Kalkınma Planlarında Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve İl Örgütü

Belgede Türkiye'de eğitim sisteminin yönetsel yapısı ve eğitim yöneticisi yetiştirme sürecinin tarihsel gelişimi (sayfa 68-75)

BULGULAR VE YORUM

4.1. Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve İl Örgütünün Tarihsel Gelişimine İlişkin Bulgular ve Yorum

4.1.2. Kalkınma Planlarında Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve İl Örgütü

Türkiye’de milli tasarrufu artırmak, yatırımları toplum yararına, gerektirdiği önceliklerle yöneltmek ve ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek üzere 1961 yılından itibaren planlı kalkınmaya geçilmiştir. Beş Yıllık Kalkınma Planları sadece sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelere ışık tutmamış aynı zamanda eğitim alanındaki gelişmelere da yön vermiştir.

Kalkınma planları içinde Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’ndan itibaren eğitim planlarının iki temel amacı vardır: (a) Toplumun eğitim düzeyini yükseltmek ve (b) ekonominin gereksinim duyduğu insan gücünü yetiştirmek. Eğitim tür ve düzeylerine ilişkin nicel hedefler ve sistemin nitel açıdan

düzenlenmesine ilişkin hedef ve politikalarda dikkati çeken ağırlıklı olarak “insan gücü yetiştirme” amacına dönük olmasıdır.

Hazırlanan Beş Yıllık Kalkınma Planlarının her biri ayrı ayrı incelenerek, Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütünün yapısına ilişkin öngörülenler belirlenmiş ve tarihsel sıralama dikkate alınarak ilgili Beş Yıllık Kalkınma Planı başlığı altında verilmiştir.

4.1.2.1. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

1963-1967 arası yılları kapsayan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, 16 Ekim 1962 tarihli ve 77 sayılı Uzun Vadeli Planın Yürürlüğe Konması ve Bütünlüğünün Korunması hakkındaki Kanun hükümlerine uygun olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan Karma Komisyonu, Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisinde görüşülüp 21 Kasım 1962 tarihinde onaylanmış, ve 3 Aralık 1962 tarihli ve 11272 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır (TC Kalkınma Bakanlığı, 1963).

Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı özel sektör ile kamu iktisadi teşebbüsleri için 1 Ocak 1963 tarihinden itibaren; umumi bütçeye bağlı Devlet daire ve müesseseleri ile belediyeler ve özel idareler için de 1 Mart 1963 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Planda 1923 yılından itibaren Türkiye’de yazı devrimi, hukuk devrimi, kadınların toplum hayatında eşit haklar elde etmeleri, eğitim sisteminin laiklik ve çağdaş uygarlık esaslarına göre yeniden kurulması gibi temel yapı değişmelerinin başladığı belirtilmiştir.

İnsan refahının temel unsurlarından biri olan eğitim alanında tespit edilen hedefler eğitim seviyesini yükseltmek, Türk toplumunun ihtiyaç ve şartlarına uygun insanlar yetiştirmek ve eğitim imkanlarından kişilerin kabiliyetlerine göre faydalanmalarını sağlamaktır. Eğitim alanında kabiliyetlere göre bir seçme yapmak ve kabiliyetli olanlara eğitim imkanı tanımak; hem sosyal adalet ilkelerinin gerçekleşmesini, hem de toplumun en yeterli insanlar tarafından yöneltilmesini mümkün kılacak bir toplumsal yapıya ulaşmasını sağlayacaktır. Bu amaçla

toplumun eğitim seviyesini yükseltmek, öğretim çağındaki bütün çocukların okuma imkanı elde etmelerini sağlamak, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak, özellikle ilk öğretimi yurt çapına yaymak, orta ve yükseköğretimde burslar ve başka kolaylıklar sağlamak, eğitime yapılan yatırımı arttırmak, ihtiyaç duyulan alanlara uygun olarak niteliği yüksek işgücü yetiştirmek gibi temel ilkeler benimsenmiştir.

Planda Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlanmasına doğrudan değinilmese de dönemin mevcut eğitim yapısı ile ilgili şu ifadeler geçmektedir. Türkiye'de bugüne kadar eğitim genel olarak önemli bir konu sayılmış ve bu alanda oldukça büyük harcamalar yapılmıştır. Bundan başka çeşitli sistemler ve eğitim usulleri denenmiştir. Fakat eğitim sistemine bir bütün olarak bakmayışı, eğitimin uzun süreli bir çerçeve içinde ve planlı olarak ele alınmayışı ve eğitim teşkilatındaki dağınıklık bütün bu çabaların ve harcamaların yeterince verimli olmasını önlemiş ve eğitim düzenimizde çeşitli dengesizlikler ortaya çıkmıştır. Bakanlıkla eğitim kurumları arasında gerekli işbirliğinin kurulmaması da önemli bir konudur.

Planda eğitim sisteminde mevcut sorunlarına yönelik alınacak tedbirler arasında, 222 sayılı İlk Öğretim Kanunun hedefi ve bu hedefe varmak için konan metod ve ilkelerin bazı hükümleri bakımından yurdun mali, iktisadi ve sosyal yapısına uymadığından, bu yönde geçmiş tecrübelerin ışığında ciddi ve köklü bir düzeltmeye geçileceği yer almaktadır.

4.1.2.2. İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

1968-1972 arası yılları kapsayan İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planında bütün eğitim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığı içinde toplanmasının esas olduğu vurgulanmış, Milli Savunma, sağlık, tarım ve emniyetle ilgili eğitim kurumları dışındaki bütün eğitim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmasının tamamlanacağı söylenmiştir.

Bunun yanı sıra Halk Eğitim Genel Müdürlüğünün de Milli Eğitim Bakanlığına bağlanacağı belirtilmiştir. Bunun yanı sıra planda, idare birimlerinin

aşırı büyümesine engel olmak için bir yandan bakanlıkların merkez kuruluşlarının fonksiyonel esasa göre teşkilatlanmasına çalışılırken öte yandan görev ve yetkilerin kademeler arasında en uygun şekilde ayarlanmasını sağlayıcı kanunların çıkarılacağı izlenilecek politikalar arasında yer almaktadır (TC Kalkınma Bakanlığı).

4.1.2.3. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

1973-1977 yılları arasını kapsayan Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığının idari yapısının planlı dönem için öngörülen eğitim programlarının uygulanmasını sağlamaktan uzak bulunduğu belirtilmiştir. Bu sebepten ötürü Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, tüm eğitim örgütlerinin, öngörülen uzun dönemde eğitim gelişmelerini etkili olarak uygulayacak ve yurt düzeyine yayacak biçimde yeniden düzenlenmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir (TC Kalkınma Bakanlığı).

Planda Milli Eğitim Bakanlığının gereğinden çok büyümüş, karmaşık ve fonksiyonel olmayan bir merkez örgütüne sahip olduğu bahsedilmiş, örgütün planın öngördüğü yönde karar alma ve uygulama faaliyetleri geliştirebilmesi için, idari ilkelere göre fonksiyonel birimler halinde gruplandırmaya gidileceği belirtilmiştir. Ayrıca eğitim örgütünde yapılacak olan düzenlemelerin, araştırma- geliştirme temeline dayanan, devamlı olarak yenilikleri izleme ve ülke koşullarına uyanları seçip uygulamaya geçirme çabaları olarak ele alınacağı belirtilmiştir.

Ayrıca planda Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm mesleki teknik ve yaygın eğitim faaliyetlerinde işbirliğini sağlayacak ve üretim sürecinin ihtiyaçlarıyla yönlendirilecek bir “Mesleki Teknik Yaygın Eğitim Kurumu” kurulacağından bahsedilmiştir. Bunun yanı sıra genel yaygın eğitim faaliyetlerindeki dağınık uygulamaya çözüm getirmek üzere, tüm genel yaygın eğitim programları gönüllü örgütlerin katılmasını da sağlayacak şekilde Halk Eğitimi Genel Müdürlüğünce yönlendirileceğinden de bahsedilmiştir. İnsangücü Eğitimi ve Mektupla Öğretim Genel Müdürlüğü ile birleştirilecek ve tek Genel Müdürlük olarak genel yaygın eğitim çalışmaları bu kurumca yönlendirilecektir. Planda ayrıca kamuda hem sistemin bütününün, hem de birimlerin haber alma, planlama, karar verme,

uygulama, izleme ve denetleme gibi yönetim tekniği prensiplerine uymayan bir biçimde kurulmuş olması sorununa çözüm olarak kamu kesiminin merkezi idaresini ve taşra yönetimini kapsayan bir kamu yönetimi reform çalışmasına başlanacağından bahsedilmiştir.

4.1.2.4. Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

1979-1983 arası yılları kapsayan Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında, üçüncü planda yer alan Kamu Yönetiminin yeniden düzenlenmesine ilişkin politika ve önerilerin uygulanmasının gerçekleştirilemediği söylenmiştir. Ancak benzer politikalar kamu kurumlarının merkezi yönetim ve taşra teşkilatlanması için ayrı olmak üzere ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Plana göre Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere eğitimle ilgili tüm örgütlerin eğitimde öngörülen gelişmeleri etkili olarak uygulayacak ve yurt düzeyine yayacak biçimde yeniden düzenlenmeleri sağlanacaktır (TC Kalkınma Bakanlığı, 1979).

4.1.2.5. Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

1985-1989 arası yılları kapsayan Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planında daha önceki planlarda olduğu gibi kamu yönetiminin yeniden düzenlenmesine değinilmiş, bu düzenlemede kamu hizmetlerinin kuruluşlar arasında hizmette birlik ilkesine uygun dengeli ve etkin bir şekilde dağıtılmasının esas alınacağı ve düzenlemede yetki devri esasına önem verileceği, plan ve program uygulaması açısından merkezi ile taşra teşkilatı arasında etkin bir ilişki kurulacağı belirtilmiştir (TC Kalkınma Bakanlığı).

4.1.2.6. Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

1990-1994 arası yılları kapsayan Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planında kamu kurumlarının yönetiminde, ekonomik kalkınmayla uyumlu, bilimsel araştırmalara dayalı, gelişen ve değişen toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte, hizmette birlik ve yetki devri esaslarına göre oluşturulacak bir teşkilat yapısına kavuşturulacağı ve taşra birimlerinin de bu esaslar çerçevesinde güçlendirileceği ilke olarak kabul edilmiştir (TC Kalkınma Bakanlığı).

4.1.2.7. Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

1996-2000 arası yılları kapsayan Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planında eğitim sisteminin yapılanmasından ve işleyişinden kaynaklanan sorunların önemini koruduğuna değinilmiştir. Planda belirtildiğine göre Milli Eğitim Bakanlığı merkeziyetçi yapısı, alt birimler ve taşra teşkilatlarının hareket imkanlarının sınırlı olmasına ve karar alma sürecinin yavaş işlemesine yol açmaktadır.

Bu sorunların ortadan kalkması için kurumsal yapının, kamu örgütlenmesinin toplumun yenilenme ve uyum gücünü artıracak şekilde yeniden düzenlenmesi ve geliştirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Planda yer alan Eğitim Reformu’nda eğitimde yönetimin etkinleştirilmesi amacıyla yeniden yapılanmaya gidileceğinden bahsedilmiş, bu amaçla 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu’nda düzenlemeler yapılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatının, makro düzeyde politika oluşturan, araştırma ve geliştirme, program yapma, koordinasyon sağlama ve denetim yapma görevini etkin bir şekilde yürüten, bürokrasiyi azaltan, taşra birimlerine daha fazla yetki ve sorumluluk veren ve ailelerin karar verme süreçlerine katılımını kolaylaştıran bir yapıya kavuşturulması amaçlanmıştır (TC Kalkınma Bakanlığı).

4.1.2.8. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

2001-2005 arası yılları kapsayan Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında eğitimde merkez teşkilatında hizmet esasına dayalı bir yapılanmaya gidilmesi ve Bakanlık taşra teşkilatlarına yetki ve sorumluluk devredilmesi amacıyla 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanununda düzenlemeler yapılacağı belirtilmiştir (TC Kalkınma Bakanlığı, 2000).

4.1.2.9. Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

2007-2013 arası yılları kapsayan Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında hizmet esasına dayalı bir yapılanmaya gidileceği, kurumsal kapasitenin güçlendirileceği, taşra teşkilatlarına ve eğitim

kurumlarına yetki ve sorumluluk devredilmesi sağlanacağı belirtilmiştir (TC Kalkınma Bakanlığı).

4.1.2.10. Onuncu Beş Yıllık Kalkınma Planında Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü

2014-2018 arası yılları kapsayan Onuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı 30.10.1984 tarihli ve 3067 sayılı Kanun gereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 01.07.2013 tarihinde onaylanmıştır. Planda özellikle küresel düzeyde nitelikli işgücünün öneminden kaynaklı olarak eğitim seviyesinin dolayısıyla işgücü niteliğinin arttırılması gerekliliğinden söz edilmiştir. Eğitim faaliyetlerinde, yerleşik norm ve yaklaşımların, yeni bilgi ve iletişim teknolojilerinin ve yoğunlaşan kültürlerarası etkileşimin artmasıyla, değiştiği belirtilmiştir (TC Kalkınma Bakanlığı, 2013).

Ülkenin tamamı veya belirli bir bölgesi için belirlenen kalkınma hedefleri çerçevesinde ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşmak amacıyla kamu kesimi için emredici niteliğe sahip olan, beş yıllık dönemler halinde hazırlanan Beş Yıllık Kalkınma Planları, 1963 yılından başlayarak 2018 yılını kapsayacak biçimde bugüne kadar 10 kez hazırlanmıştır. Bu planlarda Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütü ile ilgili çeşitli kararlar alınmıştır.

Kalkınma planlarında alınan kararlar incelendiğinde genel olarak kamu yönetiminde yapılan düzenlemelerin Milli Eğitim Bakanlığına da uygulanılması yönünde olduğu görülmektedir. Bakanlığın büyük, dağınık ve karmaşık olan merkez örgütünün işlevsel birimler oluşturulacak biçimde yeniden düzenlenmesi Birinci, İkinci ve Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planlarında yer almaktadır.

Bunun yanı sıra dikkati çeken bir diğer bulgu örgütlenme yapısının yetki devri esasına göre yeniden düzenlenmesi, taşra teşkilatına daha fazla yetki ve sorumluluk verilerek güçlendirilmesi kararıdır. Bu karar Beşinci, Altıncı, Yedinci, Sekizinci ve Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planlarında karşımıza çıkmaktadır. Bozan’ın (2003) yaptığı çalışmada, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı merkez ve taşra örgütünde görev yapan okul yöneticileri ve deneticilerine göre, MEB merkez teşkilatının yapısı hantaldır, aşırı merkeziyetçidir ve yetkileri elinde tutmaktan

vazgeçememektedir. Dönmez (1998) eğitimin mevcut merkeziyetçi, hantal, bürokratik yapısının, daha esnek, katılımcı, kısa sürede karar alabilen ve uygulayabilen bir yapıya kavuşturulması gerektiğinin belirtmiştir. MEB’de yetki devrinin gerçekleştirilememesi sorunu hükümet programları ve Milli Eğitim Şuralarında da dile getirilmektedir. Bu sorunun temel kaynağı bakanlık merkez örgütünde otoriter yönetim eğiliminin güçlü olması, güç kaybetme kaygısının olması ve taşra teşkilatının yetki devri için personel ve altyapı yeterliği konusunda herhangi bir çalışmasının olmaması gibi gerekçeler sayılabilir. Tortop (1990) örgütte alt birimlere yetki devredilirken uyulması gereken bazı kuralların olduğunu belirtmiştir. Bunlardan belki de en önemlisi yetki devredilirken; iş analizi yapılması, hangi işin, hangi sınırlarda, ne derece devredileceğinin belirlenmesi gerektiğidir. Milli Eğitim Bakanlığının böyle bir çalışma yapmadan yetki devrine gitmesi önemli sorunlara yol açabilir.

Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve il örgütünün yeniden düzenlenmesini gerektiren gerekçelerden diğerleri ise, eğitim kurumlar arası işbirliğinin sağlanması, diğer bakanlıklara bağlı eğitim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığına bağlanması, değiştirilen eğitim programlarının etkili bir biçimde uygulanması ve teşkilatın politika uygulayabilecek, araştırma-geliştirme programları yapacak, koordinasyon sağlayacak, denetleme yapabilecek bir yapıya kavuşturulmasıdır.

Bunların yanı sıra, Halk Eğitim Genel Müdürlüğü’nün Milli Eğitim Bakanlığına bağlanması ve tüm genel yaygın eğitim programlarının bu müdürlükte toplanması ile Mesleki ve Teknik Yaygın Eğitim Kurumunun kurulması Kalkınma Planlarında alınan diğer kararlardır.

Belgede Türkiye'de eğitim sisteminin yönetsel yapısı ve eğitim yöneticisi yetiştirme sürecinin tarihsel gelişimi (sayfa 68-75)

Outline