143 nolu Beşiktaş şer`iyye sicili (h. 1218-1220; m. 1803/1804-1805/1806)

387  Download (0)

Tam metin

(1)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YAKINÇAĞ TARİHİ BİLİM DALI

143 NOLU BEŞİKTAŞ ŞER’İYYE SİCİLİ (H. 1218-1220; M. 1803/1804-1805/1806)

YÜKSEK LİSANS TEZİ

DANIŞMAN HAZIRLAYAN

Prof. Dr. İbrahim YILMAZÇELİK Bahar KILIÇ

ELAZIĞ-2019

(2)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YAKINÇAĞ TARİHİ BİLİM DALI

143 NOLU BEŞİKTAŞ ŞER’İYYE SİCİLİ (H. 1218-1220; M. 1803/1804-1805/1806)

YÜKSEK LİSANS TEZİ

DANIŞMAN HAZIRLAYAN

Prof. Dr. İbrahim YILMAZÇELİK Bahar KILIÇ

Jürimiz, ……… tarihinde yapılan tez savunma sınavı sonunda bu yüksek lisans tezini oy birliği/oy çokluğu ile başarılı saymıştır.

Jüri Üyeleri:

1.

2.

3.

F.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulunun ………… tarih ve …………

sayılı kararıyla bu tezin kabulü onaylanmıştır.

Prof. Dr. Ömer Osman UMAR Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

(3)

ÖZET

Yüksek Lisans Tezi

143 NOLU BEŞİKTAŞ ŞER’İYYE SİCİLİ (H. 1218-1220; M. 1803/1804-1805/1806)

Bahar KILIÇ Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Tarih Anabilim Dalı Yakınçağ Bilim Dalı Elazığ -2019; Sayfa: VI+ 380

Şer’iyye sicilleri hakkında değerlendirme yaparken; Şer’iyye Mahkemeleri, bu mahkemelerin işleyişi, kadılık müessesesinden bahsettik.

Daha sonra Şer’iyye Sicilleri hakkında bilgi verdikten sonra 143 NOLU BEŞİKTAŞ ŞER’İYYE SİCİLİ

(H. 1218-1220; M. 1803/1804-1805/1806) sicil üzerinde çalıştık. Sicilin aslı İstanbul Müftülük Arşivindedir.

Anahtar Kelimeler: Mahdar, Sakk-ı Şer’î,Berat-ı resm, Kadı’asker, Mevali, Ma’ruz

(4)

ABSTRACT

Master’s Thesis

BESIKTAS SHIELD REGISTRY WITH NUMBER 143 (H. 1218-1220; M. 1803/1804-1805/1806)

The University of Firat The Institute of Social Science

The Department of History The Science of Modern Age Elazığ-2019, Page: VI + 380

When evaluating the Sharia registers; We talked about the Sharia Courts, the functioning of these courts and the establishment of the judiciary.

Later, after giving information about the Sharia Registers, BESIKTAS 143.

We have worked on the registry of (H. 1218-1220; M. 1803/1804-1805/1806).

The original register is in the Istanbul Mufti's Archive.

Key Words: Mahdar, Sakk-ı Şer’î,Berat-ı resm, Kadı’asker, Mevali, Ma’ruz

(5)

İÇİNDEKİLER

ÖZET ... II ABSTRACT ... III İÇİNDEKİLER ... IV ÖNSÖZ ... V KISALTMALAR ... VI

GİRİŞ ... 1

BİRİNCİ BÖLÜM 1. ŞER’İYE MAHKEMELERİ ... 2

1.1. Osmanlı’da Kadılık Sistemi ... 2

1.2. Şer’iye Sicilleri ... 4

İKİNCİ BÖLÜM 2. BELGE ÖZETLERİ ... 11

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 3. METİN TRANSKRİPSİYONU ... 58

SONUÇ ... 377

KAYNAKLAR ... 378

EKLER ... 379

Ek 1. Orijinallik Raporu ... 379

ÖZGEÇMİŞ ... 380

(6)

ÖNSÖZ

Bu çalışmamızda Şer’iyye Sicillerini detaylı olarak mevcut belgeler ışığında anlatmaya çalıştık.

Birinci bölümde; Şer’iyye Mahkemeleri hakkında bilgi verdik. Kadılık müessesesi ve şer’iyye sicillerinden bahsettik.

İkinci bölümde; üzerinde çalışılan 143 no’lu Beşiktaş Şer’iyye sicilinin belge özetlerine yer verdik.

Üçüncü bölümde; metnin transkripsiyonunu verdik.

Bu çalışmanın hazırlanmasında emeği geçen, bilgileriyle yön gösteren çok değerli hocam Prof. Dr. İbrahim YILMAZÇELİK’e teşekkür ederim.

ELAZIĞ-2019 Bahar KILIÇ

(7)

KISALTMALAR

a.g.e. : Adı Geçen Eser a.g.m. : Adı Geçen Makale

C : Cilt

D.İ.A. : Diyanet İslâm Ansiklopedisi

D.T.C.F.D. : Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi F.Ü.S.B.D. : Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi fak. : Fakülte

H : Hicri

Hz. : Hazreti

İ.A. : İslâm Ansiklopedisi

İÜTD : İstanbul Üniversitesi Tarih Dergisi

M : Miladi

md. : Madde

MEB : Milli Eğitim Bakanlığı

s. : Sayfa

S. : Sayı

SBE : Sosyal Bilimler Enstitüsü

T.D.A.D. : Türk Dünyası Araştırması Dergisi T.D.V.İ.A. : Türk Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi TDV : Türk Diyanet Vakfı

TTK : Türk Tarih Kurumu üniv. : Üniversite

vd. : Ve Devamı yay. : Yayınları

(8)

Kadıların geniş vazifeleri dolayısıyla kendilerine gelen hüküm ve fermanları, bu gelen yazılara verdikleri cevapları ve mahkemeye intikal eden davalara dair vermiş oldukları hükümleri kaydetmek üzere “sicil” denilen bir defter tutmaları kanun gereği idi.

Mahalli konuların yazıldığı bölüme Sicil-i Mahfuz, merkezden gelen emirlerin yazıldığı bölüme ise Sicil-i Mahfuz Defterlü denilirdi.

Bu defterler incelenmeden İmparatorluğun idari, siyasi ve sosyal tarihini bütün boyutlarıyla meydana çıkarmak imkânsızdır. Mahalli olayların tarihçiler tarafından kaydedilmediği, hatta hadiselerin gerçek sebeplerinin yeterince araştırılmadığı bilinen bir gerçektir. Üzerinde çalışılan tez Beşiktaş’a ait olup Beşiktaş o dönemde İstanbul’un kasabası idi. 143 no’lu Beşiktaş Şer’iyye Sicili toplam 50 sayfa olup ilk 49 sayfası okunmuş tahlili yapılmış son sayfa okunamadığı için üzerinde çalışılamamıştır.

(9)

1. ŞER’İYE MAHKEMELERİ

Kuruluşundan itibaren şer’i kaza usulünü benimseyen Osmanlı Devleti’nin ilk padişahı Sultan Osman’ın tayin ettiği ilk iki memurdan birisi kadı olmuştur. Kadıları yetiştirecek bir kaynak henüz mevcut olmadığından, ilk Osmanlı kadıları Anadolu, İran, Suriye ve Mısır gibi yerlerden getirilmiştir. I. Murad’ın Molla Fahreddin Acemî’yi 130 akçe maaş ile ilk defa fetva görevine tayin ettiği bilinmektedir. Daha sonra fethedilen her idare merkezine bir kadı tayin edilmiştir. Tek kadının görev yaptığı bu usule Şeri’ye Mahkemeleri adı verilmektedir. Şer’îye Mahkemelerinin belli bir makam binası yoktur. 1Ancak bu Şer’î meclis adıyla yargılamanın yapıldığı belirli bir yerin olmadığı manasına alınmamalıdır. Kadıların yargı işlerini yürütebilecekleri ve tarafların kendilerini her an bulabilecekleri muayyen bir yerleri vardır. Bu, kadının evi, cami, mescid veya medreselerin belli odaları olabilir. Bayram ve cuma günleri dışında yargı görevini ifa ederler.

Şer‛iyye mahkemeleri, Osmanlı Devleti’nde Tanzimat’ın ilanına kadar aslî, genel mahkemeler (mehâkim-i umumiye) olarak görev yapmışlar ve hukukî, cezaî, idarî, askerî, malî ve her çeşit davaya bakmışlardır. Zîra Osmanlı adlî teşkilatının temel taşı olan kadılar, bulundukları yerin hem hâkimi, hem belediye başkanı, hem emniyet âmiri, (bazen) hem mülkî âmiri ve hem de halkın her konuda müracaat edebileceği sosyal güvenlik makamı olması bakımından da önem arz etmektedir.

1.1. Osmanlı’da Kadılık Sistemi

Osmanlıda kadılık müessesesinin olması yürütme ve yargı işlerinin ayrılığını gösterirken beylerbeyi ve subaşıların bölgede ki tek idareci olmalarının önüne geçmiştir. Kadıların görevleri; merkezden gönderilen emirlerin halka ulaştırılmasının sağlanması, vakıf kurulumları ve idaresi onay işlemleri, nikâh akdi, kendi çalışma alanındaki görevliler hakkında merkeze rapor düzenler, belediye başkanlığı

1 Halil Cin- Ahmet Akgündüz, Türk Hukuk Tarihi , s.268-283.

(10)

yaparlar, sözleşmeleri onaylar ayrıca halkın isteklerini divana iletirlerdi. Arapça’da kaza kökünden gelen kadı terim olarak insanlar arasında geçen çekişmeleri çözmek için görevlendirilen kişidir.2 Kadılar hukuki işlere memur oldukları gibi devletin, bulundukları idare merkezindeki yürütme görevini de üzerlerine almış birer memur idiler.

Kadılar adli ve mülkiye görevlisi olarak görevlerini yürütürken geçmiş zamanlardaki İslam devletlerindeki örneklerine göre Osmanlıda çok daha geniş bir yetki alanına sahiptir. Esnafı denetlerken anında cezalandırabiliyordu.3

Osmanlıda kadılık tayin atamaları ilk dönemlerde İslam ülkelerinde ki usule göre yapılmış olup tanınmış kişiler atanmaktaydı ve bu görevleri için bir ücret almamaktaydı.

