Siyasal Ortamın Gerginleşmesine Sebep Olan Bazı Olaylar

Belgede Şark istiklal mahkemesinde 1925-1927 döneminde Takrir-i Sükun Kanununun uygulanmasi (sayfa 65-68)

1.2. Takrir-i Sükun Kanunu Öncesi Türkiye’nin İç Politika Durumu

1.2.6. Siyasal Ortamın Gerginleşmesine Sebep Olan Bazı Olaylar

Şeyh Sait İsyanı ve Takrir-i Sükun Kanunu’nun çıkarılmasından önce ülkede siyasal ortamın gerginleşmesine katkıda bulunan iki olay Halit Paşa’nın Mecliste vurulması ve Sakallı Nurettin Paşa’nın ara seçimlerse mebus seçilmesi olmuştur.

1.2.6.1. Halit Paşa’nın Meclis’te vurulması

Büyük Millet Meclisi’nde Başvekalet bütçesinin görüşmeleri yapılırken koridordan birbirini müteakip silah sesleri duyulmasına rağmen Meclis müzakereleri gürültüler arasında bir süre daha devam etmiş, sonra Başkan izahat almak üzere Meclis’i terk ederken mebuslardan bazılarından “Meclis dağılmıyor. İzahat isteriz. cürm-ü meşhuddur. Komiser kaçmış, vazifesini yapmamış” şeklinde sesler yükseliyordu. Başkan oturuma döndüğünde Ardahan mebusu olan Halit Paşa’nın Afyonkarahisar mebusu Ali Bey’le arasında çıkan tartışma sonucunda kalbinin altından ağır şekilde vurulduğunu, Ali Bey’in ise yüzünden ve gözünün altından hafif olarak

yaralandığı açıkladı. Mecliste tedavi edilen Halit Paşa ameliyat oldu ancak 13/14 Şubat gecesi aniden zatürreden öldüğü açıklandı.

Meclisteki gerginlik Halit Paşa’nın Meclis koridorlarında vurulmasının ardından ölmesiyle iyice arttı. Halit Paşa’nın ölümü büyük yankı uyandırdı. Muhalif basın bu olayı vesile ederek tenkitlerini şiddetlendirdi. Olay muhalefete tahammülsüzlük hürriyete saldın, İttihadçılık usullerini canlandırma olarak yorumlandı. Halit Paşa’nın hastaneye kaldırılmaması, kurşun yarasından kurtulmuşken zatürreden ölmesi, Mecliste yatırılarak buna sebebiyet verilmesi, kendisinin de istemesine rağmen savcılıkça ifadesinin alınmaması muhalefete iktidarı suçlama imkanı vermişti. Muhalefet Halit Paşa’nın arkadan vurulduğunu, vuranın Ali Bey olmadığını meşru müdafaa gibi göstermek için suçun onun üzerine atıldığını savunuyordu. 150

Halit Paşa Doğu’da görev yapmış, bölgeyi iyi tanıyan ve Meclis’te gruplar arasında denge unsuru olabilen bir kişilikti. Ölümü muhalefetin seslerini yükseltmesi ve gerginliğin artmasına neden oldu. Daha yaralandığında Mustafa kemal Paşa’nın Halit Paşa’yı bizzat ziyaret ederek üzüntülerini bildirmesi dahi bu tepkilerin artmasına engel olmadı.

Goloğlu’na göre; Halit Paşa’nın Nurettin Paşa’nın seçilmesi ile ilgili tartışmalarda onun yanını tutması ve desteklemesi nedeniyle muhalefete katılacağı yönündeki beklentilerin artması nedeniyle ortadan kaldırılmak istenmişti.151

1.2.6.2. Nurettin Paşa’nın Mebusluğu

Meclis’te tartışmalara neden olan diğer olay Sakallı Nurettin Paşa’nın mebus seçilmesi meselesidir. Nurettin Paşa iktidarın kesinlikle istememesine rağmen ara seçimde CHF’nin adayı eski İstanbul şehremini ve bir önceki dönem Bursa mebusu olan operatör Emin Bey’e karşı Bursa’dan mebus seçilmişti. 19 Aralık 1924 tarihinde yayınlanmış olan Meclisteki asker milletvekillerine müktesep hak tanıyan, fakat bundan sonra milletvekili seçilmek için askerlere de genel seçimlerin ilanından itibaren on gün içinde

150 Yaşar Kalafat, Şark Meselesi Işığında Şeyh Sait Olayı, Karakteri, Dönemindeki İç ve Dış Olaylar, Ankara

1992, s.97

istifa etme ya da emekliliğini isteme hakkı tanıyan kanuna göre Nurettin Paşa’nın durumunun TBMM’ce incelenmesi gereğine dikkat çekmişti. Mesele Meclis Genel Kurulu’na intikal edince 1 Oack 1925 tarihli oturumda Nurettin Paşa’nın mebusluğu ele alınmıştı. Nurettin Paşa lehine söz alan Bursa Mebusu Osman Nuri Bey, Nurettin Paşa hakkındaki şube mazbatasının doğru olmadığını, zayıf bir ekseriyetle çıktığını, ilga kanununa muhalif olduğunu, Nurettin Paşa’nın ikinci Meclis’teki askerlerin şartlarına tabi olduğunu söylemiş ve ordunun siyasetten tecrit sürecini hatırlatarak mazbatanın reddini istemiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda Nurettin Paşa’nın mebusluğu 56 kabul, 2 çekimsere karşı 130 oy ile reddedilmiştir.

Bursa mebusluğunun boş kalması dolayısıyla Bursa’da milletvekili seçiminin yenilenmesine karar verilmiştir. Yenilenen seçimde Halk Fırkası aday göstermemiş, Nurettin Paşa ilk dönem Bursa milletvekili Muhittin Baha Bey’e karşı çoğunluğu alarak seçilmiş ve bu kez mazbatası TBMM tarafından tartışmasız onaylanmıştır.152

Terakkiperver Partililer, Nurettin Paşa’nın mebusluğunun geçerli olduğunu savunmuş ancak fırkayla alakası olmadığını da vurgulamak ihtiyacı hissetmişlerdir.153

1925 yılına yoğun siyasi tartışmalar ortamında giren Türkiye’nin karşısına 1925 yılında daha ciddi sıkıntılar ortaya çıkacak ve ülke kaderine yön veren gelişmeler yaşanacaktı. Bu gelişmelerin en önemlisi şüphesiz Doğu’dan gelen isyan haberiydi.

152 Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler,İstanbul 1999, s.126

2.TAKRİR-İ SÜKUN DÖNEMİ

Muhalefetin Cumhuriyetin getirdiği ve getirmeyi planladığı yeniliklere karşı artarak devam eden tepkileriyle mücadele etmek her geçen gün daha da zorlaşıyor, İstanbul basının da Ankara Hükümetine karşı duruşu azalmadan devam ediyordu. Bu siyasi ortam içerisinde Doğu Anadolu bölgesinde Ankara Hükümetini daha da zor durumda bırakacak olan Şeyh Sait isyanı çıktı. Feodal çıkarların devamını ve teokratik düzenin savunmasını yapmak, Hilafet’in yeniden kurulmasını sağlamak ve saltanatı geri getirmek ve en son olarak bağımsız bir Kürdistan devleti kurmak amacını güden Şeyh Sait ayaklanmasını bastırmak ve onun ülkede ortaya çıkardığı karşı devrim ihtimalini tamamıyla ortadan kaldırmak için olağanüstü tedbirlerin alınması mutlak bir zaruret halini aldı. Bu tedbirler takrir-i sükun kanunun kabul edilmesi ve İsyan bölgesinde İstiklal Mahkemesinin kurulması idi.

Şeyh Sait ayaklanmasını anlatmaya başlamadan önce ayaklanmayı ortaya çıkaran şartları ve yapılan hazırlıklar ile Kürtçülük konusunda yapılan çalışmalar ile ayaklanma öncesi İngilizlerle yapılan görüşmeleri anlatmakta fayda görüyoruz .

2.1. Şeyh Sait İsyanı Öncesi Bölgeyle İlgili Ayrılıkçı

Belgede Şark istiklal mahkemesinde 1925-1927 döneminde Takrir-i Sükun Kanununun uygulanmasi (sayfa 65-68)