• Sonuç bulunamadı

OĞUZ TANSEL’İN MASALLARININ İNCELENMESİ

2.6 YEDİ DEVLER (1962: 6)

2.6.1- Konu

Balıkçılık yaparak ailesinin geçimini sağlayan bir baba, günlerden bir gün bir Balık Kız ile karşılaşmaktadır. Balık Kız’a verdiği sözleri yerine getiremeyen babanın ölümünden sonra, babasını kaybetmenin acısını yaşayan büyük oğlan evden ayrılır. Çeşitli tehlikeleri göze alarak çıktığı yolda, oğlanın başına gelenler konu edilmektedir.

2.6.2- Asıl İleti

Dış dünyadan gelecek birtakım tehlikelerin kaynağı, zamanında yerine getirilmemiş sözlerdir. İnsan, tutamayacağı sözler vermemelidir.

2.6.3- Masalın İçerik Çözümlemesi

Masalın giriş bölümünde, balıkçılık yapan masal kahramanından ve onun ailesinden söz edilmektedir. Masal kahramanı, ailesinin geçimini balıkçılık yaparak ve tuttuğu balıkları satarak sağlamaktadır. “Kırk gün taban eti bir gün av eti” şeklinde yapılan betimleme, avcılık mesleğinin zorluğunu anlatmak için kullanılmaktadır. Avcılar, bir av yakalayabilmek için dağ taş demeden günlerce taban tepen, yürüyen kimselerdir. Uzunca bir süre av bulamasalar da bulacakları güne kadar çaba harcamaya devam ederler. Bu nedenle kullanılan deyimde, masal kahramanının gündelik sıkıntıları da gizlenmektedir.

Olay örgüsünün başlangıcı, masal kahramanının balık avına çıktığı güne rast gelmektedir. Suların bulanması; yerin deprem olmuşçasına sallanması, gelişecek olayların izlenimini vermektedir. Bir süre sonra balıkçının ağına bir av takılmaktadır. “Baksa ki ...” ifadesi ile ortaya atılan merak unsuru, anlık bir zaman diliminin ardından açığa kavuşmaktadır: Avcının ağına takılan alt yanı balık, üst yanı insan olan güzel bir kızdır.

serpmeye takılan üç balığı almasını; onları padişaha götürmesini, padişahın verdiği altınları kabul etmesini; ancak bir daha balığa çıkmaması konusunda avcıyı tembihlemiştir.

Balık Kız’ın söylediklerini sırasıyla yapan adam padişahtan aldığı altınlarla evine dönmüştür. Bir süre bu duruma ayak uydurmuşlardır. Ancak çok geçmeden masal kahramanı, Balık Kız’a verdiği sözü karısının zoruyla çiğnemektedir.

Sözünü tutamayarak taze balık bulma çaresizliği içinde, kahramanın serpmesini denize atmasıyla motivasyon unsuru tamamlanmış olmaktadır. Olay örgüsünün bu noktasından sonra gelişecek olaylar, verilen sözü tutmama; koşul bozma motifi etrafında şekillenecektir.

Balık Kız’a verdiği sözü, karısının ısrarına dayanamayarak çiğneyen kahraman için yeni bir yol çizilecektir. Balık Kız’ın isteği üzerine kahraman, kızı alıp bir tarlaya götürmekte; kızın parmağındaki yüzüğü alıp onu kesmektedir.

Balık Kız’ın verdiği işaretler, aksiyonun hangi yönde gelişeceğini sezdirmektedir. Yüzük, olay örgüsünün temel işaret unsurudur. Yüzük de meydan gelen hareketlenmeler, masal kahramanlarının yolunu çizmektedir.

Avcılık yapan baba tipi, Balık Kız’dan aldığı bu yüzüğü karısına verdikten kısa süre sonra ölmektedir. Ölüm olayı, aksiyona yön verecek olan gücün etkinliğine işarettir. Masal kahramanı avcı adam, Balık Kız ile yaptığı anlaşmanın koşulunu bozmuş ve cezalandırılmıştır.

Babalarının ölümü üzerine evden ayrılan büyük oğlan, bilmediği bir yolda ilerlemeye başlamaktadır. Bu durumun gerçekleşeceği daha önceden de sezdirilmiştir.

Balık Kız tarafından verilen yüzüğün kaşından kan damlarsa, bu durum oğlanın öldüğüne işarettir. Balık Kız’ın kanının aktığı yerde bir sevi kavağı bitecektir. Bu

kavağın tepesinin evden görünebilmesi ve doruğunun kurumaya başlaması da oğlanın öldüğüne işaret olacaktır.

Evinden ayrılarak yola çıkan büyük oğlan, bir süre dinlenmek için yol kenarında oturmaktadır. Bu sırada karşısına bir derviş çıkmaktadır.

Derviş motifi kahramana aksiyon boyunca yardımcı olacak bir unsurdur. Dervişin, kahramanın sırtını okşaması bir diğer geleneksel motiftir. Başı darda kalan kahramana yardım ulaştırabilmesi için söylenmesi gereken kilit söz “Ey Hızır yetiş” sözüdür.

Kahramanın, derviş ile karşılaşmasının ardından yaşanan olayların her biri bir tehlike içermektedir. Bu tehlikeleri atlatma yolu da aksiyonun kilit sözünde gizlenecektir: “Ey Hızır!” Bu söz kahramanı içene düştüğü sıkıntıdan arındıracak olan imdat sözüdür.

Yedi devlerin yaşadığı konağa ulaşan kahraman, burada tutsak edilmiş bir kız ile karşılaşmaktadır. Konakta yaşanan ve dervişin yardımına başvurulan olay ve durumlar şunlardır: Konağın kapısı yerinde duran değirmen taşını kaldırmada; topal dev ile girişilen mücadelede ve bu mücadelenin ardından devlerin yedisinin de öldürülmesinde yardımcı unsura başvurulduğu görülmektedir.

Devler ile girişilen mücadelenin ardından, devlere tutsak edilen kahramanın kimliği açığa çıkmaktadır. Bu kahraman, Cinler Padişahı’nın kızıdır ve üç yıl boyunca yedi devlerin elinde tutsak kalmıştır.

Olay örgüsünün bu anında yazar anlatıcı söze girmektedir: “Neden kendileri kalkıp gitmemişler bilinmez ...” Bu söz, olay akışındaki ilk soru işaretini doğurmaktadır: Tutsak edilen tip Cinler Padişahı’nın kızıdır ve Yedi Devlerin elinden nasıl kurtulamamıştır? Cinler ve periler masallarının olağanüstü kahramanlarıdır. Bu nitelikteki kahramanların elinden her iş gelmektedir. Dolayısıyla olağanüstü güçleri

olan kahramanlar içinde bulundukları sıkıntıdan kurtulma yolunu kolaylıkla bulabilirken; incelenen masalda böyle bir durum gerçekleşmediği görülmektedir. Kızın babasına yazdığı mektup bir güvercinle Cinler Padişahı’na ulaştırılmaktadır. Mektupta yazanlar, olay örgüsündeki bir diğer soru işaretini doğurmaktadır: Kız, babasından kendisini bu yiğide vermesini ister. Yiğit sıfatı ile nitelendirilen kahraman henüz on dört, on beş yaşlarında bir çocuktur. Masal kahramanı çocuk yaştadır ve neye dayanarak evlilik kararı almıştır? İnceleme alanındaki birçok masalda olduğu gibi, “Yedi Devler” masalında da çocuk yaşta kahramanların evlilik teşebbüsleri görülmektedir. Sergilenen bu tutumun çocuk okuyucu açısından olumlu olguyu yansıttığı düşünülmemektedir.

Cinler Padişahı, kızının sağ olduğuna çok sevinmiş; ancak bir kişioğluyla evlenmek isteğine kızmıştır. Ordusunu donatıp üzerlerine göndermiştir. Kahramana yardımcı olan derviş unsuru, Cinler Padişahı’nın ordusu ile girişilen mücadelede de etkin rol almaktadır.

Yeşil renkle simgelenen komutan çadırında girişilen mücadelede; padişahın gönderdiği askerler ile girişilen mücadelede yardımcı unsur yine “Ey Hızır yetiş!” sözüdür.

Masalın en büyük tehlike unsuru olan Cin azmanı aksiyona dâhil olmaktadır. Bir sabah, konaklarının karşısında ulu bir çadır kurulduğunu gören kahraman, bu çadıra varmaktadır. Çadırda karşılaşılan Cin azmanının nitelikleri; “Alt dudağı yer süpürür, üst dudağı gök süpürür...” formeli ile ifade edilmektedir.

Aksiyonun bir diğer soru işareti, Cin azmanı ile girişilen mücadele esnasında ortaya atılmaktadır: Karşılaşılan diğer tüm tehlikeleri alt etmek için başvurulan yardımcı unsura, bu mücadele sırasında da başvurulmaktadır. Nasıl olmuş da kahraman, “Ey Hızır yetiş !” demeyi unutmuştur.

Bu unutkanlığın neticesinde Cin azmanı, oğlanı kesmek suretiyle öldürmekte ve kızı alıp oradan uzaklaşmaktadır. Masalın giriş bölümünde ortaya atılmış olan işaretler, aksiyonun bu bölümünde işlevsellik göstermektedir. Balık kızın verdiği yüzüğün kaşından kan damladığını gören anne, oğluna bir şey olduğunu anlayacaktır. İncelemenin başında da söz edildiği üzere, yüzüğün kaşından damlayan kan bir işaret niteliğindedir. Bu durum üzerine evden ayrılan anne, oğlunun bulunduğu konağa ulaşmakta ve onu kanlar içinde bulmaktadır. Oğlunu yıkayıp gömmeye karar vermesinden sonra olağanüstü unsurlar devreye girmektedir. Birden bire sol ayağının bulunduğu yerden fışkıran su; yıkandıkça kahramanın boynunda bitişen yara izi, olağanüstü olaylar olarak tanımlanabilir.

Derviş motifinden sonra, yüzük motifi de bir yardımcı unsur niteliği kazanmıştır. Öyle ki; yüzükten damlayan kan sayesinde anne tipi, kahramana ulaşmış ve onun yeniden hayata dönmesini sağlamıştır. Bu sırada dikkati çeken bir diğer durum da söyle gelişmektedir: Masal kahramanı başından geçenleri annesine anlatırken, annesi ibriğine su doldurmak istemekte; ancak bu sırada su kurumaktadır. Birden bire ortaya çıkan suyun fonksiyonu, masal kahramanını yeniden hayata döndürmeye yöneliktir. Anne tipi eve dönerken, masal kahramanı da Cinler Padişahı’nın ülkesine doğru yönelmektedir. Zamanda ve mekânda yapılan atlamanın ardından kahraman, cinler ülkesine ulaşmaktadır. Kahramanın kulağına gelen çalgı seslerinin nedeni, yolda karşılaşılan koca karı tipinin açıklamaları ile anlam kazanmaktadır. Bu sesler, padişah kızı ile Cin azmanının evlilik törenleri için tertiplenen şenlikten gelmektedir. Oğlanda bulunan ve kıza ait olan yüzüğün, kıza ulaştırılması ile iki kahraman birbirlerine ulaşabilmektedir. Ancak olay örgüsündeki düğümlere bir yenisi eklenmektedir. Cin azmanını ortadan kaldırmanın yolları, iki kahraman tarafından tasarlanır.

masalında da benzer bir durumla karşılaşılmıştır. Bu masaldaki devin canı karşı geçedeki dağda bir kuyunun dibinde gizlenmiş demir sandığın içindeki üç kurttadır. “Yedi Devler” masalında ise Ziyere Köyü’nün doğusunda bulunan bir dağda yaşayan üç keçiye ulaşan kahraman, alnı akıtmalı keçinin karnındaki kutuyu bulmuş ve kutudan çıkan üç kurdun birini sağ bırakmıştır. Bu olay Cin azmanının hastalanmasına neden olmuştur. Cinler ülkesine ulaşan masal kahramanı, doktor olduğunu söylemekte ve cin azmanını iyileştireceğini ifade etmektedir. Kahramanın dağda bulduğu kurtlardan üçüncüsünün de öldürülmesi Cin azmanının ölümüne neden olmaktadır. Bu olay iyi ve kötü çatışmasında galip gelen tarafın iyilikten yana olduğunu göstermektedir. Geleneksel masallarda karşılaşılan olumlu ile olumsuz çatışması, incelenen masalda da yerini korumaktadır.

Zincirleme masal özelliği gösteren “Yedi Devler” masalı, iç içe geçmiş olaylardan oluşmaktadır. Bu bakımdan farklı olaylar birbiri ardına sıralanmaktadır. Ancak olayların yoğun bir şekilde art arda gelmesi olay örgüsünün zaman zaman kilitlenmesine neden olmaktadır.

2.6.4- Yer ve Zaman

Olay örgüsünün yapılanmaya başladığı ilk mekân, balığa çıkan adamın vardığı ırmak kıyısıdır. Bu mekânda yaşanan olayların ardından kısa bir zaman dilimi geçmekte; kahramanın vardığı yeni mekân ev olmaktadır. Evin nitelikleri ve iç görünüşü hakkında detaya inilmemiştir.

“Padişahın verdiği altınları azar azar harcamaya bakıyorlar.” cümlesi, zaman akışını belirtmektedir. Bir süre sonra kahraman, taze balık tutma umuduyla yeniden ırmak boyuna varmaktadır. Motivasyon unsurunu doğuran etmenler bu mekânda yaşanmaktadır.

Olay örgüsünün işlendiği mekânlar sırasıyla şunlardır: Masal kahramanlarının yaşadıkları ev ve evin eşikliği; Balık Kız’ın kanının aktığı yer ki bu yerde bir servi kavağı bitecektir; Yedi Devlerin yaşadığı konak.

Yedi Devlerin yaşadığı bu konakta Cinler padişahının kızı, üç yıl boyunca esir tutulmaktadır. Bu konağın giriş kısmı bir değirmen taşı ile kapatılmaktadır.

Sırasıyla karşılaşılan diğer mekânlar şunlardır: Cinler ülkesi, Cinler Padişahı’nın konağı; komutanın yerleşmiş olduğu yeşil çadır; Cin azmanı için kurulmuş olan ulu çadır.

Olay örgüsünün önemli mekânlarından bir diğeri, Cin azmanının canının gizlenmiş olduğu üç keçinin yaşadığı dağdır. Bu mekânın adı da verilmektedir: Amasya’nın Ziyere Köyünün doğusundaki Çilingir Dağı’dır.

Düğüm noktalarının çözüme ulaşmasında yardımcı unsurlardan biri koca karı tipidir. Dolayısıyla, koca karının evinin de dikkate değer mekânlardan biri olduğu söylenebilir. Bu mekân, padişahın askerlerinden kaçan oğlanın saklandığı mekân olması bakımından da önemlidir.

Cin azmanının öldürüldüğü hamam; Cinler padişahının kızı ile oğlanın evlendikten sonra yaşadıkları konak; bu konağın odaları diğer mekânlardandır. Özellikle konağın kırkıncı odası, yeni bir düğümün atıldığı mekândır. Dev Anası’nın zincire bağlı şekilde tutulduğu konağın kırkıncı odası, olay örgüsünün çözüme ulaştığı mekân olması bakımından dikkate değerdir.

