Kamu Yönetimine Ulaşmada Aracı Bir Kurum Olarak Faaliyette Bulunma

Belgede Tütkiye'de sivil toplum kuruluşları-kamu bürokrasisi etkileşimi (sayfa 60-62)

2. SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ TANIMI, ORTAYA ÇIKIŞI,

2.4. Sivil Toplum Kuruluşlarının Faaliyet Alanları

2.4.3. Kamu Yönetimine Ulaşmada Aracı Bir Kurum Olarak Faaliyette Bulunma

Genel ve yerel seçimlerde oy kullanmak, toplu dilekçe vermek, siyasal sorunların çözümü amacıyla toplantı, gösteri, yürüyüş hazırlamak ve yapmak, yasal olan veya olmayan grev, boykot, toplantı, gösteri, bina işgali, trafik engellemesi ve nihayet siyasi suikast, bombalama eylemlerine varıncaya kadar geniş bir alana yayılmış siyasal katılma eylemleri bulunmaktadır (Kalaycıoğlu, 1997: 125). Siyasal katılma eylemlerinde siyasal katılım sürecine katılan kişi, grup veya kuruluşların istek, görüş ve çıkarları doğrultusunda yönetimin etkilenmesi amaçlanmaktadır.

Siyasal katılma eylemlerinin istenen etkiyi gösterebilmesi için demokrasi kültürünün gelişmiş olması ve örgütlü bir toplum yapılanmasının bulunması gerekmektedir. Sivil toplum kuruluşları bulundukları toplumlarda demokrasi kültürünü yerleştirme veya bu toplumlarda var olan bu kültürü daha ileriye götürme konusunda önemli katkılarda bulunmaktadır. Sivil toplum kuruluşunun demokratik özelliklere sahip olması büyük ölçüde kendi içyapılarıyla, işleyişleriyle ve siyaset yapma usulleriyle ilişkilidir. Bu nedenle öncelikle sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri, yöntemleri ve amaçlarına bakılmalıdır. Eğer bu kuruluşlar uzlaşmaz çıkar gruplarını temsil etmez, antidemokratik amaç ve yöntemleri kullanmaz ise bulunduğu toplumdaki demokrasi kültürünün gelişmesine katkıda sağlayabilir (Tosun, 2001: 149).

Sivil toplum kuruluşları, siyasal ve ekonomik yaşamda son derece önemli işlevleri yerine getirmekte ve bireyi devlet karşısında korumayı amaçlamaktadır (Aklan, 1998: 83). Devlet içerisinde hiyerarşik yapılanmanın bireyin üst yönetime doğrudan ulaşmasını engelleyecek derecede büyümesi sivil örgütlenmelerin önemini daha da artırmıştır. Bireyler, kendileriyle aynı düşünce ve değerlere sahip veya ortak çıkarı bulunan insanlarla bir araya gelerek oluşturdukları sivil toplum kuruluşları aracılığı ile hiyerarşik yapılanmanın en tepesinde yer alan siyasi iktidara talep ve isteklerini ulaştırmaya çalışmıştır. Sivil örgütlenmelerin güçlü olduğu demokratik toplumlarda siyasi iktidarlar politika yaparken karar alma süreçlerinin birçok aşamasında bu örgütlenmelerden gelen talep ve istekleri dikkate almak zorunda kalmaktadır. Demokratik toplumlarda siyasal iktidarın tek başına çok fazla önemsenmesi çoğu zaman yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Gelişmiş toplumlarda; siyasi toplum dışında kalan ve sivil örgütlenmeler tarafından kullanılan iktidar alanlarından söz edilebilir. Demokrasi kültürünün genel kabul gördüğü toplumlarda sivil alanın güçlenmesi ve sivil toplumun bir araya gelmesi ile güçlü gerçek bir iktidar alanı kurulabilir (Kadıoğlu, 2000: 136).

Sivil toplum kuruluşları devletten özerk kendi iktidar alanlarını kurabildikleri sürece birey veya grupların merkezi ve yerel yönetimlere ulaşmasında aracı kurum olarak görev yapabilmektedir. Sivil toplum kuruluşları ayrıca gelişmiş ülkelerde halkın bilinçlenmesi ve birçok konuda üyelerinin toplumda daha etkin ve başarılı bir birey olma yolunda aracı eğitim ve öğretim kurumu olarak da görev yapmaktadır. Temel demokratik değerlerin ve kültürün zayıflığı ya da yokluğu, sivil toplumun yeterince gelişmemesi, insan haklarının yeterince gelişmemiş olması, farklılıkların istenmemesi vb. unsurlar demokratikleşmenin önündeki engeller olarak sayılabilir (TKİB, 1993: 25,26).

Demokratik toplumlardaki siyasi iktidarlar, iki yönden iktidar alanlarını kaybetme riski taşımaktadır. Bunlardan ilki sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesi ile siyasi iktidarların yetkisinde bulunan bazı işlerin bu kuruluşlar tarafından yerine getirilmeye başlanması sonucu ortaya çıkmaktadır. Gelişmiş Batı toplumlarında eğitim, sağlık, sosyal yardım vb. konularda sivil örgütlenmeler kamuyla rekabet edecek ve hatta birçok konuda kamuyu geçebilecek projelere imza atmaktadırlar. Türkiye’de de son

yıllarda sivil örgütlenmelerin bu tür çalışmalarının arttığı gözlenmektedir. Sivil örgütlenmelerin siyasi iktidarların iktidar alanlarını sınırlayan ikinci faaliyetleri ise, siyasi iktidarların aldığı kararlarda sivil toplum kuruluşlarının vatandaşla yöneticiler arasında aracılık faaliyetini yürütmesidir. Sivil toplum örgütleri siyasi iktidarların her konuda keyfi kararlar almasının önünde engel olmakta ve vatandaşın istek ve taleplerini siyasi iktidarlara ulaştırarak vatandaşın alınan kararlara katılımını sağlamaktadır.

2.5. Sivil Toplum Kuruluşlarının Sınıflandırılması

Sivil toplum kuruluşları kavramı geniş anlamda düşünüldüğünde, kazanç amacı olmayan, örgütlü ve kendi kendini yöneten örgütlenmelerden oluşan kuruluşlar olarak ele alınabilir. Bu çerçevede; üyelik birlikleri, kulüpler, sağlık hizmeti sunan örgütler, eğitim kurumları, sosyal hizmet acenteleri, adanmış gruplar, vakıflar, kendi kendine yardım grupları ve benzeri örgütler sivil toplum kuruluşları içerisinde sayılabilir. Ayrıca basın kuruluşları, insan haklarını korumaya ve bireylerin kamusal yaşama katılmaları için çalışan örgütler de sivil toplum kuruluşlarına eklenebilir (Salamon, Anheier, 1997: 60).

Sivil toplumu oluşturan bireyler; ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel alanda kendi amaçlarını gerçekleştirmek için çeşitli şekillerde birleşmektedir. Bunların bir kısmı hukuksal açıdan tüzel kişilik kazanmışlardır. Bazıları ise tüzel kişilikleri olmayan bir kısım yurttaş girişimleri gibi dar alanlı veya geçici süreli sorunlar için bir araya gelen bireylerin oluşturdukları örgütlenmelerdir (Gönel, 1998: 2). Dünyada var olan bu yapılanmalardaki farklılıklar yadsınamaz bir gerçektir. Bu yapılanmalardaki farklılıkların sınıflandırılması birçok yönden yarar sağlayabilir. Özellikle sivil toplum kuruluşlarının kuruluş amaçları, faaliyet alanı ve devletle olan ilişkisi çerçevesinde sınıflandırılması, bu kuruluşlarla ilgili yapılan çalışmalarda önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Genel hatlarıyla sivil toplum kuruluşlarının coğrafi alana, kuruluş yapısına ve kuruluş amaçlarına göre sınıflandırılabilir.

Belgede Tütkiye'de sivil toplum kuruluşları-kamu bürokrasisi etkileşimi (sayfa 60-62)