t
M i m a r î t a h s i l d e i l m i n m e v k i i
Bu rapor (Journal of The royal İnstitute of British Architeets) mecmuasının üçüncü seri No. 8 - 1941 nüshasından ehemmiyetine binaen tercüme edil-miştir. Bu suretle memleketimizde mimari tahsile verilen kıymet ve bu pahada yapılmakta olan faa-liyet ve gayretlere faydası dokunması düşünülerek alâkadarların 'dikkat nazarına konulmuştur. B. t. B. A. Tetkik Heyeti Mimari İlim grupu
Tedris Komisyonunun BİRİNCİ RAPORU İ Ç İ N D E K İ L E R Mimari ve İnşaatta İlim, Modern İnşaatta İlim. İlim ve İnşaat. Mimar ve İlim, Mimari tedriste ilim Tedris usulünde iskelet,
Mimarî kurslarına kabul standartları Mimarî kurslarında İlim ve Teknoloji Orta kursta ilim
A Usulü inşaat ilmi Orta kursta ilim B Usulü fizik ve kimya İlim ve Nihaî Kursun mevzuları.
Tedris Kadrosunun teşkili _ Tertibat ve Teç-hizat.
Pratikte çalışan mimar için tedris kolaylıkları Komisyonun belli başlı tavsiyeleri
Yüksek kursun fen ve bazı teknik mevzuları hakkında mutasavver program.
Beş yıllık dolgun programlı bir kursta Fen ve Teknoloji tedrisatı için mutasavver tedrisat şekilleri.
M E T H A L
Mimari ilim grupu, «İnşaatta tatbiki kabil bulunan il-mî inkişaflar ve inşaatta ilil-mî bir metot istimali hususunda tetkiklerde bulunmak ve buna dair raporlar hazırlamak» gayesiyle tesis olunmuştur. Grupun meşgul olması lâzım -gelen mühim davalardan birinin de, mimarın ilmî terbiyesi işi olduğu hususunda, daha başlangıçta, mutabık kalınmış-tır. Bu bakımdan aşağıdaki mevzularla alâkadar bir tedrisat komisyonu ihdas olunmuştur:
«Kendi mesleğinin ilmi hususiyetleriyle bağlı olarak mimarın durumunu incelemek ve onun yetiştirilmesi sey-rinde, ilme verilmesi gereken münasip mevkiin hangi mik-yas ve metodlara göre tayin olunması lâzımgeldiğine dair tavsiyelerde bulunmaktır.»
Komisyon, mesaisinin henüz ilk merhalesini tamamla-mış bulunduğu halde, neticeler, mimarî ve inşaatın müstak-bel inkişafında ilmin oynaması muhtemel mühim rolünü daha- şimdiden işaretlemiş bulunmaktadır. İlmin teMnik faaliyete tatbikinden mühim neticeler doğacağı fikri, daha şimdiden umumi bir kabule mazhar olmuştur. Gerek plân ve desen sahasında olsun, gerekse mimarın meslekî ve sınai münasebetlerden çıkan neticeleri hâl hususunda olsun il-min büyük bir ehemmiyeti haiz bulunabileceği fikri ise da-ha güçlükle takdir edilebilmiştir.
Bütün bu safahatı muhtevi bulunabilecek bir formülün hazırlanması, hali hazır vaziyette büyük bir müşkülâtla karşılaşabılirse de, komisyon küçük bir eseri raporlar yar-dımiyle, bundan sonraki meslekî tetkik ve münasebetlere hiç değilse bir temel vazifesi görebilecek şekilde mümkün mertebe tam bir formül hazırlamak ümidindedir, ileride karşılaşılabilecek meseleler için ihtiyat kaydiyle, bu seri şimdilik atideki hususatı ihtiva edecektir:
Birinci Rapor, mimarî talebesinin, fennin, her şeyden fazla inşaatın teknik mesaisiyle münasebatına dair kâfi bir bilgi ve anlayışla teçhizini emniyet altına almak için, ted-ris sisteminde yapılması gereken değişikliklerden bâhistir.
İkinci Rapor, esas itibariyle inşaat mevzuuna hasrolu-nacaktır. Bu raporda komisyon, ilmi bir gözle tetkik olun-duğu takdirde, bu mevzuun incelenmesi seyrinde ne gibi ıs-lâhat yapılabileceği bahsine temas edecektir.
Üçüncü Rapor, Müşteri ve âmmenin bina ihtiyaçlarının aydınlatılması işinde fennin rolü ve neticede mimarî kurs-larda yapılması gereken değişikliklerin tesbiti hususunlda yapılacak tetkikatııı neticelerini ihtiva edecektir.
Hali hazır şartlar içinde bütün bu meseleleri ihtiva eden geniş mikyasta bir hazırlık tetkikatı imkânsız görül-müştür; bu yüzden komisyon, son yıllar zarfında yapılan ilmî tetkikat, ve mimarî, inşaat mekteplerinde elde oluna-bilen bilgi ve tecrübe hazinesinden istifade edebilmiş oldu-ğu için kendini bahtiyar addeder. Komisyon, hazırlık saf-hasındaki mesaiye dair, komisyonca verilen beyanatlar hakkında mülâhazalarını bildiren müşahitlere ve grupun diğer komisyonları âzalarına teşekkürlerini arzetmeyi bir borç bilir ve bu kıymetli yardımdan ileride daha geniş mikyasta istifade etmeyi ümit eyler.
bat ve inşaat siyasetinin harp sonrası inkişaflarına dair mübahase ve münakaşalar devam edegelmiştir. Bu rapor, mezkûr müba'naselere ancak kısaca temas etmektedir, çünkü bu hususatın netayici evvelden tayin olunamaz. Fazla ola-rak, komisyonun takip ettiği gaye, en esaslı hususların tes-biti ve netine olarak her türlü şeraite uygun her türlü ted-ris prensiplerinin tayininden ibarettir.
Maamafih komisyon tarafından ileri sürülen tekliflerin tatbiki işinde mekteplerin karşılaşabilecekleri güçlükler de ehemmiyetle nazarı dikkate alınmıştır. Bu gibi müşkülâtın bertaraf olunabilmesi işinde, fiili yardımda bulunabilmek! üzere, teklifi,srin kâfi derecede mufassal oldukları ümidi hâ-kimdir. Müşküllerin süratle ortadan kaldırılması hususu hayatî bir mesele addolunmaktadır, çünkü mezkûr teklif-lerin tatbiki, bütün safhalarda, elde mevcut bulunan vaktin tasarruf ve müessir bir şekilde sarfı imkânını verebilecek olan tutumlu ve semereli kursların tesisine yol açacağını ümit edilmektedir.
Komisyon, şümullü bir tedris kursunda, tedrisin yalnız bir safhasına diğerinden daha çok bir ehemmiyet affolun-masından doğabilecek mahzurları tamamiyle müdriktir. Maamafih komisyonca ikmal olunan raporlar serisinde, ilmî problemin vazolunuş tarzı, komisyonun bu meseleye olduğu kadar mimari kursların diğer hususatma da gereken ehem-miyeti verdiği bahsinde, mekteplere ve umumiyetle mimarî mesleğine kanaat verebileceği ümidindedir, bu tekliflerin eninde sonunda, meslekî başarıların her zaman istinat ey-lemeleri icap eden mimari bilgi ve hünerin takviyesine hâ-dim olacağına inanmaktadır.
Alister G. Mac Donald (Koordinasyon Komisyonu Reisi)
Richard Sheppard (Tedrisat Komisyonu Reisi) KISIM I — MİMARÎ VE İNŞAATTA İLİM
1. Modern İnşaatta İlim:
1) Bütün memleketlerde inşaat, müteaddit ve ayrı ayrı meslek ve meşguliyet grupları halinde toplanan birçok fert-lerin müşterek gayretfert-lerine tâbidir. Bizim memleketimizde bu gruplar, mimar, mühendis, mütehassıs müşavir, inşaatçı ve müteahhit, ikinci derecede müteahhit, inşaat tüccarı, inşaat kâtibi, mutemet, amele başı, mütehassıs işçi ve âdi işçiden müteşekkildir. Bütün bu gruplar mesaisinin ameli koordinasyonu, mazide, kısmen inşaat nizamnameleri, ame-leye müteallik tarifname ve kanunlar, fakat ana hatta pro-je ve zanaatın müşterek an'aneleriyle ifade olunan müesses bir seri teknik sistemlere ve münasebetlere tâbi olmuştur.
2) Bu anane ve münasebetler hiç bir zaman durgun olmayıp, umumiyetle tedricî değişmeler arzederler, ve bu değişmelerde ancak hafif tereffülerin farkına varılabilmek-tedir. Bu nisbi durgunluk hali, son zamanlarda sınaî, ikti-sadî ve içtimaî karakterdeki değişmelerden ciddî şekilde mütessir olmuştur. Bu değişiklikler yalnız inşaat maddeleri ve inşa ameliyesi üzerine değil, aynı zamanda, bilhassa daha yüksek mesken standartları talebinde ve âmme faa-liyetinin daha geniş ihtiyaçlarına tekabül etmek üzere, mi-mari faaliyet ameliyeye de tesir etmiştir. Bu inkişaf seyri, mühim müşküllerle beraber mürekkep bir çehre arzedeıı mimarî ve inşaî problemlere yol açmıştır. Şimdiye kadar ilmî bakımdan pek cüz'î bir ehemmiyet atfolunmuş bulunan bu problemlerden bazılariyle grupun diğer komisyonları meşgul
olacaktır, ve bu mevzuların da halline hâdim tedris deği-şikikleri projesinin tevsii işi, ancak bundan sonra kabil ola-bilecektir. Bu arada Komisyon, tekliflerini, ilmî bilgi ve ilmi araştırmalar bahsinde, teknik inkişaf bakımından daha şimdiden esaslı istifadeler temin eylemiş bulunan inşaatın muayyen bir sahasına hasretmek niyetindedir.
3) İmi metotlar yardımiyle, inşaata ait teknik porblem-lerin geniş ölçüde incelenmesi işi nisbeten yenidir. Bunun memleketimizde, son yirmi yıl içinae, ciddiyetle tatbiki sa-yesinde inşaat ameliyesinin ilmî temeli, eskisine nisbetle daha tam olarak ifade olunabilir. Müdakkiklerin, böyle bir çalışma için, büyük bir bilgi ve ihtisasa dayanan bir tekniğe sahip bulunmlan lâzımdır, fakat bu faaliyetin semerelerinin çok daha umumî bir bilgi yardımiyle, mimarlar ve inşaat teknisiyenleıi tarafından hayata geçirilebilmesi şayanı şük-randır. Mamafih muhtelif inşaat kollarında çalışan perso-nelin ilmi terbiyesinin ıslâhı, hem mühim hem de müs-taceldir. Bununla beraber arzu olunan mesleki ve teknik inkişaf, ıslahtan geçmiş tedris ve terbiye metotları vasıta-siyle ileri vnrdırılabileceği halde esas itibariyle terakkinin, bizatihi inşaatta ıslah olunmuş ameliyelerin yerleşmesi şar-tına vabeste buunduğu bedihidir.
4) Hali hazır durumun en zayıf noktalarından birisi, in-şaat tetkikatiyle inin-şaat ameliyesi arasında mevcut sırf tesa-düfi münasebetlerdir. Bazı kesif teşkilâtlı sanayi şubele-rinde, tetkikat neticeleriyle bunların tam randımanlı bir istihsâle tatbik; seyirleri arasındaki inkişafın mühim saf-haları az çok nazarı itibara alınmış ve teşkilatlandırılmıştır. İnşaatta ise buna benzer tertibat mevcut değildir, ve tek-nik ameliyenin terakki ve müteveccih inkişafı, şimdilik bi-ribirine zıt menfaatler çarpışmasının tesiri altında bulun-duğu için, ayni şekilde ihmale maruz bulunmaktadır. Es-kimiş, ananeye tâbi metotlarla böyle bir vaziyetin kontrolü imkânsızdır. Bu kontrol, bu hususlarda, ilmi bilgi ve me-todun daha geniş mikyasta istünâlini, meslek ve sanayi ara-sında daha kat'i ve müessir bir teşriki mesaiyi icap ettirir.
5) Bu esaslara göre inşaat ameliyesinde, ilmi tetkikle sistemli teknik bir inkişafın iştiraki esasına müstenit ısla-ha tâbi tutulmuş bir teknik ve an'ane tesisi imkânı elde edlebilir. Bu, mimarî ve inşaatı, daha yüksek bir muvaffaki-yet derecesine ulaştırır ve âtide ammenin gitgide fazlalaşan taleplerini karşılıyabilnıek işine fazlasiyle yardımı dokunur.
II. İlim ve İnşaat :
6) İnşaat ameliyesi, muhtelif bilgi ve hünere sahip bu-lunan müteaddit grupların teşriki mesaisini icap ettirdiği için, teknik ameliyeler bahsinde görüş birliğine ihtiyaç var-dır. Mutat ameliye şekillerine bir dereceye kadar inşaat ni-zamnamelerinde de tesadüf olunabilir, fakat bu nizamna-melerin tashih olunmuş şekillerinde bile ifadeler nâtamam-dır, ve gayeleri, teknik malûmat vermekten ziyade kontrol-dür. Ameliyeye ait standart tarifname ve kanunnamelerin son zamanlardaki genişletilmeleri işi, şayanı memnuniyet-tir, fakat buna rağmen bu sahanın büyük bir kısmına he-nüz temas edememektedirler.
inşaatın teknik ameliyesi işiyle, umumî olarak meşgul ola-cak şümullü bir ders mevzuu, veya mevzular grupuna olan ihtiyacın daha da devam edeceği hissini uyandırır.
8) Maamafih böyle bir tedrisin lâyikiyle müsmir olabil-mesi için, daima değişen ileri fikriyata açık bulunması lâ-zımdır. Bununla, beraber tedris heyetleri dahilinde, tedris olunan ameliyenin ıslahından sarfı nazar, yeni fikirler id-haline hâdim herhangi teşkilâtlı bir kuvvet mevcut değil-dir. Filhakika meslek veya sanayide bir istinatgâh elde et-meden önce, hiç bir yeni metot veya fikir umumî şekilde tedris olunamamaktaydı. Fazla olarak, ders programları mektep kitapları, ve imtihanların tertibi işinde lüzumlu bu-lunan tedris makanizması, ıslahat işini daima geciktirmiş, işkâl etmiştir.
9) Komisyon, müstakbel inşa ameliyesi inkişafının isti-nat etmesi gereken bazı umumî prensiplerin tesbiti husu-sunda gayret sarfolunması lüzumuna kanidir. Bu cihet hocalar için büyük bir kıymet ifade eder, çünkü, bu suretle onlar, birçokları aralarında herhangi bir bağla bağlı bulun-mıyan büyük bir tafsilât kalabalığına esir olmaktan kısmen kurtulmuş olurlar, bu husus onlara, mevzularının muhtevi-yatını mezkûr prensipler etrafında toplamak ve böylelikle tedrisatı daha sistemli ve ilmî bir tarzda inkişaf ettirmek imkânını verir. Bu keyfiyet, yeni fikirlerin, tedrisata daha serbestçe idhaline ilâveten, ona yeni bir hayat bahşeder, ve bu tedrisatın, amelî mesailin halli bakımından daha çok faydalı olmasını temin eder.
10) İleri teknik mevzular tedris olunurken, eskidenberi ilmî fikirlerden az veya çok istifade edilegelmiştir. Bu ci-het, teklif olunan ilmî tedris metodunun inkişafını kolay-laştırır. Maamafih aynı şey, gerek inşaat gerek ona bağlı mevaddı inşaıyeden bâhis mevzular hakkında varit değil-dir; bunlar, ilmî fikirlerin idhaline en az müsait bulunan teknik mevzulardır. Bu hususta yapılacak herhangi bir de-ğişikliğin şayanı arzu olduğu keyfiyetine kuvvetle kani bu-lunan komisyon, İkinci Raporunu esas olarak «İlmî bir te-mel esasına müstenit inşaat» bahsine tahsis edecektir.
III. Mimar ve İlim;
11) Yukarıda bahsi geçen teknik ve içtimaî tahavvüller, mimarın mevki ve faaliyeti üzerinde ister istemez müessir olur. Meslek veya sanayiin kontrolü dışında kalan, müna-kalâtta ıslahat, sanayi merkezlerinin tayini, ve içtimaî âdetlerde onu, ancak geniş bir organizasyonun tek bir ferdi olması bakımından alâkadar eder. Teknoloji inkişaflardan mütevellit değişmeler ise, ona doğrudan doğruya tesir eder-ler, meselâ meslekî sahada, mütehassısların İhtiyacın fev-kinde arttırılması temayülü gibi.
12) Komisyon, bu ve buna benzer meslekî tahavvülâtın akla gelebilen mahiyetlerini incelemek teşebbüsünde bulun-mamıştır. Fakat mübahaselerimize esas olarak, mimarların inşaatta ana hattı işgalde devam edegeleceklerini kabul
et-miş bulunuyoruz. Böylelikle hali hazırda onlar, müşterice gösterilen isteklerin yegâne tercümanlarıdır. Müşteri tek bir fert, yahut ta sivil veya milli bir otorite gibi teşkilâtlı bir grup olabilir. Burada «müşteri» tabiri, ammenin mima-rî veya inşaattan bulunduğu metalibatın bir ifadesi olarak kullanılabilir. Böylelikle mimarlara düşen ilk vazife,
müş-teri tarafından yapılan talepleri sarih bir kalıba sokmaktır. Saniyen ebniyenin bilfiil inşaları işine hâdim bütün faali-yet makanizmasının harekete getirilebilmesi için, proje ve
tarifnamelerin de, müşterinin taleplerini ifade vazifesiyle mükellef tutulmaları gerektir.
13) Vaziyet bu zaviyeden mütalâa edildiği zaman, müş-teriyle mimar ve mimarla inşaatçı arasındaki münasebet-lerin esas olduğu anlaşılır. Komisyon, bu münasebetmünasebet-lerin il-mî bir tetkike tâbi tutulmaları keyfiyetinin, ammenin mi-marî ve inşaattan beklediği hizmetlerin daha sarih, daha sistemli bir şekilde ifadesine ve bu taleplere cevap vermek-teki meslekî ve teknik kabiliyetin gittikçe daha da ıslahına yol açmaları lüzumuna inanmaktadır, ve bu umumî düşün-celere ait tedris safahatını üçüncü bir raporda daha mufas-salan incelemek niyetindedir.
14) Komisyon, mimari mesleğine has mimarî mesailin,
eskiden kâfi addolunduğundan çok daha geniş bil- bilgiye
ihtiyaç gösterdiği kanaatindedir. Filhakika mimarın, müs-takbel teknik problemler seviyesine ancak böylelikle ula-şabileceğine inanıyoruz. Fazla olarak komisyonun bu Rapor-lar yardımiyie açığa çıkarmak ümidinde bulunduğu veçhile, ilmî metot en nihayet mimarînin en esaslı problemlerinden bazılarını halle yardım edebilecektir.
15) İnşaata ait ilmî tatbikatın tetkiki, bu tatbikatın esasta, fizik ilmine istinat ettiğini göstermektedir. Maama-fih hali hazırda ilmî meotların şehircilik ve buna benzer mevzular gibi daha geniş mimarî şubelerine tatbiki husu-sunda kuvvetli bir temayül mevcuttur. Bu bilhassa iktisadî ve içtimaî şartlarla bağlı olarak ilmî metotların şimdi artık tedricen, mimar için pratik bakımdan faydalı olmaları ge-reken neticeler bahşettikleri mevzular da bir hakikattir. Bu inkişaflar eninde sonunda daha büyük plân ve proje problemlerinin bazılarına da müessir olmak mevkiindedir. Bu bakımdan, mimarinin, neticede bütün ilmî fikriyat sil-silelerinin tesiri altında kalacağı âşikârdır.
16) Böylece müdafaamızın ana hattı, İlmin mimarî ve inşaata her hususta tatbik olunabileceği hakikatinin meslekçe kabulünü teminden ibarettir. Bu, her mimarın akademik mânada bir âlim olması lâzımgeldiği mânasında değildir, fakat onun, ilmî fikriyatın hangi meseleleri alâ-kadar eylediğini anlıyabilmesi ve bunlardan istifade etme-sini bilmesi lâzımdır. Böylelikle ilmî bir bilgi zeminine sa-hip bir mimar, fazla olarak ilmî tetkikler neticelerini takdir ve istimal edebilmek iktidar ve kabiliyetiyle mücehhez bu-lunacak ve mütehassıs ve müşavirlerce ortaya atılacak ayrı ayrı projelerin yekdiğerleriyle rekabet halindeki iddiaları arasında daha dürüst bir tefrik yapabilmek vaziyetinde ola-caktır.
17) İşte bütün bu hususat, Komisyonun göz önünde bu-lundurduğu esas gayeleri teşkil eder. Bunların lâyikiyle ba-şarılabilmesi için, mimarî kurslara sadece ilmî mevzuata ait cüz'î bir malûmat ilâvesi kâfi değildir. Bunun temini, ilmî bilginin kâfi bir kuvvette olması, ve fazla olarak ilmi metodun ehemmiyetinin takdiriyle beraber, hem mimarî etüt hem de mimarî ameliyede istimali şartına vabestedir. Bu problemlerin böyle bir zaviyeden tetkikiyle elde oluna-bilecek menfaatlar büyük bir ehemmiyeti haizdir, ve komis-yon bütün bunları tamamlanmış Raporlar serisi içinde da-ha tam olarak izah edebilmek ümidindedir. Bu gayenin, Grupun, diğer Raporlariyle de kuvvet bulacağı kuvvetle muhtemeldir.
Ihti-yacm ayni derecede müstacel bulunduğu diğer akraba mes-lek ve meşgalelerde de buna mümasü inkişaflar için, onlara cesaret ve istikamet verebileceğine inanmaktadır. İnşaat sanayiine ,bu mânâda rehberlikte bulunmak bahsinde mes-leğe verilen bu fırsat, her türlü ciddî mülâhazaya lâyık bir fırsattır.
KISIM I I — MİMRÎ TEDRİSTE İLİM IV. Tedris usulünün iskeleti:
20) Bahsi kolaylaştırmak maksadiyle, komisyonun tek-lifleri, mevcut mimar mekteplerinin ekserisinde takip olu-nan tedris usulüne uygun bir tedris iskeletiyle hemahenk olarak işlenmiştir. Bu husus, mezkûr mekteplere, gerek tek-lif olunan değişikliklerin hakikî mahiyetlerinin takdiri ve gerekse, tedrisatın, dersleri mümkün mertebe az ihlâl ede-cek şekilde, bu esaslara uydurulması imkânını verir. Diğer taraftan komisyon, bu çerçevenin hali hazır haliyle daimî olarak muhafazası lâzımgeldiği düşüncesinde bulunduğu intibaını uyandırmak istememektedir.
21) Atideki şekiller, mimarî talebelerine ait kursların malûm tertipleri arasında kolaylıkla tefrik olunabilir;
a) 5 yıllık dolgun programlı kurs. Bu kurs: Ya (1) Üniversite derecesi
Ya (2) Üniversite veya bir mektep diploması
Veya (3) Eğer tasdikli bir mektep mevzuubahisse, R. İB. A. nın yüksek dereceli imtihanlarından muafiyet haklarının elde edilmesine yol açabilir.
b) 3 yıllık dolgun programlı kurs. Bu kurs; Ya (1) Üniversite veya bir mektep diploması
Veya (2) Eğer tasdikli bir mektep mevzuubahisse, R. İ. B. A. mn orta derece imtihanlanndan muafiyet haklarının elde edilmesine yol açabilir.
c) Yarım tedrisatlı kurs. Bu kurs, daha şimdiden her-hangi bir mimarî vazifede çalışanları, R. İ. B. A. nın orta ve yüksek derece imtihanlarına hazırları mahdut ahvalde, yarım tedrisatlı kurslar, orta derece imtihanlanndan mu-afiyetin tasdiki gibi bir mazhariyete sahiptirler.
22) Yukarıda hülâsa olunan üç kurs zümresi büyük bir tenevvü arzeder. Rapor, ilim meselesini ilk plânda ancak, 5 yıllık dolgun programlı normal bir kursa bağlı olarak mü-talâa eder. Daha sonra Komisyonca ileri sürülen tekliflerin diğer kurs tiplerine de uydurulabilmesi için gereken tashih-lere işaret olunur. (27 nci maddeye müracaat).
23) 5 yıllık dolgun programlı normal bir kursta az çok herkesçe kabul olunan üç esas merhale mevcuttur. Bunlar-dan birincisi, talebenin mimarî kursa kaydidir. Bu merha-lede talebenin daha evvelki 'tahsiline ve ondan istenilecek tahsil derecesine ehemmiyet verilmelidir. İkinci merhale ilk 3 yıllık tahsili ihtiva eder, ve bu merhale Raporda, Orta de-receli kurs adiyle anılacaktır. Üçüncü merhale, 4 üncü ve 5 inci tahsil yıllarını şamil olup, yüksek dereceli kurs (Ni-haî kurs) namiyle geçecektir. Bu merhaleler, umumiyetle ehemmiyetli meslekî ehliyet imtihanları bölümlerine, meselâ talebenin R. İ. B. A. mn stajieri olarak kabulüne, ve ayni teşkilâtın orta ve yüksek dereceli imtihanlarına tekabül etmeleri bakımından da ayrıca faydalıdırlar.
V. Mimarî kurslara kabul standartları:
24) Umumiyetle mesleğe dahil olacak bir talebeden beklenen tahsil şeraiti iki ayrı kısım halinde mütalâa olu-nabilir, yani, mesleğe giriş, ve yukarıda bahsi geçen muh-telif tedris kurslarından birine giriş.
25) Bugün R. t. B. A. ca bir stajierden istenilebilecek ehliyet vesikası, atide yazılı bulunanlardan bir tanesidir:
a) Tasdikli herhangi bir mektep şahadetnamesi. b) Tasdikli herhangi bir daha yüksek mektep şahadet-namesi.
c) Tasdikli bir mimar mektebinin duhul imtihanı ve-sikası.
d) Sivil mühendisler veya imtiyazlı mühendisler mües-seselerinden birinin ilk imtihan vesikaları.
e) Mimarî tedrisat heyetine emniyet telkin edebilen (ve bir kısmı resmi listede mukayyet bulunan) herhangi diğer bir imtihan vesikası.
26) «Bütün müracaatta bulunanların sağlam umumî bir malûmata sahip oldukları hususunda Heyete tatminkâr ve-saik İbraz eyJiyebilmeleri lâzımdır..», ve «bütün müracaatçı-lar resme dair muayyen bir bilgiye sahip bulundukmüracaatçı-larını gösterir resimler ibrazına mecburdurlar..». Bu kayıtlar ricinde, mimarî kursa girebilmek için yapılması gereken ha-zırlık tahsilinin mahiyetine dair başka hiç bir resmî kayıt mevcut değildir. Mevzular da hiç bir kayda tâbi değildir. Bilhassa ne fen ne de riyaziye mevzuubahistir.
27) Dolgun programlı mimarî kurslara duhul için talep olunan standartlara gelince, Üniversite derecesi kazanmak istiyen talebelerden üniversiteye duhul imtihanları, veya bu imtihanların muadilleri istenmektedir. Hali hazırda, ancak mahdut birkaçından maada, hiç bir üniversite bu gibi talebe gruplarından matematik veya fen bilgileri talep etmemek-tedir.
28) Üniversite derecesi almak istemiyen diğer dolgun programlı kurslar talebesi ise, yalnızca mevzuubahis mek-tep veya şubenin duhul imtihanlarını vermek veya bunlara muadil bir vesaik ibraz etmekle mükelleftir. Aynen birkaç istisnaî vak'a hariç, mezkûr duhul imtihanlarında da, hususî herhangi bir riyaziye ve fen bilgisi talep olunmaz.
29) Bu mülâhazalar aynen, gerek yarım tedrisatlı, gerek dolgun programlı kurslardan her ikisine de şamüdir, ve umu-miyetle mektep vesikası imtihanları talep olunan asgarî standarda tekabül eder. Bu seviye stajiyerlerden istenilen se-viyeye tekabü! eder. Böylelikle hali hazırda mesleğe gire-bilmek için aranılan fiili standart, resimden gayri diğer herhangi bir tercih kaydına tâbi bulunmaksızın, bir mek-tep vesikasıdır.
30) Şimdilik hiç bir hususî fen bilgisine ihtiyaç göste-rilmemesi, ve meslekî tahsilden önceki tahsil merhalesinde, talebelere ders mevzuları intihabında herhangi bir tavsiye-de bulunulmamasmdan gelen çok muğlak bir durumun or-taya çıkmış bulunması şaşılacak bir hal değildir. Gerçi bir çok talebeler muayyen bir fen bilgisine sahiptirler, ve hattâ aralarında birkaçı, daha yüksek bir mektep vesikası stan-dardını da kazanmış bulunabilirlerse de, ihtimal, kısmı azaminin kurslara fen bilgisine sahip bulunmadan girmiş olmaları yüzünden, diğerlerinin mücehhez bulundukları bil-giden de bilfiil pek cüz'î bir fayda temin olunabilmektedir.
31) Komisyon, böylece ortaya çıkan vaziyetin, sür'atle ıslahının temini maksadiyle, hemen teşebbüse girişilmesini icap ettirecek derecede ciddiliğine kanidir. Bu yüzden ileri-de mimari kurslara ileri-devam niyetinileri-de bulunan bütün tale-belerin muayyen bir fen ve riyaziye bilgisine sahip bulun-maları ve meslekten önceki tahsilleri sırasında kendilerine tedir.
müş-irülâtın bertaraf olunması icap etmektedir. Bu müşküllerde» Mx'l de, gerek mektep vesikası ve gerek daha yüksek bir mek tep şahadetnamesi için geçilmesi gereken imtihanlarda ara-nılan ders mevzularının genişliğidir. Fazla olarak, gerek mektepler ve gerekse talebeler bakımından, ders mevzuları-nın seçimi üzerinde tesir icra eden âmiller öyle mütenevvi-dir ki, memleketin her bucağından kopup gelen büyük bir talebe yığınının, ingilizceyle yabancı bir dilden gayrı, diğeı muayyen bir veya iki dersten fazlasında ehliyet kazanını;
julunmalarının temini müşkülât arzedet.
13) Gelen talebelerin evvelce devam etmiş bulundukları jrta tedrisat kursları ve diğer gündüz mektepleri için, muh-telif aıeslek kurumlarının hususi talepleri, bazı ahvalde,
hemt-n hemen gayrı kabili hal meseleler ortaya çıkarmaktadır'ar. Eğer fen bilgisine ihtiyaç gösteren meslek kurumla -n, kendi mevzu ve standart talepleri bakımından aralaı-'" la anlaşabilselerdi, bu mekteplerin mâruz bulundukları müşkülât, herhalde azalır, ve talebelere temin olunan hazır-„k devrinin kıymeti de, binnisbe artmış olurdu. Son zaman iarda mühendis kurumlarının bazıları arasında çıkan vt Birleştirilmiş Mühendis İmtihan Komisyonunun ihdasiyle neticelenen hareket, yalnız bu sebebin mahsulü bile olmuş olsa, gene şayanı tavsiyedir [1].
34) Bu, ve buna mümasil başlangıç imtihanları sadece, meslekçe terviç olunmuş bulunan meslekten önceki tahsilin mahiyeti hakkında malûmat vermekle kalmıyarak, ayni za-manda henüz gündüz mekteplerinde bulundukları sırada, muhtelif sebepler yüzünden, imtihandan muafiyet vesikası almamış bulunan talebeler için de çok müsait bir vaziyet ihdas etmiş olurlar. Eğer R. i. B. A. böyle bir başlangıç im-tihanı usulünün tesisine karar vermiş bulunursa, yukarıda zikri geçen gündüz mektepleri için yapılan ihtisasa
müte-tl] Birleştirilmiş Mühendis İmtihan Komisyonu son za-manlarda namzetlerin, talebelik ve komisyona dahil mües-seselerce talep olunan umumî malûmat imtihanları yoluyla derecelere göre imtihana tâbi tutulmaları maksadiyle tesis olunmuştur.
Komisyona dahil müesseseler, sivil, elektrik, bahriye, Mekanik, Belediye, Eyalet ve İnşaat Mühendis mektepleri, bahriye mimarı ve Kraliyet Tayyare cemiyetleri teşekkül-lerinden ibarettir.
allik metalibata hadden aşırı ilâveler yapılmasına herhal-de ihtiyaç kalmıyacaktır.
35) Mimarî hocalarının hali hazırda maruz bulunduk-ları engellerdeı-- biri de, talebelerin kurslara ilk başladıkbulunduk-ları sırada, ya hiç bir ilmî bilgi sahibi bulunmamaları, ve ya-hut ta ehliyetlerinin, gerek mevzu gerek seviye bakımların-dan, tedrisatın istinat ettirilmesini kabil kılan mütecanis bir temel teşkil etmiyecek derecede muhtelif bulunmasıdır. Bu yüzden komisyon, gerek fende, gerek riyaziyede muay-yen bir takım taleplerin tesbiti için, münasip anın gelip çat-tığı kanaatindedir.
36) Umumiyet itibariyle başarılabildiği takdirde, komis-yon, talebelerin, riyaziye, fizik ve kimya bilgilerinde hiç ol-mazsa mektep vesikası seviyesine sahip bulunmaları husu-sundaki bir talebin mükemmel bir temel vazifesi görebile-ceğine inanmaktadu'. Maamafih komisyon, yukarıda zikri geçen sebeplerden dolayı umuma şamil böyle bir seviyenin istihsali keyfiyetinin daha birkaç zaman içni imkânsız
bu-lunduğu düşüncesinde olduğıindan, umumî, serî bir mu-1,
vaffakiyet ve mâkul bir çalışma esasına götüren şöyle bir şekil teklif etmektedir.
Talebelerin, riyaziyeden, ve bir de, fizik - kimya, veya diğer umumî fen mevzularından herhangi birisinden hiç değilse mektep vesikası seviyesine ulaşmış bulunmaları talebi...
37) Kimya herhalde bir ilâve mevzuu olarak şayanı ar-zudur, fakat bu mevzuun umumiyetle tahakkukuna imkân bulunmıyacağı düşünülmüştür. Bu yüzden zeylde işaret o-lunan mutasavver programlar, telebelerin kursa girmeden önce, Kimyay; Başlangıç dersleri görmedikleri esasma da-yanmaktadır. Umumiyetle denilebilir ki, zamanla, kursa giriş için daha yüksek bir bilgi seviyesine ulaşılabilirse, mi-marî kursta tashihat icrası suretiyle bu imkânlardan der-hal istifade temini güç olmıyacaktır. Yürksek ehliyetli mün-ferit talebelerin vaziyetine gelince, bu vaziyet, bu gibilerin, evvelce takip etmiş bulundukları ders zümrelerinden istis-naları suretiylr daima kabili haldir.
38) Stajiyerliğe gelince, komisyon, mesleğe bu tarikle da-hil olanların da, hem riyaziyede hem de herhangi diğer bir fen bahsinde mektep vesikası seviyesini haiz bulunmalarının kendilerinden talep olunması esası üzerinde musirdir.