• Sonuç bulunamadı

ORMANCILIK VE SU T E M İN İ') Prof. Dr. Faik TAVŞANOĞLU

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ORMANCILIK VE SU T E M İN İ') Prof. Dr. Faik TAVŞANOĞLU"

Copied!
14
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

ORMANCILIK VE SU T E M İN İ')

Yazan :

J. D. Ovington, B. Sc., Ph. D.

. Merlewood, Tabiatı Koruma A raştırm a İstasyonu Grange — Över — Sands

Çeviren :

Prof. Dr. Faik TAVŞANOĞLU

Geçmişte tabiî o rm a n ö rtü s ü n ü n kaldırılması neticesi olarak, bugün Birleşik K rallıkta arazi sath ın ın %5 den d a ha azı verimli o rm a n la rla k ap­

lıdır. Bir o d u n rezervasyonuna olan ihtiyaç um u m iy etle kabul edilmiş o ld u ğu n d an , s o n-çeyrek asır zarfında gerek özel o r m a n sahipleri ve ge­

rek se Orm ancılık K om isyonunca ( F o re s try Com m ission) b ir çok yeni a ğ a çla n d ırm a plânlarının yapılm asına teşebbüs edilmiştir. Bu o rm a n la r evvelemirde y üksek rej iyonlarda ve verimsiz to p ra k la r üzerinde tesis edil­

m iştir. Çünkü daha iyi to p ra k la r üzerinde ziraî istihsali devam ettirm ek esası kabul edilmiştir. Çok ekstensif s a h a la r ağaçlandırılm ış ve ağaçlar, bilhassa ekzotik türler, sık b ir d u r u m d a yetiştirilmişlerdir. Yam açlardaki çayırlık veya çalılık arazinin te k r a r o rm a n a çevrilmesi arazi am enajm a- n ın d a esaslı b ir değişikliği icap e ttirm iş ve bu değişikliklerin neticesi ola­

r a k araziden faydalanm a şa rtla rın d a d a h a tem kinli olm ak lâzım gelmiş­

tir. Geçmişte ormansızlaştırılan yük sek rejiyonlardan m eskûn y e ıie r için dinlenm e, spor, o tla tm a ve su to p la m a zeminleri o lara k istifade edilmiş­

tir. Araziden od un istihsali için faydalanıldığı z a m a n la rd a b u r a la rd a n di­

ğ er b ir çok m a k s a tla r için istifadeye de devam edilebilir. F a k a t ağaçlan­

d ırm a la r, faydalanm anın bu tam amlayıcı şekillerinin nisbî kıymetlerini değiştirebilirler. Yapılan tecrübeler gösterm iştirki, orm a n lık arazinin su

1) The Times Science Review, Spring, 1957.

126

(3)

O R M A N C IL IK VE SU T E M İN İ 127

verim i diğer tip vejetasyon ö r tü s ü ile kaplı o lan la n n k in d e n daha azdır.

B u itib arla su to p la m a zeminlerinin su verim i üzerine ağaçlan dırm an ın m u h te m e l aksi tesiri h u su su büyiik ilgi toplam ıştır.

H alk ın refahı için suyun y e te r m ik t a r d a tem ini zarurî olup, m evcut su h a v zalarınd an elde ed ilm ekte olan su m ik tarın ın emniyet a ltın a alın­

m ası h u s u s u e h em m iyet k a z an m a k ta d ır. Yıllık o r ta la m a yağışın, yekûn su ihtiyacının takrib en 50 kati o lm asına rağm en, halihazır işletm e şeklile k u r a k senelerde su kıtlığı ile karşılaşılm aktadır. Maalesef yağışlar coğra­

fî olduğu gibi, m e v s im le r bak ım ın d an da pek gayri m ü sa it b ir dağılış gös-

Resim : 1 — Terkedilmiş pamuk tarlalarında eroziyon.

Piedmont Rejiyonu, U. S. A.

term ek te d ir. Ayrıca m esk ûn yerler ve e n d üstri m erkezleri nisbeten kurak olan rejiy o n la rd a k u ru lm u ş o ldu klarından, yüksek arazide, su toplam a m aksadiyle b üy ük m asra flarla su rezervuarları ve su yolları yapilmıştır- ki, bu sayede b u r a la r d a elde edilecek fazla suyun depo edilerek icap etti­

ği tak d ird e başka yerlere tevzii m ü m k ü n o lm a k ta d ır. Zam anla e n düstri

(4)

128 F. TA VŞA NO Ğ LU

genişlediği için daha fazla sayıda ve dah a b ü y ü k rezervuarların yapılması icap etm ektedir.

Su ve o rm a n a ra sın d a m evcut olan b u m ü n a s e b e tle r kom pleksinin k av ram ınd a, elde edilecek yekûn suyun m iktarı, akıp giden su m iktarın ın düzenlenm esi ve suyun keyfiyeti ve eroziyon k o n tro lü de dahil b ir çok fak tö rle rin h e sab a katılm ası icap etm e k te d ir. Bu fak tö rle rin nisbî ehem ­ m iyetleri b ü y ü k ölçüde m ahallî şartlarla değişm ektedir. Meselâ su ile to p ra k eroziyonu Kuzey A m erika'daki P ie d m o n t r ejiy o n u n d a ciddî b ir p roblem teşkil e tm e k te olup (Resim 1), b u r a d a ta tb ik edilecek olan a ra ­ zî işletmesi şekli, eroziyonun genişlemesini önlem elidir. Seller L yn m outh ' da 1953 de oldu ğ u gibi, yer yer yıkıcı n eticeler vermiş olm akla b e ra b e r

