S u ltá n A b d ü la z iz G erq ek ten Intihar m i E tti?

Tarih kitaplarim izin son sayfalarm da yer alan kapkara sakalli padi§ahi hatirliyor m usunuz? §ekilsiz fesi, kara yagiz bedeni ve ha§in baki§lariyla, padi§ahtan gok pehlivana benzetirdim . Sanki güre§i yeni bitirmis, alelacele taknus takistirm is ve fotograf gek- tirm eye ko§mu§ gibi gelirdi.

in tih ar ettigini okudugum da inanam am i§tim . in tih ar etm eyi pehlivan duruslu delikanhya yaki§tiramami§tim. Hayata m eydan okuyan baki§larma da yaki§miyordu... Baki§lari ve duru§u, son- suzu ya§amak ister gibiydi. N eden sonra intihar etm edigini, te- kerine gom ak soktugu dü§m anlan tarafind an óldürüldügünü og- rendigim de hakli ciktigimi dü§ündüm .

D e g i§ im c ile r in D ü § m a n i Q o k O lu r

(^ózülme sürecine giren im paratorlugu yeniden insa etm ek igin qirpinan geng padi§ahin (32 yasm da atalarm in tah tin a <jikti)

K A y l T D t 5 I T A R i H i M i Z

dü§m am çoktu...

Dü§mandilar; çünkü denetim siz, kontrolsüz ve sahipsiz bir devleti soymak kolaydi. Hâlbuki Padiçah, devlete sahip çikiyor, devleti yeni kurum larla tam§tiriyor, Avrupa seyahati ile de bilgi- sini ve görgiisünii arttirm aya çaliçiyordu. Zaten çok iyi bir egitim almi§; son derece zeki, bilgili, üstelik çah§kan bir padiçahti. Gö- zünü budaktan sakinm az bir yapisi vardi. Bu yapisi yüzünden halk onu Yavuz Sultan Selim’e benzetir ve severdi.

Sultan Abdülaziz

Misir seyahati (1863), Misir fethi kadar etkili olmuçtu. Yavuz Sultan Selim’den bu yana padi§ah yüzünii görm eye hasret kalan M isirhlar, tekbirler ve alkislar eçliginde Sultan Abdülaziz’i bagir- larina bastilar. Ayrica ordu da onu seviyordu; çünkü hem çagm savunm a ihtiyaçlarina uygun biçimde yeni birlikler olusturuyor, hem de birlikleri m odern silahlarla donatiyordu.

Nizamiye, ihtiyat, redif ve m üstahfiz adiyla 700.000’i a§km askerî bir k u w e t hazirladi. Bunlarm top ve tüfek ihtiyaçlan için de m odern tesisler kurdurdu. Donanmayi da, Avrupa’dan aldigi krediler sayesinde m odernleslirm isti. Sultan Abdülaziz sayesinde Osm anli donanm asi, dünyam n sayili donanm alarind an biri

hali-S U L T A N A B D Q L A Z i z

ne gelmisti. Ayni borç param n bir kismiyla birkaç saray, kasr ve kö§k in§a etm esi ise h atalarm dan biridir.

Öteki icraatlarina gelince:

ilk posta pulu Sultan Abdülaziz zam anm da kullanildi. Siiveys Kanali açildi. Sahillere deniz fenerleri kondu. istanbul’da tram - vay içletilmeye baçlandi.

G alata Tüneli açildi ve içletilmeye baçlandi. Askerî Rüçtiye M ektepleri, Adliye Te§kilati ve Temyiz M ahkemesi kuruldu. itfa- iye Alayi te§kil edildi. Tibbiye, Mülkiye, O rm an ve M aden Mek­

tepleri in§a edildi. Sanayi m ektepleri ve sultanîler (liseler) açildi.

Yavuz Sultan Selim’den sonra padiçah yüzünü görmeye hasret kalan Misirlilar, tekbirler ve alki§lar e§liginde Sultan Abdülaziz'i bagirlarina bastilar.

Ahm ed Cevdet Pa§a baçkanligm da “Mecelle Cemiyeti” olu§tu- ruldu. Dünya ile irtibat saglandi. Bu çerçevede Fransa im parato- riçesi, Avusturya im paratoru ve iran §ahi, S ultan Abdülaziz’i zi- yaret için istanbul’a geldiler.

A v r u p a S e y a h a ti

Bu ziyaret, Fransa im paratoru Napolyon’u n 1867 yilinda Pa- ris’te açilan büyük bir sergiyi görm ek için davet etm esi üzerine gerçekleçti. Abdülaziz önce Fransa’ya gitti. O radan ingiltere, Belçika, Almanya ve A vusturya’ya ugradi. Nihayet M acaristan yoluyla m em leketine döndü.

Z am anm da Rumeli ve Girit’teki gayrim üslim halkm ayaklan- m alan devletin ba§ma büyük gâileler açmisti. Karadag, Sirp, Bulgar ve Girit isyanlari m em lekete önem li zararlar verdi.

Padiçah bunlarla ugraçirken, daha önce görevden aldigi Hü- seyin Avni Pasa, M ithat Pasa ve M ütercim Rüstü Pasa, Padiçahi tah ttan indirm ek üzere bir ihtilâl tezgähladilar... Önce Padi§ahi aciz gösterecek düzm ece kariçikliklar çikardilar. Padisahi gözden

K A y i T D I $ l T A R i H i M i Z

dü§ürm ek igin m iithis bir propaganda agi kurdular. ^e§itli iftira- lar attilar.

M e k te b -i H a r b iy y e A y a k la n iy o r

Mekteb-i Harbiyye’nin (Harp Okulu) üg yüz ögrencisini kan- d in p silahlandirarak ayaklandirdilar. Bunlarla ve Ta§ki§la’dan gelen taburlarla Dolmabahge Sarayi’ni ku§attilar. D onanm aya m ensup bazi zirhlilar ise deniz tarafim kontrol altina alrm§ti.

Takvim ler 30 Mayis 1876 tarihini gösteriyordu. Sabaha kar§i Sultan Abdülaziz ta h tta n indirildi. Kayikla Topkapi Sarayi’na gö- türülüp, Sultan III. Selim’in vaktiyle §ehit edildigi odaya hapse- dildi. Sonra Feriye Sarayi’na nakledildi.

Yerine V. M urad ta h ta gegirilmi§ti. Fakat sinir hastasiydi. Al- digi sorum lulugu ta§iyamiyor, gün gün hastaligi artiyordu. Hü- seyin Avni Pa§a, M ithat Pa§a ve kafadarlari korkm aya ba§lami§- lardi. Zira her gegen gün halk Sultan Abdülaziz’i özlüyordu. Ne- den ta h tta n indirildigine dair sorular ve hom urdanm alar ba§la- mi§ti.

ihtilälcileri kar§i ihtiläl korkusu sardi. Sultan Abdülaziz bir

§ekilde tek rar tah ta gegerse halleri h arap olacakti. H unhar bir plan yaptilar. A bdülaziz’i öldüreceklerdi.

Sultan Abdülaziz'i tahttan indirenler, bütün ihtilalciler gibi ihtilalden bir sürc sonra can derdine dü§tüler.

C a n D erd i

Her ihtilal kendi gocuklanm yer... Yine kural degism edi. Sul­

tan Abdülaziz’i ta h tta n indirenler, b ü tü n ihtilalciler gibi ihtiläl- den bir süre sonra can derdine dü§tüler. Halkin Sultan A bdüla­

ziz’i sevdigini biliyorlardi. Bazi askeri birlikler de ona bagliydi.

