• Sonuç bulunamadı

HAZRETİ ömer. Cesur. PeygamberImIzIn. ArkadaSIı. (Radiyallahu Anh) Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 260

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "HAZRETİ ömer. Cesur. PeygamberImIzIn. ArkadaSIı. (Radiyallahu Anh) Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 260"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 260

Peygamberimizin Cesur Arkadaşı HAZRETİ ÖMER

Hilal Kara - Abdullah Kara Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen: Nurullah Bilekli

Kapak Tasarımı: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9548-63-2 1. Baskı: Mayıs 2017

Copyright © Zafer Yayınları, 2017

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu’nun bir kuruluşudur.

Talatpaşa Mah. İmrahor Cad. Terasevler Sitesi No: 1-A Kâğıthane/İstanbul Tel: (0212) 446 21 00 / Faks: (0212) 446 01 39

www.zafer.com / [email protected]

twitter.com/zaferyayinlari / facebook.com/zaferyayinlari Baskı-Cilt: Erkam Yayın San. ve Tic. A.Ş.

İkitelli O.S.B. Mah. Atatürk Bul. Haseyad 1. Kısım No: 60/3-C Başakşehir/İstanbul Tel: (0212) 671 07 00 / Matbaa Sertifika No: 19891

Bu eserin tüm yayın hakları, 14452 sertifika numaralı, Zafer Basın Yayın Turizm ve Bilg. Ürün.

San. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Eserde yer alan metin ve resimlerin Zafer Basın Yayın Turizm ve Bilg. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti.’nin önceden yazılı izni olmaksızın, elektronik, mekanik, fotokopi ya da herhangi bir kayıt sistemi ile çoğaltılması, yayınlanması ve depolanması yasaktır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK), 21, 22 ve 23. maddelerine göre bu eserin işleme, çoğaltma ve yayma hakkı 14452 sertifika numaralı Zafer Basın Yayın Turizm ve Bilg. Ürün.

San. Tic. Ltd. Şti. tarafından, yazılı bir izinle 19891 sertifika numaralı Erkam Yayın San. ve Tic.

A.Ş’ye verilmiştir.

HAZRETİ

ömer

PeygamberImIzIn

Cesur

ArkadaSIı

Hilal Kara - Abdullah Kara

Resimleyen: Volkan Akmeşe (Radiyallahu Anh)

(2)

HİLAL KARA

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Hadis bilim dalı ve Psikoloji dalında yüksek lisans, Pedagoji dalında doktora yaptı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Kur’an Kursu öğreticisi olarak çalıştı. Yurt içi ve yurt dışında “Anne ve Aile Eğitim Seminerleri” verdi. Halen Ana- dolu İmam-Hatip Lisesi’nde Meslek Dersleri Öğretmenliği yapmakta olan yazarın birçok eseri bulunmaktadır.

ABDULLAH KARA

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Cizreli Şeyh Muhammed Said Efendi’nin halifesi İbrahim Güneş’ten yedi yıl Arapça ve İslâmî ilimler tahsil etti. İmam-Hatip Lisesi’nde Meslek Dersleri Öğ- retmenliği yapan yazarın birçok çeviri ve telif eseri bulunmaktadır.

e-mail: [email protected]

Yayınlanmış Eserleri:

Hanım Sahabeler, Çocuk Sahabiler, Ashab-ı Suffe, Annelerimiz (Ez- vac-ı Tahirat), Cennetle Müjdelenen Hanımlar, Şehadet Yıldızları (Şehit Sahabiler), Bilal-i Habeşi, Hz. Hatice, Hz. Fatıma, Hz. Ali ve Ailesi, İki Sultan İki Kurban (Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin), Candan Öte Sevmek, Üç Bilal, Eyüp Sultan, Asr-ı Saadette Ramazan, Asr-ı Saadette Derin Fitne, Sahabenin Ateşle İmtihanı, Sahabelerin Şehadet Anları, Efendimizle İlk Buluşma, Kardeşlik Zamanı, Dua ve Hak Kapısının Sırlı Anahtarı, Tevbe Kahramanları, Çocukları Çok Seven Peygamberim, Can Muhammed (Peygamberimizin Çocukluğu), Peygamberimizin Mutlu Yuvası (5 kitap), Peygamberimizin Çocuk Dostları (5 kitap), Peygamberimiz ve Ailesi Dizisi (Peygamber Efendimiz, Hz. Hatice, Hz. Zeyneb, Hz. Rukiyye-Hz.

Ümmü Gülsüm, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin)

İçindekiler

Koyun Çobanı ...10

Panayırlarda ...11

Evleniyor ...17

Genç Tacir ...18

Şam Yolculuğu ...19

Zalimlerin Yanında ...25

Zulme Ortak Oluyor ...27

Kalbine Düşen Hidayet Tohumları ...30

Peygamberimizi Öldürmeye Gidiyor ...34

Çilesiz Olmaz ...50

Dâru’l-Erkam’dan Çıkış ...58

Hicret ...62

Efendimizle ...66

Adaletli Halife ...71

(3)

6 7

EBREHE’NIN KÂBE’YI yıkmaya kalkıştığı Fil Vakası’nın üzerinden on üç yıl geçmişti. Soğuk bir sonbahar günüydü. Mekke’de Adiy Oğulları mahallesinde tatlı bir telaş vardı. Hanımlar bir eve girip çıkıyorlardı.

Burası Mekke’nin ileri gelenlerinden Hattâb b. Nüfeyl ile Ebû Cehil’in kız kardeşi Hante- me’nin eviydi.

Saatler geçtikçe hareketlilik artıyor, hanım- ların giriş çıkışları fazlalaşıyordu. Bu sırada Kâbe’nin avlusunda arkadaşlarıyla sohbet eden Hattâb’ın aklı o evdeydi. Arkadaşlarına belli et- memeye çalışsa da gözü kulağı oradan gelecek Müslüman Olmayanların Hakkını Koruyan

Halife ...76

Eski Mekke Reisini Kızdıran Olay ...81

Halkın Huzuru Için Nöbet Tutan Halife ...84

Halkı Kendine Tercih Etti ...91

Şehit Oluyor ...96

(4)

H A Z R E T İ Ö M E R H A Z R E T İ Ö M E R

– Ne oldu? Hanteme doğum yaptı mı, diye sordu.

Sevinçten yüzü parıldayan kadın:

– Müjde! Dünyalar güzeli bir oğlun oldu, dedi.

Sevinç çığlığı atan Hattâb, cebinden çıkardı- ğı altın parayı kadına uzattı. Parayı alan hanım sevinçle oradan ayrılırken o çoktan evin yolunu tutmuştu.

Büyük bir heyecan ve coşkuyla içeri giren Hattâb, doğruca yatağın üzerinde yatan çocuğa yöneldi. Gözleriyle etrafı keşfetmeye çalışan mi- nik yavruyu kucağına aldığında dünyalar onun olmuştu.

Mutluluğu yüzünden okunan Hattâb, bir kurban keserek dostları, komşu ve akrabalarına yemek ikram etti. Yemekten sonra oğlunu ku- cağına aldı.

– Onun adını Ömer koydum. Bundan böyle ona Ömer b. Hattâb diye hitap edin, dedi. Iyi bir insan olması için Allah’a dua etti.

haberdeydi. Beklediği haber geciktikçe zaman bir türlü geçmek bilmiyordu.

Beklemekten bunalmıştı ki, bir hanımın on- lara doğru geldiğini gördü. Belli ki beklediği ha- beri getiriyordu. Telaşla ayağa fırladı. Büyük bir heyecanla hanıma doğru gitti.

(5)

10 11

H A Z R E T İ Ö M E R H A Z R E T İ Ö M E R

rı otlatırken oyun oynamayı ihmal etmezlerdi.

Çobanlık yapan arkadaşlarıyla kâh güreş tutar, kâh yarış yaparlardı.

Panayırlarda

O zamanda Arap Yarımadası’nın dört bir ya- nında alışveriş merkezleri kurulurdu. Panayır şeklinde kurulan bu alışveriş merkezleri, tam bir şölen havasında geçer, çeşitli kültürel etkinlikler yapılır, eğlenceler düzenlenirdi.

Şiir ve hitabet yarışmaları panayırların vaz- geçilmezleriydi. Bunun dışında koşu ve güreş gibi birçok sportif müsabakalar da tertiplenir- di.

Büyük küçük demeden bütün insanlar, akın akın buralara koşar, ya bizzat yarışmalara katılır veya izlerlerdi. Çocuklar ve gençler her panayır döneminde onlarca hatta yüzlerce beyit ezber- ler, Arap tarihi ve edebiyatı hakkında ciddi bil- giler edinirlerdi.

Koyun Çobanı

Küçük Ömer’in Zeyd adında bir abisi, Fat- ma adında bir kız kardeşi vardı. Küçük Ömer onlarla oynayarak büyüdü. Çoğu zaman sabah kahvaltı yaptıktan sonra hep birlikte evden çı- karlar, biraz ötede bulunan boş araziye giderek mahalle arkadaşlarıyla oynarlardı.

Babaları çok sert, disiplinli ve ciddi biriydi.

Çalışmayı sever, tembellikten ve tembellerden nefret ederdi. Çocuklarının da kendisi gibi ol- masını ister, disiplinden taviz vermezdi. Bu ne- denle çocukların oyun hayatları uzun sürmedi.

Hepsi küçük yaştan itibaren çalışmaya başladı.

Küçük Ömer sekiz yaşına geldiğinde, kendini koyun otlatırken buldu. Sabah erkenden kalkar, abisiyle birlikte ahıra koşar, koyunları alarak ye- şilliklerle kaplı Decnân Vadisi’ne giderdi.

Akşama kadar Decnân Vadisi’nde kalan iki kardeş, koyunların peşinden koşarlardı. Onla-

(6)

H A Z R E T İ Ö M E R H A Z R E T İ Ö M E R

Çocuklarının her yönden mükemmel olma- sını isteyen Hattâb, panayır zamanı gelince iki oğlunu da alıp panayırlara götürürdü. Panayır- ların kurulmasını büyük bir heyecanla bekleyen Hz. Ömer, babası ile yola koyulduğunda sevinç- ten havalara uçardı. Güçlü kuvvetli bir çocuk olduğu için güreş müsabakalarına katılmayı çok isterdi. Zamanı geldiğinde fırsatı kaçırmamak için yıl boyunca arkadaşlarıyla güreş tutarak ha- zırlanırdı.

Hareketleri babasının gözünden kaçmazdı.

Bir yıl Ukkâz panayırına gittikleri zaman il- gili kişilerle konuşarak Ömer’i güreşlere kattı.

Ilk yıldan itibaren güreşlerde birinci olan Hz.

Ömer, birinciliği kolay kolay kimseye kaptır- mazdı. Karşısına çıkana aman vermez, bir kaç hamleyle yere sererdi.

Babasının disiplini nedeniyle gençlik yılları- nı sıkı çalışarak geçirdi. Ailesinin koyunlarını ve develerini otlatmaya devam eden Hz. Ömer, kalan zamanları odunculuk ve suculuk yaparak

(7)

14 15

H A Z R E T İ Ö M E R H A Z R E T İ Ö M E R

panayırlara gide gele çok sayıda beyit ezberledi.

Şiir okuma ve hitabet yarışlarına da katılarak, bu sahalarda da iddialı olduğunu gösterdi.

Kısa sürede her iki yarışmada da önemli ba- şarılar elde etti. Kureyşlileri eleştiren şair ve ha- tiplere verdiği cevaplar beğeni topladı. Kureyş- lilerin faziletini ortaya koyarak övmesi onları onurlandırdı.

Zekâsı ve hitabet kabiliyetini gören insanlar, anlaşmazlık yaşadıkları zaman ona gider, arala- rında hakemlik yapmalarını rica ederlerdi. Ak- raba ve dostları sözlü çekişmelerde kendilerini savunması için ricada bulunurlardı. Zamanla Kureyşlilerin sefiri /büyükelçisi ve onları savu- nan münafir /sözcüsü oldu.

Hz. Ömer yaşadığı o günleri ömür boyu unu- tamadı. Halife olduğu yıllarda bir grup sahabey- le birlikte hacca giderken yolu yeşilliklerle kaplı Decnân Vadisi’nden geçti. Vadiyi görünce duy- gulandı. Derin düşüncelere dalıp yıllar öncesine gitti. Çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadıklarını geçirirdi. Gün boyunca çalışır, işten işe koşardı.

Odun işi olduğunda hayvanlarını kardeşine veya arkadaşlarına emanet eder, baltası ve ipini alıp doğruca Decâne Vadisi’nin ağaçlık tarafına giderdi. Kurumuş ağaçları toplar veya keserdi.

Yeterince ağaç topladıktan sonra iple güzelce bağlar, sırtına atıp yola koyulurdu. Sattığı kişi- nin evinin önüne kadar götürür, istenilen şekil- de kırdıktan sonra teslim ederdi.

Su işini genelde dayılarının kabilesi Mahzûm Oğulları için yapardı. Kabileye şehrin dışındaki kuyudan içme suyu taşırdı. Dayıları yaptığı hiz- met karşılığında ona ücret olarak bir avuç kuru üzüm verirdi.

Ağır işlerde çalışarak güçlenen Hz. Ömer, panayırlara katılmanın hayaliyle yatıp kalkardı.

Vakit gelince Mecinne, Ukkâz ve Zî’l-Mecaz pa- nayırlarına giderdi. Akranlarıyla güreş tutar, bi- nicilik yarışlarına katılırdı. Yarışmaktan zevk alır, olabildiğince çok yarışa katılırdı.

Arap şiir ve tarihine merak saran Hz. Ömer,

(8)

H A Z R E T İ Ö M E R H A Z R E T İ Ö M E R

otlatmakla kalmaz, bunun yanı sıra kimi gün odun taşır, kimi gün onları kesip parçalardım.

Akşam olunca çoğu zaman babamla baş başa kalırdım. Yanımızda Allah’tan başka kimse ol- mazdı. Yaşlanan babam bir süre sonra malını mülkünü geride bırakarak dünyadan gitti. Yıllar çabucak akıp geçti. O günlerden bugünlere gel- dim. Allah bana Ümmet-i Muhammed’in işleri- ni üstlenmeyi lütfetti. Şüpheniz olmasın ki her şey yok olacak, yalnızca Allah baki kalacaktır.”

Evleniyor

Gençlik çağına girince Medinelilerin önde gelen ailelerinden birinin kızı olan Zeyneb binti Mazûn’a talip oldu. Kısa bir süre düşünen Zey- neb Hanım ve ailesi olumlu cevap verdi. Nikâh kıyıldı. Evlilik hazırlıklarına başlandı.

Her ikisi de çok heyecanlıydılar. Alışverişler yapıldı, düğün yemekleri hazırlandı. Insanlar davet edilerek düğün yapıldı. Babası gibi sert bir bir hatırladı. Arkadaşlarının meraklı bakışları-

nı görünce başını kaldırdı ve şöyle dedi:

“La ilahe illallah. Bir zamanlar buralarda ço- banlık yapardım. Abamı giyerek evden çıkar, babam Hattâb’ın develerini önüme katarak bu- raya gelirdim. Akşama kadar buralarda gezerek otlatırdım.

Babam bana karşı çok sert ve acımasızdı. Ça- lıştığım zaman daha fazlasını isteyerek ezer, işi ihmal ettiğim zaman asla affetmezdi. Develeri

Referanslar

Benzer Belgeler

Bir olay olduğunda Fil Vakası’ndan şu kadar yıl önce veya Fil Vakası’ndan şu kadar yıl sonra oldu diye anlattılar.. Doğanları veya ölenleri Fil Vakası’ndan şu

Ali ve Ailesi, İki Sultan İki Kurban (Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin), Candan Öte Sevmek, Üç Bilal, Eyüp Sultan, Asr-ı Saadette Ramazan, Asr-ı Saadette Derin Fitne, Sahabenin

Allah Resûlü (a.s.m.) cuma hutbesi için minbere çıkmış, cemaate konuşma yapıyordu. Bu kadarı onların harekete geçmeleri için yetmişti. Bir an önce dedelerine

Ali ve Ailesi, İki Sultan İki Kurban (Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin), Candan Öte Sevmek, Üç Bilal, Eyüp Sultan, Asr-ı Saadette Ramazan, Asr-ı Saadette Derin Fitne, Sahabenin

Kasım’ın doğumuyla Hz. Hatice ve Peygamberimi- zin evi daha da şenlendi. Sanki hayatlarındaki mutluluk tablosunun son parçası da yerini almıştı. Birbirlerine olan sevgileri

maddelerine göre bu eserin işleme, çoğaltma ve yayma hakkı 14452 sertifika numaralı Zafer Basın Yayın Turizm ve Bilg.. tarafından, yazılı bir izinle 12683 sertifika

Bayramlarda harçlık yerine şeker verirler. Şekerleri de çok kıymetli. Şeker değil, altın ikram ediyorlar sanki. AYŞE TEYZE ve AHMET AMCA.. Bankamatikte para unutacak

maddelerine göre bu eserin işleme, çoğaltma ve yayma hakkı 14452 sertifika numaralı Zafer Basın Yayın Turizm ve Bilg.. tarafından, yazılı bir izinle 12683 sertifika numaralı