• Sonuç bulunamadı

T ü rk s a n ' a tı ve S i n an M i m ar K e m al Bu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "T ü rk s a n ' a tı ve S i n an M i m ar K e m al Bu"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T ü r k s a n ' a t ı ve S i n a n

M i m a r K e m a l

Bu konferans Mimar Kemal, Sinan

T ü r k l e r ; Selçuk Türklerinden aldıkları m i - marilerile beraber yeni tesisat v e teşkilâtlarına (Bursa, İ z n i k ) şehirlerinde başlıyarak sonra büyük bir hız ile kendilerini A v r u p a ortasında bulmuşlardır. Bu yürüyüşler esnasında bugün- kü m o d e r n mimariye esas olarak medenî i h t i - yaçlara cevap veren sade güzel şekildeki eser- lerini yaydılar. O zaman ( m i m a r i ve m i m a r l ı k ) Edirnede 'tamamlanmış v e İstanbula girdiği tarihle de yüksek merhalesine varmıştı.

Öz san'ati, bu merhaleye eriştiren m i m a r K e m a l e t t i n l e r , A t i k Sinanlar, Hayrettinler gibi k a f a l ı T ü r k üstatların bıraktıkları kıymetli örneklerden sonra güzel san'atlerde Türkün asil mevcudiyetini saydırtan K o c a S i n a n m âli- mane, dahiyane eserleri görünmeğe başlamış- tır. Sinanm, San'at hakimiyetini alan yüksek eserleri, İstanbulun h â k i m tepelerini sararken, garpta da eski Y u n a n v e R o m a medeniyetinin hurdehaş enkazından esaslar kopyalar alına- rak yarısı gotik tesiri karışık yeni vücut bul- muş olan bir Avrupa mimarisi rönesansı yaşı- yordu.

Rönesans tarzına yarı mevcudiyet katan gotik ise T ü r k Selçuk tarzının ilhamile izdivaç ederek doğmuş bir san'atti.

T ü r k san'atinln öz aslı n e ise o, odur. İ l k ( T ü r k i s l â m ) devrine giren eserlerde bile Orta Asyadan gelmiş kendi tesirlerimizi buluruz.

Bağdat, Suriye, Mısır v e t a Endülüse kadar

bütün eski A r a p iklimini dolaşan Hindistan içerisine doğru yol bulup akan T ü r k san'ati olmuştur. İ r a n ı n Keyhüsrev medeniyetini T ü r k yapan Türk Gazngvileridi. Sonra A l p Aslan Melefcşah zamanlardaki İ r a n ülkesi t a m a m e n Türk abidelerile dolmuştu.

İstanbuldaki Bizans medeniyeti ile d e k a r - şılaştığımız vakit t e m i z üslûbumuz, üstün san'- atimiz daima ağır durmuştu.

Sinanın ilk şaheseri Şehzade camiinin plânile, A y a s o f y a n m makta p l â n ı m yan, yana getirip tetkik edersek üstadın pergel tutan m i - m a r elinin nekadar ince hesaplar ve buluşlarla artistik hünerlerini döktüğü görülür.

Sinan, A y a s o f y a d a k i o, yayık, basık kubbe- yi tutan tuğladan inşa edilmiş d ö r t ayağın, basması yüzünden çökme tehlikesini görmüş bunun için daima muzaaf bir kuvvetin şakulen ayaklara y e ayaklardan küçük kemerler vasıta- sile beden duvarlarına sirayetini hesap ederek b i n a n m açılmamasını temin için dış yüzden o ayaklar hizasında y o n m a taşlarla şevli istinat- lar yaparak duvarları tahkim etmiş bu suretle o ihtiyar san'at eserine bugünkü bu uzun ö m - rü buldurmuştur. S i n a n m bütün T ü r k eserleri;

üzerinde bir f a n i y e t tesiri taşımaz. Şekil, gü- zellik, nispet bir arada olarak daima abide olduklarını anlatır.

İçi sütunsuz d ö r t köşe sade şekil plânların- da bile en inceden inceye düşünülmüş f e n n i v e

(2)

m i m a r î esaslar vardır- Sonra ayak, sütun teş- kil ederek yaptığı büyük eserlerinde de m u - hakkak o, ayak ve sütunların birer v a z i f e l e r i görülür. Bunlar gözü doldurmaz. Y a l n ı z mabet içinde ferah, geniş bir manzara hasıl e t t i r m e k - le beraber dış şekillerde de kuvvet istinatları halinde bir ahenk güzelliğini yaraştırır.

S i n a n m her yüksek abidesi böyledir. Sina- n m Anadoluda ve Rumelide iklime, yerli sağ- lam m a l z e m e y e göre sade tip ve t e m i z d e t a y üzerine yapılmış eserlerinden Anadoluda şun- lar vardır:

Çoban Mustafa Paşa Camii

Lala Mustafa l'a5

Ispartada > Firdevs ve Buı-hanettiıı Paşaların Camileri S i n a n m A n k a r a d a k i (Cenabî A h m e t P a ş a ) camii A n k a r a n m yerli sarımtırak y o n m a taşile yapılmıştır.

Bu eserin içi sütunsuzdur. D ö r t duvarını yüksek göstermek için ç i f t kasnak teşkil e t t i k - t e n sonra üzerine kubbesi oturmuştur. Bu şekil İstanbulda K a d i r g a d a k i Sokullu camiin- de de görülür.

T r a k y a şehirlerinde bulunan Cedit Ali P a - şa, Sokullu ve Rüstem Paşalara ait san'at eser- leri içinde Babaeskideki Cedit Ali Paşa camii;

merkezi kubbe, e t r a f ı altı köşe olup mihrap çı-

kıntısının üstü ile beraber beş nısıf kubbe ile şekillenmiş çok alımlı bir eseridir. Sokullunun Lüleburgaz camii de umumî plân tertibatile K a d i r g a d a k i Sokullu camisine benzer.

Edirnede Cedit Ali Paşa çarşısı, Rüstem Paşa hanı sonra en yuca şaheseri İkinci Selim camii, Büyükçekmecede de ehramı müsellesi şeklinde geniş geçitli v e çok san'atli bir köprüsü vardır.

K o c a S i n a n m T ü r k mimarisine karşı h i z - metleri ve sayılacak eserleri bitip tükenmez.

Son elde edilen kuvvetli vesikalarla da aslı, nesli T ü r k olduğu meydana çıkan D o ğ a n Y u - suf A ğ a torunu Sinan:

Evet; Türk yurdunda doğmuş, T ü r k san'ati içinde gözünü açmış, Türk tarzını, T ü r k k a f a - sile kavramış, öz çalımı kuvvetlendirmiş bu özlü Türk için onun asırların dığdıramadığı yüceliğine karşı yalnız şu son geçen bir asır neden böyle kıskanç davranmıştır. Büyük üs- t a d ı n ihmal edilen harap türbesini; bu on sene- lik faaliyeti içinde gene cumhuriyet devri d ü - şündü.

V a t a n a öz hizmet eden bu büyük adama karşı büyük Gazinin bir işareti yaptırdı.

Türbenin şekli asliye göre tamirinde m e s - lektaşım m i m a r V a s f i de çok çalıştı.

Bugün, vatan gençliği, bu büyük T ü r k san'atkârma karşı saygı, sevgi dolu kalbini açarak onun ölümünün 346 m c ı yıldönümünü anarken biz de bu gece kooa Sinanın ölmez ru- huna binlerce selâm ulaştırıyoruz.

Referanslar

Benzer Belgeler

[r]

Fuat İzer canlı renklerle yaptığı peyzajlarda şahsiyetini göstermek- tedir. Müstakillerin yeni sergilerini bekler v e sanat- kârlara yeni

maddesi’ne Türkiye Denetim Standartları (TDS)’na ve diğer düzenleyici Kurul ve Kurumların düzenlemelerine uygunluğun sağlanması hususundaki gözden geçirmelerin

Şu halde bunları hâsıl oldukları yerlerde yakalayıp en kısa yoldan harice def etmek lâzımdır... B u kireç ile yapılan sıva sathı, çok geçmeden, fiske

MATRA programlar kapsam ndaki “ KUR’un Kurumsal Yap n Güçlendirilmesi, Özürlüler için Geli mi Bir stihdam Stratejisi ve Mesleki Rehabilitasyon Projesi” nin faaliyet

âmiline kadar bağlı iseler belediyeler de boş sahalardan isti- fade ekonomisinde ayni âmile ayni derecede bağlıdırlar. Sa- tın alman toprakların inşaat arsası olarak «ne

ile en üst katta bir evrak depo- su, hademe yatak odasl ve su deposu hazlrlan- mlştlr.. Antalya ikliminin fazla sicak ve

[r]