Table of Contents
Error! Table not allowed in footnote, endnote, header, footer, comment, or text box.
V
YATIRIMIN GÜNLÜK ROTASI
Genel Yatırım Tavsiyeleri 12 Şubat 2016
Yapı Kredi Portföy Yönetimi A.Ş.
ve Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin Katkılarıyla
[Type a quote from the document or the
summary of an interesting point. You can
position the text box anywhere in the
document. Use the Drawing Tools tab to
change the formatting of the pull quote text
box.]
1
İÇİNDEKİLER
Son Veriler
Gündem
Piyasalara Genel Bakış
Beklentilerimiz
o TL Tahvil ve Bonolar o Pariteler
o Eurobondlar o Altın
o Hisse Senetleri
Önemli Göstergelerin Performansı
Son Veriler
BIST-100 Endeksi: 70.941 -%0,94; işlem hacmi 4,5 milyar TL
Tahvil/Bono: Gösterge:%11,10 (+1 bps) ; 10 Yıllık Tahvil: %10,77 (+6 bps)
Usd/TL: 2,94 +%0,68
Döviz Sepeti/TL: 3,13 +%0,65
Altın: 1.240 Usd +%2,80
ABD 10 Yıllık Tahvil: %1,69 (bir önceki gün 1,67%)
CDS Türkiye: 310 (bir önceki gün 301)
Gündem
- Tüpraş 4Ç karını açıklıyor (YKY Beklenti: 756 mnTL Konsensus: 853 mnTL) - Aygaz 4Ç karını açıklayabilir (YKY Beklenti: 114 mnTL Konsensus: 96 mnTL) 09:00 Almanya - TÜFE - aylık (beklenti:%-0.8 önceki:%-0.8)
09:00 Almanya - TÜFE - yıllık (beklenti:%0.5 önceki:%0.5) 09:00 Almanya - GSYH (beklenti:%0.5 önceki:%0.5)
12:00 Euro Bölgesi - Sanayi Üretimi (beklenti:%0.3 önceki:%-0.7) 12:00 Euro Bölgesi - GSYH (beklenti:%0.3 önceki:%0.3)
15:30 ABD - İthalat Fiyatları (beklenti: 0.3% önceki: 0.3%) 15:30 ABD - Perakende Satışlar (beklenti: %0.1 önceki: -%0.1)
15:30 ABD - Perakende Satışlar - Oto hariç (beklenti: %0.0 önceki:-%0.1)
15:30 ABD - Perakende Satışlar - Oto ve benzin hariç (beklenti: %0.3 önceki:%0.0) 17:00 ABD - Michigan Tüketici Güven Endeksi (beklenti: 92.5 önceki: 92.0)
3
Piyasalara Genel Bakış
Dün global piyasalarda satışların devam ettiğini ve riskli varlıklardan güvenli limanlara kaçışın hızlandığını takip ettik. Özellikle Avrupa ve Amerika banka hisselerinde gelen sert satışlar ve CDS’lerdeki kaygı verici yükseliş yatırımcılara bir anlamda 2008 finansal krizinin izlerini hatırlatırken, zaman zaman hızlanan momentum panik satışlarını tetikledi. S&P 500 sene başından bu yana 10,5% düşerken, sektör bazlı performanslara baktığımızda; dün itibari ile finansalların -15% kayıpla bu sene enerji hisselerinden dahi kötü performans gösterdiğini ve endeksteki en zayıf sektör konumuna geldiğini görüyoruz.
Dün Avrupa’da Dax -2,93%, CAC40 -4,05%, Stoxx 600 -3,68% düşüşlerle kapanırken, Amerika endeksleri kritik destek seviyelerine geriledi. Dow Jones 400 puan üzerinde düşüşten gün sonu gelen alımların yardımıyla toparlanarak günü 1,60% düşüşle 15,660 seviyesinden tamamlarken, S&P 500’ün yakından takip ettiğimiz ve Nisan 2014, Ekim 2014 ve Ocak 2016’da test ettiği ancak kıramadığı 1,810 direncinden tekrar döndüğünü gördük. S&P 500’de yer alan hisselerin 83%’ü dün günü düşüşlerle kapatırken, endeks beş gün arka arkaya geriledi.
Hisse senedi endeksleri kritik seviyelerde tutunma savaşı verirken, son dönemde risk iştahı ile beraber hareket eden petrol fiyatlarının $27,50 altında yeni bir dip yapması da piyasalarda moralleri bozdu. Ancak seans sonuna doğru tekrar ortaya çıkan OPEC’e yönelik dedikodular fiyatların dip seviyeden toparlanmasına yardım etti. Bu kritik seviyelerin ne kadar güçlü kalacağını önümüzdeki günlerde takip edeceğiz, endekslerin bu seviyelerde tutunarak konsolide olması durumunda sert bir yukarı yönlü tepki yükselişi görebiliriz. Riskli varlıklardan kaçıştan en çok yarar gören dün de altın oldu. $1,200 direncini yukarı kırdıktan sonra yükselişini hızlandıran altında, uzun zamandır eksik olan momentumun geri geldiğini ve fiziki altın ETF’lerinde alımların hızlandığını görüyoruz. Her ne kadar yükselişin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için bir geri çekilme ve konsolidasyon görmemiz daha iyi olacaksa da, piyasalardaki panik altında gerilemelerin çok sığ ve kısa süreli kalmasına neden oluyor.
Sabah saatlerinde Japonya’da Nikkei endeksinin 5% civarında düşüşler yaşadığını ve dün gördüğümüz risk iştahındaki zayıflamanın bugün de devam ettiğini görüyoruz. Özellikle ‘carry trade’lerin çözülmesi ile beraber Yen’deki 1998 senesinden bu yana gördüğümüz en hızlı iki günlük yükseliş, hisse senedi piyasasını baskı altında tutuyor. Bugün güne tekrar düşüşlerle başlıyor olsak da, endekslerin ve emtianın bu kadar kritik destek/direnç seviyelerine geldiği bir noktada volatilitenin arttığını ve tepki hareketlerinin yaşandığını görebiliriz.
Küresel piyasaların ana belirleyici olmaya devam ettiği dolar/TL, dün güne sert yükselişle başladıktan sonra öğle saatlerine doğru yönünü yeniden aşağı çevirdi. TL'de hafta başından beri yaşanan her iki yönlü harekette de küresel gelişmelerin ön plana çıktığını gözlemliyoruz. Küresel piyasalar, merkez bankalarının politikalarında gittikçe daha gevşek davranmasına neden olan emtia ve hisse fiyatlarındaki düşüşlerden dolayı yıl başından bu yana çalkantılı bir seyir izliyor. Bu kapsamda ABD'de bugün açıklanacak perakende satış verisi içeride piyasaların seyri açısından önemli olacaktır.
Küresel büyümeye ilişkin endişelerle yurtdışı borsalarda yaşanan satış dalgasından bağımsız hareket etmeyen BIST-100 dün de yüzde 1'e yakın düştü. Endeks gün içinde en düşük 69,889 puanı görmesinin ardından yüzde 0.94 düşüşle 70,941 puandan günü tamamladı.
Teknik tarafta ise tepki yükselişlerinin 72,000 ara direnç noktasında yeniden oluşturduğu satış baskısının, dün piyasada 69,500 ana desteğini koruma çabasında hareketlendiğini gözlemliyoruz. Haftanın son işlem gününe 69,500 desteğini koruma çabasının devamıyla başlayacak olan piyasada, bu seviye kısa vadeli teknik yapı içerisindeki önemini koruyor. 69,500 desteğini korumakta başarılı olacak hareketlerin oluşturacağı seans içi yukarı ataklarda ise 72,000 seviyesini direnç noktası olarak izliyoruz. Endeksin yükseliş yönündeki ataklarında güç kazanabilmesi için 72,000 direncinin aşılması gerektiğini düşünüyoruz. Şu aşamada 69,500/72,000 arasında bir seyrin oluşacağı piyasada, bu seviyenin aşılması durumda ise bir üst hedef olarak izlediğimiz 73,000 ardından ana direnç noktası olarak aldığımız 75,000 hedeflenebilir. Dolayısıyla piyasanın son günlerdeki zayıflama eğiliminin ardından yeniden yükseliş yönünde bir atak gerçekleştirebilmesi için 72,000 ara direncini aşması gerekiyor.
TL Tahvil ve Bonolar
Gösterge Tahvil Dünyada “eksi” faizin günden güne daha fazla
dillendirilmesi ve küresel piyasalarda düşen risk iştahı sabit getirili ürünlere talep yaratıyor. TL’nin değerinin en azından “pahalı olmaması” TL’ye talep oluşmasına bir neden oluşturuyor, ancak dün CDS’lerin yükselişinde de gördüğümüz gibi risk iştahının düşmesi bu potansiyel avantajı bertaraf ediyor ve 10 yıllık TL faizin sıkışık bir bantta yatay seyretmesine neden oluyor. 23 Şubat’taki TCMB PPK toplantısına yaklaşırken dün TCMB’nin politika faizinin yüksek olduğu ve enflasyonu yukarıda tuttuğu yönündeki açıklamalar dikkat çekti. Negatif faizin giderek daha çok konuşulduğu bir ortamda, Türkiye’de faizin seviyesi hakkındaki tartışmaların 23 Şubat’a doğru artmasını olası görüyoruz. Bütçe dengesi, azalan cari açık, kamu finansmanındaki başarısı ve tüm olumsuzluklara rağmen %4 civarında büyümesi, Türkiye’nin önemli artıları. Bunlara FED’in 2016 yılında faiz artıramayacağı, ayrıca ECB ve BoJ’un yeni parasal genişleme hamleleri Türkiye için önemli avantajlar.
Diğer yandan yüksek seyretmesi beklenen enflasyon, jeopolitik riskler, ve TCMB’nin yol haritasında yabancı yatırımcıların kafa karışıklığı faizin düşüşünde şimdilik önemli engeller. Dün global piyasalarda devam eden volatilite ve risk iştahının biraz daha düşmesi ile 10 yıllık TL tahvil günü 6 baz puan yükseliş ile %10,77 seviyesinde kapattı. Global piyasalarda risklerin devam ediyor olması nedeni ile 10 yıllık TL tahvilde sınırlı yükseliş beklentimizi koruyor, %11’i ilk tepkinin gelebileceği seviye olarak görmeye devam ediyoruz.
Türkiye 10 Yıllık
5
USD/TL
Pariteler
USD/TL
EUR/USD
Eur/Usd: Global piyasalarda riskli varlıklar ile ters korelasyon gösteren Eur, dün yükseliş trendini korudu ve Eur/Usd 1,14 seviyesine yaklaştı ancak ECB’nin Mart ayında faizi 10 baz puandan daha fazla artırabileceğinin fiyatlanması ile bu sabah 1,13 seviyesinde. Ayrıca, akşam saatlerinde BAE Enerji Bakanı’nın petrol üretimini kısmak üzere görüşmeye hazır oldukları yönünde çıkan haberler ile ABD tahvil faizlerinde yükseliş ve Eur’daki satış dikkat çekti. Bu sabah itibarı ile global piyasalardaki risk iştahı nispeten biraz daha iyi, kırılganlık ise güçlü konumunu sürdürüyor. Bugün açıklanacak ABD Perakande Satışları önemli, ancak hafta başındaki kadar değil, ne de olsa FED’in faiz artışı planlarında artık riskli varlıklardaki satışın inadını sürdürüp sürdürmeyeceği daha önemli.
Kanımızca güçlü veri Usd’de geçici alım, zayıf veri ise Eur’daki alım dalgasının tekrar hız kazanmasına destek olur. Gözler daha çok petrolde. Üretim kısıtlaması hakkında bir gelişme yaşanması durumunda riskli varlıklarda sert tepki alımı, Eur’da sert satış göreceğimizi tahmin ediyoruz. Diğer yandan 10 Mart’taki toplantısında ECB’nin varlık alımı programının tutarının artırması yarı yarıya fiyatlara dahil. Negatif faizin yarardan çok zarar getirdiğinin giderek daha güçlü ifade edilmesi ile varlık alımı tutarının artırılması sanki biraz daha şans kazanmış gözüküyor ve gerçekleşmesi halinde Eur’da aşağı yönde riskin artacağını belirtmekte fayda görüyoruz. Bu sırada, ECB’nin Avrupalı bankaların hisse senetlerini direkt olarak alabileceği konuşulmaya başlandığını da not edelim. Öncelikli 1,1380 seviyesinin önemli direnç olduğunu düşünüyor, 1,1470 seviyesini oldukça kuvvetli eşik seviye olarak görüyoruz. Aşağıda ise 1,1280, ardından 1,1210 önemli destekler.
Usd/TL: Dün yatırımcılar global piyasalarda risk iştahının biraz daha düşmesi neticesinde FED’in 2016 yılında faiz artışını değil faiz indireceğini fiyatlamaya başladı. Türkiye’de ise Aralık ayı cari açık ise beklentilere paralel gelerek, enerji fiyatlarındaki düşüşün katkısı ile 2016 yılında Cari Açık/GSİH oranının %3-3,5 aralığına düşebileceği yönündeki tahminleri destekledi. Bugün açıklanacak ABD Perakende Satışlar önemli ancak hafta başındaki derecede değil. Beklentilerden daha düşük veri Usd’nin global piyasalardaki gücünü biraz daha aşağıya çekebilir. Daha kuvvetli data ise Usd lehine önemli kırılma yaratmaz, ne de olsa gündemin ana başlığı riskli varlıklardaki satış dalgasının inadının ABD ekonomisindeki gidişatı tersine çevirip çevirmeyeceği. Diğer yandan, piyasalarda büyük dalgalanma yaratan küresel ekonomik büyümeye dair endişeler nedeniyle 20 Şubat’ta gerçekleşecek G20 toplantısı yatırımcılar açısından önemli hale geldi; global çapta merkez bankalarının daha yüksek iletişimi veya koordineli hareket edecekleri konuşulmaya başlandı. Yüksek enflasyon-yüksek faiz ilişkisine dair tartışmaların hız kazanabileceği 23 Şubat’taki TCMB PPK toplantısı ise TL’ye özel bir konu. Nominal yüksek TL faizin cazibesi ve düşük petrol fiyatlarının etkisi ile azalan cari açık endişeleri TL’ yi cazip tutuyor, ancak risk iştahının düşmesi TL’nin değer kazanmasının önünde bir engel. Döviz Sepeti/TL’de 3,15, bu sabah itibarı ile Usd/TL’de 2,9560 seviyesini, TL lehine trendi bozabilecek ilk önemli eşik olarak dikkate alıyoruz. Bu seviyenin altında kaldığı sürece Döviz Sepeti/TL’de 3,07, Usd/TL’de ise 2,88’in hedefte kalacağını düşünüyoruz. TL lehine trendin tersine döndüğünü teyit edecek stop loss seviyeleri ise Döviz Sepeti/TL’de 3,20, Usd/TL’de 3,00.
Eur/TL: ECB’nin 10 Mart’taki toplantısında faizi 10 baz puan değil 20 baz puan indirebileceği konuşulmaya başlandı. Dün global piyasalarda kötümserliğin hakimiyetini sürdürmesine rağmen Eur/Usd’nin 1,14 seviyesinin üstüne çıkamamasını faiz indiriminin ölçeğinin yükseltilmesine bağlıyoruz. Varlık alım programının ise artırılması konusunda konsensüs yok ve bu konuda Almanya’nın muhalefeti olduğunu hatırlatalım. Varlık alım tutarının artırılmasının ağırlık kazanılması durumunda Eur’da aşağı yöndeki riski not ediyoruz. Negatif faiz uygulamasının bir fayda sağlamadığı, aksine bankaları sıkıştırdığı yönündeki görüşlerin dün güç kazandığını da belirtelim. TL ise nominal yüksek faizin cazibesi ve düşük petrol fiyatlarının etkisi ile Türkiye’de cari açığın düşeceği yönündeki beklentilerin kuvvetlenmesinden faydalanıyor, ancak risk iştahının düşmesi TL’nin değer kazanmasının önünde bir engel. Döviz Sepeti/TL’de 3,15, bu sabah itibarı ile Eur/TL’de 3,3430 seviyesini, TL lehine trendi bozabilecek ilk önemli eşik olarak dikkate alıyoruz. Bu seviyenin altında kaldığı sürece Döviz Sepeti/TL’de 3,07, Eur/TL’de ise 3,26’nın hedefte kalacağını düşünüyoruz. TL lehine trendin tersine döndüğünü teyit edecek stop loss seviyeleri ise Döviz Sepeti/TL’de 3,20, Eur/TL’de 3,40.
EUR/TL
Eurobondlar
343
275
154
327
235 310
150 200 250 300 350
400 Türkiye 5 Yıl CDS ABD 10 Yıllık
Başta petrol fiyatları olmak üzere emtia fiyatlarının düşmesi, küresel ekonominin zayıflama sinyali vermesi ve negatif faiz oranlarının giderek daha fazla merkez bankası tarafından uygulanıyor olması, riskli varlıklardaki satış baskısı ve volatitenin ana nedenleri. Kur savaşlarının yaşandığı algısı hakimiyetini sürdürüyor ve merkez bankalarının desteği ile istenilen ve herkese fayda sağlayacak yeni formül arayışları hız kazanmış gibi gözüküyor. Eksi faiz uygulamalarının ise faydadan çok zarar getirdiği hakkındaki görüşlerin güç kazandığını da ayrıca belirtmek istiyoruz. Eksi faize geçen BOJ sonrası Yen’in değer kazanması ve İsviçe’deki enflasyonun halen eksi olarak devam etmesi bu konudaki argümanların en önemli dayanağı. Petrol, arz tarafına ilişkin yeni spekülasyonlarla şimdilik sınırlı şekilde değerlenmiş durumda. Tatil dönüşü Asya borsalarında sert satıcılı seyir hakim. Bugün ABD perakende satışları açıklanacak, datanın iyi gelmesi sınırlı moral verici etki yapacak diye düşünüyoruz. Zayıf gelmesi halinde ise satış biraz daha hız kazanabilir. VIX endeksi 28 seviyesinde; ABD 10 yıllık tahvil faizi artan taleple %1,69 seviyesinde; Dolar Endeksi ile FED’in değişen bakış açısı sonrasında Usd’deki satış baskısı ile 95,6 civarında işlem görüyor.
Emtia ithal eden ülke konumu nedeniyle Türkiye’nin bu süreçte avantajlı olduğunu düşünüyor, diğer yandan gelişmekte olan ülkelerin riskli varlık sınıfı statüsünde olması ve Türkiye’nin de bu ülkelerin arasında değerlendirilmesi nedeni ile bu avantajı şimdilik yaşayamadığını düşünüyoruz. Kısa vadede ise Eurobondların fiyatlarında mevcut seviyelerin 1-2 Usd altını görebileceğimizi ancak bu seviyelerde alımların kuvvetleneceğini düşünüyoruz. Usd ve Euro cinsi Türkiye Eurobondlarının tüm vadelerinde, uzun vadeli bakış açısı ile mevcut fiyat seviyelerinin cazip olduğu şeklindeki genel görüşümüzü de koruyoruz.
2025 Vadeli Eurobond 2034 Vadeli Eurobond
2043 Vadeli Eurobond (*) Kısa: 3 Yıla Kadar / Orta: 3-10 Yılı Kadar / Uzun: 10-20 Yıla Kadar / Çok Uzun: 20 ve Üzeri
7
Altın
Altın
Global piyasalardaki endişenin yükselmesi ve son olarak İsveç Merkez Bankası’nın da katılımı ile eksi faizin daha fazla rağbet gören ancak aynı zamanda daha fazla olumsuz eleştiri almaya başlayan bir politika aracı haline geldiğini görüyoruz. Global piyasalarda endişenin devam etmesi ile Altın dün sert ve dalgalı yükseliş trendini korudu ve gün sonunda 1.264 Usd seviyesine kadar yükseldikten sonra, BAE Enerji Bakanı’nın akşam saatlerinde petrolde üretim kısıtlaması hakkında görüşmeye hazır olduklarını açıklaması ile bu sabah 1.240 Usd civarında. Altın aşırı alım bölgesinde ve 1,240 Usd kısa vadeli stop loss seviyesi veya ara destek konumunda. Önemli eşik seviyesi ise 1.180 Usd. Olumlu haber serisinin gelmesi halinde 1.180 Usd seviyesine hızlı düşüş olabileceğini, kırması halinde 1.140 Usd seviyesinin hedefleneceğini öngörüyoruz.
ONS Altın
BIST Günlük Grafik
BIST 100 Haftalık Grafik
Hisse Senetleri
Tepki yükselişlerinin 72,000 ara direnç noktasında yeniden oluşturduğu satış baskısının, dün piyasada 69,500 ana desteğini koruma çabasında hareketlendiğini gözlemliyoruz.
Haftanın son işlem gününe 69,500 desteğini koruma çabasının devamıyla başlayacak olan piyasada, bu seviye kısa vadeli teknik yapı içerisindeki önemini koruyor. 69,500 desteğini korumakta başarılı olacak hareketlerin oluşturacağı seans içi yukarı ataklarda ise 72,000 seviyesini direnç noktası olarak izliyoruz.
Endeksin yükseliş yönündeki ataklarında güç kazanabilmesi için 72,000 direncinin aşılması gerektiğini düşünüyoruz. Şu aşamada 69,500/72,000 arasında bir seyrin oluşacağı piyasada, bu seviyenin aşılması durumda ise bir üst hedef olarak izlediğimiz 73,000 ardından ana direnç noktası olarak aldığımız 75,000 hedeflenebilir.
Dolayısıyla piyasanın son günlerdeki zayıflama eğiliminin ardından yeniden yükseliş yönünde bir atak gerçekleştirebilmesi için 72,000 ara direncini aşması gerekiyor. Bu paralelde piyasada 69,500 ana desteği üzerindeki tutunma eğilimi kapsamında, yükseliş yönünde pozisyon almak için 72,000 direncinin aşılmasını bekliyoruz. 69,500 altındaki olası hareketlerin ise endekste 68,000 ve 66,000 hedefleriyle aşağı risk oluşturabileceğini göz önünde bulunduruyoruz.
BIST Günlük Grafik
BIST Haftalık Grafik
9 12 Şubat 2016 Bu sayfa raporun ayrılmaz bir parçasıdır. Lütfen raporun sonundaki çekinceyi dikkate alınız.
Önemli Göstergelerin Performansı
ÇEKİNCE: Bu rapor, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. (Banka) Özel Bankacılık tarafından, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Özel Bankacılık Satış Grubu ile Yapı Kredi Bankası A.Ş. müşterileri için hazırlanmıştır. Bu rapor tarafsız ve dürüst bir bakış açısıyla düzenlenmiş olup, alıcısının menfaatlerine ve/veya ihtiyaçlarına uygunluğu gözetilmeksizin ve karşılığında maddi menfaat elde etme beklentisi bulunmaksızın hazırlanmış bir derlemedir. Bu raporda yer alan bilgi ve veriler, Bankamız tarafından güvenilir olduğuna inanıl an kaynaklardan derlenmiş olup; bu kaynakların doğrulukları ayrıca araştırılmamıştır. Bu rapor içerisindeki veriler değişkenlik gösterebilir. / Bu rapor yatırımcıların genel olarak bilgi edinm eleri amacıyla hazırlanmış olup, yatırımcıların bu rapordan etkilenmeyerek kararlarını vermeleri beklenmekte olup; işbu raporla Bankamız tarafından herhangi bir garanti verilmemektedir. Bu raporun ticari amaçlı kullanımı sonucu oluşabilecek zararlardan dolayı Bankamız hiçbir sorumluluk üstlenmemektedir. Bu rapor hiç bir şekilde menkul değerlerin satın alınması veya satılması için bir teklifi ile aracılık teklifini içermemektedir. / Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. görüşler müşterilerimizin mali durumu ile risk ve getiri tercihlerine uygun olmayabilir. / Bu raporun tümü veya bir kısmı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.’nin yazılı izni olmadan çoğaltılamaz, yayınlanamaz, üçüncü kişilere gösterilemez veya ileride kullanılmak üzere saklanamaz."