Resim : 2 — Sık çalılık sahada teşekkül etmiş bulunan eroziyon oyuntusu. Pennines, İngiltere.

b e re k e t versinki eroziyon ve su taşm aları Büyük B r ita n y a ’da pek m ü h im b ir p ro b le m değildir. Su eroziyonunun b ir neticesi olan sık b ir surette o y u n tu la rın teşekkülü B rita n y a 'd a bazı y ü ksek rejiy on la rın k a ra k te risti­

ğini teşkil e tm e k te d ir (R esim 2). B rita n y a d a ğ la rın d a n a ka n su, iste r bu

(5)

O R M A N C IL IK V E SU T E M İN İ 129

d a ğ la r orm anlık, ister orm ansız olsun, u m um iyetle iyi kalitededir. B rita n ­ y a ’da göz ö n ü n de tu tu la c a k iki m ü h im fa k tö r yıllık olarak tem in edilecek suyun m ik tarı ve k u r a k p e riy o tla r esnasındaki su verim idir.

O rm an lık arazinin, hid rolo jik dolaşım içinde m u h te lif yollarla suyun dağılmasını ve h a re k e tin i değiştirdiği bilinm ektedir. (Resim 3): Orman-

R esim : 3 — Ormanlık arazide suyun dolaşımı.

lık arazide hid ro lo jik dolaşım a ait bazı görü şler m ev c u ttur. Muayyen bir p eriyot zarfında yağan y a ğ m u r ile zemin ü s tü n d e ve a ltın d a a k a n ve su m uhtevası değişimleri a ra sın d a bir muvazene olması gerekir vc bu m u ­ vazene şöyle form üle edilebilir :

P = R + (E + T + î ) ± S

(6)

130 P . TA VŞA NO Ğ LU

Bu ifade, b ir su muvazenesi o lara k Resim 2'deki diyagramla göste­

rilen hâdisenin neticesidir. B u d enklem de P = Yağış (P re c ip itatio n ), R = Zeminin ü stü n d e ve altınd a akıp giden su m ik tarı (R u n o ff), E = Bu­

h arla şm a ( E v a p o ra tio n ) , T = Terlem e (T ra n s p ira tio n ) , 1 = Tepe çatı­

s ında tu tu la n yağış ( I n t e r c e p ti o ıı ) ve S = T o p ra k ve yaşayan organizm a­

ların su m uhtevası değişimi (S to ra g e changes in the soil an d living or- ganism s). Muvazene denklem indeki çeşitli faktö rlerin nisbî değerleri üze­

rine o rm a n ö r tü s ü n ü n ne şekilde tesir ettiğini tesbit için b i r çok dene­

m elere girişilmiş b u lu n u lm a k ta d ır.

Tepe Çatısı Üzerinde Tutulan Yağmur (Interception)

Yağış; y ağ m u r, dolu, kar, kırağı, sis ve çiğ şeklinde vu ku bulabilir.

K u r u buz p arçaları ile ve iyotlu gümüşle b u l u t l a n teksif e tm e k suretiyle y a ğ m u r m iktarını a r t t ır m a k için y a p ıla n 's o n g ayretler b ir yana, esas iti­

bariyle yağışı insan eliyle ko ntrol altına alm a k m ü m k ü n olam am ıştır.

Nazarî o larak o rm an ların m ecm u yağış m ik tarın ı arttırd ığı m ülâhaza e dilm ektedir. H e r ne k a d a r m ukayese için bazı s a h a la r ele alınmış ve b u n ­ lar üzerinde o rm a n la ş tırm a d a n evvel ve so n ra tec rüb ele r yapılmış ise de b u gün henüz b u tesiri sadece sa h an ın ağaçla kaplı o lm asına a tfe tm e k hıı- s u s u su n d a bilinen azdır. Ve görünüşe göre yağışta herhangi b ir artış kay­

d edilm em iştir. Yağışta m ü him b ir artışın olup olmadığını te sb ite yardım edecek d e m o n s tra s y o n la rm y a p ılm asındaki tekn ik zorluklar, ağaç m a h ­ s u lü n ü id ra k etm ek için geçmesi m a tlû p olan, zaman p e riyo d unu n uzun olm asın d an dolayı, çok b ü y ü k tü r. Böyle uzun b ir zam an zarfın da m üh im iklim değişiklikleri v uk u a gelebilir. Ve yıllık yağıştaki değişiklik o dere­

ce b ü y ü k olabilirki, b u ağaçların b ü t ü n tesirlerini m askelem ektedir. Bun­

dan b a ş k a o rm a n lık araziye düşen b ü t ü n yağış m ik ta rın ı sıhhatle ölçmek m üşk ü ld ü r. Bilhassa kar, sis veya k ırağının sık sık yağdığı yerlerde.

