t i k .
Yazan: Prof. Dr. Hüseyin GEZER İnsan, hele canlı, sağlıklı görünüşlü kişilere ölümü bir türlü yakıştıramaz. San.
ki bu işin bir sırası, bir ilkesi varmış gi- bi. Bizi, onun kendine bakmayışı, biraz çokça içki alışı kaygılandırır, zaman za- man, «bırak şu zıkkımı, iş çıkaracaksın»
derdik. Oysa ki, gerekçe mi yok ölüm için, işte merdivenden iki basamak yu- varlanması yetti bile!
Kuzgun, 1928 de doğduğuna göre 47 yaşındaydı. Bu ömrün çocukluk ve ilk gençlik dönemleri —babasının kendisile ilgilenmemesi nedenile— çok mutsuz geçmiştir. İçinde hep bunun çöküntüsü- nü taşıdı. Ülkemizde kolay mı bir çocu- ğun kendi yetenekleri yönünde gelişine olanağı bulması.
Bu konuda onun yeteneklerini erken- den tanıyıp ta çocuğuna yön verebilecek kaç aile var? Ya Okullarımiz, eğitim sis- temimiz ve şartları?
Sonuç olarak çocuk yeteneklerine ba-
kılmadan ailenin maddî olanakları ve o güne göre para kazandırma bakımından öncelik sırasına konmuş mesleklerden bi- rine yöneltilir. Elbette bu listede öteden- beri güzel san'at dallarının yeri pek yok- Kuzgun da, bu ölçüler içinde yalnız annesinin maddî durumuna ve değerlen- dirmelerine uygun düşen bir okula verildi:
Ticaret Lisesine ..
1948 yılında yaşının ve lise eğitimi- nin verdiği bilincin yol göstericiliğinde Kuzgun G.S. Akademisine girdi ve heykel öğrenimine başladı. O yıllarda bölümün tek meslek hocası Prof. Belling'di. 1950 lerde atölye ikiye bölünerek bir bölümü Hadi Bara - Zühtü Müritoğlu'nun ortak yönetimine verildi. Figürlü heykele bir türlü ısınamadığından, Kuzgun, bu yeni a- tölye açılır açılmaz, oraya geçti.
Hadi Bara o yıllarda figürsüz çalışma lara yönelmiş ve 1945 lerden sonra yay gınlaşan bu akımın —heykel dalında—
Türkiye'de öncülüğünü yapıyordu. I gun 1953 de öğrenimini tamamladığı man, bu anlayışta ülkemizde bir hayli ya
yılmış bulunuyordu.
İlk ilgi çeken yapıtları, kafes tel]
kıvırarak oluşturduğu birbirine geçeni saydam kompozisyonlarıdır. Bunlardal um Gabo'nun plâstik malzeme ve nal tellerden oluşturduğu çalışmaların <
ri sezilir. Kuzgun dolu hacimlere hiç ilgi duymadı. Ve çakışmaları zamanla espasta daha çok dağılarak kafes tellerin çevrele- diği yuvarlak mekân örgüsünü yırttı.
Giderek, puntolarla yanyana bağlan- mış lama yada demir çivilerden oluşan gruplar, boşlukta ağaç dalları gibi orga- nize olarak ilginç kompozisyonlar yarat- tı.
Kişisel görüşüme göre, soyut çalış- maların bir dezavantajı vardır: Çok defa duygunun sıcaklığını alamaz san'atçısın- dan. Kuru kalır. Ona duygulandırıcı, etki- leyici bir içerik katabilmek, gerçekten zordur. Pek çok san'atçı bu yüzden so.
yut biçimlerin fizik ve geometrik etkile- rile yetinmek zorunda kalır.
Kuzgun'un en çok sevdiğim yönü bu çizgiyi aşabilmiş olmasıdır. Hemen he- men bütün yapıtlarında kendi iç dünya- sındaki o insancıl, pırıltılı hava yansır.
Duygu vardır o demir çiviler ve lamalar- dan örülmüş düzenlemelerde.
1961 yılında katıldığı Paris Gençler Biennale'inde elde ettiği başarı yazık ki, yeterince değerlendirilemedi. Önce bu- nun için gerekli maddî ve manevî destek- ten yoksundu. Sonradan oralarda bu işle- rin kendine özgü ve bizim kavrayamaya- cağımız kadar ince oyunları vardır. O araç- ları kullanamadığınız sürece de ağzınızla kuş tutsanız faydası yoktur.
Nitekim Kuzgun da, bu önemli başa- rıdan ancak, Paris çağdaş san'atlar Mü- zesinde bir, galeri Lacloche'ta ve Havre müzesinde de birer olmak üzere 3 sergi açma hakkı elde etti ve o macera'da ora-
Oysa, bir batılı devlet, başarılı bir san'atçısını uluslararası platforma çıkar- mak ve orada tutunmasını sağlamak için bütün gücü ile destek olur kendisine, mil- yonlar harcar. Çünkü batılı gözünde san'- at toplumsal yapının vazgeçilmez ana ku- rumlarından biridir.
