N e den B a zi § e h z a d e le r K atledildi?

ÁDÍSELER, GE(¡TTÍKLERÍ ve tarihí §ahsiyetler de ya§adikla-ri zam an ve zem indeki §artlardan ayya§adikla-ri olarak eie alimr-sa; büyük h atala ra dü§mek kagm ilmazdir. Bu sebeple h er §eyi, yeri ve zam anini göz önünde tu ta ra k degerlendirm ek gerekiyor. Osmanli tarihine ideolojik yakla§imlarla, karde§ katli tatbikatini hem en h u n h arh k ve vah§ilik, en azindan egoizm ola­

rak vasiflandirm ak, meseleyi izah etm ekten qok uzaktir.

Nitekim karde§ katlini sevimsiz ve h a tta gayrime§ru görm ekle beraber, Osm anli Devleti’nin bekasi bakim indan faydali bulanlar da goktur. Qünkü devletin dirligi ve m illetin birligi iqin büyük bir fedakärhk yaparak, aci receteyi kendisi igmi§; cigerparelerini fe- da etmi§tir.

600 yillik Osmanli tarihi boyunca be§i 14. yüzyilda, sekizi 15.

yüzyilda, kirk ikisi 16. yüzyilda, be§i 17. yüzyilda ve biri de 18.

yüzyilda olm ak üzere 61 §ehzade katledilmi§tir. B unlardan 22 tanesi bilfiil isyan ettigi icjin öldürülm ü§tür. Digerleri de ekseriya Fatih K anunnäm esi’ni takib eden 150 yil iginde tatbik edilmi§tir.

1603 yilinda padi§ah olan Sultan I. Ahmed karde§lerini

öl-K A y I T D I 5 1 T A R i H i M i Z

diirm eye liizum gorm edi ve 1617’de vefatindan sonra, ogullan bulundugu halde, bunlar ya§ga kugiik oldugundan karde§i Sul­

tan I. M ustafa tah ta gegti. Boylece ilk defa bir padi§ahin yerine oglu degil, karde§i ge^iyordu. Bu fiilen Osm anli veraset telakki- sinin degi§mesi dem ekti. Qiinkii O sm anlilarda o zam ana kadar m uayyen bir veraset prensibi olm am akla beraber, tah ta hep on- ceki padi§ahin oglu gegerdi.

Veraset usuliinun fiilen degi§tigi on yedinci asirdan itibaren §ehzade idamlarina neredeyse pek rastlanmaz.

Sultan I. Ahm ed’den sonra, hanedam n en yaslismin hukiim- d ar oldugu “seniorat usulii”ne ge^ilmi§; bu tarih ten itibaren seh- zade katli de tavsami§tir. Artik §ehzadeler sancaga gikarilmama- ya, sarayda oturup ta h ta gegme siralarm i beklem eye ba§ladi.

Sultan IV. M ehm ed’den sonra ise (1687) padi§ahin ya§<ja biiyiik oglu bulundugu halde ta h ta karde§i gegti ve artik resm en hane- dam n en ya§li m ensubu padi§ah olm aya ba§ladi.

V eraset usuliinun fiilen degi§tigi 17. yiizyildan itibaren §ehza- de idam larina neredeyse pek rastlanm az. Bu usul 1876 tarihli Kanun-i Esasi’de de formiile edildi. Bir ara Sultan Abdiilaziz ve daha sonra Sultan II. Abdiilham id bu usulii degistirerek tah ta geng ve dinam ik kim selerin gegmesini saglam ak m aksadiyla es- kiden oldugu iizere ve Avrupa haned an lan n d ak i gibi babadan ogula intikal eden bir veraset usulii kurm ak istedilerse de muvaf- fak olam adilar.

F a tih K a n u n n a m esi O n c e s in d e § e h z a d e Isy a n la n

Once am casi D iindar Bey, Osm an Gazi’ye isyan etm istir (1298)...

Savci Bey, babasi Sultan I. M urad’a isyan etm i§tir (1385)...

A nadolu’da Tim ur istilasiyla ba§layan F etret Devri’nde (1402)

J E H Z A D E L E R Í N K A T L i

Yildirim Bayezid’in dort oglu arasinda ba§ gösteren m ücadelede binlerce m azlum un kam akmi§, bu yüzden Bizans’a nice tavizler verilmi§, d ah a once alinmi¡¡ bazi topraklar iade edilmi§tir.

Musa Qelebi bir ara istanbul’u siki ¡¿ekilde m uhasara etmi§- ken, karde§inin (M ehmed Qelebi) ordusuyla üzerine gelmesi yü- zünden m ecburen m uhasarayi kaldirmis, dah a sonra Bizans’a älet oían Yildirim ogullarm dan M ustafa Bey (nam -i diger Düz- mece M ustafa) isyanlanyla devlet yeni bir fetretle yüz yüze gel- mi§tir...

Nihayet Fatih’in babasi II. M urad zam am nda padi§ahin kar- de§i §ehzade M ustafa (Düzmece M ustafa’d an ayirt edilebilmesi igin tarihlerim iz bu §ehzadeyi “Kügük M ustafa” olarak yazar) Bi- zans, Germ iyan ve K aram an ki§kirtm alan sonucu ayaklanmi§, bu nun üzerine Sultan II. M urad tipki Musa Qelebi gibi, istanbul m uhasarasm i kaldirarak kügük karde§inin ü stüne yürüm ek du- rum unda kalmi§tir (1423).

Bu akibetleri degerlendiren Fatih, §ehzade isyanlarinda kitle- sel katliam lar ya§anmam asi, yani daha fazla kan dökülm em esi igin, devrin älim lerinden fetva alarak m e§hur “K anunnám e”sini yapmi§tir...

Y a v u z P ad i§ah v e Korkud B ey

Yavuz Sultan Selim babasim yikip padi§ah olduktan sonra gok sevdigi karde§i Korkud’u katletmemi§, M anisa’ya vali gön- derm istir. Korkud Bey ñkihta h a tin sayihr bir alimdi. Yavuz’un istedigi de ilimle irfanla ugra§masiydi. Kiyamamisti. Bu arad a m erkezden eski padisaha m ensup bazi vezirler ve askerler Korkud Bey’e m ektuplar yazarak kendisini padi§ah görm ek iste- diklerini, b u nun icin §artlarm hazir oldugunu bildirdiler.

Bu teklife m üsbet cevap vermek, üstelik padi§ah oldugunda m aa§lanm arttiracagim va’detm ek talihsizligine dü§en §ehzade Korkud’un m ektubu Yavuz Sultan Selim’in eline gegti. Aym za- m anda hukuk bilgisiyle m e§hur oían §ehzade, hädiseyi inkár

K A y 1T D I 5 I T A R i H i M i Z

edem edi ve bu onun sonu oldu (1513). Yavuz, biraz ofkeli, biraz da hiizunlii bir sesle, gevresindekilere §oyle yakiniyor:

“Ben bu saltanati, iim m ete hizm et igiin pederiim iin elinden aldum ve islah-1 alem (insanlarin lslahi ile m utlulugu) ugrun a bi- ra d er ve biraderzadelerim i (karde§lerimi ve Qocuklanm) feda ey- lediim ... Ben uykulanm i, ra h at ve h uzurum u terk ile din-i miibi- nin te ’yidine ugra§iyorum. Eger islami ihya etm ek (geli§tirmek, hayata geqirmek, ya§amak ve ya^atmak) m aksudunuz (istegimiz, niyetiniz) degilse, beniim de nefs-iil em irde saltanata kat’a heve- sum yoktur. (Eger bu yoldan hedefe gidem eyeceksem, sizin de boyle bir am aciniz bulunm uyorsa, padi§ahlikta goziim yok tu r)”

Y avu z Sultan Selim

Son devir islam -Osm anli hukuk^usu Ali Him m et Berki (v.

1976) gibi bazi zatlar, bu kanunnam enin sahte oldugunu, boyle bir m addenin bulunm adigini ileri surmii§se de; zam anim izda il- mi gevrelerde bu kanunnam enin sahte olm adigi kanaati hakim- dir. Fransiz dii§uniir Fernand G renard’in da dedigi gibi, “Osman- li Devleti, giicunii devam hligindan alir.” Yani uzun soluklu

olu-5 E H Z A D E L E I U N K A T L i

§unu, hig bölünm eden yürüm esine borgludur.

IV . M u r a d v e " A g a la r S a lta n a ti"

Osm anli tarihinde sikga rastlanan isyanlarda, sözgeli§i Sultan IV. M urad zam anindakilerde, askerin §ehzadeleri tah ta gikar- m akla padi§ahi teh d it ettigi de bir vakiadir. Bir ba§ka deyi§le bi­

nare §ehzadeler, isyanlarda parm aklan olm asa bile sadece varlik- lanyla devletin ve m illetin em niyetini teh d it ed en potansiyel bir tehlike te§kil etmi§tir.

Kanuni Sultan Süleym an zam aninda Türkiye’de bulunan Avusturya elgisi Busbecq, bu padi§ahin oglu §ehzade M usta- fa’dan (1553) bahsederken, diyorki:

“Türk padi§ahlannin oglu olm ak büyük bir talihsizlige dü§- m ek dem ekti. C^ünkü bun lard an birisi ta h ta qikinca digerleri ölüm e hazirlanm aliydi. Bu da bilhassa yenigerilerin durum uyla ilgilidir. Qünkü padi§ahm h ayatta bir karde§i varsa, bu askerlerin padi§ahtan istekleri hig sona erm ez. Diledikleri §ey kabul edil- mezse, ‘Allah karde§ini eksik etm esin!’ diye bagn§irlar. Bu, onu tah ta getirm ek istediklerini anlatm ak igindir”.

Tarihteki hädiseler, Osm anli halkim n h an e d an a eski Türk ge- leneginden kaynaklanan bir sadäkatle bagli oldugunu göster- m ektedir. Oyle ki, ta h t üzerinde hak sahibi olarak ancak bu ha- nedan m ensuplan görülürdü. Ba§ka bir §ahsin veya ailenin Os- m anli tah tin a gikmasi ta s a w u r bile edilmemi§tir.

K anuni v e O g u lla r i

Kanuni Sultan Süleym an’in oglu §ehzade M ustafa ve Sultan III. M ehm ed’in oglu §ehzade M ahm ud (1603) gibi bazi §ehzade- lerin ise, bizzat isyana kalki§mamakla beraber, kötü niyetlilerin kolayca istism ar edebilecekleri §ekilde hareket ettikleri, sözgeli§i padi§ahm icraatini giyäbinda tenkid edip, “Ben padi§ah olsam

§öyle yaparim , böyle yaparim ” diye atip tu ttu k la n väkidir.

O devir m onar§ilerinin, en büyük tehlike olarak gördügü bu

K A y I T D I 5 I T A R i H i M i Z

tarz hareketler, bu §ehzadelerin ileride fitneye sebebiyet verebi- lecekleri endi§esiyle o rtad a n k ald in lm alan igin käfi sebep te§kil etmi§tir. Bazi §ehzade idam lannda, §ehzadelerin tem kinsiz ve cür’etli hareketlerinin yaninda, tarihin h e r devrinde ve h er yerde rastianabilecek m üzevirlerin ve fesatgilarin rolii de m iihim dir.

17. yüzyil ba§m dan itibaren §ehzadeler sancaga gikarilmayip sarayda oturm aya, sirasi gelen, yani ailenin en ya§hsi ta h ta gika- rak, digerleri siralarim beklem eye ba§ladi.

Sistemin artik oturdugu, ba§a kim geqerse ge^sin i§lerin yü- her yerinde ve her devirde idamdi.

§ehzade idam larinin ikinci ge§idinde o rtad a bir isyan yoktur.

i§te §ehzade idam larinin hukuka uygunlugu m eselesi d aha <;ok bu gibi durum larda ortaya <;ikmaktadir. Fitne gikm asm dan kor- kuldugu hällerde, b u n u n önüne gegmek m aksadiyla han ed an m en suplannm öldürüldügü görülm ektedir. Osmanli hukuk^ula- rinin ekserisi bunu sa’y bi’l-fesad su^u (jergevesinde degerlen- dirmi§ ve ta ’zir suglarim n i^inde m ütaläa etmi§lerdir. Bu, henüz gularin görü§üne göre sevkedildigi anla§ihyor. Nitekim m adde m etninde gegen ve “ekser-i ulem ä tecviz etmi§tir” ifädesi bunu

S E H Z A D E L E R i N K A T L i

B unlann cezalandinlm asi için suç i§lemelerini beklem ek çogu zam an cezalandirm a im kânim o rtadan kaldirdigi gibi, bazen çok agir ve telâfisi im kânsiz neticeler dogurur. Tarihî tecrübelerin de gôsterdigi gibi bir §ehzadenin cezalandinlm asi için ayaklanm asi- m beklem ek, düçm an ülkelerle anlaçip, arkasina silâhli binlerce kiçi alarak, âsâyiçi esasli teh d it eden bir kim seyle kar§i karçiya kalm ak dem ektir.

Bôyle bir vaziyette artik cezalandirm aktan sôz etm ek abestir.

Çünkü i§ i§ten geçmiçtir (G ünüm üzde terôrle m ücâdele meya- ninda Amerikali üst düzeyde yetkililer, “Terôr eylemi düzenlen- m eden once tedbir alm ak zorundayiz. Bir kiçiyi tutuklam ak için suç içlemesini bekleyemeyiz. Çünkü suç içlenirse, binlerce kiçinin ôlmesi sôz ko nusudur” dem ektedirler.)

Kaldi ki bu çehzadeler ôldürülm edikleri zam an, bunlarm da digerlerini ôldürm esi sôz konusu olacaktir. Son devir Osmanli hukukçulanm n ileri gelenlerinden ibn Abidîn (1836) ta ’zir bah- sinde diyor ki:

“Nesefï’nin (1310) A h kâ m ü ’s-Siyâse risâlesinde zikredilmi§tir ki; Çeyhülislâm H âherzâde’ye (1253), fetret zam am nda fesatçi- larin ôldürülm elerinden sorulmuç; o da “O nlar yeryüzünde boz- gunculukla hareket ettikleri için ôldürülm eleri m übah olur” diye cevap vermiçtir. Kendisine, onlar fetret zam am nda fesatçiligi bi- rakip gizlenirler, denildiginde, “Zarureten bôyle yapiyorlar. ‘Geri gônderilseler bile kendilerine yasak edilen çeylere dôneceklerdir’

m eâlindeki âyet-i kerim e (En’âm : 28) geregince biz bôyle gôr- m ekteyiz” dem içtir” (ibn Âbidîn, II I/186).

H z . M u s a i le H z . H iz ir O r n e g i

Kur’an-i Kerim’de H azret-i Mûsâ ile H azret-i Hizir arasm da

gegen bir kissa anlatilm aktadir (Kehf: 74, 80-81). Hazret-i Müsä, büyük oldugu m eälinde iki äyet bulunm aktadir: “El-fitnetii e§ed- dü m ine’l-katl” ve “el-fitnetü ekberü m ine’l-katl” (Bakara: 191, 217).

Fitne, insanlar arasinda ayrilik, bölücüliik, kari^iklik, karga§a gikarmak; insanlari sikintiya, beläya dü§ürmek; o n lan hak ve ve adaleti tesis edelim derken, daha büyük kötülüklere yol agilir.

H z . ö m e r ' in N a s r bin H a c c a c 'i ö ld ü r m e s i ö r n e g i

A dalet konusunda kih kirk yaran Hazret-i Ömer, fitne ve fesa­

da sebebiyet verm esinden endi§e ettigi N asr bin Haccac’i henüz sug i§lemedigi halde M edine’den Basra’ya sürgüne göndermi§;

“Senin sugun yoktur. Ama ileride senin yüzünden b u rad a bir fit­

ne dogarsa, o zam an ben suglu olurum ” demi§ti (ibn Äbidin, III/152). Rä§id halifelerin tatbikati, Islam hu kukunda delildir.

Hoca Sadeddin Efendi (1599) gibi §eyhülislämlik yapmi§ bir hukukgu ve tarihgi älim; aynca tarihgi Bosnevi Hüseyn Efendi (1644), ¡¡ehzade idam lan m n bu äyetlere istinad ettigini agikga bildirmi§lerdir (Täcü’t-Tevärih, ist. 1279, 1/124). Bu husus Yu- h an n a incili’nde “Kavmin ugruna bir adam in ölmesi hayirlidir”

§eklinde ifade edilm ektedir (XVIII/14).

iki türlü adalet teläkkisi vardir.

B unlardan adalet-i m ahzä da denilen m utlak adalet

prensibi-K A y I T D 1 5 1 T A R i H i M i Z

ne göre u m um un m enfaati için tek bir ferdin m enfaati bile ha- leldar edilem ez. Ama bazi §artlar adalet-i m ahzâ yerine adalet-i izâfiyenin tatbikini icab ettirir. Çehzade katli de bu çerçevede ele alinm alidir.

J E H Z A D E L E I U N K A T L i

D o k u z u n c u B ö l ü m

Belgede kayitdi i Yayin Yönetmeni Editor Sayfa Düzeni Kapak ISBN Yayinci Sertifika No Matbaa Sertifika No Baski Tarihi Baski Cilt (sayfa 119-129)