ARGUN DÖNEMİ (1284-1291)

In document İlhanlılar Döneminde Van Gölü havzası (Page 142-145)

Ağustos 1284’te İlhanlı tahtını silah zoruyla ele geçiren Argun, Aladağ’da hanlık tacını giydi.121 O’nun dönemi keyfi idarenin yoğun bir şekilde yaşandığı devir olarak anılmaktadır.122 Argun Han zamanında bilhassa Anadolu’da toplanan keyfi vergiler halkı ziyadesiyle rahatsız etmiştir. Selçuklu devletinin son büyük devlet adamı olan Fahreddin Ali görevden alınmış ve yerine İranlı müstevfi Fahreddin Kazvini getirilmiştir. Fahreddin Kazvini ise yanında çok para kazanmak için getirdiği kalabalık bir memur grubuyla Anadolu’nun idaresini eline almıştır.123 Aksarayi, Fahreddin

114F. Sümer, “Anadolu’da Moğollar”, s.56.

115 Kalat/Kilat çok sağlam surlarla çevrili bir kale idi. Bol suyu ve verimli toprakları ile ürün yetiştirmeye müsait bir muhitti. Bkz., Nuzhet-Al- Qulub, s.150.

116Tarih-i Güzide (Farsça trc.), s.593; Tarih-i Güzide (İng. trc.), s.144; Aksarayi, s.112; J. A. Boyle,

“Dynastic and Political History of the İlkhans”, s.366vd.

117Tezkire-i Devletşah II, s.237.

118Bkz., H. Oktay, Ermeni Kaynaklarında Türkler ve Moğollar, s.240vd.

119Mirhond V, s.343.

120 Bkz., Camiü’t-Tevarih, s.147vd; Tarih-i Muhtasari’d-Düvel, s.61; Ebu’l-Farac Tarihi II, s.616;

Tezkire-i Devletşah II, s.237.

121A. G. Galstyan, Ermeni Kaynaklarına Göre Moğollar,s.77.

122Ayrıntılı bilgi için bkz., Ebu’l-Farac Tarihi II, s.621vd; B. Spuler, İran Moğolları, s.96vd. Buna rağmen Aksarayi ise; Argun döneminin ilk yıllarının adil, töreye riayet edilen ve halkın huzura eriştiği bir dönem olarak anlatmaktadır. Bkz., Aksarayi, s.114vd.

123Tarih-i Güzide (Farsça trc.), s.597.

98 Kazvini’nin Anadolu’ya İranlı, Ermeni ve Gürcü memurları getirip, halkı ezdiğini belirtmektedir.124

a. Argun Döneminde Anadolu’nun Yönetimi ve Van Eyaleti

Bu dönemde Anadolu mali bakımdan ikiye ayrılmıştır. Kayseri’nin batısında kalan yerler vezir Fahreddin Kazvini’ye, doğusundaki topraklar ise saltanat naibi Mücirüddin Emirşah’a verilmiştir.125 Toplanan vergilerin ağırlığı halkın İlhanlı etkisinin olmadığı yerlere göç etmesine neden oluyordu.126 Anonim Selçukname’de, Konya’da 24 gün kalan Fahreddin Kazvini’nin halka yaptığı kötülüklerden dolayı insanları canından bezdirdiğini ve bu sürenin 24 binyıldan daha fazla uzun geldiği kaydedilmektedir.127

Kendisinden önceki İlhanlı hükümdarları gibi Argun’un da yaz aylarını Aladağ’da geçirmeyi tercih ettiği görülmektedir.128 Daha evvel yapılmış olanlara ilaveten Argun da Aladağ yaylağında bir saray inşa ettirmiş129 ve etrafına da çok sayıda köşkler ile çarşı ve mahalleler yaptırmıştır.130 Argun Han zamanında Aladağlar ile Görzor (Zilan) Deresi, İlhanlıların başlıca yaylak ve avlağı durumuna geldi. Günümüzde Görzor (Zilan) Deresi’nin (Abaka Ovası) kuzeyinde bulunan Şahpazar köyü yaylasında kalıntıları bulunan kale ve onu tamamlayan ordugâh ile yerleşim alanının bu dönemlerde kaldığı tahmin edilmektedir.131

Argun Han dönemde Anadolu yine İlhanlı hanedanından biri tarafından yönetilmiştir. Argun kardeşi Geyhatu’yu Anadolu’daki gelişmeleri kontrol etmek üzere görevlendirmiştir.132 Güroymak Mezarlığı’nda bulunan bir türbede H.689 Ramazan (M.

11 Eylül 1290) tarihinde öldüğü tesbit edilen ve “Emirü’l Kebir” ünvanıyla anılan

124Z. Velidi Togan, “Moğollar Devrinde Anadolu’nun İktisadi Vaziyeti”, Türk Hukuk ve İktisat Tarihi Mecmuası I, İstanbul 1931, s.10.

125Müneccimbaşı II, s.127.

126Ayrıntılı bilgi için bkz., A. Yuvalı, “İlhanlıların Anadolu Politikası ve Doğu Anadolu Şehirlerinin Vergi Potansiyeli”, s.586vd.

127Bu konu hakkında geniş bilgi için bkz., Anonim Selçukname, s.57vd.

128Camiü’t-Tevarih, s.158,169; Tarih-i Vassaf II, s.139. Ayrıca bkz., J. A. Boyle, “The Il-Khansof Persia and The Princes of Europe”, s.70.

129Nuzhat Al-Qulub, s.100; Süleyman Sabri Paşa, Van Tarihi ve Kürt Türkleri Hakkında İncelemeler, s.3.

130G. Le Strange, Mesopotamia and Persia under the Mongols in the Fourteenth Century A.D, London 1903, s.52; O. Turan, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, s.143.

131M. Bekir Bedirhan, Van Gölü Havzası ve Erciş Tarihi, Konya 2012, s.42,342.

132Hondmir III, s.134; Aksarayi, s.115; Camiü’t-Tevarih, s.152; Ebu’l Faraç Tarihi II, s.616; F. Sümer,

“Anadolu’da Moğollar”, s.59.

99 Karınday Ağa ismini taşıyan, bölgenin idarecisi olduğu tahmin edilen önemli bir zatın varlığı dikkat çekmektedir.133 Bilindiği üzere Moğollar hâkimiyetlerini yaymak için çok sayıda Türk-Moğol boy ve oymaklarını bölgeye iskân ederek, yörenin idaresini de yine Moğol valilerine emanet etmişlerdir.134 Argun Han’ın yolları güvenliğini sağlama konusunda kendi döneminde bazı önlemler aldığı gözlenmektedir. Nisan 1286’da Hakkâri dağlarında soygunculuk yapan bazı Kürt aşiretlerine karşı onaltı bin kişilik bir kuvvetin gönderildiği kaydedilmektedir.135

b. İlhanlı-Avrupa Ticaretinin Gelişmesinde Tebriz-Trabzon Güzergahı Tebriz-Trabzon kervan yolunun güvenliği hem İlhanlılar ve hem de Cenevizliler açısından önemliydi. Çünkü Hindistan ve Çin’den gelen Uzakdoğu mallarının batıya sevki büyük oranda bu güzergâhtan sağlanmaktaydı. Kuzeyden giden yolda ise Venedikliler faaliyet gösteriyordu.136 Bu iki İtalyan tüccar devletlerinin Altınordu ile İlhanlı arasındaki rekabetten fayda sağlamak için çalıştıkları da görülmektedir. Argun döneminde Kırım-Kaffa’da Altınorda yönetiminin Cenevizli tüccarlara uyguladığı birtakım zorluklardan dolayı Cenevizliler durumu Argun’a bildirme konusunda tereddüt göstermemişlerdir.137 Ceneviz kaynakları, Argun Han’ın Tebriz’de yaşayan ve kendi hizmetinde bulunan Cenevizlilerden Busccarello di Chazalfi’yi 1292’de Papa’ya, Fransa ve İngiltere krallarına elçi olarak gönderdiği vakit bu elçinin seyahat yolunu yanında bulunan bir harita üzerinde gösterdiğini belirtmektedirler. Bu harita Argun Han’a Van’da ziyaretine gittiği, dönemin önemli şahsiyetlerinden Şeyh Mevlana Kudbeddin Şirazi tarafından takdim edilmişti ki bu harita bugünkü Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu Akdeniz kıyılarını gösteren bir harita idi.138 Nitekim Argun Han’ın, 10 Ağustos 1291/92 tarihinde Mecdeddin Müminan-ı Kazvini’yi yasaya çarptırmak için

133Recep Yaşa, Bitlis’te Türk İskânı (XII. ve XIII. Yüzyıl), Ankara 1992, s.34.

134Bkz., Streck, “Ermeniye”, İA IV, s.322; Neslihan Durak, “İlhanlılar Döneminde Tebriz-Trabzon Hattında Ahlat’ın Yeri ve Önemi”, II. Uluslararası Ahlat-Avrasya Bilim, Kültür ve Sanat Sempozyumu (25-27 Eylül 2013 Ahlat Bitlis), İstanbul 2014, s.280; C. Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu, s.310. Ahlat ve çevresinde yerleşmiş Türk boyları hakkında bkz., Salim Cöhce, “Ahlat ve Çevresinde Yurt Tutmuş ya da Yerleşmiş Türk Boyları”, II. Uluslararası Ahlat-Avrasya Bilim, Kültür ve Sanat Sempozyumu, (25-27 Eylül 2013), İstanbul 2014, s.244vd.

135 Camiü’t-Tevarih, s.157; B. Spuler, İran Moğolları, s.97.

136Bu konuda geniş bilgi için bkz., Claude Cahen, Haçlı Seferleri Zamanında Doğu ve Batı, s.307vd.

137B. Spuler, İran Moğolları, s.97, 252.

100 Tebriz’e geldiği ve oradan Aladağ yaylağına gittiği ve bir süre sonra yani 21 Ağustos’ta ise Van üzerinden geri döndüğü kaydedilmektedir.139 Ceneviz kaynakları da Argun Han’ın emriyle Akdeniz ve Karadeniz haritası yapıldığını göstermektedir ki bu aynı zamanda Reşideddin’in kayıtlarıyla da teyid edilmektedir.140

Argun Han döneminde, yukarıda bahsi geçen Avrupa’ya göndermiş olduğu elçilik heyetine karşılık 1292 yılının farklı aylarında iki defa İngiltere Kralı I. Edward’ın Argun Han’a göndermiş olduğu yirmi kişilik bir elçilik heyetinin Trabzon’a ulaştığı kaydedilmektedir. Bu heyet sayesinde İngiltere’den Trabzon’a, İran’a ve hatta daha doğuya hangi ürünlerin taşındığını detaylı bir şekilde görebiliyoruz.141 Trabzon’a ait olduğu sanılan yünlü ya da pamuklu dokumaların diğerlerinden çok parlak ve dayanıklı olduğu ve bunların uzun yıllar her yere ihraç edildiği tesbit edilmektedir.142 Bunların yanında işlemeli elbiseler, çeşitli renkteki ketenler ve renkli kumaşlar da ihraç edilmekteydi.143 İngiltere ile İlhanlılar arasındaki bu ticari ilişkilerin daha sonraki dönemlerde de devam ettiği anlaşılmaktadır. Keza İlhanlı hükümdarı Geyhatu, diplomatik bir jest olarak İngiltere kralının göndermiş olduğu bir leopara karşılık, O’na bir şahin hediye ettiği belirtilmektedir.144

In document İlhanlılar Döneminde Van Gölü havzası (Page 142-145)