1.9 DUYGULAR KONUSUNDA YAPILMIġ ÇALIġMALAR

1.9.3 Duygusal Zekâ Kuramı

1.9.3.2 Zekâ Kuramları

Duygusal Zekâ‟nın anlaĢılabilmesi için yakın iliĢki içerisinde bulunduğu Zekâ Kuramları hakkında bilgi vermek yerinde olacaktır. AĢağıda Sosyal Zekâ,

Kültürel Zekâ ve Çoklu Zekâ Kuramı hakkında kısaca bilgilendirme yaptıktan sonra Duygusal Zekâ Kuramı açıklanacaktır.

1.9.3.2.1 Sosyal Zekâ Kuramı

Sosyal Zekâ insan aklının en önemli özelliklerindendir. Ünlü eğitim bilimci Humprey‟e göre insan zihninin en yaratıcı kullanımı, insan iliĢkilerini etkili olarak sürdürmekle olur. Sosyal Zekâ insanlarla birlikte çalıĢabilme, Sözel ve Bedensel Zekâ dilini etkili bir biçimde kullanarak çok farklı karakterlere sahip insanlarla kolaylıkla iletiĢim kurabilme, insanları yönetebilme, onlarla uyumlu çalıĢabilme ve insanları ikna edebilme becerisidir.

Sosyal Zekâ, diğer insanlarla sözlü ve sözsüz iletiĢim kurma, gurup içinde iĢbirlikli çalıĢma yeteneklerini içerir. Ruh halleri, huylar, yönelimler gibi insanlar arasındaki iliĢki farklarını da ortaya koyar. Bu zekâ türünde geliĢmiĢ insanlar, kendilerini baĢkalarının yerine koyma ve onları anlayabilme,duygu düĢünce ve inançları ile özdeĢleĢebilme becerilerine sahiptirler.

Bu kavram ilk kez 1920‟deki bir makalesinde Edward Thorndike tarafından dile getirilmiĢtir. Thorndike bu tür kiĢilerarası etkinliğin, baĢta liderlik olmak üzere birçok alanda hayati önem taĢıdığının altını çizmiĢtir. Sosyal Zekâyı oluĢturan unsurlar iki kategoride incelenebilir: Sosyal farkındalık ve Sosyal beceri (Goleman, 2006: 106-109):

a. Sosyal Farkındalık: Sosyal farkındalık, baĢka birinin hiç halini anında sezmekten, hislerini ve düĢüncelerini anlamaya, karmaĢık sosyal durumları kavramaya kadar uzanan bir yelpazeye gönderme yapar. ġu öğelerden oluĢur :

a. Temel empati: BaĢkalarının seslerini paylaĢmak, sözsüz duygusal iĢaretleri okumak.

b. Uyum: Pür dikkat dinlemek, bir kiĢiye uyum sağlamak. c. Empatik isabet: BaĢka birinin düĢüncelerini, hislerini ve

niyetlerini doğru anlamak.

d. Sosyal biliĢ: Sosyal dünyanın nasıl iĢlediğini bilmek.

b. Sosyal Beceri : BaĢka birinin ne hissettiğini sezmek, yada ne düĢündüğünü veya amaçladığını bilmek iĢin baĢlangıcıdır, ama verimli etkileĢimleri garanti etmez. Sosyal farkındalar dayanan sosyal beceri, pürüzsüz ve etkili iliĢkilere olanak sağlar ve Ģu öğeleri içerir :

a. EĢzamanlılık: Sözsüz düzeyde pürüzsüz etkileĢim b. Benlik sunumu: Kendine etkili biçimde tanıtmak c. Nüfuz: Sosyal etkileĢimlerin sonucu etkilemek

d. Ġlgi: BaĢkalarının ihtiyaçlarını önemseyip, uygun biçimde davranmak.

Sosyal farkındalık ve sosyal beceri alanları, temel nitelikteki alt yol yetilerinden, daha karmaĢık üst yol ifadelerine kadar uzanır. Örneğin eĢ zamanlılık ve temel empati tamamen alt yol özellikleridir. Empatik isabet de nüfuz ise üst ve alt yolların karıĢımından çıkar. Bu becerilerin bazları her ne kadar soyut görünseler de değerlendirilmeleri açısından çok sayıda test ölçek vardır.

1.9.3.2.2 Kültürel Zekâ Kuramı

Kültürel zekâ konusu ilk defa P.Christopher Earley ve Elaine Mosakowski tarafından 2004 yılında yayınlanan makalelerinde ortaya atılmıĢtır. Kültürel zekâ, bireyin farklı kültürlerden olan bir kiĢinin alıĢık olmadığımız ve açık olmayan davranıĢ, jest, el kol hareketlerini o kiĢinin arkadaĢları ya da aynı kültüründen olan

insanlar gibi anlaması ve yorumlaması olarak ifade edilmiĢtir . Kültürel zekâ, farklı kültürel ortamlarda etkin bir Ģekilde çalıĢabilme yeteneği olarak tanımlanabilir. Earley ve Ang , kültürel zekânın birden fazla boyutu olduğunu, ırk, etnik köken ve milliyet gibi farklılıkları bünyesinde barındırdığı ayrıca kültürlerarası durumlarda daha etkin olmaya yönelik bir bireysel yetenek olduğunu ifade etmiĢlerdir. Mazneski ise, kültürel zekâyı, insanın kendisi olmaya çalıĢırken, aynı zamanda baĢkalarının kendileri olmalarına izin verilmesi, onlara saygı duymak ve değer vermek olarak tanımlamıĢtır. Ayrıca kültürel zekâyı, iĢletmeyle veya kültürle alakalı problemler arasındaki iliĢkileri, farkları anlama ve yönetme yeteneği olarak ifade etmiĢtir. Maznevski, kültürel zekânın, kültürler hakkında bilgi sahibi olmayı, farklı kültürlerde etkin çalıĢabilmeyi ayrıca kiĢinin kendi hareket, davranıĢ, reaksiyon ve öğrenme süreçlerine dikkat edebilmesini gerekli kıldığını vurgulamıĢtır. Thomas ve Inkson, kültürel zekâyı, bir kültürü anlamada esnek ve yetenekli olmak, artan bir Ģekilde bu kültür hakkında bilgi sahibi olmak, bu kültürlerle etkileĢim halinde daha uygun davranıĢ biçimleri geliĢtirerek adapte olmak ve düĢünce yapısını bu bağlamda yavaĢ yavaĢ yeniden yapılandırmaya çalıĢmak olarak ifade etmiĢtir. Bugüne kadar yapılan çalıĢmalar, kültürel zekânın kendine has özgün bir alan olduğunu ve uygulama açısından önemini ortaya koymaktadır (YeĢil, 2010: 147-168).

1.9.3.2.3 Çoklu Zekâ Kuramı

Çoklu zekâ kuramını Howard Gardner tarafından geliĢtirmiĢtir. Gardner'a göre bilmemizi ve öğrenmemizi sağlayan yedi tür zekâ vardır. Çoklu zekâ; dil, müzik, vücut kinetiği ve kiĢisel zekâları içermektedir. Gardner zekânın varlığını insan beyninin yapısını ve bireylerin kültürel değerlerini temel alarak tartıĢmıĢtır (YaĢarsoy, 2006: 11). Bu kuram ile insan zekâsının tek boyutlu olmadığı, çok farklı boyutlarda değerlendirilmesi gerektiği ortaya koymuĢtur. Gardner‟a göre kalıtım, erken eğitim ya da bu öğeler arasında bulunan sürekli etkileĢimden dolayı bazı bireyler belli zekâları baĢkalarından çok geliĢir (Gardner, 2010:400).

Çoklu zekâ kuramı öğrencilerin birbirinden farklı olduğunu kabul eder. Öğrenciler bireysel öğrenme farklılıklarıyla sınıf ortamlarına gelmektedirler. Çoklu zekâ teorisinde baĢarısız öğrenci yoktur. Bu teoriye göre her çocuğun dahi olduğu bir alan vardır. Önemli olan onların bu dahi yanlarını bulup ortaya çıkartmaktır. Bu da her zekâ türüne göre öğretim faaliyetlerinin sınıfta uygulanmasıyla gerçekleĢmektedir. Çoklu zekâ alanları Ģunlardır:

a. Dilsel Zekâ: KonuĢma ve yazma dilinde kelimeleri etkili ve akıllıca

kullanma kapasite ve yeteneğidir.

b. Matematiksel-Mantıksal Zekâ: Sayılarla düĢünme, hesaplama, sonuç

çıkarma, mantıksal iliĢkiler kurma, hipotezler üretme, problem çözme, soyut sembollerle çalıĢma, bilginin parçalan arasında iliĢki kurma becerisidir.

c. Görsel Zekâ: Resimler, imgeler, Ģekiller ve çizgilerle düĢünme, üç boyutlu

nesneleri algılama ve muhakeme etme becerisidir.

d. Müziksel Zekâ: Sesler, notalar, ritimlerle düĢünme, farklı sesleri tanıma ve

yeni sesler, ritimler üretme becerisidir. Ritmik ve tonal kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen seslere karĢı duyarlılık kapasitesini içerir.

e. Bedensel Zekâ : Bedensel zekâ tüm vücut ve ellerle ilgili bir zekâ türüdür.

KiĢinin kendisini ifade etmesinde bedenini (dans, mimik, pandomim) kullanma kapasitesi ve kiĢinin ellerini bir Ģeyler üretmekte, yaratmakta (heykel ya da seramik çalıĢmaları) kullanma yeteneğidir.

f. Sosyal-KiĢilerarası Zekâ: BaĢkalarının ruh hallerini, hislerini, duygularını,

mizaçlarını anlama kapasitesi ve yeteneğidir.

g. Ġçsel Zekâ : Kendini yönlendirme, değerlendirme, idare etme ve kendini

tanıma kapasitesidir. Kendisiyle ilgili hedefler oluĢturma becerisidir.

h. Doğaya Dönük Zekâ: Doğal çevreyi anlama ve tanıma kapasitesidir. Zekâyı

sabit ve değiĢemez olduğunu öne sürerken son yıllarda yaygın olarak kabul gören görüĢler gerekli koĢullar sağlandığı takdir de zekânın öğretilebileceğini öne sürmüĢlerdir.

Belgede Duyguların performansa etkisi: Bankacılık sektöründe bir araştırma (sayfa 52-57)