Yeni açılan salondan görünüş
İ S T A N B U L A R K E O L O J İ M Ü Z E L E R İ
SİKKE, MADALYA VE ZİYNET EŞYASI KOLEKSİYONLARI
Rüstem D U Y U R A N İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü
İstanbul Arkeoloji Müzelerinin dünya çapında önemi haiz olan Sikke, Madalya ve Ziynet Eşyaları Koleksiyonlarını yeni baştan tertip ve tanzim ederek ziyaretçilerimizin istifadelerine arzetmiş bulunuyoruz.
Geçen yüzyılın ortalarındanberi kazılarda meydana çıkan, define olarak tesadüfen bulunan, satınalma veya hibe suretiyle devlete intikal eden sikke ve çeşitli ziynet eşyası zamanla büyük bir koleksiyon teşkil edecek mahiyet almıştı. Bu koleksiyonu 1937 yılında Müzenin üst kat salonlarından birinde teşhir et-mek mümkün olabilmiş ise de (1) birkaç yıl sonra, İkinci Dünya Savaşının başlaması üzerine, müzenin diğer kıymetli eserleriyle birlikte bu eserler de pasif korunmağa tâbi tutulmuşlar ve Mü-zeden uzaklaştırılmışlardı. Dünya Savaşını müteakip Müze
bina-(1) Koleksiyonların açılışı münasebetiyle Aziz Oğan tara-fından yayımlanan makale: (T. T. K. Belleten, Sayı 2, 1937, sah. 507/12).
sının büyük çapta onarılması, sikke ve ziynet eşyası koleksiyon-larının yeni baştan tertip ve tanzimi ve halkın istifadesine arzını istemeyerek, geciktirmeğe sebep olmuştur.
Koleksiyonlarımızı tertip ve tanzime başlarken üzerinde dur-duğumuz en mühim mevzular yer ve ışık meseleleriydi. Filhaki-ka evvelce bir salonda toplanmış olan Sikke, Madalya ve Ziynet Eşyaları — bugünkü müzecilik tekniğine göre — sıkışık bir du-rum arzediyorlardı. Bu malzemeye son onbeş yıl içinde Müzemize çeşitli yönlerden maledilen yeni buluntuları da katarsak bir sa-lonun hiçbir şekilde kâfi gelmeyeceği âşikârdı. Bu sebeple Sikke ve Madalya Koleksiyonlarını eski salonda teşhir ederken Ziynet Eşyası için yeni bir salonun tahsisini uygun ve zarurî bulduk.
Işık meselesine gelince: Gerek Sikke ve Madalyaların, ge-rekse Ziynet Eşyasının bulunduğu salonlar Müzemizin en fazla ışık alan salonlarından olmakla beraber, teşhir edilen eşyanın umumiyetle küçük ve çok ince işçilik arzettiklerini dikkat naza-rına alarak bilhassa sun'î ışıktan faydalanmağa gayret ettik. Işık
EFES
Fildişi arslan heykeli Tabiî büyüklük
tertibatı zamanla bazı hususlarda ıslaha muhtaç olmakla bera-ber ziyaretçilerimizin bu nefîs ve nadide eserleri rahatça ve zevkle ziyaret edebileceklerini ümit ediyoruz.
Sikke Kabinemiz:
Miktar ve muhteva bakımından dünyanın sayılı kabinelerin-den birisi olan Sikke Kabinemiz halen altın, gümüş ve bakır ol-mak üzere 215 bini mütecaviz sikkeye maliktir. Bu sikkeler M. E. sekizinci yüzyılın sonlarından, yani ilk sikkenin
kullanılı-şından itibaren bugüne kadar geçen yirmiyedi asırlık uzun devre içinde gelip geçen muhtelif devletler tarafından darbedilmişlerdir. Umumiyetle İslâmî ve garyri İslâmî olmak üzere iki büyük gru-ba ayrılmış olan sikkelerimiz, kronolojik esaslar gözönünde tutu-larak madenî çekmeler içinde muhafaza edilmektedirler. Teşhir salonunda madenî vitrinlerde tertip ve tanzim edilmiş olanların miktarı 4633 ü bulmaktadır ki, bunlar tarih ve sanat bakımından koleksiyonumuzun en mutena parçalarını teşkil etmektedirler.
Çengelli iğne Sardes
Teşhirdeki sikkelerimizin büyük kısmı 1937 tertip ve tanzim esas-larına sadık kalınarak kronolojik bir tasnife göre yerleştirilmiş bulunuyorlar. Böylece ziyaretçiler, ilk sikkeyi darbetmiş olan Eski Lydia kırallığınm sikkelerinden başlamak üzere Eski Yunan, Roma, Bizans ve çeşitli Avrupa devletlerine ait olan sikkeleri ve nihayet Emevî, Abbasî, İran, Afgan, Selçuk, Osmanlı., gibi İslâmî devletlerin seçme sikkelerini rahatça tetkik edebilmektedirler.
Kronolojik esaslara göre tasnif edilmiş olan büyük kısmın haricinde, hususî bir vitrinde, muhtelif zamanlarda Müzemize maledilmiş olan irili ufaklı definelerden seçilmiş örnekler bir arada gösterilmiştir.
Madalyalarımızı da yeni baştan tertip ve tanzim etmiş bulu-nuyoruz. Altın, gümüş, bronz, bakır ve nikelden imal edilmiş olan madalyalarımızın 184 adedi Osmanlı, 107 adedi İsveç, İspanya, Avusturya vesair yabancı devletlere aittir.
Muhafazaları maalesef çok güç olan kurşun mühürlerden Kabinemizde İslâmî ve gayri İslâmî olmak üzere halen 2046 adet kurşun mühür mevcuttur ki, bunlardan yetmiş dokuz adedi, yüz yirmi altı adet cam vezinle birlikte, salonun nihayetinde ayrı bir vitrinde teşhir edilmektedir (2).
Sikke kabinemizdeki eserlerin büyük kısmı yerli ve yabancı âlimlerin sistemli ve sabırlı çalışmaları neticesinde Türkçe ve ya-bancı dillerde olmak üzere yayınlanan kataloglar vasıtasiyle ilim âlemine tanıtılmıştır. Ayrıca gayri İslâmî sikkelerden halen teş-hirde bulunanların büyük kısmını içine alan rehber de yayınlan-mış bulunmaktadır (3). İslâmî sikkeler hakkında da aynı tipte bir rehber hazırlanmaktadır.
Ziynet Eşyası Koleksiyonları :
Ziynet Eşyası Koleksiyonumuz altın, gümüş, fildişi, akik, zebercet vesaire gibi kıymetli maden ve taşlardan imal edilmiş maddî ve manevî değerleri ölçülemeyecek derecede yüksek eser-leri ihtiva etmektedir. Umumiyetle taçlar, küpeler, gerdanlıklar, kordonlar, yüzükler, madalyonlar, bilezikler, mühürler, bandlar,
(2) Bak: Halil Ethem: Müzei Hümayun Kurşun Mühürler kataloğu, İst., 1905.
J. Ebersolt: Catalogus des Sceaux Byzantins, Paris, 1922. (3) E. Bosch: İstanbul Arkeoloji Müzeleri Eski Sikkeler Rehberi, I. Bölüm, İstanbul 1951. İslâmî sikkeleri münferit grup-lar halinde inceleyen çeşitli neşriyat hakkında bu rehberin sonun-da bilgi verilmiştir.
boncuklar, tepsiler, kadehler, insan ve hayvan., figürlerinden te-şekkül eden bu eserler, beş bin yıllık insanlık tarihinin en mahir sanatkârlarının büyük bir itina ve sabır ile yarattıkları bir bedia-lar meşheridir. Eserlerin büyük kısmı batı ve güney Anadolu ile, bugün millî hudutlarımız dışında kalmış olan Suriye, Filistin ve Irak'ın eski medeniyet merkezlerinde (meselâ Troia, Efesos, Sardes, Sidon, Kargamış, Nippur, Telhalef, Asur, Babil.. gibi) yapılan kazılarda bulunmuşlardır. Geri kalanları ise münferit buluntu halinde ele geçen veya satın alınanlar teşkil eder. Bu koleksiyonların teşhirinde, bir kısım eski vitrinlerden istifade edilmiş olmakla beraber, bilhassa yeni yaptırılan dört tarafı camlı vitrinler de kullanıldı. Tanzim ve tasnifinde ise büyük kazı mer-kezlerinde bulunarak Müzeye maledilmiş olanları kendi grupları içinde, zaman bakımından az çok bir yakınlık teşkil ettikleri mülâhazasiyle bir arada teşhir etmeği ve ancak grupların heyeti umumiyelerini dolapların müsaadesi nisbetinde kronolojik bir sıraya göre tertiplemeği uygun bulduk. Böylece ziyaretçilerimiz Troia, Nippur, Babil, Sidon, Asur, Sardes, Efesos.. kazılarında bu-lunan kıymetli eserleri kendi grupları içinde tetkik edebilecekler-dir. Bu meyanda münferit olarak ele geçen eserler de kronolojiye sadık kalınarak kendi janrları içinde ve bir arada takdim edil-miştir. Bizanten eserlerden ise müstakil bir grup teşkil ediledil-miştir. Nihayet Trakya'da Vize bölgesinde yapılan kazılarda ele geçen umumiyetle gümüşten mamul Roma devri eserleri de diğer gü-müş malzeme ile birlikte ayrı bir camekânda toplanmıştır.
Halen teşhirde olan irili ufaklı eserlerin miktarı 1800 par-çaya baliğ olmaktadır. Bu eserlerin çoğu hâfirler tarafından mu-fassalan yayınlanmış ve ilim âlemine tanıtılmış (4) ve bazı reh-berlerde (5) bahsedilmiş olmakla beraber Koleksiyonumuzu, ziya-retçilerin istifadesini gereği gibi sağlayacak şekilde, bir arada gösteren bir rehberin hazırlanması için gerekli çalışmalara baş-lanmıştır.
(4) Meselâ: C. Densmore Curtis: SARDİS, Vol. XIII, Je-welry and Gold Work, 1925.
David G. Hogarth: Excavations at Ephesus, London 1908. A. M. Mansel: Trakya hafriyatı (T. T. K. Belleten, sayı 13, 1940, ssh. 8 9 - 1 1 4 )
(5) A. Joubin tarafından yayılanan küçük rehberde (Muse Imperial Otoman Bronze et Bijoux, catalogue sommaire, 1898) ancak 1898 yılına kadar Müzeye intikal etmiş olan 284 kalem eser kısaca zikredilmektedir. Seçme Bizans Eserleri, bak: N. Fıratlı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Seçme Bizans Eserleri rehberi, İst.