KUTSAL KİTAP METODOLOJİSİ
Literal Metot:
Tanım: Bu metotta her kelime harfi harfine literal (dış) anlamıyla
anlaşılır. Konuşma biçimi ve
sembolizm dahil olmak üzere. Bu yorumda tarihsel arkaplan
gereksiz görülür ve görünmezden
gelinir. Bu kuraldan herhangi bir
sapma günahkarlık olarak görülür.
Örnekler: Mesela Mormon’lar Tanrı’nın bir bedeni olduğunu
düşünürler. Bu ayet buna bir örnek
teşkil eder. Mezmurlar,91: 4, “ (Tanrı) seni kanatlarının altına alır, onların
altına sığınırsın.”
Mezmurlar, 98:8-9, “El çırpsın
dağlar, sevinçle haykırsın dağlar..”
Yeşaya, 55: 12, “…Dağlar tepeler
önünüzde sevinçle çığıracak…”
2. Alegorik (Mecazsal) Yorum:
Bu yoruma göre metnin literal anlamı doğru bir anlam değildir. Ve o sadece bir çok
anlamdan biridir.
Her pasajın ögeleri deruni (içsel) anlamlar içerir ki bu anlamlar gerçek veya pasajın nihai, kesin anlamlarıdır.
Origen (Erken dönem Hıristiyan Afrikalı
teolog, M. S. 185-254) Nuh’un gemisini üç şekilde yorumladı. Literal, ahlaki ve
deruni( içsel, ruhsal)
Selden kurtuluş
İnananın özel bir günahtan kurtuluşu
İsa vasıtasıyla kilisenin kurtuluşu
Papa Innocent III (1160-1216) Yaratılış 1.
Bab’daki iki ışığın yeryüzündeki otoriteye referansın işareti olduğunu söyler. Böylece Güneş, ruhsal otoriteyi yani Papa’yı, Ay ise sivil otoriteyi temsil eder yani İmparator’u.
Yaratılış, 1: 16 “Tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı.”
Yine Papa Boniface VIII, (1235-1303), Luka 22:38 “ Ya rab işte burada iki kılıç var”
ayetindeki havarilerin tuttuğu iki kılıcı
seküler ve ruhsal krallığın otoriteleri olarak
yorumladı
3. İdeolojik Yorumlar:
İdeolojik olarak Kutsal Kitab’a
yaklaşanlar Kutsal Kitap’ta kendi ideolojilerini destekleyecek
materyal arayışı içindedirler.
Onların kendi ajandaları vardır ve onu desteklemek için kitaptan güç alırlar.
Feminist teoloji, Marxist teoloji gibi.
4. Gramere bağlı yorum: Yorum makul bir şekilde metnin grameri ile uyumlu bir şekilde anlaşılmalıdır. Kutsal
kitabın çoğu dili basitçe normal bir şekilde anlaşılabilir niteliktedir.
Yuhanna, 3: 36, “Oğula iman edenin sonsuz yaşamı vardır, ama oğlun
sözünü dinlemeyen yaşamı
görmeyecektir. Tanrı’nın gazabı
böylesinin üzerinde kalır.”
Bu yorumlamak şeklinde dikkat şu noktaya çekilir. Metnin basit sade anlamı literal yorumla
karıştırılmamalıdır. Konuşmanın mecazına izin verilmelidir. Mesela Luka, 22: 19, “ Sonra eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve
onlara verdi. Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni
anmak için böyle yapın.”,
Dolayısıyla sembolizm metinleri anlamlı kılan bir şeydir ve
sembollerin bir çoğu Kutsal
Kitab’ın kendisinde açıklanmıştır.
Örneğin Vahiy, 9: 9-20, “Demir
zırhlara benzer göğüs zırhları
vardı. Kanatlarının sesi savaşa
koşan çok sayıda atlı arabanın
sesine benziyordu….
5. Tarihsel yorum: Tarihsel yorum ise o dönemin
tarihsel arka-planını göz önünde bulundurarak yorum yapmayı gerektirir.
Kutsal Kitap binlerce yıl önce ve farklı kültürler için yazıldı. Bunun için modern okuyucu buradaki
kelimelerin genel anlamını, deyimleri ve kavramları eski kültürün ışığında keşfetmeye çalışır. Bu ifadeler ilk önce Yahudi ve 1. Asırdaki Greko-Romen kültüre hitap etti.
Bu metinlere ilk soru “yazıldığında o insanlar için ne anlam ifade ediyordu?”
Vahiy,2: 12-13, “ Bergama`daki kilisenin* meleğine yaz. İki ağızlı keskin kılıca sahip olan şöyle diyor:
`Nerede yaşadığını biliyorum; Şeytan`ın tahtı
oradadır. Yine de adıma sımsıkı bağlısın. Aranızda, Şeytan`ın yaşadığı yerde öldürülen sadık tanığım Antipa`nın günlerinde bile bana olan imanını
yadsımadın.”
1. Korintliler, 11: 4-5, “ Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük
düşürür. Ama başı açık dua ya da
peygamberlik eden her kadın, başını küçük düşürür. Böylesinin, başı tıraş edilmiş bir kadından farkı yoktur.