Ülkemizin şartları ise ortada... San'at özellikle plâstik san'atlar konu olarak an- cak. gazete ve dergilerin boş kalmış sü- tunlarını doldurmada kullanılır.
Devlet katındaki yerini ise yaşadığı- mız günlerde geçen son bir olay en iyi belirleyecek nitelikdedir:
Telif kazançları ile ilgili vergi bağı- şıklığı oranının yükseltilmesi için yıllar- dır sürdürülen çabalar hiç bir sonuç ver- mezken, Tarım kazançları için bağışlılık bir çırpıda 90 bine, balıkçılık için de 120 bine çıkarılıverdi. Hem de bugünün iktida- rı ve yarının iktidar adayının yarışmalı işbirliğile.
Oysa, ülkemizde tüm telif kazançların yıllık toplamı sanırım, bir Tarımcının ge- lirinin yarısı bile değildir. Başka göster- ge mi gerek, «Türkiye'de san'atın yeri»
üstüne!
İ.T.Ü. mimarlık Fak. Çevre analizi ve cndüstrileşmiş bina tasarımı kürsüsü
Doçent Dr. Şevket SUNAR bir öğrenci projesi Fuat Kaplan B e y o ğ l u İ t f a i y e G r u p A m i r l i ğ i A n a b i n a s ı ö n h a z ı r l ı k i h t i y a ç p r o g r a m ı :
— Teknolojik gelişme ve bünye fark- lılıkları nedeniyle ülkeden ülkeye deği- şen günümüz yangından korunma ve yangınla mücadele örgütleri; kuruluş yö- nünden ortak niteliklere sahiptirler.
•— İsviçre ve Federal Almanya dışın- daki ülkelerde; devlet yangından korun- ma ve yangınla mücadele servislerinin örgütlenmesinde büyük sorumluluk yük- lenmektedir. Özellikle, büyük şehirlerin yangından korunma ve mücadele örgüt- lerinin; ülkenin diğer kesimleri ve kırsal yerleşmelerden dclıa farklı bir yapıya ve profesyonel bir bünyeye kavuşturulmasın- da devletin katkı ve payı büyüktür. Zira, birçok ülkede, kasaba ve kırsal yerleşme- lerdeki yangından korunma ve mücadele örgütleri; büyük çoğunluğu ile ihtiyaç anında görev alan gönüllülerden oluşmak-
| — Bugün, genellikle; Avrupa'da it- faiye örgütünün bulunduğu binalara «itfai- ye kışlaları» adı verilmektedir. Bu tanım- lamaya hernekadar; Örneğin, Paris'teki örgülün, belediyeye bağlı bir asker? ku- ruluş olması veya bünyesindeki hiyerar- şi düzenin çoğunlukla askeri rütbe ve
elendirmelere eş veya denk düş- mesi bir neden olarak gösterilebilirse
fi;-gerçekte bu tabir, yangından korunma sorununun artık, ülkenin dış güvenliği kadar önem taşıdığı, onunla paralel nite- Jlk kazandığı ve aynı sorumluluk anlayışı
ide ele alınmak durumunda olduğu ka- nı da doğrulamaktadır.
| — Bu yarıyıl, proje konuları arasın- da yer alan «Beyoğlu İtfaiye grup amirli- ği' kompleks'i, Avrupa'da tercih gören merkezi itfaiye binaları programını içer-
r. Bu tür binalar; aynı zamanda bir öğretim müessesesi, bir uygulama o- kulu görünüşündedirler.
• [ — Amerika'deki yangından korunma fö|mücadele okulları ise, itfaiye örgütle- rinden tamamen ayrı ve müstakil kuru- luşlar halindedirler.
Avrupa'da en ufak bir itfaiye kış- [lası 50 erliktir. (İtalya'da). Avrupadaki
ziyetçiliğe karşın; Amerika'da, bir merkezden yönetilen ve yerleşmelerin .^üyüklük ve yangın hassasiyetine göre miılmış 2 — 3 arabalık mıntıka istas-
: şeklindedir.
İpitfaiye Binaları fonksiyonel açıdan;
I A — Yangınla mücadele ve söndür- Bu servis, itfaiye binaları kompleksi içinde en önemli ve bina-içi tertiplerinde
|; çok dikkat gösterilecek bölümdür. Zi- Fa, buradaki faaliyetlerde zaman faktörü çok önemlidir. Bu servis fonksiyonu ge- reği, aralıksız 24 saat görev baş:nda bu- lunmak zorunda olan postalar halinde ve bir alarm vukuunda her türlü malzeme ve personeli ile en kısa sürede harekete gffime yükümlülüğündedir.
servis içinde alarm ile harekete geçeıı bölümler şunlardır:
- Garaj: Garajdaki araçlar üç gru- ba ayrılır, bunlar,
: Kumandan, amir arabaları (hafif araçlar)
T l * - Pompalı, su veya köpüktanklı yan- ın arabaları (orta ağırlıkta araçlar)
^ f e Otomatik merdivenli, vinçli, şnor- kelli vasıtalar (ağır araçlar) (Sraj dahilinde, her gruba ait arabalar, çıkabilecek herhangi bir yangın riskini k ve arabalara sirayetini durdur- mak amacıyla birbirlerinden yangın tec- I bölme duvarları ile ayrılmalıdırlar.
