On sekizinci Milli Eğitim Şurasında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

Belgede Türkiye'de eğitim sisteminin yönetsel yapısı ve eğitim yöneticisi yetiştirme sürecinin tarihsel gelişimi (sayfa 65-68)

BULGULAR VE YORUM

4.1. Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve İl Örgütünün Tarihsel Gelişimine İlişkin Bulgular ve Yorum

4.1.1. Milli Eğitim Şuralarında Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve İl Örgütü

4.1.1.18. On sekizinci Milli Eğitim Şurasında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

1-5 Kasım 2010 tarihleri arasında toplanan On Sekizinci Milli Eğitim Şurası’nın ana teması “Eğitimde 2023 Vizyonu” olarak belirlenmiştir. Şurada;

1. Öğretmen yetiştirilmesi, istihdamı ve mesleki gelişimi, 2. Eğitim ortamları, kurum kültürü ve okul liderliği,

3. İlköğretim ve ortaöğretimin güçlendirilmesi, ortaöğretime erişimin sağlanması,

4. Spor, sanat, beceri ve değerler eğitimi,

5. Psikolojik danışma, rehberlik ve yönlendirme

konuları tartışılmıştır (MEBTTKB, 2011, s. I).

Şura’nın Öğretmen Yetiştirilmesi, İstihdamı ve Mesleki Gelişimi Komisyonu görüşmeleri sonucunda alınan kararlardan biri Milli Eğitim Bakanlığı Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığının; görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim hizmeti sunduğu hedef kitlenin büyüklüğü dikkate alınarak, yapı ve statü itibariyle daha güçlü bir konuma getirilmesidir (MEBTTKB, 2001, s. 703).

1939 yılında ilk toplantısı ile başlayan Milli Eğitim Şurası 2010 yılına kadar 18 kez gerçekleştirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanacak olan yönetmelik, program ve esaslar için önerileri içeren Milli Eğitim Şuralarının 15’inde Bakanlık merkez ve il örgütü ile ilgili çeşitli kararlar alınmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütüne en fazla yer ayıran Şuranın Onuncu Milli Eğitim Şurası olduğu belirlenmiştir. Bu Şurada bakanlık, il, ilçe ve okul yönetim düzeyleri tek tek ele alınıp, görev ve yetki alanları, yönetim süreçleri ve alt sistemler belirlenerek örgütsel yapıları ayrıntılı olarak yeniden düzenlenmiştir.

Bunun dışında dikkat çeken bir diğer bulgu eğitim sistemindeki değişmelere paralel olarak bakanlık merkez ve taşra teşkilatlanma yapısının yeniden oluşturulmasına dair tartışmaların Şuralarda yer almasıdır. Örneğin, Dokuzuncu Milli Eğitim Şurasında ortaöğretim sisteminin değişmesi, yeni öğretim programlarının hazırlanması ve ders geçme sistemine geçilmiş olması ile merkez ve il örgütünün yatay kuruluşlar halinde düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Benzer biçimde Sekizinci Milli Eğitim Şurasında öğretim kademelerinde değişikliğe gidildiği için bakanlık merkez ve taşra örgütünün yeniden düzenlenmesi amacıyla bir komisyon kurulacağı belirtilmişti. Aynı gerekçe ve

öneriler On Beşinci ve On Yedinci Milli Eğitim Şuralarında da karşımıza çıkmaktadır.

Milli Eğitim Şuralarında ağırlıklı olarak tartışılan bir diğer konu da, bakanlık merkez örgütünde toplanan yetkilerin bir kısmının taşraya aktarılması gerektiğidir. Bu karar Beşinci, Yedinci, Dokuzuncu, On Dördüncü, On Beşinci ve On Altıncı Milli Eğitim Şuralarında karar bağlanmıştır.

Bu kararların dışında Milli Eğitim Şuralarında bir de Milli Eğitim Bakanlığı merkez örgütüne bazı müdürlükler ve birimlerin eklenmesi kararları alınmıştır. Bu müdürlüklerin hangileri olacağı Şuraların gündem konusu olarak belirlediği alanlarla paralellik göstermektedir. Örneğin öğretmen yetiştiren kurumların tartışıldığı Üçüncü Milli Eğitim Şurasında Milli Eğitim Bakanlığına “Yönetken Enstitüsü”, yine öğretmen yetiştirme sorunlarının tartışıldığı On İkinci Milli Eğitim Şurasında “Öğretmen Eğitimi Genel Müdürlüğü”, öğretmen ve uzmanların eğitimi ve sorunlarının tartışıldığı On Birinci Milli Eğitim Şurasında “Hizmet içi Eğitim Dairesi” ve eğitim vakıflarının tartışıldığı Yedinci Milli Eğitim Şurasında “Eğitim Vakıfları Genel Müdürlüğü” gibi birimlerin Bakanlık merkez örgütünde yer alması kararları alınmıştır.

Milli Eğitim Şuralarında ayrıca, bakanlığın merkez ve taşra örgütleri ile diğer kurumlar arasında eşgüdümün sağlanması, özellikle birçok kurumda hizmet veren yaygın eğitimde bütünlüğün sağlanması için bakanlıklar arası eşgüdümün sağlanması, örgüt içinde aynı işi yapan dairelerin birleştirilmesi ve bazı okul müdürlükleri ile her derece ve türdeki okulların müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlerine yapılan atamalarında Vali onayının kaldırılması gibi kararlar alınmıştır. 18.06.1949 tarih ve 7236 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’na göre Vali, Bakanlıklar ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlüklerin il teşkilatında çalışan bütün memur ve müstahdemlerinin en büyük amiridir. Yine yasaya göre vali muavinleri, hukuk işleri müdürleri, il idare şube başkanları gibi bazı makamların haricinde kalan bütün memurlar ilgili vali tarafından tayin olunurlar. Milli Eğitim Şuralarında bu konu ile ilgili alınan kararların uygulamaya geçilmesi ancak köklü bir yasal değişiklikle mümkün olabilir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın politika yapma süreçlerini daha katılımcı hale getirebilecek en önemli mekanizması Milli Eğitim Şuralardır. Şuralarda alınan kararlar tavsiye niteliğinde olsa da eğitim sisteminin gidişatına yön vermesi beklenmektedir. 08.09.1995 tarihli ve 22398 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Şurası Yönetmeliğinde, 04.05.2010 tarih ve 27571 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile katılımcı kompozisyonunda ciddi bir değişikliğe uğrayan Milli Eğitim Şurası’nın, kanıta dayalı politikaların katılımcı bir biçimde inşa edilmesine katkısı tartışılır hale gelmiştir. Değişiklik öncesinde Şura üyelerinin % 60’ı Bakanlık tarafından belirlenirken, değişiklik sonrası bu oran % 75’e kadar yükselmiştir. % 75’i Bakanlık tarafından belirlenen ve neredeyse %50’si Bakanlık mensuplarından oluşan bir kurulun Bakanlık’a danışmanlık yapması olası görülmemektedir (ERG, 2011). 08.07.2014 tarihli ve 29054 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Şurası Yönetmeliği’nde Bakanlık tarafından belirlenen üyelere ayrıntılı biçimde yer verilmese de Şura üyelerini belirlemekle görevli Genel Sekreterliğin, Şura genel kurulu üyeleri arasından belirlenmekte ve genel kurul üyeleri de Bakan Yardımcısı, Müsteşar ve Bakanlık merkez teşkilatı birim amirlerinden oluşmaktadır. Bu durum, Milli Eğitim Şurası kompozisyonunda yapılan ciddi değişikliğin 2014 yönetmeliği ile devam ettiği söylenebilir. Bu düzenlemelerle Milli Eğitim Şuraları, bilimsel araştırma sonuçlarına dayalı kararların alındığı bir danışmandan ziyade, Bakanlığın tartışmaya açık kararlarının meşrulaştırılacağı bir organa dönüştürülmüştür.

Belgede Türkiye'de eğitim sisteminin yönetsel yapısı ve eğitim yöneticisi yetiştirme sürecinin tarihsel gelişimi (sayfa 65-68)

Outline