F ilh a k ik a o r m a n la r yağışın m ik tarın ı ehem m iyetli b ir nisb e tte değiş­

tiremez, fakat ağaç tepeleri vasıtasiyle yağışın b ü y ü k b i r kısm ını tutarlar- ki, b u d a zemine k a d a r ulaşacak su m iktarını azaltır. Ağaç tepeleri üze­

rin d e tu tu la n y a ğ m u r m ik tarını tesbit e tm ek için tepeler üzerine gelen ve o r a d a tu tu la n la ; zemine k a d a r ulaşan y a ğ m u r m iktarını m ukayese et­

m ek m aksadiyle orm an lık arazi ve bu araziye civar orm ansız s a h ala rd a m ü te a d d it ve etraflı tecrü b eler yapılmış b u lu n m a k ta d ır. Ağaç tepeleri ta r a fın d a n tu tu lan y a ğ m u rd a n b ir kısım b u h a rla ş m a yolu ile zemine ulaşm ad an atm o sfe re dön m ekte ve geriye kalan ise ya y a p ra k la rd a n ve d a lla rd a n aşağıya d a m la m a k ta y a h u t d a lla r üzerinde ve dallar boy u nca a ka­

ra k gövde akımı (steırı How) olarak aşağıya inm ekted ir. H afif sağ anaklar

(7)

O R M A N C IL IK VE SCT T E M İN İ 131

esn asın d a y a ğ m u ru n fazla kısmı ağaç tepeleri üzerinde k a la rak toprağa k a d a r gelm ez; fak a t şiddetli y a ğ m u rla rd a ağaç tepelerinin hem en tam a ­ m e n ıslanması neticesinde yağışın az b ir kısmı o r a d a kalır. Binnetice or­

m an lık arazide, In te rce p tio n 'd a n sonra to p ra ğ a erişen su, vâki olan yağ­

m u r l a r b ir kaç şiddetli sağanak yerine, bir çok hafif s a ğ an a k lar şeklin­

de düşecek olursa en azdır. Ayni zam a n d a ağaç tü rü ile de ilgili olan bu tesir um u m iyetle ibreli ağaç o r m a n la rın d a m ü te b â riz d ir. Bu o r m a n la r d a y a ğ m u r suyu ibrelerin a ra sın d ak i çok sayıda b o ş lu k la rd a yakalanır. H al­

buki yapraklı ağaç o rm a n la rın d a tepe çatısı, ibreli ağaç tepe çatısı k a d a r su tu tm a kabiliyetinde g örü n m e m ek te d ir. Bu keyfiyet y a ğ m u r dam lala­

rın ın yayvan y a p ra k la r üzerinde yaptığı h a re k e te da ya ndırılm a kta dır. Bir çok p lan ta sy o n la rd a , gövdelerden aşağı akan y a ğ m u r suyu, düşen yağ­

m u r u n % 5 ’inden daha azı gibi küçü k b ir n isb e tte o lm aktad ır. F a k a t asıl faal olan n isb e t m u h te lif ağaç türleri için değişm ekte olup, kısm en ağaç­

ların şekli ile sınırlanm ak tad ır. Bilhassa d a lla n m a açısındaki özellikler gibi. M ün ferit vaziyette büyüm üş b ir ağ açta gövdeden aşağı a k a n su m ik­

tarı o r m a n içinde büyüyen benzeri b ir ağacın gövdesinden akan m ik ta r ­ dan da h a fazladır. Yağışın k a r şeklinde oldu ğu zam an larda, tepe çatısı üzerinde kalan m ik t a r dah a fazla olabilir. Kış yağışları olarak, yıllık ya­

ğışın m ü h im bir kısm ının k a r şeklinde olduğu rejiyonlarda, o r m a n la r k a­

rın çok kere zemin seviyesine çok fazla m ik ta r d a ulaşabileceği şekilde ve az gölge ile seyrekleşmiş b u lu n m a k ta d ırla r.

O rm an zemine k a d a r gelen y a ğ m u r m iktarın ı a z alttık ta n b a ş k a yağı­

şın b ir kısm ının tepe çatısı üzerinde kalm ası neticesi o lara k orm an lık arazide su zemin üzerinde gayri m u n ta z a m olarak d ağılm aktad ır. Yağ­

m u r dam laları tepe çatısı üzerinde to p la n a ra k b ü y ü k d a m la la r halinde yere düşerler. Ve gövde b oyunca a k a ra k gövdelerin kaideleri etrafınd a toplanırlar. Suyun b u şekilde m ahalli o lara k tekasü fü, k u r a k devrelerden so n ra y a ğ m u r s u y u n u n to p ra k içine sızacak m ik ta rım belki a r t t ır m a k t a ­ dır.

T o p ra k ü s tü n d e b irik e n su m iktarı, orm a n ölü ö r tü s ü ve m ad enî top­

rağın geçirebileceği m ik ta r d a n fazla olduğu zam an, su sathî o larak ak­

m a k ta d ır. -Toprağın m esam iyeti üzerine ağ a çla ra tesir e tm e k te olup göv­

deler boyunca akıp gelen suyun kökler istik am e tin d e aşağı inmeğe devam ettiğine d a ir bazı e m a rele r m ev cu ttu r. Bu tak d ird e b u su k ö k ler ta ra fın ­ dan em ilm eğe h azır b ir d u r u m a gelm ektedir.

