Padiçahlar çok evlilik yapm aya bir bakim a m ecburdular.

Çünkü devlet sürekli sava§ halindeydi. Bu durum da, babalariyla savaçlara katilan çehzadelerden kaçinm sag kalacagi bilinemez- di. Üstelik sik sik salgin hastalik çikar, bazi §ehzadeler de bu §e- kilde ölürdü. Bu bakim dan padiçah, m üm kün oldugu kadar çok erkek çocuk sahibi olm ak zorundaydi. Yoksa Osmanli tahti vâris- siz kalabilirdi.

Batili yazarlar, özellikle de rom ancilar bunlari bilm eden, ger- çekleri ise tam am en görm ezden gelerek çalakalem “biz”i yazi- yorlar. Gençlerimiz de sôzde tarihlerini “rom an tad in d a” ôgrenip m utlu oluyor. Bu yüzden Avrupali rom ancilarm kalem inden çik- mi§ hayalî harem hikâyeleri Avrupa’dan çok bizde revaç buluyor, bizde çok okunuyor. Oysa bu tü r kitaplar hiçbir gerçek kaynaga dayanm iyor. Birakmiz kaynagi bu yazarlarin çogu gerçek harem i gôrm em içler bile.

Vaktiyle istanbul’a gelen Batili gezginlerden bazilan görmele- ri m üm kün olm ayan harem i kendi entrikaci ruhlarinm yansim asi çeklinde anlatm iç, yüzlerce yil sonra onlarin to ru n lan , dedeleri- nin hayalhanelerinden uydurduklari tasvirleri esas alarak Os- m anli sarayi ve harem hayati hakkinda uyduruk rom anlar yaz- m anlarda ve çizdikleri tablolarda dedelerim izi kötüleyerek dede- lerinin vaktiyle yedigi m e§hur “Osmanli tokadi”m n acisim çikan- yorlar, peki am a “bizim kiler”e ne oluyor? N eden onlarin can alip can vererek yirmi iki milyon kilom etrekare yüzôlçüm lü dünyanm en büyük im paratorlugundan arta kalan topraklarda yaçadiklan halde, intikam sevdasina dü§mü§ Osmanli düçm am yabancilarla aym paralelde kalem oynatiyorlar?

Yaziklar olsun!

K A y I T D I § I T A R i H i M i Z

H a re m H a y a t i

Ôncelikle de en fazla istism ar ettikleri konu, harem ... H arem hayati hakkinda hiçbir inceleme yapmami§ ko§e yazarlan, harem kaynakli olarak tüm O sm anh’yi açagilayip incitiyor; sekiz seneye seksen senelik icraati sigdiran Yavuz Padiçah dâhil, neredeyse bü tü n Osmanli padiçahlarim “seks m anyagi bir igrençlik abidesi”

gibi gosteriyorlar! Padi§ah, cam istedikçe harem e dalar, karpuz seçer gibi cariye seçer, hevesini aldiktan sonra da d ef edermi§!..

Hadim agalan ile cariyeler harem de a§k ya§arlarmi§!..

Bu iddialar, saçm a sapanligi zirveye çikarm ak diçinda, tarihçi için bir anlam ifade etm iyor. Çünkü ne bôyle bir padiçah var, ne bôyle bir harem agasi ya da cariye var, ne de bôyle bir harem !..

Uydur uydur yaz!

Bir kere harem de “zina” denen illetin “z”sinden sôz edilm esi im kânsizdir! Çünkü kam era sistem inden d ah a güçlü bir “Harem gôzetim i” vardir. Bir yandan ak agalar, bir yandan kara agalar, bir yandan valide sultanm , bir yanda kadin sultanm gôzcüleri;

ôte yandan gôzdelerin ve ikballerin gôzetim i hiçbir çeyi gizli bi- rakm az... Yani istense bile harem de zina yapm am n im kâm yok- tur.

Ayrica da harem hayatina islâm ’in ru h u hâkim dir. Duvarlar âyetlerle bezelidir. Hadim ag alan ve cariyeler baçta olm ak üzere harem halki dinî kurallara sim siki baglidir. O kadar ki, kendile- rini padiçaha bile gôsterm ezler.