Olay örgüsünün başlangıcı “günlerden bir gün... ” zaman formeli ile yapılmaktadır. Masal kahramanının, padişahtan aldığı altınları ailesi ile birlikte harcadığı zaman dilimi “ ... Altınları azar azar harcamaya bakıyorlar.” cümlesi ile ifade edilmektedir. Balıkçılık yaparak ailesinin geçimini sağlayan kahramanın ölümünden kısa bir süre sonra, evin büyük oğlu evden ayrılmaktadır. “ Dere tepe düz, altı ay bir güz gidiyor.” cümlesi ile masal zamanında yapılan atlama ifade edilmektedir. Büyük oğlan, yolda karşılaştığı Hızır ile konuşmakta ve kısa bir süre sonra ikilinin yollarının

Yedi Devlerin konağına ulaşan oğlan, burada tutsak edilmiş olan Cinler padişahının kızıyla karşılaşmaktadır. Kızın tutsaklık süresi üç yıldır. Kahramanın konağa ulaşmasından sonra, ikindiye doğru devler de konağa gelmiştir. Masalın temel mücadelelerinden biri olan “ devler ile mücadele” kısa bir zaman diliminde geçmektedir.

Devlerle girişilen mücadelenin ardından, Cinler Padişahı’nın askerleri ile mücadele edilmektedir. Kısa vaka zamanında geçen bu mücadelenin hemen arkasından, Cin azmanı ile girişilen mücadele başlamaktadır. Oğlan, Cin azmanı tarafından öldürülmekte; ancak annesi sayesinde yeniden hayata dönmektedir. Bu olaydan sonra masal kahramanı, Cinler Padişahı’nın kızına ulaşmış ve Cin azmanını ortadan kaldırma yolunu kurmuşlardır. Cin azmanının öldürülmesi ve kız ile oğlanın evlenmeleri, orta uzunlukta vaka zamanını kapsamaktadır.

Cinler Padişahı’nın ve Cin azmanının ölmesinden sonra ülkeye Hakan seçilen kahraman, halkın mutluluk içinde yaşamalarına da olanak sağlamaktadır. Hakan ile gelinin konağında yaşanan olay ve beraberinde gelişen düğümlerin çözülmesi, orta uzunlukta zaman diliminde tamamlanmaktadır. Masalın bütününü oluşturan olay örgüsü ise aylar süren uzun bir vaka zamanında şekillenmektedir.

2.6.5- Kahramanlar ve Fonksiyonları

2.6.5.1- Olağanüstü Varlıklar

Masalın olay örgüsünde önemli bir yere sahip olan ve olağanüstü nitelik gösteren varlıklarından ilki Balık Kız’dır. Balık Kız, masal kahramanının ağına takılmakta ve kahramanın ailesinin hayatında yeni bir yol çizmektedir. Avcının, Balık Kız’a verdiği sözü çeşitli nedenlere bağlı olarak tutmaması, masalın motivasyon unsurunu oluşturmaktadır.

Balık Kız’ın en belirgin özelliği üst yanının balık, alt yanının insan olmasıdır. Bu kahramanın büyüklüğünü ve gücünü ifade eden cümleler şunlardır: “Yeşil suların

göllendiği yere serpmesini atıyor. Sular bulanıyor, yer deprem olmuşçasına sarsılıyor...”

Olağanüstü özellik gösteren kahramanlardan biri Cinler Padişahı’dır. Cinler ülkesinde yaşamakta ve halkı tarafından pek sevilmemektedir. Padişahın kızı, devlerin elinde esir tutulmaktadır. Esaretin sona ermesini sağlayan ve kendisini kurtaran masal kahramanı ile evlenir. Büyük oğlan tipinden sonra aksiyona yön veren tiplerden biri olması bakımından önemlidir. Masalın bir diğer olağanüstü tipi derviştir. Büyük oğlanın yolda karşılaştığı derviş tipi, geleneksel masal tarzına uygunluk gösteren bir kahramandır. Başı darda kalan kahramana “Ey Hızır yetiş!” sözü ile ulaşabilmekte; kahramanı içine düştüğü sıkıntıdan kurtarmaktadır.

Olağanüstü bir varlık olan ve masal kahramanı ile mücadeleye giren tip Cin azmanıdır. Cinler Padişahı’nın kızı ile evlenme hazırlığı yaptığı sırada, masal kahramanını öldürmüştür. Ancak annesi sayesinde yeniden hayata dönen masal kahramanı, Cin azmanının öldürmüştür. Cin azmanının fiziksel nitelikleri; “Alt dudağı yer süpürür, üst dudağı gök süpürür; başı sandık gibi...” cümlesi ile ifade edilmektedir.

Cinler Padişahı’nın askerleri; dev Anası gibi varlıklar da olağanüstü unsurlar arasında yer almaktadır. Bu varlıkların yanı sıra, olay örgüsünde önemli bir yere sahip olan olağanüstü varlıklar devler ve dev anasıdır. Devlerin sayısı yedidir ve içlerinden birinin ayağı topaldır. Cinler Padişahı’nın kızını üç yıl boyunca esir tutmaktadır. Dev Anası, konağın kırkıncı odasında gizlenen bir tiptir. Kırkıncı odaya giren masal kahramanı, zincire vurulmuş olan Dev Anasını kurtarmış; ancak dev anası bu iyiliğe kötülükle yanıt vermiştir. Dev anasının ölümü kendiliğinden gelişen bir olaydır: “Hakan’ın dirildiğini gören Dev Anası çaat diye çatlayıp ölüyor.” Burada dikkati çenen unsur esrarengiz bir biçimde olay örgüsüne dâhil edilen olağanüstü tiplerin yine aynı şekilde olay örgüsünden çıkarıldığıdır.

2.6.5.3- Yetişkinler

Masalın en önemli yetişkin tipi babadır. Baba tipinin yetişkin tipler içinde önemli bir yere sahip olmasının nedeni; olay örgünün gelişmesini sağlayan tip olmasıdır. Balıkçılık yaparak ailesini geçindirmektedir. Eşinin taze balık istemesine karşı gelemeyerek, Balık Kız’a verdiği sözü çiğnemiş ve bu sebepten hayatını kaybetmiştir. Anne tipinin en belirgin özelliği ısrarcılığıdır. Parayla satın alınabilecek olan taze balıkları kabul etmemiş ve eşine balık tutmaya gitmesi konusunda ısrar etmiştir. Anne ile baba tiplerinin fiziksel görünüşleri hakkında bilgi verilmemiştir. Evin diğer üyeleri iki erkek kardeştir. Kardeşlerden büyük olanı işlevsel etki gösterirken; küçük kardeşin etkinliği daha azdır. İki kardeşin fiziksel görünüşleri birbirlerine benzemektedir. Bu sebepten Cinler Padişahı’nın kızı, iki kardeşi ayırt edememiştir.

Babalarının ölümünden duyduğu üzüntüye daha fazla dayanamayan büyük oğlan, evden ayrılmıştır. Masal kahramanın olağanüstü özelliği öldükten sonra dirilmesidir. Masalın diğer yetişkin tipi koca karıdır. Yardımcı unsur özelliği gösteren bu tip, masal kahramanına yardım etmektedir. Olay örgüsü boyunca atılan düğümlerin önemli bir kısmı, koca karı tipi aracılığı ile çözümlenmektedir.

2.6.5.4- Kahramana Yardımcı Unsurlar

Balık Kız tarafından kahramana verilen yüzük ve Balık Kız’ın kanının aktığı yerde yetişen servi kavağı; büyük oğlanın hayata dönmesi için gerekli suyun taşındığı ibrik; Cinler Padişahı’nın kızına ait olan yüzük; Cin azmanının canının gizlendiği kurtlardır.

Balık Kız tarafından verilen yüzük ile onun kanının aktığı yerde biten servi kavağı, gelişecek olayların işareti olması bakımından önemlidir. Cinler Padişahı’nın kızına ait olan yüzük ise bir tanıma işaretidir. Masal kahramanını ölüp dirilmesi sırasında kullanılan yardımcı unsur ibriktir. İbrik, su ve sulu şeylerin konmasına yarayan kulplu kaptır.

Amasya’nın Ziyere Köyü’nün doğusunda bulunan Çilingir Dağı’nda yaşayan alnı akıtmalı keçi, diğer bir yardımcı unsurdur. Bu keçinin karnındaki kutuda bulunan üç kurt, Cin azmanının canını temsil etmektedir. Bu kurtlardan biri öldüğünde, azmanın dizleri tutmayacak; ikincisi öldüğünde dizlerinden alt yanı kaskatı kesilecek; üçüncü öldüğünde Cin azmanı da ölecektir.

2.6.6- İletiler

2.6.6.1- Çocuk Eğitimi Açısından Olumlu İletiler

1. Bir kimseyi, istemediği şeyleri yapmaya zorlamak yanlıştır.

2. Anne ve babalar, çocuklarının başı darda kaldığında onlara ilk yetişen kimselerdir.

3. Zor durumda kalan bir kimsenin yardımına koşmak doğru bir davranıştır. 4. Bir kimseyi esir etmek; istemediği şeyleri yapmaya zorlamak; ona eziyet

etmek gibi yanlış davranışlar cezasız kalmaz.

5. Yönettiği kitleye zulmeden yöneticiler, halk tarafından da sevilmeyen

kimselerdir. Bu bakımdan insan, hangi konumda olursa olsun kendisine bağlı kimselere insancıl davranışlarla yaklaşmalıdır.

2.6.6.2- Çocuk Eğitimi Açısından Olumsuz İletiler

1- Bir kimseyi öldürmek suretiyle yaralamak; savunmasız kimselere karşı güç kullanmak çocuk okuyucu üzerinde olumsuz etki bırakabilir.

2- “Döve döve dışarı atmak” , “parça parça etmek” , “cip cip kan damlamak” gibi betimleyici ifadeler, çocuk okuyucunun zihninde canlanmakta ve olumsuz tesirler doğurabilmektedir.

3- Okuduğu masalda ölmüş bir kimsenin dirilmesine tanık olan çocuğun aklı karışabilir.

4- Masal kahramanı, olay örgüsünün bir bölümünde kendisini doktor olarak tanıtmakta ve hasta olan bir varlığı öldürmektedir. Bu durum çocuk okuyucunun zihninde, çeşitli meslek gruplarına karşı yanlış izlenim

yaratabilmekte; yalan söyleyerek bir kimseyi aldatma davranışını olumlu bir durum gibi gösterebilmektedir.

5- İnsan veya insana benzetilen bir canlıyı kesmek masalın hitap ettiği kitle için sakıncalar doğurabilmektedir.

2.6.7- Masalın Biçim Çözümlemesi ve Özgünlüğü

2.6.7.1- Masal Formelleri/Kalıp Sözü 2.6.7.1.2- Giriş Formeli / Kalıp Sözü:

“Bir var, bir yokmuş.”

2.6.7.1.3- Bağlayış (Geçiş) Formeli:

“Bir baksa ki...” “Bir de baksa ki...” “Bir de ne görsün...” “Günlerden bir gün...”

“Biz gelelim oğlanın anasına...” “Anası evlerine gidedursun.”

“Ülke halkı genlik içinde yaşamakta olsun.” “Bunlar burada kalsın.”

“Gelin gidedursun...”

“Gelin oradakilere dert yanadursun.”

2.6.7.1.4- Benzer Durumlarda Kullanılan Formeller / Kalıp Sözler:

“İn misin cin misin?”

“Ne inim ne cinim, kişioğluyum.”

“Alt dudağı yer süpürür, üst dudağı gök süpürür; başı sandık gibi...”

2.6.7.1.5- Bitiş Formeli / Kalıp Sözü: