İşletme Dışına Yönelik Fonksiyonlar

Belgede İŞLETMELERDE RİSKE YÖNELİK DENETİM VE RAPORLANMASI (sayfa 28-32)

MUHASEBE DENETİMİNİN NİTELİĞİ

1.1. MUHASEBE DENETİMİNİN FONKSİYONLARI

1.1.2. İşletme Dışına Yönelik Fonksiyonlar

Denetimin işletme ve yönetimine yönelik fonksiyonlarının yanı sıra işletme dışındaki çevrelere yönelik fonksiyonları da vardır. Çünkü finansal bilgiler, en az yönetim kadar işletme dışındaki kişileri de etkilemektedir.

İşletme dışına yönelik fonksiyonları; piyasadaki diğer kişilere yönelik ve kamu kumlarına yönelik olmak üzere iki başlık altında inceleyebiliriz.

1.1.2.1. Piyasadaki Diğer Kişilere Yönelik Fonksiyonlar

Burada, piyasadaki diğer kişiler ifadesiyle; işletme dışında olup da işletmenin sunduğu finansal tablolardan yararlanan, kamu kuruluşları haricindeki bütün gerçek ve tüzel kişiler kastedilmektedir.

19 Kaval, 2005:5.

20 Holmes, 1964:14.

Bir tarafta işletmenin hazırladığı bilgiler, bir tarafta çok farklı bilgilere ihtiyaç duyan kişi ve kuruluşlar bulunmaktadır. Bu iki grup arasında, temel bilgi akışını ise finansal tablolar sağlamaktadır. İşletmeler tarafından hazırlanan finansal tabloların yanlış ve hatalı bilgiler içerebilme olasılığı bulunmaktadır. Hatalı ve yanlış bilgiler içeren finansal tabloların güvenilirliği azalmaktadır. Hatalı ve yanlış bilgilerin finansal tablolarda yer alması, işletmenin kendi amaçları doğrultusunda kasten yapılabileceği gibi, işlemlerin karmaşık ve çok olması, yöneticinin ve personelin bilgi düzeyi gibi birçok yapısal özelliklerin sonucu olarak da ortaya çıkabilmektedir.

Mali tablolar kullanıcılar tarafından alındığı zaman, kullanıcının yapacağı işlem, elde ettiği bilginin kalitesini değerlemektir. Muhasebe bilgisinin sunulması sürecine denetimin uygulanması, bu bilgilerin kalitesini artırır21.

Denetimden geçmemiş finansal tabloların birtakım riskleri taşıyacağı açıktır. Bu tabloları kullanan kişi veya kurumlar kendileri güvenilirlik testleri uygulamaya kalkışırlarsa, hem başarılı olamayacak ve hem de kaynak israfı olacaktır. Kaldı ki bilgi kullanıcıları çeşitli analizler yapsa da, yukarıda da bahsedildiği gibi bazı nedenlerle finansal tablolar yanıltıcı olabilir ve bilgi kullanıcıları doğru bilgi ile yanlış bilgileri birbirinden ayıramazlar. Dışarıdan profesyonel ve bağımsız bir kişi tarafından finansal tabloların denetimi zaman ve kaynak tasarrufu sağlayarak, bilgi alıcılarına doğru bilgilerin akışı konusunda yardımcı olacaktır.

Denetimden geçmiş finansal tablolar, işletmeye borç kullandıracakların borç verme kararlarına yardımcı olacaktır. Aynı zamanda işletmenin hisse senetlerini almayı düşünen potansiyel yatırımcılara, daha doğru karar almalarını sağlayacak bilgilerin sunulmasını sağlar.

Kredi derecelendirme işletmelerine istedikleri doğru bilgilerin sunulmasını sağlar22. Çünkü denetçi önyargısız, objektif bir görüşe ulaşır23.

21 Kepekçi, 2004:15.

22 Holmes, 1964:14.

23 Gücenme, 2004:1.

Finansal bilgilerin güvenilir olmaması finansal piyasaların gelişmesini engelleyen temel faktörlerden biridir. Finansal piyasalar fon arz edenleri ile fon talep edenleri bir araya getiren piyasalardır. Finansal bilgilerin güvenilirliğinin sağlanamadığı bir piyasada, işlem yapmak (borç vermek, borç almak, yatırım yapmak, yatırımı elden çıkarmak gibi) mümkün değildir.

Dolayısıyla, fon sahipleri ve fon talep edenlerin güvensizlik nedeniyle bir araya gelememeleri, bir taraftan fonların atıl kalması diğer taraftan ihtiyaç duyulan kaynakların temin edilememesi sonucunu doğurur. Bu durum gerekli üretimin yapılamaması, istihdamın artırılamaması gibi diğer sorunları da beraberinde getirmektedir24. Denetim, bu sorunların yok edilmesine katkı sağlar.

1.1.2.2. Kamu Kuruluşlarına Yönelik Fonksiyonlar

Kamu kuruluşları, işletmelerin sunduğu finansal tabloları temelde iki farklı amaç için kullanırlar. Bunlardan birincisi, Maliye Bakanlığı’nın (vergi dairelerinin) vergi alacaklısı olarak bu finansal tabloları kullanıyor ve bu tabloların sonucuna göre vergi alıyor olmasıdır. Bu birinci sebep bile tek başına tabloların önemini vurgulamaya yeterlidir. Finansal tablolar, ikinci olarak ise; gayri safi yurtiçi hasıla hesaplamalarında, bölgeler arası gelişmişlik düzeyenin ölçülmesinde ve işletmelerin sektör (endüstri) ortalamalarının hesaplanması gibi durumlarda kullanılır. Bu sebeplerle finansal tablolarda hata veya hileden kaynaklı yanıltıcı bilgilerin olmaması gerekir.

Kamu otoritesi olan devletin, işletmeler üzerinde çeşitli alanlarda ve sahip olduğu bazı kuruluşları ile denetim yapma yetki ve sorumluluğu vardır25. Bu yetki ve sorumluluğunu;

- Maliye Bakanlığı denetim birimleri, - SPK (kapsamına giren işletmeler için), - BDDK (kapsamına giren işletmeler için),

24 Kaval, 2005:7.

25 Duman, 2001:26.

- EPDK (kapsamına giren işletmeler için), - Hazine Müsteşarlığı vb.

kurumları aracılığı ile yerine getirir.

Denetimden geçmiş finansal tablolara dayanılarak düzenlenmiş olan vergi beyannamelerine güven, denetimden geçmemiş olan finansal tablolara dayanılarak düzenlenen vergi beyannamelerinden daha yüksektir. Bunun sonucu kamu denetimi yapılacak işletmelerin belirlenmesine yol gösterecektir.

Bilindiği gibi ülkemizde vergi açısından yapılan kamu denetimi %2 dolaylarındadır. Bu her yıl 100 işletmeden sadece 2 sinin denetlenmesi anlamına gelir ki çok düşük bir orandır. Zaten işletmelerin çoğunluğunun (vergi denetimi açısından) denetlenemediği bir ortamda bağımsız dış denetimin dürüstçe yapılması ve bu denetimi yapanların denetçiye ilişkin standartlarda da belirtildiği gibi gerekli özen ve titizliği göstermesi kaçınılmazdır. Denetim işletmesi ve denetçilerinin yükümlülükleri oldukça büyüktür. Bağımsız dış denetimin yeterli ve kaliteli yapılması vergi incelemeleri bakımından yapılan kamu denetiminin performansını da artıracaktır. Bilindiği gibi ülkemizde sadece SPK kapsamındaki büyük işletmeler bağımsız dış denetime tabidir26. SPK’na tabi olmayan işletmeler bağımsız denetim kapsamı dışındadır. Büyük işletmelerde uygulanan bağımsız dış denetimin yeterli olması (her ne kadar vergi denetimi olmasa da) devletin bu işletmelerin sunduğu finansal tablolara güvenini tesis edecek ve vergi inceleme elemanları, bu işletmelerle birlikte bağımsız dış denetim kapsamı dışında kalan KOBİ vb. işletmelerin denetimine daha da fazla yoğunlaşabilecektir. Bu da kaynak israfını engelleyerek, maliyet ve zaman tasarrufu sağlayacaktır. Sonuçta etkin bir vergi denetim sistemi de oluşturulmuş olacaktır.

26 Bağımsız dış denetime tabi işletmeler; SPK mevzuatına tabi işletmeler, Bankalar Kanunu’na tabi işletmeler, sigorta ve reasürans şirketleri, bireysel emeklilik işletmeleri, EPDK kapsamına giren işletmeler ile faktoring ve finansman şirketleridir. Ayrıntılı bilgi için bkz.: Kaval, 2005:32-36.

Bunun yanı sıra önerimiz; kapsam bakımından sınırlı olan bağımsız dış denetimin, kapsamının genişletilmesidir. Yukarıdaki açıklamamız;

bağımsız dış denetimin ülkemizde mevcut koşullardaki uygulama kapsamının devam ettiği varsayımına dayalıdır. Bağımsız dış denetimin kapsamının genişletilerek, KOBİ vb. işletmelerin (aktif/pasif tutarları yada satış hasılatları ölçü alınarak belli büyüklüğü aşan işletmelerin) bağımsız dış denetim kapsamına; alınması piyasaların gelişmesi ve finansal bilgilerin şeffaflaşması açısından daha da önemlidir. Hem bu sayede, vergi denetiminin etkinliği çok daha artırılmış olacaktır.

1.2. FİNANSAL BİLGİNİN ÖNEMİ VE KARAR ALICILAR İÇİN

Belgede İŞLETMELERDE RİSKE YÖNELİK DENETİM VE RAPORLANMASI (sayfa 28-32)