HABER BÜLTENĐ
27 Ekim 2004
Haber Özetleri
Ortadoğu
• Gazze'den çekilme planına parlamentoda ret oyu kullanan iki kabine üyesinin işine son veren Ariel Şaron, dört bakanının ise istifa tehdidiyle karşı karşıya.
Yerleşimciler plana tepkilerini eylemlerle gösteriyor. Đsrail parlamentosu Knesset'te dün oylanan plan, muhalefetin desteğiyle onaylandı. Başbakan Şaron'un tartışmalı planı, Gazze Şeridi'ndeki Yahudi yerleşimcilerin tümünü ve Batı Şeria'dakilerin de az bir kısmını geri çekmeyi öngörüyor. 20 üyeli parlamentoda planın lehine oy kullanan milletvekili sayısı 67 olurken, 45 milletvekili plana karşı oy kullandı. 7 milletvekili ise çekimser kaldı. Đki gün süren hararetli tartışmalar ardından Đsrail parlamentosu Knesset, tarihinde ilk defa işgal altındaki Filistin topraklarına yerleşen Yahudilerin geri çekilmesini dün prensipte kabul etmiş oldu. Ariel Şaron, plana oylamada karşı çıkan Kabineden Sorumlu Bakan Uzi Landau ile Güvenlik Bakan Yardımcısı Michael Ratzon'un görevlerine son verdi. Şaron'un koalisyon ortağı olan Maliye Bakanı Benjamin Netanyahu liderliğindeki dört kabine üyesi ise, planın referanduma götürülmemesi durumunda istifa edeceklerini açıkladılar. Netanyahu liderliğindeki bakanlar, referandum kararını açıklaması için Başbakan Şaron'a iki hafta süre tanıdıklarını söylüyorlar. Oylama öncesinde plan parlamentoda tartışılırken, dışarıda toplanan binlerce kişi ise Şaron'un planına tepki gösterdi.
Yerleşimciler Gazze Şeridi'ndeki 21 yerleşim biriminin boşaltılması planına kesinlikle karşı çıkıyor. Plana dahil olan yerleşimlerde yaklaşık 7,500 Đsrailli yaşarken, onları korumak için de bir o kadar sayıda asker görev yapıyor.
Başbakan Ariel Şaron geri çekiliş planının Đsrail'in daha çok güven içinde yaşamasını sağlayacağını belirtti. Parlamentodaki oturumda milletvekillerine hitaben bir konuşma yapan Şaron, bu planın gerek Filistinliler ile gerekse Đsrail'in diğer Arap komşularıyla barışa ulaşılmasına katkıda bulunacağını söyledi. Şaron plan için koalisyonunu azınlık durumuna düşürmeyi göze aldı.
Ariel Şaron, yaşanabilecek güçlüklere rağmen, planı hayata geçirmeye kararlı olduğunu vurguladı. Ariel Şaron bu planı hayata geçirmek için, çekilmeye karşı olan bazı bakanları görevden almış ve koalisyon hükümetini mecliste azınlık durumuna düşürmüştü. Koalisyonun daha geniş tabanlı bir yapıya kavuşturulması girişimleri de sürüyor. (BBC)
• Đsrail Parlamentosu, Başbakan Ariel Sharon’un Gazze’den tamamıyla, Batı Şeria’dan da kısmen çekilme planını onayladı. Beyaz Saray Đsrail Parlamentosunun aldığı karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Filistin
baş görüşmecisi Saeb Erakat, Đsrail’in barış görüşmelerine geri dönmesi ve Gazze’den çekilmenin “Yol Haritası” adlı barış planına dahil edilmesi gerektiğini söyledi. (VOANEWS) (AP)
• Son olarak Japon bir rehinenin görüntüleri internette yayınlanırken, Amerikalı savunma yetkilileri Irak'taki Amerikan askerlerinin sayısını artırma olasılığını gözden geçirdiklerini söylüyorlar. Amerikalı Savunma Bakanlığı yetkilileri Irak'ta Ocak ayında planlanan seçimler öncesinde daha sıkı güvenlik sağlamak için Amerikan askerlerinin sayısını artırma olasılığını gözden geçirdikleri haberlerini doğruladı. Üzerinde düşünülen olasılıklardan biri deneyimli birliklerin Irak'tan ayrılış tarihini erteleyerek, yerlerine geçecek olan askerlerin ise Irak'a daha erken varmasını sağlamak. Ancak BBC'nin Pentagon muhabiri, kararın gelecek haftaki başkanlık seçimlerinden sonra açıklanacağını söylüyor. Aynı zamanda Başkan Bush'un, 2 Kasım seçimlerinden galip çıkması halinde, Irak ve Afganistan'da süre giden operasyonların finansmanı için Kongre'den 70 milyar dolara yakın ek fon sağlanmasını isteyeceği bildirildi. Bir internet sitesinde Irak'ta yakalanmış Japon bir rehine olduğu iddia edilen bir adamın video görüntüleri yayınlandı.
Ebu Musa ez Zerkavi liderliğindeki örgütün üyeleri olduklarını belirten maskeli üç adam Japonya'nın askerlerini Irak'tan geri çekmemesi durumunda rehin adamın 48 saat içinde başının kesileceğini söylüyor. Ancak, halihazırda Irak'ta yaklaşık 600 asker bulunduran Japonya'nın başbakanı Junichiro Koizumi hükümetinin geri çekilişi düşünmeyeceğini açıkladı. (BBC)
• Merkez Sayım ve Bilgi Kurumu başkanı Mehdi El-Allaf, Irak dışında yaşayan Irak göçmen kolonisini saymak üzere (Irak göçmen kolonisi sayım komisyonu) bir komisyonun kurulduğunu açıkladı. Komisyon, bakanlıklar temsilcileri ve Irak dışında yaşayan Iraklıların sayımı ile ilişkili ilgili makamlar temsilcilerinden oluşmaktadır. Merkez sayım ve bilgi kurumunda çalışanları bu sayım için özel formlar hazırlamıştır. (www.nahrain.com)
• Irak Yüksek Seçim Kurulunda bir üye seçim sonuçlarında bir değiştirme yapılması ihtimalinin yüksek olduğunu açıkladı. Çünkü çok sayıda kişinin Ticaret Bakanlığına Irak halkına dağıtılan yemek karnesi bulunmamaktadır ve vefat edenlerin tescili yapılmamaktadır. Bunların sayısı 10 binlere ulaşabilmektedir. Ayrıca bu üye seçim konseyinin dürüst olacağından kuşku duyduğunu açıkladı. Çünkü bu konsey bünyesinde 7 ayrı partiyi barındırmaktadır ; bu partiler şunlardır. El Vifak Hareketi, El Dava Partisi; Đslam Devrimi Yüksek Konseyi, Irak Đslami Partisi Kominist Parti KDP ve KYB‘ dir. Bu partilerin her biri kendi projelerini seçim konseyinden geçirmeye çalışmakta.
(EL-HAYAT GAZETESi)
• Erbil ‘ in Selahaddin beldesinde iki Kürt parti arasında bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya iki partinin liderleri Mesut Barzani ve Celal Talabani başkanlık etti.
Bu toplantı daha önce yapılan toplantıların devamı niteliğindedir.Toplantı da seçimlerle ilgili ve seçimlerin başarılı bir şekilde yapılması ile ilgili konular ele alındı. Ayrıca, Irak ‘ın genel olarak durumu ve Kürdistan bölgesi özel olarak ele alındı. (www.kdp.info)
• Irak başbakanı Allavi , Ulusal Konseyde yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Irak ve Irak halkına karşı yapılan terör eylemlerinde artma olacağını tahmin etmeniz gerekir. Çünkü , düşmanlarımız Irak durulduğu takdirde kendilerine karşı büyük bir darbe olacağını bilmektedirler. Dolayısıyla bunlar terör eylemlerini yoğunlaştıracaklardır; bu da kesin bilgilere göre, Felluce‘ ye son zamanlarda kökten dinci gruplar girmiştir. Irak hükümeti de bunları hedef olarak görmektedir. Ayrıca hükümetimiz bunlara karşı şu ana kadar tüm olanaklarını kullanmamıştır. (EL-HAYAT GAZETESĐ)
• Felluce ahalisi adına barış müzakeresi sürecinde yetkili olan heyet başkan vekili Halit El-Cemili, Felluce’ye 48 saat içerisinde Amerikan güçleri tarafından bir saldırının gerçekleşeceği endişesini dile getirdi. El-Cemili, Allavi ve Amerikalıların Felluce’ye bir askeri operasyon yapma konusunda ısrarcı olduklarını belirtti. (EL-HAYAT GAZETESĐ)
• Irak Başbakanı Đyad Allavi, 49 Iraklı askerin topluca öldürülmesinde Amerikan kuvvetlerinin ihmali olduğunu öne sürdü. Allavi, Irak Ulusal Konseyinde yaptığı konuşmada, Savunma Bakanlığı’nın, cumartesi günü, Đran sınırı yakınında düzenlenen saldırıyla ilgili soruşturma açtığını belirtti. Amerikan ordusu başbakanının suçlamalarına henüz yanıt vermedi. (VOANEWS)
Avrupa Birliği
• Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü, Hıristiyan demokrat milletvekili Camiel Eurlings tarafından hazırlanan Türkiye raporu, Dış Đlişkiler Komisyonu'nda sert şekilde eleştirildi. Sosyalist, Liberal ve Yeşiller, komisyonda ilk kez tartışılan raporu değişiklik önergesi yağmuruna tutacaklarını söylediler. Eurlings, raporunda, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin ancak, Kopenhag kriterlerini tam olarak yerine getirmesi ve bunu hem teori hem de pratikte göstermesi halinde başlaması gerektiğini söylüyor. 31 bölümden oluşan rapor, Avrupa müktesebatıyla ilgili konuların ayrıntılı olarak ele alınmasına ancak bu koşullar yerine geldikten sonra başlanması gerektiği tavsiyesinde bulunuyor. Raporun şu sırada herhangi bir hukuki yükümlülüğü yok. Parlamento Dış Đlişkiler Komitesi'ndeki görüşmeler sırasında önergelerle değişikliklere uğradıktan sonra, 2 Aralık'ta Avrupa Parlamentosu genel kurulunda tartışılıp oylanacak. Oylama sonucu, 17 Aralık’ta Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlaması konusunda son kararı verecek olan Avrupalı liderlere bir tavsiye niteliği taşıyacak. Raporla ilgili görüşlerini açıklayan sosyalist grubun sözcüsü ve Fransa’nın eski başbakanlarından Mişel Rocard, raporun Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlamasını engelleyici bir yöne sahip olduğunu vurguladı. Rocard, Eurlings’in Türkiye’nin jeopolitik önemine değinmediğini, Türkiye’nin üyeliğinin ekonomik açıdan Avrupa Birliği’ne nasıl yarar sağlayacağından bahsetmediğini söyledi. Rocard, Türkiye’nin üye olması halinde medeniyetler arasındaki uzlaşmaya ve dinler arasındaki barışa nasıl katkı sağlayacağının da göz ardı edildiğine dikkat çekti. Türkiye’nin üyelik müzakerelerine başlayabilmesi için işkence olaylarının tümüyle sona ermesi ve sıfır hoşgörü prensibinin her düzeyde hayata geçmesi gerektiğini kaydeden Eurlings’i eleştiren Mişel Rocard, Fransa’nın üye olduktan sonra bile bu konularda bir dizi sorun yaşadığını hatırlattı. Mişel Rocard, raporun dengeli ve
adil olmadığını savunarak, Türkiye’deki eksiklikleri dile getirirken dile getirilen uyarıların gözden geçirilmesi ve onur kırıcı olunmaması gerektiğini vurguladı.
Liberal grup adına söz alan Avrupa Komisyonu eski üyelerinden Emma Bonino da, rapordan Türkiye ile müzakerelerin ertelenmesini hedeflediği şeklinde bir izlenim edindiklerini söyledi. Rapordaki ifadelerin ve verilen mesajların Türkiye hükümetini küçük düşürücü olduğunu belirten Bonino, Eurlings’in üslubunun kabul edilemez olduğunu kaydetti. Emma Bonino da raporu bu haliyle reddedeceklerini ve değişiklik önergesi yağmuruna tutacaklarını vurguladı.
Yeşiller grubunun sözcüsü Joost Lahendayk, müzakere sürecinin ucu açık olduğunu kabul etmekle birlikte, müzakerelerin tam üyeliği hedeflediğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti . (BBC)
• Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Almanya'nın başkenti Berlin'de Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. Üçlü zirvenin gündeminde ilk sırada Türkiye'nin AB'ye üyelik görüşmeleri yer alıyor. Đki lider Aralık ayında Brüksel'de yapılacak zirvede, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlatılmasına destek vereceklerini de açıkladılar. Schröder, "17 Aralık'ta söz konusu olan, Türkiye'nin Avrupa Komisyonu ile, Avrupa Birliği'ne katılma dışında hiç bir başka bir hedef olmaksızın, üyelik müzakerelerine başlaması üzerinde bir karar alınmasıdır."
dedi. Schröder, Fransa ile bu konuda görüş birliği içinde olduklarını belirtti.
Chirac da, "Benim görüşümü biliyorsunuz. Dileğim, Türkiye'nin koşullar elverir vermez üye olmasıdır." diye konuştu. Fransa Cumhurbaşkanı, bununla birlikte müzakerelere başlansa bile bu sürecin 15 yıl kadar sürebileceğine dikkat çekti.
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini destekliyor. Ancak her ikisinin de kamuoylarında bu yönde bir adıma karşı olan kesimler var. Özellikle Chirac'ın, Fransa'da Türkiye'nin üyeliği konusunda bir referandum yapılması önerisi Ankara'da tepki yaratmıştı.Türkiye AB'nin hiçbir üyesi için referandum yapılmadığına dikkat çekiyor. Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan da Berlin'e hareketinden önce Türkiye'nin AB'ye tam üyelik dışında bir teklifi kabul edemeyeceğini vurguladı. Erdoğan farklı, Türkiye'ye özgü bir müzakere sürecinin işletilmesine de razı olmayacaklarını söyledi. Görüşmenin ardından üç lider, THY'ye 36 adet Airbus tipi yolcu uçağının alınmasına ilişkin protokolü de imzalayacak. (BBC)
• Alman Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder veBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Berlin'de bir araya gelecek olmalarını eleştirdi. Merkel, Birlik partilerinin (CDU/CSU) federal meclis grubunun yapacağı bir toplantıdan önce, Chirac-Schröder-Erdoğan buluşmasıyla ilgili olarak, ''Bu sembolik buluşmayı yanlış bir sinyal olarak görüyorum'' dedi. Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlanması konusunda çok aceleci davranıldığını savunan Merkel, Alman vatandaşlarının da Türkiye'nin AB üyeliğinin doğuracağı sonuçlar konusunda daha iyi bilgilendirilmeleri gerektiğini söyledi. (A.A)(HA-SO-ÇA)
Gazete Başlıkları
Daily Telegraph'ın ön sayfasında ise yükselen petrol fiyatlarının ihya ettiği bir Đngiliz şirketi var. Đngiltere'nin en büyük şirketi olan British Petrolium, ya da kısa adıyla BP, gazetenin manşetine göre, petrol fiyatlarındaki tırmanışla birlikte 'saatte' 1 milyon sterlin kar etmeye başladı. BP, dünyanın da ikinci büyük enerji devi şirketi. Ve Daily Telegraph, şirketin gittikçe şişen banka hesaplarının yoldaki sürücüleri ise bir o kadar öfkelendirdiği inancında.
Gazeteye göre, artan benzin fiyatlarından homurdananlara cevaben, BP'den bir sözcü, Đngiltere'de sattıkları petrolden hemen hemen hiç kazanç sağlamadıklarını; bu ülkedeki yüksek fiyatların vergilerden kaynaklandığını söylüyor.
Üstelik, benzin fiyatları yakın gelecekte de yüksek seyredeceğe benzer.
Financial Times, petrol piyasalarını izleyen Uluslararası Enerji Kurumu'nun dün yayınladığı uyarı raporunu aktarıyor. Raporun ifadesiyle, 'giderek daha çok petrolün Suudi Arabistan ya da Rusya gibi siyasi yönden istikrarsız ülkelerden gelmesi ve üretim maliyetindeki artış nedeniyle fiyatlar geçen on yıla kıyasla yüksek olacak'. Uluslararası Enerji Kurumu'nun tahminlerine göre üretim ve tüketim trendi bu şekilde devam ederse 2030'lu yıllarda Opec ülkeleri petrol piyasasındaki ağırlıklarını 1970'lerdekinden bile daha fazla pekiştirmiş olacaklar. Financial Times, 'Orta Doğu petrolüne daha bağımlı bir dünya' diyor.
Irak Başbakanı Allavi'nin Başkan Bush'un seçim kampanyasına 'darbe vuran' sözleri ise, Financial Times'ın manşetinde. Irak'ın geçici başbakanı, ulusal orduya daha yeni katılmış 50 Iraklı askerin hafta sonu militanlarca katledilişini, 'koalisyon güçlerinin eksikliklerine' bağlamıştı. Financial Times'a göre, önümüzdeki salı günü sandık başına gidilecek olan Amerika'da seçim kampanyasının en hararetli günlerine rastlayan bu suçlama Cumhuriyetçi Parti cephesinde hoş karşılanmamış olsa gerek. Fakat gazete, hedef olduğu eleştirilere karşın George Bush'un kamuoyu yoklamalarında kıl payı farkla hala önde gittiğini; çünkü azimle terörle savaş üzerinde odaklanan Başkan Bush'un, seçmenler nezrinde rakibi Kerry'ye nazaran bu konuda açık farkla tercih edildiğini yazıyor.
Avrupa Parlamentosu'nda bugün beklenen kritik oylama gazetelerde geniş yer bulan ortak konulardan biri. Parlamento, üyeleri değişen yeni Avrupa Komisyonu'nu, yani birliğin icra organını onaylayacak; ya da onaylamayacak.
Đkinci olasılık, komisyonun adalet ve içişlerinden sorumlu üyesi olarak atanan Đtalyan üye Rocco Butiglione'den kaynaklanıyor. Kadının yerini mutfakta gören ve eşcinselliği bir günah diye niteleyen Đtalyan siyasetçi, koyu bir Katolik. Ama kişisel görüşlerini komisyona yansıtmayacağını vaade diyor. Lakin parlamento, ikna oldu mu? Đsviçre gazetesi Le Temps, komisyonun tümden onayı ya da reddine göre düzenlenen oylamanın, 'bir iki oy farkıyla her iki yöne de kayabileceği' kanısında.Almanya'dan Der Tagesspiegel, 'asıl sorun Đtalyan üyede değil, atamaları yapan komisyon başkanı Jose Manuel Barroso'da', diyor.