• Sonuç bulunamadı

Mehmet Yaşar. Mucize Kâşifi Can ın Olay Yeri İncelemeleri. Resimleyen: Gülşen Arslan. Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 237

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Mehmet Yaşar. Mucize Kâşifi Can ın Olay Yeri İncelemeleri. Resimleyen: Gülşen Arslan. Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 237"

Copied!
11
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Mucize Kâşifi Can’ın Olay Yeri İncelemeleri

Mehmet Yaşar

Resimleyen: Gülşen Arslan

3

Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 237

BİR SORUM VAR-3 / NEDEN?

Mehmet Yaşar

Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen: Nurullah Bilekli

Kapak Çizimi: Gülşen Arslan ISBN: 978-605-9723-86-2 1. Baskı: Ekim 2016

Copyright © Zafer Yayınları, 2016

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu’nun bir kuruluşudur.

Talatpaşa Mah. İmrahor Cad. Terasevler Sitesi No: 1-A Kâğıthane/İstanbul Tel: (0212) 446 21 00 / Faks: (0212) 446 01 39

www.zafer.com / [email protected]

twitter.com/zaferyayinlari / facebook.com/zaferyayinlari Baskı-Cilt: Çınar Matbaacılık Yayıncılık San. Tic. Ltd. Şti.

Yüzyıl Mah. Matbacılar Cad. Ata Han No: 34 Kat: 5 Bağcılar/İstanbul Tel: (0212) 628 96 00 / Matbaa Sertifika No: 12683

Bu eserin tüm yayın hakları, 14452 sertifika numaralı, Zafer Basın Yayın Turizm ve Bilg.

Ürün. San. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Eserde yer alan metin ve resimlerin Zafer Basın Yayın Turizm ve Bilg. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti.’nin önceden yazılı izni olmaksızın, elektronik, me- kanik, fotokopi ya da herhangi bir kayıt sistemi ile çoğaltılması, yayınlanması ve depolan- ması yasaktır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK), 21, 22 ve 23. maddelerine göre bu eserin işleme, çoğaltma ve yayma hakkı 14452 sertifika numaralı Zafer Basın Yayın Turizm ve Bilg. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından, yazılı bir izinle 12683 sertifika numaralı Çınar Matbaacılık Yayıncılık San. Tic. Ltd. Şti.’ye verilmiştir.

(2)

5

İçimdeki Sorular

Sunuş ...7

Vuvuzelanın Hoplatıcı Gücü ...13 İnsanların Sesleri Farklıdır NEDEN? ...21

Benden de Meraklısına

Konuşma Mucizesi: Ses Telleri ...45 Cam Saydamdır NEDEN? ...49

Benden de Meraklısına

Cam Sıvı mı, Yoksa Katı mı? ...71

MEHMET YAŞAR

1973’te İstanbul’da doğdu.

İlk ve orta öğrenimini aynı şehirde tamamladı.

1996 yılında İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü’nü bitirdi.

Çeşitli kurumlarda eğitimci olarak çalıştı.

1999’da kızının doğumuyla birlikte çocuk merkezli çalışmalara yöneldi. Bu çer- çevede bir arkadaş grubuyla iki yıl boyunca çocuk hikâyeleri üzerine çalıştı.

1999 yılında çocuklara yönelik radyo programcılığına başladı. Bu tarihten itiba- ren 15 yılı aşan, Türkiye radyolarının en uzun soluklu çocuk programı ‘Tahtere- valli’nin yapım ve sunuculuğunu üstlendi.

Yirmi yıla varan ‘radyo programcılığı’ yanında medya sektöründe yöneticilik fa- aliyetleri de yürüttü.

2011 yılında çocuk alanında çalışan uzman arkadaşlarıyla Pedagoji Derneği’nin kurucu üyeliği ve yönetim kurulu üyeliğini üstlendi.

Bu faaliyetlerin dışında başta çocuk dergisi olmak üzere bazı dergilerde yayın yönetmenliği ve yayın kurulu görevlerinde bulundu.

Mehmet Yaşar, ‘Popüler Bilim Serisi’ olarak hazırlanan Bir Sorum Var-1 / Neden?

Bir Sorum Var-2 / Nasıl?

Bir Sorum Var-3 / Neden? ve Halim Selim ile 40 Hadis kitaplarının da yazarıdır.

Yazar, evli ve Eslem’in babasıdır.

[email protected] facebook.com/yasarmehmed73 twitter.com/yasarmehmed

(3)

7

Sunuş

Can Bilir’i bilen bilir, O, mucize kâşifidir.

Mikro âlemlere gider gelir, Hep sorularının peşindedir.

Bilirsin, mucize her yerdedir, Kâşiflik acayip iştir.

Şimdi Can okulda, Yine binbir soru aklında.

Kim bilir, neler gelecek başına?

Haydi sen de takıl ona, Koş maceradan maceraya.

Derin bir nefes al şimdi, Bak, işte çaldı ders zili...

Haydi iyi dersler! Aman iyi keşifler!

— Mehmet YAŞAR Kaslarımıza Kramp Girer NEDEN? ...75

Benden de Meraklısına

Ayılana Limon, Kasılana Kramp ...97 Ekmek Küflenir NEDEN? ...103

Benden de Meraklısına

Bunlar, Eften Püften Değil, ‘Küf’ten İşler ...119 Maddeler Farklı Görünür NEDEN? ...125

Benden de Meraklısına

Bana Bir Hâller Oluyor: Katı, Sıvı, Gaz! ...153

(4)

Soran dağları aşmış, sormayan düz yolda şaşmış.

Atasözü

(5)

Sor, sor ki bilesin.

Sormayan ne bilsin?

Güzel soru sormak, Yarısıdır ilmin.

(6)

12 13

B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ?

Vuvuzelanın Hoplatıcı Gücü

BU SEFER KESİN UÇACAK. Hatta tavana ya- pışacak.

Tencereyle zıplattım, trampetimle hoplattım ama bu sefer kesin uçacak; hem de tavana kadar...

Ama çok sessiz olmalıyım. Uzun zamandır bu ânı bekliyorum, planlarım suya düşmesin.

Bütün aletleri odama saklamak iyi fikirdi...

Şimdi yavaşça odaya süzülmeli, derin bir nefes almalı ve...

Hay aksi! Az daha unutacaktım, heyecandan kulak tıkaçlarımı takmamışım. Hah, şimdi oldu işte. Hiçbir şey duymuyorum. Artık hazırım, sen de hazır mısın?

(7)

14 15

B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ? B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ?

Neyse, davulcuları kendi haline bırakıp abi- min elinden kurtulma yolunu bulsam iyi olacak.

“Ne olduğunu ona sor baba! Hatta sen zah- met etme, ver onu bana, ben sorayım!”

“Can?...”

“Şeyyy... Babacığım, abim odasında uyuyor- du, bir anda uyandı. Galiba rüyasında kötü bir şey gördü, çünkü korkudan tavana kadar sıçra- dı. Sonra da beni kovalamaya başladı. Ben de anlamadım ne olduğunu.”

Neye mi?

Elbette, bütün gücümüzle vuvuzela üfleme- yeee!...

VUUUuuuUUUUuuuuUUUUUuuuuu!…

Uaağğahhh!

İşte vuvuzelanın uyandırıcı, hoplatıcı, tavana yapıştırıcı gücü, harika!… Şimdi abimin bayıl- tıcı yumruk gücünü tatmadan hemen tüymeli...

“Caaannn! Gel buraya! Seni küçük fare, kaç- ma!”

Hemen babamın arkasına kaçmazsam, abim çiğ çiğ yiyecek beni.

“Babaaa!...”

“Allah Allah, bu gürültü de neyin nesi? Yine sabah sabah n’oluyor?”

Anlaşılan vuvuzelanın sesini herkes duymuş.

Zaten duymamak için sağır olmak lazım. Bu sesle bütün mahalleyi sahura bile kaldırabilirim.

Ramazan davulcusunun yerinde olsam, milleti sahura vuvuzela ile kaldırırdım.

(8)

16 17

B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ? B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ?

“Bir şey yapmamışmış. Daha ne yapacaksın!

Vuvuzelayı kulağımın dibinde babam mı öttür- dü?”

“Bak işte, sen kendin diyorsun, babam öttür- müş vuvuzelayı, bana neden kızıyorsun ki?”

“Baba, Allah aşkına, ver onu bana. Bu kez onu parçalayacağım!”

Bu sabah, sağ salim evden çıkamayacağım ga- liba. Özür dilersem biraz yumuşar mı acaba?

“Haydi, herkes sofraya! Kahvaltı hazır. Cavit, çocuklara da seslen, onlar da gelsinler.”

Ohhh, işte bu harika! Bir an kurtulamayaca- ğımı sandım. Canım annem, tam zamanında yetişti yine. Şimdi mutfağa sıvışma zamanı.

“Geliyoruz anne!...”

Bizim evde her pazartesi curcuna günüdür.

Abimin, hafta sonu horul horul uyuma alışkan- lığı, hafta başı da devam edince, evin uyandırma servisi olarak hemen devreye girerim.

Ve abimi acayip yollarla uyandırmaya bayı-

“Sen, babamın arkasında bir çık, öyle konu- şalım! Sana anlatacağım ne rüya gördüğümü!”

Abimin gözlerinden ateş püskürüyor. Bu se- fer elinden kurtulmam zor olabilir, bütün şirin- liğimi takınmam lazım.

“Peki o ses neydi? Abinin çıldırması o ses yü- zünden olabilir mi acaba?”

“Ben bir şey yapmadım ki baba. Sadece abi- mi uyandırmak için yanına gitmiştim. Sonra...”

(9)

18 19

B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ? B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ?

iyisi, bu sorunun peşine başka bir zaman düş- mek. Zaten boks torbası olmaktan son anda kurtuldum, şansımı fazla zorlamasam iyi olur.

“Can! Servis geldi galiba. Hemen çıksan iyi olacak...”

“Tamam anne. Gidiyorum, hoşça kal!”

“İyi dersler yavrum. Allah zihin açıklığı ver- sin.”

lırım. Gerçi az önce yakalasa ben bayılmadan o kesin bayıltırdı ya, çok şükür, son anda kurtul- dum elinden.

Çok mu abarttın, diyorsun; haklısın, bu sa- bah biraz abarttım galiba. Bunun için abime bir özür borçluyum. Ama ne yapabilirim ki, dene- yerek öğrenmeyi seviyorum. Ve tek laboratuva- rım abim. Tabii yakalanırsam ben de onun tek boks torbası oluyorum, benim işimin riski de bu işte...

Diğer maceralarımı okuyanlar bilir; benim hiç bitmeyen merakım ve sorularım var.

Bu sabah uyanınca yine aklıma bir soru ta- kılmıştı. İnsanlar, abim gibi habersiz bir şekilde korkunca aniden havaya sıçrıyor ya, işte ben de, NEDEN insanlar…

Hii... Az daha soruyu soruyordum. Şimdi çene mi tutmalıyım. Bilirsin, ben “Neden?”

diye sorunca, mikro âlemin kapıları hemen açı- lıyor. Sonra, doğru mikro âleme yolculuk…

Benim ise şimdi okula gitmem gerekiyor. En

(10)

20 21

B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ?

İnsanların

NEDEN?

Sesleri Farklıdır

SERVİS DE GELDİ İŞTE. Tam vaktinde in- mişim. Geç kalsam, Hüseyin abi okula gidene kadar bir sürü laf ederdi. Doğrusu güne onun sesini dinleyerek başlamak istemem.

Sabahları bizim Hüseyin abinin sesi, aynı aç aslan kükremesi gibidir. Eğer geç kaldıysan “Ar- kadaşlar, servis bekletilmez, beklenir. Kendinizi ona göre ayarlayın. Alimallah bi dahaki sefere beklemem, ona göre!” diye kükremeye başlar, okula kadar kafamız şişer. Allah nasıl bir ses ver- mişse artık...

“Günaydın Hüseyin abi! Günaydın arkadaşlar!”

(11)

22 23

B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ? B i r S o r u m V a r – 3 / N e d e n ?

“Baksana, az ileride bir çocuk var, gördün mü? Sanki bizim servisi bekliyor.”

“Oğlum ne çocuğu? Görmüyor musun, koca adam o.”

“Ama üzerinde bizim okulun forması var.”

“Görüyorum, üzerinde forma var da, bu nasıl çocuk, onu anlamadım? O çocuksa biz neyiz?

Tosun gibi maşaallah. İkimizi üst üste koysalar, onun yarısı etmeyiz oğlum.”

“Can gel, burada boş yer var.”

“N’aber Arda?”

“İyiyim Can. Sen nasılsın? Hayırdır, bu sefer geç kalmadın servise, çok mu özledin okulu?”

“Evden uçarak çıktım oğlum. Sabah abime bir şaka yapayım dedim, elinden zor kurtul- dum. Az daha parçalayacaktı beni.”

“Onun için mi nefes nefesesin?… Eee, n’ap- tın abine? Anlatsana...”

“Gerçi bu seferki biraz eşek şakası oldu. Ada- mı korkudan tavana yapıştırdım.”

“Tavana mı, gerçekten mi? Nasıl oldu?”

“Anlatırım da, Hüseyin abi neden farklı yol- dan gidiyor okula? “

“Hüseyin abi, sana gelmeden bi’şeyler söy- lüyordu. Yeni öğrenci varmış galiba, onun için yolu değiştirmiş olabilir.”

“Yeni öğrenci mi? Nasıl biri gelecek acaba?

Gıcık bir tip olmasa bari.”

Referanslar

Benzer Belgeler

Timur Abilerinin de katılmasıyla ışığı inceleme- ye başlamışlar, fakat yakından bakmak için ışığın geldiği kovuğa kafalarını soktuklarında, kendile- rini Fatih

Bir paket burgu makarna, kabartma tozu, beş tane de yumurta al, gel.. -

Bir olay olduğunda Fil Vakası’ndan şu kadar yıl önce veya Fil Vakası’ndan şu kadar yıl sonra oldu diye anlattılar.. Doğanları veya ölenleri Fil Vakası’ndan şu

Ali ve Ailesi, İki Sultan İki Kurban (Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin), Candan Öte Sevmek, Üç Bilal, Eyüp Sultan, Asr-ı Saadette Ramazan, Asr-ı Saadette Derin Fitne, Sahabenin

Allah Resûlü (a.s.m.) cuma hutbesi için minbere çıkmış, cemaate konuşma yapıyordu. Bu kadarı onların harekete geçmeleri için yetmişti. Bir an önce dedelerine

Ali ve Ailesi, İki Sultan İki Kurban (Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin), Candan Öte Sevmek, Üç Bilal, Eyüp Sultan, Asr-ı Saadette Ramazan, Asr-ı Saadette Derin Fitne, Sahabenin

Kasım’ın doğumuyla Hz. Hatice ve Peygamberimi- zin evi daha da şenlendi. Sanki hayatlarındaki mutluluk tablosunun son parçası da yerini almıştı. Birbirlerine olan sevgileri

Hilal Kara - Abdullah Kara Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen: Nurullah Bilekli.. Kapak Tasarımı: Cemile Kocaer ISBN: