SELÇUKLU-MOĞOL MÜNASEBETLERİNİN BAŞLAMASI

In document İlhanlılar Döneminde Van Gölü havzası (Page 82-88)

Celaleddin Harezmşah’ın ölümü Kafkaslara yerleşmiş olan Moğolların139 Van Gölü Havzası ve Doğu Anadolu üzerinden daha batı ve güney bölgelere yayılmalarının da önünü açmıştır.140 Moğolların bu yayılmacı politikasının önünden kaçan insanların sığınabileceği yegâne yer Türkiye Selçuklularının hâkim olduğu topraklardı. Her bölge, her seviye ve her kültürden insan kaçarak Selçuklulara iltica ediyorlardı.141 Alâeddin Keykubad izlediği siyaset sayesinde Moğolları kendi ülkesinden uzak tutmayı başardığı gibi kendi ülkesine sığınan bu insanlara kucak açıyor ve aynı zamanda aldığı önlemler sayesinde de olası bir Moğol taarruzu karşısında teyakkuzda olduğunu gösteriyordu.

bölgedeki Ermeni ve Gürcülere karşı savaştıklarını belirtmektedir. Bkz., Müverrih Vardan, “Türk Fütühatı Tarihi”, s.223.

136Selçukname, s.132vd; C. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu’da Türkler, s.138; E. Merçil, Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, s.146.

137 Bu konu hakkında geniş bilgi için bkz., İbnü’l- Esir XII, s.464; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.395; Rene Grousset, Bozkır İmparatorluğu, s.297.

138 İbnü’l-Esir XII, s.497vd; en-Nesevi, (O. Houdas), s.241vd; Ebu’l-Farac Tarihi II, s.530. Harzemşah ordusundan 3000 kişilik bir grup Canik dağlarını aşarak Trabzon Rum İmparatorluğuna sığınmak istemişse de bölgedeki Çan kavmi köylüleri tarafından katledilmişlerdir. [Bkz., O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.392.] Ebu’l-Farac ise bu Harzemşah kuvvetlerinin Trabzon ve Gürcistan’a kaçtıklarını bir kısmının da geceleyin kayalıklardan yuvarlanarak öldüğünü belirtmektedir. Bkz., Ebu’l-Farac Tarihi II, s.528.

139Çurmağun, İran’ın kuzeybatısında yerleşmiş olan Moğol ordusunun başında 1231’den 1241’e kadar on yıl kalmıştır. Bol otlaklı bozkırı süvarilerine uygun geldiğinden Kura ve Aras ırmaklarının aşağı kısımlarındaki Mugan ve Arran ovalarında yerleşmişti. Aynı sebepler Mugan ve Arran’ı 1256’dan sonraki İlhanlı hükümdarlarının da tercih ettiği yerleşim merkezi yapacaktır. Azerbaycan’ın kuzeydoğusundaki bu otlaklardan Moğollar bir yüzyıl boyunca eski yerleşik İran’ı yöneteceklerdir. Bkz., Rene Grousset, Bozkır İmparatorluğu, s.297; F. Sümer , “ Anadolu’da Moğollar”, s.3.

140 Bkz., Kiragos, s.20.

141 Bkz., İbnü’l Esir XII, s.359vd, 385vd; A. Yu. Yakubovski, Altın Ordu ve Çöküşü, Ankara 2000, s.25vd; Nejat Kaymaz, Anadolu Selçuklularının İnhitatında İdare Mekanizmasının Rolü, Ankara 2011, s.125vd.

38 a. Sultan Alaeddin Keykubat’ın Moğol Akınlarına Karşı Aldığı Tedbirler Türkiye Selçuklu Sultan’ı Alaeddin Keykubat 1230 tarihinde, Yassıçemen’de Harezmşah’ı mağlup ederek, Erzen Beyliği ve Sökmen-İli topraklarını yani Ahlat,142 Van, Erciş, Malazgirt, Adilcevaz, ve Bitlis’i ülkesine kattı.143 Böylece Selçuklu devletinin toprakları Moğol tehdidi karşısında doğu yönünde genişlemiş ve Doğu Anadolu toprakları Türkiye Selçuklu devletinin hâkimiyeti altında birleşme imkânına sahip olmuştu. Daha evvel de Türk fütühatı öncesinde Bizans sınırlarını doğuda bu şekilde genişletmişti. Ancak bu da Bizans siyaseti gibi etkisiz kalacaktır.144

aa. Selçukluların Van Gölü Havzası’ndaki Faaliyetleri ve Moğollar

Yassı Çemen zaferinden sonra bölge Eyyubi Melikü’l Eşref’e verilmişse de,145 onun Şam’a çekilerek içki ve eğlence hayatına dalması ve halkla ilgilenmemesi ve bu arada Harizm ordusu bakiyelerinin yolları kesip ticareti felçe uğratması, Alâeddin Keykubat’ı harekete geçirmiştir.146 Alâeddin bu Harezmlileri devlet hizmetine alarak, hem rakiplerinin saflarına katılmalarını önlemiş, hem de Moğol tehdidine karşı onların tecrübelerinden faydalanmayı düşünmüştü. Selçuklu Sultanı bunlara tehdide açık sınırlardaki veya stratejik önemi olan yollar üzerindeki Erzincan, Amasya ve Larende’yi ikta olarak verdi.147 Diğer taraftan Selçuklu Sultanı bu ilk Moğol akınının akıbetini gördüğünden Anadolu’yu doğu ve güneyden tahkim etme projesini hayata geçirmenin ne kadar önemli olduğunu görmüştür. Bu sebeple Ahlat’tan Harput ve Hısn Keyfa’ya

142 Bkz. Ebu’l Farac Tarihi II, s.532. Konya Sultanı Alettin Keykubat Hicri 641 (Miladi 1232’de) Kelat’ı (Ahlat) ele geçirdi. Moğollar fethedinceye kadar, orası Selçuklu Sultanı’nın hükmünde kaldı. Moğollar Kelat’ı Gürcü Prensesi Thamtha’ya verdiler. Bu prenses, Prens Avac’ın kızı ve Ahlat’ı yönetmiş olan Begtimur’un oğlu, Melik Muhammed’in dul eşiydi. [Bkz., Şerafeddin Han, Şerefname, I/III (3.C), s.340.] Ayrıca Alaaddin Keykubat’ın Ahlat seferi hakkında bkz., Müneccimbaşı Ahmet b.Lütfullah, Camiü’d Düvel (Anadolu Selçukluları ve Beylikler II), (nşr., Ali Öngül), İzmir 2001, s.73vd; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.397-399.

143 O. Turan, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, s.43; Nejat Kaymaz, Anadolu Selçuklularının İnhitatında İdare Mekanizmasının Rolü, s.84vd.

144 C. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu’da Türkler, s.138.

145 en-Nesevi, (O. Houdas), s.347. Bu yerlere Oltu ve bazı Gürcü kaleleri de dâhil edilmektedir. [el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.403; Selçukname, s.130; Tevarih-i Ali Selçuk, s.567.]. Bu Selçukluların Moğollara karşı Eyyubileri Kuzeydoğudan da durduracak bir müttefik konumuna getirmek istediklerini göstermesi bakımından önemlidir.

146 Bkz. el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.419; Selçukname, s.135; Ebu’l Farac Tarihi II, s.532; Tevarih-i Ali Selçuk, s.582; Müneccimbaşı II, s.73.

147 Bkz., Selçukname, s.140; Tevarih-i Ali Selçuk, s.592. Ayrıca bkz., A. Taneri, Celalü’d-din Harizmşah ve Zamanı, s.157; C. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu, s.213; C. Cahen, Osmanlılardan Önce

39 kadar bir şerit biçiminde hakimiyet kurarak ülkesini Moğol istilasına karşı korumaya çalışmıştır.148 Konya, Kayseri, Sivas, Erzincan, Erzurum gibi şehirlerin sur ve kaleleri süratle sağlamlaştırılacak ve Moğolları devlet merkezinden olabildiğince uzak tutmak için de doğuda önemli şehirler hâkimiyet altına alınacaktır.149

