Başbakan Yıldırım ın Rusya Başbakanı Medvedev ile basın toplantısında yaptığı konuşmanın tam metni

Tam metin

(1)

Başbakan Yıldırım’ın Rusya Başbakanı Medvedev ile basın toplantısında yaptığı konuşmanın tam metni

Aralık 06, 2016 - 5:29:00

RUSYA BAŞBAKANI DMİTRİ MEDVEDEV- Ülkelerimizin arasındaki son derece hassas, zor dönemden önce ilişkilerimiz dinamik bir şekilde gelişiyordu, ekonomik alanda olumlu, pozitif temaslarımız mevcuttu, birçok verimli mekanizma işlemekteydi, üst düzey işbirliği konseyi de dahil olmak üzere.

Şunu ifade etmek istiyorum: Bu olumlu birikimi yitirmedik ve bizim aramızdaki sorunlara rağmen son dönemdeki, bugün de karşılıklı … temeline dayanan projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz ve mevcut zorlukların yol açtığı sorunların üstesinden geliyoruz kademe kademe. En önemlisi, ticari ve ekonomik işbirliğimizin mekanizmalarını yeniden başlatmak, halen işliyor, fakat sürdürülebilir bir büyümenin kaydedilmesi lazım. Son sene ticaret hacmimiz azaldı, yani bunun siyasi nedenleri var, hem de malum siyasi nedenleri var ve ayrıca birtakım ekonomiyle ilgili, ekonomideki sorunlarla ilgili nedenler var. Bu bağlamda çeşitli belgelerin, yani bu alandaki altyapıyı hazırlamaya karar verdik, ilgili belgeleri sıradaki ÜDİK toplantısına doğru hazırlayacağız, gelecek senenin ilk yarısında olacak bu toplantı. Aynı zamanda yeni mekanizmaların oluşturulması konularını da ele aldık, ticari, ekonomik işbirliğimiz alanında, mali aladaki işbirliğimizle de ilgili bir ortak yatırım fonu oluşturmaya karar verdik, seneye çalışma faaliyetlerine başlayacak. Kimin katılacağı belli, çeşitli projelere finansman sağlayacak, modern yüksek teknolojiler alanındaki projelere de katkıda bulunacak ve ülkelerde de ortak projeler yürüteceğiz.

Görüşmelerimiz esnasında büyük projeleri de almış bulunuyoruz Türk Akımı gibi ve bu proje zaten son derece detaylı, birçok şey biliniyor. Önemli bir olayı kaydetmek istiyorum burada, önemli bir gelişmeyi, kısa bir süre önce Türk Parlamentosu 2 Aralık tarihinde ilgili hükümetler arası anlaşmayı onayladı, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan da ilgili karara imza attı ve çok önemli bir gelişme bu. Sayın

meslektaşlarımızı bilgilendirmek istiyorum ayın konuyla ilgili, en yakın zamanda bu anlaşma bizde de onay sürecinden geçecek ve ilgili süreç tamamlanacak.

Aynı zamanda, Türkiye’de ilk Akkuyu nükleer güç santralinin kurulması konusu Rus dizaynı üzerine kuruluyor. Umarım en kısa sürede projeyle ilgili tüm gerekli kararlar alınacak ve projeye stratejik yatırım statüsü verilecek. Meslektaşlarımız bu konuda siyasi iradenin ve kararların alındığını söylediler, ama resmileşmesi gerekiyor bu projenin hızlandırılması açısından önemli. Bizim partnerlerimiz de bundan bahsetti, aynı zamanda yatırımcıların projeye çekilmesi teşviki açısından da olumlu olacak.

Diğer konuları da ele aldık, gazetecilerin de bunlarla ilgili soru soracaklarını düşünüyorum. Dolayısıyla hem tarım alanındaki sanayi ortaklıkları, kalite kontrolü ve daha başka konular gündem başlıklarıyla ilgili müzakerelerde bulunduk.

Aynı zamanda meslektaşımla kültür alanındaki işbirliğimizi de ela aldık.

Başka eklemek istediğim bunun dışında ek olarak şunu söylemek istiyorum: Ortak çabalarımız sayesinde ilişkilerimizdeki bu zor sayfayı çevirmiş olduk ve yeni bir temele esaslandırabileceğiz bu ilişkiyi, yeni bir esasa dayanarak ilerleyebileceğiz ve bugünkü müzakereler bu sürece gerekli ivmeyi kazandırdı. Geçmişten ders çıkarmamız gerekiyor ve pragmatik bir şekilde partnerlik ilkesi üzerine

(2)

ilişkilerimizi bundan böyle normalleştirmeye devam edeceğiz.

