Siyaset Bilimi II
12. HAFTA: ÇEVRECILIK
Kökenler
◦ Doğa ekonomik ve toplumsal gelişme için sömürülecek bir kaynak mıdır?
◦ Egemen görüş insanı doğaya hakim olması gereken bir varlık olarak görür
◦ Çevrecilik, insan-doğa ilişkilerinin farklı şekilde kurgulanabileceğini iddiası ile doğdu
◦ Çevrecilik (ekolojizm)
◦ Çevreselcilik (environmentalism)
Toplumsal ve düşünsel bağlam
◦ 1950’lerle beraber sanayi faaliyetlerinin çevresel sonuçlarına dikkatler çevrildi
◦ 68 hareketleri teknolojik rasyonaliteye ve sanayileşmenin etkilerine karşı çıktı, doğaya dönüşü vurguladı
◦ Çevre kirliliği ve doğal kaynakların tükenmesi
◦ İklim sorunları
◦ Yeşil hareketlerin örgütlenmesi ve siyasallaşması
Endüstriyelizm eleştirisi
◦ Sanayiye dayalı kalkınmanın eleştirisi
◦ Büyüme ve ilerleme uğruna doğanın ve insanın tahrip edilmesi
◦ Sınırları çizilmemiş ve istikrarsız büyümeye itiraz
◦ Genel bir toplumsal bunalım ifadesi olarak endüstriyelizm
İnsan-doğa çelişkisi
◦ Aydınlanma eleştirisi
◦ Ekolojik bozulmanın nedeni, insanın doğayı hakim olunacak bir şey olarak kavramasıdır
◦ Doğal bir tür olan insan, doğa üzerinde yıkıcı etkiler yaratmaktadır
◦ Bu bozulmanın kurbanı yine insan olacaktır – siyaset «yaşamsal çıkarlar» temelinde inşa edilmelidir
◦ Kurtuluş arayışları ve yoksul çevreciliği
Eko-merkezcilik
◦ Ekolojik sürdürülebilirlik
◦ İnsan merkezli kavrayışa karşı doğa merkezli kavrayış
◦ Doğa insanın bir aracı olarak değil, içkin olarak değerlidir
◦ İnsan ve doğa ilişkisi karşılıklı bağımlılık ilişkisidir
Büyüme karşıtlığı
◦ Ekonomik büyümenin çevre kirliliği ve doğal kaynaklar gibi sınırları vardır
◦ Hedef üretimin azaltılması olmalıdır – bunun için nüfus da azalmalıdır
◦ Tüketim sektörlerinin küçülmesi ve üretimin niteliksel açıdan büyümesi gerekir
◦ Sürdürülebilir kalkınma vs. çevrecilik
◦ Küçük ölçekli, merkeziyetçi olmayan, topluluğun denetimindeki teknolojiler
Genişletilmiş demokrasi
◦Adem-i merkeziyetçi, denetime açık, ayrımcılığı reddeden bir yönetim
◦Yerellik, kendine yeterlik ve güven
◦Küresel adalet açısından kaynak transferi
◦Ekolojik döngülerle uyumlu ölçekte toplumsal örgütlenme
◦Yerel demokratik siyaset
◦Ekolojik varlıkları kim savunacak?
◦Demokratik katılımın önündeki engel nedir?
Kuşaklar ve türler arası adalet
◦ Ekolojik adalet ve toplumsal hakçalık
◦ Sermaye kesimlerinin etkinlikleri daralmalı, yoksul kesimlerin toplumsal ve ekolojik varlıktan pay alması sağlanmalı
◦ Gelecek kuşakların üzerine yıkılan ekolojik maliyet dikkate alınmalı
◦ Öbür türlerin ekolojik varlığını sürdürme hakkının savunulması
Çevreciliğin partileşmesi ve kurumsallaşması
◦Yeşil partiler
◦Sivil toplum örgütleri
◦Kent yönetimlerinde etkinlik
◦Yeşil siyasal taleplerde ılımlılaşma
◦«anti-parti parti» ve «ne sağda ne solda, önde»
◦Kurumsallaşmanın getirdiği tabandan kopukluk
Çevreci yurttaş bilinci
◦ Gelecek kuşakları düşünen, doğa için fedakarlık yapan yurttaşlar
◦ Yerel, bölgesel ve ulusal meclislerin forum alanlarına çevrilmesi hedef
◦ Ekolojik etiği benimsemiş yurttaş
◦ Devrimci dönüşüm yerine evrimci bir iyileşme
◦ Şiddet karşıtlığı