O rm an to p ra k la rın d a depo edilen su m ik tarı b ü tü n sene boyunca de­

ğişm ekte olup, b u h a rla ş m a ve terleme suretiyle su kayıpları ( E + T + İ) fazla olduğu zam an en azdır. O rm anlık arazide ve m ü ca v ir ağaçsız saha­

la rd a to p r a k ru tu b e tin in m evsimlere tâbi o lara k değişmesi ba k ım ın d a n

(8)

132 F. TA VŞA NO Ğ LU

m uk ay eseler yapılmış ve m üteb âriz fark lar kaydedilm iştir. T o p ra k r u tu ­ betinde değişm eler çeşitli b ir çok sebep lerden ileri gelm ektedir. Şiddet­

li y a ğ m u r la r esnasında to p ra k su ile doymuş hale gelmekte, fak a t to p ra ­ ğın suyu tu tm a kapasitesini aşan herh an gi b i r m ik ta r, tedricen sızarak b ilâ h a re m e m b a la rd a veya derelerde t e k r a r gö rü n m e k ted ir. K u ra k dev­

relerde b ir m ik t a r to p ra k ru tu b e ti b u h a rla ş m a k ta ve atm osfere geri git­

m ek ted ir. O rm an ö r tü s ü to p ra k s a th ın d a ışık teka sü fü n ü n , ısının ve rüz­

g â r h a re k e tin in zayıflamasına sebep olm ak ta, to p ra k ta bu ha rla şm a y ı ge­

c ik tirm ek te ve um um iyetle o rm a n to p ra k la r ın d a b u h a rla ş m a sırf çayır vejetasyo nu ile ö rtü lü olan to p ra k la rd a n d a h a az olm aktadır. Kezalik o r­

m an, b u h a rla şm a şeklindeki kaybı, ü s tte k i o r m a n ölü ö rtü s ü vasıtasiyle ve to prağ ın m âlik o lduğ u bazı h u susiy e tle rden dolayı, b ilhassa toprağın r u tu b e t m uhtevası itibariyle, az altm a k ta d ır.

T e r l e m e (Transpiration)

Ağaçlar geniş to p ra k kitleleri içine dağılmış b u lu n a n m ü k em m el kök sistem leri sayesinde m ü h im m ik ta r la r d a to p ra k ru tu b e tin i alm ak kabili- y e tindedirlerki, bu ru tu b e t ya bitkilerce tem essül edilir, y a h u t y a p ra k la r ta ra fın d a n tra n s p e re edilir. Yeni kesilmiş b ir ağacın takriben 3 /4 ağırlı­

ğı su d u r. F a k a t dikili b ir ağacın ihtiva ettiği su m iktarı, birim alana dü­

şen y a ğ m u r (inç) olarak ifade edilecek o lu rs a ,n is b e te n azdır. 55 yaşında­

ki b ir İskoç çamı, Pinus silvestris, p la n ta s y o n u n u n su m uhtevası tak rib en 1/3 inç m ik ta rın d a k i y a ğ m u ra eşittir. Bu itib a rla ağaç içindeki suyun yıl­

lık artış m ik tarı n isbeten m ü him d eğildir ve ağaç kökleri tarafınd an alı­

n a n suyun fazla kısmı tra n sp e re edilir. Bitki fizyologları k o n tro llü lâbo- r a t u v a r şartları a ltında um um iyetle to h u m d a n yetişen fideler üzerinde ve d a lla rd a tra n sp ira sy o n m ik tarın ı ölçm üşlerdir. B u n a göre m u htelif ağaç tü rle ri için kaydedilen m ik ta rla rın m ü h im nisbetlerde değiştiği gö­

rülm ü ştür. F a k a t bu neticelerden, açık arazide h ü k ü m sü re n şa rtla r a ltın­

da, o rm a n - su m ü n ase b e tle rin in a ra ş tırılm a s ın d a faydalanılması kolay de­

ğildir. Bir ağaçtan kesilen b ir daim tra n sp ira sy o n m iktarı, henüz kesil­

m em iş olan ve b ir o rm a n çatısının henüz b ir kısmını teşkil eden benzeri b ir d a lm k in d e n farklı olabilir. O rm anlık arazide emniyetli olm ayan di­

r e k t tra n sp ira sy o n ölçmeleri m ev cu ttu r. F a k a t um um iyetle su muvazene­

sindeki diğer fak tö rle r ölçülm ekte ve so n ra transpirasyon hesap edilmek­

tedir.

H e r ne k a d a r suyun dolaşımı k o n u s u n d a m ü n fe r it e tü tle r kıym et ta­

şım a k ta iseler de, b u ra d a m ü h im olan hu sus, sistemi, o rm a n arazisinin geniş sahaları için b ir biitün o lara k m ü ta lâ a etm ek tir. Bir çok farklı araş-

(9)

O R M A N C IIJK V E SU T E M İN İ

tırrna m elocllan geliştirilmiştir. F a k a t geniş ölçüdeki arazi a ra ş tırm a la ­ rın d a ra s tla n a n z o rlu k la rd a n dolayı, su muvazene eşitliği çok kere m ü ­ h im nisb c tte basitleşmiş b u lu n m a k ta d ır. Meselâ t o p ra k ta depolanm ış su m ik tarın ı tâyin için herhangi b ir tec rü b e yapılm ıyacak v e .a r a ş tı r m a pe­

riy odu o şekilde seçilecektirki, onun başında ve so n u n d a top rağ ın su m uhtev ası değişmez o lara k kabul edilebilecektir. Böylece tecrübe saha­

s ında v u k u a gelen yağış, su tem ininin tek kaynağı olacaktır. B una göre akıp giden su veya su verimi = yağış — b u h a rla ş m a ve terlem e suretile

v u k u a gelen kayıp olacaktır. ,, ,

Farklı vejetasyon tipleri için kom ple su bütçeleri, b u n ları Lysimetre denilen açık k a p la r içinde yetiştirme suretiyle h a z ırla n m ak ta d ırk i, bu k a p la r d a kaideye sızan su toplanır. F a k a t o rm a n bitk ile rin in ç a p la n do- layısı'yle, lysim etre'ler orm a n lık arazideki su m ü n ase b e tle rin in araştırıl­

