r f s s 3 & 3
3Q_AGUŞTOŞ_z _I923_z_I333rPER^ERBE-|ANİN=NO-3I5
AMİRŞAÛI_İBRET_î İSTANBUL Y ANIYOR
(
Ve bu gidişle daha yanacak î Buna şaşmamalıyiz,Çünki akıl nereden eli] çekerse oaraya musibet kolaylıkla girer,tedbir hangi işe karışmazsa oarada ser seri tesadüflerin hükmü galib olur. Pervaneyi ateşe koşduran saik eskizaman şa- irlarinin zan ettikleri gibi aşk değil,şuursuzluğudur«Çirçir,Fatih,Fındıklı,Kasım paşa,Sarı yer.««bütün bu musibetlerden gö nüllerde ne iz kaldı acaba ? Teessür,merhamet ve şefkat,hissi muavenet ? Evet, bunları duyduk,çok defa bu kabil felaketler karşısında keseâıizi boşaltdığimızd? olmişdur» Fakat birparça intibah,biraz ibret,âtı için ufaçik bir irkilme hasıl hasıl oldumu ? Hayır !
Geçan Pazar günü bir İslam mamuresini harabezâra çeviren Saryer y a n ğ n nı Istahbulun sefaleti ictimâiyesini bir parça daha derinleşdirdi,aç ve işsiz lerin yekûnu bir raıkdar daha artdı,serveti milliye ve hazinei devlet bin hane lik bir ziyaa daha uğradı. Buna karşı birçok parlak sözler söylemekden başka n< yapdık? Zaten felaket karşısında edebiyat yapmak sanayii dahiliyemizdendir .
Halbu ki yapılacak ne işler var : Biz böyle kollarımızı kavuşdurub ot ururken beri tarafdan yangınlar birbirini takib ediyor»memleket yeryer çukurla: ve sıra sıra iskeletlerle doluyor. Denilebilir ki her İslam mahallesi mütevekk il bir eda ile nöbetini beklemekdedir .
*
Mamafi sorsanız kabahat ya patlıcan mevsimindedir,yahud evlerin ahşab sokakların dar olmasında,ya uykuya dalarak lambayı parlatan ihtiyar b a l d a d ı r , yâhud döşeme tahtasının arlığına gaz döken fırıncı çırağında.«.İstanbul/munta zam ve s e ’ri itfaiye teşkilatiyla mücehhez şehirlere benzetmemekde İsrar eden idaremizin hiç kabahati yok; bir yangının baş göstermesiyle itfaiyenin mahalli harika yetişmesi arasında tarım saat bile geçirmeyen medenî memleketleri takli< etmek dururken kendiliğinden garib usuller icadına kalkışan pür gurur ve nihv- et benliğimize kimse kabahat atf etmiyor I
Öalb4 ki alakadarlar lütfen zahmet edübde Sarıyer yangınının tahkikat: sırasında meydana çıkan bazı hakikatleri bizimle birlikde bir dafa okuyacak ol urlarsa fena etmezler. Bkkınız ne olmuş :
I - Mahalle tulumbası Ogün yarışa gitmiş»bittabi yangın yerine gelememiş 2 - Boğaz etfaiye takımları her nekadar vaktinde yetişmişlersede hortu mları bozuk olduğu için bir iş görememişler ;
3 - Emanetin yeni satın aldığı otomobili yola çıkmış,fakat zincirli kuyu da sakatlandığı için geç kalmış ;
4 - Yeni etfaiye otomobilinde tulumbacı ve mutahassıs yokmuş,onun için luzumu kadar faidesi dokunmamış»«•
Şimdi sorarım: Sarıyer yangınının kabahatini binaların a h ş a b l ı ğ m a m ı , Yoksa kafalarımızın kofluğunamı,fırıncı çırağının dikkatsizliğinemi,yoksa ida re memurlarımızın kayıdsızlığınamı,halkır^bizzat tuhaffuzda gösterdiği tekâsüle mi,yoksa alakadarların tedbirsizliğine mi atf etmek daha insaflıdır ?
İstahbulun bütün işlerini bir ele toplamakla şehrimizin cennete döndürü İ r i l e c e ğ i n i iddea edenler emin olsunlar ki şimdilik kendilerinden i s t e d i ğ i M z şey cennet değil,eski hayratın yıkılmamasına gayret dir.Bakımsızlıkdan çayır çayır yanan İstanbulun şu nasibi bedbahtisi karşısında bazen kendi kendime :
(Şu günahsız şehrin çatılarına musallat olan yangınlardan bir kıvılcım uçubda köhne kafalarımızdaki dimağları yaksa acaba halimiz bu günkinden dahamı fena olur?)derim.Hülasa neoluyorsa şu içli dışlı yanan istanbula oluyor S
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi