4. HIRSIZLIK HADDİ

4.4. Hırsızlık Haddinin Tatbîki

4.4.1. Hırsızlık Suçunun Tekrarlanması

Hırsızlık suçunun ikinci kez işlenmesi halinde sol ayak bilekten kesilir. Sol ayağın kesilmesinde icmâ varken ayağın bilekten kesilmesi hususunda Ebû Sevr ve Râfizîler müttefik olmamakla beraber; ayağın ortasından, nalın tasmasının bağlandığı yerden kesilmesini uygun görmüşlerdir.706 Fethü’l-Kadîr ve el-Binâye’de yukarıda nakledilenlere ek olarak ayağın bilekten kesilmesinin, ehl-i ilmin çoğu tarafından savunulan bir görüş olduğu yanında Hz. Ömer’in bunu uyguladığı da kaydedilmiştir.707 Ayrıca Fethü’l-Kadîr adlı eserde ayağın ortasından, nalın tasmasının bağlandığı yerden kesilmesini savunanların bu görüşü, Hz. Ali tarafından uygulandığı şeklinde gerekçelendirdikleri kayıtlıdır ki bu da kişinin yürüyebilmesi için topuğunu kaybetmemesine bağlanmıştır.708

701 Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, s. 251; Zeylaî, Nasbu’r-râye, c. 3, s. 370.

702 Bk. İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, c. 5, s. 381.

703 Ali el-Kârî, Mirkâtü’l-mefâtîh, c. 1, s. 2355.

704 Karşılaştırma için bk. İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, c. 5, ss. 380-81.

705 Hâkim en-Nisâbûrî, el-Müstedrek, 4/422 (No. 8150); Zeylaî, Nasbu’r-râye, c. 3, s. 371.

706 Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, s. 251.

707 İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, c. 5, s. 382; el-Aynî, el-Binâye, c. 7, s. 50.

708 Bk. İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, c. 5, s. 382.

148

Hırsızlık suçunu üçüncü kez işleyen kişinin eli kesilmez; bu kimse tövbe edinceye kadar hapsedilir. İmam Mâlik ve Şâfiî ise hırsızlığın tekrarı halinde ikincide sol ayak, üçüncüde sol el, dördüncüsünde ise sağ ayağın kesilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. İmam Mâlik ve Şâfiî’nin bu konudaki delillerinden birisi, hırsızlıkla ilgili ayetin umum olmasıdır. Zira üçüncü kez yapılan hırsızlık olayında fail olarak bir hırsız ve suç mahalli olan eli mevcut olduğuna göre ayetin hükmü bu kimseyi kapsamaktadır.

Ayrıca ayette başlangıçta sağ elin tayin edilmesi sol elin had uygulanma mahalli olma özelliğini iptal etmez. Bu görüş sahiplerinin delillerinden bir tanesi Hz. Peygamber’in

“Hırsız çaldığı zaman elini (sağ) kesin. İkinci kez çalarsa ayağını (sol) kesin. Bir daha çalarsa elini (sol) kesin. Yine çalarsa ayağını (sağ) kesin.709 Başka bir rivayette Hz.

Câbir’den rivayet edildiği üzere Hz. Peygamber kendisine getirilen bir hırsız için öldürülmesini emretmiş, daha sonra sadece hırsızlık yaptığı söylenince elinin kesilmesini emretmiştir. Bu adam aynı şekilde dört kez getirilip ve her seferinde ilk önce öldürülmesi emredilip akabinde vazgeçilerek bir uzvu kesilmiştir. Nihayet beşinci kez hırsızlık yaptığı halde getirilince bu adamın öldürülmesi emredilmiştir.710 Nesâî bu hadisin münker711 olduğunu söylemiştir.712 Benzer bir rivayette Hz.

Peygamber bir hırsız getirildiğinde bu kimsenin öldürülmesini söylemiş, daha elinin kesilmesini emretmiştir. Bu adam, ikinci kez hırsızlık yaptığı için getirildiğinde Hz.

Peygamber ayağının kesilmesini emretmiştir. Ardından Hz. Ebû Bekir zamanında bu adam iki kere daha hırsızlık yapıp kendisine hırsızlık haddi uygulanınca el ve ayaklarının hepsini kaybetmiştir. Bu adam beşinci kez aynı suçu işleyince Hz. Ebû Bekir, “Hz. Peygamber, bu adamı bizden daha biliyordu ki ilk kez getirildiğinde öldürülmesini söylemişti.”713 Bu hususta getirilen bir diğer delilde Hz. Peygamber hırsızlık yapan bir köleyi dört kere affetmiş, daha sonra dört kere daha hırsızlık

709 Dârekutnî, es-Sünen, 4/239 (No. 3392).

710 Ebû Dâvûd, es-Sünen, “Hudûd”, 20.

711 Burada zayıf râvînin teferrüd etmesi anlamında kullanılmıştır. Bk. Hatice Karadeniz, “Istılahlaşma Sürecinde Münker Hadis Kavramı”, Hadis ve Siyer Araştırmaları = Hadith and Sira Studies, c. III, sy. 2 (2017), s. 65.

712 Ebû Abdurrahman Ahmed b Ali b Şuayb Nesaî, Sünenü’n-Nesâî, thk. Abdülfettâh Ebû Gudde, 2.

bs., Haleb: Mektebü’l-Matbûâti’l-İslâmiyye, 1986, “Kat‘u’s-sârik”, 15 (No. 4978).

713 Ebü’l-Kâsım Müsnidü’d-dünyâ Süleymân b. Ahmed et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, 2. bs., Kahire: Mektebetü İbn Teymiyye, 1994, 3/278 (No. 3408); Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ, “Kat’u’s-Sârik”, 16 (No. 4977).

149

yapması neticesinde yukarıda anlatılan sıralamaya uygun bir şekilde el ve ayaklarının hepsi kesilmiştir.714 Hz. Ebû Bekir’e eli ve ayağı kesilmiş bir adam Yemen valisini şikayet etmek üzere geldiğinde karısı Esmâ b. Umeys’e ait kolyeyi çaldığı anlaşılınca Hz. Ebû Bekir bu adamın sol elini kesmiştir.715 Yukarıda nakledilen rivayetlere Zeylaî’nin Nasbu’r-râye isimli eserinde genişçe yer verilmiştir.716

Üç kereden fazla hırsızlık yapılması halinde el ve ayak kesilmemesine dair Hanefîlerin getirdiği deliller şöyledir: İmam Muhammed’in Kitâbü’l-Âsâr isimli eserinde geçtiği üzere Hz. Ali, birden fazla yapılan hırsızlıkla ilgili şunları söylemiştir:

“Bir kişi hırsızlık yaparsa sağ eli kesilir. Sonra yine hırsızlık yaparsa sol ayağı kesilir.

Bundan sonra hırsızlık yaparsa bir hayır ihdâs edinceye (tövbe edinceye) kadar hapis cezasından başka bir ceza vermem. Ben bu kişinin elini ve ayağını keserek yemek yiyemeyecek, istincâ yapamayacak ve yürüyemeyecek halde bırakmaktan Allah’a karşı hayâ ederim.”717

Hz. Ali’den üçüncü ve dördüncü kez hırsızlık yapılmasına dair benzer rivayetler bulunmaktadır. Hz. Ali bu rivayetlerde adamın elinin ve ayağının kesilmesi halinde;

nasıl yemek yiyeceğini, temizleneceğini, nasıl abdest alacağını, ayağının kesilmesi halinde nasıl yürüyeceğini sorgulamış ve ceza olarak ta‘zîr uygulayıp tövbe edinceye kadar hapsetmiş ya da şiddetli bir sopa cezasından sonra adamı serbest bırakmıştır.718

Üçüncü ve dördüncü kez hırsızlık yapılmasına dair Hz. Ömer’den de Hz. Ali’nin sözlerine benzer sözler nakledilmiştir. Söz gelimi Hz. Ömer ilk kez hırsızlık yapan kimsenin elinin kesilmesini, ikinci kez hırsızlık yapıldığında ayağının kesilmesini söylemiştir. Hz. Ömer aynı kimsenin dördüncü kez getirildiğinde ise, yemek yiyebilmesi ve istincâ yapabilmesi için elinin kesilmemesini; fakat bu adamın hapsedilmesi gerektiğini ifade etmiştir.719 Aynı zamanda İbrahim en-Nehâî’den kişinin hayvan gibi yemek yiyemez ve istincâ yapamaz hale gelmemesi için ellerinin ve ayaklarının tamamen kesilmemesi gerektiği rivayet edilmiştir.720 Yukarıda Fethu

714 et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, 17/182 (No. 482).

715 Malik b.Enes, el-Muvatta’, “Hudûd”, 1808.

716 Bk. Zeylaî, Nasbu’r-râye, c. 3, ss. 371-74.

717 Ebû Abdillâh Muhammed b. el-Hasen eş-Şeybânî, Kitâbu’l-Âsâr, thk. Hâlid el-Avvâd, 1. bs., Dımaşk-Beyrut: Dâru’n-Nevâdir, 2008, c. 2, s. 545; Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, s. 252.

718 Söz konusu rivayetler için bk. Zeylaî, Nasbu’r-râye, c. 3, ss. 374-75.

719 İbn Ebû Şeybe, el-Musannef, 5/489 (No. 28463).

720 Abdürrezzâkes-San‘ânî, el-Musannef, 10/186 (No. 18765).

150

Bâbi’l-İnâye adlı eserde nakledilen rivayetler aynı şekilde Nasbu’r-râye isimli eserde de yer almaktadır.721

Ali el-Kârî’ye göre üçüncü ve dördüncü hırsızlıklarda el ve ayak kesilmemesi görüşünde olanlar muhtemelen Hz. Peygamber ve Hz. Ebû Bekir’in sol el ve sağ ayağı kesmelerini siyaseten uygulanan bir cezaya hamletmiş olmalıdırlar ki aynı adam beşinci kez geldiğinde öldürülmesini icmâ ile siyasete hamletmişlerdir. Ayrıca birden fazla iki kez işlenen hırsızlık suçundan sonra tekrarlanan suçlarda el ve ayak kesilmeyeceğine dair rivayetlerin sübutunda şüphe olmadığını Ali el-Kârî ehl-i tahkik olarak gördüğü birinden nakletmiştir. Ayrıca bu rivayetler, üçüncü ve dördüncü kez işlenen hırsızlıkta el ve ayak kesilmesi ile ilgili rivayetleri ya neshetmektedir ya da el ve ayakların tamamen kesilmesi hırsızda bulunan bir vasıftan dolayıdır ki Hz.

Peygamber’in bazı şahısların ilk hırsızlığında öldürülmesini emretmesi buna delalet etmektedir. Bir de bu görüşü benimseyenler küçük hırsızlığı büyük hırsızlığa kıyas etmiş olabilirler ki bahsi geçen hırsızlık büyük bir suç olmasına rağmen cezasında sadece sağ el ve sol ayağın çaprazlama kesilmesiyle iktifa edilmiştir.722

Geride bahsi geçen ehli tahkikin İbnü’l-Hümâm olduğu kanaatindeyiz. Zira İbnü’l-Hümâm bu rivayetlerin reddedilemeyecek derecede sabit olmasıyla beraber Hz.

Ömer, Ali ve İbn Abbâs gibi Hz. Peygamber’e yakın olan kimselerin, bir kişinin elleri ve ayaklarının kesilmesi gibi önemli bir olaydan haberlerinin olmamasının mümkün olmadığını söylemiştir. Ona göre bahsi geçen sahabîlerin bu rivayetlere rağmen üçüncü ve dördüncü kez hırsızlık yapanlara aynı muameleyi yapmamaları, bu rivayetlerin zayıflığından kaynaklanabileceği gibi söz konusu cezayı devamlı olması gereken bir had cezası görmemelerinden de kaynaklanabilir. Bu sahabîler belki de Hz.

Peygamber’in bu suçluların karakterlerinin düzelmeyeceğini ya da yeryüzünde fesat çıkarmak için uğraştıklarını fark etti de bu kimselerin el ve ayaklarının hepsinin kesilmesini emrettiği görüşündedirler.723 Ali el-Kârî’nin burada İbnü’l-Hümâm’ın sözlerini yorumlamakla beraber özetleyerek naklettiği görülmektedir.

721 Bk. Zeylaî, Nasbu’r-râye, c. 3, ss. 372-75.

722 Ali el-Karî, Fethu bâbi’l-inâye, c. 3, s. 253.

723 İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, c. 5, s. 384.

151

Belgede ALİ EL-KÂRÎ’NİN FETHU BÂBİ’L-İNÂYE ADLI ESERİNİN KİTÂBU’L-HUDÛD BÖLÜMÜNÜN İNCELENMESİ (sayfa 162-166)