m asınd a nad iren kullanılmıştır. B u n u n la b eraber, b u m a k s a t için 1940 ve 1941 senelerinde H o llan d a 'd a C a stricu m 'd aki sahil eksibeleri sahasın­

da d ö r t b ü y ü k lvsim elre yapılmıştır. H e r bir lysim elre 625 m 2 genişliğin­

de ve 2,5 m. derinliğinde olup, yan c id a rla r ve kaide b e to n a r m e yapılmış­

tır. L ysim etreler eksibe kum uyla d o ld u ru lm u ş olup ku m içinde süzülen su kaidedeki d ren b o ru la rı içinden geçerek b ir ölçme k a b ın a b o şa lm a k ­ tadır. L ysim etrelerden biri vejetasyonsuz olarak m u h afa za edilmiş, fakat diğer b ir lysim etredc eksibe bitk ilerinin tabiî haleflerinin tu tu n m a la rı sağlanm ış ve (H ip p o p h a e rh am n o id cs L.) tedricen d o m in a n t vaziyete geçmiştir. Diğer iki lysim etre ağaçlandırılmışım. Birinsine pedunculaLa meşesi, huş ve kızılağaç olm ak üzere sert ağaç karışığı, diğerine karaçam (P inu s n ig ra ) dikilmiştir. Bu son iki lysim etrenin k u m içinde izole b lok ­ la r halind e kalm alarını önlem ek için, b u n ların e tra fın d a 30 m. genişliğin­

deki arazi şeridinden h e r birisi, ait old u ğu lysim etreler içindeki ağaç tür­

leri ile ağaçlandırılm iştır. B undan so n ra sızan suya, yağışa, ağaç tepeleri ü zerinde kalan m ik ta ra , bu ha rla şm a ya ve diğer m ete o ro lo jik h usu slara a it ölçm eler yapılmıştır.

Akıp Giden Su Ve Bitki Örtüsü (R unoff and cover)

Bu lysim etrelerle elde edilen ilk n eticeler fevkalâde enteresan olmuş­

lardır. Yalnız eksibe k u m u ile dolu lysim etrede sızan suyun m ik tarı, o rta ­ lam a o lara k takrib en'yağ ışın ?u7Ö’ine bâliğ olmuştur'. Bu m iktar, lysim etre y ap ıld ığ m d a n b e ri h e m en hem en sabit kalm ıştır. H erne k a d a r başlangıçta diğ er iiç ly sim etreden h e r birisinin yıllık su verim i °<>70 olmuşsa da, bu m ik t a r so n ra d a n azalm ağa başlamıştır.. B ü tü n vejetasyon tiplerind en en çok tesirli olanı çam olmuş ve çam la a ğ açlan dırılan lysim etrelerden akıp

(10)

134 F. TA VŞA N O G LU

giden su m ik tarı ağaçsız lysim etrelerinkinin tak rib en yarısına k a d a r düş­

m ü ştü r. Akıp giden suyun azalmasiyle b e ra b e r tepe çatısında tu tu lan ya­

ğışın artm ası, o rm a n ın tepe çatısı tam a m la n d ık ç a da ha tesirli olmuş ve bir kere çam ın tepe çatısı sıklaşınca yağışın- takriben °o .4 0 ’ı top­

rağ a biç b i r zam an ulaşamaz olm uştur. F a k a t lysim etrelerle elde edilen bu neticeler u m u m î olarak b ü tü n arazi a m e n a jm a m pro b le m le rin e teş­

mil edilemez. Çünkü b u r a d a kullanılan to prak, arazideki su to p la m a sa­

haları için tipik değildir. Ayrıca, lysim etrelerle elde edilen neticeler, beton kaide t o p ra k r u tu b e tin in tabiî h a re k e tin i engellediği için, tenkid edile­

bilir.

Birleşik Amerika Orm an Servisi, Cow eeta'da Appalaclıian d a ğ la rın d a 1934 de tesis edilmiş olan o rm a n la rın su m ü n asebetleri üzerine kesif ça­

lışm alar y a p m a k tad ır. B u ra d a tatbik edilm ekte olan m eto d la r Castri- c u m ’d a k inde n cok farklıdır. Co\veeta sahası, b irb irin d e n dik sırtlarla av- rılmış olan bir çok k ü ç ü k d ren aj havzalarının m evcudiyeti dolayısiyle bu a ra ş tırm a la r için seçilmiştir. Bir calib ratio n ( ç a p la n m a ) devresinden sonra, u m um iyetle 6 sene k a d a r b ir zaman, m evcut olan tabiî o rm a n ör­

tüsünü n altın da yağış ve su h av z ala rın d a k i akış m ik ta rla rı kayıt edilmiş­

tir, so nra hav zalardan h e r birisin in idaresi değiştirilmiş ve b u değişikli­

ğin a k a n su üzerine olan tesiri tâyin edilmiştir. Akış h e r havzanın sonuna yerleştirilm iş olan ölçm e seddesi vasıtasiyle ö lçülm ü ştür. Şeddedeki su se­

viyeleri o to m a tik o larak kay dedilm ekte ve su, şedde üzerinde özel şekil­

deki b ir akış seksiyo n und an a k m a k ta d ır. Bazı h avzalarda su ile taşınan taşıntınm m ik ta rı ç ö k tü rm e tank larile tâyin e dilm iştir (Resim 4). K üçük

Resim : 4 — Coweeta’da bir su toplama sahası. Sahanın ağaçları temizlenmiştir, şedde, ölçme kulübesi, toplanan sedinıentin biriktiği depo.