; Genellikle, garaj mahallinin mümkün ol- duğu kadar çok kapılı, ve; tek arabadan
ık, çift arabanın aynı anda çıkmasına şak tanıyacak şekilde geniş, katlana- bilir tipte otomatik kapılarla (overhead
| doorj dışa açılması önerilmektedir.
iç düzenleme olarak, itfaiye arabala- ın kullanılma amacına ve grubuna gö- [ re arka arkaya gelmek üzere bir sıra ha- linde tertibi gerekmektedir. Bir posta çı.
karken, dönen diğer bir posta ile çarpış- I maması, bir kaza veya bir zaman kaybına U^^jian verilmemesi için giriş ve çıkışla-
%
4 ?
... % %
..„.
J t m- w
t v w
J l ş T l
M
' J *. s
J :
L
Zemin kat planı Bodrum kat planı
O *
# f
• "4
I? \
] d (
rın mutlaka birbirlerinden ı lanmalıdır. Garajın mümküıj|
çıkışlara, arka cephesi i malıdır. Arsa olanaklarımı! I durumlarda, örneğin, tek larda, birbirine paralel, fak I kış yolları ayrılmış düzeni [_
mesi zorunlu ve . şart olm I 5.00 m) olmalıdır. Garaj' + 12 C° den aşağı düşm I
Ayrıca, garaj döşemel zelilkle dış kapı rampaların (buz tutmayı önleyici ısıtı tınılar) kullanılmalıdır. Ağır ilk hareketini kolaylaştırmak | lerin dış kapıya dönük eğimli yapılması doğru v(
tır.
e I (s u b — P e z a b ı t a s k o ğ u ş l a
Erat koğuşları (100 - büyük tesislerde; çoğunluk I üzerlerinde tertip edilmekte I ri vasıtalara ulaştıracak bu ! çözüm şekli (örneğin kayma I düşey sirkülasyonla sağlaj I Subay ve amirlerin yatak o bölümde tertiplenebilir; yalnı | garaj ile direkt bağlantısı t Iidir.
c — T e I e f c s e m a f o r s a n
Alarm halinde, sokaktalı | duracak, ihbarı koğuşlara, g mutanhk dairesine bildireı I alacak donatım ve ekipman | ön merkez konumu itibariyle I rekt irtibatlı, ayrıca giriş - zenleyecek, kontrol altında- bir mahal ve şekilde tertip |
B — H £ Bu servis : a — T a I i b — G a z
I u I I i
ı kısımlardan I
İ i Hazırlık ve yardım nu gereği; genel servislerle hangi bir yangın veya inhid | da; yangınla mücadele ve si visinin hazırlanmasına yardım bi; yangın mahallindeki emti masına, ateş sahası dışındaki vo diğer nedenlerle tahribini [ çalışır.
Talim kuleleri, bugün ı
«Avrupa» daki bazı itfaiye 1 mevcuttur Amerika'da tamamı mıştır. Bu kuleler, yıkanmış fl
asılıp kurutulmasına da yardımcı olmakta- dırlar. Bugün, bu gibi faaliyet 4 x 8 m. İlk bir alanda, bir kişi tarafından kullanılan otomatik makinalarla yapılmakta ve hor- tumlar yıkanıp sarıldıktan sonra özel mahallerde kurutulmaktadır.
— Gazmaskesi prova mahalli, perso- nele gaz maskesi talimi yaptırılan ve gaz maskelerinin denendiği bir bölümdür. Şu hacimleri ihtiva etmektedir.
— Maske, deposu
— Montaj ve prevantif kontrol odası
— Gaz prova odası (hariçle 'rlibatı koruyucu tedbirlerle önlenebilir bir ha
— Laboratuvar ve tahrip bombası o.
C — K o m u t a n l ı k :
— Amir odası (istirahat ılmkânlı + duş + WC)
— Sekreter odası (bekleme imkânlı)
— Toplantı salonu (Brifing imkânlı 20 kişi)
- - Kütüphane (10.000 kitaplık)
— Amir yardımcıları odası (iki a.
det)
— Teknik bjro
— Eğitim subayları odası
— Özlük işleri bürosu
— Muhasebe: vo satın alma
— Dış ilişkiler sabayı
— Arşiv ve harita odası D — G e n e l s e r v i s l e r :
3 bölümden oluşur:
1 — Yangınla mücadele ve söndür- me servisine yardımcı tesisler: (hortum yıkama — kurutma mahalleri, tamirhane ve atölye bölümü)
2 — Personel servisi: (Yemekhane, dinlenme, müzik, oyun odası, ziyaretçi odası, derslikler (4 adet) mutfak, çama- şırlık, terzi, saraç, ilk yardım servisi, re- vir... vb. gibi)
3 — Tesisatla ilgili bölüm:
(Elektrik ve sesli alarm cihazları.
işaretler, elektrik c'onatım, teshin, elekt- ronik veya transistjrlü alını-verici cihaz- ları, elektrikli motorlar bakım servisi...
vb. gibi)
Yardımcı tesisler içindeki tamirhane ve atölyeler bölürr.ü icc şu ünitelerden ibarettir.
— Servis şefliği
— Batarya ve elternaiü" bakım ser-
— Boya, vernik, cila servisi
— Karoseri tamir vo montaj servisi
— Döşeme servisi
— Doğramacı, ahşap işleri servisi
— Ajüstör
— Tüp tamir servisi „
— Söndürücü aletleri prova, balem
— Torna, freze, demir işleri kısmı.
Düz çatı iki şekilde yapılabilir:
Birincisi seze milyonlar kaybettirecektir.
M i C 3
/ / / m ı
Düz çats pek çok tesis için tek çöziimdiir.
Ama nasıl yapılmalıdır?
Çatısı düz oluyor: Ekonomi getir- diği, çağdaş mimariye uyduğu için.
Şimdi su geçirimsizliği sağlanacak.
Birinci yol seçilerek: Sorunu önem-
llk ürünü, bitümlü örtülerde çürü- me ve kavrulma sorununa kesinlikle son veren üstün taşıyıcı FİBROCAM'dı (cam tülü).
Şimdi yepyeni bir ürününü sunuyor...
CÂfVSELYAF'ıtî F i b r o c a m ' d a n s o n r a y e n i ü r ü n ü: B T ^
BTM, Türkiye'nin uluslararası stan- dartlara uygun ilk su geçirmez örtüler sistemidir. Her cm' 'si aynı üsıün
ı çalışr nem düze
Ve bir
Çatı yenilenecektir çaresiz, tabii bu defa gereken önem verilerek ! Bu yapı bir dokuma fabrikası, bir hastane, ya da bir sosyal tesistir.
Sorun, ya da bakın etrafınıza, göreceksiniz onu.
Birinci yol budur.
Size milyonlar kaybettirir.
İ k i n c i y o l ; Soruna önem vermek
İkinci yol, konuya gereken önemi vermektir: CAMELYAF'm önerdiği yol.
CAMELYAF, su geçirimsizliği soru- nunu ciddiyetle ele alan tek kuruluştur.
BTM, değişik kullanma yerlerim gun yedi ayrı tipte ve değişik nite lerde bitümlü örtüleri kapsayan b
(Rul
BTM, Ruberoidvverke AG.
retilir ve uygulanır.
-erke AG. 100 yıllık tecrübe- ıyıe, konusunda dünyanın önde gelen :uruluşlarından biridir.)
BTM'ye kusursuz su geçirimsizliğini :azandıran özel bitüm. bu bilgi- ve scrübeyle hazırlanır.
lüklerini BTM için özel olarak geliştir- diğimiz FİBROCAM'ımız ve alüminyum folyodur. Böylece uzun ömürlüliiğü daha
e kontrolımdan yapınıza uzun ömür ve dayanıklılık.
S o r u m l u l u ğ u p a y l a ş a l ı m ! Birinci yol seçilirse, kaybınız büyük olur.
CAMELYAF'm amacı, tesisiniz için en uygun çözüm olan düz çatıya kesin çözüm getirmektir.
Bunun için ikinci yolu öneriyor.
Yapınızın sorumluluğunu ileri tekniği ve yatırımlarıyla paylaşmaya hazırdır:
Çatınıza BTM'yi. özel uygulama ve detay sorunlarınıza uzman kadrosunu sunuyor.
İkinci yol kazançlıdır.
Birlikte çalışalım.
Uölslffi)
Su geçirmez örtüler sistemi
ARK. — 14
Y a n g ı n l a r d a c a n g ü v e n l i ğ i v e d u m a n s o r u n u .
Doç. Dr. Şevket Sunar I.T.Ü. Mimarlık Fakültesi
i — Son günlerde İstanbul'da moydana gelen yangın olayları; iyi bir raslantı so.
nucu veya şans olarak niteleyebileceği- miz büyük can kayıplarına neden olma- dan elbirlikçi çabalarla bastırılıp, uzun sa.
yılacak bir süre sonra ancak söndürülebil di.
s — Hiç kuşkusuz, maddi kayıp ve za- rarların ya da, yangın olaylarının beraber- lerinde getirdikleri ekonomik ve sosyal sorunların; hem kişisel, hem de ülke a - çısından kolay karşılanabilir, hemen ge- çiştirilebilir türden olduğu pek rahatlıkla söylenemez isa de; insan güvenliğinin sağlanması bir yana henüz yangından ko.
runmanın bile tanımlanamadığı bir ortam, da; karşılaşılan felaketin ölçü ve kapsamı gözönüne alındığı takdirde, uğranılan maddi ve parasal zararların ötesinde, ö- lüm ve can kayıplarının bu derece az ol- ması; kanımızca, herşeye rağmen yine de sevindirici bir sonuçtur.
| — Yalnız, bu durum; bugüne kadar devam edegeien savsaklamaların sürüp gitmesi için bir neden olamayacağı gibi, her geçen gün artan yangın olaylarında ö.
lümle sonuçlanan kazaların her keresinde böylesine hafif atlatılabileceğini de kanıt- layamaz.
— Bu yargımızın somut örneklerini;
1967'de Brüksel'de meydana gelen ve 300 kişinin ölümüne sebep olan bir büyük mağazanın yanmasında; geçen yıl, Brezil- ya'nın Sao Paulo kentinde 200 dan fazla kişinin can kaybına uğradığı yangın felâ- ketinde; ya da, 14 — 15 Şubat 1975 ge- cesi Ödemişte onbir lise öğrencisinin ha- yatını yitirdiği Balıkçıoğlu Öğrenci Yurdu yangınında görmek mümkündür, f — Son 10 yıl içinde; özellikle geliş-
miş Batı ülkelerinde yangın nedeniyle meydana gelen can kayıplarının yıllık ar- tış oranları incelendiğinde; görülür ki, yanma sonucu ölümlerde beliren azalma- ya karşın; dumandan boğulma, zehirlen- me veya nefes alma yollarındaki doku bo- zuklukları ve kanamaların giderek felaket halini aldığını ve insan güvenliği açısından bina yangınlarında en büyük sorunu oluş- turduğunu ortaya koymaktadır.
— Doğudan batıya; kuzeyden güneye her ülke ve dilde günümüze değin geçer- liliğini sürdüren «ateş olmayan yerden duman çıkmaz» atasözü, imgesel (meca- zi) anlamı dışında; dumansız ateş olma- yacağı gerçeğini de hiç bir bilimsel kanıta gerek duymadan büyük bir açıklıkla dile getirmektedir.
— Öte yandan, farklılıkları ortada ol- makla beraber; günümüzde meydana ge- lenlerle, bilinen eski yangınların ortak noktalarından biri; hiç kuşkusuz, her yan- gında yoğun duman tabakalarının sözko- nusu edilebilmesidir. Bu durum, dün ol- duğu gibi bugün de; içerde bulunanların normal ve mümkün olabilecek çıkış yer ve yollarını güvenle kullanmalarını, itfai- yecilerin görev ve uğraşılarını tam olarak istenilen düzeyde yapmalarını, yangının çıkış noktalarını bulmalarını; kurtarılacak ve yardım edilecek kişileri görmelerini;
yaşlı, sakat ve hastaların dışarı çıkartı- labilmelerini büyük ölçüde zorlaştıragel- mektedir.
—• Dumanı oluşturan temel öğeler- den biri olan yanmamış karbon ve kat- ran partikülleri (tanecikleri) çoğunlukla farklı boyut, ağırlık ve yoğunluğa sahip- tirler. Biçim ve şekilleri de çok değişik- tir. Partiküllerin en büyükleri, çok kere en ağırları da olabileceklerinden; hava- nın yer değiştirme hareketleriyle meyda- na gelebilecek taşınma ve nakle daha az elverişli olurlar.
— Buna karşın, çok küçük ve çıplak gözle görülemiyecek ölçüde ufak olanlar sayıca o kadar çok ve yoğundurlar ki, du- man nedeniyle meydana gelen saydam- sızlığın temel etkeni olmaları yanısıra;
konveksiyon akımları veya havanın doğal yer değiştirme hareketleri sonucu öteki hacimlere kolayca taşınabilir ve yöreye hızla yayılabilirler.
— Bir bina yangınında oluşacak du- manın miktar ve yoğunluğu; yanan malze- menin cinsine, kimyasal ayrışımı sağla- yacak ısı derecesine, yanan yüzeye, mal- zemenin satıh/hacim oranına, dumanın dağılacağı hacmin boyut ve formuna ya- yılma olanağına ve mevcut hava akımla- rının seviyesine bağlı olarak farklılık gös- terir. Bu nedenle, bir yangın olayında meydana gelecek dumanın miktar ve yo- ğunluğunu, dağılım hız ve koşullarını et- kileyen çeşitli parametreleri kesin ola- rak, bütün olasılıkları içinde önceden bil- mek ve değerlendirmek bugün için ola- nak dışıdır.
— Bununla beraber; son yıllarda, ö- zellikle Japonya, Kanada, Amerika Birle- şik Devletleri, İngiltere, Fransa ve Fede- ral Almanya'da; gerek «gerçeğe yakın (semi-naturel) yangın deneyleri» ve gerek- se binanın genel parametreleri ve bunla- ra dayalı varsayımlar üzerine temellendi-
rilmiş hesaplarla dumanın bina içi dağıl- ma ve yayılmasını önceden belirlemeğe dönük çalışmalar yapılagelmektedir. Yal- nız, dumanın bina İçi dağılım ve yayılma- sını etkileyen çok sayıdaki parametrele- rin deney veya varsayımlarda öngörülen- lerle benzerlik (simulation) durumları ye- terince güvanli ve sağlıklı olmadığından bulunacak değer ve çözümlerin geçerlili- ğinin; yine de, gerçek yangınlarla doğru- lanması gerekli ve şart olmaktadır. Bunun ise hiç te kolay olmadığı ortadadır.
— Bu nedenle; bazı ülkeler, sadece yanmaları sırasında çıkardıkları duman miktarlarına göre inşaata giren yapı ve bitirme malzemelerini sınıflandırıp içlerin- de yoğun bir duman tabakası oluşturan- ların kullanımlarını kısıtlamağa çalışmak- tadırlar. Günümüzde yandıkları zaman yo- ğun duman; hatta sağlığa zararlı yan ü- rünler çıkardıkları bilinen pek çok yeni malzemenin giderek artan bir hızla yapı- ya girmiş olması; hiç kuşkusuz bu tür önlemlerin alınmasında başlıca neden ol- maktadır.
— Benzer şekilde, bazı yapı yönet- melikleri; binıda kullanılacak iç kaplama eleman ve malzemelerinin yangın sırasın- da çıkaracakları, duman ve diğer yan ü- rün miktarlarını; işlenmemiş ahşabın ay- nı koşullar altında meydana getireceği duman ve yan ürün miktarları ile sınırla- makta; daha fazla olmama koşulunu kul- lanımlarında zorunlu kılmaktadır. Fakat bununla beraber; yönetmeliklerin bir ço- ğu aynı gereksinme ve kısıtlamalara işa- ret ettikleri halde; ne duman, ne de ze- hirli gazlar için geçerli herhangi bir de- ney ve kontrol yöntemi öğütleyememek- tedirler.
— Aslında, yukarıda da belirtildiği gibi; işlenmemiş ahşabın yandığında az veya çok duman vermesi; herşeyden ön- ce umulur hava akımlarının miktar ve se- viyesine, ısı kaynağına, içinde bulunduğu hacmin boyut ve formuna bağlı oldu- ğundan bu konuda yönetmeliklere konula- cak herhangi bir kısıtlama veya koşul; ka- nımızca, uygulama açısından çok şey ifa- de etmeyecektir.
— Öte yandan, bir malzemenin çıka- racağı duman miktarı yanan malzeme yü- zeyi ile orantılı olduğundan; bu konuda yapı yönetmeliklerinde yer alacak sınırla- ma ve koşulların sadece, malzemelerin duman çıkarma eğilim ve nitelikleri ile değil; kullanılan malzemelerin açıkta ka- lan satıhlarının büyüklüğü ve içinde bu- lunacakları mahallin boyut, hacim ve formları gözönünde tutularak tertip ve düzenlenmeleri gerekir.
— Ayrıca, yapı yönetmeliklerinin madde ve hükümlerinde yer almayan bazı bina içi yanıcı madde ve ürünler; yangı- nın ilk safhalarında, dumanın meydana
gelmesinde o derece pay sahibi ve etkili olabilirler ki, bunların çıkardıkları duman miktarı yanında; yanıcı tavan, döşeme ve duvar kaplamalarının duman çıkarma gü- çü dahi önemsiz kalabilir. Örneğin, bir koltuğun döşeme kaplaması veya kıtık gi- bi yanıcı dolgu malzemesinin herhangi bir nedenle ateş alması; duman ihtişarı yönünden mahal içi ahşap duvar kapla- ması veya lambri yüzeyleri için yönetme- liklere konulmuş gayet sıkı önlem ve ge- rekli kısıtlamaları yararsız hale getirebi- lir. Bu nedenle, bina içi «ısı yükü» (po- tentiel calorif:que) değerleri ile çok yakın ilişkisi bulunan bu tür yanıcı malzeme ve ürünlerin de benzer şekilde incelenmeleri ve gözönünde tutulmaları gerekir.
— Kısaca, yangın esnasında büyük ölçüde duman çıkarabilecek her türlü malzeme ve ürünlerin yapıda kullanımı üzerinde belirli bir kontrol ve kısıtlama- nın konulmasında pek çok yönden apaçık bir yarar ve zorunluluk vardır. Fakat, bu- nun gerçekleştirilebilmesi için; ilkönce, konulacak sınırların ne ve hangi ölçüde tutulacağını belirlemek; daha sonra da, hem yapıya giren malzemelerin hem de bina içinde bulunan mobilya, ev eşyası ve dekorasyonun bağlı önemlilik, derece- lerini tayin etmek üzere tamamlayıcı etiit ve araştırmalara ihtiyaç vardır.
— Dumanın kuvvetli bir şekilde yapı- da yer değiştirmesine olanak tanıyan do- ğal hava akım'arı; özellikle çok katlı yük- sek binalarda büyük bir sorun olarak kar- şımıza çıkmaktadır. Bu tür binalarda dış atmosfer ile bina içindeki hava arasında mevcut alışılmış ısı farkları zorlamalı (cebri) bir hava akımının yaratılmasına geniş ölçüde yardımcı olur. İç ve dış ısı farkları ne kadar, çok ise, ortaya çıkabile- cek bu tür zorlamalı hava akımları da o derece büyük olmaktadır. Benzer şekilde, binanın bütün yüksekliğince hava tirajına neden olan oasınç farkları, kat sayısı ve bina yüksekliği arttıkça, bina içinde mey- dana gelebilecek zorlamalı hava akımla- rını da etkilemektedir.
— Bir yangında, dumanın bina içinde yer değiştirme ve yayılmasına büyük öl- çüde olanak tanıyan hava akımları; bir ba- kıma taze hava beslenmelerine de neden olduklarından; hiç kuşkusuz, yangınların gelişme ve büyümelerine de yardımcı o-
— Bu konuda; özellikle, hakiki bina- larda yapılan «gerçeğe yakın yangın de- neyleri» sırasında çekilen fotoğraf ve filmler; ya da yerleştirilen aygıt ve gös- tergeler, hava hareketlerinin bina içinde her an değiştiği gerçeğini büyük bir açık- lıkla ortaya koyduğu gibi; meydana gelen taze hava beslenmelerinin yangının geliş- me ve büyümesi üzerinde çok etkili oldu- ğunu da doğrulamaktadır. Hatta, öyle ki
boşluk ve açıklıkların boyut ve sayıları sabit bile tutulsa; hacim içindeki hava hareketleri her deney sırasında yine de değişmektedir; zira, bu durumda havanın tazelenmesine ve yer değiştirmesine hac inin içindeki çeşitli noktalarda meydana gelen ısı farklılıkları neden olmaktadır.
— Fakat, bu konuda yapılan deney ve edinilen bilgiler; sıcak gaz ve duman- ların dtşarı atılmaları; yani, hacmin bun- lardan temizlenme olanağının; en azından, taze hava beslenmeleri kadar önemli ol- duğunu da ortaya koymuştur.
— Örneğin, 1963 yılında Pariste; 21 katlı yeni bir binada girişilen bir seri yan- gın deneyi; duman konusunda ve özellik- le can kayıplarına neden olan ölümcül çevre ve hava koşullarının meydana gel- mesinde dumanın etki ve katkılarının sap- tanmasında gayet ilginç gözlem ve tes- bitlerin yapılmasına olanak tanınmıştır.
Sözkonusu deneyler; bina sakinleri açı- sından en büyük tehlikenin daha çok du- manın yüksek ısısı sonucu ortaya çıktığı- nı; karbon oksit zehirlenmeleri ile oksi- jen yönünden fakir ve az doymuş bir ha- vanın bunu daha da arttırdığını kanıtla- mıştır.
— Günümüzde tehlikeli olarak belir- lenmiş gaz ve bileşiklerin bazıları bo- ğucu; diğerleri ise tahrik edici (irritants) veya zehirleyicidirler. Boğucu gaz ve bi- leşiklerin başlıcaları; karbon monoksit (monoxyde de carbon) ile sianidrik asit- tir. (acide Cyanhydrique) Yanma işlemle- ri ve ısı nedeniyle meydana gelen kim- yasal ayrışımlar sonucu açığa çıkan tah- rik edici gaz ve bileşikler çok daha çe- şitlidir; ve özellikle nefes yolları üzerin- de bulunan sümük bezlerini etkileyerek bronş ve akçiğdr ödemlerine ve bazen de kanamalara yol açarlar.
— Küçük memeli hayvanlar üzerinde yapılan toksikolojik incelemeler; içlerin- de «hydrocarbures polycycliques» ler ile bugün için bilinen bazı «organophospho- res» bileşiklerinin yer aldığı ve yangın sı- rasında açığa çıkan uçucu zehirli yan fr.
rünlerin canlılarda ağır zehirlenmelere neden olduğunu açıkça ortaya koymuş-
— Bilindiği gibi, yangın başlangıçla- rı; maddi kayıplar yanısıra, «alarm» ve
«binayı boşaltma mühletine» bağlı olarak çok sayıda tehlikeyi de beraberinde ge- tirmektedir. Hele, günümüzde; çok sayı- da ve türde sentetik malzemelerin gide- rek artan bir hızla, mobilya, ev eşyası ve yapı bünyesine girmiş olması sorunun ö- nemini daha da arttırmıştır. Zira, «halo- gene» plastikler dışındaki sentetik mal- zemelerin yanına veya ısı nedeniyle mey- dana gelen kimyasal ayrışımları sonucu ortaya koydukları tehlikeler; fizyolojik açıdan geleneksel yapı malzemelerinin
oluşturduklarından farklı olmasalar bile;
bu malzemelerin yanma hızları daha bü- yük olduğundan açığa çıkardıkları ısı, du- man ve zehirli yan ürünler hem daha çok, hem de havanın oksijen yönünden fakir- leşmesi daha hızlı olmaktadır. Bugün;
fosfor, cntimuan ya da halojenler gibi katkılarla plastik malzemelerin yanmala- rını bir süre geciktirebilmek mümkündür;
fakat bu tür müdahaleler onların zehirli ve insan sağlığına zararlı yan ürünler neşretmelerini de kolaylaştırmaktadır.
— Bütün bunlar, sentetik malzeme- lerin yapıya girmesiyle yangınlarda diri halde kalınabilecek çevre koşullarının da- ha kısa sürede yitirildiğini göstermekte- dir.
— Özetlersek; bina yangınlarında insan hayatının kurtarılması ve can gü- venliğinin yeterince sağlanması yönünden girişilecek çaba ve araştırmaların en ak- la yakını; hernekadar, yukarıda da sözü- nü ettiğimiz gibi; yapı malzemelerinin kontrol ve sınırlandırılması ise de, alına- cak önlem ve düzenlemelerin bina proje- lendirme çalışmaları ile birlikte yürütül- mesi, tasarım kararlarının dışında tutul- maması; kanımızca, olumlu sonuçların te- mel gereğidir.
— Günümüzde gelişmiş veya geliş- mekte olsun her ülkede düne oranla hem kat adedi, hem de bina karmaşıklığı yö- nünden farklı bünye ve yapısal kuruluşla- ra sahip büyük bina toplulukları giderek şehir dokusuna daha çok girmeğe başla- mıştır. Bu durum hiç kuşkusuz, her yıl ölüm ve can kayıplarının daha da artması- na neden olmaktadır.
— Kısaca, sorunun çözümünde yan- gın güvenliği koşulları kadar bu güvenliği tehdit eden tehlikelerin de bilinmesi ge- rekir. Bu açıdan; duman çözümlenmesi zorunlu güçlüklerle dolu bir problem ola- rak karşımıza çıkmaktadır.
— Sonuç olarak diyebilirim ki; son günlerde meydana gelen ve kamu oyun- da zorunlu olarak güncellik kazanan yan- gın olayları nedeniyle ele aldığımız bu yazı, çözümlenmesi şart ve gerekli olan;
fakat, henüz ülkemizde sözü dahi edilemi- yen binalarda yangın güvenliği ve duman sorununa bir kere daha dikkati çekmekten öteye bir şey yapmasa dahi yine de ama- cına ulaşmış olacaktır.
İstanbul, 20.1.1976
W e r t h e i m
YÜRÜYEN
MERDİVENLERİ VE
YÜRÜYEN RAMPALARI
VfERTHEİM YÜRÜYEN MERDİVENLERİ
|Yeryüzünde. yürüyen merdiven ve rampaların geniş bir kullan- ma sahası vardır. Ancak bunların çoğu geniş korkuluk ve küpeşteleri ile kaba görünümdedirler. VVERTHEİM'in yeni dizaynında ise korkuluklar cam veya dolu ölüp normal-mer- diven korkulukları gibidir. Ayrıca birçok teknik özellik; tecrü- belerin ışığı altında değerlendirilerek, bu yeni dizaynda geliş- irilıiılştir.
ÖZELLİKLER :
t WERTHEİM tercihan cam körküiuklu orta taşıyıcısı olma- B 'yan tipleri tatbik etmektedir,
t WERTEİM ışık tertibatını küpeştenin altına yerleştirmiştir.
I WERTHEİM dolu korkuluklu tiplerde fırın boyalı saç. pas- lanmaz çelik veya eloksal alüminyum gibi dekoratif kap-
| lamalar kullanmaktadır.
9 VVERTHEİM yürüyen merdiven ve rampalarında kullanılan K kaynaklı kafes sistem, zincirsiz kompakt işletici; ses ve I . sallantıya karşı izole edilmiş olup, bakıma ihtiyaç gös- { termez,
VVERTHEİM yürüyen merdiven ve rampalarında hassas devir yapan zincirler kopmaya karşı 10 kat emniyetlidir.
VVERTHEİM kayma rayları çekme çelik profilden olup bakıma ihtiyaç göstermeyen bilya sistemlidir. Kayma halkaları ise sentetik lâstiklidir.
VVERTHEİM basma ve tarak plâkları kolayca değiştirile- bilir, tarak plâkları hassas ayara müsaittir.
VVERTHEİM fazla esnemeyen, dokusu sıkı, lâstik küpeşte-, ler kullanmaktadır.
MERKEZ VE İSTANBUL BAKIM SERVİSİ : Meclîsi Mchusan Caddesi 147 tülün Han Kal 3 Kabataş - İSTANBUL Tel: 49 28 45 (3 hat) — 49 58 34 (2 h!
ANKARA ŞUBESİ :
Soysal Han Kat 4 No. 41 - 43 Kızılay -1
İZMİR ŞUBESİ : Gazi Bulvarı 30,^ İZMİR ADANA TEMSİLCİLİĞİ :
GAZİANTEP TEMSİLCİLİĞİ : AR İNŞAAT . t/B ADANA
ARK. — 15