Çok teşekkürler.

Sözümü Sayın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına aktarıyorum.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başbakan, değerli basın mensupları; öncelikle değerli dostum Sayın Başbakan Dmitri’nin bu güzel, sıcak karşılaması ve ev sahipliği için teşekkür ediyorum.

Dışarıda her ne kadar hava soğuksa da görüşmelerimiz ve içerideki konuşmalarımız gayet sıcak ve dostane bir şekilde gerçekleşiyor.

Ülkelerimiz arasında son 1 yılda zor günler geçirdik, ama artık bugünler geride kaldı, bundan sonra geleceğe odaklanmamız icap ediyor. İlişkileri Kasım 2015’in öncesine değil, daha da ilerisine götürmek gibi bir hedefimiz var. Bunun için gerekli adımları liderlerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Başkanı Vladimir Putin Ağustos ayı itibarıyla başlattılar.

Bundan sonraki süreç hızlanarak hedeflerin yakalanmasıdır.

Sayın Başbakan ve değerli heyetiyle biz bugün enerjiden ulaşıma, turizmden, kültürden tarıma, bütün alanlarda, ekonomik ilişkilerimiz, siyasi ilişkilerimiz, kültürel ilişkilerimiz, bunların hepsini etraflıca konuştuk, bakanlar karşılıklı görüştüler, aralarında yapacakları işleri konuştular, karara bağladılar.

Şunu memnuniyetle söyleyebilirim ki: Türkiye-Rusya ilişkilerinin tarihi geçmişine yakışır şekilde ekonomik bakımından ikili ilişkileri çok daha ileriye taşıyacak potansiyelimiz mevcut, iradi mevcut, önemli olan bu iradenin hayata geçmesidir. Bu konuda iki Başbakan olarak da işin takipçisi olacağız, bundan da kimsenin endişesi olmaması gerekir. Özellikle enerji alanında Türkiye ve Rusya tam bir stratejik işbirliği içerisindedir. Gerek doğalgaz, gerek nükleer enerji bakımından önemli projelerimiz var. Mavi Akım, Batı Akımının yanı sıra şimdi gündeme giren Türk Akımı konusunda da çok hızlı kararlar aldık, ayın kararlar burada da alınıyor, bunu da görmekten memnuniyet duyuyoruz.

Nükleer enerjiyle ilgili Akkuyu projesi bizim stratejik bir proje olarak gördüğümüz alandır ve bu konuda gerekli kararlar alınma aşamasındadır. Bundan sonraki hedefimiz projenin biraz daha hızlandırılarak en azından Türkiye’nin 100. kuruluş yıldönümünden önce bir bazının hayata geçmesidir. Bu konuda da bütün bugüne kadar olan çalışmaları gözden geçirildi ve bundan sonra yapılacak izinler konusunda da Enerji Bakanlığımız gereken tedbirleri alacaktır. Ayrıca tabi yaşanan bu bir senelik süre içerisinde bazı alanlarda istemediğimiz şekilde geriye düştük, ticaret hacmimiz hedeflerimizin altına düştü. Halbuki sizin 2010’daki ziyaretinizde 100 milyar dolar hedef konmuştu, bunu 36 milyara kadar da

yükseltmiştik. Şimdi bu rakamında gerisindeyiz, yaklaşık yüzde 40 gerisindeyiz. Demek ki, bundan sonra yapacak işimiz çok. Bu hedef hala gerçekçi bir hedef olduğunu düşünüyorum ve bunu başarabileceğimize yürekten inanıyorum. Bunun için alınması gereken birtakım pratik kararlar var bunların detaylarını konuştuk içeride dolayısıyla bunlara değinmeyeceğim. Gerek işte kısıtlamalar karşılıklı kaldırılması, gerekse giriş çıkışların kolaylaştırılması ve bu çerçevede ticaretin hız kazanması ciddi anlamda ilişkilerimize katkı sağlayacaktır. Tabi sadece ekonomi olarak da görmüyoruz Rusya’yla ilişkilerimizi kültürel anlamda da ciddi ortak değerlerimiz var bunları da harekete geçirmek, turizmle ilgili Türkiye-Rusya arasındaki ilişkiler hakikaten çok çok gelişti ve bunları da aynı düzeyine ulaştırmayı arzu ediyoruz.

Diyalog yoluyla ülkemizin ortak menfaatleri, iki halkın dostluğu temelinde çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yok, aşamayacağımız hiçbir engel yoktur diye düşünüyorum. O anlayışla Rusya’yla pek çok başlıkta farklı seviyelerde yoğun gayret içinde ortak paydaları tespit ederek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu ortak paydalar temelinde işbirliğimizin günden güne tekrar gelişmekte olduğunu

(3)

görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu gelişmenin hem Türk halkı, hem de Rus halkı için onların geleceği ve refahı için ciddi bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Bir kez daha şahsım ve heyetim adına bize gösterdiğiniz bu yakın ilgiden dolayı teşekkür ediyorum.

SORU- …Her iki Başbakana da olacak sorum. Türk Akımının Avrupa’ya kadar gelinmesi konusu ele alındı mı ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesiyle ilgili bu proje stratejik yatırım statüsünün verilmesi ne zaman verilecek ve Rusya bu projedeki payını satabilecek mi ve hangi Türk şirketleriyle görüşmeler yapılıyor bunun üzerine?

RUSYA BAŞBAKANI DMİTRİ MEDVEDEV- Teşekkürler, başlayacağım müsaadenizle.

Gerçekten Türk Akımının genel anlamda Türk Akımı projesini ele aldık görüşmelerimizin esnasında ve son derece olumlu gelişmeler mevcut daha önce sözünü ettiğim. Yani her iki tarafında bu projeyi gerçekleştirebilmek için iradesi var. İlgili hükümetler arası Türk Parlamentosu tarafından onaylandı ve onay ile ilgili karara imza atıldı ve bu projenin ileride hayata geçirilmesine umut var ve Rusya

Federasyonunda da onay sürecine geçeceğiz kısa bir süre sonra, planlı bir şekilde gerçekleştirilecektir bu çalışma. Ayrıca tüm bu Türk Akımı gaz boru hattının Avrupa’ya kadar gitmesi konusu da

görüşülmeye devam edecek. Bildiğiniz gibi iki ayrı hattan oluşuyor her biri 15,75 milyar metreküp doğalgaz sevkiyatlarını öngörüyor senede ve bir hat Türkiye’nin kendi ihtiyaçları için kuruluyor.

İkinci hat, Türkiye’nin sınırına kadar gelecek, daha sonra Avrupa’ya sevk edilecek ve bu dağıtım merkezinin, terminalin nerede olacağı konusu ile ilgili müzakereler önümüzdeki dönemde yapılacak.

Her halükarda bu tarz bu kararların hem Avrupa’nın yarasına olacağını düşünüyorum ve güzergahların çeşitlendirilmesi açısından olum doğuracağını düşünüyorum. Ama bu herhangi bir doğal diğer hatlara, diğer doğalgaz projelerine rakip değil. Türk akımı son derece doğal bir şekilde Avrupa piyasasına mevcut olan güzergahlara bir ek oluşturacak ve aynı zamanda Avrupalı tüketicilerin tüketicileri risklerden ilgili risklerden koruyacak. Bu tarz risklerin olduğunu mevcut olduğunu çok iyi biliyoruz arada sırada çıkıyor bu tarz riskler ve Türk Akımının da bunların giderilmesi açısından önemi büyük.

Akkuyu Nükleer Güç Santraline gelince bu bir başka stratejik proje ortak projemiz. Son durumu ele aldık Sayın Başbakanla birkaç konuyu değindik az önce söylediğim gibi projeye stratejik yatırım statüsünün verilmesi meselesi ele alındı ve partnerlerimizin bunun kısa sürede yapılacağını belirttiler bize. Yani aynı zamanda dışarıdan yatırımcıların çekilmesi, teşvik edilmesi de söz konusu. Şu an sermayedeki pay dağılımı aynı olmaya devam ediyor, çok önemli ve stratejik bir proje olduğunun altını çizmek istiyorum. 2010 senesinde ortaya çıktı bu proje benim Türkiye’ye yaptığım, Ankara’ya

yaptığım ziyaretim esnasında. Birçok açıdan istediğimizden daha yavaş ilerliyor, fakat bu etapta hızlandırılabilir hayata geçilmesi ilk enerji bloku 2023 senesinde devreye girebilecek Türkiye

Cumhuriyetinin 100.yıl dönümünde. Tabi ki Türk partnerlerinizle, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında gerekli temasları sağlayacağı, bu projenin gerçekleştirilmesiyle ilgili olarak

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Teşekkür ediyorum. Tabi bu iki konuyla ilgili de Sayın Başbakan kapsamlı açıklamaları yaptı bunlara da aynen katılıyorum.

Akkuyu konusunda biz de stratejik yatırım gurubuna dahil edilmesi kararını verdik burada bir

sorunumuz yok. Bunun işlemleri kısa zamanda ikmal edilecektir. Diğer izinler konusunu da bugün yine değerlendirdiğimiz gibi hızlandıracağız. Tabi ki projenin daha fazla gecikmeye meydan vermeden tamamlanması için ne tedbir gerekiyorsa bunları hiç tereddüt etmeden alacağız, çünkü bu proje bizim için önemli enerji çeşitliliği, enerji güvenliği açısından.

Türk Akımıyla ilgili biraz daha iyi konumdayız, burada işler hızlı gidiyor. Kısa bir süre önce imzalanmasına rağmen anlaşma bizim tarafımızdan onaylandı. Şimdi Rusya’nın onay süreci

önümüzdeki tamamlanacağını Sayın Başbakan ifade etti, bundan memnun olduk. Türk Akımı sadece iki ülkeyi ilgilendiren bir proje değil, aynı zamanda Avrupa’nın enerji ihtiyacı, enerji güvenliğine de

(4)

önemli ölçüde katkı sağlayacak. O yüzden de bir bölgesel proje olarak görüyoruz ve bu projenin ülkede hem Rusya, hem Türkiye’nin stratejik işbirliğini çok daha da ileriye götüreceğini,

sağlamlaştıracağını düşünüyoruz. Tabi bunlar sadece iki proje daha birçok konularımız var onları da aynı zamanda takip ediyoruz.

Teşekkür ederim.

SORU- Benim sorum Sayın Medvedev’e olacak. Sayın Medvedev, son dönemde ikinci kez normalleştiği söyleniyor Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin 100 milyar dolar bir ticaret hacmi hedefi koymuştu. Bu hedefe ulaşmak için Rusya’da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının çalışma iznine yönelik yasak ne zaman kaldırılacak acaba?

Bir de S-400 konusu gündeme geldi mi, bu konuda açıklayabileceğiz yeni bir gelişme var mı?

Teşekkürler.

RUSYA BAŞBAKANI DMİTRİ MEDVEDEV- Doğru anladıysam soruyu, soru Türk uzmanların Rus

piyasasında, Rus pazarındaki çalışmalarıyla, istihdam edilmeleriyle daha doğrusu ilgiliydi. Bu sadece çalışma istikametlerimizden, işbirliği istikametlerimizden bir tanesi, yani çözüme bağlanacak olan konulardan bir tanesi 100 milyar dolar rakamı geçti 2010 senesinde Türkiye’ye ziyaret yaptığımda ilk defa ortaya atıldı o zaman takriben ticaret hacmimizin 50 milyar dolara ulaştığı hesabından işte 5 sene içerisinde ticaret hacmini 100 milyar dolara ulaştırma niyetindeydik, ama bu olmadı. Ekonomik nedenlerden dolayı, yani fiyatlarla ilgili genel anlamda makroekonomik şartlarla ilgiliydi. Ve aynı zamanda siyasi herkesin malumatınız üzeri siyasi nedenlerde ticaret hacmini olumsuz etkiledi, ama giriş açılış konuşmam da bunun üzerine çalışacak olursak ve büyük projeleri gerçekleştirirsek, hayata geçirirsek diğer alanlardaki işbirliğimizi artırırsak bu 100 milyarlık rakama ulaşabilmemiz mümkün ve bence bu her iki ülke içinde önemli aynı zamanda fiilen bu projelere katılan uzmanlar için de önemli.

Sadece şunun altını çizmek istiyorum: Sıraladığınız konuların dışında sıraladığımız konuların dışında Sayın Başbakanla çeşitli entegrasyon projelerinden de bahsettik, bence bu projelerde ticaret hacmimizin arttırılmasına katkı sağlayabilir.

İşbirliğine gelince uzmanların Rus piyasasında istihdam edilmesine gelince, şimdi birtakım yaptırımın uygulandığı hala uygulandığını biliyorsunuz. Yaptırımların büyük bir bölümü kaldırıldı, oysaki büyük projelerde ise mesela Dünya Futbol Kupasına hazırlık çerçevesinde kurulan tesislerde daha başka şirketlerde Türk vatandaşlar hala istihdam ediliyor ve ülkemize girişlerinde herhangi bir sorun yok. Biz bu doğrultu da, bu istikamette ilerlemeye devam etmeye niyetliyiz. Ve birtakım konuda karşılılık ilkesi üzerine hareket etmeğe niyetimiz var. Sayın Başbakanla görüşmelerimizin esnasında kendisine ayrıca şunu söyledim: Avrasya Ekonomik Topluluğundaki mevcut ekonomik durumu da göz önünde

bulundurmamız gerekiyor. Sadece hükümetlerimizin hükümet seviyesinde değil, Avrasya Ekonomik Topluluğu seviyesinde de bu iş gücü meseleleri görüşülüyor, çünkü tam anlamıyla bir birlik kurduk onlarla ve Türk meslektaşlarımız, diğer partnerlerimizle Avrasya Ekonomik Topluluğundaki

partnerlerimizle de çalışabilir bu konuyu.

SORU- …Sayın Türkiye Başbakanına olacak sorum.

Sayın Başbakan, turistik akımın Rusya’dan Türkiye’ye yeniden başlaması konusundaki tahminler son derece iyimser, fakat terör tehdidinin arttığı bu şartlarda tabi ki güvenlik konusu son derece güncel ve olmaya başladı ve ülkeniz vatandaşlarımızın Türkiye’de olabildiğince konforlu bir tatil yapması için ne gibi önlemleri, ne gibi tedbirleri alacaksınız.

Teşekkürleri.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, tabi turizm de Türkiye’yle Rusya arasında son 1 sene öncesine

(5)

kadar çok önemli bir noktaya gelmiştik geçen seneden itibaren. Sebebine girecek değilim, bildiğimiz sebeplerden dolayı bir düşme oldu, ama 2017’de bunu telafi edebileceğimizi düşünüyoruz, bununla ilgili ekonomik tedbirler alındı.

Güvenlik konusuna gelince, ben buradan açıkça şunu söylemek isterim: Terör tehdidi her ülke için geçerlidir, bugün terör tehdidinden emin olan hiçbir ülke yok. Ama bu tedbir almayacağımız anlamına gelmez, her türlü tedbiri alıyoruz. Bugün geçmişten daha fazla bu konuda gayretler var, alınan

kararlar var, bunun herhangi bir üzücü olayla sonuçlanmaması için, başta istihbarat paylaşımı olmak üzere ilgili ülkelerle, diğer yandan fiziki tedbirler, sahada fiziki tedbirlerle bunu takviye ediyoruz.

Doğrusu 2 gün, 3 gün önce Sayın Dışişleri Bakan Lavrov Antalya’daydı, orada meslektaşıyla bir toplantı gerçekleştirdi, bu konuları da görüştüler. Dolayısıyla bu güvenli meselesinin amacı dışında kullanılması da doğru değil. Yani o bizim o konuda hiçbir tereddüdümüz yok, gelen misafirlerimizi en iyi şekilde, en konforlu şekilde ağırlamak, onların her türlü güvenliğini, can ve mal güvenliğini

sağlamak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, devletinin teminatı altında olacaktır, onun için bu konuda tereddüde mahal yok diye düşünüyorum.

Teşekkür ederim.

SORU- Sorum her iki başbakana da olacak.

Suriye her iki ülke açısından da son derece büyük bir öneme sahip. Uçak krizinin ardından Suriye’de terörle mücadele konusunda iki ülke arasında yeniden hayata geçecek bir mekanizma olacak mı ya da var mıdır?

Halep’te de insani dram devam ediyor. İnsani yardımların uluşması için BM Güvenlik Konseyince gündeme taşınan bir tasarı da Rusya’nın oyuyla veto edildi. Bu vetonun gerekçesi nedir Sayın Medvedev?

Sayın Yıldırım, siz neler söylersiniz Halep’teki insani durum hakkında?

RUSYA BAŞBAKANI DMİTRİ MEDVEDEV- Tercümenin yarısını duydum sadece, tekrarlar mısınız sorunuzu lütfen?

SORU- Suriye her iki ülke açısından da büyük öneme sahip. Uçak krizinin ardından Suriye’de terörle mücadele konusunda işletilecek yeni bir mekanizma olacak mı istişare, koordinasyon gibi?

Öte yandan Halep’te insani dram devam ediyor. Kısa süre önce BM Güvenlik Konseyinde gündeme gelen Halep’te ateşkes sağlanmasına ilişkin tasarı Rusya’nın oyuyla veto edildi. Sayın

Medvedev, bu vetonun gerekçesi nedir Sayın Medvedev?

Sayın Yıldırım, siz neler söylersiniz Halep’teki insani durum hakkında?

RUSYA BAŞBAKANI DMİTRİ MEDVEDEV- Sorunuzu kime sordunuz, kime yönlendirdiniz acaba?

SORU- Her iki başbakana da.

RUSYA BAŞBAKANI DMİTRİ MEDVEDEV- Anladım.

Tabi ki Suriye konusunu da ele aldık. Dış politikası ile ilgili meseleler genelde iki ülke liderinin, Devlet Başkanı ve Cumhurbaşkanının görüşmelerinde ele alınıyor, son zamanda bir telefon görüşmesi yaptı, birebir görüştüler, Suriye konusu elbette ön plandaydı bütün bu görüşmeler esnasında. Bununla beraber Sayın Başbakanla da Suriye konusunu ele aldık ve gerçekten oradaki durumun istikrara kavuşması, normalleşmesi gerekiyor ve bir önceliğimizdir, her iki ülke için de önceliktir ve tabi ki bütün bölgenin yararına olacaktır, Suriye’nin de yarına olacak muhakkak. Suriye son derece zor bir

(6)

durumda bulunuyor.

Aynı zamanda şundan yola çıkarak hareket ediyoruz: Suriye meselesinin çözümü öncelikle Suriye’deki iç diyalogun kurulması sayesinde mümkün olabilir, Suriye geleceğinin belirlenmesi de aynı şekilde. Ve tabi ki bütün bunlar Suriyeliler tarafından hazırlanan prosedürler çerçevesinde olmalı.

Oradaki insani yardım konusu ve terörle mücadelesi konusuna gelince, Suriye’de adeta yuva kuran terör örgütleri var, bu konuyla ilgili hem Devlet Başkanımızla Cumhurbaşkanımızın arasında temaslar var, aynı zamanda askerler de ve diğer kurumlar ve kuruluşlar da doğrudan bu mesellerle ilgilenen görüşüyor. Bu tarz diyalog son derece faydalı. Yani açıkçası geçmişte bu tarz diyalogumuz yoktu, şu an yeniden kuruldu ve terör tehdidinin olduğu konusunda ortak bir görüşümüz var ve Rusya

Federasyonu’yla Türkiye Cumhuriyeti arasındaki bu diyalogun devam edeceğinden eminim. Bu diyalog bütün gerekli seviyelerde istişareleri içeriyor ve bunu da Sayın Başbakanla bugün görüştük.

Buyurunuz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Teşekkür ederim.

Bu konuda bugünkü koordinasyon ve diyalog geçmişe göre çok iyi durumda Sayın Başbakanın ifade ettiği gibi. Çünkü bölgede birden fazla ülke mevcut olduğu için, burada diyalog olmazsa, koordinasyon olmazsa tatsız olaylar yaşanabiliyor. Rusya’yla son zamanlarda askeri kanatta ve diplomasi tarafında çok verimli diyalog gerçekleşiyor.

Tabi Halep’te yaşanan insanlık dramının bir an önce sona ermesi ve burada insanların insani yardımlara erişmesi önemli. Bunun için her iki taraf da büyük gayret gösteriyor. Özellikle terör gruplarının ayıklanması hayati öneme sahip, bu konuda da attığımız adımlar var, karşılıklı heyetlerimizi bu görüşmeleri yapıyorlar.

Türkiye’nin bölgedeki hedefi, DEAŞ başta olmak üzere PKK, YPG, PYD gibi terör örgütlerinin Türkiye’ye olan tehditlerinin önüne geçmek, bir yandan da terör nedeniyle, iç savaş nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalıp Türkiye’ye büyük oranda sığınan mültecileri tekrar yaşadıkları topraklara geri döndürmek. Bunun için Fırat Kalkanı Operasyonumuz devam ediyor, bunun için yine bölgede ortak çalışmalarımız sürüyor.

Bugün Suriye’deki bu sorunun düne göre çözüme daha yakın olduğunu ben düşünüyorum. Bu konuda atılan adımlar gösterilen gayretlerin bundan sonra da aynı şekilde devam etmesini diliyorum.

Teşekkür ediyorum.

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :