İklim Değişikliği Koşulları Altında Su
Kaynaklarının Sürdürülebilir ve
Entegre Yönetimi
Doç. Dr. G. Duygu Semiz Ziraat Fakültesi
Tarımsal Yapılar ve Sulama bölümü [email protected]
SU VE TOPRAK KAYNAKLARIMIZ
• Su kaynaklarının konum ve zamana bağlı olarak nitelik ve miktar olarak kısıtlı bir kaynak olmasına karşın, ekonomik yapı ve hayat standartlarına direk etkisinden dolayı çok önemli bir girdi ve bu
kaynakların kullanımına yönelik talebin sürekli artışı söz konusudur. Bu talep, hayatın devamı ve hayat standardının yükseltilmesi için zorunlu bir girdi olarak görülen bu kaynağın değerinin, gün geçtikçe fosil
• Tarih içinde de en ilkel kabilelerden be yana çok değerli kabul edilen bu kaynağın kullanılması toplumlar arasında anlaşmazlıklara hatta
savaşlara yol açmış, yeterli su kaynağını sağlayamayan çoğu uygarlık ya daha uygun yerlere göç etmiş ya da uygarlığı yok olma tehlikesi ile
karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde teknoloji ne kadar ilerlemiş olsa da su kaynakları konusundaki anlaşmazlıklar gerek toplum gerekse
ülkeler arasında çözümü karmaşık problemler olarak uluslararası politikalarda dahi önemli rol oynamaktadır.
• Bu kapsamda su kaynakları yönetim çalışmaları, günümüzdeki
gereksinimlerin karşılanması hedefi yanında kaynak için de en uygun kullanım türlerinin konum ve miktarının belirlenmesinde yol gösterici olmalıdır. Verimlilik sadece su kaynakları açısından değil, kaynakla ilişkili tarımsal faaliyet, toplumsal durum, enerji maliyetleri gibi
parametreleri de göz önünde tutarak, bölgenin ekonomik gelişiminde aktif rol oynamalıdır. Aynı zamanda su kaynaklarındaki sürdürülebilir etkin bir yönetimi, yaşamını bu kaynak ile paralel yürüten ekosistem içindeki diğer sistemlerin de devamlılığını, tehlikeye atmadan
sürdürebilmesini sağlayacak ve doğal dengenin zarar görmesini büyük ölçüde engelleyecektir.
• Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3’tür. Bu suların %97,5’i
okyanuslarda ve denizlerde tuzlu su olarak, %2,5’i ise nehir ve göllerde tatlı su olarak bulunmaktadır. Bu kadar az olan tatlı su kaynaklarının da %90’ının kutuplarda ve yeraltında bulunması
sebebiyle insanoğlunun kolaylıkla yararlanabileceği elverişli tatlı su miktarının ne kadar az olduğu anlaşılmaktadır.
• Türkiye'deki su kaynakları, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmaktadır. Su kaynaklarının içme-kullanma, tarım, endüstri, enerji üretimi, su ürünleri üretimi, turizm ve rekreasyon faaliyetleri amacıyla tüm kullanıcıların hizmetine sunulması ve korunması
devletin önemli görevleri içinde yer almakta ve bu hizmet, kamu hizmeti olarak adlandırılmaktadır.
• Kamu hizmetleri hukuksal olarak, "belli zamanda ve mekanda ortaya çıkan, sürekli ve düzenli bir şekilde tatmin edilmesi gereken genel ve kolektif özellikler arz eden, bir ihtiyacın karşılanması için yapılan
faaliyetler" olarak tanımlanmaktadır. Belirtilen bu tanımdan hareketle, su teminine ve korunmasına yönelik faaliyetler, çok çeşitli kamu
• Kara sınırlarının uzunluğu 2.949 km ve kıyı sınırlarının uzunluğu 7.816 km olan Türkiye'nin toplam sınır uzunluğu 10.765 km'dir. Batıda
Yunanistan ve Bulgaristan, doğuda Gürcistan, Ermenistan,
Azerbaycan/Nahçıvan, İran, güneyde Irak ve Suriye ile kara sınırları vardır. Türkiye'de dağlarda bulunan küçük göllerle birlikte 120'den fazla tabii göl bulunmaktadır. En büyük ve en derin göllerimizden
yükseltisi 1.646 m olan Van Gölü'nün alanı 3.712 km2'dir. İkinci büyük
göl, İç Anadolu'daki Tuz Gölü'dür. Derin bir göl olmayan Tuz Gölü'nün denizden yüksekliği 925 m, alanı ise 1.500 km2'dir.
• Yurdumuzda tabii göller dışında, 778'i baraj, 477'si alçak baraj (gölet) olmak üzere toplam 1.255 adet depolamalı tesis bulunmaktadır.
Bunlardan bazılarının yüzey alanı; Atatürk Barajı 817 km2, Keban Barajı
675 km2, Karakaya Barajı 268 km2, Hirfanlı Barajı 263 km2, Altınkaya
• Türkiye göllerinin yanı sıra akarsuları açısından da zengin bir ülkedir. Kaynakları Türkiye topraklarında olan birçok akarsu değişik denizlere dökülür. Karadeniz'e Sakarya, Filyos, Kızılırmak, Yeşilırmak, Çoruh
ırmakları; Akdeniz'e Asi, Seyhan, Ceyhan, Tarsus, Dalaman ırmakları; Ege Denizi'ne Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz ve Meriç
nehirleri; Marmara Denizi'ne Susurluk/Simav Çayı, Biga Çayı, Gönen Çayı dökülür. Ayrıca Fırat ve Dicle nehirleri Basra Körfezi'nde, Aras ve Kura nehirleri ise Hazar Denizi'nde son bulur. Kızılırmak 1.355 km,
Yeşilırmak 519 km, Ceyhan Irmağı 509 km, Büyük Menderes 307 km, Susurluk Irmağı 321 km, Suriye sınırına kadar Fırat Nehri 1.263 km, Dicle Nehri 523 km, Ermenistan sınırına kadar Aras Nehri 548 km uzunluğundadır.
• Türkiye'nin özellikle dağlık olan kıyı bölgelerinde yağış (1.000~2.500 mm/yıl) fazladır. Kıyılardan iç bölgelere gidildikçe yağış azalır. Marmara ve Ege bölgelerinde, Doğu Anadolu'nun yaylalarında ve dağlarında
yağış 500~1.000 mm/yıl'dır. İç Anadolu'nun birçok yerinde ve
Güneydoğu Anadolu'da yağış 350~500 mm/yıl'dır. Tuz Gölü çevresi Türkiye'nin en az yağış alan yerlerinden biridir (250~300 mm/yıl)
• Türkiye’de yıllık ortalama yağış yaklaşık 643 mm olup, yılda ortalama 501 milyar m3 suya tekabül etmektedir. Bu suyun 274 milyar m3’ü
toprak ve su yüzeyleri ile bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri dönmekte, 69 milyar m3’lük kısmı yeraltı suyunu
beslemekte,158 milyar m3’lük kısmı ise akışa geçerek çeşitli
büyüklükteki akarsular vasıtasıyla denizlere ve kapalı havzalardaki göllere boşalmaktadır.
• Yeraltı suyunu besleyen 69 milyar m3’lük suyun 28 milyar m3’ü
pınarlar vasıtasıyla yerüstü suyuna tekrar katılmaktadır. Ayrıca komşu ülkelerden ülkemize gelen yılda ortalama 7 milyar m3 su
bulunmaktadır. Böylece ülkemizin brüt yerüstü suyu potansiyeli 193 milyar m3 olmaktadır.
• Yeraltı suyunu besleyen 41 milyar m3 ’de dikkate alındığında, ülkemizin toplam yenilenebilir su potansiyeli brüt 234 milyar m3 olarak
hesaplanmıştır. Ancak günümüz teknik ve ekonomik şartları çerçevesinde, çeşitli maksatlara yönelik olarak tüketilebilecek yerüstü suyu potansiyeli yurt içindeki akarsulardan 95 milyar m3, komşu ülkelerden yurdumuza gelen akarsulardan 3 milyar m3 olmak üzere, yılda ortalama toplam 98 milyar m3’tür. 14 milyar m3 olarak belirlenen yeraltı suyu potansiyeli ile birlikte ülkemizin tüketilebilir yerüstü ve yeraltı su potansiyeli yılda
ortalama toplam 112 milyar m3 ’dür. Sektörlere göre kullanım miktarları ise DSİ Sulamalarında Kullanılan 32 milyar m3, İçme suyunda Kullanılan 7
milyar m3, Sanayide Kullanılan 5 milyar m3 olmak üzere kullanılan toplam su miktarı 44 milyar m3 ’dür.
• Türkiye'nin 2023 hedefleri arasında mevcut kullanılabilir potansiyeli olan 112 km3 su ve potansiyel sulu tarım alanlarının geliştirilerek
kullanılması vardır. Bununla beraber sektörel su kullanımı hedefleri tarımda %64, sanayide %20 ve evsel kullanımda %16 olarak
• Tarımda yeni alanların sulamaya açılması yanında modern sulama
tekniklerinin kullanılacağı da düşünülerek yılda 72 km3 su kullanacağı
öngörülmektedir. Nüfus artışı, kentleşme ve hızla gelişen turizm
sektörü göz önünde bulundurularak 2008 yılında 6 km3 olan evsel su
kullanımının 2023 yılında 18 km3 'e ulaşacağı öngörülmektedir. Sanayi
sektöründe de mevcut %4 lük büyüme oranı ile 5 km3 'lük su
• Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2030 yılı için nüfusumuzun 100
milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2030 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.120 m3/yıl civarında olacağı
söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının
değişmesi gibi faktörlerin etkisi ile su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca bütün bu tahminler
mevcut kaynakların 20 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Bu sebeple Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynakların çok iyi korunup, akılcı kullanılması gerekmektedir.
• Bir ülkede, su kaynaklarının yeterli olup olmadığının en sağlıklı göstergesi yıllık yenilenebilir tatlı su miktarıdır.
• Su varlığı bakımından ülkeler uluslararası ölçütlere göre değişik kategorilerde incelenmektedir.
• Yılda kişi başı 1000 m3 ’ün altında su kullanan ülkeler “su fakiri”;
• 1000-3000 m3 arasında kullananlar “su kısıtı-stresi çeken ülke”;
• 10 000 m3 ’ün üzerinde su tüketenler ise “su zengini” olarak
Özetle
• Türkiye'nin su varlığı
• Yıllık Yağış Miktarı: 501 milyar m3/yıl
• Kullanılabilir Yüzey suyu: 98 milyar m3/yıl • Yer Altı Su Potansiyeli: 14 milyar m3/yıl
• Kullanabilir Toplam Su Potansiyeli : 112 milyar m3/yıl • Bu potansiyelin 46 milyar m3’ü (%40) kullanılmaktadır.
• Bu suyun;
• %74’ü tarım sektöründe, • % 11’i sanayi sektöründe
• %74’ü (34 milyar m3 )tarım,
• % 11’i (5.1 milyar m3)
• sanayi %15’i (6.9 milyar m3 ) içme ve kullanma suyu
• Tarım sektöründen sağlanacak %1 lik tasarruf, • Sanayi sektöründe %6.6 ya
• İçme ve kullanmada ise %4.9 a karşılık geliyor. • Su tasarrufu tarımda yapılmalıdır!!