(11)

O R M A N C IL IK V E SU T E M İN İ 135

havzaların idaresi çeşitli yollarla d eğ iştirilm iştir: T ak rib e n 33 acre'lik bir h avzada tabiî o rm a n ve R h o d o d e n d ro n ve L orb e er'd e n m üteşekkil sık d u r u m d a k i alt ta b a k a uzaklaştırılmıştır. Ve s o n ra d a n husu le gelen h e r­

hangi yeni haşebi bitki h e r yıl kesilmiştir. Bildirildiğine göre b u m u a m e ­ le, akıp gelen suy un derhal takriben ‘>«65 n isbetinde a rtm a s ın a sebep ol- m u ştu rk i, b u m ik t a r 17 i n ç ’lik b ir y a ğ m u ra tek abül eder. Diğer havzalar­

da ise o rm a n , da ha evvel olduğu gibi, traşlam a kesim den so n ra tabiî ten- sile bırakılm ıştır. B u n u n üzerine su verim i derhal artm ıştır. F a k a t bu te­

sir, yeni b ir o r m a n ö r tü s ü teşekkül ettiği zam an tedricen azalm ağa başla­

m ıştır. Diğer b ir havzada sadece L o rb eer ve R h o d o d e n d r o n ’d an m ü re k ­ kep alt ta b a k a n ın kaldırılması, b id aye tte akıp giden su da b ir yılda 3,6 inç'lik b ir y a ğ m u r a tekabül eden m i k t a r k a d a r b ir a r t m a ile neticelen­

miştir. B ir m ec ran ın kenarındaki çalılar ve a ğ a çla r kesildiği zaman, akım ­ da d a h a evvel kaydedilmiş olan günlük tahavvüller azalmıştır. Bu gibi a ra ştırm a la rın neticelerinden anlaşıhyorki, A pplachians'da o rm a n veje­

tasyonu akıp giden suyu azaltm ak tad ır.

O rm an to prağı ve zemin vejetasyonu, evvelce yapılan m uam e le lerd e n ve v u k u a gelen az t o p ra k eroziyonundan ciddî s u re tte m u te e s ir o lm a m a k ­ tadır. F a k a t arazi a m e n a jm a n ın m d a h a ziyade s ü ra tle değiştirildiği b ir s ıra d a m üm essil su h a v z a la n n d a to p ra k eroziyonu geniş ölçüde a rt m a k t a ­ dır. Meselâ b i r havzada ağ a çla r tra şla m a kesilmiş ve b u sa h a ziraat için kullanılm ıştır : Kısm en m ısır y etiştirm ek kısm en de sığır o tlatm ası için ayrılmış olan b u s a h a d a gübrelem e ta tb ik edilm esine rağ m e n m ıs ır m a h ­ sulü iyi olmamış ve gelecek yıllar için to hu m alm a ğa bile kâfi gelmemiş­

tir. Sığır için ikm âl yemleme de zaru rî o lm uştu r. Evvelce tavsif edildiği gibi, hav z ala rd a o rm a n ö rtü s ü kaldırıldığı zaman, su akışı a r t m a k t a fakat dağ ziraatinin daha feci tesirleri sathî o lara k a k a n suların ve to p ra k ero- ziyonuhun yayılması' şeklinde olm ak tad ır. Su akîşmın h idrografileri gös- term ekted irlerki, bu-'sabahlara ziraatın gelmesiyle havzalarda akan azgın s u la r %2;6‘ dan 964,-5 e k a d a r a rtm a k ta d ır . Ve b u keyfiyet yağışın baş­

lam asın d an so n ra azamî akış yüksekliği ve s ü ra tin e daha evvel erişilme­

si ile ilgilidir. Bu m u am elenin neticesi olarak, to p ra k kayıpları takriben senede T54 Ib /a c re 'd e n 2.240 lb /a c re 'y e y ük se lm e k te d ir. Covveeta'da or­

m a n d a otlatm a, to m r u k nakliyatı gibi d iğ e r a m e n a jm a n işlerinin tesirleri üzerine a ra ş tır m a la r yapılm ıştır. Ve çeşitli ağaç tü rle rin d e n oluşmuş' dü­

zenli o r m a n la rın su muvazenesi üzerine a ra ş tır m a la r başlamıştır.

C ow eeta'd aki tecrüb eler vasıtasivle m ümessil havzalar çeşitli m u a ­ m elelerden evvel ve so n ra veya hiç b ir m uam ele ya pılm a da n bırakılm ış o lara k m uk ayese edilmiş ve to p ra k ta n çeşitli şekillerde faydalanm anın, su tem ini ve t o p ra k eroziyonu ü zerine yaptığı tesiri b a k ım ın d a n kıymetli k a y ıtla r elde -edilmiştir. U m um iyetle a r a ş t ır m a l a r g österm iştirki, o rm a n ­

(12)

130 F. TA VŞA NO Ğ LU

la kaplı havzalara düşen yekûn yağışın hem en yarısından fazlası, insan ihtiyaçlarını karşılam ak için, aşağılara d o ğ ru a k m a k ta d ırla r. Görünüşe göre hasebi b ir vejetasyonun mevcudiyeti, akıp gitmeyi hiç olmazsa kı­

sa süreli olarak a zaltm aktadır. Y ap raklarını döken ağaç tü rle rin d e n olu­

şan b ir çatının tu ttu ğ u su, yaz ayları e snasında en fazladır.

Penniııe Tecrübesi

B üyü k B r ita n y a ’da orm an lık arazideki akışla, kabili m ukayese alçak v ejetasyo nla ö rtü lü diğer s a h alard aki akışı m ukayese için b ir kaç teşeb­

büs yapılm ıştır. Son defa Fylde S u la r İd are sin in Baş Mühendisi F. Law, biı; o r m a n p lan ta s y o n u n d a su m uvazenesini tâyin etmeyi Y ork sh ire Pen- n in e'lerind ek i b ir su havzasında tecrübe etm iştir. Law, b u plantasyonu, çayırla kaplı sızıntı ölçeği denilen âletle ve esas itibariyle k a b a b ir çayır­

lık ve tu rb a lık yam aç arazisinden ib are t olan b ü tü n b i r su havzası ile m ukay ese etm iştir. Plantasyon, sitka ladini (Picea sitchensis) nden m ü ­ teşekkil olup tak rib en 30 ft. bo y u n dadır. Lâdin, sathî köklü b i r ağaç tü ­ r ü d ü r. Bu ağacın kökleri tabiî o larak top rağın ü s t 18 inç'lik k ısm ına in­

h i s a r e tm ek ted irk i, b u kısmın altın d a a ğ ır ve e m perm eable b ir kil ta b a ­ kası vardır. P lantasy onu n o rta sın da b i r a c re ’ın 1/10’u k a d a r b ir saha a lt­

taki kil tab a k a s ın ın içine k a d a r nüfuz eden ve y u k a rıd a zemin seviyesi ü s tü n d e yükselen b ir beto n duv arla çevrilmiştir. Çevrili sah a tak rib en m ain şeklinde ve b ir köşeye doğru a lç a lm a k ta olup b u n d a n süzülen su b ir a k ım ölçeğini geçmeden evvel b irik tirm e ta n k in a a k m a k ta d ır. Beton duvarın, çevrilen sahayı, dışarıda kalan p lan ta sy o n d an tam o lara k tecrit ettiği ve a ltta k i kil tabak asının suyu sızdırm ıyacak k a d a r gayri kabili n ü ­ fuz o ld u ğu kabul edilm ektedir. Bu çevirme b ir o rm a n lysim etresi o larak işlemektedir. Akış b i r akım ölçeği ile tâyin edilm ektedir. Yağış, p la n ta s ­ yond a tepe çatısına dikilen 3 ölçekle ve m ü ca v ir açık sa h a d a zemin sevi- 3'esindeki ölçeklerle ölçülm ektedir. Zemine k a d a r gelen su m ik ta rı orm a n sah asın a dağıtılmış olan y a ğ m u r ölçekleriyle ve bazı ağaç gövdelerini çev­

releyen ve gövdelerden aşağıya a k a n suyu to playan ç u k u rlu k la rla tâyin edilmiştir.

4 Tem m uz 1955 ile 8 Tem m uz 1956 a rasındaki p e riy o t içinde lysimet­

rele r üzerindeki yağış 39 i n ç e baliğ o lm u ştu r. B u n d a n 24 inç'i orm a n ze­

m in in e ulaşmış olup, akıp giden m ik ta r, 11 in ç ’den b ir m i k t a r da ha az olm u ştu r. Bu itib arla su kaybı (yağış — akıp giden su) 28 inç olm uştur.

Ayni periyo t esn asın d a su havzasında ve çayırla kaplı ölçekte, su kaybı sirasiyle 16,6 inç'in ve 15,5 İliç'in b iraz ü s tü n d e olm u ştur. Ağaç tepeleri üzerinde k alan ve b u h arlaşan m ik t a r yine y a ğ m u ru n 9638'i k a d a r olmuş- turki, b u m ik ta r, çayır ve v ejetasyonu havi alanın hem en yekûn kaybına eşittir. Ölçekte ve havzada kâydedilen akıp gitm e 11 inç'den daha fazla

(13)

O R M A N C IL IK VE S U T E M İN İ 137

olm uştur. Yani plcurtasyonunkiııden (azla o lm u ştur. Bu itib arla Lavv, a ğaçlan d ırm an ın , havzanın su temini kabiliyetini ciddî o lara k azalttığını h a tır la tm a k ta d ır. Şayet lysim etrelerden alınan neticeler do ğ ru ise, hav­

zanın 1500 acre'lik b ir kısmının g ü nlü k 3.000.000 g a lo n ’luk su verimi, bu s a h a b ir ladin o rm a n ın a çevrildiği takdirde, tak rib e n 1/3 n isb e tin d e aza­

lacaktır.

Resim :

-3

TRAMSP/RASVOH

Ö L Ç M E S İ [ Ç a t / r r / s k a p / t )

YAĞI? HAVZASI

( Ç a r y / r £ t f c o p lr )

O

5 — Düşen yağmur ve akıp giden su, çeşitli vejetasiyon örtüsü ile.

O R M A N L İ S İ M E T R E S İ

(Sîlka Ladîhî)

(R esim 5) te akıp giden suyun hid ro g rafikleri verilmiştir. B u ra d a gö- rülebilirki, k u ra k b ir tem m uzu takip eden devrede havzadan ve çayırla

(14)

138 F. TA VŞA N O G LU

kaplı ölçekten suyun akıp gitmesi o rm a n lysim etresine n a z ara n tlaha ça­

b u k v ııkulm aktadır. O rm an toprağı o derece k u r u m a k ta d ırk i, su akıp gitmeye başlam adan evvel a ğ u s to s ta 2 in ç ’ten fazla y a ğ m u ra ihtiyaç h â ­ sıl olm aktad ır.

Lâdin p la n ta s y o n u n u n , akıp giden suyun azalm asında ve gecikme­

sindeki tesiri, Castricum ve Cow eeta'daki orm a n lık araziler ve diğer sa­

h a la r için lite ra tü rd e bildirilen bir çok benzer neticelerle geniş ölçüde kabili m ukayesedir. B unun la b erab er, o rm a n lysim etrcsi ile elde edilen s o nuçların Büyük B r ita n y a ’da su h av zalarındaki ağ a çla n d ırm a p ro b le m ­ lerine tatb ik edilmesi ihtiyatsızlık olur. O rm an lysim etreleri ya su sız­

d ırm a ölçeği ile, y a h u t b ü tü n havza ile kıyaslanm am alıdır. B un dan baş­

ka, çayırlık arazi ile çevrilmiş olan p lan tasy o nda, e v a po tran spirasyo nu n devamlı b ir orm an ın o r ta s ın d a b u lu n an b ir p lâ n ta s y o n u n k in d e n çok da­

h a b ü y ü k olması ihtim al dahilindedir. Arazide yapılan tecrüb eler daima tek ra rla n m a lı, herhangi b ir h a ta m em baı b a k ım ın d a n dik k atle kontrol edilmelidir.

Pen m an ve Thornthvvaite'in telkinlerine göre, b u h a rla ş m a - terleme, güneş enerjisi m uvacehesinde buh arlaşm ay ı ve su b u h a rın ın transferini k aplayan esaslı fiziksel b ir hâdisedir. Bu zatlar, potansiyel h a v a kayıtla­

rından, b u h a rla ş m a - terlemeyi tâyin e tm ek için a m p r ik fo rm ü lle r hazır­

lam ışlardır. Bu fo rm ü lle r arazi tecrübeleri için faydalı k o n tro lle r sağla­

m a k ta d ırla r. Yıllık b uh arlaşm a - terlem enin, ibreli ağaç orm a n ların d a , kısa b ir çayır ö r tü s ü n d e k in d e n dah a b ü y ük olacağı b e k len m ekted ir. Çün­

k ü s 'k olan ağaç çatısı da ha fazla enerji em ecek ve rüzgâra karşı daha ge­

niş ve değişik b ir yüz arzedecektir. B u nd an başka,' ağaç kökleri da ha ge­

niş ha c im d eki to p ra k ta n suyu çekerlerken, k u ra k şartlaı içinde, o rm a n ­ lık arazinin inkişaf ettirdiği b u h a rla şm a m iktarın ı, kökleri daha az olan b ir vejetasyon d an daha yüksek olarak idam e ettirirler.

İhtiyacın a rtm as ı neticesi olarak, suyun depo edilmesi daha b ü y ü k b ir önem kazanır. Su, ev ihtiyaçları için olduğu kadar, e n d ü stri için d^ b ir h a m m add ed ir. B ritanya'nın yüksek m m t a k a l a n n d a arazi kullanm asının çeşitli şekillerinin su tem ini üzerine olan tesirleri h a k k ın d a doğru b ir bil­

gi b u g ü n k ü günde faydalı olacaktır. Arazi kullanılm ası geniş a la n lard a de­

ğ işm ek te olup, bu b a k ım d a n lüzum lu b u lu n an bilgi, b ir sıra tipik saha­

lard a d ikkatle plânlaşlınlm ış olarak yapılacak arazi tecrübeleri ile elde edilebilir.

Referanslar

Benzer Belgeler

kışlı, ilk iş olarak kaynatanın servetinin kaabil olduğu kadar büyük bir kısmına oturduktan sonra sonsuz ikballer tahayyül eden Alberi, lâpa semizliğiyle

Özellikle son zamanlarda yapılan araştırmalarda,' yok olma olayı sonucunda Permiyen sonunda Triyas'a geçemeyen konodont cins ve türleri ile, biyolojik krizi başarıyla

Bu çal›flmad a , hipertansiyon tan›s›yla takip edilen kad›n olgular›n yafl gruplar›na göre hipertansiyon s›n›flamas›, yafl gruplar› ile lipit panelleri aras›n- daki

Doğal Ahşap Kaplı Paneller Natural Wood Covered Panels I KALSİYUM SÜLFAT ÖZLÜ PANELLER CALCIUM SULPHATE CORE PANELS. Panel Özellikleri (Doğal Ahşap Kaplı Panel)

fiyatlı emirlerin, kotasyonun alış tarafının fiyatına eşit fiyatlı olanları ile kotasyonun alış tarafının fiyatından daha yüksek fiyatlı olanlarının işlem

Adayların 26 Ekim 2020 Tarihi itibari ile kendilerine verilen randevu saatinde sınav yerinde hazır olmaları gerekmektedir.. Adaylar randevu saatlerini

Amonyak üretiminde kullanılan ham madde- ler aşağıdaki tabloda elde edilen amonyağın içindeki saf azot miktarına göre verilmiştir.. Gelişmekte olan ülkeler ve Doğu Avrupa'-

2 7 En 1980 la Agencia Efe publicó un «Manual de estilo», bajo la dirección de Lázaro para mejorar el castellano de sus redacciones.. Uno de los temas que trata el autor