TTK Kapsamında Yapılan Düzenlemeler

Belgede İŞLETMELERDE RİSKE YÖNELİK DENETİM VE RAPORLANMASI (sayfa 164-170)

RİSKE YÖNELİK DENETİM VE ÖZELLİKLERİ

3.3. ÜLKEMİZDE RİSK RAPORLAMASI İLE İLGİLİ MEVZUAT

3.3.2. TTK Kapsamında Yapılan Düzenlemeler

Ülkemizde son yıllarda, AB uyum çalışmalarının da etkisiyle kanunlarımızda; günün gereklerine yanıt vermesini sağlamak amacıyla köklü değişiklikler yapılmaktadır. Bu değişikliklerin en önemlilerinden birisi de TTK’nun güncelleştirilmesi çalışmalarıdır. 9.11.2005 tarihli Türk Ticaret Kanunu Tasarısı16 (TTKTs) ile TTK’da hem sadeleştirme (dil anlamında) ve hem de köklü değişiklikler yapılmaktadır. Tasarı kapsamında; özellikle denetleme, yönetim kurulunun işletme ile ilişkileri ve finansal raporlama hakkında (çalışmamızın kapsamı ile de birebir ilgili olarak) önemli değişiklikler yapılmaktadır. Bu değişiklikler aşağıda özet bir şekilde açıklanacaktır.

TTK’da denetime ilişkin açıklamalar çok sınırlı ve sadece iç denetim birimi dikkate alınarak kanun oluşturulmuştu. TTKTs’da ise; iç denetim yönetim kurulunun sorumluluğunda kısaca açıklanmış, denetleme konusu ise genellikle dış denetim standartları ve uygulamalarına yoğunlaşmıştır.

Tasarının 369/1. maddesine göre; Yönetim kurulu üyeleri ve diğer yöneticiler görevlerini titizlikle yerine getirmeli ve işletme menfaatlerini dürüstlükle korumalıdır. Bunu yapabilmesi için, tasarının 375. maddesine yönetim kuruluna ait devredilemez görev ve yetkileri;

- Şirketin üst düzeyde yönetilmesi, yönetim teşkilatının belirlenmesi, - Muhasebe, finans denetimi ve planlaması için gerekli düzenin kurulması,

- İmza yetkili kişilerin tayini veya azli, diğer ifadesiyle yetkilendirme,

15 http://www.imkb.gov.tr/piyasalar/hisse.htm, 11.01.2008.

16 Adalet alt komisyonunda kabul edilmiş olan 9.11.2005 tarihli TTKTs hakkında gerekli açıklama ve gerekçe bilgisi ve tasarının tam metni için bkz.:

http://www.basbakanlik.gov.tr/docs/kkgm/kanuntasarilari/TURK%20TICARET/ticaret.doc, 5.3.2008, Ayrıca, bu tasarının yürürlüğü ve uygulanmasına ilişkin 13.12.2007 tarihli bir kanun tasarısı da yayınlanmıştır. Bu tasarıda da bazı detay açıklamalar vardır. Tasarı için bkz.:

http://www.basbakanlik.gov.tr/docs/kkgm/kanuntasarilari/turkticaret.doc, 5.3.2008.

149

- Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönetmeliklere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi. Diğer bir ifade ile iç denetimi vb. olarak sıralanmıştır.

336/2. maddeye göre de, yönetim kurulu, işlerin gidişini izlemek, kendisine sunulacak konularda rapor hazırlamak, kararlarını uygulatmak veya iç denetim amacıyla içlerinde yönetim kurulu üyelerinin de bulunabileceği komiteler ve komisyonlar kurabilir. Bu komite veya komisyonların temel görevlerinden biride risklerin erken tespiti ve önlenmesi olacaktır.

378/1. maddesine göre, pay senetleri borsada işlem gören şirketlerde, yönetim kurulu, şirketlerin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren sebeplerin erken teşhisi, bunun için gerekli önlemler ile çarelerin uygulanması ve riskin yönetilmesi amacıyla, uzman bir komite kurmak, sistemi çalıştırmak ve geliştirmekle yükümlüdür. Halka açık olmayan işletmelerin yönetim kurulları da bu komitenin kurulmasını isteyebilir. 378/2.

ye göre de, komite, her 2 ayda bir yönetim kuruluna rapor vererek durumu ve önerilerini sunar. Bu rapor denetçiye de yollanır.

Tasarının 376/3. maddesine göre, şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, işletmenin devamlılığı esasına göre bir ara bilânço çıkarttırıp denetçiye verir. Denetçi bu ara bilânçoyu, en çok yedi iş günü içinde inceler ve değerlendirmeleri ile önerilerini bir rapor hâlinde yönetim kuruluna sunar. Yukarıda belirtilen 378.

maddeye göre değerlendirmenin de yapılacağı rapora göre işletmenin varlıklarının; borçlarını karşılamadığı anlaşılır ve başkaca çözümler bulunamazsa, yönetim kurulu mahkemeye müracaat ederek işletmenin iflasını ister. Görüldüğü gibi ciddi bir yaptırım getirilmiştir.

Tasarının 78/1-d bendine göre, işletmelerde değerleme ihtiyatla yapılmalıdır; özellikle de bilânço gününe kadar doğmuş bulunan bütün muhtemel riskler ve zararlar, bunlar bilânço günü ile yılsonu finansal

150

tablolarının düzenlenme tarihi arasında öğrenilmiş olsalar bile, dikkate alınmalıdır.

Tasarıda en önemli yeniliklerden biriside, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu düzenlemesi ve bu raporda işletmenin geleceğe yönelik belirsizlikleri hakkında bilgi verme zorunluluğudur. Tasarının 516/1.

maddesine göre, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, şirketin, o yıla ait faaliyetlerinin akışı ile, her yönüyle finansal durumunu, doğru ve eksiksiz dürüst bir şekilde sunmalıdır. Bu raporda finansal durum, finansal tablolara göre değerlendirilir. Raporda ayrıca, şirketin karşılaşması muhtemel risklere de açıkça işaret edilmelidir. Ancak bu risklerin neler olduğu nasıl raporlanacağı konusunda tasarı da bir açıklama bulunmamış, tasarının farklı maddelerinde Türkiye muhasebe standartlarına uyulmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Bu raporda ayrıca yönetimin değerlendirmesi ve işletmenin Ar-Ge faaliyetleri hakkında bilgide yer almalıdır.

Tasarıda önemli yeniliklerden biriside, elektronik işlemler ve bilgi toplumu hizmetleri başlığında yer alan 1524. maddeye göre; yukarıda açıklanan, işletme ile ilgili bütün bilgileri topluma her an ulaştırabilecek etkin bir internet sisteminin kurulmasının zorunlu hale getirilmesidir. Bu maddeye göre internet sitesinde;

- Finansal tablolar, dipnotları, ekleri, yönetim kurulunun yıllık raporu dâhil (işlemleri riskleri ve önlemleri), hesap durumlarına, ara finansal tablolara, yönetim kurulunun kurumsal yönetim ilkelerine ne oranda uyduğuna ilişkin yıllık değerlendirmesinin,

- Denetçinin, özel denetçinin, işlem denetçilerinin raporlarının, pay sahiplerini ve sermaye piyasasını ilgilendiren konulara ilişkin olarak, şirketin cevapları, bildirimleri ve diğer ilgili hususların şirketin internet sitesinde yayınlanması zorunludur.

Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren, üç ay içinde oluşturmayan veya internet sitesi mevcut ise aynı süre içinde internet sitesinin bir bölümünü bilgilendirme hizmetlerine tahsis etmeyen anonim şirket yönetim kurulu

151

üyeleri, limitet şirket müdürleri ve sermayesi paylara bölünmüş anonim şirkette yönetici olan komandite ortaklar; 562/11. maddesine göre; altı aya kadar hapis ve yüz günden üç yüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılırlar.

İşletmelerin yapması gereken açıklanan yenilikler öncelikle yönetim kurulu ve iç denetim birimi tarafından sonra da dış denetim tarafından denetlenecektir. Tasarının 397/1. maddesine göre, anonim şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi tarafından, uluslararası denetim standartlarına göre denetlenmelidir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve doğruyu yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamı içindedir.

İşte bu noktada risklerin denetimi de bağımsız dış denetim kapsamına girmiş olmaktadır. Bu konu tasarının 398/1. maddesine göre, şirketin veya topluluğun finansal tablolarının, bunların yönetim kurullarının yıllık faaliyet raporlarının denetimi; envanterler de dâhil, finansal tabloların, uluslararası denetim standartları kapsamında muhasebe iç denetimlerinin, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun denetimini de kapsar. Şirketin ve topluluğun finansal tablolarının ve yönetim kurullarının yıllık raporlarının denetimi, ayrıca Türkiye Muhasebe Standartları ile kanuna ve esas sözleşme hükümlerine uyulup uyulmadığının incelenmesini de içerir. Denetleme, denetçilik mesleğinin etiğine ve uluslararası denetim standartlarına uygun olarak yapılır. Denetleme, şirketin veya topluluğun, durumunun dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığını; yansıtılmamışsa bunun sebeplerini; aykırılıkları ve yanlışları, açıkça ortaya koyacak şekilde yapılmalıdır. Ayrıca 398/2-a-b bentlerine göre, denetim; şirket ise bireysel, topluluk ise konsolide finansal tablolarının ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun; denetçinin denetleme sırasında elde ettiği bilgilerle uyum içinde olup olmadığını belirtip açıklayacak şekilde yapılır. Dolayısıyla, artık sadece muhasebe denetimi değil işletmenin diğer faaliyetlerinin de denetimi zorunluluğu doğmuştur. Bu yeni denetim uygulaması “riske yönelik denetim”

olarak ifade edilebilir. Bu maddenin 2. bendine göre, denetçinin denetiminden

152

geçmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir.

Tasarının 398/4. maddesine göre, denetçi; yönetim kurulu tarafından, yukarıda açıkladığımız 378. madde gereğince şirketi, finansal tabloların, gerçek resmi, dürüstçe göstermemesi dolayısıyla tehdit eden veya edebilecek nitelikteki riskleri zamanında belirlemeye uygun bir sistem kurulup kurulmadığını, kurulmuşsa bu sistemin yapısını ve uygulamalarını açıklayan ayrı bir rapor düzenleyerek, denetim raporuyla birlikte yönetim kuruluna sunar. Görüldüğü gibi hem riskler ve hem de işletmenin risk yönetim merkezi ve sistemi de denetim kapsamına dahildir. Tabii ki bu kapsam nedeniyle denetimin işi zorlaşacak, daha fazla bilgi, zaman ve maliyet gerekecektir.

Tasarıda denetim raporu, kapsamı ve sonuçları da 402. ve 403.

maddelerde açıklanmıştır. Buna göre; denetçi, yapılan denetimin türü, kapsamı, niteliği ve sonuçları hakkında, gereken açıklıkta, anlaşılır, basit bir dille yazılmış ve geçmiş yılla karşılaştırmalı olarak hazırlanmış, finansal tabloları konu alan bir rapor düzenler. Buna ilave olarak, ayrı bir rapor hâlinde, yönetim kurulunun, şirketin veya topluluğun durumu hakkındaki yıllık faaliyet raporunda yer alan irdelemeleri, denetçi tarafından, finansal tablolar ile tutarlılığı ve gerçeğe uygunluğu açısından değerlendirilir. Bir diğer konu da; uluslar arası denetim standartlarından işletmenin sürekliliği standardı çerçevesinde saptanan belirsizlikler açıklanır.

Yukarıdakilere ek olarak denetim raporunda, hesap planına uygunluk ve TMS çerçevesinde finansal tabloların gerçeğe uygun sunulup sunulmadığı ve riskler konusunda işletme tarafından bir değerlendirme yapılmışsa bunun da sonucu ayrıca raporlanır.

Denetçi aşırı belirsizlikler veya denetim işlemini yapamaması durumlarında, görüş bildirmekten kaçınabilir, bunun sonucu olumsuz görüşün etkilerini doğurur. Olumsuz görüş yazılan veya görüş verilmesinden kaçınılan durumlarda, genel kurul, söz konusu finansal tabloları esas alarak, açıklanan kâr veya zarar ile ilgili herhangi bir karar alamaz. Bu hâllerde yönetim kurulu,

153

görüş tarihinden itibaren iki iş günü içinde, genel kurulu toplantıya çağırır ve toplantı tarihinde geçerlilik kazanacak şekilde istifa eder. Seçilecek olan yeni yönetim kurulu, 6 ay içinde düzgün finansal tabloları çıkarır ve denetletir.

Görüldüğü gibi kanuna çok etkili bir yaptırım konulmuştur. Denetçinin görüşü yönetim kurulunun görevini sonlandırabilecektir.

Tasarının 554. maddesine göre, denetçiler; görevlerinin yerine getirilmesinde kusurlu hareket ettikleri durumlarda, şirkete, ortaklarına ve şirket alacaklılarına karşı verdiği zarar nedeniyle sorumludur.

Tasarının 400. maddesine göre, denetçi, ancak ortakları, yeminli malî müşavir veya serbest muhasebeci malî müşavir sıfatını taşıyan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir. Küçük anonim şirketler, en az iki yeminli malî müşaviri veya serbest muhasebeci malî müşaviri denetçi seçebilirler.

Bağımsızlığı engelleyecek durumu veya faaliyeti olan kişiler (işletme ile para ilişkisi olan vb.) denetçi olamazlar. Aynı maddeye göre, bir denetçi aynı işletmeyi üst üste 7 yıl denetleyebilir. Sonrasında en az iki yıllığına değiştirilmesi gerekmektedir.

Tasarının kurumsal yönetim ilkeleri başlığında yer alan 1529.

maddesine göre, kurumsal yönetim ilkeleri konusunda SPK’nın uygulamalarına tabi olunacaktır.

Tasarının getirdiği (konularımızla ilgili) son önemli değişiklik de, 358/1.

maddeye göre, iştirak taahhüdünden doğan borçlar hariç, pay sahipleri şirkete borçlanamaz. Şayet bu kurala uyulmazsa 562/4-c maddesine göre, kendi şirketlerine borçlananlar, üç yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılırlar.

Görüldüğü gibi, TTKTs’yla denetim ve dünyaya paralel olarak risk raporlaması konusunda çok önemli kurallar getirilmektedir. Burada bahsedilen denetim de bağımsız dış denetimdir. Tasarı, ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte ve AB standartlarına uygun şekilde oluşturulmuştur.

Ancak, risk kategorileri ve nasıl raporlanacağı kanunda açıklanmamıştır.

Bunun mutlaka ülkemiz için standart bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

154

Belgede İŞLETMELERDE RİSKE YÖNELİK DENETİM VE RAPORLANMASI (sayfa 164-170)