Yıldırım Beyazıt döneminden itibaren ise bu uygulama İdari yönetim için subaşı adli yönetim içinse kadılık atamasıyla gerçekleşmekteydi ve kadılar mahkeme harçlarından kendi ve mahkeme çalışanlarının maaşlarını alırdı.

İslam tarihinde devlet yapısı içinde verilmiş olan bir mevki makamın adı olan kadılık görev olarak Şeriat hükümlerini fıkıha göre uygulamaktaydı eğer devlet reisi bu konuda ehil ise kaza denilen yargı yetkisi kendisine de tanınmıştır. Peygamber (s.a.v) ve Raşid halifeler devrinde de bu sistemin uygulandığı görülmektedir. İlerleyen dönemlerde Halifeye bağlı olarak bu görevi kadılar üstlenmiştir.4

Osmanlıda Kadılık ile ilgili ilk kayıtlar Osman Gazi döneminde Dursun Fakih ’in Bilecik ’e kadı olarak atanması olarak kayıtlarda yer almıştır.5 Şer’i mahkemelerde şer’i ve hukuki bütün meseleler Hanefi mezhebi usulü üzerinden çözümlenirdi kadılarda ağırlıkla bu mezhep Bera üyelerinden oluşurdu. Hanefi fıkhı üzerine hal ve fasıl edilen şer’i ve hukuki davalar reaya yani halkın talebi doğrultusunda kadıya hükümlerini Şafii, Maliki, Hanbeli ve diğer mezheplere göre görüş bildirmesi isteme hakkına sahipti. Gayri Müslümler için Hıristiyan haçı, Museviler için Tevrat ı öptürerek yemin ettirirlerdi.

Şer’i mahkemeler Osmanlı Devleti’nin başlangıcından itibaren medenî hukuk ve ceza davalarına bakmak salâhiyetine haiz idi. Her kaza merkezinde bir şeriat mahkemesi

2 Fahrettin Atar, ‘‘Kadı’’, T.D.V. İ.A., C. XXIV, İstanbul 2001, s.66-69.

3 Ziya Kazıcı, İslâm Kültür ve Medeniyeti, İstanbul 1997, s.153-154 ; Fahrettin Atar, İslâm Adliye Teşkilâtı, Ankara 1979, s.117-146.

4 İlber Ortaylı, Osmanlı Devleti’nde Kadı, Ankara 1994, s.10.

5 Ziya Kazıcı, İslâm Kültür ve Medeniyeti, İstanbul 1997, s.153-154 ; Fahrettin Atar, İslâm Adliye Teşkilâtı, Ankara 1979, s.117-146.

(11)

bulunuyor ve bunların başında birer kadı görev yapıyordu. Büyük kaza ve şehirlerde davalara bakmak için mahkeme binaları tahsis edilirken, bulunmayan yerlerde davalar kadının ikamet ettiği evde veya camide görülüyordu. Görev süreleri konusunda değişik kaynaklarda farklı bilgiler bulunan kadıların bir kaynağa göre 1 sene görev yapıp merkeze döndükleri daha sonra atamaya göre gideceği yer belli olmaktaydı başka bir kaynağa göre ise 20 ay görev yapmaktadırlar.

Şer ’iyye sicillerinde, sancak ve kaza kadılarının ne kadar geniş bir yetkiye sahip olduklarını, hemen hemen her konuda bir karar mercii ve sorumluluk sahibi olduğunu bilmekteyiz. Halk arasında ortaya çıkan adli davaların görülmesinin yanı sıra, örneğin;

yaralama olaylarında suçlunun bulunarak cezalandırılması, katillerin yakalanması, öldürülen kişinin diyetinin tespiti ve alınması, vefat eden kişinin terekesinin tespit edilerek varislerine dağıtılması gibi konularda. Hukuk alanında, cami ve mescitlerin imam ve hatip ve mütevelli tayini, kayyım, müderris ataması, tekke, zaviye ve medrese gibi kurumların mütevellisinin ve diğer görevlilerinin tayini, vakıflarda uygulamada ortaya çıkan mütevellilik anlaşmazlıklarının çözümü. Sancağa atanan mutasarrıfın gelinceye kadar yerine vekilin göreve başlatılması ve bu işin takibi. İdari alanda, bulundukları sancak ve kazalarda meydana gelen eşkıyaların takibi, yakalanması ve suçluların cezalandırılması, askerden kaçan ve mukabilinde eşkıyalık yapanları tespit ederek orduya teslim edilmesi. Askeri seferler zamanında asker toplanması ve bunların isimlerinin tespiti, sefere çıkan asker için kumanya temin edilmesi ve sefer için binek hayvan temini gibi ve her alandaki vergilerin tahsil edilmesi, çarşı ve pazarda satılan malların fiyatının belirlenmesi ve fahiş fiyata satılmasını engelleme, işletilmesi gereken toprak ve arazilerin tımar tevcihi, tedavülde bulunan paraların kur ayarının takibi ve bunda olabilecek yolsuzlukları engelleme gibi mali alanda daha pek çok sayabileceğimiz hususta görev ve sorumlulukları olmuştur. 6

1.2. Şer’iye Sicilleri

Osmanlı Devleti’nin din, dil, etnik yapı ve kültür bakımından homojen olmayan bir bölgede altı asır ayakta kalmasının şüphesiz askerî, idârî, iktisâdî, sosyal ve kültürel sebepleri vardır. Dünya tarihinde çok sık rastlanmayan böyle bir başarıyı tek bir sebeple

6 Ziya Kazıcı, İslâm Müesseseleri Tarihi, İstanbul 1991, s.115.

(12)

açıklamak elbette mümkün değildir.7 Ancak bu başarının altında Osmanlı yönetim ve hukuk anlayışının çok önemli bir rol oynadığı unutulmamak gerekir. Bu sebeple olacak ki son zamanlarda yerli ve yabancı araştırmacıların Osmanlı yönetim tarzına ve hukuk anlayışına yönelik ilgilerinde gözle görülür bir artış olmuştur. Osmanlı hukukunun en önemli kaynağı ise şüphesiz sayıları on binleri aşan mahkeme defterleridir.

Osmanlı tarihi araştırmalarında şer’iyye sicilleri sadece hukûkî bir kaynak olmaktan çok sosyal, iktisâdî, idârî alanda da önemli kaynaklardır. Son dönemde üniversitelerin birçok bölümünde şer’iyye sicili kaynaklı tezler hazırlanmaktadır. Şer’iyye sicillerinin günümüze ulaşması sürecinde bir çok tahribata uğramıştır. Gerek bu tahribat gerekse yazı türünden kaynaklı okuma sorunları ortaya çıkmaktadır. İşte bu sebepten çalışmamızda bu sıkıntının ortadan kaldırılabilmesi için, Şer’iyye sicillerini tezlerinde kaynak olarak kullanacak olan araştırmacılara yardımcı olmayı amaçlıyoruz.

Şer’iyye Sicilleri, XV. yüzyılın yarısından itibaren başlayıp XX. asrın ilk çeyreğine kadar ki uzun bir zaman dilimi içinde olup, 472 yıllık Türk tarihini, Türk iktisadını ve Türk siyasi, sosyal ve hukuki hayatını ilgilendirmekte ve kısaca Türk kültür ve tarihinin temel kaynaklarının başında yer almaktadır0. Mahkeme kararları genellikle her devirde ve günümüzde ait olduğu devletin kültürünü ve tarihini yakından takip eden ve yansıtan önemli tarih belgeleri ihtiva etmektedir.8

Osmanlı Devleti’nde şer‘iyye sicillerinin en erken tarihli nüshaları Bursa’da görülmektedir. 1455 tarihli şer‘iyye sicilleri, XIX. yüzyılın ikinci yarısında mahkemelerin kurulması sebebiyle içerdiği konular açısından bir küçülmeye uğramışsa da XX. yüzyıl başlarına kadar titiz biçimde tutulmuştur.9

Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren önemli görülen her hususu kaydetmiş ve bunu sonraki dönemlerde oluşturduğu kurumsal yapı ile devam ettirmiştir. 10Bu düzenli kayıt tutma usulü sayesinde o dönemlerde meydana gelen bütün mühim hadiseler ve halka dair her şey bir sistem dâhilinde kayıt altına alınmıştır. Bu kıymetli olan evrak serisinden

7 Nurcan Abacı, Bursa Şehri’nde Osmanlı Hukuku’nun Uygulanması (17. Yüzyıl). Kültür Bakanlığı Yayınları / 2728, Ankara 2001, s.52.

8 Yunus Uğur, Şer'iyye Sicilleri, İ.A, TDV Yay, İstanbul 2001, s.8.

9 Halil İnalcık, “Osmanlı Tarihi Hakkında Mühim Bir Kaynak”, DTCFD ., C.1, sayı:1, s. 89-96.

(13)

bir tanesi de sicillerdir. Tutulmasındaki titizlik göz önüne alındığında içerdiği bilgiler açısından güvenilir kaynaklardır. Tarihin geniş bir yelpazesine ışık tutmaktadır.

Araştırılmak istenen her husus, her ayrı branş hatta disiplinler arası çalışmalar için ana kaynaklar arasında siciller yer alır. Sosyal, iktisadi, hukuki, askeri, foklör ve kültür, tıp, coğrafya tarihi gibi sınırları daha çok genişletebilecek bütün tarihe dair çalışmalar için bilgiler sicillerde mevcuttur. Siciller bazen incelenen konuda eksik olan bir evrakı tamamlar, bazen de konuya farklı bakış açıları sunar. Örneğin merkezde tutulan defterlerin eksikliğini taşradaki bir yerin sicilinden temin edebilmek mümkündür.

Sicillerin her konuda tarihe temel kaynak olacağına şüphe olmamakla birlikte özellikle şehir tarihleri ve mahallî hayata ait ilmî araştırmaların birinci derecede kaynağı şer'iyye siciller diyebiliriz. Mahallî bir tarihin doğru yazılabilmesi için bireylerle bireyler, bireylerle devlet arasındaki bütün önemli olayların kaydedildiği şer'iyye sicillerinin incelenmesi ilmî bir zarurettir. Sicillerin genel tarihe katkıları, önemli tarihî olayların i tarihî şahsiyetlerin, mahallî adlarının ve önemli tarihî müesseselerin bütün ayrıntılarıyla doğru olarak tespitinde birinci derecede önem arz etmektedir. Ayrıca Şeyhülislamlar, Kazaskerler ve Sadrazamlar gibi büyük devlet adamlarının hayat hikayelerini bütün ayrıntıları ile ortaya koyabilmek için sicillere müracaat etmek gerektirmektedir. Zira sicillerde kimin nereye tayin edildiği, hangi tarihte, hangi vasıfla, nasıl bir devlet hizmeti ifa ettiği mutlaka kaydedilmektedir. Şer'iyye sicilleri, bütün Osmanlı ülkesinin yer isimlerini tespitte ve hatta mahalle isimlerinin bile tespit edilmesinde mühim bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz.

Şer'iyye sicillerinin incelenip gün yüzüne çıkarılması hukuk tarihimiz açısından çok önemlidir. Çünkü her konuda olduğu gibi, eski hukukumuz hakkında da birbirini tutmayan çelişkili görüşler mevcuttur. Bu çelişkili görüşler arasından doğruyu tespit edecek yine şer'iyye sicilleridir. Şer'iyye sicillerinde hukukun bütün dallarıyla alakalı olarak şer'î hükümlere uygun bir şekilde verilmiş mahkeme kararları mevcuttur. 11

Şer'iyye sicilleri askerî açıdan önemli bilgiler ihtivâ etmektedir. Osmanlı ordusu sefere çıktığı zaman hem Anadolu hem de Rumeli'de bulunan beylerbeyi ve sancak

11 Talip Atmaca, 129 No’lu (H.1143-1145,M.1730-1732) Adana Şer’iyye Sicili, (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), İnönü Üni, SBE 1996, s. 6-7.

(14)

beylerine yazılı emirler gönderir ve ordunun ihtiyacı olan gıda maddeleri, gemi, at, kürekçi, araba, cephane ve benzerî ihtiyaçların karşılanması amacıyla kadılara da yazılı emirler gönderirdi. Gönderilen bu yazılı emirlerin içinde, savaşın kime ve hangi sebeple yazıldığı izâh edilir ve konuyla ilgili Şeyhülislam fetvası hatırlatılarak halkın savaşın zaruretine inanmaları temin edilirdi. Kısaca XV. yüzyıldan sonraki harp tarihimizi, bütün tafsilatıyla şer'iyye sicillerinin genellikle sonlarında yer alan ve kadılara hitaben yazılan yazılı emirlerde bulmak mümkündür. Örneğin III. Mehmed'in Macaristan ve Avusturya seferine çıkabilmek için Anadolu'dan nasıl asker topladığı ve Eflak isyanı ile zorlaşan bunalımlı dönemde savaşla ilgili olarak halka ne gibi yazılı emirler gönderdiği, Bursa şer'iyye sicilleri esas alınarak ortaya konabilir. Gerçekten şer'iyye sicilleri, askerî hareketleri bütün ayrıntılarıyla aydınlatmak, ordunun teşkilât ve durumunu göstermek bakımından vak'anüvislerde ve diğer kaynaklarda ispatlanmayan birçok tafsilâtlı bilgiyi içermektedir.

Kadılık müessesesinin Osmanlılar’ın ilk devrinden itibaren mevcudiyeti dikkate alındığında bu tür defterlerin daha erken dönemlerde de var olduğu, ancak bunların günümüze ulaşmadığı ileri sürülebilir. Sicillerin resmen koruma altına alınması ve Kudüs örneğinde görüldüğü üzere listelerinin toplanması 1290 (1873) Sicillât-ı Şer‘iyye ve Zabt- ı Deâvî Cerîdeleri Haklarında Tâlimat ile olmuştur.

Osmanlı dönemine ait şer‘iyye sicilleri içerisinde birçok kayıt bulunmaktadır.

Bunların bir kısmı bizzat mahkemedeki işlemler sonucu oluşanlar, bir kısmı da İstanbul’dan gelen belge sûretleridir. İ‘lâm, hüccet, tereke kayıtları birinci türden belgelere; ferman, emir, buyuruldu, tezkere, berat ise ikinci tür belgelere örnek vermek mümkündür. 12

İlk tür belgeler genellikle sicil defterinin ön kısmına (sicill-i mahfûz), merkezden gelen belgelerin sûretleri ise arka kısmına (sicill-i mahfûz defterlü) kaydedilmiştir. Fetva örnekleri ve kadıların şahsî notları da sicillerde bulunabilmektedir. Bu belgelerin hacmi sicil defterinin ait olduğu şehre veya kazaya göre değişmektedir. İstanbul, Bursa, Edirne, Şam gibi büyük şehirlerde belgeler içeriklerine göre ayrı defterlerde tutulurken daha küçük kazalarda bütün belgeler aynı defterde bir arada yer almaktadır.

12 Abdilaziz Bayındır, İslam Mahkeme Hukuku (Osmanlı Devri Uygulaması). İstanbul 1986, s. 1.

(15)

DSicil defterleri genelde dar ve uzun defterler olup (15 × 45 cm. gibi) sayfa sayıları 10-20’den e200-300’e kadar çıkabildiği görülmektedir. Defterler aşağı yukarı 100 sayfa civarındadır ve 400-500 kaydı içermektedir. XV ve XVI. yüzyıl şer‘iyye sicillerinin önemli bir kısmı Arapça olarak kaleme alınmıştır. XVI. yüzyıldan itibaren Arap coğrafyası dışındaki defterler çoğunlukla Osmanlı Türkçesi ile yazılmış olsa da her iki dildeki kayıtlarda benzer olaylar için kullanılan hukukî terminoloji aynıdır. İstanbul’dan gelen belgeler ise her yerde Osmanlı Türkçesi’yle kaydedilmiştir. Sicil kayıtları daha çok rik‘a, ta‘lik veya divanî hatla yazılmakta olup, kronolojik sıralamaya her zaman dikkat edildiği görülmektedir.13

Tanzimat öncesi dönemde, tek hâkimli ve tek dereceli Şer‛iyye mahkemeleri yerini, Tanzimat döneminden sonra görev alanı büyük ölçüde küçülmüştür. Bu mahkemelere hukuk ve ceza davalarına bakan toplu hâkimli ve dereceli Nizamiyye mahkemelerine yer verilmiştir. Aynı şekilde Tanzimat öncesi dönemde bir üst mahkeme niteliği olan Divan-ı Hümâyun’un bu alanlardaki yerini de Divân-ı Ahkâm-ı Adliyye, Şura-yı Devlet ve Meclis-i Tedkikat-ı Şer‛iyye bırakmıştır.

Osmanlı hukukunda ortaya çıkan bu değişimin uzun bir sürecin ürünü olduğunu bilmekteyiz. Nitekim Osmanlı Devleti, her geçen gün ilerleyen çöküşünü dur diyebilmek için Tanzimat’tan çok önceleri siyasî, askerî, iktisadî ve ictimâî alanlarda birtakım ıslahat girişimlerinde bulunmuş ancak, bu ıslah çalışmaları ağırlıklı olarak askerî merkezli kalmıştır.

1864 tarihli vilayet nizamnamesi ile teşekkül eden Nizamiyye mahkemeleri, her geçen gün yaygınlaşmış, İstanbul dışında hemen hemen bütün ülkede teşkilatlanmaya gidilmiştir. Nizamiyye mahkemelerinin yetki, görev ve teşkilatına dair eksikliklerin, 1872 ve 1879 tarihli düzenlemeler ile tamamlandığını belirtmiştik. Ancak bu teşkilatlanmanın birden olmadığı ve zamana yayıldığını hatta bazı yerlerde Nizamiyye mahkemelerinin istenen sonucu vermemesi üzerine de feshedildiğine dair bilgilerde yer almaktadır.

1970’lerde yapılan çalışmalar, sicillerin Osmanlı tarihinin hangi alanlarında kullanılabileceğini ortaya koymakla sınırlıdır. Meselâ Layish sicillerin kendi örneğinde siyasal olaylar (1790’lardaki Fransız baskınları örnek verilir), evlilik, mehir, boşanma, miras, kadınların mülkiyet hakları, vakıflar, zimmîler, diplomatik elçiler, nüfus bilgileri

13 TDV. İslam Ansiklopedisi, ‘’Şer’iyye Sicilleri’’, c.39, İstanbul, 2010, s.48.

(16)

ve şehrin diğer sosyal yönleriyle ilgili bilgiler verdiğini söylemektedir. Aynı dönemde Jennings, siciller yardımıyla mikro düzeyde Osmanlı tarihi analizleri yapmak suretiyle birçok konuyu ilk defa işlemiş, onun gündeme getirdiği kadın meselesi üzerinde daha sonra Marsot ve Tucker ciddi açılımlar gerçekleştirmiştir. Faizle borç verme muameleleri, millet sistemi eleştirisi, Kıbrıs tarihi ve XVI. yüzyıl sonundaki nüfus patlaması gibi konulara dair o dönemde ortaya atılan bazı iddialar Jennings tarafından siciller temel alınarak yapılan çalışmalarla çürütülmüştür. Sicillerin sosyal yapılar, kişisel ve aile hayatı, gruplar ve mahallenin şehir tarihi açısından bilgi kaynağı olduğunu söyleyen Hanna sicillerden hareketle bir tüccar üzerinden ilk biyografi çalışmasını 1998’de ortaya çıkarmıştır.

1980’lerden sonra Osmanlı ve Ortadoğu çalışmalarının birçok alanında siciller artık birinci derecede tarih kaynakları şeklinde yoğun biçimde kullanılmıştır. Kadınlarla ilgili çalışmaları müslüman-gayri müslim ilişkileri, toplumun maddî kültürü, Osmanlı hukuku gibi konular sicillerle yeni anlamalara ve yorumlara kavuşmuştur. Ancak metin olarak sicillerin aslında toplumun ne kadarını/hangi kesimlerini temsil ettiği ve gerçekten mahkemede olanın ne kadarını yansıttığı hususu tarih yazımı açısından bir meseledir.

1990’lardan sonra şer‘iyye sicilleri literatüründe bu tür çalışmalar da yerini almaya başlamıştır. Şer‘iyye sicillerinin diğer kaynak türleri arasındaki yerini, kayıtlarda kullanılan kavramları ve kayıtları anlamada kullanılacak yaklaşımları tartışan çalışmalar da gittikçe artmaktadır. Şer‘iyye sicillerinin önemini ve değerini göz ardı etmeyen bu tartışmalar, tarih yazım problemlerini en aza indirecek bir yöntem olarak tarih çalışmaları yapılırken tek tür kaynağa dayanmak yerine kaynakların çeşitlendirilmesini ve kayıtların metin/kavram analizinin yapılmasını önermektedir. Ayrıca bugün bazı büyük projelerle sicil defterlerinin neşir çalışmaları sürmektedir. Özellikle İstanbul sicilleriyle ilgili geniş kapsamlı yayın faaliyetleri çerçevesinde iki defterin neşri yapılmıştır.

Tanzimat dönemi itibariyle tutulmuş olan defterlerin hangi mahkemelere ait olduğunun tespiti söz konusu olduğunda şu hususlara dikkat etmek gerekmektedir; ilk olarak defterin hangi tarihte tutulduğunun bilinmesi gerekmektedir. 1800’lü yılların son çeyreğine kadar tutulmuş defterlerde pek bir ihtisaslaşma söz konusu olmadığından ancak belgelerin türleri ve konularından hareketle önce hangi mahkemeye ait olduğu, ardından da hangi tür bir belge olduğu tespit edilebilir. Şayet kapakta veya iç kısmında defteri izah eden bilgi varsa sorun kendiliğinden halledilmiş olur. Burada unutmayalım ki, defterlerin

(17)

bazıları ihtisaslaşma sonrasın da bile adlandırılmış olmayabilir. Bu durumda da yine belge ve konu kritiğinden hareket edebiliriz. Hangi konuya hangi mahkemenin bakacağına dair nizamname burada bize en kısa yoldan defteri çözümlememizde yardımcı olacaktır.

Karışık kayıtların yer aldığı defterlerde özellikle bu yönteme başvurulabilir.

Klasik Şer‛iyye sicillerinde yer alan ve daha ziyade merkezden gelen belge türleri Tanzimat bürokrasisinde meydana gelen değişime paralel olarak bazı değişikliklere uğramıştır. Bu belge türlerinden bazıları varlığını sürdürürken bazıları da zaman içinde ortadan kalkmıştır. Hatta yine değişime paralel olarak yeni belge türleri ortaya çıkmış ve sicillerde yerlerini almıştır. Klasik dönem belgelerinden ferman ve beratların padişaha ait belge türü olmaları hasebiyle varlıklarını uzun müddet devam ettirmeleri gayet tabiidir.

Bugün mevcut bulunan şer'iye sicilleri; 15. yüzyılın ikinci yarısından 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar gelen dilimin olaylarını ihtiva etmekte olup, Türk tarihinin, Türk kültürünün, Türk hukukunun ve Türk siyasi, sosyal ve hukuki heyetinin birinci elden kaynakları durumundadır.

Görevlilerinin tayini, vakıflarda uygulamada ortaya çıkan mütevellilik anlaşmazlıklarının çözümü. Sancağa atanan mutasarrıfın gelinceye kadar yerine vekilin göreve başlatılması ve bu işin takibi. İdari alanda, bulundukları sancak ve kazalarda meydana gelen eşkıyaların takibi, yakalanması ve suçluların cezalandırılması, askerden kaçan ve mukabilinde eşkıyalık yapanları tespit ederek orduya teslim edilmesi. Askeri seferler zamanında asker toplanması ve bunların isimlerinin tespiti, sefere çıkan asker için kumanya temin edilmesi ve sefer için binek hayvan temini gibi ve her alandaki vergilerin tahsil edilmesi, çarşı ve pazarda satılan malların fiyatının belirlenmesi ve fahiş fiyata satılmasını engelleme, işletilmesi gereken toprak ve arazilerin tımar tevcihi, tedavülde bulunan paraların kur ayarının takibi ve bunda olabilecek yolsuzlukları engelleme gibi mali alanda daha pek çok sayabileceğimiz hususta görev ve sorumlulukları olmuştur.

(18)

2. BELGE ÖZETLERİ

V-1

B-1. Esban-ı Hassa’ya ait kağıthane çayırlarının muafazası için Bostancı Başı Ağa‘ya yazılan 8 Muharrem 1219 (19 nisan 1804) tatihli hükm.

B-2. Galata ve havalisinde bazı mahallerde ikamet eden Rum ve Ermenilerin arasında herhangi bir münakaşanın olmaması için ermeni ve Rum patriklerine yapılan tenbihata dair 23 Muharrem 1219 (4 mayıs 1804) tarihli hükm.

B-3. Taşradan temin edilen odunun gemilere yüklenmesinde ve İstanbul İskelesine sevk edilmesinde herhangi bir müdahalenin olmamasına dair 23 Muharrm1219 (4 Mayıs 1804) hükm.

B-4. Ecnası-ı nükudun fiyatlarının belirlenmesi ve tayin olunan fiyat dışına çıkılmamasına dair Galata Kadısı’na hitaben 22 Muharrem 1219 (3 Mayıs 1804) tarihli hükm.

B-5. Sikke fiyatlarının belirlenmesine dair yazılan 8 Rebiül Ahir 1219 (19 Nisan 1804)

B-6. Hile-i şer’iyye suretiyle vefat eden kişinin mal varlığının hibe edilmesinin önüne geçilmesi konusunda Galata Kadısı’na hitaben yazılan yazılan 21 Zilkade 1218 (13 Mayıs 1803) tarihli ferman.

B-7. İstanbul ve havarisinde askeriden bazı kimselerin uygunsuz hareketler içerisinde oldukları tespit edilmesi üzerine bunun ortadan kaldırılmasına dair Bostancı Başı Ağa’ya yazılan 23 z 1218(5 Mart 1804)tarihli emir.

B-8. 1218 senesi Mart itibari ile bir seneliğine Galata Voyvoda’lığı Beşiktaş Subaşlığıyla birlikte Hüseyin Haseki Ağa’ya 1950 guruş iltizamla nasb olunduğuna dair 1 Zilhicce 1219(13 Mart 1804) tarihli tahrir.

(19)

B-9 Galata’da mahalle arasında, çarşı ve pazarlarda kurban kesimine özen gösterilmesi ve bunun için mahalle imamlarının görevlendirilmesine dair Galata Kadısı’na hitaben yazılan 27 Za 1219 (27 Şubat1805) tarihli emir.

V-2

B-1. Frank taifesinden olup basmahatt ile Mushaf-ı Şerifi çoğaltıp satan kişilerin derhal te’dip olunmasına dair İstanbul Kadısına hitaben yazılan şelh-i safer 1219 (9 Haziran 1804) tarihli emir.

B-2. Kayık ve mesirelerde şemsiye kullanılmasının Efrenc taifesine mahsur olmasına dair Bostancı Başı Ağa’ya hitaben yazılan 2 Rebi’ül Ahir 1219 (4 Temmuz 1804) tarihli emir.

B-3. İskelelerde bulunan kayıkların ücretlerinin belirlenmesi ve kayıkçıların kendi istedikleri gibi talep etmemeleri hususunda Bostancı Başı Ağa’ya hitaben yazılan 2 Rebi’ül Ahir 1219 (3 Ağustos 1804) tarihli emir.

B-4. Galata’da ikamet eden kişilerin hane ve dükkânlarının temizliğine dikkat edilmesi hususunda Galata Kadısına hitaben yazılan 26 Reb’iül Ahir 1219(4 Ağustos 1804) tarihli emir.

B-5. Sikke fiyatlarının belirlenmesi hususunda Galat Kadısı’na hitaben yazılan 27 Zilkade 1219 (27 Şubat 1805) tarihli ferman.

B-6. İstanbul ve çevresi Rum patrikleri tarafından yazılan arzuhalde Rum Reayasının İstanbul ve Galata zindanlarından tevkif olundukları ve bu halin devam ettirilmesi Rum medyumlarının Galata, Beyoğlu, Tophane Kasımpaşa ve Boğaziçi’nde tutuklu olanların Galata zindanından başka bir yerde hapsettirilmemesine dair Anadolu Kadı askeri ve İstanbul Kadısı Mevlana Mehmet Emin, Galata Kadısı, Yeniçeri Ağası, İbrahim Hilmi Ağa ve Hassa Bostancı Başısı Mehmed’e hitaben yazılan Evail-i Şevval 1219 (Mart 1810) tarihli ferman.

B-7. Galata Kadısına bağlı Arnavut karyesi reayalar tarafında yapılan arzuhal de bir nefer yasakçı yeterliyken daha fazla yasakçının tayin olunması üzerine bunun define dair Galata Kadısına hitaben yazılan Evhair-i Şaban 1219 (Şubat1805) tarihli ferman.

(20)

B-8. Mahalle arası ve cami avlusunda uygunsuz hareketlerde bulunmamasına dair Galata Voyvadası’na hitaben yazılan Zilkade 1219 (03 Mart 1805) tarihli hükm.

B-9. Karadeniz tarafından tedarik edilen odunun Boğaziçi’nde bazı yerlerde pahalıya satılması üzere Hatabnizamının bozulduğu ve bu nizamın korunmasına dair Bostancı Başı Ağa’ya hitaben yazılan Zilhicce 1219 (Mart 1805) tarihli hükm.

V-3

B-1. Beşiktaş İskelesi kayıkçılarından Bostani Ahmed bir Ali’nin iskelenin kethüdası Ali Ağa bin Mustafa üzerine aştığı davada mezbur Ali’ye 32 kuruş verdiğini ancak onu sadece 17 kuruşunu geri aldığına dair alacak verecek davası hususunda 18 Rebi’ül Ahir 1218 (24 Ekim 1803) tarihli ibra.

B-2. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasında oturan kayıkçı Salih beşe bin Mustafa’nın, Kayıkçılar Kethüdası Ali Ağa bin Mustafa üzerine açtığı davada davacının Ali Ağa’ya 60 kuruş teslim ettiği anlaşılmış olup paşanın iskele tamirine harcadığı tespit edilmiştir 19 Zilhicce 1218 (31 Mart 1804)tarihli ibra.

B-3. Divarcı Yani Veled Kosta adlı zimminin Asvadir Bedras adlı zımmi üzerine açtığı davanın haksızlığı ortaya çıkarılmıştır 19 Zilhicce 1218 (3 Ağustos 1804) tarihli hüküm.

B-4. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabasının Arnavut Karyesinde sakin olan Zafiri Veled Andan adlı zımminin Dakine binti Dimitri nasraniye üzerine açtığı davada davalının vakıf menzilinde hakkı olmadığı anlaşıldığına dair 14 Zilhicce 1218 (4 Ağustos 1804) tarihli i’lam.

B-5. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Arnavut karyesinde sakin olan Zafiri Veled Edhan adlı zımminin kardeşi Panayot Veled Andan adlı zımmi üzerine açtığı davada babasından kalan mülke el koyarak 360 kuruşa sattığı anlaşıldığından Panayot zımmi’den 120 kuruş alınıp kardeşi Zafiri Veled Andan’ a verilmesi hususunda 14 Zilhicce 1218 (26 Mart 1804) tarihli i’lam .

B-6. Galata’ ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Arnavut karyesinde sakin olan Zafiri Panayod Veled Andan zımmiler kardeşleri Anataş adlı zımmi üzerine açtıkları davada

(21)

hissedarı oldukları evin ikinci hissesini 240 kuruşa kardeşleri Anaştaş zımmiye sattıklarına dair 14 Zillhicce 1218 (26 Mart 1810) tarihli kayıt.

B-7. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Arnavud Karyesinde sakin olan kadın Dimitri adlı nasraniye kocası Dülger Pandek Veled Mihal üzerine açtığı davada boşandığı kocasından nafaka talebi ve kocasının zimmetinde kendisine ait olan eşyalarını da alması hususunda 17 Zilhicce 1218 (29 Mart 1804) tarihli hüccet.

B-8. İstanbul’da Sultan Beyazıt yakınında sakin Kağıt mühürcüsü Ahmed beşe Mehmed ve Beşiktaş’ da sakin Rukiye binti Mustafa nam Hatun’un Bostani Ali beşe bin Mustafa üzerine açtıkları alacak-verecek davası hususunda 19 Zilhicce 1218 (31 Mart 1804) tarihli hüccet.

B-9. İstanbul’da Sultan Beyazıt yakınında sakin Kağıt mühürcüsü Ahmet beşe Mehmed ve Beşiktaş ‘da sakin Rukiye binti Mustafa nam Hatun’un alacak-verecek davasında nafaka ile kisvebahanın tespit edilmesine dair 19 Zilhicce 1218 (31 Mart 1804) tarihli hüccet.

B-10. Bahçıvan taifesinden Yorga Veled Sekule’nin Topçu İsmail beşe bin Mustafa üzerine açtığı davada Kuyumcu Başı Bahçesinin İsmail beşe’ye 60 kuruşa satıldığı ve devamının 40 kuruş alacak hakkı olduğu anlaşılmıştır. 21 Zilhicce 1218 (1 Nisan 1804) tarihli satış hücceti.

V-4

B-1. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabasının Abbas Ağa mahallesinde sakin olan Efime binti Mığırdik Veled Kostans adlı zımmi tarafından, Agob Veled Karabet üzerine asılan 20 zilhicce 1218 (1Nisan 1804)tarihli alacak verecek davasına dair hüccet.

B-2. Galata’ya bağlı İstinye’de sakin olan Maryole binti Aci Foti adlı zımmi tarafından babası Aci Foti Veled Merkez üzerine açılan 20 zilhicce 1218 (2 Nisan 1804) tarihi alacak verecek davasına dair hüccet.

B-3. Galata ‘ya bağlı Beşiktaş kasabasının Yahya Efendi mahallesinde sakin iken vefat eden Halil bin Abdullah Abdulmennan’ın verasetinin ailesine verilmesine intikali ve terekesinin belirlenmesine dair 17 Zilhicce 1218 (29 Mart 1804) tarihli tereke kaydı.

(22)

B-4. Tüccar taifesinden Yorki Veled Manul adlı zımmi tarafından Hristo Veled Yorki’ye açılan davada hakkı olan zimmetine kalan 18 kuruşu aldığına dair 9 Zilhicce 1218 (21 Mart1804) tarihli hüccet.

B-5. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Rumeli mahallesinde sakin olan Ahmet beşe bin Mustafa tarafından Münevver binti tarafından Es-Seyyid Hüseyin üzerine açılan davada davacı Ahmet beşe’nin 400 kuruş bedelle Münevver Hatuna evi sattığı anlaşılmaktadır 23Zilhicce 1218(4Nisan 1804) tarihli hüccet.

B-6. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Rumeli mahallesinde sakin olan Şerife Esma binti Es-Seyid Hasan’ın mihr-i muaccelinin tespit edilmesine dair 28 Zilhicce 1218 (9 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-7. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Rumeli mahallesinde sakin olan Şerife Esma binti Es-Seyyid Mehmed Ali beşe bin yakub’un25 kuruş mihr-i muaccele nikah akdinin gerçekleşmesine dair 29 Zilhicce 1218 (10 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-8. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Sülaymaniye mahallesinde sakin olan Şerife Hafize binti Mustafa Hatun’un Emin Osman üzerine açtığı alacak-verecek davası 19 Zilkade 1218 (1 Mart 1804) tarihli kayıt.

V-5

B-1. Galata Kadısı Mustafa Hüsamettin Efendi tarafından Mevlana Mehmed Ataullah Efendi’nin Beşiktaş nahiyesi Naibi olarak atandığını bildiren 1 Muharrem 1219 (12 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-2. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasında paşa mahallesi imamı El-Hac Ali Efendi ile Havva Hatun mahallesi imamı Es-Seyyid üzerine açılan davada davalının haksız yere kişilerin eşyalarını gasp ettiğinin anlaşılması üzerine kişinin te’dip edildiğine dair Rebi’ül Ahir sene 1219 tarihli kayıt (9 Temmuz 1804).

B-3. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Rumeli Ağabey mahallesinde sakin olan Marife Fatma binti Mehmed’in Ahmet bin Mustafa’dan alması gereken hizmet ücretini aldığına dair kayıt 2 Muharrem1219 (13 Nisan 1804).

(23)

B-4. Tobhane-i Amire neferlerinden Memed beşe bin Şah’ın Beşiktaş’ın mahkemesinden gelecek Karabalı Ocağı Bostancılarıdan Hüseyin bin Mustafa üzerine açtığı davada Hüseyin’in kendisine bir bahçe içerisinde sağ kolunun dirseği altında yaralandığını bildiren 4 muharrem 1219 (15 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-5. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Yahya Efendi mahallesinde sakin iken vefat eden Hacı Mehmed Ağa bin Ali’nin veraseti zevcesi Fatma binti Mehmed ile küçük oğlu Hüseyin’e intikal etmesi ve terekesinin belirlenmesine dair 3 Muharrem 1219 (14 Nisan 1804) tarihli tereke kaydı.

B-6. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Hanım Hatun mahalle sakinlerinde Es- seyyid Ahmed beşe bin Ali tarafından, Memed Tahir bin Mustafa üzerine açılan alacak- verecek davasına dair 6 Muharrem 1219 (18 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-7. İstanbul’da Mercan sokakta bulunan bir kiracılar hanında sakin iken vefat eden Yağlıkçı Es-Seyyid Osman Ağa’nın veraseti zevcesi Emine Hatun binti Es-Seyyid Ömer ilk kuşak oğulları Es-Seyyid Mustafa ve Es-Seyyid Ahmet’e intikaline dair 4 muharrem 1219 tarihli tereke kaydı (15 Nisan 1804).

V-6

B-1. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Sinan Paşa’yı Atik mahallesi sakin iken vefat eden Süleyman bin Abdullah’ın vasiyeti zevcesi Hafize binti Yusuf ile oğlan İbrahim ve kızları Emine’ye intikaline dair tereke kaydı.

B-2. Donanmayı Hümayun Kalyoncular neferlerinden kasap Mustafa bin Yusuf’un zevcesi Fatma binti Mustafa Hatun için vekil tayin edildiğine dair vekalet hücceti Muharrem 1219 (9 Mayıs 1804).

B-3. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Sinan Paşa’yı Atik mahallesi sakinlerinden El-Hac Ahmet Ağa’nın tarafından Tahtacı İbrahim Ağa’ya üzerine açılan davada Köprübaşı’nda bulunan kahveci dükkanına tahtacı İbrahim Ağa’ya gediklik tespit edilmesi hususunda 1 Muharrem 1219 (12 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-4. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Cihannüma mahallesinde sakin olan zaimlerden El-Hac Hüseyin Ağa’nın hizmetinde iken vefat eden Bostani Ümail bin Ahmed’in verasetinin intikaline dair 13 Muharrem 1219 (24 Nisan 1804) tarihli kayıt.

(24)

B-5. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Kılıç Ali Paşa mahallesinde vefat den Ömer bin efendi bin Ahmet Paşa verasetinin intikali ve terekesinin belirtilmesine dair 17 Muharrem1219 (14 Nisan 1804) tarihli kayıt

B-6. İstanbul’da Sultan Mehmed Hanının yakınında şekerci hanında sakin olan İsmail Efendi bin Süleyman’ın Es-Seyyid Abdulfettah Şevkat efendi üzerine açtığı alacak verecek davasına dair 15 Muharrem 1219 (26 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-7. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Süleymaniye mahallesinde sakin olan Emine binti Ahmet tarafından Maçka mahallesinde sakin olan Safiye binti Abdullah üzerine açılan alacak verecek davası 17 Muharrem 1219 tarihli hüccet (15 Nisan 1804).

V-7

B-1. Galata’ya bağlı İstinye nahiyesindeki Çavuş Paşa mahallesindeki sakin olan Apostol Veled Nikole adlı zımmi tarafından Kostantin Veled Anaştaş üzerine açılan davada Kostanti’nin haksız yere 5 dönümlük bağı fuzuli yere işgal ettiği anlaşılmıştır 19 Muharrem 1219 (19 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-2. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabası Paşa mahallesinde sakin olan Şerife Emine binti Es-Seyyid Ahmed tarafından Mehmet Sadık bin Mustafa üzerine açılan davada mihr-i muaccel miktarı belirlendiğine dair 2 Muharrem 1219 tarihli kayıt (2 Mayıs1804).

B-3. Beşiktaş kasabasında sakin olan Sinan Paşa’yı Antik mahallesinde olan Ayşe binti Hüseyin adlı Hatun tarafından Yani Veled Esturi adlı zımmi üzerine açılan alacak verecek davasında 15 Muharrem 1219 (26 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-4. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Paşa mahallesinde sakin olan Şerife Fatma hanım binti Es-Seyyid İbrahim tarafından İşkive Veled Dimitri üzerine açılan mülk satışıyla ilgili alacak-verecek davası 5 muharrem 1219 (16 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-5. Beşiktaş Kasabası’nda meftun Yahya Efendi Hazretlerinin yakınında bulunan Hanım Hatun mahalle sakini olan Fatma binti Ali Hatun’un cenazesini keşf için Katip Mustafa efendinin görevlendirildiğine dair kayıt.

B-6. İstanbul’da Saray-ı Cedid’de Soğuk Çeşme neferlerinde Bostani Mehmed bin Numan tarafından hasan bin hasan üzerine açılan alacak verecek davası 19 Muharrem

(25)

1219 tarihli kayıt (30 Nisan 1804). B-7. İstanbul’da Levet Çifliği neferlerinden Mehmet bin İbrahim’in mahkemesine gelerek Alemdar Vakfının müteellisi üzerine açtığı alacak verecek davası hususundaki kayıt.

B-8. Tobhane’de Cihangir yakınında Sur-u Kebir mahallesi sakinlerinden kahveci Derviş Mustafa tarafından Piraşko Veled Simgon adlı zımmi üzerine açtığı davada mahalle içerisinde bulunan kahveci dükkanı içerisinde uygunsuz hareketlerinde bulunarak çevreye zarar verdiği tespit edildiğine dair Selh-i muharrem 1219 tarihli kayıt (12 Nisan 1804).

B-9. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasına tabi Ortaköy’de sakin olan mahbube binti Abdullah adlı Hatun tarafından vefat eden kocası Halil Efendi bin Mehmed’in muharrem 1219 tarihli kayıt (26 Nisan 1804).

V-8

B-1. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasında bulunan İmam Zade sokağında bulunan dükkanı işleten Gürcü Yakumi Veled Hüdoverdi’nin firar etmesi sebebiyle dükkandaki eşyaların korunması için Ahmed Ağa bin Ali’nin vekil tayin edildiğine dair 23 Muharrem 1219 tarihli kayıt(4 Mayıs 1804).

B-2 Kangrı kazasına tabi Dikmenli karyesinde sakin iken vefat eden Mustafa bin Mehmed ‘in veraseti zevcesi Emine binti Hasan ile oğulları Topçu neferlerinden Hüseyin Levent çift neferlerinden Mehmet ve Mustafa’ya intikal ettiğine dair 8 Safer 1219 veraset kaydı (9 Mayıs 1804).

B-3. Beşiktaş kasabasında sakin olan Es-Seyyid Mustafa bin Es-Seyyid Mehmed kayıkçılar esnafının masraflarının olması hasebiyle esnaf kethüdaları tarafından bunu karşılanmasının istenmesine dair 4 Safer 1219 (15 Nisan 1804) tarihli kayıt.

B-4. Beşiktaş Kasabası’na sakin Osman bin Ali mahkemeye gelerek kayıkçılar esnafının masraflarının belirlenmesine esnaf kethüdası Hüseyin Ağa’nın zimmetinden düşülmesini istemesine dair ibra.

B-5. Seyyid Feyzullah Efendi tarafından kayınvalidesi Emine Hatun binti Ali üzerine açılan alacak verecek davası 5 Safer 1219 tarihli kayıt (6 Mayıs 1804).

(26)

B-6. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasına Sinan Paşa’yı Atik mallesinde Büyücü Yorki Veled Patle adlı zımmi tarafından zevcesi Niko binti Kostantin’e açılan alacak verecek davası 4 Safer 1219 tarihli kayıt (15 Mayıs 1804).

V-9

B-1. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Sinan Paşa’yı Atik mahallesinde sakin Elniko binti Kostantin tarafından boyacı Kosta Veled Nikol üzerine açılan alacak verecek davası 4 Safer 1219 tarihli kayıt(15 Mayıs 1804).

B-2. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Sinan Paşa’yı Atik mahallesinde sakin olan Ayşe binti Ahmet tarafından Hafize Hanım binti Fetullah üzerine açılan davada davacının alamadığı hizmetin ücretini talep etmesine dair 3 Safer 1219 tarihli kayıt(14 Mayıs 1804).

B-3. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Kuruçeşme karyesinde sakin Yude Veled Yusuf tarafından Bostani Ahmed beşe bin Osman üzerine açılan davada Ahmed beşe’nin kiraladığı dükkanın kirasını almaması hususunda yazılan 5 Safer 1219 tarihli kayıt (16 Mayıs 1804).

B-4. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Arnavud karyesinde sakin olan Zeviye binti Yorki adlı nasraniye tarafından Foti Veled Yuvvan üzerine açılan alacak verecek davası 3 Safer 1219 tarihli kayıt (14 Mayıs 1804).

B-5. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Abbas mahallesinde sakin iken vefat eden Şerife Fatma binti Ali’nin veraseti büyük oğlu Seyyid Mustafa bin Seyyid Mehmed’e intikali ve terekesinin belirlenmesine dair 3 Safer 1219 tarihli tereke kaydı (14 Mayıs 1804).

B-6. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Süleymaniye karyesinde bulunan Arpacı sokağında sakin olan Mehmed Ağa bin Ömer zevcesi Hafize binti Mehmet üzerine açılan davada sınırları belirlenen menzili Hafize Hatun’a 100 kuruş sattığına dair 9 safer 1219 (20 Mayıs 1804) tarihli kayıt.

B-7. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının mahallelerinden Maçka Mahallesi sakini olan Kılıçlı Muso alacak verecek davası 9 safer 1219 (20 Mayıs 1804)tarihli kayıt.

(27)

B-8. Galata’ya bağlı İstinye’deki Çavuş Paşa mahallesinde sakin olan Hudel Veled Vakça tarafından Apostol Veled Nikel üzerine açılan davada mülk satışı gerçekleştiğine dair 5 Safer 1219 (16 Mayıs 1804) tarihli kayıt.

V-10

B-1. Galata’ya bağlı İstinye’de Çavuş Paşa mahallesinde Apostal Veled Nikol tarafından Bostani Terzi Mustafa üzerine açılan 400 kuruş bedelle mülk satışı gerçekleştiğine dair 5 Safer 1219 (16 Mayıs 1804) tarihli kayıt.

B-2. Beşiktaş kasabası sakinlerinden İbrahim bin Hüseyin’in Kara Kollukçu Osman bin Ali’ye açtığı alacak verecek davasına dair 9 Safer 1219 (20 Mayıs 1804) tarihli ibra kaydı.

B-3. Galata’ya tabi Sinan Paşa’yı Atik mahallesi sakinlerinden Selime binti Abdullah’ın, Şebin Karahisari İbrahim bin Ömer üzerine açtığı boşanma davasında nafaka hususunda 4 safer 1219 tarihli boşanma kaydı ( 15 Mayıs 1804).

B-4. Galata’ya tabi Arnavud Karyesi sakinlerinden Anaştaş Veled Andon’un Kerestci Fotaki Veled Yuvan’a açtığı boşanma ve mülk davasına dair 3 Safer 1219 (15 Mayıs 1804) tarihli boşanma kaydı.

B-5. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası sakinlerinden Şerife binti İbrahim’in Hüseyin bin Hasan’a açtığı nafaka hususunda 2 Safer 1219 (11 Mayıs 1804) tarihli boşanma kaydı.

B-6. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabası sakinlerinden Arnavud karyesi sakinlerinden Esturi Veled Tunyari’nin Şerbetçi Panadi Veled Ziladirdi üzerine açtığı alacak verecek davası hususunda i’lam kaydı.

B-7. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kasabası’nın Kılıç Ali Paşa mahallesi sakinlerinden Emine binti Süleyman‘ın Katibi Mehmed Efendi bin Ali üzerine açtığı mülk davası hususunda 1219 yılına ait kayıt (1804).

B-8. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Rumeli Ağa mahallesi sakinlerinden Ahmed beşe bin Mustafa ve topçu neferatından Mustafa’nın Mustafa Ağa bin Ali’ye açtığı mülk davası hususunda 3 Safer 1219 tarihli hüccet (14 Mayıs 1804).

(28)

B-9. Beşiktaş Kasabasına tabi Hasköy’de sakin olan Mağiro binti Mağiro nasraniyenin Aci Vasil Yorgi’ye açtığı açtığı davada Aci Vasil’in albay hizmetlerinde bulunduğu sırada bin kuruşunu aldığı ve bunu inkar ettiğine dair açılan davada Aci Vasil’in bin kuruşun geri verilmesi hususunda 14 Safer 1219 tarihli ibra (25 Mayıs 1804).

V-11

B-.1. Galata’ya tabi Beşiktaş kasabasının Ali Ağa mahalle sakinlerinden Mahbube binti Abdullah’ın Mehmed Sadık bin Ahmed’e açtığı boşanma davası ve nafaka hususunda 4 Safer 1219 tarihli boşanma kaydı (16 Mayıs 1804).

B-2. Galata’ya tabi Beşiktaş’da Kuruçeşme karyesi sakinlerinden Hursine binti Kostantin nam nasaniyetinin Tudori Veled Yani Sterine açtığı mülk davasında elli kuruş Hurşine nasraniyeye verilmesi hususunda 12 Safer 1219 tarihli vasiyet hücceti (23 Mayıs 1804).

B-3. Galata’ya tabi Beşiktaş da Sürmekebir mahalle sakinlerinden Sebilci’zade Berber Mustafa Ağa bin Ahmed’in berber dükkanını berber Osman Ağa’ya üçyüz on iki buçuk kuruşa satması hususunda 5 Safer 1219 tarihli hüccet (16 Mayıs 1804).

B-4. 10 Safer 1219 tarihinde Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabası Sürme Kebir mahallesinde bir berber dükanının satış hücceti (21 Mayıs 1804).

B-5. İstanbul’daki Kırkdört Bölük kışlası, eski Karakollukçu Abdullah Kadir bin Mehmed kömürcü gemilerinde tayfa olan Polgardini Veled Apostal adlı zımmiye ytmiş kuruş beyaz külçe borç vermiş ve bu alacağını almadığını ileri sürecek dava etmesi hususunda i’lam kaydı.

B-6. 17 Safer 1219 Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Arnavut köyü sakinlerinden fırıncı İstimati, Aşçı Anki’ye ekmek verdiğini ve alacağı olan yirmi altı kuruş olmadığını beyan etmiş görülen davada Aşçı Anki’nin yirmi dört kuruş borcu olduğu hususunda i’lam kaydı (28 Mayıs 1804).

B-7. Saraçhane ocağı gediklilerinden Bostani Ahmed Divan-ı Hümayun Çavuşları’ndan Yusuf çavuş üzerine açtığı davada kaybolan hançerinin Yusuf Çavuş’ta olduğunu ileri sürerek dava etmiştir. Görülen davada Yusuf Çavuş bunu inkar etmiştir.

(29)

Görülen davada hançerin Yusuf Çavuşta kalmasına dair karar verilmesine dair i’lam kaydı.

B-8. Beşiktaş kasabası sakinlerinden Bostani İsmail Boşnak Petro Veled Nike üzerine açtığı davasına Beşiktaş’taki bir bağ müştereken mutasarrıf olduğunu belirtmiştir ve bu bağda yetişen üzümden dolayı petrolden otuz kuruş alacağı olduğunu belirten i’lam kaydı.

B-9. Beşiktaş mahkemesinde görülen davada Ayşe adlı kadının buluğa belirtilerek nikah akdi yapılması için karar verilen i’lam kaydı.

B-10. Beşiktaş’a bağlı Arnavut köyünde bir vakıf merkezinin altı yüz kuruşa satıldığına dair 17 Safer 1219 tarihli satış hücceti (28 Mayıs 1804).

V-12

B-1. Beşiktaş’a bağlı Arnavut köyüne bir evin 500 kuruşa satıldığına dair 27 Safer 1219 tarihli satış hücceti (7 Haziran 1804).

B-2. 21 Safer 1219 tarihinde Beşiktaş kasabası Arnavut karyesi civarında seyreden bir gemide düşerek ölen Yani adlı zımminin ölüm sebebinin tespit edilmesi ile ilgili i’lam (1 Haziran 1804).

B-3. Beşiktaş kasabasında Sinan Paşa-yı Atik mahallesindeki bir adet vakıf menzilinin mirasçılar arasındaki dağılımı gösteren ibra.

B-4. Cevahir Bostanı hocalarından Sadullah Ağa’nın vekili Saim’in Beşiktaş tüccarlarından Zafiri Veled Esturi üzerine açtığı alacak verecek davası 29 Safer 1219 hüccet (9 Haziran 1804).

B-5. Duvarcı Yani Veled Tudor’un Tüccar Zafiri Veled Asturi üzerine açtığı 29 Safer 1219 tarihli hüccet (9 Haziran 1804).

B-6. 9 Safer 1219 tarihli gayri müslimler arasındaki alacak verecek davası (21 Mayıs 1804).

B-7. Beşiktaş sakinlerinden Havlucu Agob’un Berber Andan üzerine açtığı 2 Rebi’ü Evvel 1219 tarihli alacak verecek davası (11 Haziran 1804).

B-8. 2 Rebi’ül Ahir 1219 tarihli alacak verecek davası (11 Haziran 1804).

(30)

B-9. 19 Safer 1219 tarihinde Beşiktaş’taki gayrimüslim tüccarlar arasındaki alacak verecek davası (28 Haziran 1804).

B-10. Beşiktaş Kasabası sakinlerinden Berber Kalfası Apostol Veled’in Abdulbaki Efendi üzerine açtığı alacak verecek davası 5 Rebi’ül Evvel 1219 tarihli hüccet.(14 Haziran 1804).

V-13

B-1. Beşiktaş Kasabası Maçka mahallesi sakinlerinden keşif eden Es-Seyyid Hafız Mehmed’in mallarının mirasçılar arasında paylaşımı ve bir adet evinin satıldığına dair hüccet.

B-2. Beşiktaş kasabası Sinan Paşa’yı Atik mahalle sakinlerinden vefat eden İbrahim Ağa’nın Hanımı Hayriye binti Abdullah’ın hissesini kocasından kendisine kalan mallardan hissesini alamadığına dair dava kaydı.

B-3. Beşiktaş kasabası Rum Ali Ağa mahallesi sakinlerinden şerife Münevver Hanım’ın kocası Ahmed üzerine açtığı boşanma davası kaydı.

B-4. Beşiktaş kasabası Rum Ali Ağa mahalle sakinlerinden Ali Ağa’nın vasiyeti 5 Rebiül Evvel 1219 (14 Haziran1804).

B-5. 8 Rebiül Evvel 1219 Beşiktaş kasabası Sinan Paşa-yı Atik mahallesi sakinlerinden vefat eden Zaim İsmail Ağa’nın mirasçıları arasındaki dava kaydı (17 Haziran 1804).

B-6. Beşiktaş’a bağlı Arnavut karyesi sakinlerinden Çukacı Nikole ile Kahveci Ferdanus arasındaki 9 Rebiül Evvel 1219 tarihli hüccet (18 Haziran 1804).

V-14

B-1. Beşiktaş’a bağlı Maçka Mahallesi sakinlerinin Saka Salih’in kendi mahallelerinde oturmadığı ancak mahallelerinde fahişeleri getirerek burada fesada sebep olduğunu belirterek Saka Salih’in mahalleden ihracının istediklerine dair 13 Rebiül Ahir 1219 tarihli arz (22 Haziran 1804).

B-2. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasındaki Sinan Paşa-yı Atik mahallesinde iki adet dükkanın satıldığına dair 13 Rebi’ül Ahir 1219 tarihli hüccet (22 Haziran 1804).

(31)

B-3. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabası Sinan Paşa’yı Atik mahallesinde sakinlerinden vefat eden Mehmet Emin Efendi’nin mirasçıları arasındaki mal bölüşmesi ve kendilerine ait bir mülk menzili sattıklarına dair 2 Rebiül Evvel 1219 tarihli hüccet (20 Haziran 1804).

B-4. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Arnavut Köyü sakinlerinden bakkal esnafından Kostantin’in Aleksandır üzerine davasında aynı mahalledeki dükkanını sattığına dair 1219 Rebi’ül Evvel 2 tarihli hücceti (20 Haziran 1804).

B-5. Beşiktaş kasabası Süleymaniye sakinlerinden Hadice Hanım 10 yaşındaki kızı Emine’nin nafakaya muhtaç olduğunu belirterek nafaka bağlanmasını talep etmiştir ve 5 Rebi’ül Ahir 1219 tarihinde sekiz kuruş nafaka bağlandığına dair kayıt (21 Temmuz 1804).

B-6. Beşiktaş Kasabası Süleymaniye sakinlerinden Hatice adlı kadınla mirasçıları arasındaki 12 Rebi’ül Ahir 1219 (21 Haziran 1804) tarihli hüccet.

B-7. İstanbul’a bağlı Üskibi Mahallesi sakinlerinden Hatice Hanımın 10 yaşındaki kızı Emine’nin nafakaya muhtaç olduğu belirtilerek nafakaya bağlanması hususunda 5 Rebi’ül Ahir 1219 (14 Haziran 1804) tarihli kayıt.

B-8. Beşiktaş kasabasının Sinan Paşa’yı Atik mahallesindeki taş ocaklarında satılan zenci Teyyibe binti 15 Rebi’ül Evvel 1219 tarihli boşanma davası (24 Haziran 1804).

V-15

B-1. Beşiktaş kasabasında sakin Şerbetçi Esnafı arasındaki 23 Rebi’ül Evvel 1219 tarihli alacak verecek davası (2 Temmuz 1804).

B-2. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Sinan Paşa’yı Atik mahalle sakinlerinden olan ve vefat eden Emine Hatun’un mirasçılarının kendilerine kalan bir mülk menzili sattıklarına dair 15 Rebi’ül Evvel 1219 (24 Haziran 1804) tarihli satış hücceti.

B-3. Beşiktaş’taki Dolmabahçe’ye yakın Avni mahallesinde oturan Emin Hacı Osman Beyin sakin olduğu haznelerinde görülen davada, Osmanlı ordusu Mısır

(32)

Kahire’de iken Kavvasbaşı olup kendi eceliyle vefat eden Hacı Mehmet Abdullah’ın terekesi ile ilgili dava 23 Rebi’ül Ahir 1219 tarihli dava (2 Temmuz 1804).

B-4. Galata’da Arı çeşme mevkisinde Hanım Sultan’ın arabası İbrahim Beyin at arabası altına kalarak kalça kemikleri kırılan Rukiye Hanım’ın sakat kalmasında arabanın kusuru olmadığına dair 23 Rebi’ül Ahir 1219 tarihli arz (2 Temmuz 1804).

B-5. Beşiktaş da ki Sinan Paşa’yı Atik mahallesi sakinlerinden Şerife Ayşe Hanım ile Mustafa bin Yusuf arasındaki boşanma davası 10 Rebi’ül Evvel 1219(19 Haziran 1804).

B-6. Beşiktaş Sinan Paşa’yı Atik mahalle sakini Fatma Hanım’ın kızı için açtığı nafaka davası 20 Rebi’ül Evvel 1219 tarihli nafaka davası (29 Haziran 1804).

B-7. Beşiktaş’a Arnavut Karyesi sakinlerinden gayrimüslim Maryore adlı kadının kendisine ait mülkü sattığına dair hüccet.

V-16

B-1. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasına bağlı Kuruçeşme sakinlerinden Maryone adlı Nasrani kadının arsasını sattığına dair 19 Rebiül Evvel 1219 tarihli hüccet (28 Haziran 1804).

B-2. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Sinan Paşa-yı Cedid mahalle sakinlerinden vefat eden Hafize binti Ahmed’in mirasçılarının kendilerine ait menzili sattıklarına dair 16 Rebi’ül Evvel 1219 tarihli hüccet (25 Haziran 1804).

B-3. Kayıkçı Mahmud’un Andon adlı zımmi üzerine açtığı Rebi’ül Evvel 1219 tarihli hüccet (Haziran 1804).

B-4. Beşiktaş kasabasında Ortaköy sahilinde yapılan taş duvarın tamamlandığına, ustanın parasını alamadığına dair 29 Rebi’ül Evvel 1219 tarihli hüccet (18 Temmuz 1804).

B-5. Beşiktaş da ki Dolmabahçe caddesinde vefat eden ismi bilinmeyen bir kişinin cenazesinin defnine izin verildiğine dair 3 Rebi’ül Evvel 1219 tarihli hüccet (12 Temmuz 1804).

(33)

B-6. Galata’ya bağlı Beşiktaş Kuruçeşme sakinlerinden olan gayrimüslimler arasındaki mülk satışı 19 Rebi’ül Evvel 1219 tarihli mülk satışı (28 Haziran 1804).

V-17

B-1. Beşiktaş kasabasının Ortaköy sakinlerinden Naile Hanımla Hacı İsmail arasındaki 1 Rebiül Ahir 1219 tarihli boşanma davası (10 Temmuz 1804).

B-2. Ortaköy sakinlerinden Naile Hanımla Hacı İsmail’in boşanması üzere küçük kızları Şefika’ya 20 kuruş nafaka bağlandığına dair kayıt.

B-3. Safranbolu kasabası Baş köyü ahalisinden Seyyid Mehmed Çelebi küçük kızı Şerife’yi Galata sakinlerinden Fatma Hanım’a günlük 10 kuruş ücret ile icar’a verildiğine dair hüccet.

B-4. Beşiktaş sakinlerinin Beşiktaş Ocağı Bostancılarından iki kişinin yapmış oldukları eşkıyalık hareketleri ile ilgili şikayetleri hususundaki kayıt.

B-5. Beşiktaş da sakin bir kısım kişiler Kitancı Hamamı yakınlarındaki Berber Zekir Veled Serkiz’in uygunsuz hareketlerinden dolayı şikayet etmelerini ve buradan çıkarıldıklarını üstelediklerine dair 4 Rebi’ül Evvel 1219 (13 Haziran 1804) tarihli satış hücceti.

B-6. Galata’ya bağlı Arnavut karyesinde sakin olan Şerife Emine binti Mustafa kardeşi Seyyid Halil bin Mustafa üzerine açtığı mülk satışı davası 4 Rebi’ül Ahir 1219 tarihli satış hüccet (13 Haziran 1804).

B-7. Galata’ya bağlı Arnavut karyesine bağlı olan Mehmed Emin Efendinin kayıkçı Halil Ağa’ya Cihangir semtinde bulunan kayıkçı dükkanını satışına dair 7 Rebiül Ahir 1219 hüccet.( )

B-8. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasında sakin olan Mehmed Emin Efendi’nin kahveci Ebubekir ağaya 200 kuruş bedelle Cihangir Semtinde bulunan kahveci dükkanının içindekilerle beraber sattığına dair 9 Rebiül Ahir 1219 tarihli satış hücceti (18 Haziran 1804).

(34)

B-9. Dülbençi Kerkür Veled Bedros adlı zımmi tarafından Haseki Halil bin Ömer’in üzerine açılan alacak-verecek davasına dair 9 Rebiül Evvel 1219 (18 Haziran 1804) tarihli i’lam kaydı.

V-18

B-1. Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Süleymaniye mahallesinde Arçucu Sokağı sakin olan Şeriye Ayşe binti seyyid Ömer ile Feyzullah İzzet bin Mehmed’in 25 kuruş mihr-i nuaccelle 9 Rebiül Ahir 1219 tarihli boşanma hücceti (18 Temmuz 1804).

B-2. Beşiktaş da Sinan Paşa-yı Atik mahallesi sakini olan Mehmed Salih Efendi tarafından Mustafa üzerine açılan davada davacını bıçakla sağ bacağından yara aldığı tespit edildiğine dair arzuhal sureti 14 Rebiül Ahir 1219 (23 Temmuz 1804).

B-3. İstanbul da Bitpazarı sokağında sakin olan Lağımcı oğlu Kerkir Veled Burus adlı zımmi tarafından Çukadar Es-Seyyid Mustafa Ağa üzerine açılan alacak-verecek davasına dair verilen i’lam kaydı 13 Rebiül Ahir 1219 (22 Temmuz 1804).

B-4. Üsküdar sakinlerinden vefat eden Taşçı taifesinden Hristo Veled Hradirma adlı zımminin varisi bulunmaması hasebiyle terekesinin Bostancı Başı Ağa tarafından zapt olduğuna dair 13 Rebi’ül Ahir 1219 tarihli i’lam kaydı (22 Temmuz 1804).

B-5. Beşiktaş kasabasına tabi Arnavut kasabasında bulunan Dolabı kuyu mahalle sakinlerinden Marko Veled Raycır ,Yorgi Veled Yani vesair kişiler tarafından aynı mahallede sakin olan Marye nasraniye ve karşı Lazari üzerine açılan davada davalıların kerhanecilik etmelerinin tespiti üzerine kişilerin mahalleden ihraç olduğuna dair 13 Rebiül Ahir 1219 tarihli i’lam (22 Temmuz 1804).

B-6. Galata’ya bağlı İstinye nahiyesindeki Büyükdere karyesinde saki olan Saltane binti Nikolaki adlı zımmi tarafından Yorgi Veled Kosta bedelle mülk satışına dair 14 Rebiül Ahir 1219 tarihli satış hücceti (22 Temmuz 1804).

(35)

V – 19

B-1. Galata’ya Bağlı kasabasının Arnavut karyesinde sakin iken vefat eden Aşçı Dimur Veled Dimitri'nin verasetinin intikali ve terekesinin belirtilmesine dair 14 Rebi’ül Ahir tarihli hüccet kaydı (23 Temmuz 1804).

B-2.Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasının Arnavut karyesinde sakin iken vefat eden

Aşçı Dimur Veled Dimitri'nin verasetinin kardeşi Raskow ve Pavlov Veled Dimitri'e intikal Ettiğine dair Rebi’ül Ahir 1219 tarihli ibra sureti (23 Temmuz 1219).

B_3. Galata'ya bağlı Beşiktaş kasabasının Arnavut karyesinde sakin olan Kostantin Zımminin hizmetkârı iken Aşçı Veled Dimitri'nin veraseti kardeşi Rasko ve Pavlov Veled Dimitri’ye intikal ettiğine dair 14 Rebiül Ahir 1219 tarihli ibra sureti (23 Temmuz 1804).

B-4. Galataya bağlı Beşiktaş’a tabi Arnavut karyesinde Parapye binti Papayor'ki tarafından Corci Veled Yenaki üzerine açılan alacak-verecek davasına dair 14 Rebiül Ahir tarihli satış Hücceti (23 Temmuz 1804).

B-5. Beşiktaş kasabasının Sinan Paşa-yı Atık mahallesinde sakin olan Afife binti Hacı Mehmed Hatun tarafından Havva binti Mustafa üzerine açılan davada davacının Afife'nin 195 kuruş alacak hakkı olduğu tespit edilmiştir 13 Rebiül Ahir 1219 tarihli i'lam kaydı (24 Temmuz 1804).

B-6. Hassan mimarlarından Mehmed Emin ve Mehmed Mesud Halife tarafından Beşiktaş’da Cihanûma mahallesinde bulunan Hüseyin beşe bin Hüseyin ile Fatma Hatun bin Mustafa’ya ait olan menzillin keşfi için gorevlendirildiklerine dair 16 Rebiül Ahir 1219 tarihli i’lam kaydı (26 Temmuz 1804).

B-7. Beşiktaş kasabası sakinlerinden Hüseyin bin Hüseyin tarafından kayıkçılar Esnafının masraflarının bildirilmesine dair 14 Rebiül Ahir 1219 tarihli ibra (24 TEMMUZ 1804).

B-8. Galata'ya bağlı Beşiktaş kasabasından Arnavut karyesinde tabi Nikoli Veled Tudori adlı zımmi tarafından kayıkçı Mehmed Said bin Mustafa üzerine açılan alacak- verecek davasına dair 2 Rebiül Ahir 1219 tarihli hüccet kaydı (21 Temmuz 1804).

(36)

B-9. Yorgancı taifesinden İbrahim bin Ağa bin Halil tarafından Mustafa bin Lütfullah’ın kendisine kefil olarak görevlendirildiğine dair 15Rebiül Ahir 1219 tarihli i’lam (25 Temmuz 1804).

V-20

B-1. Parkirci taifesinden İbrahim bin Mehmed tarafından Andor Veled Kaharbit adlı zımmi üzerine açılan davada Andos zımminin zimetindeki 15kuruş teslim ettigine dair 23 Rebiül Ahir 1219 tarihli i’lam kaydı (1 Ağustos 1804).

B-2. Minal taifesinden Ahmed beşe bin Osman tarafından Yasef ve kardeşi Semayil Veled Sedfir üzerine açılan alacak-verecek davasına dair 23 Rebiül Ahir 1219 tarihli i’lam kaydı (1 Ağustos 1804).

B-3. Bazargan taifesinden Resveli Dimitri Veled Varlami tarafından Kahrabit Veled Kukas üzerine açılan davada Sinem Paşa-yı Atik mahallesinde bulunan menziline 850 kuruş bedelle kiraya verdiğine ve kira bedelini teslim aldığına dair 23 Rebiül Ahir 1219 tarihli i’lam (1 Ağustos 1804).

B-4. Nevşehir sakinlerinden Şerife Fatma binti Mustafa tarafından Osman bin Ali üzerine açılan davada,davacı şerifenin 250 kuruş mihr-i muacceli talep ettiğine dair 15 Rebiül Ahir 1219 tarihli i’lam kaydı (24 Temmuz 1804).

B-5. Nevşehir kazasına tabi Enki karyesi taifesinden olan Şerife Fatma binti Mustafa tarafından Osman bin Ali üzerine açılan davada küçük kızı Şerife Hanife’nin nafaka ve kisvebahasının belirtilmesine dair 15Rebiül Ahir 1219 (24 Temmuz 1804) tarihli kayıt.

B-6. Markar Veled Simon adlı zımmi tarafından Edhans Veled Simon adlı zımmi üzerine açılan davada Edhans üzerinde bulunan 50 kuruş teslim ettiğine dair19 Rebiül Ahir 1219 tarihli i’lam kaydı (28 Temmuz 1804).

B-7. Gedikci Yorgi Veled Andrea adlı zımmi tarafından Arnavut karyesi sakinlerinden Dülger Minval Veled Tutarı üzerine açılan davada zımmi Minval'in 38 kuruş olan borcunu ödediğine ve Yoryi zımmiye teslim ettiğine dair 14 Rebiül Ahir 1219 tarihli i’lam (23 Temmuz 1804).

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :