3. HADD-İ ŞÜRB (ŞARAP İÇME HADDİ)

3.4. Hadd-i Şürbdde Zaman Aşımı

Devlet başkanına yakın mesafede olduğu halde576 zaman aşımına uğramış bir suça şâhitlik yapan kimsenin şâhitliği reddedilir. İmam Mâlik, Şâfiî ve bir rivayette Ahmed b. Hanbel’in görüşü zaman aşımının şahitliğe tesir etmediği yönündedir.577 Hanefîlerin hadlerde zaman aşımını esas kabul etmelerindeki delilleri şunlardır: İmam Muhammed’in el-Asl isimli eserinde rivayet edildiği üzere Hz. Ömer “Eğer bir hadde şâhit olan kimseler o esnada şâhitliklerini yapmazlarsa daha sonra kinlerinden ötürü şâhitlik yapmış olacaklarından şahitliklerinin hükmü yoktur.”578 demiştir. Çünkü şâhit zina ve benzeri had gerektiren fiillerden birini gördüğünde iki hasbîlikten birini seçmekte serbesttir. Bunlardan biri Allah rızası için şâhitlik yapıp haddin uygulanmasına vesile olmasıdır ki böylece haram fiili işleyen kimse caydırılmış olur.

Bu hususta Kur’ân-ı Kerîm’de “Şahitliği Allah için dosdoğru yapın.”579 buyurmuştur.

Diğer hasbîlik ise şâhitlik yapmayarak Allah rızası için Müslümanın kusurunu örtmektir ki Şârî bize bunu mendûb kılmıştır.580 Bu yüzden şahitliğin yerine getirilmesi imkânı varken yerine getirilmemesi iki ihtimali içinde barındırır: Bunlardan birisi

574 Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, s. 228.

575 a.yer.

576 Şahitlerin, devlet başkanına olan uzaklıkları suçun zaman aşımına uğramasına sebep olması halinde zaman aşımının dikkate alınmaması hakkında bk. el-Merginânî, el-Hidâye, c. 2, s. 349.

577 Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, s. 228.

578 eş-Şeybânî, el-Asl., c. 7, s. 253.

579 et-Talâk 65/2.

580 Fethu Bâbi’l-İnâye’de fâhişenin yayılmamasının ve müslümanın kusurlarının örtülmesinin mendûb olduğuna dair verilen ayet ve hadisten birer örnek için bk. en-Nûr, 24/19; Müslim, Sahîhu Müslim,

“İlm”, 38 (2699).

120

kişinin fırsatı varken şahitliği geciktirmesidir ki bu fâsıklıktır ve fâsığın şahitliği geçerli değildir. Eğer Müslüman kardeşinin kusurunu örtme için daha önce şahitliğini yapmadığını söylerse bu da düşmanlığın göstergesidir ki iki durumda da şahitlik reddedilir.581 Dikkat edildiğinde bu kısmın Fethü’l-Kadîr isimli eserden özetlenerek alındığı görünmektedir.582

Zaman aşımının hadlerde kabul edilmemesinden had istisna tutulmuştur. Zira kazf haddinde dava açma şartı gibi şer‘î bir özür olduğu için kazfde zaman aşımı söz konusu değildir.583

Hırsızlık suçunda zaman aşımından sonra yapılan şahitlikte hırsızlık yapan çaldığı malı tazmin etmesi gerekirken bu kimsenin elinin kesilmesi gerekmez. Çünkü hadlerde, suçun zaman aşımına girmesinden sonra yapılan şahitlikte töhmet olduğu için had düşerken mal düşmez. Çünkü mallarla ilgili haklar şüphe ile de sabit olur. Bu mesele şuna benzer ki bir erkek, iki kadın bir hırsızlığa şahitlik yaptıklarında had sabit olmazken kişinin çaldığı malı tazmin etmesi gerekir. Bunun aksine zaman aşımına uğramış bir suçu ikrar eden kimseye had uygulanır. İmam Züfer’e göre şahitliğe itibar edilerek ikrarda da zaman aşımından dolayı had uygulanmaz. Buna verilen cevap şahitlikte sonradan ortaya çıkan düşmanlığın söz konusu şahitliğe sebep olduğu için şahitlikte töhmet meydana gelir. Kişi kendisine düşmanlık yapmayacağına göre ikrarda bu durum geçerli değildir. Zira ikrar töhmet ve fâsıklıkla geçersiz olmaz.584

Şarap içme suçunda zaman aşımı İmam-ı A‘zam ve Ebû Yusuf’a içki kokusunun kalkması, İmam Muhammed’e göre ise bir aydır. İmam-ı A‘zam ve Ebû Yusuf ‘un bu hususta öne sürdükleri delil Abdullab b. Mes‘ûd’a getirilen bir sarhoşun sallanmasını ve ağzının koklanmasını emretmesiyle ilgili rivayettir. Bu rivayette söz konusu emir yerine getirildikten sonra adam hapsedilmiş ve ertesi gün bu adama had uygulanmıştır.585Sonuç olarak yukarıda nakledilen delilden ötürü İmam-ı A‘zam ve Ebû Yusuf, şahitlerin devlet başkanıyla arasındaki mesafenin uzak olması haricinde içki kokusunun şahitlik gerçekleşene kadar kalmasını şart koşmuşlardır. İmam Muhammed ise bu şartı kabul etmemiştir ki İmam Mâlik ve Şâfiî bu görüştedir ve

581 Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, ss. 228-29.

582 İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, c. 5, s. 266.

583 Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, s. 229.

584 a.yer.

585 Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 8/566 (No. 17588).

121

sahih olan görüş de budur. Çünkü hadd-i şürble ilgili rivayet edilen hadisler mutlaktır.

Örneğin bir rivayette “Kim hamr içerse ona sopa vurun.” denilmekte, başka bir rivayette ise “Kim sarhoş olursa ona sopa vurun.” buyurulmaktadır. Zira içki kokusunun kalması delil olmaya uygun değildir. Kişi bu kokuyu gidermek için kendini zorlayabilir ya da hiç şarap içmeyen bir kimseden de şarap kokusu gelebilir.586 Bu hususta Fethu Bâbi’l-İnâye adlı eserde ayva yiyen kimsenin, şarap içen kimse gibi ağzının koktuğuna dair Arap şiirinden iki beyit örnek getirmiştir.587 Daha sonra Fethu Bâbi’l-İnâye adlı eserde özetle, İbnü’l-Hümâm’ın konu ile ilgili değerlendirmeleri aktarılmıştır. Özetle ifade edecek olursak İbnü’l-Hümâm zaman aşımında şarap kokusunun bir irtibatı olmadığını söylemektedir. Zira şarap kokusunun varlığıyla şahitliğin kabul edilmesinin takyîd edilmesini gerektirecek bir delil elimizde yoktur.

Zira şahitliğin geçerli olmamasını gerektirecek şey kendisinde töhmet bulunmasıdır.

Şahitlikte meydana gelebilecek töhmet tefrit sayılabilecek seviyede ertelenmesidir.

İçki kokusunun zail olması yaklaşık olarak bir gün sürdüğü için bu süre şahitlikte tefrit olduğu anlamına gelmez. Ayrıca Abdullah b. Mes‘ûd’dan gelen konuyla ilgili rivayetler, şarap içme suçunun sübutu ile ilgili olmakla beraber şahitliğin, kokunun zail olmasından sonra geçerli olmayacağına dair herhangi bir ilgisi yoktur. Sonuç olarak Abdullah b. Mes‘ûd’un beyyine ve ikrar olmadan sadece şarap kokusunu tespit ederek had vurması bu iki delilden birisiyle şarap kokusu olmadan had sabit olmayacağı anlama gelmemektedir. Bu görüş İmam Mâlik, bir rivayette Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel’in görüşüdür. En sahih görüşe göre Şâfiî ve ilim ehlinin çoğu bu görüşü kabul etmemektedir.588

Hadd-i şürb dışında zaman aşımı İmam Ebû Yusuf ve Muhammed’e göre bir ay olmasına karşılık İmam-ı A‘zam’a göre kâdının görüşüne bırakılmalıdır. Zaman aşımının ayın yarısı olduğu da söylenmekle beraber en sahih görüş bir ay olduğu yönündedir ki bu görüş İmam-ı A‘zam’dan da rivayet edilmiştir. Bir adam başka bir adamın gâib olan bir kadınla zina ettiğine şahitlik yapar ya da kendisinin gâib olan bir

586 Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, ss. 229-30.

587 Bk. İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, c. 5, s. 287.

588 Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, s. 230; Karşılaştırma için bk. İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, c.

5, ss. 287-89.

122

kadınla zina ettiğini ikrar ederse ittifakla bu adama had uygulanır. Hırsızlıkta ise gâib bir kimseden çaldığına dair yapılan şahitlikten dolayı el kesilmez.589

Belgede ALİ EL-KÂRÎ’NİN FETHU BÂBİ’L-İNÂYE ADLI ESERİNİN KİTÂBU’L-HUDÛD BÖLÜMÜNÜN İNCELENMESİ (sayfa 134-137)