• Sonuç bulunamadı

Yapı Sanatında Usullerin Yenilenmesi Mimarın Usulleri M. Lucien Bechmann Tercüme eden: Naci Meltem

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yapı Sanatında Usullerin Yenilenmesi Mimarın Usulleri M. Lucien Bechmann Tercüme eden: Naci Meltem"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Yapı Sanatında Usullerin Yenilenmesi Mimarın Usulleri

M. Lucien Bechmann Tercüme eden: Naci Meltem

(1-2 No.lu nüshalardan mabad) III. MÜTEAHHİTLERİN İNTİHABI Bu satırları kaleme alırken bilhassa genç mimar-ları istihdaf ediyoruz.

Mesleğimizin Fransada, şümulü istisnaî olan ka-nunî bir mes'uliyet darbesi altında olduğu unutulma-malıdır. Bu bir haksızlık olmakla beraber bir emri vakidir.

Bir binayı inşa ettikten sonra ,otuz sene zarfında mimar bir şahsın ölümünden veya mal zararından me-sul tutularak hakkında takibat yapılarak mes'ul edi-lebilmektedir.

Bunu bir misal ile izaha çalışalım:

Havagazı borusunun civarında bir silme çivileyen işçinin dikkatsizliği yüzünden tesisat borusuna çivi-nin çakıldığını farzedelim, korniş üstünden geçen bo-ru ancak merdivenle çıkılıp bakıldığı zaman görüle-bilmektedir. Kurşun boruya çakılmış olan çivi deliği tıkadığından 'tecrübeler sırasında bir kaçak görülme-miştir (*).

On beş yirmi sene sonra ya pasın çiviyi aşındır-masından veyahut herhangi bir tadilât sırasında sil-meyi ve boruyu delmiş olan çivinin çıkarılmasından dolayı bir zehirlenmeyi intaç eden bir gaz kaçırma hâ-disesi vukua gelmiş olsun. Mimar, inşaat sırasındaki murakabenin yapılmamış olmasından dolayı kanun muvacehesinde mes'ul mevkie düşebilir. Şu halde bun-dan nazarî olarak mimarın her şeyi görmesi ve her işçinin peşinde daimî olarak bir mürakıp bulundur-ması lâzımgeleceği neticesi çıkar ki bu da gayri müm-kün bir şeydir.

Bu tek misal bir işçinin liyakatsizliği, lâkayıtlığı ve hattâ bilerek baltalama hareketi yüzünden mimara terettüp edecek beliyeleri göstermektedir.

Projelerin tanzimi ve inşaatın kontrolü sırasında en tecrübeli ve mesleğinde titiz bir mimarın gayretleri kendisini teminat altında bulundurmaya kâfi değildir. Şu halde mimarın gerek bürosunda gerekse şantiyede kabiliyetli ve dikkatli kimselerle teşriki mesaiyi temin (*) Memleketimizde mimarın mesuliyet derecesi Fransadaki gibi değildir.

etmesi lâzım gelmektedir. Ciddî bir müteahhit, işçile-rini ihtimam ile seçer ve onları ustabaşılar ile takviye eder. İşte bunun içindir ki müteahhitlerin intihabının mühim bir ehemmiyeti olduğunu takdir etmekteyiz. Kanaatimizce mimar kendisinin kabule mecbur tutul-mak istenilen müteahhidi, herkesin dahil olabileceği bir münakaşayı kabule ve işin mükemmeliyeti isçile-rin ve teşkilâtının kalitesi üzeisçile-rinden tasarruf temin etmek üzere fiatlarım indirmek imkânını bulan, en ucuz fiat teklif eden kimselere işi otomatikman tev-die mecbur tutulamaz.

Yol, su ve emsali nafıa işlerinde mühendisler ta-rafından tatbik olunan usulleri bize misal olarak kar-şımıza çıkarırlarsa, kanunî mesuliyetlerin kabili kıyas olmadığını (*) ve gayrı mes'ul bir memur olan mü-hendisin devlet idaresi tarafından vazifeli birçok kon-trolü emrinde bulunduğu, buna mukabil mimara ve-rilen ücretin kendisinin şantiyede ayrıca ücretli daimî sürveyyan bulundurmasına imkân bırakmadığını haklı olarak ileri süreriz.

Mimarın hizmetlerini mühendisinkinden ayıran bir başka sebep daha vardır. Bina inşaat işleri umu-miyet itibarile daha karışık ve nafıa işlerindekinden fazla müteahhidin müdahalesini icab ettirdiğinden kontrol hizmeti bu yüzden daha suhuletlidir.

Nafıa işlerindeki müteahhidin basit bir tatbikatçı olması kifayetine mukabil mimarlığa taallûku olan in-şaat işlerinde müteahhidin hakikî teşriki mesai yapa-bilecek evsaftaki kimselerden olması lâzımgeldiği yu-karıda zikredilmiştir.

Hakikî mesaî birliği yapacak kimselerin tefriki tercihi, muayyen bir iş usulüne alışması, ve kendile-rinin ve müstahdemlekendile-rinin tanınmış olması lâzımdır. Bir mimarın kendisi tarafından tecrübe ve kabul edil-miş bir müteahhidi olması lâzımgeldiğini iddia edecek kadar ileri gitmiyeceğiz. Böyle bir şey kabul edile-mez, ancak mimarın etrafında iyi tanınmış müessese-lerin bulunması ve münakaşanın bunlar arasında ya-pılması şayanı tercihtir.

Tam bir itimadınız olmadığı bir müteahhidin, O Fransada mühendislerin mes'uliyeti mimar-larınki gibi değildir.

(2)

müşteriniz tarafından size kabul ettirilmesine aslâ muvafakat etmeyiniz.

İnşaat işlerinde muvaffakiyetin müteahhide bağlı olduğunu ve tavsiye ettiğimiz rasyonal usullerin tat-bikatında teşkilâtınızın, müteahhidin kabiliyetsizlliği, veyahut sadece faaliyetinin aksaklığının bütün mesai-nizin neticelerini tehlikeye koyabileceğini unutmayı-nız. Davet edilecek müteahhitlerin adedine gelince ne kadar çok müteahhit olursa o kadar fazla tenzilât el-de edileceği kanaatinel-de bulunan müşterinizin on on beş müteahhit davet edilmesi hakkındaki taleplerine karşı koymak lâzımdır. Eğer daveti tecrübe ettiğiniz müteahhitlere inhisar ettirmek fikrinde iseniz bunlar-dan birçoğunu sıralamak imkânını bulamayacağınızı tahmin ederiz.

Sonra münakaşa için dosyaları tanzim etmek si-zin için ve bu dosyaları tetkik ve fiyatlarını tesbit et-mek de müteahhitler için masraf ihtiyarını muciptir.

Bütün bu masraflar netice itibarile müteferrik masraflar faslı kanalından inşaat masraflarına intikal edecektir. Hakikî bir rekabetin, işe girmek isteyen kimseler arasında bir intihap yapılmak suretile temi-ni lüzumlu ve kâfidir. Bu takdirde tam bir fiyat bul-mak için dört beş talibin mevcudiyeti kâfi olup reka-betin serbestçe icrasına mâni olabilecek müteahhitler arasındaki anlaşmalara meydan vermemeğe gayret edilmeli ve şanslarını namuskârane denemek istemi-yen müteahhitler de bertaraf edilmelidir.

Bu düşünceler üzerinde fazla durmamızın sebebi inşaat işlerinde tatbik edilmesine lüzum gösterdiğimiz usullerin müdafaasını yapmak içindir.

A ç ı k m ü n a k a ş a :

Nafıa ve devlet inşaat işleri için uygun olan ye-terdik vesikasını ibraz edebilen her müteahhidin işti-rak edebileceği açık münakaşanın hususî işler için uy-gun olamayacağını söylemiştik.

M a h d u t e k s i l t m e :

Birinciye nazaran daha az tehlikeli ve iştirak edeceklerin adedini tahdid eden bu tarzın en şayanı tavsiye bir usul olduğunu iddia edemeyiz.

T e k l i f a l m a v e y a m ü s a b a k a u s u l ü :

Bu iki usul mimarın hususî müşterileri için in-şaat işlerine en uygun gelenidir.

Bu usul, inşaata ait dosyaları vereceğiniz ve tek-lif istiyeceğiniz müteahhitler arasından size sadık olan ve iyi tanıdığınız, sizinle çalışmak için mesai sarfede-cek olanları seçmek imkânını verir.

Ciddî müteahhit müşteri tutmak ve muhafaza etmek ister.

Teklif isteme için, inşaat tarzını, malzemeyi ve kullanmağa karar verdiğiniz sistemi tesbit etmeniz lâzımdır.

Müsabaka için mevzuun doneleri, elde edilmesi istenilen neticeleri tesbit edip müteahhitlere şu veya bu usulü teklif etme serbestisini bırakmak lâzımdır.

M i k t a r l a r ı n b i l d i r i l m e s i — F i a t b o r d r o s u ü z e r i n d e n t e k l i f :

Gayemiz, inşaatın maliyet masrafını 'indirmeğe matuf ve yenileşmiş bir tarzda mimarın usullerinin gösterilmesi olduğuna göre umumîleştirilmesi çok şa-yanı arzu olan bir inkişafı işaret etmeliyiz.

Mimar, metraj keşfi yapmakta tecrübeli bir ele-mana projesinin imalât miktarlarına aiıt tanzim ettire-ceği keşif teklif isteme- dosyası ile beraber müteah-hitlere tevdi eder.

Mühim ve masraflı olan bu işin ehemmiyetini izah edeceğiz.

Mimarın kontrolü altında tanzim edilen mevzuu-bahis keşif cetveli onun tasavvurlarına, uygun olacak-tır. Bu cetvel muhtelif imalâtın adet, tul, satıh veya hacimleri miktarlarını ihtiva edecek ve her madde-nin karşısında üç sütun bulunacaktır. Bunlardan mik-tar sütununu keşfi yapan dolduracak, yazısız olarak kalacak diğer iki sütundan vahidi fiyata ait olanı tek-lif sahibi dolduracak ve üçüncü sütunda ise yekûnlar bulunacaktır.

Yekûnlarm toplamı müteahhidin teklif ettiği u-mumî bedeli verecek olup, vahidi fiatları dahil edil-memiş ise ayrıca bu yekûna teklif sahibi tarafından masarifi umumiye ve kâr için yüzdeler ilâve edilecek-tir.

İşin derecei ehemmiyetinin meşru gösterebileceği tenzilâtı da lüzumunda teklif sahibi ayrıca yekûn üzerinde gösterebilecektir. Bu tarzda hareket, müte-ahhidin emeğini kolaylaştırarak projenin tetkiki ve teklifin verilmesi için çok daha az bir zamanın tesbi-tini mümkün kılacaktır.

Bunun başlıca faydası müteahhitliği miktar keş-fi tanzim ettirme masrafından kurtarmasıdır. Bu tarz-da hareket edilmediği halde münakaşa bilfarz vasatî altı müteahhidin çağırıldığı kabul edilirse her müte-ahhidin aynı işi ayrı olarak yaptırması lâzım gelece-ğne göre bundan mütevellt masrafların masarifi umu-miyeye gireceği bedihîdir.

Davet mektubunda miktar keşiflerinin müteahhitlere verileceği ve iş uhdesine verilecek olanın, m i k -tarı tasrih edilecek keşif ücretinin kendi tarafından tediye edileceği yazılacaktır. Bu usul taammüm ettiği takdirde bir iş için altı ayrı keşif yapmağa ihtiyaç kalmamış olacaktır.

Umumî şartnamede intihap edilen müteahhidin lüzum görüldüğü takdirde mukaveleyi imzadan evvel kendi mütehassıs elemanı tarafından keşif cetvelini kontrol ettirmesi için (meselâ sekiz gün) kadar bir müddet nazarı itibara alınacaktır; mukaveleyi imza ettikten sonra müteahhidin keşiflerdeki hatâ veya noksanlardan mütevellit herhangi bir müddeiyatta bulunmıyacağma dair hususat zikredilmiş olacaktır. Metraj keşfini yapana kendi tarafından ödenecek ay-rı bir ücret mukabilinde mimar, tekliflerin kabulün-den evvel mer'î olan fiat silsilesine göre mevcut ke-şif cetvellerinin biri üzerinde vahidi fiyatları yazdı-rarak, teklifler elde edildikten sonra götürü fiat

(3)

tek-liflerinde makul bir tenzilât yapılmış olup olmadığı-nı bu suretle tesbit edebilecektir.

Mimar tatbikat plânlarının son şeklini alması ha-linde imalât miktarlarında ehemmiyetli farklar olaca-ğını takdir edecek olursa miktar keşif cetvellerinde müteahhit tarafından teklif edilen götürü vahidi fiyat üzerinden muvakkaten anlaşma yaparak kes.bi kat'i-yet eden tatbikat projelerine göre miktarlar düzeltil-dikten sonra vahidi fiyat bordrosu üzerinden hesapla-nan mahsuplar nihaî götürü fiata tahvil edilir.

T e k l i f l e r i n t e t k i k i :

Kabul edilen tekliflerin mukayese ve tetkikinin ince bir ihtimamla yapılması lâzımdır. Programı kat'î bir işte yapılacak teklif götürü fiat veya tenzilât mik-tarının bildirilmesi ise mukayese kolaydır. Farklar ehemmiyetli olduğu takdirde karar vermek zaruridir.

Bununla beraber götürü fiat tekliflerinde her türlü yanılmayı önlemek lüzumlu olup çok dun gö-türü fiat tekliflerinin maddî bir hatâdan ileri gelmiş olup olmadığının anlaşılması için teklif yapanlar gru-bundan ayrılacak teklif sahibi ile konuşmak faydalı-dır. Teklifi yaptıktan sonra müteahhidin keşfinde mühim bir yekûnu unutmuş olması v e bunun tashihi-ni talep etmesitashihi-ni önlemek faydalıdır.

Eğer anlaşma imzalanmış ise .böyle bir itirazın kabulü mümkün olmıyacaktır. Bu takdirde ise müte-ahhidin zararına çalışacağını görerek —istisnaî olarak vicdanlı değilse— bu zararı malzemenin evsafından ve işin mükemmeliyetinden çıkarmağa kalkışmasın-dan da korkulabilir. Böyle bir- ihtimali bertaraf et-mek için müteahhitten keşfini göstermesi talep edile-rek fiat düşüklüğünün yanlış tefsir ve dikkatsizlikten ileri gelmemiş olduğuna kanaat getirilmesi lâzımdır. Bununla beraber en basit usul geçen maddede tavsi-ye edilen ıtarzm kabulüdür.

Konkur halinde, yalnız fiatlarm mukayesesi mev-zuujbahis olmayıp bilhassa ilerideki bakım ive işlet-me noktai nazarından, her cihetten teklif edilen sis-temlerin fayda ve mahzurlarının takdiri lâzımgelir. Fiat, bilhassa 'teçhizat hususunda karara müessir ola-cak başlıca âmil değildir. İnşaatta en pahalı sistemin en elverişli sistem olma-sı mümkündür.

A n l a ş m a y ı t e ş k i l e d e n e v r a k : Tatbikat plânlarının müteahhitlerin iştiraki >ile kat'î şeklini alması hakkındaki tasavvurlarımız hiç olmazsa bazı imalâta ait muvakkat ibir anlaşma te-mini neticesine vasıl olmak içindir. Bu muvakkat an-laşma kat'î proje serilerinin imzasından ve icabediyor-sa götürü fiat bedeline ait miktar v e evicabediyor-saf keşif cet-vellerinin gözden geçirilmesi ile nihaî şeklini alırlar. Nihaî anlaşmayı teşkil eden evrak yukarıdaki bendde teklif alma için zikredilmiş olanlar ise d e bunlar ara-sında tekrar gözden geçirilmiş ve tamamlanmış plân-lar yer alacak olup inşaatın seyrine ait grafik de ek-lenmiş olacaktır.

M u h t e l i f a n l a ş m a ş e k i l l e r i : a — Seri dö pri üzerinden anlaşma:

Teçhizata ait kısım larla alâkalı etüdler yapılma-dan evvel vazıh olmıyan plânlara istinaden âcilen baş-lanan inşaat için uygun düşen bir usul olarak kabul edilmiştir.

İnşaatın seyri esnasında bir çok defa fikirleri de-ğişen müşteriler için mecburîdir denilebilir. Fikrimiz-ce bu usul ortadan kalkmalı ve ancak evvelFikrimiz-ceden tes-biti gayri mümkün olan meselâ taş ocaklarının işletil-mesi ve tahkimi fena zemin üstünde temel işleri, müş-terek duvarların hedm ve yeniden inşası gibi hususî mahiyetteki işlere inhisar etmelidir.

Bu anlaşma usulünün bu tarzı icabettiren işlere inhisar etmesini tavsiye ederiz. Mimarın müşteri ile müşkilâta ve beklenmedik hâdiselere tesadüf etmesi-ne vahidi fiyat esası üzerindeki işlerde şahit olunur. Bu sistemde hesapların neticelerini almak ve kontrol etmek uzun olmakla beraber hakikî masrafları icaıb ettiren sarfiyat sonradan zuhur edip ekseriya ilk tah-minleri pek çok tecavüz eder.

6 — Götürü anlaşma :

Proje ve keşif hülâsası iyi tanzim edilmiş olmak şartile bu usul en şayanı tavsiye olanıdır. Mal sahibi-nin tahrirî .bir emri olmadıkça hiç bir fiat fazlalığının kabul edilmiyeceği tasrih edilmiş olan götürü usulün prensibi müteahhidi böyle bir emri istemeğe, mimarı da mal sahibinin imzasını almaya sevk edeceğinden masrafların kontrolü mümkündür. Mal sahibi bek-lenmedik bir hâdise ile karşılaşmaz, mimar da tahdi-yeye maruz kalmamış olur.

c — Toptan fiaıt üzerine anlaşma :

A z değişik ve biraz daha seyyal olan toptan fiat üzerine anlaşma usulü masraf meselesini gözden ka-çırmamağı bilen ve istenilen tarafa sevk edilme teh-likesine karşı durabilen mimar için şayanı tavsiyedir. Anlaşma, evvelâ yapılacak işlerin yekûn bedelini tes-bit eder, fakat mimar tadilât ve İlâvelerin yapılmasına lüzum 'görürse müşteri yazılı emir vermemiş olsa bile, evvelce götürü esas üzerinden bunları tesbit etmemiş ise vahidi fiyat üzerinden mimar bu işlerin masrafla-rını tediyeye mecbur kalır.

F i a t t e h a l ü f l e r i ş a r t l a r ı : Malzeme ve işçilik fiatlarmın, vergi ve içtimaî mükellefiyetlerin daimî değişiklikler gösterdiği buh-ranlı devirlerde teşebbüs sahipleri fiat ayarlamasına ait bir şart olmadan taahhüde bağlanmazlar.

S i g o r t a . Meslekî risklerini umumiyetle si-gorta eden mimar, müşterinin talebi veya kendi is-teği ile, mütehassıs bir teşkilât tarafından imalâtın kontrolünü temin eden (şantiyenin topyekûn sigorta-sı) nı akdedebilir.

Bu takdirde inşaatın müteahhitlerinin de buna muvafakat etmeleri zaruridir. Teklifte bulunacak mü-teahhitlerin inşaatın sigorta edileceğinden evvelceden haberdar edilmeleri lâzımdır.

(4)

IV — Tatbikat projelerinin nihaî düzenlenmesi: Müteahhitler taayyün etmiş, mimarın nezareti al-tında projenin tatbikatını temin edecek olan postalar teşekkül etmiştir. Her şeyden evvel plânların kat'îleş-mesine müessir olabilecek noktalar -tavzih edilmelidir. Temele ait bazı müphemiyetler var ise, projenin tak-riıbî surette gösterdiği derinlik ve genişliklerin kat'î olarak tesbiti için sondajlar ve lüzumunda mukave-met tecrübeleri yapılmalıdır.

Plânlar kat'î olarak tesbit edildikten sonra vakit kaybı ve fuzulî masrafı icabettiren bir iş yapmadığına emin olan işin müteahhitlerinden her biri, heyeti umu-miye içinde kendine ait olan kısmı tetkik edecektir. En müşkül mecburiyetleri icab ettirenlerden başla-mak üzere mimar alâkalı müteahhitleri ile kanalizas-yon, teshin ve asansör projelerini gözden geçirecektir.

Döşemelerin plânları ve binanın aksamı esasiye-si müteahhitlerin etüd büroları tarafından yeniden ele alınacak ve kat'î olarak yapılacak hesaplar, pro-jedeki takribi kotların yerine geçecek hakikî kotları verecektir. Büyük mikyaslı tatbikat detayları doğra-ma aksa-mı tatbikat etütleri ve çatı plânları ve tefer-ruat tafsilâtı tanzim edilecektir. Bu etüdleri derinleş-tirirken bunları tatbik edecek olanlar ile yapacağı muhtelif müşavereler sırasında karşılaştırırken keşif hülâsasmdaki tarifattaki tafsilâtın değişmediği pek nadirdir.

Tatbikat usullerinin, bilhassa muhtelif gruplarını müdahalesini icabettiren kısımların teşkilâtlandırılma-sı bazı değişikliklerin faydalarını meydana koyacak-tır. Mütehassıs müteahhitlerden fikir almakla onların izahatını dinlemekle mimar otoritesinden bir şey kay-betmez. Boruların geçirileceği yerlerin tayinine ait müşterek tetkikler, bunların her birinin mevkiinin tesbitine, her birinin yeri, geçidi ve istinat noktası ol-ması için elektrik, kalorifer ve su tesisatçısının yek-diğeri ile mutabakatlarının teminine yardım edecek-tir. Umumiyet itibarile bu bir çok tesisat borularına ait ihtilâflara badrum katlarında tesadüf olunur. Mi-marın bu hususta lüzumlu ve rasyonel bir etüd yap-maması halinde —ekseriya karşılaşıldığı üzere— ilk işe başlıyan tesisat müteahhidinin diğerleri düşünme-den kendi işini yapmasında mâna yoktur .

Şimdi, mimarın bürosunda bir ma.a etrafında ya-pılan işler evvelce iki tâli müteahhit arasında çapra-şık mesele halini alan aynı mevzuun halli için şanti-yede verilen randevu sırasında yapılır idi. Meselâ ka-lorifer kazanının mahalli zeminininin derinleştirilme-si için bir kalem vurarak tashih edilen seviye ko-tu şantiyede yerini bulması için bazı hedmiyat ve ima-lâtı icab ettirir.

İkmal edilmiş bir inşaatta, hazırlığın iyi yapılma-mış olmasından mütevellit hasıl olan haıtâlı işler ile rötuşlar umumiyetle çok az göze çarpar, çünkü son-radan yapılmış alıştırmaların hepsi gizlenmiştir.

Fakat binanın ömrü boyunca devam edip gide-cek olan tesisatın yekdiğerine girift olmuş vaziyeti-dir.

Daha evvel işini yapmış olan kalorifercinin su te-sisatçısına hiç yer bırakmamış olmasından dolayı za-vallı su tesisatçısının dolaştırmağa mecbur olduğu te-sisat boruları, bundan sonra gelen elektrik tete-sisatçı- tesisatçı-sının müsait yer bulamamasından dolayı tebatohurat neticesinde ileride mutlaka kısa devre meydana geti-recek ve nâkillerin izolasyonunu ve kıvrımlarını tah-rib edecek olan soğuk su borusu alttan geçmiş tesisat bu cümledendir. Tesisata ait teçhizatının fazla olduğu büyük bir binanın alt katı gezilmek suretiledir ki mi-marın teşkilâtçı evsafı hakkında bir bakışta fikir edi-nilebilir ve çalışma usullerini zamanımız ihtiyaçlarına intibak ettirenlerden olup olmadığı anlaşılabilir. Kot işaretlerinden maada, lüzumunda mimar plânlarında lüzumlu rumuzlar vasıtasile her mahallin döşemesinin cinsini, cidarın ne suretle düşünüldüğünü, tenvirat cihazlarının mevkiini ilh.. gösterir.

Hülâsa tatbikat projelerinde ve keşif hülâsasın-da hiç bir müteahhit ve ustanın iş görmek için ayrıç izahat almağa lüzum göstermiyecek şekilde her şey vazıhan idare edilmiş olmalıdır. Bu vasıl olunması müş-kül bir gaye ise de, hiç değilse bu hedefe çok yakla-şılmalıdır.

Plânlara, birçok daha büyük mikyastakiler ilâve edilmeli, demir, betonarme ve tesisat işleri için husu-sî seriler yapılmalıdır. Eski usullere göre meydana ge-tirilen bina inşaatında da bu tafsilâtlar yapılır idi; fa-kat bunlar her kısım müteahhidi için ayrı ayrı ve in-şaatın devamı sırasında hazırlanırlar idi. Bunlar, ihti-lâflara gecikmelere, şantiyede bitmek tükenmek bil-mez münakaşalara ve nihayet gayri kabili ictinab masraflara sebep verirler idi.

Ekseriya mimar, lüzumlu etüd ve teşkilât nok-sanlığından mütevellit gayri kabili islâh bazı arıza-lardan da kurtulamıyordu. Bu etüdlerin, şantiye faa-liyetine başlanmadan ve nihaî tatbikat projelerinin tanzimi ile müteahhitlere tevdiinden evvel yapılması ve yekdiğeri ile münasebetlerinin tesiri icab ettiğini aklı selim ortaya koyuyor, Mimarın iktiham etmesi lâzım gelen bu büyük gayreti yapması için bu lüzuma kail olması lâzımdır.

İ n ş a a t i ş l e r i n i n s e y r i g r a f i ğ i : Dakik bir ihzaratı tekemmül ettirmek için mimar tatbikatın fasılalarını tanzim edecek olan işlerin sey-rinin tarifesini yapacaktır. Müteahhitler daha intihab edilmeden evvel işlerin seyrine ait oldukça iptidaî plânın taslağından başlıyarak onu bütün tafsilâtını in-kişaf ettirerek vazıh bir hale getirmek, kat'î imkân-lar ile çerçevelemek lâzımgelecektir. Filhakika mu-hayyel, nazarî ve gayri kabili tatbik bir grafik yap-mak mevzuubahis olamaz.

Bu neticeye varmak üzere, işe başlamağa ait ha-zırlık yapılması ve malzeme temini ve işin fiilen icra-sma lüzumlu zamanlar için her kısım taahhüt faaliye-tinin ihtiyaç göstereceği zaman hakkında her işin ay-rı müteahhidi ile inceden inceye müdavelei efkâr et-mek lâzımdır. Bu müddetler, müteahhidin ve ona

(5)

mal-zeme temin edecek olanların imkânlarına, takım ve teçhizata, bulabileceği işçilere ve tasavvur edilen teş-kilâta tâbidir.

Tayin edilecek .müddetlerin kabU olduğu kadar kısa olması hakkında İsrar etmekle beraber yerine ge-tirmeğe kat'î olarak söz veremiyeceği bir müddeti ka-bul etmemesi için mimarın müteahhidi ikna etmesi lâ-zımdır. Eğer bütün alâkalılar iş programının tamamen ve her şeye rağmen riayet edilmesi lâzımgeldiğine ka-ni olmazlar ve onu tatbikat plânının ölçüleri kadar mübrem bir mecburiyet olarak kabul etmezler ise bu takdirde iş grafiği manâsızlık olur.

T e r k i p . Her müteahhidin kendi işlerini ya-pabileceği müddetleri elde edince mimar bunların ter-kibini yapacaktır. Her birinin başlama ve bitme ta-rihleri ile beraber bütün işleri bir cetvele geçirecek-tir. Bu tarihler her bir işin kendinden evvel gelen işin tam bitiminden evvel başlıyacak surette tertiplenmiş olacaktır. Bina inşaatı, bazı işlerin birden ve bazısı-nın yekdiğerini takip etmek suretile yekdiğerine gi-rift olduğu muhtelif cins işleri ihtiva etmektedir.

Nihaî neticeye varabilmek, grafiğe son şeklini verebilmek ve tam bir intibaka vasıl olunabilmesi için tarihleri ceste ceste tashih etmek üzere mükerrer kal-ke serileri yapılması lâzım gelecektir.

Bu mesainin her devresinde müteahhit grubu ile münakaşa etmek, noktai nazarlarını kaydetmek, iti-razların sebeplerini takdir etmek, düşüncelerini telif etmek icab edecektir.

İmalâtın sıralanması mevzuunda mimarın gele-neklere uymıyarak yeni buluşlar meydana koyması mümkündür. Bu takdirde eski usulleri alt üst etmek ekseriya çok güç olduğundan mimarın, yeniliklere ek-seriya muhalif olan müteahhitleri ikna etmeğe muvaf-fak olması lâzımdır. Bir misal olmak üzere bundan yirmi sene evvel iskeleti tamamen demir olan bir bi* nada, döşemelerin betonu dökülmeden evvel şakulî kanalizasyon, teshin ve kurşun boruların demir aksa-mı tamamlanınca döşemesine başlanmasına karar verdik. Döşemeler döküldükten, bölme duvarları ya-pıldıktan ve sıra işleri ikmal edildikten sonra delme ve doldurma işlerinden kaçınılması ve zaman kaybını önlemek için düşündüğümüz ve büyük bir dikkat is-teyen bu usulün kabulü için müteahhit ve işçileri ikna etmek kolay olmadı. Bunlara rağmen yaptırmağa mu-vaffak olduğumuz bu usulün neticesinde zaman ka-zancı çok büyük oldu.

Bu misali burada zikretmemizin sebebi halen ca-ri olan usulleca-rin rasyonel bir tarz olarak kabul edi-lemiyeceğini göstermek içindir. •

Alışılmış olan usullere bağlı kalmıyarak sanayi-de olduğu kadar inşa usullerinsanayi-de sanayi-de terakki imkânla-rının aranması ve bulunması mümkündür. Tetkik edi-lecek olanlar tarafından intibak edilmesi mecburî ad-dedilmedikçe iş programlarının bir kıymeti olmıya-cağı yukarıda zikredilmişti. İş programlarını her kısım inşaat müteahhitlerine imza ettirerek, bunları anlaş-maya esas olan evrak meyanına raptetmekte ve her

birinden bu programı tamamen tatbik edeceklerine dair teminat almakta ve gecikme halinde para cezası tatbik edileceğine dair maddelerin de mukaveleye ge-çirilmesinde büyük faydalar vardır. Genç mimarın bu rasyonel iş programı karşısında ve bilhassa grafik cet-vel muvacehesinde biraz tevehhüş edeceğini tahmin ederiz. Hiç bir mektebin tedrisatı onu, buna hazırla-mamış, hiç bir ders zihnini bu tarzdaki bir noktai na-zara tevcih etmemiştir. Bu itibarla ancak şantiye tec-rübesine düşüncesinin inzimamı ve zaman ile elde e-dilebilecek bu mesai dahi, bidayette küçük işlere, ta-mirata, ve çok basit şantiye teşkilâtına ait iş program-ları tanzim etmekle elde edilebilecektir.

V — Şantiyenin hazırlanması

İnşaatın ilerlemesini gösterir grafik tatbikat plânları manzumesini tamamlıyan bir vesika olduğu için bundan evvelki kısımda bundan bahsetmiştik. Şantiyenin hazırlanmasının ilk ve en mühim unsuru-nun bu grafiğin ihzari olduğu varistei beyandır. Şu halde bu kısımda bundan artık bahsetmiyeceğiz. Şan-tiyenin hazırlanmasının müteahhitlere terettüp eden bir vazife olduğunu ve mimarın zaten çok ağır olan bu çalışmaya ilâveler yapmaması lâzımıgeldiği ileri sü-rülmektedir. Esas itibarile şantiyenin hazırlanmasının taahhüde girişenlere ait bir keyfiyet olması itibarile bununla meşgul olunmasmı mimar onlara terkederek kendisine arzedilecek programa muvafakatini bildir-mekle iktifa edebilir.

Eğer işin heyeti umumiyesinin yapılmasını taah-hüt etmiş bir müteahhit olursa bu tarzda hareket mah-zurlu olmadığı gibi bu gibi ahvalde tavsiye edilen bir tarzdır. Fakat hali hazırda umumî taahhüt işleri için fennî bakımdan iyi teçhiz edilmiş taahhüt işleri mü-esseseleri az olduğu için umumî taahhüt mevzuu Fransada daha ziyade istisnaî bir mahiyet arzetmek-tedir. Bu hal şayanı esef olmakla beraber, diğer mem-leketlerde mükemmel işleyen bu rasyonel sistemin in-kişafı için gerekli vergi usullerinin ittihazı suretile i-lerıde bunların inşaat işlerine müdahalelerini ve mi-marın ağır yükünü tahfif ile yapı sanayiinin rasyo-nelleşmesine hizmet edecek olan kudretli inşaat şirket-lerinin inkişafını görmek çok şayanı arzudur. Fakat küçümsememek lâzımgelen bir tehlike vardır ki o da umumî inşaat müteahhitliğinin mimarı yalnız projenin sahibi olarak veyahut şantiyede ikinci derecede rolü olan müşavir-mimar olarak bırakarak yapının mutlak hâkimi haline gelmesidir. Halihazırda içinde çalıştığı-mız şartlara rücu edelim. Mimar bir çok müteahhitler ile mukavele akdetmiştir, şayet şantiyenin teşkilâtlan-dırılmasını onlara terkederek bu mesele ile alâkadar olmazsa bunun neticesinde intizam ve irtibat noksanlı-ğı doğar ve bundan şantiyenin muntazam olarak işle-mesi zarar görür. Aynı şantiyenin on muhtelif iş mü-teahhidine şantiye teşkilâtı yaptırmak bir kıt'ayı harbe başsız olarak sürmek demektir. Şantiyeyi teşkilâtlandır-mak ile tavzif edilmiş ve bu bakımdan diğer müteahhit-ler üzerinde bir tekaddüm hakkı olan bir kılavuz-mü-(arkası 92 nci sahifede)

(6)

şılanmaktadır. Buna ilâveten, fakir mahallelerin or-tadan kaldırılmasını derpiş eden projelerin hükümet-ten malî yardım görmesi için bu projelerin ikamet-gâh inşasına matuf olmaları icap etmektedir.

1950 senesi şubat ayma kadar 37 şehre, şehrin imarına matuf programın tatbikat sahasına konması için hibe esasları dahilinde yardımın sağlanması tas-viıb edilmişti.

Birleşik Amerika şehirlerinde bulunan fakir ma-halleler tedricen ortadan kalkmağa başlamıştır. Ma-mafih, takdir olunacağı veçhile bu iş bir günde ikmal edilemez. Bir şehrin gelişmesi dinamik olduğundan tez ne kadar dikkatle hazırlanmış olursa olsun mu-vaffakiyetin elde edilmesi için teferruat daima ince-lenmelidir. Bu sebeple bütün plânlama ve tatbikatın teferruatı, millî bakımdan ehemmiyetli olan umumi hususlar hariç, şehrin yerlilerine bırakılmalıdır.

Şimdiye kadar kaydedilen ve kaydedilmekte olan terakki, kemiyet ve keyfiyet bakımından şayanı tak-dirdir. Bu terakki, mazide «fakir mahalleleri ıslâh» etme tarzından esaslı surette farklıdır. Bugün elde edilen başarı, eski bir devrin sonunu temsil etmekte-dir.

(Baş tarafı 83 üncii sahifede)

teahıhit seçmek suretile bu mahzura bir çare bulmağa çalışılmıştır. İntihab edilen müteahhit, göreceği vazife-yi başarabilecek kabiliyette olursa bu usulün muvaf-fak olması lâzım gelmekte ise de ekseriya bu şart te-min edilememektedir.

Esasen şantiyenin teşkilâtlandırılması, muhtelif i-malâta ait işçiliklerin ne suretle meydana getirileceğine ait tasavvurların iyi bilinmesine mütevakkıf bulundu-ğundan, plânını hazırlarken bunun tatbik mevkiine ko-nabilmesi için gerekli usul ve fennî imkânları da tasar-lamış olan mimarın şantiyenin teşkilâtlandırılması için lüzumlu unsurları tamamen haiz olacağı şüphesizdir.

(Devamı var)

r : ^

BUNLARI BİLİYOR MU İDİNİZ ?

O Belediyenin yaptırdığı ucuz evlerin, banyo, mutfak, oda gibi piyeslerinin ölçüleri, kat irtifaları halen vatandaşlar için mer'i yapı talimatnamesindeki as-garî ölçülerinden daha küçük olduğunu,

O Türkiyede 730, Fransada ise 34.000 belediye mev-cut bulunduğunu,

O Yerli ve ecnebi çimento fiatlarmı ayarlamak için iki ay önce Ekonomi ve Ticaret Bakanlığında toplanan komisyonun, yerli çimento fabrikacılarının tazyiki

ile işi askıda bıraktığını,

O Karabük fabrikalarının üç ay önceki -tevzi listesi mucibince vermeği kabul ettiği demirlerin ancak % 20 sini verebildiğini,

O Eskişehirde 1000 adedi 35 liraya olan makine tuğ-lasının tren nakliye ücretlerinin yüksekliğinden İstanbul'da ancak 70 liraya mal olabildiğini, O İstanbul Belediyesi 1952 bütçesinin 52 milyon

lira-ya çıktığını bunun 1950 ye nazaran 8 milyon kadar fazla olduğunu, bu artışın gelir vergisi, gümrük resmi gibi devlet gelirlerinin artışından ileri geldiğini!..

O 1951 de ithal edilen inşaat malzemesi mikdarı 1950 ye nazaran % 40 daha fazla, olduğunu, buna

rağ-men demir ve çirağ-mento da elan buhran bulunduğunu, Biliyor mu idiniz ?

Referanslar

Benzer Belgeler

Şu halde mükemmel mimar, inşaatın ha- kikî âmiri bu üç yardımcının teker teker mütehassıs ol- dukları kısımlarda onlar kadar bilgi sahibi olmamakla beraber onları sevk

Teverius kapısı: Bu kapı, şimdi tophane kapısı is- mi ile anılan mevkide bulunmakta iken 1844 senesin- de Mazhar Paşa tarafından yıktırılmış olup, kapıdan

İsveçte Hastahane İnşaatında Yeni Cereyanlar: Çeviren: Adnan Kolatan 121 Muhtelif San'atlann Teşekkül ve Menşe leri Y. Mimar Naci Meltem 127 Sığmak İnşası Usulleri Y.

^ Bu altı muhtelif ameliye için gerek ufkî, gerek şakulî istikamette nakliyata, tevzi odalarına, makine dairesine, kurutma odaları ile, yıkıma dairesine, çamaşır tamir

Terfi tablosunun ucuna ikisi halkalı biri çengelli olmak ve halkalar arabanın iki koluna ve çengelli uç da tekerleğe takılmak suretile beton dolu el ara- balarının yerden

Bu nazariyeye göre, insanlarda tenef- füs edilen havanın harice çıkarılması hareketleri, adalelerin zorlanmasını mucip olan hareketlerden çıkan sesler musiki v e şiirin

Projesinin ihzarında olduğu kadar onun tatbikinde ve eserin tam olarak ikmaline san'atkârane işleri ile az veya çok yardım edecek olan san'atkâr ve işçileri intihap ve

Kullanılan kaynak ünitesi, eldeki işe doğru olarak uygulanırsa, çok ince saçlardan birkaç inç kalınlığındaki levhalara kadar olan malzeme kalınlıkları aralığında çok