Ya bunlar el eie verip ayaklanir da tekrar Sultan Abdülaziz’i

tah-S U L T A N A B D Ü L A Z i z

ta cjikarirlarsa, ihtilälcilerin hali ne olurdu?

U ykulan kagti. R ahatlan, h u zu rlan kalm adi. Sultan Abdüla- ziz’den d aha kötü, daha korku dolu günler, geceler gegirmeye basladilar. Sonunda bir araya gelip yüreklerini sikan korkuyu iti- raf ettiler. Ve korkunq niyetlerini a^ikladilar:

“Bu adam sag kaldigi m üddetge bize uyku haram dir. O rtadan kaldinlm asi bizim gelecegimiz igin zaruridir.” (27 Mayis darbesi sonrasindaki g ib i)

B unlardan ilki Sultan Abdülaziz’in ikinci Mabeyincisi Fahri Bey’- di. Ekmegini yedigi efendisine ihanet etmi§, Hüseyin Avni Pa§a’- nm casusluguna kurulm u§tu.

Digerleri de zaten Sultan Abdülaziz’in beslem eleriydi. Ceza- yirli M ustafa Pehlivan, Yozgatli M ustafa Pehlivan CJavu§ ve Bo- yabath Haci M ehmed Pehlivan (Bunlar V. M urad’in §ehzadeli- ginde hizm etinde bulunm u§lardi). Feriye Sarayi M uhafiz Taburu Komutam Binbasi Necip Bey, m uavini, Kolagasi Ali Efendi, Kizla- ragasi Süleym an Aga, yardim cilari Reyhan ve Rakim Agalar d a

“yardim ci katillige” getirilmi§lerdi! Hepsi iri kiyim insanlardi.

Pehlivan padisahi, pehlivan katillere öldürteceklerdi.

C in a y e t G ü n ü : 4 H a z ir a n 1876

4 H aziran 1876 günüydü. Saat dokuzu gösteriyordu. Padisah Kur’an okuyordu. Yusuf Suresi’ne gelmisti. Katiller sessizce Sul­

tan Abdülaziz’in kapisina sokuldular. R eyhan ve Rakim Agalari kapida nöbet^i kaldi. Eski Padisahin ikinci Mabeyincisi Fahri Bey izin alip odaya girdi. Sultan Abdülaziz Fer’iye Sarayi’na getirildi- ginden beri Fahri Bey, özel hizm etine bakiyor, d aha dogrusu Hüseyin Avni Pa§a’ya dakika dakika Padi§ahin yaptiklarm i rapor etm ek üzere yakininda bulunuyordu.

K A y 1T D 1 5 1 T A R i H i M i Z

Önce hal hatir sordu. “Hamd olsun Yüce Rabbim e” diye ce- vap verdi Padi§ah, “Beterin beteri vardir.” Gözleri kapiya kayinca Cezayirli M ustafa Pehlivan’la Yozgatli Pehlivan M ustafa Qavu§’u fark etti. D urum u kavradi. Rengi atti. Fakat bir §ey söylem esine firsat kalm adan, ügü bir anda atilip bastirdilar. O sirada Boya- batli ve digerleri de odaya girdiler.

Boyabatli ile Cezayirli, padisahi dizlerine oturtu p girpinmasi- ni önlem eye gali§tilar. Fakat Padi§ah gok güglüydü. Zapt edem e- diler. G ögsünden hangerlediler. Fahri Bey, Sultan Abdülaziz’in kollarim arkadan tu ttu . Yozgatli Mustafa Pehlivan ise keskin bir hangerle padi§ahin bileklerini kesmeye ba§ladi. Olaya intihar sü- sü vereceklerdi. Ama higbir intiharda iki bilek birden kesilemez- di. Bilekleri kesilen eski Padisah, ikinci M abeyinci Fahri Bey’e son kez bakip m inldandr.

“§u kestirmeye kiydigin eller, iki gün önce sana kiymetli bir sedef tesbih hediye etmemi§ miydi?"

“§u kestirmeye kiydigin eller, iki gün önce sana kiymetli bir sedef tesbih hediye etmemi§ miydi?”

Kaderin hükm üne bakiniz ki, ba§ katili Fahri Bey’i kahveci gi- rakhgindan almi§, ikinci Mabeyincilik gibi sarayin en yüksek gö- revlerinden birine k adar yükseltmi§ti. D am arlarinda ileri geri i§- leyen hanger derinlere daldigi zam an eski Padi§ah dayanam adi.

Aciyla inledi: “Aman Allah’im!”

Cam, kam yla birlikte oluk oluk dam arlarin dan akip gitti. Ka- tiller korku dolu gözlerle son nefesini verm ek üzere olan koca Padi§aha baktilar. Sonra pencereden bahgeye giktilar. Kactilar.

Kapiya birakilan nöbetgiler de i§in bittigini anlayinca sivisti. Ko- ridora derin bir sessizlik häkim oldu.

N eden sonra Padi§ahin odasm in ö n ünden gegen saray hiz- m etk ärlan n d an Arziniyaz Kalfa odadan hiriltilar geldigini duy- du. Kapiyi zorladi; am a igerden sürgülenm i§ti. “Yeti§iiin!” diye

S U L T A N A B D Q L A Z t Z

bagirdi, “Efendimize bir h aller oldu.”

Koijup gelenler, kapiyi kirarak odaya girdiler. Sultan Abdüla- ziz’in kanlar iginde vücuduyla karsila§tilar. (Arziniyaz Kalfa ise

§u ilging bilgiyi de bize sunuyor: Sultan kanlar igindeydi. Sulta- nin yani basinda Kur’an-i Kerim agikti. Saldiri esnasinda Sultan, Yusuf Suresi’ni okuyordu.)

H enüz ölmemi§ti...

Fakat Hüseyin Avni Pa§a’m n kesin talim atini önceden almis olan bazi subaylar, son cirpinislarla titreyen vücudunu, kanlari aka aka ve äd eta sürükleye sürükleye saray karakolunun kahve ocagina ta§idilar. Bir sedire uzattilar. Hälä sag olan eski Padisalu kurtarm ak igin killarin bile kipirdatm iyorlardi.

Tarih bu korkung cinayete §ahitti. Ve sebep olan lan asla unutm ayacaktir. Bir süre sonra Serasker (Savunm a Bakam) H ü­

seyin Avni Pa§a gikageldi. Eski bir pencere perdesini koparip Pa- di§ahin ü stüne örterken Padi§ah son kez gözlerini agti. §eytanm yüzüne bakar gibi Avni Pa§a’nm yüzüne bakti. Bakislari camla§ti, donulda§ti, kurudu... M ithat Pa§a gibi diktatörler olayi örtbas ettiler. Daha sonra kuru- lan Yildiz M ahkemesi’nde yargilanm ak üzere izm ir’den alinip is- tanbul’a getirilen M ithat Pa§a §öyle diyecekti:

“Ne^redilcn raporu okudum . M erhum un (Sultan Abdülaziz’in) intihar ettigine pek ihtim al verm edim . Ama diger vekiller (ba- kanlar) ses gikarmadigi igin ben de sustum .”

Yildiz M ahkemesi’nde diger yardakgilanyla birlikte suglu bu- lunup -zaten gogu itiraf etti- ölüm cezasina garptinlacak, ancak

K A y 1 T D 1 5 1 T A R i H i M i Z

Sultan II. Abdülham id’in affina ugrayip sürgünle pagayi kurtara- cakti.

Tarih susmaz. Sultan Abdülaziz’in öldürüldügü, Yildiz Mah- kem esi’nde kesinlik kazanm i§ken resmi tarih, siyasi sebepler yü- zünden -Hüseyin Avni Pa§a, M ithat Pa§a gibilerini korum ak igin- intihar ihtim alini savundu. Yildiz M ahkem esi’ni “kanun di§i” ilän ettiler. Ba§ka gareleri yoktu. (Jünkü bu m ahkem eyi kabul etm ek dem ek, hükm ünü de kabul etm ek dem ekti. H ükm ünü kabul et­

m ek ise, M ithat Pa§a’m n katil oldugunu kabul m anasina gelirdi.

Oysa resmi tarih M ithat Pa§a’yi “büyük bir devlet adam i” sayi- yordu.

Sultan II. A bdülham id’i yerin dibine gegirmek igin ona kar§i olan herkesi “büyük” ilän etm ek bir zam anlarin kötü bir ah§kan- ligi, gergek di§i, tarih di§i saplantisiydi. Sultan II. A bdülham id’i gok hakli oldugu konularda bile suglamak, Cum huriyet devrinin uzun süre m odasi halinde ya§adi. Özel sohbetlerinde S ultan II.

A bdülham id’i takdir eden bazi tarihgiler, yazilarm da sürekli ten- kit ettiler.

Sultan Abdülaziz’in cenazesini S ultanahm ed Camii §eyhi Öm er Efendi yikadi. Ve Sultan M ahm ud türbesine defnedildi.

On B i r i n c i B ö l ü m

SULTAN II. ABDÜLHAMÍD

S u lta n 11. A b d ü lh a m id /\U s iI Bir P ad i§ah ti?

AZARIMDA O “ifrat” ile “tefrit” arasinda kalmi§, talihsiz bir Padi§ahtir... Bir ta ra f ona “Ulu H akan” derken bir ta-ra f “Kan dökücü” anlam inda “Kizil S ultan” demi§, “Dik­

tato r Padi§ah”, “§efkatli S ultan”, “C ennetm ekän”, “Katil H an”

gibi zitliklarla tanim lanm i§tir.

Yeryüzünde bu k adar ug, birbirine bu k adar zit ifadelerle am- lan ba§ka bir hiiküm dar var mi, bilmiyorum . Kendi gergeginden kopardik... Sagcimiz solcum uz, dindarim iz laikimizle Sultan Ab- diilham id’i kendi gergeginden kopanp aslinda hem ona, hem de tarihe zulm ediyoruz.

Öncelikle kabul etm ek gerekir ki, o bir hüküm dardir,. Bu özelligiyle de bir siyaset adam idir... Siyaset adam larm i siyasi davram §lariyla degerlendirm ek läzimdir; onu dini y ahut ideolo- jik yakla§im larla gözmeye galismak, dogru olm asa gerektir.

A bdülham id’in siyasi yetenegi ile §ahsi feraseti, nihayet ittihad ve Terakki cuntacilarinm acem i ellerine gegen A nadolu’nun te- peden tirnaga sarsilm asi ile Balkanlarm ve O rtadogu’n un o hizla kaybedilm esinde saklidir.

K A y I T D 1 § ! T A R i H i M i Z

Osm anli Meclis-i M ebusanm da Yahudilerin temsilcisi olarak bulunan ve Osm anli’m n koklerini yolm akla me§gul olan E m anu­

el Karasso, ittihatgilarm onderlerini ispanyol Mason Locasi’na kaydettirip m ason yapmi§, boylece Osmanli yonetim i farkm da olm adan m asonlarm kontroliine ge<jmi§tir.

Sunu soyleyebiliriz ki, Sultan A bdiilham id’den sonra geli§en hizli goku§, ittihad ve Terakki’nin gafleti ile azinliklarin ihaneti sonucunda gergekle§mi§tir.

Sultan II. Abdulham id

" K izil S u lta n " mi/ " C e n n e tm e k a n " mi?

Bu geli§m elerden de anla§ilacagi gibi, Sultan II. Abdulham id, bize ogretilenin aksine, son derece ileri goru§lii, ba§anh ve va- tansever bir Padisahti... Tarih boyunca h er tiirlii gikar (¿atismasi- m n odagm i teskil eden O rtadogu’yu tam otuz iic sene sulh ve stikun iginde yonetm e m ahareti, bize bunu soyliiyor.

Z aten bu yiizden, Filistin iistiine dini, milli ve ekonom ik iitopyalari olan Yahudilerle “Biiyiik Erm enistan” riiyasi goren

S U L T A N 1 1 . A B D Ü L H A M i D

Erm enilerin ve onlara yandas Batili devletlerin hi§mina ugradi.

Ona “Kan dökiicü”, h a tta “Kan emici” anlam inda “Kizil Sultan”

dediler.

Hälbuki o, jartlar geregi “m üstebit” am a “mü§fik”ti.

Otuz üg sene süren padi§ahligi §efkatinin delili olarak tarihin tescili altindadir. Ki, otuz üg senede sadece üg d ort adi suglunun

ingiltere ve Rusya bazi vilayetlerde (“Vilayat-i Sitte” denilen ve o dönem in idari h aritasina göre Erzurum , Van, Bitlis, Diyar-i Bekir, [Diyarbakir] M am üretü’l-Aziz [Elazig], H arput ve Si- vas’tan olu§an, [bugünkü idari yapiya göre Erzincan, Agn, Hak- käri, Mu§, Siirt, M ardin, Malatya, Bingöl, Amasya, Tokat illeri diger illere eklenecek] neredeyse A nadolu’m uzun yarisim te§kil eden topraklarm da) “azm lik” olarak ya§ayan Erm enilere “kültü- rel özerklik” verilmesini, bu konuda Osmanli Devleti’nin bir “is- lahat program i” düzenlem esini istiyorlardi.

Bu teklifle h uzuruna gikan Almanya elgisine kar§i Sultan Abdülham id: “Erm eniler higbir vilayette ekseriyeti teskil etm i- yorlar” diye kükredikten sonra, varligini ortaya koyuyor, cümle- sini §öyle bitiriyordu: “§arki (Dogu A nadolu’yu) m uhtariyete (bagim sizhga) götürecek böyle bir lslahati kabul etm ektense, ölmeyi tercih ederim !”

is bu cevap, “Büyük Erm enistan” rüyasi görenlerle, yürekleri Yahudilerden yana v u ra n la n n gözünde, Abdülham id H an’i,

“Ki-K A y 1 T D1 5 1 T A R Í H i M i Z

zil S ultán” yapiverdi.

ͧin iginde bir de “Yahudi Cephesi” var...

M acar asüli Avusturya vatanda§i gazeteci Theodor Herzl, ideolojisi “Siyonizm” oían, irkgi bir Yahudi devleti kurm ak isti- yordu. Ama gok para lázimdi.

Yahudi zenginlerinden para toplayarak once “Millí Yahudi Bankasi”m kurdu. Banka yeteri kadar zenginle§ince de, Sultán II.

A bdülham id’i ziyaret etti. Filistin’i Yahudilere verm esi halinde Osmanli Devleti’nin tüm di§ borglanm n kendileri tarafm dan odenecegini sóyledi. Sultán Abdülham id ofkeyle ayaga ñrladi ve

§óyle kükredi: “D ünyanm bü tü n altinlanni verseniz, m em leketi- min bir kan§ topragim satm am !”

Theodor Herzl

Bu §ahane cevap üzerine Yahudiler de koroya katilip, Sultan Abdülham id H an’a “Kizil S ultan” dem eye ba§laddar. Abdülham id H an’d an Filistin’i isteyen Yahudi heyetin i^inde Em anuel Karasso isimli Selanik milletvekili de vardi. Padisahin verdigi cevabi hig- bir zam an hazm etm edi. O nu tah ttan indirm ek igin ge§itli oyunlar tezgáhladi. Nihayet bunu ba§ardi. Bu kez, ta h tta n indirildigini Padisaha teblig etm eye giden heyetin iginde idi. Abdülham id Han, Em anuel Karasso’yu gorünce: “T ah ttan indirildigimizi an- ladik da, bunun aram zda ne aradigim anlayam adik” diye aci aci sitem etti.

S U L T A N 11. A B D U L H A M i D

I. M e § r u tiy e t

O sm anh tarihinde 23 Aralik 1876’d an 13 Çubat 1878’e kadar geçen síire I. Meçrutiyet, 23 Tem m uz 1908’den 16 Mart 1920’ye kadar geçen sûre ise II. M e§rutiyet dönem leri olarak anilir.

Sultan II. Abdülham id ta h ta geçtikten kisa bir süre sonra, 10 Eylül 1876’da okunan Cülús-i Hatt-i H iim ayun’uyla Kanun-i Esa- si’nin hazirlanm asi için M ithat Pa§a baçkanligm da bir komisyon te§ekkül ettirildi. M idhat Pa§a ingiltere’ye hayrandi. Osmanli Devleti’ni ingiltere’ye benzetm ek için m e§rutiyet istiyordu.

Ayrica bir de ölünceye kadar sadrazam kalm ak gibi bir ihtira- si vardi. 19 M art 1877’de Meclis-i M ebusan, Sultan Abdülham id tarafm dan büyük bir m erasim le açildi. I. M eçrutiyet’in Osm anh parlam entosunda, ana dili Türkçe oían m illetvekili sayisi yüzde

K A y 1 T D 1 § 1 T A R i H i M i Z

elliyi bulm uyordu. Rum, Bulgar, Romen, Ermeni, Yahudi, Sirp gibi gayrimüslim milletvekilleri oldugu gibi, M üslüm an fakat Türk olm ayan ayrilikgi m illetvekilleri de vardi. B unlardan Erm e­

ni Patrigi Narses, Rus fa r in a ba§vurarak Dogu A nadolu’da ba- gimsiz bir Erm enistan Devleti’nin kurulm asi igin yardim yapil- masim isteyebiliyordu. Türk milletvekilleri de m üsbet bir icraat ortaya koyam iyorlardi.

B unun üzerine II. Abdülham id Han, 13 §ubat 1878’de Meclis- i M ebusan’i süresiz olarak tatil etti. Böylece, I. M ejrutiyet 1 yil 1 ay 21 gün sürmü§ oldu.

Osmanli parlamentosunda, ana dili Türkge olan milletvekili sayisi yüzde elliyi

bulmuyordu.

22 S e n e S o n ra

Birinci Meclis-i M ebusan’in dagitilm asim n (13 §ubat 1878) üstü nden yirmi iki sene gegmi§tir... Bu süre iginde Sultan II.

Abdülham id yirmi iki seneden beri iktidardadir ve m utlak häkim durum undadir. Halk m em nundur. Ülke tek rar “Tek Adam ” yöne- tim ine gegmi§tir. Basin yeniden sansür edilm eye ba§lanmi§, hür- riyetler sm irlandinlm i§tir.

Buna kar§ilik yiyecek sikintisi yoktur, okulla§ma hizlanmi§tir, rejim tüm üyle kansiz ve ädildir, bolluk bereket m evcuttur... Bu yüzden de halk Sultan Abdülham id’i sevm ekte, yönetim inden büyük ölciide m em nuniyet duym aktadir. Esasen, Osmanli yöne- tim i genelde ädil oldugu igin, halk higbir isyam n iginde olmami§- tir. Fakat en ba§ta Harbiye ve tip talebeleri olm ak üzere, aydm züm re Abdülham id yönetim inden m em un degildir. Bu havada M akedonya isyam gikti. (1902).

M akedonya isyam Sultan II. A bdülham id’in prestijini ciddi bi- gimde sarsti. Viläyat-i Seläse füg viläyet] denilen Selanik, Ma- nastir ve m erkezi Üsküp olan Kosova’da Bulgar getecilerinin

ba§-S U L T A N I I . A B D ü L H A M i D

lattigi isyan hareketi kisa sürede Balkanlar’a siçradi... isyan bas- tin ld i am a Bulgarlar, gerillâ savaçini yer yer araliksiz sürdiirdii- ler. Kendi dinlerinden, kendi kanlarm dan olanlara bile zulmedi- yorlardi. Çeteciler, büyük Avrupa devletleri ve Rus Çarligi tara- findan destekleniyor, B ulgaristan’a bagim sizlik verm esi için Ba- biâli sikiçtinliyordu.

II. Abdülham id D önem i’nde O sm anli Devleti

Ayrica íngiltere ve Fransa, O rtadogu üstündeki em ellerini gerçeklestirm ek için O rtadogu’yu sürekli kariçtiriyorlar, arka ar- kaya felaket senaryolan yaziyorlardi. Padisah kendi rizasiyla m em leketi m eçruti bir idareye kavusturm ali, m eçrutiyete “yum u-

§ak ini§” yapmaliydi. Aksi takdirde gene m esrutiyete geçilecek, am a kargasa içinde olacagm dan hem toplum , hem de kurum lar zarar görecekti.

K A y I T D I § I T A R i H i M i Z

P a d i§ a h in A n a y a s a K o m isy o n u

Once sarayda bir kom isyon kurup diinyam n hem en hem en biitiin anayasalanm Tiirkgeye terciim e ettirdi. M illetinin m addi ve m anevi yapisina uygun bir anayasa yapip ilan etm eye hazir- lam yordu (Yilmaz O ztuna Tarihi, c.7, s.2 1 1)...

12 H aziran 1908’de Binba§i Enver Bey, ihtilali baslatm ak iizere Selanik’i terk ederek daglara gekildi. Kolagasi Niyazi Bey ise ondan iig giin sonra 15 H aziran’da 150 ki§ilik ta ra fta n ile onu M anastir’dan takip etti.

Sultan Abdiilhamid tarafindan ihtilali bastirm ak iizere olaga- niistii yetkilerle gorevlendirilen Arnavut §emsi Pa§a, 24 H azi­

ra n ’da Selanik’te postane oniinde Tegm en Atif tarafindan, herke- sin gozii oniinde tabanca ile oldiiriildii. B undan kisa bir siire sonra da, M anastir’daki Ordu Komutani Mii§ir (Mare§al) Osm an Pa§a, yine ittihatgilar tarafindan daga kaldinldi.

31 AAart O la y i v e 11. A A e§rutiyet

Bu karga§anm sonunda “31 M art Olayi” olarak tarihe gegen korkung kaos ya§andi. Bu kaosun ortasm dan da II. Me$rutiyet dogdu (23 Tem m uz 1908). Abdiilhamid, gittikcje biiyiiyen ve on- lenem eyen bu silahli ayaklanm a kar§isinda kirk giin kadar daya- nabilmi§ti. 24 Tem m uz 1908’de II. M e§rutiyet’in ilanim kabul etm ek zorunda kaldi.

Bu karga§anm sonunda “31 M art Olayi” olarak tarihe gegen korkung kaos ya§andi. Bu kaosun ortasm dan da II. Me$rutiyet dogdu (23 Tem m uz 1908). Abdiilhamid, gittikcje biiyiiyen ve on- lenem eyen bu silahli ayaklanm a kar§isinda kirk giin kadar daya- nabilmi§ti. 24 Tem m uz 1908’de II. M e§rutiyet’in ilanim kabul etm ek zorunda kaldi.

Belgede kayitdi i Yayin Yönetmeni Editor Sayfa Düzeni Kapak ISBN Yayinci Sertifika No Matbaa Sertifika No Baski Tarihi Baski Cilt (sayfa 141-159)