Zaten harem deki cariyelerin tek içi seçilene kadar padiçah için hazirlanm ak ve bu yolda m ücadele verm ek degildir. Bazilan musiki ile, bazilan oya ile, bazilan resim le, bazilan m utfak içle- riyle, temizlikle meçgul olm akta, b azilan da harem halkina hiz- m et etm ektedir.

H a r e m d e Kaç C a r i y e Vardi?

H arem deki cariyelerin tek i§i padiçah için hazirlanm aktan ibaret degildi... B azilan musiki ile, bazilan oya ile, b azilan

re-S A R A y V E H A R E M

simle, b azilan m utfak i§leriyle, temizlikle me§gul olur, bazilan da harem halkina hizm et ederdi.

Padi§ahlar islam hukukuna góre ya§arlardi. Yani hü r olsun, kole olsun aym anda sadece d ó rt kadina nikáh kiyabilirlerdi. “is- tifra§ hakki”na (cariyeler üzerine tasarru f hakki) dayanarak da cariye sahibi olabilirlerdi.

Tarihgiler hiqbir cariyede bu konuda isteksizlik górülm edigini yaziyor. Qünkü “padi§ahm kadini” olmak, gelecegin padi§ahina

“an n e” olm ak gibi ^ok büyük bir §eref ve im tiyaz saghyordu.

Qünkü o takdirde bütün ikbal yollari agliyordu .

Hepsinin i<;inde padi§ahtan bir gocuk dünyaya getirip, “Kadin Efendi”likten “Valide Sultan”liga kadar giden tüm “ikbal” yolla- rim agma hayali vardi.

H arem hayati konusunda detayli bir qali§ma yapan Prof. Dr.

Ahmed Akgündüz §óyle diyor:

“H arem de gayri me§ru eglencelerin yapilm a imkám var, bu m üm kün; am a harem gayrime§ru b arla n an d iran bir m ekan

de-K A y I T D I 5 I T A R i H i M i Z

gildir. Gayrimeçru eglencelerin yapildigi iddia edilen H ünkär So- fasi’n d a b u n lan n yapilmiç olmasi im kânsizdir, çünkü duvarlar ayet ve hadislerle bezelidir. Bu salon, padi§ahm aile efradiyla bir araya geldigi, hep b eraber meçru dairede eglendikleri m ekändir.

Anorm al olan, zinadir. Ben o yoktur diyorum . Abartm a diyenler aksini ispat etsin.”

Eçcinsellik id d ialan ise külliyen yalandir! Bu konuda, “istedi- gi an endam i, boyu-posu, gözünün rengiyle b ütü n dünya güzel- leri önünd e ve me§ru dairede em rinde olan bir padi§ah niye gay- ri me§ru daireye girsin?” diyen Nihad Sami Banarli hocam a ta- mam iyla katiliyorum.

H arem deki cariye sayisina gelince... Dönern dönem degiçiklik arzetti ise de hiçbir dönem de sayilarx yerli ve yabanci kimi tarih spekülatörlerinin iddia ettigi kadar d a k ab a n k olm adi. Cariyele- rin en kalabalik dönem i Sultan I. M ahm ud dönem idir ki, o d ö ­ nem de bile sayilan 360 civarm dadir. Ama b u n lan n üç yüzden fazlasi “B erberusta”, “Çamaçirci”, “Kahveci”, “Bahçivan”, “Ha- m am ci” gibi isimler alan, çogunlugu ya§li ve güzel olm ayan ma- a§h hizm etçilerdir. Çünkü harem de erkek hizm etçi çaliçamazdi.

Aym dönem lerde, Avrupa saraylarindaki “hizm etli” sayisi ile Beyaz Saray’dakini karçilaçtirabilirsiniz.

Y e d i n c i B o l u m

Belgede kayitdi i Yayin Yönetmeni Editor Sayfa Düzeni Kapak ISBN Yayinci Sertifika No Matbaa Sertifika No Baski Tarihi Baski Cilt (sayfa 105-109)