ab. Van Gölü Havzası’nın nüfus kaybına uğraması karşısında Selçuklular Eyyubi Hanedanının Van Gölü Havzası’nı ihmal edişi ve bu arada Yukarıda bahsedilen Harzemşah’ın faaliyetleri ile Moğol birliklerinin yağma ve katliamları yöreyi tahrip etmişti. 150 Bölge insanı çevreye dağılmış ve Van Gölü Havzası adeta ıssızlaşmıştı. Hatta İbn Bibi’nin ifadelerine göre Van Gölü Havzası, Melik Eşref’in eğlenceye düşkünlüğünden Ermen diyarını unutmasından ve Moğol tahribatıyla da Ahlat, Malazgirt, Bargiri ve Eleşkirt şehirlerinin artık akbabaların ve diğer yırtıcı kuşların yuva yaptığı, İnsanoğlundan dolaşan kimsenin kalmadığı bir yer haline gelmişti.151 Nitekim Neşri, 170 yıl Ahlat’ta kalan Osman Bey’in dedesi Süleyman Şah’ın Moğol baskısından dolayı göç ettiğini kaydetmektedir.152 Yine Şerefname’de ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Seyyid Hüseyin Ahlati’nin Moğol tehlikesinden dolayı etrafındaki çok kalabalık bir grupla Mısır’a iltica ettiğinden bahsedilmektedir.153

Bu durum karşısında yapılması gereken şey buraları kurtarmak, halkını huzura ve bu beldeleri imara kavuşturmak hem de bölgedeki kaleleri tahkim edip, memleketi Moğol istilasına karşı dayanıklı hale getirmekti. Bu planlarını hayata geçirmek için Sultan 1232 yılında, Kemaleddin Kamyar’ı Ahlat ve çevresinin tekrar Selçuklu

Anadolu’da Türkler, s.139; Ali Sevim-Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi, s.465; Nejat Kaymaz, Anadolu Selçuklularının İnhitatında İdare Mekanizmasının Rolü, s.85.

148 O. Turan, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, s.42vd.].

149 H. Jansky, “Alâeddin Keykubad’ın Emniyet Politikası”, Z. Velidi Togan’a Armağan, İstanbul 1950, s.120; C. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu, 205vd; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.368-403.

150 O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.395.

151 Bkz., el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.416; İbnü’l- Esir XII, s.454; Tevarih-i Ali Selçuk, s.582vd; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.397.

152 Bkz., Mehmet Neşri, Kitab-ı Cihannüma I, (nşr., F. R. Unat- M. A Köymen), Ankara 1987, s.57vd;

el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.405.

153 Bu Ahlatlılara atfen Mısır’da bir de “Ahlatlılar Mahallesi” bulunduğu Şerefhan tarafından belirtilmektedir. Bkz., Şerefname, s.404. Ayrıca bkz., Evliya Çelebi, Seyahatname I/4, s. 189.

40 hakimiyeti altına alınması için görevlendirdi.154 Kamyar, Harizm ve onu takip eden Moğol istilaları ile dağılan halkı toplattı.155

Sultan Alâeddin Keykubat memleketin emlak ve arazisini tahrir ederken çiftçileri bir kısım vergilerden affediyor; onları müstahsil bir duruma getirmek maksadıyla kendilerine mal, tohum ve çift hayvanı dağıtıyor kalelere de muhafızlar yerleştiriyordu.156 Bu durumun etrafta duyulması Azerbaycan ve Erran’da çok sayıda halkın bölgeye akın etmesine sebep oluyordu.157 Yaptırdığı kireç fırınlarıyla da kaleleri yeniden inşa ve tamir ediyordu.158 İran ve Azerbaycan’dan göçen Türkmenleri de boşalan yerlere yerleştiriyordu. 159 Ülkenin sü-başılığı da Sinaneddin Kaymaz’a verildi.160 Ayrıca Sinaneddin Kaymaz, Celaleddin Harezmşah’ın ölümünden sonra Doğu Anadolu’da dağınık vaziyette bulunan ve serkeşlik yapan Harezmli asker161 ve komutanları Sultanın emriyle devlet hizmetine kazandırmıştır.162 Bunlar daha sonra Erzurum çevresine yerleştirilerek163 Moğollara karşı savunma hattı oluşturma gayesi güdülecektir.164 Ancak Harzemliler Erzurum civarında Toğtab veya Togat165 denilen

154Ebu’l Farac Tarihi II, s.532; el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.416; O. Turan, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, s.43. Ayrıca bkz., O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.397vd.

155 Bkz., Müneccimbaşı II, s.73; Tevarih-i Ali Selçuk, s.583vd.

156 Bu konuda geniş bilgi için bkz., Tevarih-i Al-i Selçuk, s.585; İ. Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti Teşkilatına Methal, Ankara 1988, s117; Ali Sevim-Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi, s.464vd.

157 el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.418; Selçukname, s.136; Tevarih-i Ali Selçuk, s.584; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.398.

158 el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.417; Selçukname, s.136.

159Ebu’l Farac Tarihi II, 527vd; Tevarih-i Al-i Selçuk, s.586; O.Turan, , Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, s.43,129; A. Abdulkadiroğlu, “Van İli Coğrafyası”, s.91vd.

160 el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.419; Selçukname, s.137; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.398.

161Celaleddin Harzemşah’ın ölümünden sonra Anadolu’ya dağılan Harzemli Türklerin durumu ve akıbetleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz., Osman Yorulmaz, Geçmişten Günümüze Kanglı Türkleri, İstanbul 2012, s.120-139.

162Selçukname, s.137; Tevarih-i Ali Selçuk, s.587vd. Ayrıca bkz., M. Fuad Köprülü, Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu, İstanbul 2015, s.80. Alâeddin Keykubat’ın Van Gölü Havzası’nda icraatları hakkında bilgi için bkz., O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.395-399; E. Merçil, Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, s.146vd; Ali Sevim-Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi, s.465.

163el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.421; Selçukname, s.138; Müneccimbaşı II, s.74; Emine Uyumaz, Sultan I.

Alâeddin Keykubat Devri Türkiye Selçuklu Devleti Siyasi Tarihi (1220-1237), s.64.

164C. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu, s.213.Ancak Harzemliler Erzurum’da Tuğtap adı verilen bir yere geldiklerinde dinlenmeye çekildiler. Tedbiri elden bıraktılar. 700 kişilik bir Moğol birliğinin ani saldırısına uğradılar. Bu sldırıda çoğu katledildi. Bu konuda ayrıntılı bilgi için [bkz., el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.421vd; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.399.] Diğer taraftan Selçuklu bürokrasi teşkilatının İranlı unsurlar tarafından işgal edilmiş olmasından duyduğu rahatsızlıktan dolayı Sultan Alâeddin Keykubat’ın Harezimlileri bir denge unsuru olarak kullanmak istediği de belirtilmektedir. Bkz., Osman Turan “Keyhüsrev II”, İA VI, s.626.

165Bu yer için bkz., Robert H. Hewsen, Armenia (A Historical Atlas), s.135; E. Honigman, Bizans Devleti’nin Doğu Sınırı, s.187; M. Fahrettin Kırzıoğlu, Kars Tarihi, s.395; Tuncer Baykara, Hınıs ve Malazgird Sancakları Yer Adları (XVI. Yüzyıl), s.70,71.

41 mevkide bir Moğol birliğinin saldırısına uğradılar. Harezmlilerin çoğunu kılıçtan geçiren Moğol birliği daha sonra Ahlat önlerine geldiyse de şehri alamadan geri döndü.166 Çevreye dağılmış olan Harzemliler ise Moğolların bölgeden uzaklaşmasıyla tekrar bir araya toplandılar. Alaaddin Keykubad’ın yanına giden Harezmli Beyler, Selçuklu sultanı tarafından iyi karşılandılar. Bunun yanıda Anadolu’da belli yerlerin iktaları da bu Harzemli beylere verildi.167 Diğer taraftan Sultan bir yandan da Moğol Kağanı’na elçi göndermiş ve vergi vermeyi kabul etmiştir.168 Ancak Moğol istilasına karşı yapılan tahkimat ve alınan siyasi tedbirler Alâeddin Keykubat’ın ölümüne kadar etkili olabildi.169

b. II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in Saltanatı ve Anadolu’nun Moğollar Tarafından İşgali

Moğolların Kafkasya, Azerbaycan ve İran’a hâkim olmaya başladıkları dönemde Türkiye Selçuklu tahtında Alâeddin Keykubat (1220-1237) vardı ve devlet en kudretli devrini yaşamaktaydı.170 Moğolların gücünü iyi tahlil ettiği için kendi döneminde çok önemli tedbirler almayı ihmal etmemişti.171 Celaleddin Harezmşah’ın önce Yassıçemen (1230)’de aldığı ağır yenilgi ve ölümüyle birlikte devletinin dağılması, Anadolu ile

166Selçukname, s.139; Tevarih-i Al-i Selçuk, s.590.

167 Ali Sevim-Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi (Siyaset, Teşkilat ve Kültür), s.465. Buna göre Erzincan Kayır Han’a; Amasya Bereke Han’a; Niğde Emir Yılan Boğa’ya; Larende’ de Küçlü Sengüm’e ikta olarak verildi. Bkz., el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.423; Müneccimbaşı II, s.74; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.399; Emine Uyumaz, Sultan I. Alâeddin Keykubat Devri Türkiye Selçuklu Devleti Siyasi Tarihi (1220-1237), s.64.

168Geniş bilgi için bkz., el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.437vd; Selçukname, s.150; Ebu’l Farac Tarihi II, s.532;

Ebu’l Farac, Muhtasari’d-Düvel, s.18; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.397; Ali Sevim-Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi, s.466; E. Uyumaz, Sultan I. Alâeddin Keykubad Devri Türkiye Selçuklu Devleti Siyasi Tarihi (1220-1237), s.89vd.

169Van Kütüğü, s.92.

170Alaaddin Keykubat Türkiye Selçukluları’nın en büyük sultanı olarak zihinlerde öyle izler bırakmıştı ki daha sonra gelen pek çok Türk başbuğu soyunu O’na bağlama gayesi içerisinde olmuşlardır. Alaaddin bu ününün bir bölümünü bağımsız olarak ölen son Selçuklu sultanı olmasına borçludur. Diğer taraftan izlediği başarılı siyaset, yerinde yapılan fütühat hareketleri ve reformlar, O’nu ölümsüz kılmıştır. Geniş bilgi için bkz., C. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu’da Türkler, s.132vd; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.410-422.

171 Bu konu hakkında geniş bilgi için bkz., Ebu’l Farac Tarihi II, s.532; Ebu’l Farac, Muhtasari’d-Düvel, s.18. Ayrıca bkz. H. Jansky, “Alâeddin Keykubad’ın Emniyet Politikası”, Z. Velidi Togan’a Armağan, İstanbul 1950, s.120; C. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu, 205vd; O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.368-403.

42 Moğollar arasındaki settin kalkması anlamına geliyordu. Bunu değerlendiren Moğol birlikleri sık sık Van Gölü Havzası başta olmak üzere Anadolu’ya akınlar yaptılar.172

Alâeddin Keykubat’ın 1237’de ölümü173 üzerine tahta vasiyet edilmemesine rağmen Gıyaseddin Keyhüsrev geçmiştir.174 Siyasi ve askeri kabiliyeti zayıf olan Gıyaseddin Keyhüsrev’in yapacağı stratejik hatalar, babası Alâeddin Keykubat döneminde sağlanan hemen tüm kazanımların heba olmasına sebep olacaktır. Her ne kadar Gıyaseddin Keyhüsrev Moğollarla olan iyi ilişkileri ve tabiliği devam ettirse de tedbirler konusunda çok önemli hatalar yapacaktır. Babası döneminde devlet hizmetine alınıp ülkenin değişik yerlerinde iktalar verilen ve devlet bürokrasisinde görevlendirilmiş olan Harezmliler175 dışlanmaya başlanmıştır.

Harezmli ümeradan Kayır Han’ın tutuklanıp Zamantı Kalesi’ne hapsedilmesi Harezmli askerleri isyana teşvik etmiştir.176 Daha sonra devletten ayrılan bu Harezmliler Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Suriye’de bağımsız bir şekilde yaşamaya başlayacaklar ve karışıklıklar çıkaracaklardır. 177 Dolayısıyla Moğollara karşı

1721231’de Ahlat önlerine geldiler. Şehri ele geçiremeyince Bargiri üzerine yürüdüler. Burada büyük bir katliam gerçekleştiren Moğollar, Erciş’i de ele geçirerek, bu şehirde de aynı şeyi yaptılar. İbnü’l-Esir XII, s.500; O. Turan, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, s.197.

173 Sultanın ölümü hakkında [bkz., el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.443vd; Selçukname, s.151vd; Müneccimbaşı II, s.79; Anonim Selçukname, s.42; Hamdullah Müstevfi-i Kazvini, Tarih-i Güzide (Zikr-i Padişahan-i Selçukiyan), (nşr., Erkan Göksu), İstanbul 2015, s.118; Mirhand, Ravzatu’s-Safa fi Sireti’l-Enbiya ve’l-Müluk ve’l-Hulefa (Tabaka-i Selçukiyye), (nşr., Erkan Göksu), Ankara 2015, s.272; Nejat Kaymaz, Anadolu Selçuklularının İnhitatında İdare Mekanizmasının Rolü, s.87.].

174Ayrıntılı bilgi için bkz., el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.448-451; Selçukname, s.152vd; Ebu’l Farac Tarihi II, s.537;Müneccimbaşı II, s.80vd; N. Kaymaz, Anadolu Selçuklularının İnhitatında İdare Mekanizmasının Rolü, s.81vd, 86; E. Merçil, Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, s.147.

175 Sultan Alâeddin Keykubat, onlara övgüler yağdırdı. Önde gelenlerine hilatlar verdi. Bağışlarda bulundu. Erzincan’ı Kır Han’a (Kayır Han), Amasya’yı Bereket Han’a, Larende’yi Küçlü Sengüm’e ve Niğde’yi de Yılan Boğa’ya ikta olarak verdi. Böylece Sultan’ın şefaati, adaleti, merhamet ve cömertliğiyle Harzemlilerin geçimi ve yaşamı yeniden düzenlendi. Onlara huzur ve güven geldi. Oğulları, adamları ve askerleri daha sonra yanlarına gelerek onlara katıldılar. Bkz., El-Evamirü’l-Ala’iyye, s.423vd; Selçukname, s.140. Ayrıca bkz., O. Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.399; İ.H.

Uzunçarşılı, Osmanlı Devlet Teşkilatına Methal, s.114; N. Kaymaz, Anadolu Selçuklularının İnhitatında İdare Mekanizmasının Rolü, s.85vd; E. Uyumaz, I. Alâeddin Keykubad Devri, s.64; O. Yorulmaz, Geçmişten Günümüze Kanglı Türkleri, s.127; M. Fuad Köprülü, “Harizmşahlar”, s.290vd.

176Kayır Han’ın tutuklanması ve gelişen olaylar hakkında bkz., el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.41vd;

Selçukname, s.154vd; Ebu’l Farac Tarihi II, s.537vd; Tevarih-i Al-i Selçuk, s.620vd; Ali Sevim-Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi, s.468vd; A. Yaşar Ocak, XIII. Yüzyılda Babailer İsyanı, İstanbul 1980, s.76; N. Kaymaz, Anadolu Selçuklularının İnhitatında İdare Mekanizmasının Rolü, s.106vd.

177 el- Ömeri, s.367; Tevarih-i Al-i Selçuk, s.638. Bu konuda ayrıntılı bilgi için[bkz., el-Evamirü’l-Ala’iyye, s.451vd; Selçukname, s.141; Müneccimbaşı II, s.81vd; Steven Runcıman, Haçlı Seferleri Tarihi III, (nşr., Fikret Işıltan), Ankara 2008, s.195vd; E. Merçil, Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, s.148vd; Ali Sevim- Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi, s.469; O.Yorulmaz, Geçmişten Günümüze Kanglı Türkleri, s.129vd.]. Ancak Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev bir süre sonra bu Harzemlilere haber göndererek tekrar devlet hizmetine girmelerini istemiştir. Harezm emirleri bunu kabul

43 mücadelede tecrübelerinden faydalanılmak üzere devlete kazandırılan Harezmliler bu şekilde zararlı bir güruh haline dönüşmüştür.178 Tam bu dönemde Babailer İsyanı’nın patlak vermesi, isyanın çıkarılmasında iki tarafın bir ittifak yapmış olabileceğini de akla getirmektedir.179

1240 yılında ortaya çıkan Baba İshak (Baba Resul) ayaklanması180 ile Türkmenler başkaldırmış181 , bu olay onların yeni yurtları olan Anadolu’da geçim sıkıntısı çektiklerini ve Harezm askerlerinin yağma ve tahribi başta olmak üzere genel durumdan memnun olmadıklarını göstermesi bakımından önemliydi. 182 Devletin bu isyan harakatini bastırma konusunda güçlük çekmesi de Moğolları Anadolu’ya girme konusunda teşvik edecektir.183 1153 yılında Büyük Selçuklulara karşı çıkan Oğuz İsyanı nasıl bir süre sonra devleti Harezmşahlar karşısında çaresiz bırakmış idiyse, Babailer Ayaklanması da Türkiye Selçuklularını Moğollar karşısında zayıf duruma düşürmüştü.184

D. KÖSEDAĞ SAVAŞI VE MOĞOLLARIN ANADOLU’YU İSTİLASI

In document İlhanlılar Döneminde Van Gölü havzası (Page 82-88)